SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kamu Yararı

Söz Bursa - Kamu Yararı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamu Yararı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mudanya Belediyesi’nden "Taşınmaz Satışı" iddialarına yanıt: "8 yer satışta, 20 yer kamu yararı için korundu" Haber

Mudanya Belediyesi’nden "Taşınmaz Satışı" iddialarına yanıt: "8 yer satışta, 20 yer kamu yararı için korundu"

Mudanya Belediyesi tarafından satış yetkisi alınan taşınmazlar, iddia edildiği gibi köy tüzel kişiliklerine ait ya da köylülerin ortak kullanımındaki araziler değildir. Söz konusu taşınmazlar, belediye mülkiyetinde yer alan, tapu ve meclis kayıtlarıyla bu statüsü açıkça belli alanlardır. Belediyemiz, bu kapsamda toplam 28 taşınmazı için satış yetkisi almış; yapılan teknik, mekansal ve işlevsel değerlendirmeler sonucunda 20’sini kamu yararı doğrultusunda değerlendirilebilir nitelikte görüldüğü için satış kapsamı dışında tutmuştur. Sadece ekonomik değeri düşük, kamu yatırımı açısından işlevlendirilmesi mümkün olmayan 8 taşınmazını satışa konu etmiştir. Belediyemizin bu yöndeki yaklaşımı, köylüyü ve üreticiyi somut desteklerle güçlendiren bir belediyecilik anlayışına dayanmaktadır. Mudanya Belediyesi, kooperatiflerle ortaklaşa ve hiçbir bedel talep etmeksizin İmece AŞ’yi kurmuş; tüm mali yükü belediye tarafından üstlenilerek üretici kooperatifleri bu yapıya doğrudan ortak edilmiştir. Bu kapsamda Zeytinyağı Fabrikası hayata geçirilmiştir. Kırsalda yaşamın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla köy ikameti bulunan yurttaşlarımıza Köy İçi Proje Desteği verilmiş; ücretsiz mimari proje desteği sağlanmış, imar planı olmayan yerlerde dahi yapı izin süreçlerinde kolaylık ve rehberlik hizmetleri sunulmuştur. Amaç, köyde yaşamı zorlaştırmak değil; tam tersine köyde kalmayı, üretmeyi ve yerinde yaşamı teşvik etmektir. Bu yaklaşım doğrultusunda belediyemizin hedefi; uzun yıllardır atıl durumda olan, bugüne kadar çok düşük bedellerle kiralama yoluyla dahi değerlendirilememiş alanların kamu yararı doğrultusunda yeniden işlevlendirilmesine yöneliktir. Amaç; bu taşınmazları üretime ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak biçimde değerlendirmektir. Belediyemiz, kent kaynaklarının atıl kalmasına değil, şeffaf ve akılcı yöntemlerle Mudanya’nın ortak yararına kullanılmasına öncelik vermektedir. Öte yandan, kamuoyunda dile getirilen “satış yerine kiralama yapılmalıydı” yönündeki öneri, belediyemiz tarafından daha önce iki kez kiralama ihalesi açılarak fiilen denenmiş, ancak her iki ihaleye de talipli çıkmamıştır. Yani kiralama modeli, uygulanmış ancak karşılık bulmamış bir yöntemdir. Satışa çıkarılan sınırlı sayıdaki taşınmazlara şu ana kadar herhangi bir talep oluşmamış olması da söz konusu alanların iddia edildiği gibi değeri yüksek, üretim açısından kritik ya da köy arazisi niteliğinde olmadığını da açıkça ortaya koymaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, taşınmazlara ilişkin tüm süreçler belge ve kayıtlarla şeffaf biçimde paylaşılmaya devam edilecektir. Saygıyla kamuoyuna duyurulur.

Mudanya Belediyesi’nden "Taşınmaz Satışı" iddialarına yanıt: "8 yer satışta, 20 yer kamu yararı için korundu" Haber

Mudanya Belediyesi’nden "Taşınmaz Satışı" iddialarına yanıt: "8 yer satışta, 20 yer kamu yararı için korundu"

Mudanya Belediyesi tarafından satış yetkisi alınan taşınmazlar, iddia edildiği gibi köy tüzel kişiliklerine ait ya da köylülerin ortak kullanımındaki araziler değildir. Söz konusu taşınmazlar, belediye mülkiyetinde yer alan, tapu ve meclis kayıtlarıyla bu statüsü açıkça belli alanlardır. Belediyemiz, bu kapsamda toplam 28 taşınmazı için satış yetkisi almış; yapılan teknik, mekansal ve işlevsel değerlendirmeler sonucunda 20’sini kamu yararı doğrultusunda değerlendirilebilir nitelikte görüldüğü için satış kapsamı dışında tutmuştur. Sadece ekonomik değeri düşük, kamu yatırımı açısından işlevlendirilmesi mümkün olmayan 8 taşınmazını satışa konu etmiştir. Belediyemizin bu yöndeki yaklaşımı, köylüyü ve üreticiyi somut desteklerle güçlendiren bir belediyecilik anlayışına dayanmaktadır. Mudanya Belediyesi, kooperatiflerle ortaklaşa ve hiçbir bedel talep etmeksizin İmece AŞ’yi kurmuş; tüm mali yükü belediye tarafından üstlenilerek üretici kooperatifleri bu yapıya doğrudan ortak edilmiştir. Bu kapsamda Zeytinyağı Fabrikası hayata geçirilmiştir. Kırsalda yaşamın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla köy ikameti bulunan yurttaşlarımıza Köy İçi Proje Desteği verilmiş; ücretsiz mimari proje desteği sağlanmış, imar planı olmayan yerlerde dahi yapı izin süreçlerinde kolaylık ve rehberlik hizmetleri sunulmuştur. Amaç, köyde yaşamı zorlaştırmak değil; tam tersine köyde kalmayı, üretmeyi ve yerinde yaşamı teşvik etmektir. Bu yaklaşım doğrultusunda belediyemizin hedefi; uzun yıllardır atıl durumda olan, bugüne kadar çok düşük bedellerle kiralama yoluyla dahi değerlendirilememiş alanların kamu yararı doğrultusunda yeniden işlevlendirilmesine yöneliktir. Amaç; bu taşınmazları üretime ve yerel ekonomiye katkı sağlayacak biçimde değerlendirmektir. Belediyemiz, kent kaynaklarının atıl kalmasına değil, şeffaf ve akılcı yöntemlerle Mudanya’nın ortak yararına kullanılmasına öncelik vermektedir. Öte yandan, kamuoyunda dile getirilen “satış yerine kiralama yapılmalıydı” yönündeki öneri, belediyemiz tarafından daha önce iki kez kiralama ihalesi açılarak fiilen denenmiş, ancak her iki ihaleye de talipli çıkmamıştır. Yani kiralama modeli, uygulanmış ancak karşılık bulmamış bir yöntemdir. Satışa çıkarılan sınırlı sayıdaki taşınmazlara şu ana kadar herhangi bir talep oluşmamış olması da söz konusu alanların iddia edildiği gibi değeri yüksek, üretim açısından kritik ya da köy arazisi niteliğinde olmadığını da açıkça ortaya koymaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına, taşınmazlara ilişkin tüm süreçler belge ve kayıtlarla şeffaf biçimde paylaşılmaya devam edilecektir. Saygıyla kamuoyuna duyurulur.

Mimarlar Odası’ndan Setbaşı Köprüsü uyarısı: Uygulama onaylı projeye aykırı Haber

Mimarlar Odası’ndan Setbaşı Köprüsü uyarısı: Uygulama onaylı projeye aykırı

Mimarlar Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Setbaşı Köprüsü’ndeki uygulamaların onaylı projeye aykırı olduğu belirtilerek derhal durdurulması talep edildi. “Bursa’mızın en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Setbaşı Köprüsü üzerinde son günlerde gerçekleştirilen uygulamalar, hem meslek camiamızda hem de kamuoyunda büyük endişelere neden olmuştur” denen Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin açıklaması şöyle: “Yerinde yapılan incelemeler ve kamuya açık fotoğraflar üzerinden görülen mevcut durum, koruma mevzuatı, onaylı projeler ve uluslararası restorasyon ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırmaktadır. Onaylı proje olmadan yapılan müdahale, açık bir mevzuat ihlalidir! Edindiğimiz bilgilere göre Setbaşı Köprüsü’ne ilişkin uygulama henüz Koruma Bölge Kurulu’ndan onaylanmış bir projeye dayanmamaktadır. Bu durum, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na açıkça aykırıdır. Tescilli kültür varlıklarında veya koruma alanı içinde yapılacak her türlü müdahale—basit onarım dâhil—Kurul onayı gerektirirken, bu uygulamanın onaylı proje olmadan hayata geçirilmesi kabul edilemez. Ayrıca süreçte, önce kurul onaylı bir proje ile başlandığı, ancak uygulama aşamasında değişikliklere gidildiği; bu değişiklikler için ise yeniden Kurul onayı alınmadığı anlaşılmaktadır. Onaylı projeden sapılarak gerçekleştirilen bu müdahaleler, koruma mevzuatı açısından açık bir ihlal teşkil etmektedir. Köprünün yaya bölümünde ilk restorasyon projesinde onaylanan zemin kaplaması tamamen değiştirilmiş, yanı sıra görsel süreklilik kaybolmuştur. Yeni taş döşeme kayganlık riski nedeniyle de vatandaşlar tarafından yoğun şikâyetle karşılanmıştır. Diğer yandan yeni yapılan korkuluklar da yine onaylı restorasyon projesine aykırı yapılmıştır. Ayrıca yaya–taşıt sınırını belirleyen bordür çizgisi ortadan kalkmış, güvenlik ve algısal ayrım zayıflamıştır. Söz konusu müdahale, uluslararası restorasyon ilkelerinde tanımlanan minimum müdahale, özgün malzemenin korunması ve belgeye dayalı onarım kriterleriyle bağdaşmamaktadır. Kent kimliği ve kültürel süreklilik geri dönülmez biçimde zarar görmektedir. Setbaşı Köprüsü, Bursa’nın tarihî aksı üzerinde yer alan, kentin hafızasında güçlü yere sahip bir yapıdır. Özgün malzeme ve tasarım öğelerini ortadan kaldıran bu uygulama, yalnızca fiziksel yapıya değil, aynı zamanda kentsel belleğe de zarar vermektedir. Kurul incelemesi ve uygulamanın derhal durdurulması gerekmektedir. Koruma Kurulu onayı olmaksızın yapılan uygulama sürecinde; *Uygulamanın ivedilikle durdurulması, mevcut müdahalelerin yerinde tespit edilerek tutanak altına alınması, *Uygulamanın onaylı projeye uygun hale getirilmesi veya gerekirse eski hâline döndürülmesi, *Teknik incelemelerle zemin kaplaması ile ilgili kaymazlık ve güvenlik testlerinin yapılması gerekmektedir. Şeffaflık ve mesleki denetim talebimizi yineliyoruz. Bu tür uygulamalar; kurumlar, meslek odaları, uzmanlar ve kamu arasında şeffaf, bilimsel ve katılımcı bir süreç yürütülmeden gerçekleştirildiğinde hem kent değerlerimizi hem de kamusal güveni zedelemektedir. Kültürel mirasın korunması sorumluluğu ve kamu yararı gereği Setbaşı Köprüsü’nde yürütülen çalışmaların derhal durdurulmasını, gerekli tüm teknik ve hukuki denetimlerin ilgili mevzuatlar çerçevesinde yapılmasını ve onaylı projeye aykırı yürütülen bu sürecin tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.

Asılsız iddialara karşı Mimarlar Odası’ndan resmi açıklama Haber

Asılsız iddialara karşı Mimarlar Odası’ndan resmi açıklama

Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek yaptığı yazılı basın açıklamasında, “Bir süredir sistematik olarak devam eden ve en son 13 Kasım 2025 tarihinde bazı dijital yayın organlarında yayımlanan haberlerde, şahsım ve temsil ettiğim kurumsal yapıya ilişkin gerçek dışı, mesleki tanımlarla bağdaşmayan, kamuoyunu yanıltıcı ve iyi niyet sınırlarının dışında hazırlanmış ifadelere yer verilmiştir. Bilgi kirliliği yaratmaya yönelik bu haberler nedeniyle açıklama zorunluluğu doğmuştur” dedi. Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek’in açıklaması şöyle: “Kamuoyuna ve Basın Mensuplarına, Bir süredir sistematik olarak devam eden ve en son 13 Kasım 2025 tarihinde bazı dijital yayın organlarında yayımlanan haberlerde, şahsım ve temsil ettiğim kurumsal yapıya ilişkin gerçek dışı, mesleki tanımlarla bağdaşmayan, kamuoyunu yanıltıcı ve iyi niyet sınırlarının dışında hazırlanmış ifadelere yer verilmiştir. Bilgi kirliliği yaratmaya yönelik bu haberler nedeniyle açıklama zorunluluğu doğmuştur. 1. Mimarların imar dosyası hazırlama veya imar yetkisi kullanma görevi yoktur! İmar iş ve işlemleri, ilgili mevzuat gereği belediyelerin ve yetkili idarelerin görev alanıdır. Mimarların görevi; mevzuata uygun projeleri hazırlamak ve ruhsat süreçlerine teknik katkıda bulunmaktır. Bu nedenle haberlerde yer alan “imar dosyalarından kaçma” iddiası, meslek sorumluluklarıyla bağdaşmayan, tamamen yanlış ve dayanaksız bir ifadedir. 2. “Mimarlık izin süreci” kavramı yanlış olup belediyelerle ilgisi yoktur! Haberlerde yer verilen “mimarlık izin süreci” tanımı, mevzuatta bulunmayan, yanlış ve hatalı bir kullanımdır. Mimarların serbest mesleğini icra edebilmesi amacıyla verilen yetki ve tescil işlemleri; gerekli şartların karşılanması halinde bağlı olunan meslek odasının genel merkezi tarafından yürütülür. Dolayısıyla bu süreç belediyelerin görev tanımında değildir ve haber metnindeki kullanım bilgi eksikliği ve yanlış yorum içermektedir. 3. Şahsım ve kurumsal yapımız hakkında iddialar gerçek dışıdır! Talep edilen her türlü belge ve bilgi, mevzuata uygun yöntemlerle ve doğru merciler tarafından iletilmesi halinde açıklanmaya açıktır. Kurumumuzun yaklaşımı şeffaflık, kamu yararı ve meslek etiği ilkelerine dayanmaktadır. Ayrıca özellikle vurgulamak isterim ki; 20 yıllık meslek hayatım boyunca mevzuata aykırı hiçbir mimarlık faaliyeti içerisinde bulunmadım. Mesleki etik, kamu yararı, bilimsel ilke ve hukuki sorumluluklar; çalışma prensiplerimin temelidir. Haberlerde ima edildiği gibi herhangi bir ayrıcalık, çıkar, kişisel menfaat ya da usulsüz bir uygulama için girişimim, talebim, yönlendirmem veya teşebbüsüm olmamıştır. Bu yönlü tüm iddia, imâ ve kasıtlı algı oluşturma çabalarını kesin bir dille ve şiddetle kınıyorum. Unutulmamalıdır ki; bir söylemin, “iddia” başlığıyla servis edilmesi, onun gerçek, doğru, hukuki dayanağı olan ya da ispatlanmış bir bilgi olduğu anlamına gelmemektedir. 4. Saldırılar, kamusal mücadelemize yöneliktir! Son dönemde ortaya atılan bu tür asılsız, manipülatif, karalama amaçlı söylemlerin, Mimarlar Odası Bursa Şubesi' nin kamu yararı doğrultusunda yürüttüğü denetim, raporlama, itiraz ve izleme faaliyetlerinden rahatsız olan çevreler tarafından bilinçli biçimde üretildiği açıktır. Bu tür itibarsızlaştırma girişimleri, mesleki duruşumuzu ve kamu sorumluluğumuzu zayıflatmak bir yana, daha da güçlendirmektedir. 5. Hukuki süreçler başlatılmıştır! Söz konusu yanıltıcı, kasıtlı ve mesleki itibara zarar verici yayınlar ile ilgili olarak hukuki süreçler başlatılmıştır. Süreç devam ederken kamuoyuna gerekli bilgilendirmeler yapılacaktır. Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu olarak bilimin, hukukun, etik değerlerin, şeffaflığın, toplumsal sorumluluğun ve kamu yararı ilkesinin gereğini yapmaya devam edeceğiz. Algı operasyonları ve dayanaksız iddialar, bu kararlılığı engelleyemeyecek ve gölgeleyemeyecektir!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.