SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kayıp

Söz Bursa - Kayıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayıp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Trump’tan kan donduran itiraf: "Daha ne kadar aranızda olurum bilemiyorum!" Haber

Trump’tan kan donduran itiraf: "Daha ne kadar aranızda olurum bilemiyorum!"

ABD Başkanı Donald Trump, kendisine düzenlenen suikast girişimlerine dikkat çekerek, "Daha ne kadar aranızda olurum bilemiyorum, silahlarını bana doğrultan çok insan var" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzensiz göçmenler tarafından işlenen şiddet suçlarının kurbanlarının anıldığı etkinliğe ev sahipliği yaptı. Etkinlikte yakınları düzensiz göçmenler tarafından öldürülen aileler ağırlandı. Trump, programda kurban yakınlarını da konuşmak üzere kürsüye davet etti. Programda konuşan kurban yakınları arasında 2024'te bir düzensiz göçmen tarafından öldürülen hemşirelik öğrencisi Laken Riley'in annesi Allyson Phillips de yer aldı. Georgia Üniversitesi Kampüsü'nde koşuya çıktığı sırada öldürülen ve ölümü ABD'deki göç ve sınır güvenliği tartışmalarını gündeme taşıyan sembol bir vaka haline gelen Riley'in annesi, "Bu herhangi bir ailenin başına gelebilirdi. Benim ailemin başına geldi. Sizin ailelerinizden herhangi birinin de başına gelebilirdi" dedi. Etkinlikteki kurban yakınlarına seslenen Trump, "Bu odadaki herkes, sonsuz bir kayıp yaşamakla kalmadı. Bu insanlar, aynı zamanda yabancı suçluların konforunu Amerikan vatandaşları ve vatanperverlerin güvenliğinin önüne koyan siyasetçilerin de mağduru oldu" dedi. Suçla mücadele ve göçmenlik politikaları nedeniyle Demokratlara ağır eleştirilerde bulunan Trump, "Bu konu niçin haberlerde yer almıyor bilmiyorum. Demokratlar bunları duymak istemiyor. Radikal sol, bunu duymak istemiyor. Peki duyulmayacak ne var? Katillerin ve suçluların ülkemize girmelerine engel olmak istiyoruz. Minneapolis Belediye Başkanını izledim. ‘Katilleri korumak istiyoruz' diyen bu insanları izledim. Buna mana veremiyorum. Bu hastalıklı bir şey. Bunlar hasta" dedi. Konuşmasında sınır güvenliği konusunda muazzam sonuçlar aldıklarını ifade eden Trump, daha önce başarılı oldukları için silahlı suikastların hedefi olan Amerikan başkanlarına gönderme yaptı. Trump, "Tüm o aklını yitirmiş silahlı saldırganlar, sadece sonuç alan başkanların peşine düşüyorlar. Sonuç alamayan başkanların peşine düşmüyorlar. Abraham Lincoln, büyük bir isim. John F. Kennedy de belli bir anlamda sonuçlara ulaşmış olan bir başkandı. Yalnızca sonuç alan başkanların peşine düşüyorlar. Belki ben de biraz daha az sonuç alan biri olmak istemeliyim. Bu süreci biraz yavaşlatabilir miyiz" dedi. Trump, "Daha ne kadar aranızda olurum bilemiyorum, silahlarını bana doğrultan çok insan var öyle değil mi?" ifadelerini kullandı. Yarın başkanlığının ikinci döneminin ilk "Birliğin Durumu" konuşmasını gerçekleştirecek olan Trump, Beyaz Saray'daki hitabında bu konuya da değinerek, "Şu anda ülkemiz harika durumda. Ekonomi, şimdiye kadar en güçlü durumunda ve en yüksek faaliyet düzeyinde. Yarın akşam bir konuşma yapacağım. Uzun bir konuşma olacak, zira konuşacak çok fazla konumuz var" dedi. ABD'DE "ULUSAL AİLE GÜNÜ" İLAN EDİLDİ Trump, programda ayrıca 22 Şubat 2026 tarihini "Ulusal Aile Günü" ilan eden bir bildiriye imza attı. Bildiride, "Sınırları güçlü olmayan bir ulus, gerçek manada bir ulus değildir. Adalet olmadan, bir halk asla tam anlamıyla özgür olamaz. Hukukun üstünlüğünü koruma, sınırlarımızı güvence altına alma ve düzensiz göçmenler tarafından öldürülen her Amerikalı için ve hayal edilemeyecek bir kaybı yaşamak zorunda kalan her aile için hesap verebilirliği sağlama görevimizi yeniden teyit ediyoruz" denildi. Bildiride, "Kurbanları asla unutmayacağız. Hayatlarında kalıcı bir boşlukla yaşamak zorunda kalan ailelerin yanındayız ve insanlarımızı ve vatanımızı korumak için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz" denildi. Bildiride, "ABD Başkanı Donald J. Trump olarak, ABD Anayasası ve yasalar tarafından bana verilen yetkiye dayanarak, 22 Şubat 2026 gününü Ulusal Aile Günü ilan ediyorum" ifadelerine yer verildi.

Elif Kumal’ın kaybolduğu geceyi kamp yapan gençler anlattı Haber

Elif Kumal’ın kaybolduğu geceyi kamp yapan gençler anlattı

Gençler, Cumartesi akşamı göletin alt tarafında, Elif Kumal'ın kamp yaptığı alana yaklaşık 2,5-3 kilometre mesafede 5 arkadaş kamp yaptıklarını belirtti. Kamp yapan gençlerden biri o gece yaşananları şu ifadelerle aktardı: "O akşam Cumartesi akşamı, biraz daha ileride, göletin alt tarafında 5 arkadaş kamp yapıyorduk. Saat 21.30 suları bayağı bir silah sesi duyduk; yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Silah seslerinden sonra müzik sesleri geldi. Bunun ardından saat 23.30-00.00 civarında buradan koşturarak bir abi geldi. Üzerinde gri sweat ve gri eşofman vardı. Bize bir aracın kaybolduğunu söyledi ve aracı tarif etti. Bir aracın geçip geçmediğini sordu. Biz de geçmediğini söyledik. Bunun üzerine ‘Of aga ya, of' diyerek geri döndü ve uzaklaştı. Ardından 15-20 dakika sonra sarı farlı bir arabanın, göletin bizim yanımızdan geçmeden Yukarıyapıcı yoluna doğru gittiğini gördüm. Onun arkasından yine 15-20 dakika sonra beyaz bir araç geldi. Farlı, off-road donanımlı bir araçtı. O da yanımızdan geçti ve yine 15-20 dakika Yukarıyapıcı yoluna doğru gitti. Orada biraz dolandıktan sonra geri geldi, tekrar yanımızdan geçip gitti. Yani olay bundan ibaret." Kamp yapan gençler, olayın ertesi günü bir kadın şahsın kaybolduğunu öğrendiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ertesi gün, kız arkadaşının kaybolduğunu ve böyle bir olayın yaşandığını öğrendik. Yani bize gelip ‘kız arkadaşım kayboldu' ya da buna benzer bir şey söylemedi. Biz bir kadın şahsın kayıp olduğunu bilseydik, olay anında da zaten çıkardık." Gençler, kendilerine kayıp ihbarı yapılmadığını da dile getirdi: "Çift araçla gelmiştik. Bize bir şahsın kayıp olduğuna dair herhangi bir bilgi verilmedi. Koşarak geldiği için bu kadar uzaktan geldiğini de düşünmedik. Şu an bulunduğumuz yer onların kamp alanı. Bizim kamp yaptığımız yer buraya yaklaşık 2,5-3 kilometre mesafede. Koşarak geldiği için çok acil bir durum olduğunu da açıkçası düşünmedik. Sonuçta o saatte birinin koşması çok makul gelmedi." "İlginç olaylar. Biz de çok net bir fikre sahip değiliz. Yaşananlar bunlar. Talihsiz bir olay." Öte yandan Elif Kumal'ın kaybolmasının 7'nci gününde, arama çalışmaları AFAD koordinesinde jandarma, polis, su altı arama ekipleri ve gönüllü sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla devam ediyor. Gölet ve çevresinde karadan, havadan ve su altından arama tarama faaliyetleri sürdürülüyor.

Kayıp Elif'in yakınları soruyor: “Madem serbest, neden aramalarda yok?” Haber

Kayıp Elif'in yakınları soruyor: “Madem serbest, neden aramalarda yok?”

Balıkesir'in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kaybolan Elif Kumal'ı bulmaya yönelik arama kurtarma çalışmaları 6'ncı gününde devam ediyor. İstanbul'dan gelen ailenin yakınları, "Herkes aramaya katılmışken, serbest bırakılan erkek arkadaşının burada olması gerekiyor. Bulursa o bulur" dedi. Balıkesir'in Erdek ilçesindeki Kapıdağ Yarımadası'nda kamp yaptığı sırada erkek arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından araçla bölgeden ayrıldığı öne sürülen Elif Kumal'dan (34) 6 gündür haber alınamıyor. AFAD'ın koordinesinde yürütülen çalışmalara jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediye ekipleri ve gönüllü kuruluşların da yer aldığı ekipler karadan, havadan ve denizden destek vererek arama faaliyetlerini sürdürüyor. Olay yerine gelen aile yakınları Nazmiye ve Osman Kavakderesi, "Dün akşam karda kışta yola çıktık, İstanbul’dan geldik, buradayız. Aile dostuyuz. Abisinin okul arkadaşının annesiyim ben. Kaybolduğunu duyduğumdan bu yana dört-beş gün geçtiği halde hâlâ bulunamadığını öğrendim ve onların yanında olmam gerektiğini düşündüm. Uzun zamandır bu aileyle beraberdik. Karacabey Devlet Hastanesi’nde çalışıyordum ben o zaman, on yıl orada kaldık. O aileyle birlikteydik. O çocukların büyüdüğünü gördüm, okuduğunu gördüm. Ders çalıştırdık, günlerce çok güzel şeyler paylaştık. İyi bir ailenin çocuğu. Annesi hem annelik yaptı hem babalık yaptı. Bu çocukların okuması için ellerinden geleni yaptılar. Bu kızın belirli bir yaştan sonra da böyle bir arkadaşı oldu. O çocuğun şu anda serbest bırakıldığını duydum. Peki bu serbest bırakılan çocuğun şu anda yanımızda olması gerekmez miydi? Çıkar çıkmaz abisinin, yengesinin yanında olması gerekmez miydi? Madem sevgisi vardı, nerede bu çocuk? Neden bırakıldı? Neye dayanarak bırakıldı? Bu kızın kaybolmasına neden olan kişi o. Sürekli darp edildiğini duydum, buna da tahammül edemedim. Kimse kimsesiz değil. Bu milletin devleti var, jandarması var, polisi var. Bir insanın, hele bir kadının bu kadar darp edilmesine nasıl tahammül edilir? Ben bu konuda ne yapabilirim bilmiyorum. Vallahi dayanacak gücüm kalmadı. Dört-beş gündür evde ne uykumuz kaldı ne huzurumuz. Bizim gibi binlerce insanın da aynı duyguları yaşadığını biliyorum. Bu çocuğun burada olması gerektiğini düşünüyorum. Buraya gelmesi için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum. Aileyi yalnız bırakmaması lazım. Üstelik bu çevreyi çok iyi bildiği, karış karış tanıdığı söyleniyor. 'Bulursa o bulur' diyorlar bize. Köy halkından tanımadığımız insanlarla karşılaştık. Herkes konuşuyor. 'Bu çocuk buraları çok iyi bilir, karış karış gezer, bulursa o bulur' dediler. Madem öyle, nerede bu çocuk? Madem serbest kaldıysa nerede? Sevgilisi burada kayıp, peki kendisi nerede? Ya da kıza ne yaptı? Bir anne buna nasıl dayanır? Kızını büyütüp bir elin oğluna teslim edecek, hem darp edilecek hem kaybolacak, üstünden altı gün geçecek ve o çocuk dışarı çıkacak. Bu doğru bir şey mi sizce? Buna nasıl tahammül edilir? Bunu kabul edemiyorum. Yanlış mı konuşuyorum? O çocuk da bir anne evladı ama annesi nasıl bir evlat yetiştirdi? 'Git sevdiğin kızın ve ailesinin yanında dur' demesi gerekmez miydi? Onların da burada olması gerekmez miydi? Bu aileyi nasıl yalnız bırakırlar, anlamıyorum. Buraları biliyorsa o çocuğun gelip burada olması gerekmez mi? İnsan sevdiği için canını verir. Hapis falan hikâye. Eğer gerçekten seviyorsa, Yeşim’in de dediği gibi burada olması lazımdı. Bizimle birlikte olması lazımdı. Bakın, ben İstanbul’dan geldim diyorum. Kızımız çok iyi niyetliydi. Sevgiye muhtaç bir çocuktu. Bu çocuğun gelmemesi, arabanın kaybolması çok enteresan. Büyük bir arabanın buralarda kaybolması çok garip. Telefonu zaten sinyal vermiyor. Bu köye girildiğinde tek bir yol yok. Binlerce giriş çıkış var. 'Tek bir yoldan çıkmış görünmüyor' demek doğru değil. 'Bir sürü giriş, çıkış, aşağı iniş, yukarı çıkış, sağa sola gidiş var. Yani araba tek bir güzergâha mahkûm değil. Birçok yöne sapmış olabilir ve bu çocuk bu yolları çok iyi biliyor. Bulursa o bulur' diyor köylüler" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.