SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kentsel Isı

Söz Bursa - Kentsel Isı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kentsel Isı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'li Kayıhan Pala'dan yetkililere "Sıcak" çağrı! Haber

CHP'li Kayıhan Pala'dan yetkililere "Sıcak" çağrı!

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, sıcak hava dalgalarına karşı risk gruplarını koruyacak önlemler almak üzere, yetkilileri göreve çağırdı. Pala, geçen yıl, 24 Ekim 2025 tarihinde Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle vermiş olduğu soru önergesinde, iklim krizine ve sıcak hava dalgalarına karşı risk gruplarını korumak amacıyla alınan önlemleri sormuş, ancak Anayasal zorunluluk olduğu halde yanıt alamamıştı. Pala, bu durumu ve alınması gereken önlemleri 7 Mart 2026 günü yayınladığı basın bülteni ile duyurmuştu. Bugünlerde Avrupa’nın yeniden sıcak hava dalgalarıyla karşılaştığını vurgulayan Prof. Pala, sıcak hava dalgalarına karşı alınması gereken önlemleri bir kez daha dile getirdi. Sıcak hava dalgaları, iklim krizinin insan sağlığı üzerindeki en doğrudan ve en yıkıcı etkilerinden biri. Geleneksel olarak sadece meteorolojik bir istatistik olarak görülen aşırı sıcaklar, aslında toplumun kırılgan kesimlerini doğrudan hedef alan ve "sessiz katil" olarak tanımlanan bir halk sağlığı acil durumudur. Küresel ortalama sıcaklıkların sanayi öncesi döneme göre yaklaşık 1,2°C (2023 rekorunda 1,45°C) artış göstermesi, uç sıcaklık değerlerinin görülme sıklığını dramatik şekilde değiştirmiştir. Bu durum, sadece termometrelerin yükselmesi değil, sağlık sistemlerinin alışık olmadığı ve biyolojik sınırları zorlayan bir termal stres yüküyle karşı karşıya kalması anlamına gelmektedir. Sıcaklığın insan fizyolojisi üzerindeki baskısı, vücudun ısı dengesini koruyan mekanizmaların (terleme, cilt kan akımı) iflas etmesiyle başlar. Bu baskı, sadece “sıcak çarpması” olarak adlandırılan doğrudan vakalarla değil, mevcut kronik hastalıkların tetiklenmesi sonucu oluşan ağır hastalanma veya ölüm olarak da kendini gösterir. Isı dengesi için kalbin aşırı çalışması; kalp yetmezliği ve damar içi pıhtılaşma riskini artırır. Artan sıcaklık, yer seviyesindeki ozon ve partikül kirliliğini tetikleyerek KOAH ve astım ataklarını şiddetlendirir. Sıvı kaybı, elektrolit dengesizliği ve böbrek yetmezliğine yol açarak diyaliz hastaları için hayati risk oluşturur. 2003 Avrupa sıcak dalgasında 15 bini yalnızca Fransa’da olmak üzere 70 binin üzerinde fazladan ölüm kaydedilmiştir. Ülkemizde yapılan bazı akademik çalışmalarda da 2003-2017 yılları arasında yalnızca İstanbul’da aşırı sıcaklar nedeniyle 4 binin üzerinde fazladan ölüm yaşandığı bildirilmiştir. Yaşlılar (75+) susama refleksinin azalması ve ısı düzenleme kapasitesinin zayıflaması nedeniyle en yüksek risk grubudur. Diyabet, kalp ve böbrek hastaları sıcak hava dalgalarına karşı savunmasızdır. İnşaat ve tarım işçileri, açık havada çalışmaya bağlı olarak mesleki maruziyet nedeniyle doğrudan risk altındadır. Risk, sadece termometrenin kaç dereceyi gösterdiğiyle değil; o sıcaklığın hangi sosyal sınıfa, hangi barınma kalitesine ve hangi "yalnızlık" düzeyine çarptığıyla doğrudan ilişkilidir. 2003’te Paris’te yaşanan sıcak hava dalgaları felaketi, riskin mekânsal ve sosyal boyutunu netleştirmiştir. Sıcak hava dalgaları nedeniyle ölenlerin büyük çoğunluğu yalnız yaşamakta, yaklaşık yarısı kötü havalandırılan evlerde ikamet etmekteydi. Sosyal izolasyon, yardım çağırma sürecini imkansızlaştırarak ölüm oranlarını çarpan etkisiyle artırmıştır. Türkiye, iklim krizinin "sıcak noktası" olan Akdeniz Havzası'ndaki konumu nedeniyle çok ciddi bir tehdit altındadır. Ülkenin demografik ve kentsel ısı adası yapısı, bu tehdidi bir sistemik krize dönüştürme potansiyeline sahiptir. Türkiye'deki yüksek kötü kentleşme düzeyi ve betonlaşma, sıcak hava dalgalarını sıradan bir olay olmaktan çıkarıp, milyonlarca insanı etkileyebilecek, iklim göçlerini ve kentsel altyapı krizlerini tetikleyebilecek bir soruna dönüştürmektedir. Sıcak hava dalgalarına karşı başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, diğer bakanlıkların ve paydaşların yetki ve sorumlulukları netleştirilmelidir. Meteoroloji ile entegre biçimde sağlık temelli eşikler saptanmalı, risk gruplarına yönelik farkındalık çalışmaları artırılmalıdır. Yalnız yaşayan yaşlılar ve hastalar önceden belirlenmeli ve yerel yönetimler ve sağlık ekipleri tarafından belli aralıklarla kendileriyle iletişim kurulmalıdır. Acil servislerde kapasite artışı sağlamak amacıyla, “Yeşil alan” yaklaşımı sona erdirilmeli, acil servisler yalnızca acil hastalara hizmet sunacak biçimde düzenlenmelidir. Dış ortamda çalışan emekçiler için ısı düzeyine göre çalışma saatleri düzenlenmeli, dinlenme araları artırılmalı, suya erişim ve kişisel koruyucu donanım sağlanmalıdır. Sıcak hava dalgaları, Türkiye'nin iklim krizine karşı mücadelesinde "en ölümcül" ancak "en az görünür" alanlardan biridir. Ulusal ve yerel düzeyde eylem planlarının uygulamaya konulması kaçınılmazdır. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlıkları iklim krizine ve sıcak hava dalgalarına karşı risk gruplarını korumak üzere görevlerini yapmaya çağırıyoruz.

Peyzajda "Bursa Modeli" başlıyor: PEYZAJDER’den performans odaklı büyük yarışma! Haber

Peyzajda "Bursa Modeli" başlıyor: PEYZAJDER’den performans odaklı büyük yarışma!

Geçtiğimiz yıl 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü’nde kurulan Peyzaj Mimarları ve Sektör Profesyonelleri Derneği (PEYZAJDER), birinci kuruluş yılını tamamlarken, sürdürülebilir peyzaj anlayışını teşvik edecek önemli bir projeyi de kamuoyuna duyurdu. PEYZAJDER, Bursa’da “Performans Odaklı Peyzaj Uygulamaları Yarışması” düzenleyecek. Peyzaj uygulamalarında estetik yaklaşımın ötesine geçerek ekolojik fayda, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan yarışma, ilk etapta Bursa ölçeğinde gerçekleştirilecek. Dernek, ikinci yıldan itibaren organizasyonu Türkiye geneline yaymayı hedefliyor. PEYZAJDER tarafından düzenlenen yarışma kapsamında, Bursa ili sınırları içerisinde tasarımı tamamlanmış ve uygulamaya geçirilmiş peyzaj alanları, “Uluslararası Sürdürülebilir Peyzaj Standartları” çerçevesinde değerlendirilecek. Yarışmada yalnızca görsel estetik değil; projelerin ekosisteme sağladığı somut katkılar, bilimsel ve teknik veriler ışığında ölçümlenecek. “Tek Konut” kategorisinde bireysel bahçeler ve villalar, “Toplu Konut” kategorisinde siteler ve apartman bahçeleri, “Sanayi ve işletme” kategorisinde fabrika bahçeleri, endüstriyel tesisler, ticari merkezler, hastaneler ve oteller ile “Kamusal alan” kategorisinde belediyeler ve kamu kurumları tarafından hayata geçirilen park, meydan ve rekreasyon alanları yarışmaya katılabilecek. PEYZAJDER Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim, yarışmanın klasik peyzaj anlayışının ötesine geçen yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu belirterek, peyzajın yalnızca görsel bir unsur değil, aynı zamanda ölçülebilir faydalar sağlayan bir sistem olduğuna dikkat çekti. Fulya Akfidan Sevim, “13 Mayıs Peyzaj Mimarları Günü’nde, kuruluşumuzun birinci yılını tamamlarken böylesine vizyoner bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu yarışma ile peyzajın yalnızca estetik bir düzenleme olarak değil, ekosistem hizmeti sunan yaşayan bir sistem olarak değerlendirilmesini amaçlıyoruz. Sektör profesyonellerini, peyzaj mimarlarını, mühendisleri ve bitki üreticilerini ortak bir vizyonda buluşturan derneğimiz, Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerini yerel birikimle bir araya getiriyor. Bursa’dan başlattığımız bu modelin, gelecekte Türkiye genelinde sürdürülebilir peyzaj uygulamalarına yön veren bir standart haline gelmesini hedefliyoruz” dedi. Yarışmanın bir tasarım yarışması değil, uygulanmış ve yaşayan peyzaj alanlarını değerlendiren bir “başarı ödülü” niteliği taşıdığını vurgulayan Sevim, projelerin teknik veriler üzerinden çok boyutlu bir incelemeye tabi tutulacağını ifade etti. PEYZAJDER Yönetim Kurulu Başkanı Fulya Akfidan Sevim’in verdiği bilgiye göre, yarışmaya başvuran projeler dört ana teknik eksende değerlendirilecek. “Doğal kaynak yönetimi” başlığında yağmur suyunun yerinde yönetimi, su tasarruflu bitkilendirme stratejileri ve enerji verimli aydınlatma çözümleri öne çıkacak. “Ekolojik onarım ve biyoçeşitlilik” kriterlerinde Bursa’nın yerel bitki dokusunun korunması, istilacı türlerin kontrolü, karbon tutma kapasitesinin artırılması ve kent yaban hayatına sağlanan katkılar incelenecek. “Kentsel ısı adası etkisiyle mücadele” kapsamında mikroklima üzerindeki olumlu etkiler ve termal konfor değerlendirilirken, “İşletme verimliliği ve sosyal refah” başlığında ise bakım maliyetlerinin azaltılması, erişilebilirlik standartları ve kullanıcı sağlığına yönelik katkılar dikkate alınacak. Akademik oda temsilcileri, öğretim üyeleri, sektör profesyonelleri ve PEYZAJDER yöneticilerinden oluşacak jüri tarafından değerlendirilecek yarışmanın lansman ve başvuru sürecine ilişkin detayların önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.Formun ÜstüFormun Altı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.