SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kaynak Verimliliği

Söz Bursa - Kaynak Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kaynak Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı! Haber

Uludağ’da "Yeşil" zirve: COP31’e giden yolun stratejik hazırlığı Bursa’da başladı!

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi öncülüğünde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı. İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. “Forum COP 31’e Giden Yolda Önemli Bir Fikri Hazırlık Süreci Olacak” Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, “Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.” dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, “Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor.” diye konuştu. Sürdürülebilirlik Alanında Somut Adımlar Atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” İş Dünyası Olarak Önemli Bir Eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. “Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor.” Diyen Başkan Burkay, “Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır.” dedi. Sürdürülebilirliğin Temelinde İnsan Var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Uludağ Çevre Forumu Önemli Bir Platform Haline Geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. İklim Krizi Yalnızca Çevresel Bir Sorun Değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, “Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. “Artık Üretmek Kadar Atık Yönetimi de Önemli” Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, “Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

Peyzajda "Bursa Modeli" başlıyor: PEYZAJDER’den performans odaklı büyük yarışma! Haber

Peyzajda "Bursa Modeli" başlıyor: PEYZAJDER’den performans odaklı büyük yarışma!

Geçtiğimiz yıl 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü’nde kurulan Peyzaj Mimarları ve Sektör Profesyonelleri Derneği (PEYZAJDER), birinci kuruluş yılını tamamlarken, sürdürülebilir peyzaj anlayışını teşvik edecek önemli bir projeyi de kamuoyuna duyurdu. PEYZAJDER, Bursa’da “Performans Odaklı Peyzaj Uygulamaları Yarışması” düzenleyecek. Peyzaj uygulamalarında estetik yaklaşımın ötesine geçerek ekolojik fayda, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan yarışma, ilk etapta Bursa ölçeğinde gerçekleştirilecek. Dernek, ikinci yıldan itibaren organizasyonu Türkiye geneline yaymayı hedefliyor. PEYZAJDER tarafından düzenlenen yarışma kapsamında, Bursa ili sınırları içerisinde tasarımı tamamlanmış ve uygulamaya geçirilmiş peyzaj alanları, “Uluslararası Sürdürülebilir Peyzaj Standartları” çerçevesinde değerlendirilecek. Yarışmada yalnızca görsel estetik değil; projelerin ekosisteme sağladığı somut katkılar, bilimsel ve teknik veriler ışığında ölçümlenecek. “Tek Konut” kategorisinde bireysel bahçeler ve villalar, “Toplu Konut” kategorisinde siteler ve apartman bahçeleri, “Sanayi ve işletme” kategorisinde fabrika bahçeleri, endüstriyel tesisler, ticari merkezler, hastaneler ve oteller ile “Kamusal alan” kategorisinde belediyeler ve kamu kurumları tarafından hayata geçirilen park, meydan ve rekreasyon alanları yarışmaya katılabilecek. PEYZAJDER Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim, yarışmanın klasik peyzaj anlayışının ötesine geçen yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu belirterek, peyzajın yalnızca görsel bir unsur değil, aynı zamanda ölçülebilir faydalar sağlayan bir sistem olduğuna dikkat çekti. Fulya Akfidan Sevim, “13 Mayıs Peyzaj Mimarları Günü’nde, kuruluşumuzun birinci yılını tamamlarken böylesine vizyoner bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yarışma ile peyzajın yalnızca estetik bir düzenleme olarak değil, ekosistem hizmeti sunan yaşayan bir sistem olarak değerlendirilmesini amaçlıyoruz. Sektör profesyonellerini, peyzaj mimarlarını, mühendisleri ve bitki üreticilerini ortak bir vizyonda buluşturan derneğimiz, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerini yerel birikimle bir araya getiriyor. Bursa’dan başlattığımız bu modelin, gelecekte Türkiye genelinde sürdürülebilir peyzaj uygulamalarına yön veren bir standart haline gelmesini hedefliyoruz” dedi. Yarışmanın bir tasarım yarışması değil, uygulanmış ve yaşayan peyzaj alanlarını değerlendiren bir “başarı ödülü” niteliği taşıdığını vurgulayan Sevim, projelerin teknik veriler üzerinden çok boyutlu bir incelemeye tabi tutulacağını ifade etti. PEYZAJDER Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim’in verdiği bilgiye göre, yarışmaya başvuran projeler dört ana teknik eksende değerlendirilecek. “Doğal kaynak yönetimi” başlığında yağmur suyunun yerinde yönetimi, su tasarruflu bitkilendirme stratejileri ve enerji verimli aydınlatma çözümleri öne çıkacak. “Ekolojik onarım ve biyoçeşitlilik” kriterlerinde Bursa’nın yerel bitki dokusunun korunması, istilacı türlerin kontrolü, karbon tutma kapasitesinin artırılması ve kent yaban hayatına sağlanan katkılar incelenecek. “Kentsel ısı adası etkisiyle mücadele” kapsamında mikroklima üzerindeki olumlu etkiler ve termal konfor değerlendirilirken, “İşletme verimliliği ve sosyal refah” başlığında ise bakım maliyetlerinin azaltılması, erişilebilirlik standartları ve kullanıcı sağlığına yönelik katkılar dikkate alınacak. Akademik oda temsilcileri, öğretim üyeleri, sektör profesyonelleri ve PEYZAJDER yöneticilerinden oluşacak jüri tarafından değerlendirilecek yarışmanın lansman ve başvuru sürecine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.Formun ÜstüFormun Altı

Bursa’dan dünyaya kauçuk devrimi! Hedef: "Ürünümüzün olmadığı araç kalmayacak" Haber

Bursa’dan dünyaya kauçuk devrimi! Hedef: "Ürünümüzün olmadığı araç kalmayacak"

Otomotiv yan sanayinde firmalar, küresel pazarda kalıcı olabilmek için teknoloji, verimlilik ve inovasyon odaklı üretim modellerini güçlendiriyor. Otomotiv yan sanayinde rekabetin yönü değişirken, firmalar artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; birikmiş tecrübeyi teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirme kabiliyetiyle öne çıkıyor. Özellikle çevreye duyarlı üretim süreçleri, verimlilik, enerji tasarrufu ve ölçülebilir sürdürülebilirlik hedefleri, sektörün yeni standartları arasında yer alıyor. Bu dönüşüm, otomotiv sektörünün tedarik zincirinde daha net hissediliyor. Ürün kalitesi kadar süreç yönetimi, kaynak verimliliği, çevresel etkilerin kaynağında azaltılması ve sürekli iyileştirme yaklaşımı hem iç pazarda hem de ihracatta firmaların tercih edilmesinde belirleyici rol oynuyor. 1980 yılında Bursa’da kurulan ve bugün 60’tan fazla ülkeye ihracat yapan ÜÇEL Kauçuk da bu yaklaşımı uzun yıllardır üretim kültürünün merkezinde konumlandıran firmalar arasında yer alıyor. ÜÇEL Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, şirketin 1980’den bu yana biriken tecrübesini teknoloji ve sürdürülebilirlik odağıyla birleştirdiklerini, hedeflerinin küresel pazarda güvenilir ve uzun ömürlü ürünlerle kalıcı büyüme sağlamak olduğunu ifade etti. Hüseyin Oruç, şirketin vizyonunda dünya genelinde ürünlerinin kullanılmadığı ulaşım aracı bırakmamak hedefinin yer aldığını ifade etti. Oruç, bu hedefi yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı üretim süreçleriyle desteklediklerini; yalnızca mevcut ihtiyaçlara değil, gelecekteki taleplere göre de üretim kabiliyetini geliştirmeye odaklandıklarını kaydetti. Üçel Kauçuk'un sürdürülebilirlik yaklaşımında çevreye duyarlı üretim süreçleri, enerji tasarrufu, su verimliliği, atıkların azaltılması ve çalışan farkındalığını güçlendiren eğitimler öne çıkarken, Hüseyin Oruç, bu başlıkların şirketin üretim kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Oruç, AR-GE çalışmalarını da hem ürün hem süreç inovasyonunu besleyen stratejik bir yatırım alanı olarak konumlandırdıklarını kaydetti.

BOSAB’ın 2026 rotası çizildi: Yeşil OSB ve su arzında tam güvence Haber

BOSAB’ın 2026 rotası çizildi: Yeşil OSB ve su arzında tam güvence

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, BOSAB’ın 2025 yılı çalışmalarını değerlendirerek 2026 yılı vizyonunu ve hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. 2025’te temel önceliğin üretim sürekliliğini destekleyen altyapı, hizmet kalitesi ve çevre yönetimi olduğunu vurgulayan Akyıldız, yeni dönemde Yeşil OSB sürecinin tamamlanması, proses suyu yönetiminde kalıcı çözümler ve yangın güvenliği yatırımlarına odaklanacaklarını ifade etti. 2025 boyunca altyapıda yürütülen kapsamlı çalışmalarla çok ciddi bir verimlilik artışı sağlandığını belirten Akyıldız, "Su arzının sürekliliği için sahada planlı bir iyileştirme yürüttük. yaptığımız yoğun yatırımlar ve hat yenilemeleri neticesinde kayıp-kaçak oranını yüzde 0 seviyesine düşürmek adına önemli mesafeler kat ettik. Fiziki altyapı hamlemizi teknolojik yatırımlarla da taçlandırdık ve bölgemizin tamamını fiber optik ağlarla donatarak sanayicimize hızlı ve kesintisiz iletişim imkânı sunduk" ifadelerini kullandı. Akyıldız, altyapı arızalarına mesai saati gözetmeden anında müdahale edebilecek bir organizasyon kurduklarını da vurgulayarak, "Müdahale hızını artırmak adına malzeme stok sahası oluşturduk; arıza-bakım yönetiminde refleks kabiliyetimizi yükselttik" diye konuştu. Fiziki altyapının yanı sıra kurumsal altyapıyı da güçlendirdiklerini belirten Akyıldız, "Kestel Belediyesi’nden devrolan 60 bin evrağı tarayarak dijital arşivimizi oluşturduk ve kurumsal hafızamızı güvence altına aldık " dedi. Altyapı çalışmaları sonrası sahada oluşabilecek bozulmaları gecikmeden giderdiklerini belirten Başkan Akyıldız, "Bölgemiz gelişiyor, yeni yatırımlar kazanıyor. Bu büyümeyi desteklemek için üstyapıda tamamlayıcı uygulamaları hızla devreye aldık. Bu kapsamda 2 bin 500 metrekare parke ve bin 500 ton asfalt uygulaması gerçekleştirerek yollarımızı daha güvenli ve konforlu hale getirdik " ifadelerini kullandı. Proses suyunun sanayi için kritik bir girdi olduğuna dikkat çeken Akyıldız, 2025’te proses su arzının devamlılığını sağlamak amacıyla su kuyularının devreye alındığını belirtti. 2026’da ise su arz güvenliğini güçlendirecek yatırımların daha geniş bir perspektifle ele alındığını vurgulayan Akyıldız, "DSİ süreci tamamlanarak projeleri neticelenen ve ihalesi gerçekleştirilen yatırımımız, bölgemizin proses su ihtiyacında kalıcı güvence oluşturacak " dedi. Akyıldız ayrıca, Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi ile yürütülen proses suyu geri kazanım projesinin 2026 hedefleri içinde stratejik bir başlık olduğunu belirterek, arıtılmış suyun yeniden üretim süreçlerinde kullanılmasını sağlayacak bu yaklaşımın su kaynaklarının verimli kullanımı ve kuraklık riskine karşı dayanıklılık açısından önemli bir kazanım oluşturacağını ifade etti. 2026 vizyonunun merkezinde Yeşil OSB sürecinin yer aldığını belirten Akyıldız, "Yeşil OSB başvuru sürecimizde sona gelmiş bulunmaktayız. Hali hazırda yıllık 1 milyon 500 bin kg atığı toplayıp bertaraf ederek çevreye duyarlılığımızı gösterdik. 2026’da bu süreci neticeye ulaştırarak, enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve kaynak verimliliği uygulamalarını daha sistematik bir yapıda sahaya yansıtacağız" ifadelerini kullandı. Akyıldız, Yeşil OSB yaklaşımının bir "etiket" değil; üretimin rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini belirleyen bir standart olduğunu vurguladı. Sanayi bölgelerinde yangın riskinin en kritik başlıkların başında geldiğini belirten Akyıldız, "Erken müdahale edilebilmesi amacıyla bölgemizde itfaiye teşkilatı kuracağız. Yer tahsisi ve hafriyat işlemleri tamamlandı; inşaat sürecini hızlı şekilde başlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Başkan Akyıldız, 2026 yılında sanayicilere ve çalışanlara hizmet edecek sosyal tesis ve ortak kullanım alanları oluşturacaklarını da belirtti. Akyıldız, oy birliği ile kabul edilen 2026 bütçesi çerçevesinde, disiplini koruyarak yatırımlara devam edeceklerini, öncelikli gündemin ise "Yeşil OSB, su arzı ve yangın güvenliği" olacağını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.