SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kardeşlik

Söz Bursa - Kardeşlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kardeşlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek’ten 12. Yargı paketi müjdesi! Haber

Bakan Gürlek’ten 12. Yargı paketi müjdesi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, ''Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz’’ dedi. Bir dizi programa katılmak üzere Diyarbakır’a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk olarak Diyarbakır Valiliği'ni ziyaret etti. Şeref defterini imzalamasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını paylaşmak için burada olduklarını söyledi. Herkesin şahit olduğu üzere Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıktığını belirten Bakan Gürlek, "Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil, insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil, gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır. Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil, hakkın yanında olandır. Kıymetli kardeşlerim, yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan bu işgaller de benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye'mizin lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aklıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah'ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz. Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek’’ diye konuştu. ''BİZ BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ’’ Bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkeyi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakı'nın duruşunun ülke ve bölge için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade eden Bakan Gürlek, "Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Devlet Bahçeli'ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup, güçlü Türkiye davamıza hizmet eden terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz’’ şeklinde konuştu. ''DİYARBAKIR’IN BÖLGEMİZ AÇISINDAN TAŞIDIĞI STRATEJİK ÖNEMİN FARKINDAYIZ’’ Adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde iradelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, şöyle devam etti: ''Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sisteminin en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışla hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan adalet bakanlarımızın adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmaların devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz. Büyüyen, gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır'ımızın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla bugün Diyarbakır ziyaretimizi yaptık. Diyarbakır'ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik önemin farkındayız. Adalet Bakanı olarak Bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yürütülen çalışmaların sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz.’’ ''12. YARGI PAKETİMİZ İNŞALLAH KISA SÜREDE MECLİSE SUNULACAK’’ Adalet Bakanlığı olarak adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, etkin ve erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisinde olduklarını ifade eden Bakan Gürlek, şunları söyledi: ''Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatta her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz, ihtiyaçlarını görüyoruz. Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. Yargı Paketimiz inşallah kısa sürede Meclise sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum; milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye, terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu topraklar binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şartta vatandaşının yanındadır. Adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir.’’

Erdoğan: "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" Haber

Erdoğan: "Barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, Ramazan ayında Türkiye’nin 81 vilayetinin dört bir yanında rahmet ve bereket mevsiminin manevi atmosferini Türk milletiyle beraber yaşadıklarını belirterek, Ramazan ayı boyunca bakanlar başta olmak üzere genel başkan yardımcıları, MKYK üyeleri, milletvekilleri ve tüm teşkilatlarla beraber tam kadro sahada olduklarını ifade etti. "PARTİMİZİN ÇINARLARI VE YAŞAYAN HAFIZALARI OLARAK GÖRDÜĞÜMÜZ HERKESİN BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VARDIR" AK Parti’nin, Akif İnan'ın ‘Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri’ sözünün vücut bulmuş hali olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kökü mazide gözü atide olan bu hareket evvel emirde bir vefa hareketidir. Çeyrek asırlık yolculuğumuzda biz daima bunu yaptık. Gençlerimizin heyecanı ve dinamizmiyle ak saçlılarımızın tecrübesi ve ferasetini harmanladık. Ağırbaşlılık, vakar ve olgunluk ile özgüveni, coşkuyu ve kabına sığmamayı aynı potada erittik. Kadrolarımızı sürekli yenilerken emektarlarımızla irtibatımızı her zaman güçlü bir şekilde muhafaza ettik. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur. Bu davaya omuz vermiş bu harekete katkı sunmuş partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır" dedi. Şehit aileleri, gaziler, yaşlı ve engelli vatandaşlar ile Sosyal Politikalar Başkanlığı aracılığıyla iftar ve sahurlarda bir araya geldiklerini aktaran Başkan Erdoğan, Kadın ve Gençlik Kolları aracılığıyla üniversitelerde gerçekleştirilen iftarlarla yaklaşık 500 bin genç ile Ramazan sevincini yaşadıklarını kaydetti. "Belediyelerimiz 10 milyon insanımızın kalbine dokundu" ‘İftara Beş Kala’ geleneğiyle 1 milyon 170 bin kumanyayı iftara yetişemeyenlere ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, "Sivil toplum kuruluşlarımızla bir araya gelerek istişare ettik. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken, AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye'yi de elbette unutmadık. Belediyelerimizin ve teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk. Belediyelerimiz; yardım kolileri, alışveriş kartları, iftar programları, maddi destekler ve diğer çalışmalarıyla 10 milyon insanımızın kalbine dokundu. Sadece ‘Gönül Sofraları’ programıyla bir milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif'te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşlarımızı da ihmal etmedik. Düzenlediğimiz çeşitli programlarla onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık" diye konuştu. "BÖLGEMİZ SON ASRIN EN SANCILI, EN MEŞAKKATLİ GÜNLERİNİ YAŞIYOR" İsrail’in kışkırtmaları sonucu 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlatılan savaşın bölgeyi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyden haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı, en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi güya dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor. Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısıyla yürekleri Kerbela’ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir" açıklamasında bulundu. "BİZ NE KARDEŞLERİMİZ VE KOMŞULARIMIZ ARASINDA AYRIM YAPARIZ NE DE KARDEŞLERİMİZİN ACILARINA SEYİRCİ KALIRIZ" "Bombaların enkaza çevirdiği şehirler aynı şekilde bizim şehirlerimizdir. Tahrip edilen, yıkılan, talan ve tarumar edilen yerler bizim bölgemizdir" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İsfahan’da, Tebriz'de, Tahran'da dökülen gözyaşlarının Erbil'de, Amman'da, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Sana'da, Doha'da, Riyad'da ve bölgemizin diğer kardeş şehirlerinde dökülenlerden Allah aşkına ne farkı var? Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali, Ömer, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var? İster İran'da ister körfezde olsun atılan her füzeyle zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebi ile kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar ve dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir ilke değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın Türk, Kürt, Arap ya da Farisi olmamızın Allah aşkına bir farkı var mı? Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi? Biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız." "BÖLGEMİZDE KAN GÖVDEYİ GÖTÜRÜRKEN BİN YIL ÖNCEKİ TARTIŞMALARI YENİDEN AÇMAYI DOĞRU BULMUYORUZ" Türkiye’nin ve Türk milletinin iyi günde dost ve kardeş bildiği halkları kötü günde yalnız bırakmayacağına dikkati çeken Erdoğan, "Hele hele bölgemizde kan gövdeyi götürürken bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri yeniden açmayı, vahdete değil fitneye hizmet edecek gündemlerin peşine takılmayı asla ve asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyiz. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen psikolojik harekatlara karşı son derece dikkatliyiz. Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm’in bölgemizi hedef alan böl, parçala, yönet planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ve tartışmayı reddediyoruz. Dünyanın en stratejik bölgesinde Türkler, Araplar, Kürtler, Farslar olarak asırlardır bir arada yaşıyoruz. Aynı coğrafyayı paylaşıyoruz. Ortak coğrafyamızda yüzlerce yıldır acımız, derdimiz, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak, beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız. Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi. "MÜSLÜMANLARIN MESCİD-İ AKSA'DA İBADET ETME HAKKI GASP EDİLEMEZ, ENGELLENEMEZ, YASAKLANAMAZ" Başkan Erdoğan, savaş’ın İsrail’in savaşı olmasına rağmen ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanların ardından tüm insanlığın ödediğini belirterek, "Netenyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor. Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında iki Mart'tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş, 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden, yurdundan edinmiştir. İsrail, Suriye'yi de rahat bırakmıyor. Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden mütecaviz eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'yı 27 gündür kapalı tutuyor. İsrail'in kapısına kilit vurduğu Mescid-i Aksa'da 1967’den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmedi. Bu kural tanımazlık, bu haydutluk her şeyden önce iki milyar Müslüman'ın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır. Hangi bahaneyle olursa olsun Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasp edilemez, engellenemez, yasaklanamaz" şeklinde konuştu. "KUDÜS'Ü ŞERİF-İ VE MESCİD-İ AKSA'YI SAVUNMAK İNSANLIĞI SAVUNMAKTIR" "İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi asli vazifemizdir" Mescid-i Aksa’ysa sahip çıkmanın insanlığın gereği olduğunu aktaran Erdoğan, "Bu gerçeği Kudüs şairi rahmetli Nuri Pakdil; ‘Vicdan aklını koruyabilen her insanın sadece Filistin'de değil bütün İslam coğrafyasında işlenen cürümlere karşı hiçbir şey yapamıyorsa en azından bir tavır alması, bunları içinden yargılayarak mahkum etmesi çağdaş insan olmanın gereğidir’ diye anlatıyor. Şimdi tutsak El-Aksa bütün Müslümanların inançlarını yıkmayı amaçlayan bir inanç cinayetinin suçsuz kurbanı olarak Müslümanların kalplerinde sayfaları yırtılmış kitap gibi duruyor. Tutsak Kudüs'e borcumuz Kudüs'ü savunmaktır, özgürlüğüne kavuşturmaktır. Kudüs'ü savunmak, gerçek bağımsızlığı savunmaktır. Ben de bugün diyorum ki Kudüs'ü Şerif-i ve Mescid-i Aksa'yı savunmak insanlığı savunmaktır. Güncel gelişmelerden bağımsız olarak İslam dünyasının Mescid-i Aksa'yı hedef alan devlet terörüne itiraz etmesi sesini yükseltmesi olabilecek en güçlü tepkiyi vermesi asli vazifemizdir. Türkiye bu noktada üzerine düşenleri yapmayı sürdürecektir. Kudüs’e sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu. "BARIŞÇIL DIŞ POLİTİKAMIZDAN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ" Türkiye’nin bölgenin her karışında barışın, adaletin ve istikrarın tesisinden yana olduğunu dile getiren Erdoğan, "Evrensel insani değerlerin, farklı kültürlerin, farklı kökenlerin, farklı inanç mensuplarının bir arada yaşama iradesinin en güçlü savunucusuyuz. Fakat her hukuksuzluğun, her türlü haydutluğun ve zorbalığın da kimden gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayız. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak etrafımızı saran nefret söylemlerine savaş çığırtkanlıklarına ve çatışma iklimine asla teslim olmayacağız. Tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın haklı özgüveniyle hareket edecek aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla kaybetmeyeceğiz. Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız" dedi. "ANA MUHALEFET PARTİSİNİN KARİKATÜR GENEL BAŞKANI DIŞINDA MİLLETİMİZ TÜRKİYE’NİN NE YAPMAYA ÇALIŞTIĞININ GAYET FARKINDADIR" "Ana muhalefet partisinin karikatür Genel Başkanı dışında aziz milletimiz ve bölgedeki tüm kardeşlerimiz Türkiye'nin ne yapmaya çalıştığının, neyin mücadelesini verdiğinin gayet farkındadır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye doğru yoldadır, doğru yerdedir. Doğru bir politika izlemektedir. Hem kardeş İran halkı hem kardeş körfez ülkeleri hem de tüm dünya bunun bilincindedir. Her zeminde de Türkiye'nin tavrından övgüyle bahsediyorlar. Partimize ve ittifakımıza oy versin veya vermesin; milletimiz de bu fırtınalı dönemde Türkiye'nin kaptan köşkünde bizim olmamızdan dolayı Allah'a hamd ediyor, ‘iyi ki Türkiye'yi AK Parti yönetiyor’ diyorlar. Milletimizin bu güvenini inşallah boşa çıkarmayacağız. Türkiye Partisi olmayı bir türlü beceremeyen CHP'nin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeyeceğiz. CHP aktörlerce körüklenen savaş çığırtkanlıklarına kulak asmayacağız. Gelinen noktada ana muhalefetin başındaki zatın aklı ile dili arasındaki bağ kopmuş, söylemlerinde tutarlılık kalmamış siyasi itibarı tamamen sıfırlanmıştır. Vesayet altında olduğu kamuoyunca bilinen bir şahsın Türkiye'nin dik ve dirayetli duruşuna dil uzatması ise kara mizah örneğidir. Ufku ve vizyonu dar olanların bizi anlamasını zaten beklemiyoruz. Dikkat ederseniz CHP Genel Başkanı'nı artık kendi seçmeni bile kale almıyor. Türk dış politikasına getirdiği eleştirilere en başta CHP'li vatandaşlarımız gülüp geçiyor. Ona buna sataşarak siyasette itibar devşirmeye çalışan bu zavallıyı biz bir kez daha kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz." "ÖNCELİĞİMİZ SAVAŞIN OLUMSUZ EKONOMİK ETKİLERİNDEN HALKIMIZI KORUMAKTIR" Önceliklerinin savaşın olumsuz ekonomik etkilerinden Türk halkını korumak olduğunu bildiren Erdoğan, "Belirsizliğin ve tedirginliğin küresel düzeyde tırmandığı mevcut şartlarda piyasalarda dalgalanmaların yaşanmasını doğal karşılıyoruz. Dönemsel sıkıntılarımız olabilir. Geçici olarak bazı zorluklarla karşılaşabiliriz. Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan durumlar Allah'ın izniyle bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır. Hedeflerimize bağlıyız. İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız. Türkiye ekonomisi hamdolsun bu güce, bu kapasiteye ve dayanıklılığa fazlasıyla sahiptir. 23 yıl boyunca karşılaştığı onca engele, bölgesinde yıllardır eksik olmayan krizlere ve çatışmalara, içeride FETÖ'den belediyeleri haraca ve rüşvete bağlayan suç örgütlerine kadar nice kifayetsiz muhteristen yediği darbelere rağmen yıkılmayan, sendelemeyen tam tersine kaya gibi sağlam duran bir Türkiye gerçeği var. Kimse bu Türkiye'ye diz çöktüremeyecek. Göreceksiniz, inşallah kazanan Türkiye olacak. Kazanan 86 milyon mensubuyla Türk milleti olacak. Kazanan kardeşlik, barış, adalet, barışı savunanlar olacak. Kazanan AK Parti ve Cumhur İttifakı gibi zor zamanda yine tarihin doğru tarafında akıl, izan ve vicdanın safında yer alanlar olacak. Hem ülkemiz içinde hem de bölgemizde dengeli, mutedil ve makul siyaset çizgisinden ayrılmayacağız" açıklamasında bulundu.

Bahçeli: Türk ve Kürt anca beraber kanca beraberdir! Haber

Bahçeli: Türk ve Kürt anca beraber kanca beraberdir!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli, İran-İsrail-ABD savaşı ve Terörsüz Türkiye başta olmak üzere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan Bayramı’nı geride bıraktıklarını anımsatan Bahçeli, Bayram boyunca savaşların devam ettiğini belirterek, "Ramazan Bayramı’nı doğasına müzahir şekilde hangi seviyede kutlayabildiğimizi elbette takdirlerinize sunuyorum. Siyonist-emperyalist cinayet şebekesi Ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi" açıklamasında bulundu. "ARAMIZA SAÇILMAK İSTENEN NİFAK TOHUMLARINI ÇÜRÜTMEK İÇİN HER ZAMANKİNDEN FAZLA ARZULUYUZ" Bahçeli, etrafa kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ettiklerinin altını çizerek, "Milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden fazla arzuluyuz, heyecanlıyız, sonuna kadar da kararlılık içindeyiz. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikten güç doğacağını cümle aleme göstereceğiz. Biz kavgayı ağacın yaprağına yazıyoruz, sonbahar gelince yapraklar kurusun diye. Öfkeyi bulutun üstüne yazıyoruz, rüzgar esince dağılsın diye. Nefreti karların üstüne yazıyoruz, güneş açınca erisin diye. Dostluğu, kardeşliği ve hasbi sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazıyoruz, onlar büyüsün de dünyayı A’dan Z’ye sarsın diye. Daha güçlü bir Türkiye amacımızdır. Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir" ifadelerine yer verdi. "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ ÖNÜMÜZDEKİ TARİHİ BİR FIRSAT KAPISIDIR" Türkiye’nin küresel güç olması için yeni bir imkan doğduğunu belirten Bahçeli, "Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır. Aynı şekilde ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi önümüzdeki tarihi bir fırsat kapısıdır. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı ve kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla, aynı kıbleye dönmenin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk-İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil, hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. fBöylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır" diye konuştu. Katar’da kaza kırıma uğrayan helikopterdeki şehitlere ilişkin de konuşan Bahçeli, "Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı bünyesinde eğitim uçuşu yapan Katar Silahlı Kuvvetleri envanterine kayıtlı bir helikopterin kaza kırıma uğrayarak düşmesi, Bunun sonucunda bir askerimizin ve iki Aselsan çalışanımızın yanında dört Katar askerinin de şehit düşmesi hepimizi hüzne boğmuştur. Aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmetler diliyorum" dedi. "ABD, İSRAİL VE İRAN’IN AÇIKLAMALARI BARIŞ ÜMİTLERİNİ SEKTEYE UĞRATMAKTADIR" Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in kurulduğu günden beri en aciz dönemini yaşadığına dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi: "Trump’ın ‘İran’ı yok edeceğiz’ tehdidi, İran Dışişleri Bakanı’nın ‘Amerikalılarla müzakereler sonsuza dek sona ermiştir’ açıklaması, İsrail Başbakanı’nın şiddet dozajının artacağını söyleyerek ‘Savaşın ne kadar gerekirse o kadar süreceğini’ ifade etmesi barış ümitlerini sekteye uğratmaktadır. Siyonist-emperyalist haydutluğun, dünya için stratejik öneme haiz İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası’nı ve Natanz Nükleer Tesisini vurması, bunun ardından İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki rafinelerin yanında İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunması tansiyonu zirveye çıkarmıştır. Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, Üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, Üçüncü Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, Enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir." "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİMİZE DUDAK BÜKENLER ŞİMDİ KÖŞE BUCAK SAKLANMAKTADIR" İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatındaki üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınmasına rağmen rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen İran halkının saldırılara karşı etten duvar ördüğünü dile getiren Bahçeli, "Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki, bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden "Terörsüz Türkiye" hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamd olsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye’, ‘Terörsüz Bölge’ çağrımıza şaşı bakanlar, olmadık suçlamalarda bulunanlar, üstelik milletsiz ve milliyetsiz milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar, haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi donakalmışlardır. Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "TÜRK İLE KÜRT BOZULMAYACAK KARDEŞLİĞİN NİŞANESİDİR" Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olduğunu kaydederek, "Terörsüz Türkiye, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır; birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir, acımız birdir, amacımız birdir, atimiz birdir, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz" dedi. "'TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ HEDEFİ KAPSAMINDA İHTİYAÇ DUYULAN, HUKUKİ DÜZENLEMELER YERİNE GETİRİLECEKTİR" Terörsüz Türkiye süreci çerçevesinde hukuki adımların da atılacağını da söyleyen Bahçeli, sözlerine şu şekilde devam etti: "'Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında ihtiyaç duyulan, ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir. Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, vehimleri teşvik edecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır. On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur. Terörsüz Türkiye, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur." "TÜRK İLE KÜRT ANCA BERABER KANCA BERABERDİR" Bayramın ardından, söz konusu reformların aşama aşama hayata geçeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır, esenlik vardır, gelişmişlik vardır, kuvvet vardır, kudret vardır, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE MEVSİMLİK BİR MACERA DEĞİLDİR" Türkiye’nin ‘Terörsüz Türkiye’ süreci sonunda bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek bir ülke olacağının altını çizen Bahçeli, "Türk milleti kardeşliğine ve kaderine önşartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir; bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaçlama nitelikli tuluat tiyatrosu değildir; özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hâkimdir. Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir; zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekûn barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır" dedi. "Dışişleri Bakanımız son derece dengeli şekilde Türkiye’nin mesajlarını anlatmaktadır" Türkiye’nin, ABD-İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ettiğini kaydeden Bahçeli, "Memnuniyetle söylemeliyim ki, Türk dış politikasının uygulayıcıları; görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır" şeklinde konuştu. "ULUSLARARASI TOPLUM SICAK SAVAŞ ORTAMINA TRİBÜNDEN BAKMAYI TERK ETMELİDİR" Körfez ülkelerini içine alacak bir savaş ikliminin yalnız bir bölgeyle sınırlı kalmayacağını, yayılacak ve yaygınlaşacağını belirten Bahçeli, "Uluslararası toplum sıcak savaş ortamına tribünden bakmayı terk etmelidir. En azından her ülkenin, buna bazı İslam ülkeleri de dahil İspanya Başbakanı’nın onurlu, ilkeli ve cesur tavrından ilham almaları, bununla mündemiç hareket etmeleri insani değerlerin ve devletlerin egemenlik hukukunun savunulması adına tarihi bir mecburiyettir. Korku duvarlarını yıkmış bir milletin evladı olarak bunu beklemek en tabii hakkımızdır. Çünkü bu dünya insanım diyen herkesin ortak yaşam alanıdır" ifadelerini kullandı. "ASIL REJİM DEĞİŞİKLİĞİ, ASIL YÖNETİM DEĞİŞİMİ İSRAİL’DE YAŞANMALIDIR" Bahçeli, masum insanların ölümünün cinayet olduğunu ve cinayete ortak olanların da insanlık karşısında suçlu olduğunu vurgulayarak, "İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir. İsrail’in 20 Mart’ta Suriye’nin güneyindeki askeri alt yapıyı hedef alan saldırısı bölgesel gerilimi tırmandıran düşmanca bir tutumdur. Lübnan’a yönelik askeri operasyonları da hem uluslararası hukukun ihlali hem de Ortadoğu’nun kanayan ağır yarasıdır. Üstelik bu terör devleti Ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’yı ablukaya almış, zor kullanarak ibadete kapalı tutmuştur. Lütfen dikkat ediniz, 59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir" açıklamasında bulundu.

İznik tek yürek! Bayram coşkusu protokol ve halkı buluşturdu Haber

İznik tek yürek! Bayram coşkusu protokol ve halkı buluşturdu

İznik Belediyesi Çay Bahçesi’nde gerçekleştirilen programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, Siyasi parti temsilcileri, Gaziler Derneği, Kamu Kurum ve Kuruluşları, Sivil Toplum Örgütleri, oda başkanları ve İznikliler katıldı. İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta burada yaptığı konuşmada “Rahmet, bereket, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan bir Ramazan-ı Şerif’i daha uğurladık. Birlik ve beraberliğimizin pekişmesine, sevgi, saygı ve hoş görü anlayışının artmasına vesile olan mübarek Ramazan Ayı’nı geride bırakmanın hüznünü yaşarken, Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevinci ve heyecanı içerisindeyiz. Bayramlar; milli ve manevi değerlerin yaşatıldığı, sevgi, saygı ve vefa duygularının güçlendiği özel günlerdir. Bu özel günlerin vatandaşlarımız arasındaki kardeşlik duygularını daha da güçlendireceğine inanıyorum. Dünyanın farklı coğrafyalarında bayramı buruk geçiren Müslüman kardeşlerimizin çektiği acıların son bulmasını diliyorum. Bu duygu ve düşüncelerle siz değerli hemşerilerimin Ramazan Bayramı'nı en içten duygularla kutluyorum. Ramazan Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve İslam alemine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini temenni ediyorum. Hep birlikte nice bayramlara” diye belirtti. İlçe Kaymakamı Arif Karaman da konuşmasında tüm İzniklilerin ve katılanların bayramını tebrik ederek, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Buradaki bayramlaşmanın ardından protokol üyeleri, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı, Huzurevi ve İznik Devlet Hastanesi’nde görevli personel ile hastaları ziyaret ederek bayramlarını tebrik ettiler.

Osmangazi’de spor camiası iftarda buluştu Haber

Osmangazi’de spor camiası iftarda buluştu

Osmangazi Belediyesi, amatör spor camiasını iftar programında ağırladı. Sporun birleştirici gücünün vurgulandığı buluşmada birlik, dayanışma ve gençliğe destek mesajları öne çıktı. Spora ve sporcuya verdiği desteği her alanda sürdürerek, amatör branşların gelişimine katkı sunan ve faaliyetleriyle gençleri spora teşvik eden Osmangazi Belediyesi, spor camiasını anlamlı bir organizasyonda bir araya getirdi. Bursa’daki amatör spor kulüplerinin başkanları, yöneticileri, antrenörleri ve sporcuları, Osmangazi Belediyespor Kulübü ile Osmangazi Kulüpler Birliği iş birliğiyle gerçekleşen iftar programında ağırlandı. Osmangazi Gösteri Merkezi’ndeki iftara Osmangazi Belediyespor Kulübü Başkanı Fatih Karayılan, Osmangazi Kulüpler Birliği Başkanı Şafak Yıldırım, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın yanı sıra çok sayıda kulüp başkanı, yönetim kurulu üyesi, antrenör ve sporcu katılım sağladı. Aynı sofrada bir araya gelen spor paydaşları, Ramazan ayının manevi atmosferinde birlik ve beraberlik duygularını pekiştirdi. “Amacımız Osmangazi’yi Sporun Kalbi Yapmak” Osmangazi Belediyesi’nin spora ve sporcuya verdiği desteğin altı çizilen programda, amatör spor kulüplerinin daha güçlü hale gelmesi adına yapılan çalışmaların artarak devam edeceği mesajı verildi. Osmangazi Belediyespor Kulübü Başkanı Fatih Karayılan yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Ramazan ayının manevi ikliminin son günlerinde Osmangazi Kulüpler Birliği ile beraber organize ettiğimiz iftar yemeğinde birlikteyiz. Buradaki herkes benim aynı zamanda mesai arkadaşım. Ben de bir spor kulübü başkanı olarak birlikte istişareler yapıyoruz, birbirimizi her konuda destekliyoruz ve birlikte çalışıyoruz. Amacımız Bursa’nın kalbi Osmangazi’yi sporun kalbi yapmak. Dolayısıyla ben tüm katılımcılara teşekkür ediyorum, şimdiden herkesin bayramını kutluyorum. Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.” “Güçlü Gençlik Güçlü Toplum Demektir” Bir arada olmaktan dolayı duydukları memnuniyeti aktaran Osmangazi Kulüpler Birliği Başkanı Şafak Yıldırım ise, “Spor kulüpleri mahallelerin umududur, gençlerin geleceğidir. Toplumun birlik noktasıdır, bu noktada spor kulüplerine ve gençlerimize verdiği desteklerden dolayı Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür etmek istiyorum. Bizler Osmangazi’de sporun, dostluğun ve kardeşliğin gelişmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki güçlü kulüpler, güçlü gençlik demektir, güçlü gençlik ise güçlü bir toplum demektir” ifadelerini kullandı. Osmangazi’deki Spor Kulüplerinden Birlik Vurgusu Sporun birleştirici gücüne dikkat çeken CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, amatör sporun desteklenmesinin önemi vurgulayarak, sporun aynı zamanda disiplin, dayanışma ve kardeşlik duygularını da güçlendirdiğine işaret etti. Özellikle gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulmasında sporun önemli bir rol üstlendiğinin bir kez daha altı çizildi. Sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen iftar programı, spor camiası temsilcilerinin karşılıklı görüş alışverişinde bulunmasıyla devam etti. Aynı hedef etrafında birleşen katılımcılar, Bursa’da sporun daha ileriye taşınması adına birlikte hareket etme kararlılığını ortaya koydu.

Başkan Erkan Aydın: "Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara erişelim" Haber

Başkan Erkan Aydın: "Birlik ve beraberlik içinde nice bayramlara erişelim"

Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferini ilçenin dört bir yanına taşımaya devam ediyor. Her akşam farklı bir mahallede kurulan iftar sofraları; birlik, beraberlik ve paylaşma duygularını da güçlendiriyor. Osmangazi Belediyesi, Ramazan ayı boyunca her akşam farklı mahallelerde düzenlediği iftar programlarıyla yüzlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturuyor. Birlik, beraberlik ve paylaşma duygularının ön plana çıktığı bu organizasyonlar, Osmangazili vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Yenikent Mahallesi’nde düzenlenen iftar programında mahalle sakinleriyle bir araya geldi. İftar öncesinde masaları tek tek gezerek hemşehrileriyle sohbet eden Aydın, ardından iftarını açarak dayanışma ve kardeşlik ruhunun önemine dikkat çekti. “Ramazan Ayında 25 Bin Vatandaşımıza Erzak Yardımı Yaptık” Ramazan ayının bereketini birlikte yaşadıklarını ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Bir aydır bereketin, paylaşmanın, dayanışmanın ve huzurun simgesi olan Ramazan ayının sonuna geldik. Osmangazi Belediyesi olarak bu mübarek ay boyunca her akşam 8 farklı noktada yaklaşık 4 bin 500 vatandaşımızla iftar sofralarında buluştuk. Ramazan süresince toplam 120 bin vatandaşımızı iftar sofralarımızda ağırlayarak oruçlarımızı birlikte açtık. Ayrıca 25 bin vatandaşımıza ulaştırdığımız erzak yardımlarıyla, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya ve dertlerine bir nebze olsun çare olmaya gayret ettik. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu hep birlikte yaşadık. Allah bizlere daha nice Ramazanlara erişmeyi nasip etsin. Birlik, huzur ve ülkemizin bütünlüğü içinde, sevdiklerimizle birlikte sağlıklı, mutlu bir bayram geçirmemizi temenni ediyorum.”

Bursa Ticaret Borsası’ndan geleneksel sahur: Kentin dinamikleri aynı sofrada buluştu! Haber

Bursa Ticaret Borsası’ndan geleneksel sahur: Kentin dinamikleri aynı sofrada buluştu!

Bursa Ticaret Borsası’nın geleneksel hale getirdiği sahur programı, Bursa protokolünü, iş dünyasını ve sivil toplum temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) tarafından Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen sahur programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bu yıl 10’uncusu düzenlenen programda aynı sofrada buluşan kent protokolü birlik ve beraberlik mesajı verdi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ile Meclis ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen programa, Bursa Vali Yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, adli yargı temsilcileri, rektörler, ilçe kaymakamları, siyasi parti il başkanları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, STK temsilcileri, Bursaspor Kulübü Başkanı ile Yönetim Kurulu Üyeleri, Bursa TB Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ile Bursa iş dünyası temsilcileri, Oda ve Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Başkan Matlı’dan Dayanışma ve Kardeşlik Mesajı Programda konuşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve gönül birliği açısından özel bir zaman olduğuna dikkat çekti. Bursa Ticaret Borsası olarak böylesine anlamlı bir ayda şehrin farklı kesimlerini aynı sofrada buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bu gece bir arada olmak, Ramazan’ın getirdiği kardeşlik ve birlik duygusunu hep birlikte hissetmemize vesile oluyor. Aynı sofrada paylaşmak, şehir olarak sahip olduğumuz dayanışma kültürünü de güçlendiriyor. Davetimize katılarak bizleri onurlandırdığınız için her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum. Tuttuğumuz oruçların ve yaptığımız duaların kabul olmasını diliyorum. Yaklaşmakta olan mübarek Kadir Gecesi’nin ve ardından idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nın başta ülkemiz olmak üzere tüm İslâm alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ederim.” Sahur programı, Bursa iş dünyası ile kent protokolünün Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirdiği samimi sohbetlerin ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

AK Parti İl Başkanı ve Başkan Erol Kestel’de vatandaşla buluştu: "Bu sofralar kardeşliğin yansıması" Haber

AK Parti İl Başkanı ve Başkan Erol Kestel’de vatandaşla buluştu: "Bu sofralar kardeşliğin yansıması"

Kestel Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca geleneksel olarak düzenlenen sokak iftarları bu yıl da ilçenin farklı mahallelerinde vatandaşları aynı sofrada buluşturuyor. Bu kapsamda birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olan Ramazan’ın manevi atmosferi, Kale Mahallesi’nde kurulan uzun iftar sofralarında da paylaşıldı. Kestel Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca ilçenin farklı mahallelerinde sürdürdüğü sokak iftarları, bu kez Kale Mahallesi’nde kurulan uzun iftar sofralarıyla devam etti. Kestel Belediyesi tarafından düzenlenen programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı İmren Çavuşoğlu, AK Parti Kestel İlçe Başkanı Nesri Demir ve yönetimi ile Kale Mahalle Muhtarı Ozan Karataş da katıldı. Kestel Belediyesi tarafından Ramazan ayı kapsamında Kale Mahallesi’nde düzenlenen sokak iftarına katılarak, vatandaşlarla bir araya geldi. İftar öncesinde alanı gezerek vatandaşlarla sohbet eden Başkan Erol, mahalle sakinlerinin Ramazan ayını tebrik etti. Çocuklarla yakından ilgilenen Erol, vatandaşların talep ve önerilerini de dinledi. Ramazan’ın manevi atmosferinin hissedildiği programda, yüzlerce mahalle sakini aynı sofrada buluştu. Kurulan sofralarda Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ruhu ön plana çıktı. "BU SOFRALAR, KESTEL’İN BİRLİĞİNİN VE KARDEŞLİĞİNİN EN GÜZEL YANSIMASIDIR" Programda yapılan sohbetlerde Ramazan ayının manevi değerlerine vurgu yapan Başkan Erol, Kestel’de bu anlayışla hareket ettiklerini belirterek, "Bu sofralar, Kestel’in birliğinin ve kardeşliğinin en güzel yansımasıdır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli eylesin" dedi. Kestel Belediyesi olarak düzenlenen sokak iftarlarının birlik ve beraberliği güçlendiren çok kıymetli buluşma olduğunu kaydeden Başkan Erol, şöyle konuştu: "Aynı sokakta yaşayan, günlük hayatın koşuşturması içinde bazen bir araya gelme fırsatı bulamayan komşularımız, bu sofralarda yeniden buluşuyor. Bu iftarlar sayesinde hem tanışıyor, hem sohbet ediyor, hem de Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu birlikte yaşıyoruz. Çocuklarımızın neşesi, büyüklerimizin dualarıyla bu sofralar daha da anlam kazanıyor. Ramazan ayı boyunca ilçemizin farklı mahallelerinde sokak iftarlarımızı sürdürerek bu birlik ortamını büyütmeye devam edeceğiz." Mahalle sakinleri ise düzenlenen sokak iftarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu tür organizasyonların komşuluk ilişkilerini güçlendirdiğini ve Ramazan’ın ruhunu yaşattığını ifade etti. Özellikle çocukların ve yaşlıların yoğun ilgi gösterdiği programda, iftar sonrası yapılan sohbetler samimi görüntülere sahne oldu. Kestel Belediyesi Ramazan ayı boyunca farklı mahallelerde sokak iftarları düzenlemeye devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.