SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kentsel Dönüşüm

Söz Bursa - Kentsel Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cemil Aydın'dan Bursa'ya iki kritik çağrı birden Haber

Cemil Aydın'dan Bursa'ya iki kritik çağrı birden

CEMİL AYDIN'DAN TÜTÜN DEPOLARI ARAZİSİ VE DEPREM ÇAĞRISI: "KAMU ADINA SAHİPLENİLMELİ" 2009-2014 ve 2014-2019 dönemleri Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Cemil Aydın, Bursa kamuoyunun gündeminde yer alan iki kritik konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Aydın; Eski Demirtaş Yolu üzerindeki eski Tütün Depoları arazisinin akıbetini sorarken, 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıl dönümünde ise zemin vizesi ve yapı güvenliği konularında yerel yönetimleri göreve davet etti. "KUZEY SEMTLERİNİN HASTANE İHTİYACI ACİLDİR" TEKEL özelleştirildikten sonra Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na geçen ve iki kez ihaleye çıkılmasına rağmen satılamayarak TOKİ'ye devredilen 81 bin 350 metrekarelik arazinin durumuna dikkat çeken Cemil Aydın, yerel yönetimlerin süreci titizlikle takip etmesi gerektiğini belirtti. Arazinin uzun yıllardır atıl durumda beklediğini hatırlatan Aydın, şu ifadeleri kullandı: "İmar çıkarma yetkisi bulunan Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 2012 yılında bu alanı konut, ticaret, özel sağlık ve park alanı olarak dört bölüme ayırmıştı. Ancak iki ihalede de sonuç alınamadı ve alan son olarak TOKİ'ye devredildi. Zira kuzey bölge semtlerimizin ısrarla ifade ettiğimiz gibi hastane ihtiyacı aciliyet arz etmektedir. Bölgedeki yapılaşma ve rant baskısı da unutulmamalıdır. Yeni yerel yönetimler mevzuatı doğrultusunda merkezi idarelerin imar planı yapma yetkilerine sınırlamalar geleceği göz önünde bulundurularak, yerel yönetim erkleri bu araziyi kamu adına sahiplenmelidir. Gerekirse meclis kararlarıyla rekreasyon veya kamu hizmet alanına alınarak irade beyanı ortaya konulmalıdır. En önemli unsur, Bursa'nın değerlerinin Bursa yerel yönetimlerince değerlendirilmesidir." "DUYULMAYAN SESLER İÇİN ÇIĞLIK ATSAK NAFİLE: ZEMİN VİZESİ ŞART" Açıklamasının ikinci bölümünde 17 Ağustos Marmara Depremi'ne dikkat çeken Cemil Aydın, deprem güvenliğinin yalnızca anmalarla geçiştirilemeyeceğini vurguladı. "Unutmamak yetmez" diyen Aydın, teknik önlemlerin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Risk haritaları, bina envanterleri ve zemin güvenliği konusunda çağrıda bulunan Cemil Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Yıllardır gerek Osmangazi Belediye Meclisinde gerekse diğer platformlarda defalarca ifade ettik. Fay hatları; şişmiş, sıvılaşmış ve heyelan bölgeleri 1/1000'lik uygulama imar planlarına mutlaka işlenmelidir. Belediyeler bünyesinde jeoloji ve jeofizik mühendislerinden oluşan zemin etüt ve vize birimleri kurulmalı, zemin vizesi uygulamasına derhal geçilmelidir. Unutulmasın ki 'deprem değil, bina öldürür' ve zamanında duyulmayan sesler için sonradan çığlık atmak nafiledir."

Başkan Erkan Aydın: Çarşamba-Altıparmak için harekete geçtik Haber

Başkan Erkan Aydın: Çarşamba-Altıparmak için harekete geçtik

Osmangazi Belediyesi, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde afetlere karşı dirençli ve güvenli kent hedefi doğrultusunda “Kentsel Dönüşüm Ortak Akıl Buluşması” gerçekleştirdi. Kentin geleceğine yön verecek çalışmaların ele alındığı buluşmada, kentsel dönüşüm süreci farklı paydaşların görüş ve önerileriyle kapsamlı şekilde değerlendirildi. Osmangazi Belediyesi, kentte güvenli yapılaşmayı güçlendirmek ve kentsel dönüşüm çalışmalarını ortak akıl anlayışıyla şekillendirmek amacıyla önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Osmangazi Kent Konseyi, İMSİAD ve İMSİFED iş birliğiyle Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Kentsel Dönüşüm Ortak Akıl Buluşması’na Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra yerel yönetim, iş dünyası, sivil toplum ve sektör temsilcileri katılım sağladı. “Kentsel Dönüşüm Tek Başına Yönetilebilecek Bir Süreç Değil” 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde hayatını kaybedenleri rahmetle anarak konuşmasına başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin ve Bursa’mızın bir deprem bölgesi olduğu gerçeğini unutmadan çalışmalar yapmak zorundayız. Genel yönetim, yerel yönetimler, müteahhitler, sektörün bütün paydaşları ve tabii ki yurttaşlarımızın iş birliğiyle başta Osmangazi olmak üzere Bursa’mızı ve ülkemizi dirençli kentlere, yaşanabilir şehirlere dönüştürmemiz gerekiyor. 27 yıl önce 17 Ağustos depremini, 3 yıl önce 6 Şubat depremlerini yaşadık. Son günlerde de dünyanın farklı noktalarında meydana gelen depremleri takip ediyoruz. Artık depremin hayatımızın bir gerçeği olduğunun çok daha fazla farkına varmamız gerekiyor. Bilimsel olarak yapılması gerekenler yıllardır yazılıyor ve anlatılıyor. Kentsel dönüşüm tek başına yönetilebilecek bir süreç değil. Hepimizin taşın altına elini koyması, iş birliği ve ortak akılla hareket etmesi, her şeyden önce de harekete geçmesi gerekiyor.” “Ruhsat Süreçlerini 90 Gün Bandında Çözmeyi Hedefliyoruz” Osmangazi Belediyesi’nin ruhsat işlemlerinin hızlandırılmasına yönelik gerçekleştirdiği çalışmalara da değinen Başkan Erkan Aydın, göreve geldikleri günden itibaren özellikle e-imar ve e-ruhsat konusunda önemli adımlar attıklarını ifade etti. Başkan Aydın, “Göreve gelir gelmez özellikle ruhsat kısmında e-imar ve e-ruhsat konusunda önemli adımlar attık. Geçiş süreci biraz yavaş olabiliyor. Hem kendi personelimiz hem sistemi kullanan müteahhitler ve mimarlar açısından adaptasyon süreçleri yaşanabiliyor. Ancak bu sürecin yüzde 90’ını atlattık. Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarımız geldi; bir projede başvurudan ruhsatın alınmasına kadar geçen süre bir ay oldu. Amacımız ruhsat süreçlerini 90 gün bandında çözmek. Çünkü yüksek enflasyon ortamında süreç ne kadar uzarsa maliyetler o kadar artıyor. Burada bize düşen görevler olduğu kadar projeyi yapan uzmanlara, mühendislere ve müteahhitlere de görevler düşüyor. Ortak akılla, iş birliğiyle, Mimarlar Odası ve sektörün diğer paydaşlarıyla yapacağımız toplantılarla bu süreci hızlandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Çarşamba - Altıparmak İçin Hızlı Aksiyon Mesajı Çarşamba - Altıparmak bölgesine ilişkin yürütülmesi planlanan çalışmaları anlatan Başkan Erkan Aydın, “Çarşamba - Altıparmak, herkesin yıllardır konuştuğu bir bölge. Çarpık yapılaşmanın olduğu, mülkiyet yapısının oldukça karmaşık olduğu ve binaların çok eski olduğu bir alandan söz ediyoruz. Bu hafta Büyükşehir Belediyesi’nden yetkililerle bölgeyi ziyaret edeceğiz. Başta Çarşamba - Altıparmak olmak üzere özellikle demir yolu altındaki alanlarda neler yapabileceğimizi değerlendireceğiz. Öncelikle fikirleri ortaya koyup ardından sizlerle, akademik odalarla ve diğer paydaşlarla birlikte hızlı aksiyon almak istiyoruz” dedi. “Şehrimizi Dirençli Hale Getirmek İstiyoruz” Daha önce bölgenin dönüşümüne yönelik bir yol haritası üzerinde çalışıldığını ancak çeşitli süreçler nedeniyle istenilen ilerlemenin sağlanamadığını dile getiren Başkan Aydın, bundan sonraki süreçte daha hızlı hareket etmek istediklerini belirterek, “Yaklaşık iki buçuk yıl önce bu konuda bir yolumuz vardı. Ancak jüri oluşturulması, yarışma yapılması ve süreçlerin bir türlü bir araya getirilememesi nedeniyle maalesef yol alamadık. Umarım bundan sonraki toplantılarla daha hızlı ilerleriz. Şehrin göbeğindeki bu tarihi dokuyu bozmadan, bölgeye değer katarak ve en önemlisi bölgeyi dirençli hale getirerek dönüşümü gerçekleştirmek istiyoruz. Yaklaşık 900 bin metrekarelik bir alandan söz ediyoruz. Buradan başlayarak Osmangazi’nin her yerinde şehrimizi dirençli hale getirmek istiyoruz. Bunu sizlerle birlikte yapmak zorundayız. Hep birlikte bu sürecin üstesinden geleceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. “Kentsel Dönüşüm Doğrudan İnsan Hayatını İlgilendiren Bir Meseledir” Kentsel dönüşümün yalnızca mevcut yapıların yenilenmesinden ibaret olmadığını belirten İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir de, “Kentsel dönüşüm sadece bina yenilemek değildir. Sadece imar değildir, sadece ruhsat değildir, sadece ekonomik bir faaliyet de değildir. Kentsel dönüşüm doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir meseledir. 17 Ağustos’tan 6 Şubat’a kadar ülkemizin farklı bölgelerinde yaşanan depremlerde kaybettiğimiz insanlara karşı vicdani sorumluluğumuz, gelecek nesillere karşı ise en büyük sosyal sorumluluklarımızdan biridir” ifadelerini kullandı. “Burada Gerçekleştirilecek Dönüşüm Çok Hassas Bir Dengeye Sahip Olmalı” Osmangazi’nin tarihi kimliği ve Bursa açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Demir, “Osmangazi sadece büyük bir ilçe değildir. Osmangazi, Osmanlı’nın beşiği, Bursa’nın tarihi hafızasıdır. Tophane’den Koza Han’a, Muradiye’den tarihi çarşılara kadar baktığımızda Osmangazi’nin her köşesinde asırlık bir medeniyetin izlerini görüyoruz. Dolayısıyla burada gerçekleştirilecek dönüşüm çok hassas bir dengeye sahip olmalı. Bizim hayalimiz; tarihini koruyan, deprem riski azaltılmış, estetik, yaşanabilir, modern ve güvenli bir Osmangazi’dir. Arzumuz sadece bir toplantı gerçekleştirmek değil, Osmangazi’nin dönüşümü için ortak bir yol haritasının oluşmasına katkı sağlamaktır. Bu vesileyle ortaya koyduğu irade ve sektörümüzle kurduğu diyalog için Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a ve değerli ekibine teşekkür ediyorum” dedi. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise, “17 Ağustos’u unutmadan geleceği kuruyoruz. Hatırlamak yetmez, Osmangazi’yi dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir, Başkan Erkan Aydın ile programa katkı sunan konuşmacılara teşekkür plaketi takdim etti. Buluşmada, kentsel dönüşüm sürecinde kamu, yerel yönetim, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, Osmangazi’nin tarihi dokusu korunarak daha güvenli, dirençli ve yaşanabilir bir kent haline getirilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirildi. Program, katılımcıların görüş ve önerilerini paylaşmasının ardından sona erdi.

YAPİDER'den deprem uyarısı: 1,5 milyon konut acil dönüşmeli Haber

YAPİDER'den deprem uyarısı: 1,5 milyon konut acil dönüşmeli

Gayrimenkul danışmanlığı mesleğinin temsilcisi ve yatırımlarında profesyonel destek almak isteyenlere yol gösteren bir uzmanlık kuruluşu olarak çalışmalarını sürdüren Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) 17 Ağustos’u unutmadı. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. yılı nedeniyle Dernek merkezinde düzenlenen toplantıda YAPİDER Yönetim Kurulu Üyesi İnşaat Mühendisi Levent Akgümüş deprem konusunda üyeleri bilgilendirdi. 17 Ağustos Depremi’nde ve yakın tarihte yaşanan tüm afetlerde yaşamını yitirenler için gerçekleştirilen saygı duruşunun ardından toplantının açılışında konuşan YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, “Ülke topraklarımızın yüzde 66'sı deprem riski altında. Ve maalesef nüfusumuzun yüzde 71'i bu alanlarda yaşıyor. Yaklaşık 60 milyon insanımız deprem tehdidiyle karşı karşıya. Bugün Türkiye'de dönüştürülmesi gereken konut sayısı 6,7 milyon civarında. Acil dönüştürülmesi gereken konut sayısı ise 1,5 milyon. Depremde yine büyük acıları yaşamamak için, şehirlerimizi, yerinde, gönüllü ve hızlı dönüşüm ilkeleri çerçevesinde riskli yapılardan ve çarpık kentleşmeden kurtarmak gerekiyor. Eskiyen evleri, riskli yapıları yenileyerek, çevreye duyarlı, kimlikli, özgün, sağlam, güvenli yapılara sahip, kültürel değerleri yaşatan şehirler inşa etmek zorundayız. Bu anlamda kamu, yerel yönetimler, sektör temsilcileri ve vatandaşlar olarak el ele vermeli, seferber olmalıyız” dedi. YAPİDER Yönetim Kurulu Üyesi İnşaat Mühendisi Levent Akgümüş de inşaat mühendislerinin önereceği projelere göre tedbirler alınmasının elzem olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Deprem, önlem alınabilecek bir durum değil ancak depremlerin oluşturacağı yıkımlar önlenebilir. Deprem öncesi, deprem esnasında ve deprem sonrasında gerekli tedbirlerin alınması ile afetin yıkıcı etkileri azaltılabilir” diye konuştu. Gerekli kentsel dönüşüm çalışmalarının bir an önce hazırlanıp hayata geçirilmesi gerektiğinin de altını çizen İnşaat Mühendisi Levent Akgümüş, güvenli yapılara sahip şehirler inşa edilmesi gerektiğini ifade etti. Toplantı, üyelerin sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.

Bozbey'den mahkemede gözyaşlarıyla savunma: Kaçmadım! Haber

Bozbey'den mahkemede gözyaşlarıyla savunma: Kaçmadım!

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde imar yolsuzluğu iddiası ve suç örgütü lideri olmak suçundan tutuklu yargılanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, hayatını Bursa’ya hizmet için harcadığını söyledi. Zaman zaman gözyaşlarını tutamayarak konuşan Bozbey, "Benim suçum Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İTALYA'DAN KULE VİNÇ ALDIK BU SAYEDE GELİŞTİK" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. SAVCIMIZ BENİ ÇAĞIRSAYDI GELİRDİM, KAÇMADIM... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. SUÇUMUZ BURSA'YI TEK YÜREK HALİNE GETİRMEK Mİ? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "DEDİKODU YAPIYORLAR" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "TURGAY ERDEM'E VERDİĞİM YETKİ YÜZÜNDEN 402 YILLA YARGILANIYORUM" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "EMİN ADANUR BİZİ 150-200 MİLYON TL ZARARA SOKTUĞU İÇİN ARAMIZDA HUSUMET BAŞLAMIŞTIR" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. BANA İTİBAR SUİKASTI YAPILDI HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. GÖZYAŞLARINI TUTAMADI Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

Bursa'nın en riskli 10 mahallesi açıklandı! İşte o liste Haber

Bursa'nın en riskli 10 mahallesi açıklandı! İşte o liste

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile JICA iş birliğiyle hazırlanan deprem risk analizinde, İznik-Gemlik Fay Hattı'nda meydana gelebilecek 7.6 büyüklüğündeki yaşanabilecek deprem senaryosuna göre risk oranı en yüksek mahalleler belirlendi. Listede ilk sırada yüzde 87,7 ile Osmangazi'deki Çırpan Mahallesi yer alırken, ilk 10'da Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer'den mahalleler dikkat çekti. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde yürütülen deprem risk analizinin sonuçları, Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde kamuoyuyla paylaşıldı. Çalışmada, İznik-Gemlik Fay Hattı’nda meydana gelebilecek 7.6 büyüklüğündeki yaşanabilecek bir deprem senaryosu esas alınarak mahalle bazında risk değerlendirmesi yapıldı. Paylaşılan verilere göre, deprem riski en yüksek mahalle yüzde 87,7 ile Osmangazi ilçesindeki Çırpan Mahallesi oldu. Çırpan’ı yüzde 87,3 risk oranıyla Altıparmak Mahallesi, yüzde 85,2 ile Kükürtlü Mahallesi ve yüzde 82,2 ile Selimiye Mahallesi izledi. Analizde, yapı stoku, zemin özellikleri ve yaşanabilecek deprem etkileri dikkate alınarak hazırlanan risk sıralamasında, Yıldırım ve Nilüfer ilçelerinden de mahalleler ilk 10 içerisinde yer aldı. Deprem riski en yüksek 10 mahalle şöyle sıralandı: "Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde hazırlanan deprem risk analizinde, İznik-Gemlik Fay Hattı'nda meydana gelebilecek 7.6 büyüklüğündeki yaşanabilecek deprem senaryosuna göre en yüksek risk taşıyan mahalleler açıklandı. Analize göre deprem riski en yüksek mahalle yüzde 87,7 ile Osmangazi ilçesindeki Çırpan Mahallesi olurken, onu yüzde 87,3 ile Altıparmak, yüzde 85,2 ile Kükürtlü, yüzde 82,2 ile Selimiye, yüzde 80,8 ile Yıldırım ilçesindeki Siteler, yüzde 78,2 ile Hocahasan, yüzde 76,9 ile Kırcaali, yüzde 75,2 ile İntizam, yüzde 74,7 ile Nilüfer ilçesindeki Cumhuriyet ve yüzde 74,4 ile Kiremitçi mahalleleri takip etti." Yetkililer, çalışmanın yaşanabilecek deprem senaryosuna yönelik bir risk analizi olduğunu ve afetlere hazırlık, kentsel dönüşüm ile risk azaltma çalışmalarına rehberlik etmeyi amaçladığını belirtti. Yetkililer, söz konusu çalışmanın yaşanabilecek bir deprem senaryosuna yönelik risk analizini ortaya koyduğunu, afetlere hazırlık, kentsel dönüşüm ve risk azaltma çalışmalarına rehberlik etmeyi amaçladığını belirtti.

Cemil Aydın'dan Altıparmak için ezber bozan öneri: "Kültürpark’tan Ulucami’ye Yeşil Kuşak!" Haber

Cemil Aydın'dan Altıparmak için ezber bozan öneri: "Kültürpark’tan Ulucami’ye Yeşil Kuşak!"

Geçmiş dönem (2009-2014, 2014-2019) Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Cemil Aydın, Bursa’nın kanayan yarası haline gelen ve bir türlü hayata geçirilemeyen Altıparmak Bölgesi kentsel dönüşüm projelerine ilişkin çok konuşulacak bir değerlendirmede bulundu. Aydın, bölgenin kaderini değiştirecek "Yeşil Kuşak" projesini yerel yönetimlerin ve şehir dinamiklerinin dikkatine sundu. "HAK SAHİPLERİ BATIDAKİ UYDU KENTLERE TAŞINMALI" Projelerin gecikmesinin şehre zaman kaybettirdiğini belirten Cemil Aydın, hak sahiplerini mağdur etmeyecek, aksine kazandıracak bir formül ortaya koydu. Aydın yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Özellikle Bursa'nın batı bölgesinde kurulması planlanan uydu kentlerden hak sahiplerini mağdur etmeden, hatta kazandırarak daire sahibi yapıp Altıparmak - Çarşamba semtlerinin kamuya geçmesini sağlamak öncelikli seçenek olmalıdır. Bu sayede bölge zamanla sosyal donatı alanı, eğitim ve park alanları ile tamamen Bursa'nın hizmetine sunulabilir." KÜLTÜRPARK'TAN ULUCAMİ'YE YEŞİL KUŞAK VURGUSU Bu dönüşüm hamlesiyle Bursa’nın nefes alacağı dev bir yeşil aksın oluşacağını belirten Aydın, projenin detaylarını şu sözlerle aktardı: "Bu vesileyle Kültürpark’tan Ulucami’ye, kuzeyde ise Merinos’a kadar kesintisiz yeşil bir kuşak oluşmuş olacaktır. Bu yeşil bantın 24 saat canlı kalabilmesi için de alana butik bir özel üniversite, güzel sanatlar atölyeleri ve kültür merkezi gibi yapılar şehir dinamiklerince değerlendirilmelidir." "İMKANIZ DEĞİL, İRADE VE VİZYON ŞART" Geçmişte yerel yönetimler ve teknik odalar arasında imzalanan protokollere dikkat çeken Cemil Aydın, sürecin zor görünmesine rağmen imkansız olmadığının altını çizerek, "Belki ilk bakışta zor bir süreç gibi gözükse de yerel yönetim erkleri ve teknik odalarca geçmişte imzalanan protokol ışığında bu adım, Bursa ve bölge için bir işaret fişeği olabilir. Vizyon ve irade ortaya koyacak yönetim anlayışı ile imkansız değildir. Daha fazla zaman kaybetmeden harekete geçilmelidir" diyerek yerel yönetimlere çağrıda bulundu.

Cemil Aydın’dan Bursa trafiği için kritik reçete: "Bu projeler aciliyet arz ediyor!" Haber

Cemil Aydın’dan Bursa trafiği için kritik reçete: "Bu projeler aciliyet arz ediyor!"

Bursa’da uzun yıllar belediye meclis üyeliği görevini yürüten ve kent dinamiklerine hakimiyetiyle tanınan Cemil Aydın, Bursa’nın kronikleşen ulaşım, trafik ve kentsel dönüşüm sorunlarına yönelik dikkat çeken bir değerlendirme raporu paylaştı. Geçmiş dönem Osmangazi Belediye Meclis Üyesi Cemil Aydın, kısa ve orta vadede kent genelinde hızla hayata geçirilmesi gereken, kentin can damarı niteliğindeki 11 kritik projeyi sıralayarak yerel yönetimlerin dikkatini bu noktalara çekti. ULAŞIMDA DÜĞÜMÜ ÇÖZECEK 11 KRİTİK NOKTA Cemil Aydın, Bursa’nın hem merkezindeki hem de hızla büyüyen batı aksındaki trafiği nefeslendirecek ve kentsel vizyonu güçlendirecek acil ihtiyaçları şu maddelerle paylaştı: Batı Aksında Yeni Bağlantılar: Alaattinbey Bölgesinden İzmir Yolu’na Çevre Yolu bağlantısının yapılması ve Görükle-Kayapa arası bulvar ile ulaşım projelerinin hızla tamamlanması. Bulvarların Entegrasyonu: Çelebi Mehmet Bulvarı’nın Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’na, Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nın ise Ata Bulvarı’na bağlanarak kesintisiz bir ulaşım koridoru oluşturulması. Çalı Yolu Çağrısı: Seçim sürecinin ardından çalışmaların yavaşladığı gözlenen Çalı Yolu’nun genişletilmesi faaliyetlerine yeniden hız kazandırılması. Merkezdeki Yol ve Meydan Düzenlemeleri: Eski Gemlik Yolu ile Darmstadt Caddesi'ndeki ulaşım düzeninin yeniden ele alınması, Darmstadt üzerindeki refüjlerin kaldırılması. Ayrıca Dobruca-Dikkaldırım-Odunluk arasındaki bağlantı kavşak ve yollarının genişletilmesi. Vizyon Projeler ve Dönüşüm: Çekirge Meydan Projesi'nin hayata geçirilmesi, Demirkapı Kentsel Dönüşüm Projesi'ne ivme kazandırılması ve Osmangazi Meydanı'nın daha da genişletilmesi. Cemil Aydın tarafından hazırlanan bu çözüm reçetesi, kent trafiğinin geleceği ve modern bir ulaşım ağı tasarımı açısından büyük önem taşıyor. Önerilen bu stratejik adımların, önümüzdeki süreçte belediyelerin çalışma programlarında yer alıp almayacağı ise merak konusu.

İMSİAD ve İMSİFED başkanı Şeref Demir: “Bursa’nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür” Haber

İMSİAD ve İMSİFED başkanı Şeref Demir: “Bursa’nın en öncelikli konusu kentsel dönüşümdür”

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Bursa Şubesi tarafından düzenlenen geleneksel sektör buluşmasında konuşan İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) ve İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, inşaat ve gayrimenkul sektörünün ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı. Emlak danışmanları ile müteahhitlerin aynı hedefe yürüyen iki temel aktör olduğunu belirten Demir, "Bizler yol arkadaşıyız. Müteahhit ile emlak danışmanı arasındaki ilişki bir alıcı-satıcı ilişkisi değil, tam anlamıyla bir stratejik ortaklıktır" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜGEM Bursa Şube Yönetimi ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bursa ve Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan gayrimenkul sektörünün geleceği masaya yatırıldı. Gayrimenkul kavramının yalnızca "beton, demir ve arsa" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şeref Demir; bu alanın istihdamı, ailelerin geleceğini, şehirlerin hafızasını ve yarınlarını oluşturan devasa bir ekonomi olduğunu ifade etti. KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EN BÜYÜK İHTİYAÇ "GÜVEN" Konuşmasında Bursa’nın birinci derece deprem kuşağında yer aldığı gerçeğini hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Demir, kentsel dönüşüm süreçlerine ticari bir faaliyetten öte toplumsal bir sorumluluk olarak yaklaştıklarını belirtti. Dönüşümün önündeki finansal engellere değinen Demir, sürecin asıl tetikleyicisinin güven unsuru olduğunu şu sözlerle aktardı: "Dönüşümün başlaması için en büyük ihtiyaç güvendir; vatandaşın, arsa sahibinin ve yatırımcının sisteme güven duyması gerekir. İşte tam bu noktada emlak danışmanlarımız sektörün güven elçileri olarak devreye giriyor. Vatandaşın ilk temas noktası ve piyasanın nabzını tutan aktörler siz emlakçılardır. Ne kadar profesyonel, eğitimli ve kurumsal bir emlak sektörü inşa edebilirsek, gayrimenkul piyasamız da o denli güçlü ve dirençli olacaktır." GELECEKTE EN ÇOK ARSASI OLAN DEĞİL, VERİYİ YÖNETEN KAZANACAK Küresel ölçekte sektörün büyük bir dijital dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Demir, yapay zekâ destekli değerleme sistemlerinin, büyük veri analizlerinin ve dijital pazarlama platformlarının artık sektörün vazgeçilmez yapı taşları olduğunu söyledi. Yakın gelecekte geleneksel yöntemlerin yerini bilgi ve teknoloji odaklı yönetim modellerine bırakacağını ifade eden Demir, "Gelecekte gayrimenkul sektöründe en başarılı olacak kurumlar; en fazla arsaya sahip olanlar değil, en fazla veriyi yönetenler olacaktır. Sektör olarak dijital dönüşüme yatırım yapmak, şeffaflığı artırmak zorundayız. Birbirimizi yok ederek değil, birlikte büyüyerek rekabet edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. BURSA’NIN MARKA DEĞERİ VE FINANSMANA ERİŞİM VURGUSU Dışarıdan yatırımcı çekebilmek için öncelikle Bursa'nın marka değerinin büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Şeref Demir, BTSO'nun bu konudaki vizyoner projelerini ve özellikle Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı'nın üstlendiği rolü takdir ettiklerini dile getirdi. Fuar organizasyonlarının şehirlerin vitrini olduğunu ifade eden Demir, Bursa'yı ulusal ve uluslararası ölçekte görünür kılmanın tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Sektörün son dönemdeki en kronik sorununun finansmana erişim ve yüksek kredi maliyetleri olduğunu hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı, barınma hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu: "Konut bir lüks değil, temel ihtiyaçtır. Uzun vadeli ve erişilebilir konut finansmanı modellerinin geliştirilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. İlk kez konut edinecek vatandaşları teşvik eden ve kentsel dönüşümünü hızlandıran yeni finansman mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir konut piyasası, ülke ekonomisinin de en büyük güvencesidir." DAHA GÜÇLÜ BIR BURSA VE TÜRKIYE İÇİN ORTAK AKIL Konuşmasının sonunda, sadece binalar değil bir yaşam kültürü ve çocukların yaşayacağı geleceğin Bursa'sını inşa ettiklerini belirten Şeref Demir, TÜGEM'in profesyonel danışmanlık anlayışı, İMSİAD ve İMSİFED'in üretim gücü ile BTSO'nun vizyonunun yerel yönetimlerin desteğiyle birleştiğinde Bursa'nın dönüşümde öncü şehir olacağına inancının tam olduğunu ifade etti.

Bursa’ya tarihi kentsel dönüşüm kredisi yolda: 3 milyon TL limit, 0.69 faiz ve 1 yıl ödemesiz! Haber

Bursa’ya tarihi kentsel dönüşüm kredisi yolda: 3 milyon TL limit, 0.69 faiz ve 1 yıl ödemesiz!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba, kentsel dönüşüme destek konusunda iki defa Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile görüştüğünü belirterek, "İstanbul'da uygulanan 2.paketin Bursa'da da uygulanacağını bekliyoruz. Biz hızlıca insiyatif alarak dönüşümü hızlandıracağız. En fazla riskli yapı Osmangazi'de. Altıparmak Çarşamba bölgesinde muhtemel depremde müdahalemiz bile söz konusu olamayacaktır. Nilüfer'de de 2007 öncesi yapılan binaların riskli olduğunu düşünüyorum "dedi. Bakanlığın İstanbul'da açıkladığı 2.destek paketinde bir yıl geri ödemesiz 0,69 faizli 180 ay vadeli 3 milyon lira kredi imkanı sunuluyor. Bursa Büyükşehir Belediye meclisinde kentsel dönüşüm ve depremsellik de tartışıldı. Bursalıların bilerek veya bilmeyerek riskli yapılarda oturduğunu ve bu sayının da hayli yüksek olduğunu hatırlatan Başkanvekili Şahin Biba, "En çok kaçak ve çürük bina Osmangazi ve Yıldırım bölgesinde. Nilüfer'de 2007 yılı altındaki bütün binalar bizim için riskli tanımına giriyor. Hem statik hem kullanılan beton ve demir yöntemi açısından hepsi riskli yapı. Bizim meclis ve komisyon olarak kentsel dönüşümde yeni kararlar almamız gerektiğini de görüyorum. Kentsel dönüşümlerde biz tabiki bölgeyi tahrip etmeden ve betonlaşmadan en akılcı yöntemle bizim kentsel dönüşümün önünü açan tarafta olmamız gerekiyor. Bu konuda ilçe belediyelerimiz riskli yapı envanterini çıkarıyorlar. Hepimiz farkındayız ama bu farkındalık yetmiyor. Bu konuda bişeyler yapmamız lazım. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri olarak işbirliği içinde olup adımlar atmamız gerekiyor. Bazı hususlarda insanların canını ön plana alarak insiyatif de kullanarak hareket etmeliyiz. Tamamen bizim kentsel dönüşümü vatandaşı cebinden hiç bir ödeme çıkmadan dönüştürmemiz mümkün değil. En azından cebinden çıkacak miktarı hafifletme yöntemlerini bulabiliriz. İmar komisyonu veya kentsel dönüşüm komisyonunu ilgilendiren bir konu değil. Teknik arkadaşlar da katkı sağlamalı. Daha geniş çaplı komisyon adı altında olmasa da farklı bir birlik ve yapı kurabiliriz. Dışarıdan da akademik odaları da dahil ederek geniş çaplı çalışma yapabiliriz" dedi. CHP'li meclis üyeleri ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa'nın ciddi risk içerdiğini İstanbul'daki yarısı bizden veya 2.kredi destek paketinin Bursa için de uygulanmasının merkezi hükümetten istenmesi gerektiğini dile getirdiler Bu konuda söz alan Başkanvekili Şahin Biba ise şunları söyledi: "Ben iki sefer bakanla görüşme imkanı buldum. Bu hususları dile getirdim. Hızlı şekilde talimat verildi. Bursa'da hangi modeli uygulayabiliriz diye konuştuk. 2 ayda çalışacaklarını söylediler. 1 ay üzerinden geçti. 1 ay içerisinde ben inanıyorum ki müjdesini vermek istiyoruz. İnşallah müjdesini vereceğiz. Çalışma yapılması talimatı verildi. 2 paketi de söyledik. 2'sini de istiyoruz diye. Muhtemelen yarısı bizden paketinin olma ihtimali çok düşük. Şu anda deprem bölgesinden kaynaklı sübvansiyon konusu var. Çok yanaşılmayacak. Ama yürürlükte olan 2.kampanya var. Talimat verildi. 2 ay içerisinde sonuçlandıralım denildi. Bir ay sonra bir müjde olur. Ciddi nefes aldıracak diye düşünüyorum" Bakan Murat Kurum Nisan ayında açıkladığı kredi destek paketiyle İstanbul'da kentsel dönüşümün daha da hızlanacağını şu sözlerle açıklamıştı: "Bugünden sonra, acil dönüşmesi gereken konutlardan başlayarak, vatandaşımıza; tam 3 milyon liraya kadar dev bir destek paketi hazırlıyoruz. Tam 1 yıl boyunca ödeme yapmayacaksınız. Tam 180 ay vade, yani 15 yıla varan bir ödeme planı sunuyoruz. Aylık 0.69 faizle yani yıllık maliyeti yüzde 10'un bile altında kalan tarihi bir kolaylıkla milletimizin yanında olacağız. Şu dakika itibarıyla harekete geçiyoruz. Bugün hemen başvuruları almaya başlayacağız" Eğer bu paket Bursa'ya da uygulanırsa, şehirde kentsel dönüşüm projelerinin hızlanması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.