SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kalite

Söz Bursa - Kalite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Tekstili Londra’da boy gösterdi: BTSO Üyesi 50 firma ihracat için çıkarma yaptı Haber

Bursa Tekstili Londra’da boy gösterdi: BTSO Üyesi 50 firma ihracat için çıkarma yaptı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde, Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Giysilik Kumaş Ur-Ge Projeleri kapsamında BTSO üyesi firmalar, Avrupa’nın en prestijli tekstil organizasyonlarından biri olan The London Textile Fair’e stantlı katılım sağladı. Başkent Londra’da düzenlenen fuarda sektör temsilcileri, yeni pazarlara açılmak ve dış ticaret hacmini artırmak amacıyla uluslararası alıcılarla önemli görüşmeler gerçekleştirdi. Türkiye’de en fazla Ur-Ge projesi yürüten kurum olan BTSO, üyelerinin ihracat odaklı büyümesini desteklemek ve küresel pazarlara erişimini artırmak amacıyla yurt dışı faaliyetlerine hız kesmeden devam ediyor. Türkiye’den yaklaşık 100 firmanın katıldığı The London Textile Fair programında, BTSO üyesi 50’ye yakın iş dünyası temsilcisi ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ticari iş birliklerinin temelini attı. Kalite, tasarım ve üretim kabiliyetiyle öne çıkan Bursa firmaları, fuar süresince hem Bursa’yı hem de Türk tekstil sektörünü uluslararası alanda temsil etti. Ur-Ge ile Küresel Pazarlara Açılım BTSO’nun UR-GE projeleri kapsamında hayata geçirilen bu yurt dışı pazarlama faaliyeti; firmaların ihracat kapasitelerinin artırılması, yeni pazarlara erişim sağlanması ve sürdürülebilir dış ticaret ağlarının oluşturulmasına önemli katkılar sundu. Fuar boyunca gerçekleştirilen birebir iş görüşmeleri sayesinde firmalar, özellikle İngiltere ve yakın coğrafyadaki alıcılarla doğrudan temas kurma imkânı elde etti. “İhracat Odaklı Büyüme En Güçlü Yol Haritamız” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, ihracatın ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “BTSO olarak Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle yürüttüğümüz Ur-Ge projelerini, firmalarımızı küresel rekabete hazırlayan stratejik bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz. The London Textile Fair gibi prestijli organizasyonlar, üyelerimizin uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını ve ihracat vizyonlarını güçlendiriyor. Zorlu bir süreçten geçen tekstil sektörümüzü yeni pazarlara taşımayı, ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla firmalarımızı dünyanın dört bir yanındaki fuarlara ulaştırmayı sürdüreceğiz. Katma değerli üretimle Bursa’nın üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini dünya pazarlarıyla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. “BTSO Firmalarımız İçin Büyük Bir Şans” BTSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mehmet Er, katılımın yüksek olduğu The London Textile Fair’in verimli geçtiğini belirterek, bu tür projelerin sektör için önemli kazanımlar sunduğunu ve sürdürülebilirliğinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Ur-Ge projesi katılımcı firma temsilcisi Bilal Gürsoy, 43 ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini belirterek, ihracat paylarını yüzde 65 seviyesine taşımayı hedeflediklerini ifade etti. Gürsoy, The London Textile Fair’in bu hedef doğrultusunda önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu fuar bizim için çok iyi bir başlangıç oldu. Oldukça hareketli geçen organizasyonda kurumsal firmalarla önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Ur-Ge projelerinin ne kadar değerli olduğunu bu süreçte bir kez daha gördük.” dedi. Ur-Ge kapsamında daha önce Los Angeles’ta düzenlenen organizasyonda da büyük bir kurumsal firmayla iş birliği başlattıklarını söyleyen Gürsoy, “Normal şartlarda tek bir firma için ulaşılması zor olan bu tür organizasyonlar bu projeler sayesinde mümkün hale geliyor. BTSO’nun firmalara yeni pazarlarda yol gösterici rolü bizim için büyük bir şans.” ifadelerini kullandı. “İngiltere Yenilikçi Bir Pazar” Ur-Ge projesi katılımcı firma temsilcisi Vedat Şahin, tam entegre bir üretim yapısına sahip olduklarını ve beş kıtaya ihracat gerçekleştirdiklerini belirterek, İngiltere’nin firma açısından köklü bir pazar olduğunu söyledi. The London Textile Fair’in geçmişte daha uluslararası bir kimliğe sahip olduğunu, bugün ise daha lokal bir yapıya evrildiğini ifade eden Şahin, İngiltere’deki mevcut müşteri ilişkilerini sürdürmek amacıyla fuarda yer aldıklarını dile getirdi. Şahin, “İngiltere yenilikçi bir pazar ve sürekli yeni ürünler talep ediyor. Bu pazarda genellikle görülmemiş kaliteler ve yeni trend ürünler ön plana çıkıyor. Türkiye, İngiltere için üst segmentte ve Uzak Doğu’da üretimi zor olan kalitelerde önemli bir tedarikçi konumunda.” dedi. Şahin, Türkiye’nin kaliteli ve esnek üretim kabiliyetiyle yeni pazarlara odaklanması gerektiğini vurgulayarak, “BTSO’nun bu süreçteki gayretlerini son derece kıymetli buluyorum. Türkiye’de birçok kurumdan daha aktif bir yapı sergilediğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. “Geri Dönüştürülen Ürünlere Talep Yüksek” Ur-Ge üyesi Çağla Kurtulan, Almanya, İspanya ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülkeye ihracat gerçekleştirdiklerini, dokuma kumaş üretiminde uluslararası markalarla çalıştıklarını belirtti. The London Textile Fair’in mevcut ve potansiyel müşteri yapısı açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Kurtulan, İngiltere pazarında doğal kumaş ve geri dönüşüm odaklı ürünlere yoğun talep olduğunu vurguladı. Kurtulan, “Bu pazarda sürdürülebilirlik ön planda. Biz de doğanın korunmasına yönelik geniş bir ürün yelpazesiyle yer alıyoruz. Fuarda büyük müşteri gruplarına ulaşarak ihracatımızı daha da geliştirmeyi hedefliyoruz.” dedi. BTSO ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle katıldıkları organizasyonda verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Kurtulan, “Yeni müşterilerle temas kurduk. Bu görüşmelerin ihracatımızı artırma noktasında önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. “Ur-Ge Projeleriyle Yeni Bağlantılar Kuruyoruz” Ur-Ge üyesi Nükhet Yaşar, The London Textile Fair’e ikinci kez katıldıklarını söyledi. Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle İngiltere’ye odaklandıklarını ifade eden Yaşar, fuarın yeni müşteri profillerini ve değişen pazar dinamiklerini yakından görme fırsatı sunduğunu dile getirdi. Yaşar, “İhracat bizim için olmazsa olmaz. İngiltere pazarını yakından tanımak için buradayız.” dedi. Fuar kapsamında önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydeden Yaşar, Ur-Ge projeleri sayesinde Los Angeles ve Polonya gibi pazarlarda da yeni bağlantılar kurduklarını belirterek, BTSO’nun katkılarıyla ihracat kanallarında erişim alanının genişlediğini söyledi. Yaşar, tekstil sektörünün Türkiye ve Bursa için olmazsa olmaz bir sektör olduğunu ifade ederek, “Bu sektör çok önemli. Yeni fırsatlarla ve desteklerle daha iyi noktalara ulaşabiliriz.” dedi. “BTSO İş Dünyamız İçin Elinden Geleni Yapıyor” Ur-Ge üyesi Mustafa Kaptan, İngiltere’nin müşteri portföylerine uygun bir pazar olduğunu belirterek, “Bu pazarda hedeflerimiz büyük. Ur-Ge projeleri firmaları ihracata teşvik eden, aynı zamanda vizyon kazandıran çok kıymetli bir yapı. Bu sürecin ticarete dönüşmesi ülkemiz için döviz girdisi anlamına geliyor.” dedi. BTSO’nun desteklerine teşekkür eden Kaptan, “Kümelenme anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa’nın değer kazanması bizim için çok önemli. BTSO Bursa için elinden geleni yapıyor. Odamızın Bursa Büyürse Türkiye Büyür vizyonuyla firmalarımız için ortaya koyduğu çaba çok kıymetli. Biz de bu nedenle Londra’dayız.” ifadelerini kullandı. Program kapsamında fuarda stant açan Bursalı firmaları ziyaret eden BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, 18. Komite Başkanı Mehmet Er ve Komite Üyesi Engin Sarıkaya, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği Ticaret Müşaviri Gözde İnaneri Bakıcı ile de bir araya geldi.

Bursa Kebap Evi'ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu' ödülü Haber

Bursa Kebap Evi'ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu' ödülü

13 ülkede 150'nin üzerinde şubesiyle Türk mutfağını dünyaya taşıyan restoran zinciri Bursa Kebap Evi, küresel yaygınlığı ve yurt dışı operasyonlarıyla HİB tarafından Gastronomi kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla düzenlenen törende ödülü BKE Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmede bulunan Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı, gastronomi kategorisinde üçüncülük elde etmekten dolayı gurur duyduklarını belirterek, yaklaşık 2 milyon dolarlık hizmet ihracatı hacmiyle ulaşılan başarının arkasında güçlü bir organizasyon yapısı olduğunu vurguladı. Bu ödülün çok sayıda markanın yarıştığı önemli bir platformda kendilerine değerli bir konum kazandırdığını dile getiren Helvacı, şu açıklamalarda bulundu: "Tüm ekiplerimiz için hem motivasyon kaynağı hem de gurur verici bir sonuç oldu. Merkez organizasyonumuzun özverili çalışmaları, yurt dışında istihdam ettiğimiz 100'ün üzerindeki çalışanımız, global büyüme performansımız ve gelir artırıcı satış stratejilerimiz bu başarının temelini oluşturuyor. Kalite, sürdürülebilirlik, lojistik ve tedarik süreçlerini yüksek verimlilikle yöneten yapımız da başarımızın en önemli unsurları arasında yer alıyor." 2026 için hedef: Daha güçlü küresel büyüme Caner Helvacı, markanın Almanya, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Irak, İran, Katar, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi. Yurt dışı operasyonları her geçen yıl daha da güçlendireceklerini dile getiren Helvacı, sözlerini şöyle tamamladı: "Mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken yeni pazarlara açılmaya da devam ediyoruz. Bu yatırımlar, markamıza önemli bir birikim sağlarken ülkemizin hizmet ihracatına da değerli katkılar sunuyor. 2026'da hedefimiz, yakaladığımız güçlü ivmeyi daha da artırarak ihracat hacmimizi yükseltmek, global performansımızı ileri taşımak ve sürdürülebilir büyümemizi kararlılıkla devam ettirmektir."

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji kampüsü’ne ziyaret Haber

BESİAD üyelerinden BTSO Eğitim ve Teknoloji kampüsü’ne ziyaret

Bağlantı elemanları sektörünün çatı kuruluşu Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD), Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk liderliğinde yönetim kurulu üyeleri ve sektör temsilcilerinden oluşan heyet ile birlikte, Bursa sanayisinin teknolojik dönüşümüne öncülük eden Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nü ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda; kampüste hayata geçirilen projeler, laboratuvar çalışmaları, eğitim faaliyetleri ve sanayiye yönelik teknik çözümler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Teknoloji ve Üretim Altyapısında Kapsamlı İnceleme BESİAD heyeti ziyaret kapsamında Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM), Bursa Tasarım ve Teknoloji Geliştirme Merkezi (BUTGEM), BTSO Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme Merkezi (MESYEB), Bursa Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezini gezerek kurumların yürüttüğü çalışmaları yerinde inceledi. Heyet, ileri üretim tekniklerinden verimlilik artırıcı model uygulamalara uzanan geniş bir yelpazede bağlantı elemanları sektörünün Ar-Ge, kalite, verimlilik ve nitelikli iş gücü ihtiyaçlarına katkı sağlayabilecek iş birliklerini değerlendirdi; kampüste yürütülen çalışmaların sanayinin dönüşüm sürecine etkilerini sahada gözlemledi. “Nitelikli istihdamdan üretimde sürdürülebilirliğe tüm alanlarda sektörün gelişimini odağımızda” Bağlantı elemanları sanayisinin Türkiye’nin üretim gücündeki stratejik rolüne dikkat çeken BESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Topuk sektörün geleceğini şekillendiren temel başlıkların nitelikli iş gücü, üretim verimliliği ve dijital dönüşüm süreçlerine uyum olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bağlantı elemanları sektörümüzün gelişiminde nitelikli istihdamın güçlendirilmesi, verimliliğin artırılması, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim pratikleri en öncelikli başlıklarımızı oluşturuyor. BESİAD olarak firmalarımızın rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı destekliyor; üyelerimizin geleceğin üretim teknolojilerine uyum sağlamalarını önemsiyoruz. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü gibi vizyoner yapılar, hem eğitim altyapısı hem de teknik donanımıyla sektörümüz için büyük bir fırsat niteliği taşıyor. Kampüs ziyaretimiz, üyelerimiz açısından verimli bir perspektif sundu. Sektörün gelişimi için hedeflerimiz doğrultusunda bu tür iş birliklerini son derece değerli buluyoruz. Ev sahiplikleri için BTSO’ya teşekkür ediyorum.” ‘BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya Uzanan Yapımız Sanayimizin İnovasyon Gücünü Artırıyor’ Ziyaretle ilgili değerlendirmelerde bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, “Eğitim ve Teknoloji Kampüsümüz, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmek ve firmalarımızın dijital ve sürdürülebilir dönüşüm sürecini desteklemek amacıyla kurguladığımız bütüncül bir ekosistem. BUTEKOM’dan BUTGEM’e, MESYEB’den Model Fabrika ve Enerji Verimliliği Merkezi’ne kadar kampüs bünyesindeki her bir yapı, üretim kalitesini, verimliliği ve inovasyon kapasitesini artırmaya hizmet ediyor. Bağlantı elemanları gibi yüksek standart ve hassas üretim gerektiren bir sektörde faaliyet gösteren BESİAD üyelerinin bu altyapıyı yakından tanımasını son derece kıymetli buluyoruz.” dedi.

"300 TL altında satılan ürünün balla alakası yoktur" Haber

"300 TL altında satılan ürünün balla alakası yoktur"

Türkiye'nin bir çok alanda üretim merkezi olan Mersin'de arıcılar bal üretimi için kovanlarını doğaya çıkarttı. Yaklaşık 2 aydır kovanlarını baharın yaşandığı bölgelere taşıyarak üretime geçen arıcılar hasada hazırlanıyor. Çiçek balının hasat öncesinde uyarıda bulunan arıcılar, bazı marketlerde bal adı altına ucuza satılan ürünlerin glikozla yapay olarak yapıldığını ve bal olmadığına değinerek vatandaşları bilgilendirdi. Mesleklerinin kanaya yarası haline gelen durumla ilgili konuşan Mersin Arıcılar Birliği Başkanı Adem Kurt, " Ne yazık ki biz raflarda 850 gram ile 1 kilogram arasında bal adı altında ürünler 49-50 TL'ye satıldığını görüyoruz. Bunların bal ile hiç bir alakası yoktur. Bu sene balın üreticiye maliyeti 200 TL'nin altında değil" dedi. Arıcılar olarak şuan da üretim için sahada aralıksız olarak faaliyetlerine devam ettiğine değinen Mersin Arıcılar Birliği Başkanı Adem Kurt, bu sene sezondan da umutlu olduklarını kaydetti. Ciddi anlamda kanaya yaralarının ve üretim şevklerini kıran bal adı altında glikoz ile üretilen ürünler olduğu konusunda uyarıda bulunan Başkan Kurt, gelecekte bu durumun mesleklerinin önüne geçebileceğini ve arıcılığın yok olmasıyla karşı karşıya kalınabileceğini ifade etti. "Arıcılığı tehdit ediyor, tüketicinin sağlığıyla oynuyor" "Ne yazık ki raflarda bal adı altında satılan arıcılık ve balla hiç alakası olmayan ürünler var" diyen Kurt," Bunlar tamamen hiç bir arı görmeden fabrika ortamında glikoz olarak tabir ettiğimiz ürünlerin içine aromatik madde konularak yapay olarak elde ediliyor. Hiç bir şekilde arıyla alakası yoktur. Bununla ilgili bakanlığımız önlemler almaya çalışıyor ama yeterli değil. Biraz daha acil ve caydırıcı cezaların olduğu bir döneme geçilmesi gerekiyor. Bunlar hem arıcılığı tehdit ediyor hem de tüketicinin sağlığıyla oynuyor" ifadelerini kullandı. "300 TL altında satılan ürünün balla alakası yoktur" Sadece balın kavanoza dolum maliyetinin 25-30 TL aralığında olduğuna vurgu yapan Kurt ," Ne yazık ki biz raflarda 850 gram ile 1 kilogram arasında bal adı altında ürünler 49-50 TL'ye satıldığını görüyoruz. Bunların bal ile hiç bir alakası yoktur. Biz 2023 yılında balın toptan maliyetini çıkardık. O tarihte 125-130 TL bandında bir üretim maliyeti çıkarmıştık. Bu sene 1 kilogram balın üreticiye maliyeti 200 TL'den aşağı değildir. Piyasada 300 TL altında satılıyorsa bunun gerçek balla hiç bir alakası yoktur. Tüketicilerimize tavsiyemiz gerçek bal alacaklarsa mutlaka üretici birlikleri ve üreticiler üzerinden ulaşmalarını tavsiye ederim. Aldıkları ürünün nereden geldiğini kesinlikle araştırmaları lazım. Bir çok bal adı altına marka oluşturulmuş, ambalaj yapmış ve bunu marketler üzerinden satış yapan isimler mevcut. Bunların bir çoğu bal değildir, bu da sektörümüzün kanayan yarasıdır" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.