SON DAKİKA
Hava Durumu

#Karabağ

Söz Bursa - Karabağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karabağ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"! Haber

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru'nun Türk dünyası için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, 'Turan Koridoru'dur" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Orta Doğu'dan Güney Kafkasya'ya uzanan gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insanlık dramı karşısında yetersiz kaldığını savundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur" dedi. İsrail'in 7 Ekim sonrasında izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını savunan Bahçeli, "İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Netanyahu yönetimini eleştiren Bahçeli, "Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz" diye konuştu. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz: Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?" ABD-İRAN MUTABAKATINA DESTEK ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bahçeli, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sunmasını temenni etti. Bahçeli, "ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret eden Bahçeli, "Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın süreçte yürüttüğü diplomatik girişimlere de teşekkür eden Bahçeli, Türkiye'nin bölgesel istikrara katkı sunan bir rol üstlendiğini söyledi. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, Karabağ Zaferi'nin ardından oluşan yeni jeopolitik tabloya dikkat çekti. Bahçeli, "2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir" dedi. "ZENGEZUR DEDİK AMA ARTIK ADINI DOĞRU KOYALIM: BU HAT, TURAN KORİDORU'DUR" Zengezur Koridoru'nun Türk dünyasını birbirine bağlayacak tarihi bir güzergah olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Zengezur; Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu,'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru; Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır." Koridorun ekonomik ve jeopolitik önemine vurgu yapan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "TURAN KORİDORU YALNIZCA AZERBAYCAN'IN VE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, ERMENİSTAN'IN DA EKONOMİK YALNIZLIKTAN ÇIKIŞ KAPISI OLABİLİR" Ermenistan'ın bölgesel gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir" dedi. Erivan yönetiminin iş birliği zeminine katılması halinde koridorun Ermenistan için de fırsatlar sunacağını savunan Bahçeli, "Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" diye konuştu. "HİÇBİR SINAV KENDİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere başarı diledi. "Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir" diyen Bahçeli, "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız olacaktır" ifadelerini kullandı.

Usta Gazeteci Hüsnü Mahalli medya buluşmaları’nın konuğu oldu Haber

Usta Gazeteci Hüsnü Mahalli medya buluşmaları’nın konuğu oldu

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen Medya Buluşmaları programının bu haftaki konuğu usta gazeteci Hüsnü Mahalli oldu. “Gazeteci Duruşu” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Mahalli, gazeteciliğin temel ilkelerini ve mesleki duruşun nasıl olması gerektiğini örneklerle anlattı; ülke ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Toplumu bilgilendirici söyleşi ve etkinliklerine devam eden Osmangazi Belediyesi, Medya Buluşmaları kapsamında deneyimli gazetecileri Osmangazililerle buluşturmayı sürdürüyor. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen ve Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği programa, dünyanın farklı bölgelerinde birçok savaşta gazeteci olarak görev yapan Hüsnü Mahalli, konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide Mahalli, iyi bir gazetecinin sahip olması gereken nitelikler, başarılı bir gazetecilik için izlenmesi gereken yollar ve mesleğin vazgeçilmez unsurları üzerine deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar, Mahalli’nin bilgi ve tecrübeleri ışığında gazeteciliğe dair önemli kazanımlar elde ederken, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri ilgiyle takip etti. Programa katılan Osmangazililer, dolu dolu geçen söyleşiyle hem gazetecilik mesleğine hem de güncel gündeme dair önemli bilgiler edinme fırsatı buldu. “Gazetecilikte Duygusallık Yoktur” Gazetecinin mert ve dürüst olmak zorunda olduğunu ifade eden Hüsnü Mahalli, “Bu iki özellik yan yana gelirse ancak gazetecilik bir anlam kazanır. Gazetecilikte duygusallık yoktur. Gazeteciyseniz gazetecisinizdir. Türk, Arap ve Kürt gazetecidir bağlamında baktığınızda böyle bir ayrım yapamazsınız ve yapmamak zorundasınız. Birey olarak bunda bir sorun yoktur; birey olarak ‘Ben Türk’üm, Kürt’üm, Arap’ım’ gibi tercihleriniz olabilir. Ancak meslek anlamında bunu yapamazsınız. Ben bütün savaşlara katıldım. Bosna, Karabağ, Afganistan, Çeçenistan, Irak, İran ve aklınıza gelebilecek bütün savaşlarda gazeteci olarak görev yaptım. BBC’de çalışırken müdür bize şunu söylerdi: ‘Haberde yüzde yüz doğru olmak zorundasınız, yorumda serbestsiniz; çünkü yorum sizin.’ 2003 Amerikan ve İngiliz Irak işgali döneminde bunları yaşadık. Ben bölgeden savaş sırasında canlı yayın yapıyordum. Yayın sırasında BBC’den ‘Amerikan ve İngiliz işgal kuvvetleri’ diye bahsediyordum. Bana hiçbir şey diyemiyorlardı. Müdür bir kez bana ‘Biraz sözlerini yumuşatsan’ diye uyarır gibi oldu. Ben de ‘Hayır, yumuşatamam’ dedim; çünkü işgal kuvvetleri gelmiş, bu ülkeyi işgal ediyorsunuz,” şeklinde konuştu. “Türkiye’de İyi Bir Gazeteci Dünyayı Bilir” Bilginin yerine gidilerek bulunacağını söyleyen Mahalli, “Bir, yüzde yüz ilkesel olmak zorundasınız; iki, net olmak zorundasınız; üç, doğru bilgiyi bulmanız gerekiyor. Bilgi havadan ve sudan bulunmaz, yerine giderek bulunur. Hayatında Irak, Suriye ve Karabağ savaşlarına gitmeden, elinde bir sopayla ekrandan anlatmakla bu işler olmaz. Yüzde yüz doğru bilgi gerekir. Bunu yapabiliyorsanız, gazeteci duruşu budur diye düşünüyorum. Türkiye’deki televizyonların hemen hemen hiçbirinin yurt dışında muhabiri yok. Örneğin Orta Doğu’da hiçbir yerde yok; Washington’da ise mecburen koyuyorlar. Buna parası olan televizyonlar da dâhil. Yurt dışında muhabir bulundurmuyorlar. Bu müthiş bir eksikliktir. Amerika’da eğer muhabiriniz yoksa, siz ancak ajanslardan gelen haberlerle yetinmek zorunda kalırsınız. Dış politika ve uluslararası ilişkiler bağlamında medyamız sıfırdır. Türkiye’de iyi bir gazeteci dünyayı bilir. Türkiye’yi iyi öğrenmek istiyorsanız, Türkiye’nin diğer ülkelerle ilişkilerini iyi bilmek zorundasınız. Sosyal medyadan iki parça lafla uluslararası anlamda gazetecilik yapılmaz,” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına gazeteci Hüsnü Mahalli’ye hediye takdim etti.

Aliyev: Bizim savaşımız özgürlük savaşıydı Haber

Aliyev: Bizim savaşımız özgürlük savaşıydı

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, işgalden kurtarılan Hankendi şehrindeki Karabağ Üniversitesi’de restorasyon çalışmalarının ardından düzenlenen açılış törenine katıldı. Karabağ’da 19-20 Eylül 2023'te gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonunun yıldönümünde Hankendi şehrini ziyaret eden Aliyev, Karabağ Üniversitesi’nin açılışını yaptıktan sonra konuşma yaptı. Tam bir yıl önce Azerbaycan’ın egemenliğini yeniden sağladığını belirten Aliyev, "Bir günden az süren terörle mücadele operasyonu sonucunda ayrılıkçıların kökü kazınmış, Azerbaycan egemenliğini tam olarak temin etmiş, uluslararası hukuk zafer kazanmış ve Azerbaycan gücünü bir kez daha göstermiştir. Bu günü bize kazandıran kahraman askerlerimizi her zaman büyük bir minnetle anıyoruz. Vatan uğruna canlarını feda eden şehitlerimizin aziz hatırasını daima kalbimizde taşıyacağız" dedi. Terörle mücadele operasyonu sırasında 3 bin 200’den fazla askerin hayatını kaybettiğini belirten Aliyev, "Onların ve diğer kahraman askerlerimizin cesareti ve vatanseverliği zaferin temel unsurlarındandır. İkinci Karabağ Savaşı'nda 90 binden fazla genç Azerbaycanlı vatan uğruna mücadele etmiştir” şeklinde konuştu. “Dünyaya, inançla yaşamanın önemini gösterdik” Dünyadaki adaletsizliklere ve büyük devletlerin Ermenistan'ı desteklemesine rağmen Karabağ’ın başarıyla işgalden kurtarıldığını vurgulayan Aliyev, “Biz, güçlü irade, vatanseverlik ve milli ruhla yetişen genç nesillerin önünde hiçbir gücün duramayacağını gösterdik. Ermenistan ordusunun coğrafi üstünlüğü, destek veren büyük devletler ve yardım eden diğer unsurlar bile bu iradenin karşısında duramadı. Dünyaya, inançla yaşamanın önemini gösterdik” ifadelerini kullandı. “Aile değerleri ve aile terbiyesi öncelikle korunmalıdır” Çeşitli Batılı ülkelerin siyasetçileri ve üst düzey yetkililerinin Azerbaycan’a karşı asılsız suçlamalarda bulunduğunu belirten Aliyev, “Diyorlar ki Azerbaycan Karabağ'ı işgal etti. Yani, bu iki yüzlülüğün, riyakarlığın zirvesidir. Bir ülke kendi toprağını nasıl işgal edebilir?! Bizim savaşımız bir özgürlük savaşıydı. Bunu söyleyenler ve bize karşı suçlamalar yöneltenler de bunu gayet iyi biliyorlar. Sadece çifte standartlar, ikiyüzlülük, riyakarlık, İslamofobi ve halkımıza duyulan düşmanlık bunları asla unutmamalıyız ve genç nesil bunu bilmelidir. Çünkü doğal olarak siz o yılları yaşamadınız ve tarihi kitaplardan okuyorsunuz. Bu yüzden hem ortaokullarda hem de üniversitelerde öğretmenlerin üzerine büyük bir sorumluluk düşüyor” diye konuştu. Öğretmenlerin gençleri vatan sevgisiyle yetiştirmesi gerektiğini vurgulayan Aliyev, “Aile ve öğretmen, bu eğitimin temel kaynaklarıdır. Azerbaycan'da aile değerleri her zaman önceliklidir ve böyle kalmalıdır, çünkü bazı Batı ülkelerinde aile değerlerinin yozlaşmış hali bizde haklı bir tepki uyandırıyor. Bu nedenle aile değerleri ve aile terbiyesi öncelikle korunmalıdır. Yine de söylüyorum, öğretmenler çocukların ve gençlerin bilgilerini artırmak ve aynı zamanda onları vatanseverlik ruhunda yetiştirmek için aktif ve verimli çalışıyorlar. İkinci Karabağ Savaşı bunu gösterdi. Hiçbir zaman Karabağ’ı görmemiş gençler Karabağ uğruna ölüme gidiyorlardı, ölmeye hazırdılar, şehit oldular, yaralandılar. Ancak yine de bu zafer için durmadılar” diye konuştu. Karabağ Üniversitesi’ne 1200 öğrenci kayıtlı Üniversitenin 20 Eylül’de yapılacak açılışının Azerbaycan için tarihi bir anlam ifade ettiğini belirten Aliyev, “Karabağ Üniversitesi’nin kurulması tarihi bir olaydır. Geçen yıl kasım ayında kararname imzalandı ve gerekli talimatlar verildi. Sovyet döneminde inşa edilen bina yeniden düzenlendi, işgal sırasında Ermenileştirilme izleri tamamen silindi. Parklar yapıldı, yeni eğitim binaları ve yurtlar inşa edildi” dedi. Şu anda okulda bin 200 öğrencinin kayıtlı olduğunu aktaran Aliyev, “Ülkemizin her bölgesinden öğrenciler büyük bir heyecanla geliyor. Altı fakülte kurulmuş durumda ve ilerleyen yıllarda Tıp Fakültesi de kurulacak” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.