SON DAKİKA
Hava Durumu

#Katkısız

Söz Bursa - Katkısız haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katkısız haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kış aylarının doğal şifası: Protein ve B12 deposu Muş Büryanı Haber

Kış aylarının doğal şifası: Protein ve B12 deposu Muş Büryanı

Odun ateşinde tandırda uzun saatler pişirilen Muş büryanı; yüksek protein, B12 ve demir içeriğiyle kış aylarında vatandaşların vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Doğu Anadolu’nun önemli lezzetlerinden biri olan Muş büryanı, tandırda doğal yöntemlerle pişirilmesi ve besleyici özellikleriyle sofralarda özel bir yere sahip olmaya devam ediyor. Genellikle kuzu etinden hazırlanan büryan, odun ateşiyle ısıtılan kuyulu tandırlarda uzun süre pişirilerek servis ediliyor. Katkısız ve kendi yağıyla pişmesi sayesinde hem doğal hem de yoğun aromalı bir lezzet sunan büryan, yüksek kaliteli protein içeriğiyle özellikle fiziksel olarak aktif bireyler için önemli bir besin kaynağı olarak görülüyor. Muş’un yöresel değerleri arasında önemli bir yere sahip olan büryan, hem damaklara hitap eden eşsiz tadı hem de besleyici yönüyle kentte yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Beslenme Uzmanı Diyetisyen Büşra Balaban, kuzu etinden yapılan büryanın B12 vitamini ve demir bakımından zengin olduğuna dikkat çekerek bağışıklık sistemini desteklediğini, enerji verdiğini ve uzun süre tokluk sağladığını ifade etti. Balaban, büryanın yağ oranı nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Büryan, Doğu Anadolu Bölgesi’ne özgü geleneksel pişirme yöntemiyle hazırlanan sağlıklı ve katkısız doğal bir et yemeğidir. Özellikle kış aylarında vatandaşlar tarafından tercih edilmektedir. Doğru ve dengeli porsiyonlarla tüketildiğinde, kültürel mirasımızın sağlıklı ve değerli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. Afiyet olsun" dedi. Büryan ustası Metin Göçmen, yaklaşık 40 yıldır bu mesleğin içinde yer aldığını ve 20 yılı aşkın süredir kendi işletmesinde büryan yaptığını belirterek, "40 yıldır bu sektörün içindeyim. Yirmi seneden fazladır kendi işimi, yani büryan işini yapıyorum. Büryan çok zahmetli ama bir o kadar da zevkli ve güzel bir iştir. Mesela sabah saat 05.00’te kalkıyoruz. Etimizi bir gün önceden hazırlayıp buraya getiriyoruz ve etlerimiz iki saat suda bekliyor. Bu esnada tandırımız yanıyor. O sırada etlerimizi tuzlu suda dinlendiriyoruz. Tandır köz haline geldiğinde etimizi asıyoruz. İçeride buhar oluşmaya başlayınca etler tandıra giriyor. Ortalama içeride kalma ve pişirme süresi üç saattir. Genel olarak büryan hazır olana kadar yaklaşık 6 saatimizi alıyor. Ondan sonra satışa başlıyoruz. Tabii bunun püf noktaları vardır. Et suda beklerken kendini temizler. Ama işin en önemli püf noktası tandırdır. Tandırın ısısının dengeli bir şekilde ayarlanması gerekir. Çok yanarsa büryan kurur, az yanarsa sulu kalır. Yani püf noktası tamamen tandırdır. Saat 11.00’de tandırı açıyoruz ve satışımız başlıyor. Ondan sonra servisimize devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Büryan yemeye gelen vatandaşlardan Kutbettin Toplu ise "Metin Usta’nın yaptığı büryan, şu anda Doğu Anadolu Bölgesi’nin en iri ve en kaliteli büryanları arasında yer alıyor. Görüntüsünden ve renginden bile kalitesi anlaşılıyor. Gerçekten çok lezzetli ve özenle hazırlanmış. Bu yüzden Metin Usta’nın ellerine sağlık. Biz de sürekli gelip yiyeceğiz. Bir değil, iki değil, üç hatta dört porsiyon bile yenilecek kadar kaliteli yapıyorlar. Çünkü burada kaliteye gerçekten önem veriliyor" diye konuştu.

Türkiye dondurulmuş kirazda da dünya lideri Haber

Türkiye dondurulmuş kirazda da dünya lideri

Dondurulmuş Gıda Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Yıldırım, özellikle gelişmiş ülkelerde sağlıklı beslenmeye daha çok önem verilmeye başlandığını belirterek, bu konuda da katkısız, ilaçsız doğal gıda ürünlerinin ön plana çıktığını anlattı. Yıldırım, taze ve sebzelerin hasat edildikten sonra fazla bekletilmeden yıkanıp dondurulduğunu dile getirerek, "Tazeyken ne kadar doğal ve katkısız ise dondurulduktan sonra da aynı özelliklerde" dedi. Dünyada dondurulmuş gıda tüketiminde ABD'nin önde geldiğini ve kişi başına tüketimin 70 kilogram olduğunu vurgulayan Yıldırım, Avrupa'da bu miktarın 40 kilogram, Türkiye'de ise 7 kilogram olduğunu aktardı. Bu yüzden hem Türkiye'de ciddi bir potansiyel bulunduğunu hem de yurt dışındaki tüketime bağlı olarak ihracat anlamında önlerinin açık olduğunu belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Türkiye yıllarca dondurulmuş biber ihraç etti. Dondurulmuş kirazda da dünya lideriyiz. Taze kiraz ihracatımız bu yıl yaşanan zirai don olayını saymazsak ortalama 80 bin tonun üzerinde. Dünyada taze kiraz ihracatında hep ilk 3'te yer aldı. Avrupa'da zaten lideriz. Dondurulmuş kirazda da ilk sıradayız. Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesi gibi üretim yerlerinde ürünler toplanıyor çekirdekleri çıkartılıyor ve organik olarak donduruluyor." Dondurulmuş kirazın önemli bölümünün ABD'ye ihraç edildiğini aktaran Yıldırım, "Yıllık 12-15 bin ton ihracatımız var. Organik tarafında ciddi avantajımız bulunuyor. Katma değerli ürünler üretiyorsunuz, satıyorsunuz ve döviz sağlıyorsunuz. Çiftçi memnun oluyor ihracatçı da mutlu." dedi. Kirazın hasat döneminde toplanmasıyla sürecin bitmediğini dile getiren Yıldırım, "Tüketimi 12 ay sürüyor. ABD'de ve Avrupa ülkelerinde pastacılık sanayisinde, kokteyllerde, meyveli yoğurtlarda kullanılıyor. Ve bunun önemli bölümü Türk çiftçisinin ürettiği, Türk firmalarınca dondurulan organik ürünler" diye konuştu.

ABD'nin onda biri kadar dondurulmuş gıda tüketiyoruz Haber

ABD'nin onda biri kadar dondurulmuş gıda tüketiyoruz

Dondurulmuş Gıda Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Yıldırım, Türkiye'de şu anda dondurulmuş üründe kişi başı tüketimin 7 kilogram olduğuna dikkati çekerek, "Kişi başına tüketim Avrupa'da 40, ABD'de ise 70 kilogram civarında. Halen gitmemiz gereken çok fazla yol var" dedi. Yıldırım yaptığı açıklamada, dondurulmuş gıdalarda sürdürülebilir ürün kalitesi aynı kalitede korunduğunu ve sunulabildiğini belirtti. Dondurulmuş ürünlerin kullanım kolaylığına dikkati çeken Yıldırım, atık anlamında da kullanıcılara ciddi avantajlar sağladığını anlattı. Günümüz dünyasında sağlıklı ürünlerin ön plana çıktığını ve dondurulmuş ürünlerin katkısız, koruyucusuz olarak tüketim tercihinde üst sıralara yükseldiğini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu: "Dondurulmuş gıdada inanın biz de ev kadınlarının sadece evde yıkamada kullandıkları suyu kullanıyoruz. Başka hiçbir şekilde ürünlerimizde katkı malzemesi, koruyucu olmuyor. Biz taze ürünleri yıkıyoruz eksi 40 derecede donduruyor, eksi 18 derecede muhafaza ediyoruz. Evlerde daha yüksek sıcaklıklarda dondurma işlemi yapılıyor dolaplarda. Biz eksi 40 derece yaparak mikroorganizma faaliyetlerini tamamen durduruyoruz." "MANAVDAKİ ÜRÜNDEN BİLE TAZE" Yıldırım, dondurulmuş ürünlerin bazılarında ön pişirme uygulandığını aktararak, "Bu pratiklik sağlıyor. Çıkar ısıt ya da pişir ve kullan. Dünya dondurulmuş gıdada çok önde" dedi. Türkiye'de şu anda dondurulmuş üründe kişi başı tüketimin 7 kilogram olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şöyle devam etti: "Kişi başına tüketim Avrupa'da 40, ABD'de ise 70 kilogram civarında. Halen gitmemiz gereken çok fazla yol var. Sektörün önü açık ve potansiyeli yüksek. Bunu bizim çok iyi anlatmamız lazım. Derneğimizin zaten amaçlarından biri de bu. Sağlıklı ürünler olduğuna insanları ikna etmek çok önemli. Bir döner zinciri düşünün. Bu döner zincirinin 100 şubesi olduğunda her yerde bir usta kullanmak zorunda. Fakat bizim gibi çözüm üreten firmalarımız, her yerde aynı kalitede ürünü sağlayabiliyor." Yıldırım, manava gidildiğinde bile birkaç gün beklemiş ürün satın alındığını vurgulayarak, "Bizde ise taze olarak ham madde 2 saat içinde fabrikaya geliyor hızlı bir şekilde yıkanıyor, eksi 40 derecede donduruluyor ve eksi 18 derecelik depolara çekiliyor. Bunu gıda ve ziraat mühendisleriyle yapıyoruz. Aslında tarladan sofraya en taze ürünü sunuyoruz" diye konuştu. "KALINTI KONTROLLERİ ARALIKSIZ YAPILIYOR" Meyve ve sebzelerde sürekli pestisit kalıntısı kontrolleri de yaptıklarını belirten Yıldırım, "Biz her gelen ham maddeyi sıkı kontrolden geçiriyoruz. Bu kontrollerden sonra üretim yapılıyor. Tazeden daha taze ve kalıntısız ürünler sunuyoruz. Dondurulmuş gıda tüketilmesini çok şiddetli bir şekilde öneriyorum" dedi. Yıldırım, sektörün ciddi bir ihracat potansiyeline ulaştığını ve bunu daha da artıracak tecrübeye, kapasiteye sahip olduğunu dile getirerek, doğru planlama ve doğru maliyetlenme ile çok daha iyi kazançlar sağlanabileceğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.