SON DAKİKA
Hava Durumu

#Karbon Ayak Izi

Söz Bursa - Karbon Ayak Izi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karbon Ayak Izi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

BOSAB’da "Yeşil Dönüşüm" seferberliği: Sanayici karbon ayak izine odaklandı Haber

BOSAB’da "Yeşil Dönüşüm" seferberliği: Sanayici karbon ayak izine odaklandı

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), bölge sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Sanayi ve Yeşil Dönüşüm Bilgilendirme Semineri’ne ev sahipliği yaptı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Enerji Verimliliği Merkezi (BTSOEVM) uzmanları tarafından verilen seminerde sanayicilerin küresel rekabet gücünü artıracak yeşil OSB uygulamaları, enerji verimliliği, karbon ayak izi hesaplama yöntemleri ve dijital dönüşüm başlıkları detaylı bir şekilde ele alındı. Seminerin açılış konuşmasını yapan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, dünya ticaretindeki kuralların hızla değiştiğine dikkat çekti. Temiz ve verimli üretimin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Akyıldız, "Dün kaliteli üretmek yeterliydi; ancak bugün temiz ve verimli üretmiyorsanız küresel sahnede yeriniz daralıyor. Hayata geçirdiğimiz 'Yeşil OSB Dönüşüm Projesi' ile bölgemizi; enerjisini verimli yöneten, suyu geri kazanan ve karbon ayak izini azaltan yeni nesil bir üretim ekosistemi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşüm, bir tasarruf hamlesinin yanında Bursa’nın havasına ve suyuna sahip çıkma irademizin de somut bir göstergesi" ifadelerini kullandı. "HEPİMİZİN AYNI HEDEFE ODAKLANMASI GEREKİYOR" Dönüşümün başarısı için sanayicilerin desteğinin kritik olduğunu belirten Akyıldız, "Bu sürecin Bölge Müdürlüğümüz tarafından tek başına yürütülmesi mümkün değil. Altyapıyı kurgulamak ve süreçleri planlamak bizim sorumluluğumuzda; ancak dönüşümün sahadaki karşılığı sizlerin katkısı ve sahiplenmesiyle oluşacaktır. Bu bir takım işidir; en küçük işletmemizden en büyük fabrikamıza kadar herkesin aynı hedefe odaklanması gerekir." diye konuştu. "DÜŞÜK KARBON KRİTERİ TİCARETİN MERKEZİNE YERLEŞTİ" BTSO Enerji Verimliliği Merkezi Yöneticisi Canpolat Çınar, ticaretin kurallarının kökten değiştiğini ifade etti. Eskiden fiyat, kalite ve termin şartlarında alıcıyla anlaşıldığında satışın gerçekleşebildiğini belirten Çınar, "Ancak şimdi, özellikle Avrupa pazarındaki müşterileriniz bu denkleme düşük karbon kriterini de eklemenizi talep edecek." dedi. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile 2026 yılında mali yükümlülüklerin başladığını hatırlatan Çınar, "Bu vergiyi Avrupa’ya ödemek yerine tesislerimize yatırım yapıp verimliliğimizi artıralım. Ayrıca Yeşil OSB sertifikası alan firmalar; Dünya Bankası kaynaklı uzun vadeli yeşil kredilere erişimde öncelik kazanacak ve ihracatta 'güvenilir tedarikçi' unvanıyla rekabet avantajı sağlayacak" diye konuştu. "GELECEKTE EN BÜYÜK KISIT SU KOTASI OLACAK" Enerji Verimliliği Uzmanı Berna Durmuş ise sürdürülebilirliğin teknik standartlarına odaklandığı sunumunda ürün bazlı karbon ayak izinin (ISO 14067) önemine değindi. Karbon yönetiminin kârlılıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Durmuş, sanayicilere "Müşteri artık fabrikadaki toplam karbonu değil, satın aldığı tek bir ürünün karbon yükünü soruyor. Karbonu yönetmek, kârınızı yönetmektir. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Yeşil OSB olmanın ön şartıdır. Bursa sanayisi için su ayak izi (ISO 14046) de en az karbon kadar kritik; gelecekte en büyük kısıt 'su kotası' olacak." uyarısında bulundu. Seminer, bölge sanayicilerinin sorularının yanıtlanması ve Yeşil OSB yol haritası üzerindeki görüş alışverişi ile sona erdi.

İMSİAD’da Şeref Demir güven tazeledi Haber

İMSİAD’da Şeref Demir güven tazeledi

İMSİAD üyelerinin katıldığı Genel Kurul’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan İMSİAD Başkanı Şeref Demir, birlik beraberlik mesajı verdi. Sözlerine “Aynı sektörün, aynı mesleğin, aynı şehrin ve aynı sorumluluğun paydaşları olarak bir aradayız” ifadeleriyle başlayan İMSİAD Başkanı Demir, İMSİAD çatısı altında bulunmanın ortak paydasıyla, sektörel birlikteliğin en güzel örneğini verdiklerini söyledi. İMSİAD üyeleri olarak sahada, şantiyede ve masada benzer tecrübeleri, benzer zorlukları yaşadıklarını belirten Demir, “İMSİAD çatısı altında bizi bir araya getiren de tam olarak bu ortaklık duygusudur. Bu ortak zeminden baktığımızda, elbette sektörümüzün son dönemde önemli bir sınavdan geçtiğini görüyoruz. Artan maliyetler, finansmana erişimde yaşanan zorluklar, bürokratik zorluklar, arsa ve iş gücünde erişimdeki sıkıntılar, piyasalardaki dalgalanmalar ve belirsizlikler iş yaparken alacağımız kararları doğrudan etkilemektedir. Hepimizin iş yapma biçimini doğrudan etkilemektedir. Ancak tüm bu zorluklara rağmen sektörümüzün ülkemizin kalkınmasında, istihdamında ve şehirlerimizin geleceğinde vazgeçilmez bir rolü olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Deprem gerçeğiyle yüzleşmiş bir ülkede, güvenli ve nitelikli yapı üretimi artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur. Bu bilinçle 2026 yılına temkinli ama güçlü bir iyimserlikle giriyoruz” diye konuştu. Sektörde güç birliğinin önemine işaret eden Demir, “Hepimiz sahada, şantiyede ve masa başında benzer tecrübeleri yaşıyor benzer zorluklarla karşılaşıyoruz. İMSİAD çatısı altında bizi bir araya getiren temel unsur da işte bu ortak kader ve sorumluluk bilincidir. Bu ortak zeminden baktığımızda, sektörümüzün son dönemde önemli bir sınavdan geçtiğini hep birlikte görmekteyiz. Artan maliyetler, finansmana ulaşmada yaşanan güçlükler, bürokratik zorluklar, arsa ve işgücüne erişimdeki sıkıntılar, piyasalardaki dalgalanmalar ve belirsizlikler iş yaparken alacağımız kararları doğrudan etkilemektedir” dedi. İMSİAD ÇÖZÜM ÜRETİYOR Ekonominin zorlu süreçlerinden geçerken sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluklar düştüğüne işaret eden Demir, sözlerine şöyle devam etti: “Dernekler yalnızca sorunları dile getiren değil, çözüm üreten, muhataplarıyla diyalog kuran, yol gösteren ve inisiyatif alan yapılar olmak zorundadır. İMSİAD olarak bu dönemde tam da bu anlayışı benimsedik. Sorunları konuşmakla yetinmedik, çözüm önerilerimizi masaya koyduk. Bu doğrultuda, yerel yönetimlerimizle, akademik odalarla, üniversitelerle, siyasi partilerle ve ilgili kamu kurumlarıyla yakın temaslar kurduk. Sektörün ihtiyaçlarını doğru bir dille anlatmaya, gerçekçi ve uygulanabilir öneriler sunmaya özen gösterdik. Attığımız her adımı, üyelerimizin sahadaki gerçekleri, sektörün ihtiyaçları ve Bursa’mızın geleceği doğrultusunda, ortak akıl ve istişare anlayışıyla planladık. Basın toplantılarımızda ve kamuoyuna yaptığımız açıklamalarda da bu çizgiyi koruduk. Amacımız algıyı yönetmek değil, gerçeği konuşmak, sektörü doğru anlatmak oldu. Kentsel dönüşümün önemi, riskli yapı stoku, arsa sorunu, finansman, vergilendirme ve enflasyon muhasebesi gibi konularda net ve tutarlı bir duruş sergiledik.” Sektörün yalnızca ekonomik şartlarla değil, hızla gelişen teknoloji, değişen çevre ve iklim koşulları, yeni mevzuat düzenlemeleri ve her geçen gün azalan iş gücü gerçeğiyle de karşı karşıya olduğunu ifade eden Demir, inşaat sektörünün, klasik yöntemlerle yoluna devam edebilecek bir noktada olmadığını vurguladı. YEŞİL DÖNÜŞÜM FİRMALARIN GELECEĞİNİ BELİRLEYECEK İklim değişikliği, enerji verimliliği, karbon ayak izi, sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşümün yapı sektörünün geleceğini doğrudan şekillendirecek başlıklar olduğunu belirten Demir, ulusal ve uluslararası düzenlemelerin firmaları daha çevreci, daha verimli ve daha planlı üretim modellerine yönlendirdiğini, bu süreci doğru okuyan ve kendini buna göre dönüştüren firmaların ayakta kalacağını ileri sürdü. NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ SORUNU Sektörün en önemli sorunlarından birinin de nitelikli iş gücünün azalması olduğuna dikkat çeken Demir, “Usta bulmakta zorlanan, sahada verim kaybı yaşayan bir sektör yapısıyla karşı karşıyayız. Bu noktada çözümü yalnızca insan kaynağında değil, iş gücünü destekleyen sistem ve teknolojilerde aramak zorundayız. Endüstriyel üretim modelleri, prefabrik ve modüler yapı sistemleri, dijital şantiye uygulamaları, otomasyon ve yeni nesil yapım teknikleri; sektörümüz için artık bir alternatif değil, zorunluluk hâline gelmiştir. Daha az iş gücüyle, daha kaliteli, daha hızlı ve daha sürdürülebilir üretim yapabilen firmalar geleceği şekillendirecektir. İMSİAD olarak bu dönüşümü yalnızca izleyen değil; üyelerini bu sürece hazırlayan, yön gösteren ve destekleyen bir yapı olmayı hedefliyoruz” ifadelerinde bulundu. KENTSEL DÖNÜŞÜM DUYARLILIĞI Kentsel dönüşümün en fazla emek verdikleri başlıklardan biri olduğuna işaret eden İMSİAD Başkanı Şeref Demir, “Düzenlediğimiz kentsel dönüşüm zirvesiyle konuyu yalnızca teknik değil, sosyal, ekonomik ve şehircilik boyutlarıyla ele aldık. İlçe belediyelerimizle gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, yerel yönetimlerle sektörün aynı dili konuşmasının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük. Bursa Büyükşehir Belediyemizle Merinos–Soğanlı ve Altıparmak–Çarşamba bölgelerine ilişkin yürütülen çalışmalarda ise; yoğunluğu artırmadan, proje değeriyle finansmanı sağlanan, büyük ölçekli ve şehre değer katan dönüşüm modellerinin mümkün olduğunu ortaya koyduk. Burada altını özellikle çizmek isterim: Kentsel dönüşüm parsel bazlı değil, insan odaklı ve şehir ölçeğinde yapılmalıdır. Bursa yapı sektörünün; birlikte iş yapma kültürünü geliştirdiği takdirde, büyük alanları dönüştürebilecek güç ve kapasiteye sahip olduğunu ısrarla ifade ettik” dedi. Önümüzdeki dönemde üzerinde en fazla duracakları başlıklardan birinin de iş yapma kültürünü geliştirmek olacağını ifade eden Demir, tek tek yapılan işler yerine güçlerini birleştireceklerini, fonlar ve BES benzeri finansal enstrümanlarla desteklenen, büyük ölçekli kentsel dönüşüm projeleri üretmeyi hedeflediklerini dile getirdi. ŞEHRE DEĞER KATAN YAPILAR Amaçlarının ölçek büyüten, şehre değer katan ve birlikte kazanmayı mümkün kılan yapılar oluşturmak olduğuna dikkat çeken Demir, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bu vizyonun önemli bir adımı olarak uzun süredir üzerinde çalıştığımız İMSİFED – İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu’nu kurmuş olmanın gururunu yaşıyoruz. Federasyonumuzla birlikte yalnızca Bursa merkezli değil; bölgesel ölçekte daha güçlü, daha organize ve daha etkili bir temsil kabiliyeti elde ettik. Geleceği konuşurken gençlerimizi ayrı bir yere koymak zorundayız. Bu anlayışla kurduğumuz GENÇ İMSİAD, derneğimizin vizyonunun en somut göstergelerinden biridir. Genç meslektaşlarımızın enerjisi, fikirleri ve girişimci ruhu sektörümüzün yarınları için büyük bir değerdir. Bu dönemde sektörümüzün görünürlüğünü artıran fuar ve sanayici–müteahhit buluşmalarıyla; iş birliklerini güçlendirdik, Bursa inşaat sektörünün gücünü vitrine taşıdık. Dijitalleşme alanında attığımız adımlar da bu vizyonun bir parçasıdır. Yenilenen internet sitemiz, taşeron ve malzeme modülleri ile üyelerimizin iş süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Bu dönemde İMSİAD yalnızca söylem üreten değil; sorumluluk alan bir yapı olduğunu da göstermiştir. Özellikle yönetim kurulumuzdaki arkadaşlarımızın; gerek 6 Şubat depremleri sürecinde, gerekse derneğimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında gösterdikleri özveri ve katkılar, bu dayanışma ruhunun en somut göstergesidir. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.” Demir, geldikleri noktada yönetim kurulunun, komisyonların ve üyelerin emeğinin çok büyük olduğuna önümüzdeki dönemde de aynı anlayışla, ortak aklı önceleyen, teknolojiyi ve iş birliğini merkeze alan bir yaklaşımla yola kararlılıkla devam edeceklerini sözlerine ekledi. Demir’in konuşmasının ardından, Divan Kurulu oluşturuldu. Divan Kurulu şu isimlerden oluştu: Ömer Kumova (Divan Başkanı), Mehmet Kurt (Divan Başkan Vekili), Muzaffer Rızvanoğlu (Yazman), Cem Kaleli (Yazman) Divan Kurulu, yönetim kademelerinin belirlenmesinden önce, faaliyet raporu ve denetim raporunu okutarak oylamaya sundu. Yapılan oylamada, her iki rapor da oybirliğiyle kabul edildi. Tek listeyle gidilen seçimde, oy birliğiyle İMSİAD’ın yeni dönemdeki yönetim birimleri şu isimlerden oluştu. YÖNETİM KURULU ASIL Şeref Demir (Akyükselen İnşaat), Muhammed Adiloğlu (Adiloğlu Grup), Nurcan Özdemir (EPSA Yalıtım), İbrahim Cem Oflaz (CETA İnşaat), Doğan Gündüz (Paris İnşaat), Yılmaz Avşar (Beydağ İnşaat), Eyyüp Ceylan (N.Ceylan İnşaat), Sait Zorlu (Sait Zorlu İnşaat), Sinan Sulu (YKS PVC), İbrahim Taşır (Taşırsan İnşaat), Latif Altay (Altay Tasarım İnşaat) YÖNETİM KURULU YEDEK Osman Yıldız (Emin Yıldız İnşaat), Mustafa Hakkı Taşolar (Taşolar İnşaat), Selma Özsabuncu (Şenortaklar Cam), Onur Şiar Demir (Senfoni Mimarlık), Mehmet Demirci (FM DEM İnşaat), Savaş Pişkindemir (Pişkindemirler İnşaat), Ahmet Hilmi Kaşlıoğlu (Apeks Asansör), Burak Coşkun (Kurt Çini), Muhammet Kaya (Özkay Yapı), Mücahit Baylan (Baylan İnşaat), Nesim Yonat (Neyon Yapı) DENETİM KURULU ASIL Hacı Bekir Ergene (Ergene Mobilya), Nedim Yılmaz (3D Maket), Abdülkadir Fenerci (A Fener İskele) DENETİM KURULU YEDEK Sinan Özok (Ruşenoğlu Mimarlık), Osman Arslan (Diasansör), Şeref Yılmaz (Eşay İnşaat) DİSİPLİN KURULU ASIL Mahmut Sami Döven (DR Döven Mühendislik), Şinasi Güneş (Bemis Teknik Elektrik), İbrahim Dal (Uzdal İnşaat) DİSİPLİN KURULU YEDEK Şerefettin Demir (Demirkent İnşaat), Şükrü Merdim (Merdim İnşaat), Melikşah Kahveci (Kahveciler Hafriyat ve Yıkım) YÜKSEK DANIŞMA KURULU Ömer Kumova (Kumova Gayrimenkul İnşaat), Mehmet Kurt (LİK Yapı), Ali Tuğcu (Tuğcuoğlu Mimarlık), Murat Demir (Bursa Referans Yapı), Muzaffer Rızvanoğlu (Rızvanoğlu İnşaat), İsrafil Karataş (Karnur İnşaat), Hüseyin Ergün Kıratlı (Kıratlı İnşaat), Mümin Bostancı (Bostancı İnşaat) İMSİFED DELEGELERİ İSİM LİSTESİ ASIL Şeref Demir Akyükselen İnşaat İbrahim Cem Oflaz Ceta İnşaat Muhammed Adiloğlu Başolhan İnşaat Nurcan Özdemir Epsa Yalıtım Latif Altay Altay Tasarım İnşaat Hakan Özdemir Kapı Dünyası Yusuf Berat Rızvanoğlu Berat Rızvanoğlu İnşaat Sait Zorlu Sait Zorlu İnşaat İbrahim Taşır Taşırsan İnşaat Onur Şiar Demir Senfoni Mimarlık Selma Özsabuncu Şenortaklar Cam Hüseyin Kul Dekostar Yalıtım Şeref Yılmaz Eşay İnşaat Hacı Bekir Ergene Ergene Mobilya Özgür Şimşek Zone iNŞLAAT Kenan Taşköprü Ekip Birlik İnşaat Nedim Yılmaz 3D Maket Fatih Tahtalı Tahtalı Grup Ferdi Aslan FA Arslanhan İnşaat Berat Kılıçaslan Hikmet Kılıçaslan İnşaat Malzemeleri ******* YEDEK Mücahit Baylan Baylan İnşaat Ahmet Hilmi Kaşlıoğlu Apeks Asansör Nesim Yonat Neyon Yapı Serdar Burak Uslu SBU Harita Aydın Yılmaz Albena İnşaat Salim Uçak Uçak Asansör Durali Balım Nekas Proje Mobilya Serkan Saltık Miray A.Ş. Uğur Yıldırım Asvip Asansör Gökhan Yavuz Endogaz Macid İlker Kıvam Grup Şenol Amil Bitek Yapı Şenol Tongal Bursa Cephe Bedri Polater FSM Yapı Hayri Altan Altınbaşak İnşaat Utku Akçay UAT Grup Müslüm Bankır MB Group İnşat Serhat Yıldız Seyil İnşaat Burak Coşkum Kurt Çini Muhammet Kaya Özkay Yapı Genel Kurul’un sonunda teşekkür konuşması yapan İMSİAD Başkanı Şeref Demir, seçime tek listeyle gidilmesinin, İMSİAD’daki birlik beraberliği yansıttığına işaret etti. Divan Kurulu başta olmak üzere Genel Kurul’a katılım sağlayan bütün üyelere teşekkür eden Demir, önümüzdeki dönemde İMSİAD’ın hizmet binasını inşa sürecini de başlatacaklarını sözlerine ekledi. İMSİAD’ın yeni yönetim birimlerinin topluca fotoğraf çekiminin ardından Genel Kurul Toplantısı sona erdi.

İbrahim Burkay: "Bilgiye yatırım yapan firmalar geleceğin dönüşümünü yönetir" Haber

İbrahim Burkay: "Bilgiye yatırım yapan firmalar geleceğin dönüşümünü yönetir"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Akademi, 2025 yılında da iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına yanıt veren eğitim ve gelişim programlarıyla Bursa ekonomisine değer katmayı sürdürdü. Dijital dönüşümden dış ticarete, finans yönetiminden kurumsallaşmaya, yeşil dönüşümden mevzuat eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede kurgulanan programlar, firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir rehberlik sundu. Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni Nesil Eğitim Programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 Yılda 800 Eğitim, 116 bin Katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren BTSO Akademi kapsamında bugüne kadar 800’e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. “Bilgiye Yatırım Yapan Firmalar Dönüşümü Yönetir” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, “Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi’yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak.” diye konuştu. “BTSO Akademi Firmaları Dönüşüm Yolculuğuna Hazırlıyor” 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, “Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

DOSABSİAD’ın 2026 rotası: Bilgi odaklı üretim ve sürdürülebilir büyüme Haber

DOSABSİAD’ın 2026 rotası: Bilgi odaklı üretim ve sürdürülebilir büyüme

Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, göreve geldikleri 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılı hedeflerini paylaştı. Geçtiğimiz yılda küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide çarkların döndüğünü vurgulayan Başkan Kutlualp DOSABSİAD’ın üyelerini; sanayide yapay zekâdan yeşil dönüşüme, finansman yönetiminden tüketici trendlerine kadar geniş bir yelpazede geleceğe hazırladığını söyledi. Bursa iş dünyasının en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan; tekstilden otomotive, kimyadan gıdaya kadar pek çok sektörde faaliyet gösteren 600’e yakın firmayı bünyesinde barındıran bölgede üyelerine hizmet veren DOSABSİAD, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerini ve 2026 yol haritasını kamuoyuyla paylaştı. DOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, dernek üyelerinin 5,5 milyar dolarlık ihracat hacmi ve 55 bin kişilik istihdam kapasitesiyle Türkiye ekonomisine stratejik katkı sunduğunu vurguladı. Küresel ekonomik zorluklara rağmen sanayide üretim çarklarının dönmeye devam ettiğine dikkat çeken Kutlualp, 2025 boyunca üyelerin değişen koşullara hızlı uyum sağlaması için; sanayide yapay zekâ uygulamaları, yeşil dönüşüm, finansman yönetimi ve tüketici trendleri başlıklarında çalışmaları yoğunlaştırdıklarını söyledi. Bu kapsamda yıl içinde düzenlenen eğitimler, bilgilendirme oturumları ve sektör buluşmalarıyla üyelerin güncel gelişmeleri sahaya daha hızlı yansıtmasına katkı sunduklarını ifade eden Kutlualp, DOSAB ile ilişkileri ve iş birliğini güçlendirme başlığında da somut adımlar attıklarını belirterek, “DOSAB komitelerinde DOSABSİAD yönetiminden arkadaşlarımızın da aktif katılımını sağlayarak, tam bir iş birliği ve eşgüdüm içerisinde hareket ettik.” dedi. Kutlualp, 2026 yılı için ise “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasını öne çıkardı. YAPAY ZEKÂ EĞİTİMLERİYLE ÜRETİMDE YENİ DÖNEM DOSABSİAD’ın yıl boyunca sanayiciye "pusula" olduğunu vurgulayan Kutlualp, "Rekabette öne geçmenin yolu, geleceği bugünden görmekten geçiyor. Bu vizyonla, dünyanın önde gelen trend analiz otoritesi WGSN ile üyelerimizi buluşturarak, 2026 ve sonrasının tüketici beklentilerini üyelerimizle analiz ettik. Sadece trendleri değil, teknolojiyi de üretime entegre ettik. AIT iş birliğiyle düzenlediğimiz yapay zeka eğitimlerinde, desen tasarımından üretim bandına kadar yapay zekanın sağladığı hız ve maliyet avantajlarını üyelerimize uygulamalı olarak gösterdik." dedi FİNANSMAN VE AR-GE KÖPRÜLERİ KURULDU Sanayicinin ihtiyaç duyduğu her alanda çözüm ortağı olduklarını belirten Kutlualp, "BUTEKOM’a yaptığımız stratejik ziyaretlerle, katma değerli üretimin anahtarı olan Ar-Ge ve inovasyon süreçlerini destekledik. Bununla birlikte ekonomi danışmanlarımızla düzenlediğimiz toplantılarda küresel piyasaları ve 2026 projeksiyonlarını mercek altına alırken; Türk Eximbank yetkilileriyle üyelerimizi bir araya getirerek, ihracatın finansmanı ve alacak sigortası gibi hayati konularda sanayicimize rehberlik ettik." diye konuştu. "BÜYÜK BİR AİLE OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK" DOSABSİAD’ın sosyal yönünün de çok güçlü olduğunu hatırlatan Kutlualp, “İşin merkezinde insan var; bu yüzden odağımız üretimin yanında ekip ruhunu da güçlendirmek. Bu yıl 18.’sini düzenlediğimiz Geleneksel Futbol Turnuvası ile DOSAB sahalarında birlik ve beraberliğimizi pekiştirdik. Çalışanlarımıza yönelik stres yönetimi seminerleri ve Medicana Sağlık Grubu’yla imzaladığımız protokol ile, büyük DOSABSİAD ailesinin her ferdinin yanında olduğumuzu hissettirdik” ifadelerini kullandı. “VERİYİ DOĞRU OKUYAN SANAYİCİ BİR ADIM ÖNE GEÇİYOR” 2026 vizyonlarını “Bilgi Odaklı Üretim ve Sürdürülebilir Büyüme” temasıyla şekillendirdiklerini ifade eden Kutlualp, yeni dönemde veriye dayalı karar alma kültürünü üyeler arasında yaygınlaştıracaklarını söyledi. Kutlualp, “Üretimde hız kadar isabet de önemli. Veriyi doğru okuyan, maliyetini yöneten, sürdürülebilirlikte standart yakalayan sanayici bir adım öne geçiyor. 2026’da bu yaklaşımı sahaya indirecek programlara ağırlık vereceğiz” dedi. Yeni dönemde yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, kaynak yönetimi ve karbon ayak izi gibi başlıklarda firmalara yol gösterecek içerikler planladıklarını belirten Kutlualp; yapay zekâ, otomasyon ve dijitalleşme tarafında ise eğitimleri sektör ihtiyaçlarına göre derinleştirerek devam ettireceklerini aktardı. Finansmana erişim ve ihracatın sürdürülebilirliği konusunda da üyeler için daha fazla temas kuracaklarını dile getiren Kutlualp, “Eximbank başta olmak üzere ilgili kurumlarla temaslarımızı artıracak, firmalarımızın hem pazar hem finansman kanallarını güçlendirecek buluşmaları çoğaltacağız” ifadelerini kullandı. Kutlualp ayrıca 2026’da kurumlar arası iş birliği ve bilgi paylaşımı başlıklarını büyütmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, “DOSABSİAD çatısı altında güçlü bir ağ var. 2026’da ortak aklı büyüten, üyeler arası etkileşimi artıran, sahaya temas eden bir takvimle ilerleyeceğiz” diye konuştu.

Bakan Bolat: "Enerji üretiminin yüzde 40'ı yenilebilir kaynaklardan" Haber

Bakan Bolat: "Enerji üretiminin yüzde 40'ı yenilebilir kaynaklardan"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Hükümetimiz 2053 yılına kadar net sıfır karbon hedefini benimsemiş ve bu hedef doğrultusunda yeşil mutabakat eylem planını yürürlüğe koymuştur" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, COP, Paris İklim Anlaşması ve Yeşil Mutabakat çerçevesinde çevreci politikaların ekonomik faydalarını ve ticaretin bu dönüşümdeki rolünün ele alındığı İklimsel Kalkınma Zirvesi’ne (İKAZ) katıldı. Program çerçevesinde Türkiye’nin Yeşil Mutabakatı çerçevesinde yeşil dönüşümü, yenilenebilir enerji kaynaklarını ve yenilikçi teknolojileri merkeze alan bir büyüme stratejisi değerlendirildi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, İş dünyası ve STK temsilcilerinin yer aldığı programda zirvenin yeni dönemdeki politikalara önemli katkılar sağlayacağı vurgusu yaptı. Bakan Bolat, küresel ticaretin karbon ayak izini azaltmaya yönelik standartlar ve düzenlemelerle önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, bu dönüşüm ve düzenlemelerin hem ekonomiye hem de üretim süreçlerine için önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. Bakan Bolat, mevcut sürecin ekonomideki rekabetçiliği arttırarak ihracatımızın sürdürülebilir büyümesine de katkılar sağlayacağını kaydetti. “HÜKÜMETİMİZ 2053 YILINA KADAR NET SIFIR KARBON HEDEFİNİ BENİMSEDİ” Bolat, 2019 yılında Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakata Uyum Programı yol haritasını açıkladığını ifade ederek, Biz de Türkiye olarak hemen ardından 2021 yılında Paris anlaşmasını onayladık. Hükümetimiz 2053 yılına kadar net sıfır karbon hedefini benimsemiş ve bu hedef doğrultusunda yeşil mutabakat eylem planını yürürlüğe koymuştur. Bu kapsamda tüm paydaş kurumlarla birlikte şirketlerimizin de enerji verimliliğini arttırmasını kaynakların daha etkin kullanılmasını ve dijital dönüşümünü gerçekleştirmesini teşvik ediyoruz ve hedefliyoruz. Bu desteklerle özellikle ihracatçılarımızın uluslararası standartlara uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçlamaktayız” açıklamasında bulundu. “ENERJİ ÜRETİMİNİN YÜZDE 40’I YENİLENEBİLİR TEMİZ ENERJİ KAYNAKLARINDAN ELDE EDİLİYOR” Karbon nötr bir ekonomik yapıya geçiş için öncü teknolojilere yatırımlar yaptıklarına da dikkati çeken Bolat, “Elektrikli araçlar yenilenebilir enerji sistemleri, ve batarya teknolojileri gibi alanlarda atılan adımlar Türkiye’nin küresel rekabet gücüne de büyük katkılar sağlayacaktır. Enerji alanında kıymetli bakan yardımcımız konuşmasında ortaya koydular. Türkiye bundan 20 yıl önce hiç konuşulmayan rüzgar enerjisi, güneş enerjisi, jeotermal enerji gibi alanlarda yaptığı büyük ataklarla toplam enerji üretimimizin yüzde 16’sını bu üç kaynaktan hidroliği de kattığımızda yüzde 40’ın üzerinde bir enerji üretimini yenilenebilir temiz enerji kaynaklarından sağlamayı başarmıştır” ifadelerine yer verdi. Bakan Bolat, yeşil dönüşümün sadece bir çevre politikası olmadığını aynı zamanda bir büyüme stratejisi olduğunu söyleyerek, düşük karbonlu sanayi modellerine geçiş yaparken fosil yakıtları olan bağımlılığın azaltıcı, enerji arz güvenliğini ise arttırıcı politikalar yürüttüklerini dile getirdi. İklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin hayati önemde olduğu bilincinde olduklarını dikkati çeken Bolat, Türkiye olarak hem milli hem de uluslararası düzeyde bu iklim değişikliğiyle mücadeledeki hedeflere ulaşmak için işbirliğine açık bir yaklaşım sergilediklerinin altını çizdi. “SDKM, AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNE İHRACAT YAPAN ÜLKELERİN KARBON EMİSYONLARINI AZALTMA SÜREÇLERİNİ DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRDİ” Yeşil dönüşüm sürecinde alınan bazı tedbirlerin tek taraflı ticari tedbirler haline dönüşmemesi gerektiğini de vurgulayan Bolat, “Hepimizin malumu Avrupa Birliği küresel ölçekte yeşil dönüşüm sürecine önemli öncülük eden aktörlerden birisidir. AB'nin 2019 yılında ilan ettiği yeşil mutabakat ile yalnızca karbon emisyonlarını azaltmayı değil ticaret ortaklarını da bu sürecin bir parçası haline getirmeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, 2026 yılında tam olarak uygulanmaya başlanacak olan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), küresel ticaret sisteminde önemli bir dönüm noktası olacaktır. Çünkü SDKM, karbon yoğun ürünlerin AB’ye ithalatında karbon vergisi uygulanmasını öngören bir mekanizmadır. İlk aşamada demir çelik, alüminyum, çimento, elektrik ve gübre gibi sektörleri ciddi bir şekilde etkileyecek bu düzenleme, Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yapan ülkelerin karbon emisyonlarını azaltma ve üretim süreçlerini daha sürdürülebilir hale getirmiştir” diye konuştu. “‘SINIRDA KARBON DÜZENLEME MEKANİZMASI’ TÜRKİYE'Yİ YENİ MALİYETLERE VE RAPORLAMA GEREKLİLİKLERİNE MECBUR BIRAKMAKTA” Türkiye açısından ‘Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ düzenlemesinin çok hayati önemde olduğunu dile getiren Bolat, “Toplam ihracatımızın yüzde 41’ni Avrupa Birliği 27 üye ülkesine yapmaktayız. SKDM kapsamına giren bu bahsettiğim ürünler özelinde baktığımızda Avrupa Birliği'ne 2023 yılında yaptığımız ihracat miktarı 9 milyar 800 milyon dolardı. Dünyaya ise bu ürünlerde yaptığımız ihracat da 23 milyar 300 milyon dolar mertebesindedir. Bu kapsamda 2023 yılında söz konusu bu 5 sektördeki ürünlerde AB'ye yaptığımız ihracat dünyaya aldığımız ihracatın içinde yüzde 42’lik bir pay oluşturmaktadır. Bu durum Türkiye'nin karbon yoğun sektörlerdeki ihracatında yeni maliyetlere ve raporlama gerekliliklerine mecbur bırakmaktadır” şeklinde konuştu. “AB’nin uygulamaya koyduğu sınırda karbon düzenleme tedbirleri küresel ticaret sistemine göre tasarlanmalı” Avrupa Birliği'nin mevcut politikalarının yalnızca çevreyi koruma amacı taşımadığını aynı zamanda küresel ticaretin kurallarını da yeniden şekillendirdiğini işaret eden Bolat, “Burada bizim Türkiye olarak inandığımız ve Avrupa Birliği yetkililerine her fırsatta söylediğimiz söz şudur. Tek taraflı ve ayrımcı ticari tedbirler haline gelmemelidir bu düzenlemeler. Avrupa Birliği tarafından uygulamaya konulan sınırda karbon düzenleme tedbirler küresel ticaret sisteminin kurallarına tam uyumlu şekilde tasarlanmalıdır. Kendi ulusal üretimlerini koruyucu, ayrımcı bir nitelik taşımamalıdır” vurgusunu yaptı. Bakan Bolat, Türkiye’deki ticaret sektörlerinin yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenmemesi için ilgili sektör paydaşlarıyla yakın işbirliği içinde çalışmalarını sürdürdüklerini de aktardı. “GÜMRÜK BİRLİĞİ YAPISININ MODERNİZASYONU GÖRÜŞMELERİ KAPSAMINDA ÇEVREYE DUYARLI TİCARET HEDEFLERİYLE STRATEJİLER GELİŞTİRİYORUZ” Uluslararası ticaret sisteminin adil ve kapsayıcı bir şekilde ilerlemesi hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik işbirliği açısından kritik önem içerdiğini söyleyen Bakan Bolat, “Gelişmiş ülkelerin karbon emisyonlarını tarihsel sorumluluklarını hatırlayarak gelişmekte olan ekonomilere, ülkelere adil finansman, teknoloji transferi ve teknik yardım gibi mekanizmaları sağlamaları gerektiğine Türkiye olarak inanıyoruz. Bu çerçevede Avrupa Birliği ile sahip olduğumuz gümrük birliği yapısının modernizasyonu görüşmeleri kapsamında çevreye duyarlı üretim ve ticaret hedefleriyle uyumlu stratejiler geliştiriyoruz. Avrupa Birliği ile yürütülen teknik ve siyasi düzeydeki işbirliği mekanizmaları bu dönüşüm sürecinde Türkiye'nin çıkarlarını koruyacak şekilde ilerlemektedir. “İhracatçıların SKDM uyum sağlamalarını kolaylaştırmak Responsible’ Sorumluluk Destek Programını hayata geçirdik” İhracatçıların SKDM uyum sağlamalarını kolaylaştırmak için çeşitli destek mekanizmaları oluşturduklarını da kaydeden Bolat, şu ifadelere yer verdi: “Bu çerçevede üç temel aşamadan oluşan bir danışmanlık sistemi olan ‘Responsible’ Sorumluluk Destek Programını hayata geçirdik. Program kapsamında ihracatçılarımıza karbon ayak izlerini azaltmak, süreçlerini dijitalleştirmeleri ve enerji verimliliklerini arttırmaları için rehberlik ediyoruz. Burada alacakları eğitim ve danışmanlık hizmetleri kapsamında kendilerine yaptıkları giderler için 5 yıl boyunca yüzde 50 oranında ve toplamda 10 milyon Türk lirasına kadar hibe destekler Ticaret Bakanlığımızca verilmektedir. Böylece karbon raporlama standartlarına uyum sağlamak ve Avrupa Birliği'nin talep ettiği çevre standartlarını karşılama konusunda önemli kolaylık elde edeceklerdir.” Program, Bakan Bolat’ın konuşmasının ardından hediye takdimi ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.