SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kalp Sağlığı

Söz Bursa - Kalp Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalp Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kahve severlere "4 Fincan" uyarısı: Kalbinizi yormayın! Haber

Kahve severlere "4 Fincan" uyarısı: Kalbinizi yormayın!

En çok tüketilen içeceklerden olan kahvenin kalp sağlığına etkilerine yönelik konuşan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Bunlar genellikle nabız artışı, tansiyonda ani yükseliş, kaygı hali oluşturabilir. Yeni nesil kahvecilerdeki kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte, olumsuz etkiler göz önünde bulundurulmalı" dedi. Her gün milyonlarca kişinin tükettiği kahve, çay gibi ürünlerde bulunan kafeinin kalp sağlığına etkilerine ilişkin bilgi veren uzmanlar uyarıyor. Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci de kafeinin hem olumlu hem olumsuz etkileri olabildiğini söyledi. Günde 4 fincan ve üzeri kahve tüketiminin olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, kalp sağlığının korunması için yapılması gerekenleri sıraladı. "NABIZ ARTIŞI, TANSİYONDA ANİ YÜKSELİŞ, KAYGI OLUŞTURABİLİR" ‘Kafein şu anda dünya genelinde çok tüketilen içeceklerin içerisinde bulunan temel bileşen, çalışmaların devam ettiği bir molekül’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Kafein tüketiminin hem olumlu hem olumsuz etkileri var. Mevcut veriler ışığında söylenebilecek olan kafein tüketiminin genel olarak hafif orta düzeyde güvenli olduğu, hatta bazı kardiyak ve metabolik açılardan koruyucu etkilerinin de olduğu yönünde. Yüksek dozda tüketiminin kalp krizini arttırdığını gösteren çalışmalar olduğu gibi sağlıklı bireylerde orta düzeyde tüketimin koruyucu olduğunu gösteren çalışmalar da var. Bu konu halen araştırma aşamasında. 4 fincan ve üzeri kahve tüketimi artık kafeine bağlı olumsuz etkileri beraberinde getirebiliyor. Genel olarak nabız artışı, düzensiz ritim olabilir. Tansiyonda ani yükselişe neden olabilir, sinirlilik hali, kaygı oluşturabilir. Özellikle öğleden sonra fazla tüketiminde uykuyu olumsuz yönde etkileyebilir, kalp dışı etkileri; kalsiyum emilimini bozarak kemik erimesine neden olabilir. Gebeler bu açıdan riskli diyebiliriz, yüksek dozda tüketim erken doğum ya da bebekte gelişme geriliğine neden olabiliyor bu açıdan da dikkatli olmak gerekir" dedi. "YENİ NESİL KAHVECİLERDEKİ KAHVELER FAZLA MİKTARDA ŞEKER, ŞURUP İÇEREBİLMEKTE" ‘Kafein tüketim deyince ilki başta çay kahve tüketimi akla gelmekte’ diyen Doç. Dr. Duygu Ersan Demirci, "Ama yüksek dozda kafein içeren enerji içecekleri mevcut. Enerji içeceklerinin kalp damar sağlığı açısından olumsuz etkileri giderek daha fazla ortaya çıkmakta. Sağlıklı bireylerde dahi enerji içeceği tüketimi sonrası önemli ritim bozuklukları, tansiyon yüksekliği, kalp krizinin tetiklenmesi gibi durumlar ortaya çıkabilmekte. Kafeinin etkileri açısından bireysel farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz. Kafeini metabolize eden enzimdeki bireysel değişikliklerden kaynaklanıyor. Kahve tüketimi özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşmakta. Hem ülkemizde hem dünya genelinde en sık tüketilen içecek durumuna gelmekte. Yeni nesil kahvecilerde mevcut olan kahveler fazla miktarda şeker, şurup içerebilmekte. Bunlara bağlı fazla şeker alımının getirdiği olumsuz etkiler de yine göz önünde bulundurulmalı. Kalp hastaları için şuan ki veriler ışığında orta düzeyde tüketim güvenilir gözükmekte. Kalp damar sağlığı dediğimiz zaman en temel 2 nokta; sağlıklı beslenme ve fiziksel egzersiz. Akdeniz tipi beslenme, bitkisel ağırlıklı bir beslenmeyi kast ediyoruz. Doymuş yağ asitleri yerine doymamış yağ asitlerinin tercih edilmesi, işlenmiş etin minimum oranda tüketilmesi, bunun yerine balık tüketiminin haftada en az 1 gün olacak şekilde desteklenmesi önerilmekte. Tuz ve şeker tüketimini mümkün olduğunca kısıtlamak ve yine fazla alkol tüketimine dikkat etmek vurgulanması gereken noktalar. Sigaranın bırakılması, mental sağlık, stres yönetimi de kalp sağlığı açısından önemli noktalar" şeklinde konuştu.

Oruç tutmak kalbe iyi geliyor Haber

Oruç tutmak kalbe iyi geliyor

Oruç tutmanın kalp üzerine olumlu etkilerinin olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Baran, "Oruç, genel olarak stabil kalp hastalıkların seyrinde kötüleşmeye sebep olmamaktadır. Ancak Kalp hastalarının oruç tutma kararı, uzmanlar tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur. Yoksa, oruç kalp damar sağlığı için yararları vardır. Sağlıklı bireylerde yapılan çalışmalar, orucun kalp üzerinde yararlı etkilerini göstermektedir. Oruç iyi kolesterol (HDL) düzeylerini artırırken, kötü kolesterol (LDL) düzeylerini düşürmektedir. Yine kalori alınımının kısıtlanması ile diyabet ve damar sertliği gelişimini azaltmaktadır" diye konuştu. Kalp ilaçlarının düzenli alınmamasının hastalığın kötüleşmesine sebep olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. İbrahim Baran, "Ramazan ayı öncesinde hastaların ilaç tedavilerinde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Günde tek doz ilaç kullanan hastaların (hipertansiyon ve aritmi hastaları gibi) tedavisi, ilaç dozunun sahur veya iftara kaydırılması ile düzenlenebilir. Aspirin dışındaki kan sulandırıcı ilaçların kullanımında dikkatli olunması gerekmektedir. Günde 2 doz alınan ilaçların iftar ve sahurda alınması düşünülebilir. İmkân varsa Ramazan öncesi 24 saat etkili ilaçlara geçmek faydalı olabilir" dedi. İftar ve sahurda sindirimi uzun süren gıdaların seçilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. İbrahim Baran, "Lifli, proteinden zengin ağırlıklı sebze ve meyveden oluşan öğünler uzun süreli (yaklaşık 8 saat) sindirime uğrarken, tokluk hissinin de uzun süreli olmasını sağlar. İşlenmiş karbonhidrat içeren şekerli, unlu gıdalar kısa sürede sindirime uğrayacağından (yaklaşık 3 saat) kısa sürede açlık hissedilmesine sebep olacaktır. İşlenmiş karbonhidrat (şekerli gıdalar, börek, çörek, baklava, makarna, kurabiye, reçel gibi) yerine sebze yemekleri, fasulye, bezelye, nohut, mercimek gibi gıdaları tercih etmeli, asitli meşrubatlardan uzak durulmalıdır. Sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sonuç olarak, oruç tutmanın kalp üzerine olumlu etkileri vardır. Genel olarak stabil kalp hastalıkların seyrinde kötüleşmeye neden olmamaktadır. Birçok stabil kardiyak hasta, ilaç tedavisinin düzenlenmesi ve hekim kontrolü altında olmaları şartıyla sorunsuz olarak oruç tutabilmektedir. Kardiyak hastaların mutlaka kardiyolog tarafından değerlendirilerek bireysel olarak oruç tutup tutamayacağına karar verilmeli, bu karar verilirken hastanın genel durumu, ilaç tedavisi, iklim şartları göz önünde bulundurulmalıdır. Kardiyak hastalıkların diyabet veya böbrek hastalıklarıyla beraber olabileceği de göz önünde bulundurulmalı ve böyle hastalarda karar diyabet ve böbrek uzmanıyla beraber verilmelidir" şeklinde konuştu.

Soğuk hava riski artırıyor... Haber

Soğuk hava riski artırıyor...

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Şenol Coşkun, soğuk havaların kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek beslenme, giyim ve dışarı çıkma konusunda uyarılarda bulundu. Acıbadem Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Şenol Coşkun, soğuk havaların kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Soğuk havaların, damar büzüşmesine (vazokonstrüksiyon) yol açarak kalbin iş yükünü artırdığını ve kalp krizi ile felci tetikleyebileceğini belirten Dr. Coşkun, bu dönemde kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ayrıca, tok karnına dışarı çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Coşkun, soğuk havada dışarı çıkarken sıkı giyinmenin önemine de değindi. Çoşkun, "Kalp hastaları için dışarı çıkarken vücut ısısını koruyacak şekilde giyinmek hayati önem taşır. Göğüs bölgenizi örtecek şekilde ceket ya da paltonuzu ilikleyin. Atkı kullanın. Ayrıca başınızın üşümemesi için şapka kullanmayı ihmal etmemeliler. Burada önemli olan soğuk hava ile temas edecek vücut alanını kısıtlamaktır. Ayrıca, soğuk havalarda yürümemek de kalp sağlığını korumak açısından önemli bir önlemdir. Yürümek zorundalarsa, ağız ve burunu kapatacak şekilde giyinmeliler" diye ekledi. “AŞIRI ET TÜKETİMİNDEN KAÇINILMALI” Soğuk havalarda kalp hastalarının aşırı ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalarını tavsiye ettiğini söyleyen Dr. Coşkun, "Ağır ve yağlı yemeklerden kaçınılmalıdır. Daha çok hafif gıdalar, özellikle sebze ağırlıklı beslenmek önemlidir. Hastalarıma bitkisel kaynaklı beslenmeyi öneriyorum. Akdeniz tipi diyet kalp sağlığı için büyük önem taşıyor. Bu diyette balık, sebze ve zeytinyağı ağırlıklı olup. Ayrıca, aşırı et tüketiminden kaçınılmalı ve karbonhidrat alımı mümkün olduğunca azaltılmalıdır" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.