SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kahve Tüketimi

Söz Bursa - Kahve Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kahve Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kahve içmeden güne başlayamayanlar dikkat! Günde kaç fincan fazla? Haber

Kahve içmeden güne başlayamayanlar dikkat! Günde kaç fincan fazla?

Kokusu, tadı ve güne başlarken verdiği canlılık hissiyle kahve, günlük hayatın en yerleşik alışkanlıklarından biri. Ancak gün içinde peş peşe tüketilen kahveler, alınan toplam kafein miktarının fark edilmeden yükselmesine neden olabiliyor. 1 Ekim, Uluslararası Kahve Örgütü tarafından Uluslararası Kahve Günü olarak kabul ediliyor. Gün, yalnızca kahve tüketimini kutlamakla kalmıyor; kahve sektöründe çalışan ve üretimden fincana kadar bu sürecin parçası olan milyonlarca kişiye de dikkat çekiyor. Günde ne kadar kafein fazla? Kahve tüketiminde önemli olan yalnızca kaç fincan içildiği değil, toplam kafein miktarı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), çoğu sağlıklı yetişkin için günlük 400 miligrama kadar kafeinin, genel olarak olumsuz etkilerle ilişkilendirilmeyen bir miktar olduğunu belirtiyor. Ancak kişilerin kafeine duyarlılığı; vücut yapısı, kullanılan ilaçlar ve bazı sağlık koşullarına göre değişebiliyor. Üstelik her kahvenin kafein miktarı aynı değil. Kahvenin türü, hazırlanma yöntemi, porsiyon büyüklüğü ve kullanılan çekirdek miktarı fincandaki kafein miktarını değiştirebiliyor. Bu nedenle “Günde şu kadar fincan herkes için güvenlidir” şeklinde tek bir sayı vermek doğru olmayabilir. Kahve ne zaman sorun yaratmaya başlıyor? Kahve tüketiminin kişiden kişiye değişen etkileri bulunuyor. Fazla kafein bazı kişilerde huzursuzluk, titreme, mide rahatsızlığı, baş ağrısı ve çarpıntı gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde tüketilen kahve ise uyku düzenini etkileyebiliyor. Bu nedenle gece uyumakta zorlanan kişilerin yalnızca akşam yemeğine değil, gün içinde tükettikleri kafein miktarına da dikkat etmesi gerekiyor. “Kahve içtim, su içmeme gerek yok” düşüncesi doğru mu? Kahve sıvı içerdiği için günlük sıvı alımına katkıda bulunabilir. Ancak gün boyunca yalnızca kahve içerek sıvı ihtiyacını karşılamaya çalışmak doğru bir yaklaşım değil. Özellikle kahve tüketimi arttıkça su içmeyi ihmal etmemek, günlük beslenmenin dengesi açısından önem taşıyor. Şeker ve şuruplar kahveyi değiştirebiliyor Kahvenin kendisiyle birlikte fincana eklenenler de önemli. Sade Türk kahvesi, şekersiz filtre kahve veya şekersiz espresso ile yoğun şeker, krema, aromalı şuruplar ve yüksek kalorili ilaveler içeren kahveli içecekler aynı şey değil. Bu nedenle kahvenin günlük beslenmedeki yerini değerlendirirken yalnızca “kaç kahve içtim?” sorusuna değil, “kahvemi nasıl içiyorum?” sorusuna da bakmak gerekiyor. Kahve herkes için aynı etkiyi göstermiyor Kafeine verilen tepki kişiden kişiye değişebiliyor. Bazı insanlar birkaç fincan kahveyi herhangi bir sorun yaşamadan tüketirken, bazı kişiler daha düşük miktarlarda bile uykusuzluk, huzursuzluk veya çarpıntı hissedebiliyor. Bu nedenle kişinin kendi vücudunun verdiği sinyalleri dikkate alması önemli. Özellikle düzenli ilaç kullanan, belirli sağlık sorunları bulunan veya kafeine karşı belirgin hassasiyet yaşayan kişilerin tüketim miktarını doktorlarıyla değerlendirmesi gerekiyor. Dünya Kahve Günü'nde fincanı biraz daha bilinçli kaldırın Kahve, doğru miktarda tüketildiğinde birçok insan için günlük yaşamın keyifli bir parçası olabilir. Ancak gün içinde art arda içilen fincanlar, fark edilmeden yüksek miktarda kafein tüketimine dönüşebilir. Bu nedenle Dünya Kahve Günü'nde kahveyi tamamen bırakmak ya da ondan korkmak yerine miktarı, tüketim saatini ve kahveye eklenen şeker ve kalorileri gözden geçirmek daha anlamlı bir yaklaşım olabilir. Sonuçta mesele yalnızca kaç fincan kahve içtiğimiz değil; kahvenin günlük yaşamımızdaki yerini nasıl belirlediğimiz.

Kahve severlere "4 Fincan" uyarısı: Kalbinizi yormayın! Haber

Kahve severlere "4 Fincan" uyarısı: Kalbinizi yormayın!

En çok tüketilen içeceklerden olan kahvenin kalp sağlığına etkilerine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Bunlar genellikle nabız artışı, tansiyonda ani yükseliş, kaygı hali oluşturabilir. Yeni nesil kahvecilerdeki kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte, olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmalı" dedi. Her gün milyonlarca kişinin tükettiği kahve, çay gibi ürünlerde bulunan kafeinin kalp sağlığına etkilerine ilişkin bilgi veren uzmanlar uyarıyor. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci de kafeinin hem olumlu hem olumsuz etkileri olabildiğini söyledi. Günde 4 fincan ve üzeri kahve tüketiminin olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kalp sağlığının korunması için yapılması gerekenleri sıraladı. "NABIZ ARTIŞI, TANSİYONDA ANİ YÜKSELİŞ, KAYGI OLUŞTURABİLİR" ‘Kafein şu anda dünya genelinde çok tüketilen içeceklerin içerisinde bulunan temel bileşen, çalışmaların devam ettiği bir molekül’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Kafein tüketiminin hem olumlu hem olumsuz etkileri var. Mevcut veriler ışığında söylenebilecek olan kafein tüketiminin genel olarak hafif orta düzeyde güvenli olduğu, hatta bazı kardiyak ve metabolik açılardan koruyucu etkilerinin de olduğu yönünde. Yüksek dozda tüketiminin kalp krizini arttırdığını gösteren çalışmalar olduğu gibi sağlıklı bireylerde orta düzeyde tüketimin koruyucu olduğunu gösteren çalışmalar da var. Bu konu halen araştırma aşamasında. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Genel olarak nabız artışı, düzensiz ritim olabilir. Tansiyonda ani yükselişe neden olabilir, sinirlilik hali, kaygı oluşturabilir. Özellikle öğleden sonra fazla tüketiminde uykuyu olumsuz yönde etkileyebilir, kalp dışı etkileri; kalsiyum emilimini bozarak kemik erimesine neden olabilir. Gebeler bu açıdan riskli diyebiliriz, yüksek dozda tüketim erken doğum ya da bebekte gelişme geriliğine neden olabiliyor bu açıdan da dikkatli olmak gerekir" dedi. "YENİ NESİL KAHVECİLERDEKİ KAHVELER FAZLA MİKTARDA ŞEKER, ŞURUP İÇEREBİLMEKTE" ‘Kafein tüketim deyince ilki başta çay kahve tüketimi akla gelmekte’ diyen Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Ama yüksek dozda kafein içeren enerji içecekleri mevcut. Enerji içeceklerinin kalp damar sağlığı açısından olumsuz etkileri giderek daha fazla ortaya çıkmakta. Sağlıklı bireylerde dahi enerji içeceği tüketimi sonrası önemli ritim bozuklukları, tansiyon yüksekliği, kalp krizinin tetiklenmesi gibi durumlar ortaya çıkabilmekte. Kafeinin etkileri açısından bireysel farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Kafeini metabolize eden enzimdeki bireysel değişikliklerden kaynaklanıyor. Kahve tüketimi özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. Yeni nesil kahvecilerde mevcut olan kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte. Bunlara bağlı fazla şeker alımının getirdiği olumsuz etkiler de yine göz önünde bulundurulmalı. Kalp hastaları için şuan ki veriler ışığında orta düzeyde tüketim güvenilir gözükmekte. Kalp damar sağlığı dediğimiz zaman en temel 2 nokta; sağlıklı beslenme ve fiziksel egzersiz. Akdeniz tipi beslenme, bitkisel ağırlıklı bir beslenmeyi kast ediyoruz. Doymuş yağ asitleri yerine doymamış yağ asitlerinin tercih edilmesi, işlenmiş etin minimum oranda tüketilmesi, bunun yerine balık tüketiminin haftada en az 1 gün olacak şekilde desteklenmesi önerilmekte. Tuz ve şeker tüketimini mümkün olduğunca kısıtlamak ve yine fazla alkol tüketimine dikkat etmek vurgulanması gereken noktalar. Sigaranın bırakılması, mental sağlık, stres yönetimi de kalp sağlığı açısından önemli noktalar" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.