SON DAKİKA
Hava Durumu

#Katar

Söz Bursa - Katar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki Haber

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat'ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İSRAİL'İN ORTADOĞU'NUN TAMAMINI KANLI BİR SAVAŞA SÜRÜKLEME PLANLARI DEVAM ETMEKTEDİR" MHP Bursa İl Başkanlığı'nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "SALDIRMAYA CESARET EDEMEDİĞİ TEK DEVLET TÜRKİYE" İsrail'in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "FIRAT'IN DOĞUSU DA TERÖRDEN ARINDIRILMALI" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN BU DİL ZEHİRLİDİR" Suriye'de SDG'ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "KOMŞULARIMIZDA YAŞANAN GELİŞMELER, TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİN ADETA FRAGMANI GİBİDİR" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı Haber

Trump'ın kurduğu Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi Davos'ta imzalandı

Gazze Şeridi'ndeki ateşkes için oluşturulan fakat ABD Başkanı Trump'ın ifadelerine göre Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte çalışarak küresel ölçekte geniş bir rol üstlenecek olan Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesi imza töreni İsviçre Alpleri'ndeki Davos kasabasında gerçekleştirildi. ABD Başkanı Trump, başkanlığını üstlendiği Barış Kurulu'nun kuruluş sözleşmesine 19 katılımcı ülkenin temsilcileriyle birlikte imza attı. İmza töreni için masaya ilk davet edilen liderler, Donald Trump ile birlikte Bahreyn ve Fas liderleri oldu. İlk imzaların ardından "Barış Kurulu, artık resmen uluslararası bir örgüttür" ifadelerini kullanan Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Barış Kurulu'nun kurucu üyeleri olarak diğer ülkelerin temsilcilerini de sırayla sözleşmeyi imzalamaya davet etti. Trump imza töreninin ardından da katılımcı lider ve temsilcilerin huzurunda BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararı uyarınca Barış Kurulu'nun Gazze yetkisini düzenleyen ilk karara imza attı. Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Fidan temsil etti Törende Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil ederken, sözleşmeye imza atan liderler arasında Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ve Moğolistan Başbakanı Gombojav Zandanshatar da yer aldı. Beyaz Saray 21 ülkeyi açıkladı Beyaz Saray, ABD'nin yanı sıra Barış Kurulu'na katılan ülkeleri kamuoyuyla paylaştı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kurulda "Türkiye, Bahreyn, Fas, Arjantin, Ermenistan, Azerbaycan, Belçika, Bulgaristan, Mısır, Macaristan, Endonezya, Ürdün, Kazakistan, Kosova, Moğolistan, Pakistan, Paraguay, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Özbekistan" yer aldı. Trump öncülüğündeki Barış Kurulu'nun Birleşmiş Milletler'e alternatif bir yapı olacağına ilişkin spekülasyonlar devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden hiçbiri henüz kurula katılmayı taahhüt etmedi. Rusya, teklifin incelendiğini açıklarken, Fransa daveti reddetti. İngiltere, şimdilik katılmadığını açıklarken, Çin ise henüz ülkenin kurulda yer alıp almayacağına ilişkin bir açıklama yayınlamadı.

Erdoğan: "Milleti beceriksizlerin insafına bırakmayacağız" Haber

Erdoğan: "Milleti beceriksizlerin insafına bırakmayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Meydanlarda vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara’ya su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) partisinin Grup Toplantısı'na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 2026 yılında gerçekleştirilen ilk grup toplantısının Türkiye, Türk milleti, AK Parti ve Türk demokrasisi için hayırlara vesile olmasını diledi. AK Parti ailesinin her geçen gün güçlendiğini ve yeni katılımlarla saflarını genişlettiğini dile getiren Erdoğan, güncel verilere göre AK Parti’nin 11 milyon 543 bin 301 üye sayısıyla zirvedeki yerini koruduğunu ve ikinci sırada yer alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile aradaki üye sayısının 9,6 milyondan fazla olduğunu kaydetti. "MUHALEFETİN SOKAK NÜMAYİŞLERİNDEN BAŞKA İCRAATININ OLMADIĞI DÖNEMDE TÜRKİYE’YE AŞKLA HİZMET ETTİK" AK Parti’nin Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet isteyen herkese açık olduğunu ve daima da açık olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan sonra da saflarımızı sıklaştırarak, birbirimize kenetlenerek AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak daha da güçlenerek yola kararlılıkla devam edeceğiz. Üstat Necip Fazıl'ın siyasette pusulamız olan şu anlamlı sözlerini AK kadrolar olarak her daim aklımızda tutacağız. Ne diyordu o büyük şair; ‘Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak lazım.’ İşte biz de insanımıza olan şükran borcumuzu daha fazla çalışarak, hizmet ve eser üreterek ve koşturarak ödeyeceğiz. Nitekim bunu yapmanın samimi çabası içindeyiz. Geride bıraktığımız 2025 yılında son 23 yıldır olduğu gibi yine gece gündüz demeden milletimiz için ter döktük. Muhalefetin sokak nümayişlerinden başka icraatının olmadığı bir dönemde biz, ‘aşkla çalışan yorulmaz düsturuyla’ tüm Türkiye'ye aşkla hizmet ettik" ifadelerini kullandı. "KRİZİN EKSİK OLMADIĞI 2025 YILINDA MİLLETİN EMANETİNE EN GÜZEL ŞEKİLDE SAHİP ÇIKTIK" Bölgesel ve küresel gelişmeler bağlamında oldukça yoğun geçen bir seneyi daha geride bıraktıklarını kaydeden Erdoğan, "Krizin, çatışmanın, savaşın, dünyanın birçok yerinde gerilimin eksik olmadığı 2025 yılında hamdolsun milletin emanetine en güzel şekilde biz sahip çıktık. Yönetmek zorunda kaldığımız hassas süreçlerin hiçbirinde Türkiye'nin çıkarlarına zerre miskal halel getirmedik. Beşinci yılına girecek Rusya-Ukrayna savaşından Gazze soykırımına, komşumuz İran'a düzenlenen saldırılardan Sudan'daki insani felakete, Amerika ve Avrupa'yla ilişkilerimizden Türk dünyasıyla güçlenen işbirliğimize, Katar'a yapılan operasyonda aldığımız tavra, terörsüz Türkiye çalışmalarından 19 Mart sonrası sokaklarımızın terörize edildiği nümayişlere kadar her alanda içeride ve dışarıda çok başarılı bir sınav verdik. Türkiye'nin selametini, milletimizin geleceğini her zaman ön planda tuttuk. Yıl boyunca karşılaştığımız onca sınamaya, onca sıkıntıya rağmen AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak milletimizin başını yere eğdirmemek içiin her zaman Türkiye'nin, Türk milletinin büyüklüğüne, şanına, saygınlığına, itibarına uygun şekilde hareket ettik" dedi. "455 BİN AFET KONUTUNUN KURASINI YIL BİTMEDEN ÇEKEREK DEPREMZEDE KARDEŞLERİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN KIVANCINI YAŞADIK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 yılında birinci önceliklerinin deprem bölgesinin ihyası olduğunu dile getirerek, "455 bin afet konutunun kurasını yıl bitmeden çekerek depremzede kardeşlerimize verdiğimiz sözleri tutmanın kıvancını yaşadık. Allah'a sonsuz şükürler olsun ki bize duyulan güveni boşa çıkarmadık. Biz sadece ev, iş yeri, konut yapmadık. Deprem bölgesinde aynı zamanda umutları da inşa ettik. Teslim ettiğimiz yuvalarımız hak sahiplerine hayırlı uğurlu olsun diyorum. Deprem bölgesindeki kalan çalışmalarımızı yeni yılda da aynı tempoda sürdüreceğiz. Yine bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde müzakere edilerek karara bağlanan, yılbaşı itibarıyla da yürürlüğe giren merkezi yönetim bütçemizin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 2026 yılı bütçemizi, daha önceki bütçemiz gibi 86 milyonun refahını artırmayı amaçlayan, kalkınmayı önceleyen insan merkezli üretim ve ihracat ekonomisi eksenli bir tasavvurla hazırladık" diye konuştu. "MASADA OLMAYANIN MENÜYE KONULDUĞU ACIMASIZ BİR BÖLÜŞÜM KAVGASININ TAM ORTASINDAYIZ" Yeni yılın Türkiye için bir reform yılı olacağına vurgu yapan Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı Reform Programımızı Keclisimizin de desteğiyle inşallah hayata geçireceğiz. Bunun dışında çocuklarımızın dijital tehditlerden korunmasından sosyal yardım sistemimizin yeniden gözden geçirilmesine kadar geniş bir yelpazede insanımızın hayatına dokunan reformları milletimizle buluşturacağız. Dünyanın ve bölgemizin hangi ciddi tehditlerle yüzleştiğini hepimiz takip ediyoruz. Küresel ekonomi, değerli metaller üzerinden yürüyeceği ve çok can yakacağı anlaşılan yeni bir muharebenin hızla içine sürükleniyor. Enerji kaynaklarını elde etme uğruna. ticaret yollarını elde etme uğruna yeni bir paylaşım rekabetinin hem de çok agresif bir şekilde yaşanacağı görülüyor. Batı dünyası yıllardır başka ülkeleri tehdit etmek için kullandığı tüm argümanlarını tek tek kaybediyor. Masada olmayanın menüye konulduğu acımasız bir bölüşüm kavgasının tam ortasındayız. Dalga boyu artan bu küresel fırtınadan Türkiye'yi sahil-i selamete ulaştıracak olan kadro bellidir, bu kadronun adı da AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır. Güçlü Türkiye'nin güvencesi güçlü bir AK Parti, güçlü bir Cumhur İttifakı'dır. Emperyalist oyunları bozacak olan irade, tecrübe ve cesaret işte bu kadroda, bu ittifakta ziyadesiyle mevcuttur" ifadelerine yer verdi. "MEYDANLARDA VAAT YAĞMURUNA TUTUP BUGÜN BAŞKENT ANKARA’YA SU BİLE VEREMEYEN BECERİKSİZLERİN İNSAFINA BU MİLLETİ BIRAKMAYACAĞIZ" "Ne yapacaksak şahsımız için değil, tüm Türkiye için yapacağız" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bunu seçim zamanı meydanlarda vatandaşı vaat yağmuruna tutup bugün başkent Ankara'ya haftalardır su bile veremeyen beceriksizlerin insafına bu milleti bırakmamak için yapacağız. Bunu doymak bilmez ihtirasları için belediyeleri arpalığa çevirenlerin mağdur ettiği milyonlarca vatandaşımız için yapacağız. Bunu maaş ödeyemez hale getirdikleri belediye bütçeleriyle tropik adalarda keyif çatan aymazların bir daha şehirlerimize musallat olmaması için yapacağız. Bunu yabancılara ülkelerini şikayet etmeyi maharet zanneden kalitesi ve kalibresi düşük siyasetçileri tarihin tozlu raflarına göndermek için yapacağız. Bunu seviyesiz fotoğraflar üzerinden ağababaları adına güya bize mesaj verdiğini düşünen şuursuzları sandığa gömmek için yapacağız. Bunu aynı zamanda Türkiye'nin ismini duyunca gözleri umutla parlayan mazlum ve mağdurların huzuru, refahı, güvenliği için yapacağız. Bunu istikbalimizin teminatı olan sevgili gençlerimizin daha müreffeh ve muteber bir ülkede yaşamaları için yapacağız. Bunu 86 milyon için, yurt dışındaki 7 milyonu aşkın kardeşimiz için, gönül ve kültür coğrafyamızdaki yüz milyonlarca dostumuz için yapacağız. Hepsinden öte bunu Türkiye yüzyılının tüm unsurlarıyla gerçeğe dönüşmesi için yapacağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın tökezlemesini bekleyenleri yine hüsrana uğratacağız."

Bursa Kebap Evi'ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu' ödülü Haber

Bursa Kebap Evi'ne ‘Hizmet İhracatı Şampiyonu' ödülü

13 ülkede 150'nin üzerinde şubesiyle Türk mutfağını dünyaya taşıyan restoran zinciri Bursa Kebap Evi, küresel yaygınlığı ve yurt dışı operasyonlarıyla HİB tarafından Gastronomi kategorisinde üçüncülük ödülü aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla düzenlenen törende ödülü BKE Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı aldı. Ödül töreninin ardından değerlendirmede bulunan Yönetim Kurulu Üyesi Caner Helvacı, gastronomi kategorisinde üçüncülük elde etmekten dolayı gurur duyduklarını belirterek, yaklaşık 2 milyon dolarlık hizmet ihracatı hacmiyle ulaşılan başarının arkasında güçlü bir organizasyon yapısı olduğunu vurguladı. Bu ödülün çok sayıda markanın yarıştığı önemli bir platformda kendilerine değerli bir konum kazandırdığını dile getiren Helvacı, şu açıklamalarda bulundu: "Tüm ekiplerimiz için hem motivasyon kaynağı hem de gurur verici bir sonuç oldu. Merkez organizasyonumuzun özverili çalışmaları, yurt dışında istihdam ettiğimiz 100'ün üzerindeki çalışanımız, global büyüme performansımız ve gelir artırıcı satış stratejilerimiz bu başarının temelini oluşturuyor. Kalite, sürdürülebilirlik, lojistik ve tedarik süreçlerini yüksek verimlilikle yöneten yapımız da başarımızın en önemli unsurları arasında yer alıyor." 2026 için hedef: Daha güçlü küresel büyüme Caner Helvacı, markanın Almanya, İngiltere, Kanada, Suudi Arabistan, Irak, İran, Katar, Azerbaycan, Kuzey Makedonya, Birleşik Arap Emirlikleri, Hollanda ve Pakistan'ın da aralarında bulunduğu geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiğini söyledi. Yurt dışı operasyonları her geçen yıl daha da güçlendireceklerini dile getiren Helvacı, sözlerini şöyle tamamladı: "Mevcut pazarlardaki büyümemizi sürdürürken yeni pazarlara açılmaya da devam ediyoruz. Bu yatırımlar, markamıza önemli bir birikim sağlarken ülkemizin hizmet ihracatına da değerli katkılar sunuyor. 2026'da hedefimiz, yakaladığımız güçlü ivmeyi daha da artırarak ihracat hacmimizi yükseltmek, global performansımızı ileri taşımak ve sürdürülebilir büyümemizi kararlılıkla devam ettirmektir."

Erdoğan: İsrail soykırıma dönerse bunun bedelinin ağır olacağını biliyor Haber

Erdoğan: İsrail soykırıma dönerse bunun bedelinin ağır olacağını biliyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail'in ateşkes ihlalleri konusunda bildiğiniz gibi sicili kötü. Bu durum bizi daha ihtiyatlı ve daha titiz olmaya zorluyor. Türkiye, ABD ve diğer ülkeler bu ateşkesin korunması konusunda kararlı. Yeniden soykırıma dönerse bunun bedelinin ağır olacağını aslında İsrail de biliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır ziyareti dönüşünde gazeteci sorularını cevapladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır'ın ev sahipliğinde ABD Başkanı Trump'ın daveti üzerine "Barış İçin Şarm eş-Şeyh Zirvesi"ne katılarak Mısır'a yaptıkları ziyaretlerini tamamladıklarını kaydetti. Zirvenin Orta Doğu'da barışa giden yolda yeni bir dönüm noktası olmasını dileyen Erdoğan, Hamas ile İsrail hükümeti arasındaki dolaylı görüşmelerin Gazze'de ateşkesle sonuçlanmasından duydukları memnuniyeti bir kez daha dile getirdi. Müzakere sürecine olan katkılarının ABD Başkanı Donald Trump dahil birçok devlet başkanı tarafından da ifade edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan," Kendisi bu süreçte Mısır, Katar ve ülkemizin oynadığı rolün kayda geçirilmesi için bir bildiri imzalamayı önerdi. Varılan mutabakatın harfiyen uygulanması, bu süreçte Amerika'nın İsrail hükümeti üzerindeki etkisini sürdürmesi çok önemli. Gerçekleşen rehine ve mahkum takası son derece mühimdi" değerlendirmesini yaptı. "İSRAİL ÜZERİNDE ETKİ SAHİBİ AKTÖRLERİN GEREKENİ YAPMAYA DEVAM EDECEKLERİNE İNANIYORUM" Anlaşmaya Filistin sorununu çözen bir belge gözüyle bakmanın yanlış olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, varılan bu mutabakatın özü itibarıyla bir ateşkes düzenlemesi olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Bize göre Filistin davasının yegane çözümü 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Türkiye olarak bunun için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Önümüzde çetin bir süreç var. Evvela İsrail hükümetinin verdiği sözleri tutması temin edilmelidir. Çünkü İsrail tarafının bu konudaki sicili son derece kötüdür. Bu konuda Amerika başta olmak üzere İsrail üzerinde etki sahibi aktörlerin gerekeni yapmaya devam edeceklerine inanıyorum" açıklamasını yaptı. "TÜRKİYE, 102 BİN TONLA GAZZE'YE EN FAZLA İNSANİ YARDIM GÖNDEREN ÜLKELERDEN BİRİ" Gazze'nin devasa bir enkaz yığınına dönmüş durumda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze halkı zorla çıkarıldıkları yerlere geri dönüyor ama ortada ev yok, hastane yok, okul yok. Neredeyse ayakta kalan bina yok. Türkiye, 102 bin tonla Gazze'ye en fazla insani yardım gönderen ülkelerden biri. Hamdolsun son birkaç gündür 350 civarında insani yardım tırımız Gazze'ye giriş yaptı. Hamas ve İsrail hükümetinin üzerinde mutabık kaldıkları belgede günlük asgari 600 yardım tırının geçişi öngörülüyor. Bir taraftan yardımlarımızı yoğun bir şekilde Gazze şeridine ulaştırırken, diğer taraftan da Arap ve İslam ülkelerinin kabul ettiği yeniden imar planı temelinde çalışmalara başlanması çok mühimdir" dedi. "GAZZE'DEKİ SÜKUNET ORTAMI İNSANLIK CEPHESİNİ REHAVETE SEVK ETMEMELİDİR" İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi'nin geliştirdiği bazı çalışmalar olduğunu, bunların süratle uygulanması için önemli bir finansman desteği gerektiğini bildiren Erdoğan, "Ben bu desteğin de sağlanacağına inanıyorum. Gelinen aşamada iki egemen devletli çözüm yönünde gayretlerin artmasında fayda var. Birleşik Krallık ve Fransa başta olmak üzere Batılı ülkelerin Filistin devletini tanıma kararlarını basit birer tanıma kararı değil de iki devletli çözüme giden sürecin yapı taşları olarak görmek istiyoruz. Diğer türlü atılan adımlar yarım kalacak, amacına tam manasıyla ulaşmayacaktır. Bu çerçevede hem Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hem de İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüşmelerim oldu. Filistin davası uzun yıllar sonra ilk defa bu derece insanlığın ortak gündemine oturmuş durumda. Sumud ve özgürlük filoları ile dünyanın en ücra bölgelerinde kefiye takan insanlar, İsrail zulmüne karşı ortak vicdanı temsil ediyor. Gazze'deki sükunet ortamı insanlık cephesini rehavete sevk etmemelidir" ifadelerini kullandı. Zirve kapsamında çok sayıda devlet ve hükümet başkanı ile çeşitli seviyede temsilcilerle de bir araya geldiklerini aktaran Erdoğan, "Biraz önce bahsettiğim hususları kendileriyle paylaştık. Fikir teatisinde bulduk. Zirvenin Gazzeli kardeşlerimiz başta olmak üzere bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Son olarak zirvenin hazırlığında görev yapmak üzere Şarm eş-Şeyh'e gelen ve geçirdikleri trafik kazasıyla hayatlarını kaybeden Katarlı kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu. "BU ATEŞKESİN KALICI OLMASI VE İHLALLERİN YAŞANMAMASI ÖNEMLİ" Her şeyden önce ateşkesin kalıcı olması ve ihlallerin yaşanmamasının önemli olduğunun altını çizen Erdoğan, "İsrail'in ateşkes ihlalleri konusunda bildiğiniz gibi sicili kötü. Bu durum bizi daha ihtiyatlı ve daha titiz olmaya zorluyor. Türkiye, ABD ve diğer ülkeler bu ateşkesin korunması konusunda kararlı. Yeniden soykırıma dönerse bunun bedelinin ağır olacağını aslında İsrail de biliyor. Biz bunu her fırsatta açıkça ifade ediyoruz. Geçmişte yapılan birçok anlaşma kağıt üzerinde kaldı. Bunda İsrail'in ikircikli tutumunun yanı sıra, yeterli kararlılığın olmaması da maalesef etkiliydi. Şimdi daha güçlü ve müşterek bir irade söz konusu. Bu ortak tavrı Mısır'daki zirvede bir kez daha gördük. Trump'ın da öncülüğünü yaptığı bu sürece sahip çıkmaya devam edeceğine inanıyorum. Bu gelişmeler artık sadece bizim değil, birlikte yol yürüdüğümüz ülkelerin ve halkların umudu ve temennisi haline gelmiştir. Hiç kimse eskiye dönülmesine rıza gösteremez. Çünkü bu ateşkesi toplumların vicdanı ve sağduyusu sağlamıştır. İsrail'in ateşkes ihlalleri konusunda bildiğiniz gibi sicili kötü. Bu durum bizi daha ihtiyatlı ve daha titiz olmaya zorluyor" dedi. Türkiye, ABD ve diğer ülkelerin bu ateşkesin korunması konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Yeniden soykırıma dönerse bunun bedelinin ağır olacağını aslında İsrail de biliyor. Biz bunu her fırsatta açıkça ifade ediyoruz. Geçmişte yapılan birçok anlaşma kağıt üzerinde kaldı. Bunda İsrail'in ikircikli tutumunun yanı sıra, yeterli kararlılığın olmaması da maalesef etkiliydi. Şimdi daha güçlü ve müşterek bir irade söz konusu. Bu ortak tavrı Mısır'daki zirvede bir kez daha gördük. Trump'ın da öncülüğünü yaptığı bu sürece sahip çıkmaya devam edeceğine inanıyorum. Bu gelişmeler artık sadece bizim değil, birlikte yol yürüdüğümüz ülkelerin ve halkların umudu ve temennisi haline gelmiştir. Hiç kimse eskiye dönülmesine rıza gösteremez. Çünkü bu ateşkesi toplumların vicdanı ve sağduyusu sağlamıştır" açıklamasını yaptı. "TÜRKİYE BÜYÜK DEVLET OLMANIN ÖTESİNDE ASLINDA İNSANLIĞIN VİCDANIDIR" Türkiye'nin büyük devlet olmanın ötesinde aslında insanlığın vicdanı olduğunu belirten Erdoğan, "Bizim elimiz dünyanın neresinde bir mazlum varsa oraya uzanır. İsrail saldırıları devam ederken bile yardımlarımızı biz bölgeye sevk ettik. Mısır'daki depoları doldurduk, beklemedik. Ateşkesin başladığı günden bu yana toplam 350 tırımız Gazze'ye girdi. Biz oraya sadece gıda, su, ilaç göndermiyoruz. Aynı zamanda kardeşliği gönderiyoruz, umudu gönderiyoruz. İlaç, barınma malzemeleri, hızlıca bölgeye sevk ediliyor. İnsani felaketin etkilerini hızlı bir şekilde nasıl ortadan kaldırabiliriz, bunun arayışı içindeyiz. Biz şu anda oraya bütün engellemelere rağmen AFAD'ımızla 10 bin civarında çadırı depolamış durumdayız. Gazze'nin yeniden imarı son derece önemli. Kış gelmeden Gazzelilerin barınma ihtiyaçlarını gidermek için canla başla çalışacağız. Tabii burada Türk Kızılayı'na teşekkür ediyorum. AFAD'ımıza, TİKA'mıza, Sağlık Bakanlığımıza hepsine teşekkür ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte hepsi koordineli bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Orada sadece yaraları sarmayacağız. Aynı zamanda geleceği inşa edeceğiz. Bunun için de başta Ankara'daki şehir hastanelerimiz olmak üzere yaralıları bu merkezlerimize getirip orada tedavilerini yapıyoruz. Ankara değil, İstanbul'a göndermek isterlerse İstanbul'daki şehir hastanelerimiz de kardeşlerimizin emrindedir. Oralarda da bu çalışmaları yapmaya hazırız" değerlendirmesini yaptı. Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve kendisinin imzasıyla hayata geçirilen "Kalıcı Barış ve Refah İçin Trump Anlaşması"nın bölge için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Erdoğan imza altına aldıkları metnin detaylarını da paylaşarak,"Kalıcı Barış ve Refah İçin Trump Anlaşması. Biz aşağıda imzası bulunanlar iki yıl aşkın süredir devam eden derin acı ve kayıpları sona erdiren ve bölge için umut, güvenlik ile barış ve refah için ortak bir vizyonla tanımlanan yeni bir sayfa açan Trump Barış Anlaşması'na tüm taraflarca gösterilen tarihi taahhüdü ve anlaşmanın hayata geçilişini memnuniyetle karşılıyoruz. Başkan Trump'ın Gazze çatışmasını sonlandırmaya ve Orta Doğu'ya kalıcı barış getirmeye yönelik samimi çabalarını destekliyor ve arkasında duruyoruz. Bu anlaşmayı Filistinliler ve İsrailler dahil olmak üzere bölgedeki tüm halklar için barış, güvenlik, istikrar ve fırsat sağlayacak şekilde birlikte uygulayacağız. Kalıcı barışın hem Filistinlilerin hem de İsraillerin refah içinde yaşayabileceği, temel insan haklarının korunduğu, güvenliklerinin garanti altına alındığı ve onurlarının muhafaza edildiği bir sulh olacağı anlayışındayız. Anlamlı ilerlemenin ancak iş birliği ve devam eden diyalog yoluyla gerçekleşebileceğini ve uluslar ve halklar arasındaki bağların güçlendirilmesini bölgesel ve küresel barış ile istikrarın kalıcı çıkarlarına hizmet ettiğini vurguluyoruz. Aralarında Hristiyanlık, İslamiyet ve Yahudiliğin de bulunduğu kökleri bu topraklarda iç içe geçmiş inanç toplulukları için bu bölgenin derin tarihi ve manevi öneminin farkındayız. Bu kutsal bağlara saygı gösterilmesi ve kültürel miras alanlarının korunması, barış içinde bir arada yaşama taahhüdümüzün temel önceliği olmaya devam edecektir. Aşırıcılık ve radikalleşmenin her türünü ortadan kaldırma kararlığında birleşmiş bulunuyoruz. Şiddetin ve ırkçılığın normalleştirildiği ya da radikal ideolojilerin sivil yaşamın dokusunu tehdit ettiği hiçbir toplum gelişemez. Aşırıcılığı mümkün kılan şartlara eğilmeyi ve kalıcı barışın temelleri olarak eğitimi, fırsat eşitliğini ve karşılıklı saygıyı desteklemeyi taahhüt ediyoruz. Bu vesileyle gelecekteki anlaşmazlıkların güç kullanımı veya uzun süreli çatışmalar yoluyla değil, diplomatik temaslar ve müzakere aracılığıyla çözülmesi yönünde taahhütte bulunuyoruz. Orta Doğu'nun sürekli savaşlar, tıkanmış müzakereler ya da başarılı şekilde müzakere edilmiş ancak parçalı, eksik veya seçici biçimde uygulanan anlaşmalar şeklinde cereyan eden döngüyü daha fazla kaldıramayacağının bilincindeyiz. Son iki yılda tanık olunan trajediler gelecek nesillerin geçmişin başarısızlıklarından daha iyisini hak ettiğine dair acil bir uyarı işlevi görmelidir. Bu bölgenin ırk, inanç ve etnik kökene bakılmaksızın herkesin barış, güvenlik ve ekonomik refah arzularının peşinden gidebileceği bir yer olmasını sağlayarak, herkes için hoşgörü, haysiyet ve fırsat eşitliği istiyoruz. Bölgede karşılıklı saygı ve ortak ilkelerine dayanan kapsamlı bir barış, güvenlik ve ortak refah vizyonunun peşindeyiz. Bu anlayışla Gazze Şeridi'nde kapsamlı ve kalıcı barış düzenlemelerinin tesisine yönelik kaydedilen ilerlemeyi, ayrıca İsrail ile bölgedeki komşuları arasındaki dostane ve karşılıklı faydaya dayalı ilişkiyi memnuniyetle karşılıyoruz. Gelecek nesillerin barış içinde bir arada yaşayabilecekleri kurumsal temeller inşa ederek bu mirası hayata geçirmek ve sürdürmek için hep birlikte çalışacağımıza söz veriyoruz. Kalıcı bir barış geleceğine kendimizi adamış bulunuyoruz" açıklamasını yaptı. "GAZZE'DE YAPILMASI GEREKEN ÇOK KRİTİK İŞLER VAR" Gazze'deki görev gücüyle ilgili soruyu cevaplayan Erdoğan, "Görev gücünün yapısına dair değerlendirmeler şu anda devam ediyor. Gazze'de yapılması gereken çok kritik işler var. Gerek inşa gerek ihya konuları önemli. İnşa işleri ile ilgili "Kimler bizimle beraber rol üstlenebilir?" konusunu ele aldık. Körfez ülkelerinden tutun Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerine varıncaya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz, isteyeceğiz. İhya olayında da "Neleri birlikte yapabiliriz?" konusunu da liderlerle yaptığımız ikili görüşmelerde konuştuk. Aldığımız ilk izlenimler fena değil. Onlar da "Biz burada rolümüzü üstleneceğiz" diyorlar. İnşallah verilen sözler yerine gelir. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın başta olmak üzere arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşecek" şeklinde konuştu. "GAZZE'DE BİR BARIŞ DÜZENİNİN KURULMASI İÇİN FEVKALADE HEYECANLIYIZ" Kendisinin de Gazze konusuyla ilgili liderlerle temas halinde olacağını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu süreci nasıl işletebiliriz?" bunun üzerinde duracağız. Şu anda orada çadırlar var. Herhalde bu insanların sürekli çadırlarda yaşayacak halleri yok. Arkadaşlarıma da söyledim. 'Elimizdeki mevcut konteynerleri gerekirse biz bölgeye sevk edelim' dedim. Bu kış mevsiminde bu konteynırlarla onları çok daha farklı bir imkana kavuşturmuş olalım diye düşünüyoruz. AFAD'ımız bu konuda büyük bir yükü sırtlanmış olacak. Türkiye, barışın yanında ve bu süreci de öyle işletecek. Gazze'de bir barış düzeninin kurulması için fevkalade heyecanlıyız. Bunu da inşallah süratle devam ettireceğiz. Burada Dışişleri Bakanım, İstihbarat Başkanım özellikle bölgedeki muhataplarıyla görüşmelerini devam ettiriyor. Beraber ne yaparız, nasıl yaparız bunun çalışmalarını sürdürüyorlar" ifadelerini kullandı. "BU İŞİN BİRİNCİ DERECEDE TAKİPÇİSİ TRUMP OLACAK" Gazze'de şu an itibarıyla çatışmaların sona ermiş durumda olduğunu, bunun Trump tarafından ilan edilmiş olmasının çok çok önemli olduğunu belirten Erdoğan," Bu işin birinci derecede takipçisi Sayın Trump olacak. Bunu kendisiyle yaptığımız görüşmelerde de ifade etti. En son ayrılırken ayaküstü de "Bu süreçte bana ne düşüyorsa telefonla irtibatlarımızı kuralım ve bu telefon diplomasimizi ihmal etmeyelim." dedi. Görüşmelerimizi her seviyede sürdüreceğiz. Sayın Trump ile kurduğumuz bu diplomasi çok çok önemli. İnşallah bu hassasiyet içerisinde bunu devam ettireceğiz ve bir huzur ikliminin oluşturulması için ne gerekiyorsa inşallah yapacağız. Mısır'da bir araya gelen tüm ülkeler, bu huzur ikliminin güvencesi olacaktır" açıklamasında bulundu. "TÜRKİYE OLARAK TÜM İNSANLIĞIN VİCDANI OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır süren İsrail saldırganlığına, işgal politikalarına ve bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen emellerine artık "dur" demek için bu Zirvede olduklarını, İsrail terörüne, güç gösterisine karşı, sadece Türkiye'nin değil insanlığın vicdanını savunan bir duruş sergilediklerini aktardı. Erdoğan," Mısır'a da onun için geldik. Gazze tecrübesi İsrail'e saldırganlıkla bir yere varamayacağını açık bir şekilde gösterdi. Aynı şekilde Hamas'ın direniş iradesinin kırılmadığını da gördüler. Bu da çok çok önemli. Gazze halkı 70 bine yakın şehit verdi ama işgale, soykırıma, barbarlığa teslim olmadı. Çok önemli. Demek ki sadece elinizdeki bombaların devamlı gökten her yerden atılması, yaptığınız saldırılar işe yaramıyor. "İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür." bu farklı bir ruh. Şurası çok net ki; İsrail komşularını işgal ederek hiçbir sonuç elde edemez. Netanyahu hükümetinin soykırım karşıtı tepkileri, antisemitizm ile ilişkilendirme gayreti de görüldüğü gibi burada neticesiz oldu. Ateşkesle birlikte uluslararası toplumun görevi bitmedi, yeni başladı. İşte Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda ne oldu? Herkes salonu boşalttı, Netanyahu orada koltuklara konuştu. Gazze'nin yanında daha güçlü durmaya devam etmeliyiz. Soykırımın unutulmaması için mücadelemizi takipçiyiz. Sorumluların hesap vermesi için çabalarımızı artırmalıyız. Türkiye olarak tüm insanlığın vicdanı olmaya devam edeceğiz" dedi. "SDG'Yİ YANLIŞ YOLLARA TEVESSÜL ETMEMESİ, SURİYE'NİN BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜNE DESTEK OLMALARI KONUSUNDA DA UYARIYORUZ" Suriye ile her alanda ve düzeyde kapsamlı temasların devam ettiğini, Suriye'nin ve bölgenin kazanımlarının korunması için yakın eşgüdüm ve iş birliğini güçlendirmekte de kararlı olduklarının altını çizen Erdoğan, "Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'yı, arkadaşlarını yalnız bırakmak diye bir durum söz konusu değil. Sık sık SDG'yi yanlış yollara tevessül etmemesi, Suriye'nin birlik ve bütünlüğüne destek olmaları konusunda da uyarıyoruz. Umarız Suriye'nin toprak bütünlüğü bir ve beraber, müreffeh geleceğe ulaşmaları yolunda tutum takınırlar. SDG'nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi, Suriye'nin kalkınma hamlelerini de hızlandıracaktır. Suriye yönetiminin, ülkenin bütün etnik ve dini unsurlarını kapsayan bir anlayışla geleceğe yürümesini takdirle karşılıyoruz. Bu, hem Suriye'nin, hem de Türkiye'nin çıkarınadır. Suriye'yi yeniden çatışmaya sürüklemeye çalışanlar ise ne Kürtlerin ne Dürzilerin ne de Nusayrilerin iyiliğini istiyor. Malazgirt Meydanı'nda söylediğim gibi, yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak, kendilerine başka hamiler arayanlar kaybedecek" ifadelerini kullandı. "CHP GEÇMİŞTE DE KENDİ HALKINDAN BULAMADIĞI KARŞILIĞI HEP YABAN ELLERDE ARARDI" Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin attığı adımların Türkiye'nin uluslararası itibarı açısından olumsuz bir tablo ortaya koyduğunu belirterek "CHP bizi şaşırtmıyor. Bunlar CHP için alıştığımız şeyler. Geçmişte de kendi halkından bulamadığı karşılığı hep yaban ellerde arardı. CHP'nin ne yaptığını ve neyi planladığını, CHP'yi yöneten kadrolar dahi anlamakta zorlanıyor. Belediyeleri düşürdükleri durum ortada. Belediyeleri çapsızlıklarıyla ne hale getirdikleri ortada. Trabzon'da söyledim, yurt dışına şikayet turları düzenliyorlar. Böyle rezillik olur mu? Biz aslında Sayın Özel'den, Avrupalı Türklerden özür dilemesini beklerdik. Biliyorsunuz 2 ay önce milletvekilleri çıktı gurbetçilerimize, affedersiniz "zırzop" dedi. CHP yönetiminden bu konuda bir açıklama, bir düzeltme gelmedi. Madem Brüksel'e gittin, en azından bunun için bir özür dile. Sayın Özel bu erdemi göstermediği gibi; yoldaşlarına Türkiye Cumhurbaşkanını yuhalatarak çok daha büyük bir skandala imza attı. Gerçekten çok yazık. Onlar Brüksel'de laf üretirken biz Anadolu'da eser üretiyoruz. İşte o sıra ben Rize'deydim, öbür tarafta Trabzon'da açılışlar gerçekleştiriyordum. Bu hafta sonu 4 gün oraları dolaştık. Rize'mizin derelerini dolaştım, bütün o mekanları gözden geçirdik ve bakan arkadaşlarımla, oraların tadını aldık. Ülkemizi sürekli dolaşarak inşallah halkımızla bütünleşmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "BU MAKAMLAR MİLLETE HİZMET İÇİN VARDIR; RANT, YOLSUZLUK, İSRAF İÇİN DEĞİL" Belediyelerin yetki tartışmalarıyla ilgili soruyu cevaplayan Erdoğan, "Zaten bizim yasalarımızda bu tür yolsuzluklar, çalma, çırpma durumlarıyla ilgili gerekli düzenlemeler var. Bu noktada yargı tarafından verilmiş herhangi bir yakalama kararı vesaire olduğu anda, zaten yargımız gereğini yapar. Bu yerel yönetimler kanununda da var. Bütün bunlar zaten gayrimeşrudur. Bunlarla ilgili olarak da kanunların emri her an yerine gelir ve biz de bunların üzerine kesinlikle gideriz. Çünkü Belediyeler doğrudan millete hizmet etmenin ilk adımıdır. Bu makamlar millete hizmet için vardır; rant, yolsuzluk, israf için değil" dedi.

CHP’li Karabat: Katar Türkiye’nin aleyhine tatbikatlara katılıyor, AKP Kıbrıs’ta Seyirci Kalıyor! Haber

CHP’li Karabat: Katar Türkiye’nin aleyhine tatbikatlara katılıyor, AKP Kıbrıs’ta Seyirci Kalıyor!

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda AKP iktidarının Kıbrıs ve Doğu Akdeniz politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Karabat, Katar’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile birlikte enerji sondajı yaptığını ve Yunanistan’da düzenlenen tatbikatlara katıldığını belirterek, “AKP seyirci kalıyor” dedi. Karabat, AKP'nin halk desteğini yitirdikçe jeopolitik hamlelerle ayakta kalmaya çalıştığını ve bu süreçte Türkiye’nin ulusal çıkarlarının göz ardı ettiğini ifade etti. “AKP kendini oyun kurucu zannediyor; ama aslında figüran” diyen Karabat, Katar’ın hem enerji hem de askeri alanda Türkiye aleyhine konumlandığını vurguladı. KATAR, GKRY ADINA SONDAJ YAPIYOR Karabat’ın açıklamalarına göre, Katar şu anda GKRY adına Doğu Akdeniz’de enerji sondajı yürütüyor. Bu adımın yalnızca ticari değil, stratejik sonuçlar doğurduğunu belirten Karabat, aynı zamanda Katar’ın askeri alanda da GKRY ve Yunanistan’la hareket ettiğine dikkat çekti. KATAR, NATO TATBİKATINDA TÜRKİYE’NİN KARŞISINDA Karabat’ın paylaştığı bilgilere göre, Nisan ayının ilk haftasında Yunanistan’da düzenlenen ve “INIOCHOS” adı verilen çok uluslu hava tatbikatına Katar, İsrail, Fransa, Hindistan ve NATO üyesi birçok ülke katıldı. Tatbikat kapsamında hava savunma sistemlerine karşı operasyonlar, stratejik hedeflerin vurulması ve özel görev senaryoları çalışıldı. Tatbikatın kamuoyunda dikkat çekmemesi için Katar medyasında geri planda tutulduğunu belirten Karabat, “Bu tatbikat, Katar, İsrail ve NATO’yu ilk kez bir araya getirdi” dedi. TÜRK CUMHURİYETLERİ GKRY’Yİ TANIYOR, AKP SESSİZ Karabat, Yunanistan’daki tatbikatın yapıldığı günlerde Türkmenistan, Kazakistan ve Özbekistan’ın GKRY’yi “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanıdığını ve büyükelçi atadığını belirtti. Karabat, bu gelişmelere karşı AKP'nin yalnızca sembolik tepkiler verdiğini, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da bu konuyu Özbekistan ziyaretinde gündeme almadığını söyledi. “23 YILDA KKTC’Yİ TANIYAN TEK BİR ÜLKE YOK” Karabat, AKP'nin iktidarda olduğu 23 yıl boyunca KKTC’yi tanıyan tek bir ülke bile bulunmadığını belirterek, “AKP içeride yerli ve milli söylemleriyle halkı kandırırken, dışarıda KKTC’nin statüsünün zayıflatılmasına göz yumuyor” ifadelerini kullandı. KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkmasını istediği yönündeki açıklamasını hatırlatan Karabat, Türkiye’nin garantörlük hakkının da tehlikeye girdiğini belirtti. KARABAT’TAN UYARI: OTORİTERLEŞME PLANLARI TUTMAYACAK CHP’li Karabat, AKP’nin Kıbrıs’ı feda ederek doğal gaz boru hattı üzerinden ekonomik kaynak yaratma ve yandaşlara komisyon sağlama hesapları yaptığını iddia etti. Bu süreçte Türkiye’nin otoriter bir yapıya sürüklendiğini ifade eden Karabat, “Muhalefeti yok edip otoriter rejime geçme planları tutmayacak. Buna hizmet edenler halk ve hukuk önünde hesap verecek” diyerek sözlerini tamamladı. KARABAT’IN SOYAL MEDYA HESABINDAKİ PAYLAŞIMI ŞÖYLE: https://x.com/OzgurKarabatCHP/status/1910950723606421729  KATAR YUNANİSTAN İLE TATBİKAT YAPIYOR, AKP KIBRIS’TA SEYİRCİ KALIYOR 1-Halk desteğini yitiren AKP, varlığı sürdürmenin yolunu jeopolitikte arıyor. Kendini “oyun kurucu” zanneden AKP, aslında figüran olduğunu görmüyor. Dost dedikleri Katar bile neler yapıyor, tek tek anlatalım. 2-Öncelikle, bir önceki paylaşımımızı hatırlayalım. AKP’nin Kıbrıs üzerine planlarını deşifre ettiğimiz tespitlerimiz büyük ses getirdi. Aşağıda paylaşacağımız yeni bilgilerle bu floodu beraber okuyun. 3-Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının çıkarılması için pek çok ülke çalışma yürütüyor. Peki, AKP’nin dost dediği Katar ne yapıyor? Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) adına sondaj yapıyor! 4-Bunlar ticari ilişkiler deyip geçemezsiniz. Çünkü Katar askeri alanda da Türkiye’nin aleyhine pozisyon alıyor. GKRY ve Yunanistan’daki askeri tatbikatlara katılıyor. 5-Yunanistan’da Nisan’ın ilk haftasında düzenlenen INIOCHOS isimli hava tatbikatına Katar, İsrail, Fransa, Polonya, Hindistan, İtalya’nın aralarında olduğu 13 ülke katıldı, savaş uçakları birlikte uçuş yaptı. 6-Bu tatbikatın Türk kamuoyunda dikkat çekmemesi için Katar medyasında ön plana çıkarılmaması istendi. Ancak Yunanistan Hava Kuvvetleri bütün görüntüleri paylaştı. Yunanistan’daki tatbikat, Katar, İsrail ve NATO’yu ilk kez bir araya getirdi! 7-INIOCHOS tatbikatında simüle edilen bazı görevlere dikkatinizi çekerim: -Entegre hava savunma sistemine karşı hava operasyonları, -Karşı saldırı, hava/havaalanı saldırısı, -Özel hedefler (köprüler, elektrik santralleri, araçlar vb.) 8-Suudi Arabistan'ın başını çektiği Arap ülkeleri Katar'a ambargo uygularken, Türkiye zor durumda kalan Katar'a başta gıda ve sağlık malzemeleri olmak üzere her türlü ürünü göndermişti. Şimdi Katar, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin aleyhine ne varsa orada yer alıyor. 9-Yunanistan’da tatbikat gerçekleştirilirken başka gelişmeler de oldu. Türkmenistan, Kazakistan ve Özbekistan GKRY’yi “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanıyıp büyükelçi atadı. AKP’den göstermelik tepki dışında bir ses çıkmadı. 10-Aynı günlerde TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Özbekistan’ı ziyaret etti ve o da GKRY’nin tanınması konusunda tek kelime etmedi. Çünkü AKP bu işin tam ortasında ve Türk cumhuriyetlerinin GKRY’yi tanımasını görmezden geliyor. 11-Tam 23 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP, bir ülkenin bile KKTC’yi tanımasını sağlayamadı. Üstüne, GKRY’nin devlet statüsünün güçlenmesine göz yumdu. İçeride ise yerli ve milli söylemleriyle “oyun kurucu” olduğu yalanını yaydı. 12-KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, açıkça söylüyor: “Avrupa Birliği Türkiye’nin Kıbrıs’tan çıkmasını istiyor.” Türkiye’nin Kıbrıs’taki garantörlüğü AKP eliyle yok ediliyor. Katar gibi AKP’nin iş birliği içinde olduğu ülkeler de buna destek veriyor. 13-AKP, Kıbrıs’ı verip orada kurulacak doğalgaz boru hattından ekonomik krize kaynak sağlama, yandaşlara da komisyon alma planları yapıyor. Bunları yaparken de Türkiye’yi otoriter bir yapıya sürüklüyor. 14-Tekrar uyarıyorum: Türk milleti AKP’yi istemiyor. Türkiye 1’den büyüktür ve ülkenin jeopolitik güvenliğini yok edecek hamleler yapmaktan uzak durun. Muhalefeti yok edip otoriter rejime geçme planları tutmayacak. Buna hizmet edenler hem halkımız hem de yargı önünde hesabını tek tek verecek.

Katar resmen duyurdu! Ateşkes 19 Ocak'ta başlayacak Haber

Katar resmen duyurdu! Ateşkes 19 Ocak'ta başlayacak

Hamas ve İsrail, Katar'ın başkenti Doha'daki müzakereler sonucu Gazze Şeridi'nde ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya vardı. Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-Thani, Gazze Şeridi'nde ateşkesin sağlandığını resmen duyurarak, ateşkesin 19 Ocak'ta başlayacağını açıkladı. Katar, Mısır ve ABD tarafından yürütülen arabuluculuk çabalarının başarıya ulaştığını aktaran Al-Thani, anlaşma ile İsrailli esirlerin serbest bırakılacağını ve Gazze'ye insani yardımların kapasitesinin artacağını ifade etti. Anlaşmanın uygulanması konusunda İsrail ve Hamas ile görüşmelerin devam ettiğini aktaran Al-Thani, ateşkese ilişkin sürecin geçtiğimiz ay başladığını ifade etti. Al-Thani, ateşkesin bir "başlangıç" olduğunu belirterek, şimdi arabulucuların ve uluslararası toplumun kalıcı barışı sağlamak için çalışması gerektiğini söyledi. ABD Başkanı Joe Biden, anlaşmanın ABD'nin "inatçı ve özenli” diplomasisinin bir sonucu olduğunu belirterek, ateşkes anlaşmasının ana hatlarının geçtiğimiz yıl mayıs ayında ortaya koyduğunu ifade etti. “Anlaşma tamam” ABD'nin seçilmiş Başkanı Donald Trump, Gazze'de ateşkes anlaşmasına varıldığını belirterek, "Orta Doğu'daki rehineler için anlaşma tamam. Kısa süre içinde serbest bırakılacaklar. Teşekkür ederim” dedi. Anlaşmanın geçtiğimiz sene kasım ayında ABD'de düzenlenen başkanlık seçimini kazanmasının bir sonucu olduğunu savunan Trump, seçim zaferinin dünyaya barış sinyali verdiğini söyledi. ABD'li ve İsrailli rehinelerin ailelerine ve sevdiklerine kavuşmak üzere evlerine dönecek olmalarından büyük bir heyecan duyduğunu ifade eden Trump, “Bölge genelinde güç yoluyla barışı teşvik etmeye devam edeceğiz. Bu, ABD ve aslında Dünya için gelecek büyük şeylerin yalnızca başlangıcıdır. Beyaz Saray'da bile olmadan çok şey başardık. Beyaz Saray'a döndüğümde ve yönetimim tamamen onaylandığında gerçekleşecek tüm harika şeyleri hayal edin, böylece ABD için daha fazla zafer elde edebiliriz” dedi. Ateşkes haberlerinin ardından Gazzeliler kutlama yaptı Ateşkes haberlerinin ardından Gazzeliler, kutlama yaptı. Deir el-Balah'taki Aksa Şehitleri Hastanesi'ndeki Gazzeliler, ellerinde bayraklarla ateşkes haberini kutladı.

Bursalı turizmcilerden Katar çıkarması Haber

Bursalı turizmcilerden Katar çıkarması

Bursa’nın, turizm payının hak ettiği seviyeye ulaşabilmesi için çalışmalarını aralıksız sürdüren Bursalı turizm profesyonelleri, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin organizasyonuyla Katar’da gerçekleştirilen Qatar Travel Market Expo’da yerini aldı. Bursa Turizmciler ve İş İnsanları Derneği (BURTİD) Başkanı, aynı zamanda TÜRSAB Güney Marmara Temsil Kurulu ve Bursa Sağlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Sager, şehrin turizm alanında ivmelenmesi ve Bursa turizminin yeni uluslararası pazarlara açılması için her fırsatı değerlendirdiklerini belirtti.  Turizm ve tanıtım alanında dünya çapında düzenlenen tüm organizasyonlara şehrin dinamikleriyle birlikte katılmaya özen gösterdiklerini altını çizen Doğan Sager, “Kentimizin dünyada turizm pastasından hak ettiği payı alabilmesi adına öncelikle kentin sahip olduğu tarihi, kültürel ve doğal değerlerin en iyi şekilde tanıtılmasını hedefliyoruz” dedi. Bu yaklaşımın yalnızca sektör temsilcilerine değil Bursa’nın ticari, idari ve sosyal dinamiklerine katkı sağladığını ifade eden Sager, şehrin dünya turizmindeki pazarının gelişmesiyle, diğer tüm alanlardaki değerlerin de yükseleceğini söyledi. Yenişehir Havaalanı’ndan yeni destinasyonlara yeşil ışık Katar’daki fuarda Bursa’nın tanıtımının yanı sıra şehrin turizmdeki değerine önemli katkılar sağlayacak resmi ziyaretler ve ikili görüşmelerde de bulunduklarının altını çizen Sager, “Katar ziyaretimizde Büyükelçimiz Dr. Mehmet Mustafa Göksu ile de görüşme fırsatı bulduk. Bu görüşmede Büyükelçimiz Sayın Göksu’ya, şehrimizdeki turizm potansiyeli hakkında bilgiler aktarırken, Katar’dan Bursa Yenişehir Havalimanı’nına direkt uçuşlarla ilgili talebimizi ilettik. Bu konuya ilgili çalışma yapacaklarını belirttiler. Öte yandan yine Katar’ın yerli halkının dışında seyahat için Katar’da bulunan turistlerin Bursa’ya seyahatlerini kolaylaştıracak formüller üzerinde de durulmasını rica ettik” diye konuştu. BURTİD Başkan Sager, geçtiğimiz ay Antalya direkt seferlerinin başladığı Yenişehir Havalimanı ile ilgili bir başka gelişmenin ise Gaziantep destinasyonu konusunda olduğuna dikkati çekti. Katar’daki fuarda bir araya geldikleri Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’le Bursa – Gaziantep direkt uçuşları konusunda işbirliği sözü aldıklarını ifade eden Sager, “Sayın Şahin, bu konuyla ilgili eliniz taşın altına koymaya hazır olduğunu belirtti. Biz de Bursa Havayolları Çalışma İstişare ve Girişim Grubu olarak bugünden itibaren Gaziantep uçuşları için çalışmalarımızı başlattık. Antalya seferlerinde olduğu gibi Gaziantep konusunda da başarılı sonuç alacağımıza ve Bursamızın turizme katkısı olan her alanda hızla adımlarla yukarıya taşımaya devam edeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. Bursa’nın tanıtımının ve turizm potansiyelinin artırılması için yapılan tüm etkinlerde, pay sahibi olan herkese teşekkür eden Sager, “Her platformda şehrimizin tanıtımına katkı sağlama imkanını biz turizm profesyonellerine sunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Sayın Oktay Yılmaz’a, Katar ziyaretimizde bizi yalnız bırakmayan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru ile tüm turizm paydaşlarımıza şükran borçluyuz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.