SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kırmızı Et

Söz Bursa - Kırmızı Et haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırmızı Et haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'li Pala'dan ithal et uyarısı: "Yasaklı hormon ve ciddi sağlık riski var!" Haber

CHP'li Pala'dan ithal et uyarısı: "Yasaklı hormon ve ciddi sağlık riski var!"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye’nin Brezilya başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yoğun biçimde canlı hayvan ve et ürünü ithal ettiğini ve son dönemde uluslararası et tedarik zincirinde halk sağlığını tehdit eden zafiyetler yaşandığını belirtti. Konuya ilişkin Pala, “Yakın zamanda Hollanda’nın Brezilya’dan ithal ettiği bazı kırmızı et ürünlerinde Avrupa Birliği’nde ve Türkiye’de yasaklı olan bir büyüme hormonu tespit edildiği bildirilmiştir. Bu olay, menşei ülkelerde yaşanan denetim zafiyetlerinin tedarik zincirinde hızla yayılabildiğini bir kez daha göstermektedir. Türkiye’nin de Brezilya başta olmak üzere Güney Amerika ülkelerinden yoğun biçimde canlı hayvan ve et ithal ettiği bilindiğinden, bu ürünlerde hormon kalıntısı ve yasaklı maddelere yönelik denetimlerin sonuçlarıyla birlikte kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Özellikle Kurban Bayramı döneminde canlı hayvan ve et ticareti yoğunluk kazanırken, bu maddelerin gıdalar yoluyla insanlara geçebilmiş olması ciddi bir halk sağlığı riski oluşturmaktadır” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Pala, Tarım ve Orman Bakanlığı’na 3 Mart 2026 tarihinde ithal edilen canlı hayvan ve kırmızı et ürünlerinde hormon, ilaç kalıntısı ve benzeri yasaklı maddelere yönelik denetimlerin kapsamı ile sonuçlarına dair detaylı bilgi talep ederek kapsamlı bir soru önergesi iletti. Buna karşın Bakan İbrahim Yumaklı, kendisine iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt veremedi. “Sentetik hormonlar büyüme bozukluklarından diyabete çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor!” Prof. Dr. Pala, sentetik hormonların gıda yoluyla insan vücuduna geçmesi halinde doğrudan ve dolaylı çok sayıda sağlık tehdidiyle karşılaşılabileceğini, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ise soru önergesini yanıtlamayarak bu tehdidi yok saydığını ifade etti. “Bu maddelerin insanla teması halinde öncelikle çocukların sağlıklı büyümesinde olumsuzluklara yol açabileceği, erken ergenlik riskini artırabileceği ve insülin direnci üzerinden tip 2 diyabet riskini yükseltebileceği bilinmektedir. Ayrıca bu hayvanlarda enfeksiyonların daha sık görülebilmesi nedeniyle antibiyotik kullanımı artmakta ve artan kullanım antibiyotik direnci bakımından ek bir risk alanı oluşturmaktadır. Gıdalar yoluyla insanlara geçen ilaç kalıntıları nedeniyle antibiyotik direnci insanlar arasında da yaygınlaşmakta ve bu durum gelecekte karşılaşılan enfeksiyonların tedavisini güçleştirmektedir” uyarısında bulundu. “Ülkemizde insan, hayvan ve çevre sağlığını beraber geliştirecek bir ‘Tek Sağlık’ sistemine ihtiyaç var!” “Halk sağlığı içinde çok büyük bir paya sahip hayvan sağlığı ve gıda güvenliğinin sorumluluğu Tarım ve Orman Bakanlığı’na aittir. Bakanlık, soru önergesini yanıtlamayarak kamuoyuna karşı sorumluluğunu reddetmektedir. Özellikle Kurban Bayramı gibi bir dönemde denetimlerin ve kamuoyunu bilgilendirici faaliyetlerin artırılması gerekirken, riskler açıkça halktan gizlenmektedir” eleştirisinde bulunan Pala, Bakanlığın derhal son on yılda ithal ettiği canlı hayvan ve et ürünlerinin nereden geldiğini ve kaç denetim yaptığını açıklamasını istedi. “Bu ürünlerde yasaklı hormon ve ilaç kalıntısı tespit edilmiş ise insanların tüketimine izin verilemez. Bakanlık bu konuda şeffaf olmalı, eğer ortada tehdit varsa geri çağırma ve piyasadan toplatma kararlarını hızla almalıdır. İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı bir arada ele alınmadıkça halk sağlığının etkili bir şekilde korunması mümkün değildir. Ülkemizde bu üç alanın ortak olarak geliştirildiği, ‘Tek Sağlık’ anlayışını benimseyen bir sisteme ihtiyaç vardır” diyerek sözlerini noktaladı.

Kurban Bayramı’nda sağlığınızdan olmayın! Etin yanında mutlaka salata tüketin Haber

Kurban Bayramı’nda sağlığınızdan olmayın! Etin yanında mutlaka salata tüketin

Kurban Bayramı’nda sofralarda kırmızı et ve tatlı tüketiminin arttığını belirten Nev Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Enes Çağrı Kaleli, bayram sürecinde yasaklarla değil dengeyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Kaleli, “Amaç kendimizi mahrum bırakmak değil, porsiyon kontrolünü sağlayarak sağlıklı bir bayram geçirmek” dedi. “Kurban eti tüketiminde porsiyon uyarısı” Kırmızı etin yüksek doymuş yağ ve kolesterol içerdiğine dikkat çeken Dyt. Enes Çağrı Kaleli, günlük et tüketiminin 100–150 gramı geçmemesi gerektiğini ifade etti. Özellikle kolesterol, tansiyon ve gut hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini belirten Kaleli, “Yaklaşık 3-4 köfte büyüklüğündeki porsiyon ideal kabul ediliyor” diye konuştu. “Et mutlaka dinlendirilerek tüketilmeli” Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin sindirim problemlerine yol açabileceğini söyleyen Kaleli, etin en az 24 saat buzdolabında dinlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kaleli, “Ette oluşan ölüm sertliği hem pişmesini zorlaştırır hem de sindirimi olumsuz etkiler. Dinlendirilmiş et mide ve bağırsak sağlığı açısından çok daha uygundur” dedi. “Pişirme yöntemine dikkat” Kavurma yapılırken ekstra yağ kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Kaleli, “Et kendi yağıyla pişirilmeli. Izgara, haşlama ve fırınlama yöntemleri tercih edilmeli. Mangal yapılacaksa etin kömürleşmemesine dikkat edilmeli” ifadelerini kullandı. “Etin yanında mutlaka salata tüketin” Et tüketiminin yanında lifli besinlerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Kaleli, bol limonlu mevsim salatasının sindirimi desteklediğini söyledi. C vitamininin demir emilimini artırdığını belirten Kaleli, “Salataya limon sıkılması veya yanında yeşil biber tüketilmesi oldukça faydalı. Yemekten hemen sonra içilen çay ve kahve ise demir emilimini azaltıyor” dedi. “Tatlı tüketiminde “tadımlık” önerisi” Bayram ziyaretlerinde şerbetli tatlı tüketiminin kontrolsüz şekilde artabildiğini belirten Dyt. Enes Çağrı Kaleli, vatandaşlara porsiyon kontrolü önerdi. Kaleli, “Her ikramı tamamen tüketmek yerine tadımlık miktarlarda yemek ya da porsiyonu paylaşmak daha sağlıklı bir yöntem olacaktır” diye konuştu. “Su tüketimi ve yürüyüş önerisi” Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Kaleli, günlük en az 2.5–3 litre su içilmesini tavsiye etti. Çay ve kahvenin su yerine geçmediğini ifade eden Kaleli, akşam yemeklerinden sonra yapılacak yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını söyledi. “Önemli olan dengeyi koruyabilmek” Bayramda bir öğünde fazla kaçırmanın büyük bir sorun olmadığını ifade eden Kaleli, “Önemli olan ertesi gün kendinizi cezalandırmak değil, sağlıklı beslenme düzenine kaldığınız yerden devam etmek. Bayram, sevdiklerimizle geçirilen özel bir zaman dilimi” açıklamalarında bulundu.

Dünya bu kuzuyu konuşacak! "Bandırma Koyunu" için geri sayım başladı Haber

Dünya bu kuzuyu konuşacak! "Bandırma Koyunu" için geri sayım başladı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen etçil Bandırma Koyunu'na kısa sürede ırk tescilinin alınması bekleniyor. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Koyunculuk Araştırma Entstitüsünün TAGEM'e bağlı olarak koyunculuk ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, 1935'e dayanan merinos koyunun ıslahının sürdürüldüğünü anlattı. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yeniliklerin ıslah programına dahil edilmesiyle çalışmalarını hassasiyetle yaptıklarını aktaran Kılınç, entsitütün ana konusunun Merinos Koyunu olduğunu kaydetti. Enstitünün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma Koyunu'nu takip ettiğini dile getiren Kılınç, "Ayrıca kıvırcık, Gökçeada ve sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamında hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. BU YIL İKİZLİK ORANI YÜKSEK OLACAK Kılınç, Merinos Koyunu'nun Balıkesir ve Marmara bölgesinde en fazla üretimi yapılan, ülkenin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli ırklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Meronis Koyunu ıslah anlamında en köklü, bilinirliği en fazla olan küçükbaş ırkımız. Enstitüde 7 gün 24 saat hayvanlarımızı, doğumlarını takip ediyor, sürünün bir sonraki yıla en sağlıklı şekilde aktarılması için yoğun çaba harcıyoruz" diye konuştu. Bandırma Koyunculuk Enstitüsünde 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirten Kılınç, her zaman hedeflerinin bilimsel veriler ışığında 1,56-1,57 ikizlik oranını yaklamak olduğunu söyledi. Kılınç, bu yıl ikizlik oranının biraz yüksek olmasını beklediklerini ifade etti. ALMAN SİYAH BAŞ İLE YERLİ KIVIRCIKTAN MELEZLENDİ Uzun süredir üzerinde titizlikle çalışılan Bandıma Koyunu'nun da bölgede görünürlüğü ve bilinirliğinin artmaya başladığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Yıllar öncesinde kurumumuzda başlayan yeni etçil ırk ıslah modelimiz Bandırma Koyunu, entsitümüz tarafından geliştirildi. Alman siyah baş ile bizim yerli kıvırcık ırk koyunlarımız melezlendi ve Bandırma koyunu geliştirildi. Irk tescilinde son aşama geldik. Yakın zamanda tescilimizi gerçekleştireceğiz. Irk tescili için uzun yıllar gerekiyor, hassas çalışmalar gerekiyor. Bunların hepsini her türlü bilimsel çalışmalarla, titizlikle gerçekleştirdik." 3-4 AY GİBİ KESİME GELİYOR VE ET VERİMİ YÜKSEK Enstitü Müdürü Kılınç, et verimi yönünden geliştirilmiş iyi bir ırktan söz ettiklerini vurgulayarak, "Canlı hayvan ağırlık artışı çok önemli etçil ırklarda. Özellikle Balıkesir kuzusu ön planda bu bölgede. İstanbul'un kuzu etini bu bölge karşılıyor. Bandırma Koyunu, randımanı yüksek kuzu olmakla birlikte 21-22 kilogram karkas kesimi hedefleniyor. Hızlı şekide 3-4 ay gibi sürede kesime gelmesi hedeflerimiz arasında" dedi. Bandırma Koyunu'nun mera şartlarının sağlandığı her bölgede yetiştirilebileceğine dikkati çeken Kılınç, "Bu alamda Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Marmara ve Ege bölgeleri ön plana çıkıyor. Ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında, küçükbaş hayvancılıkta önemli bir ırk olacak Bandırma Koyunu. Bu yıl tescil ile sadece Türkiye değil dünya Bandırma Koyunu'nu tanıyacak" diye konuştu.

Bursa’da Ramazan alışverişi yapacaklar dikkat: "Korsanlar ortaya çıktı!" Haber

Bursa’da Ramazan alışverişi yapacaklar dikkat: "Korsanlar ortaya çıktı!"

Bursa’nın mahalle kültürünü koruyan fırıncı, kasap ve bakkal esnafı Ramazan’a hazırlanırken; TESK Başkanı Palandöken, hemşehrilerimizi özellikle iftar saati sokak aralarında türeyen kayıt dışı satıcılara karşı uyardı. Ramazan'a sayılı günler kala tüm esnaf teşkilatı için genelge hazırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Ramazan'a artık sayılı günler kaldı. Bu süreçte Konfederasyon olarak TESK çatısı altında, 13 mesleki Federasyon ve 82 Birliğe bir genelge gönderdik. Ramazan ayında vatandaşlarımızın yiyecek ve içecek temininde, fiyatların yüksekliğinden kaynaklanan zorlukların bir nebze de olsa hafifletilmesi amacıyla vecibelerini yerine getirerek yurttaşlarımıza yardımcı olmalarını istedik" dedi. Ramazan paketlerinin esnaf aracılığı ile ihtiyaç sahiplerinin gerçek ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanması gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnaf dediğimiz kişiler semtinizde tanıdığınız; kasabınız, manavınız, bakkalınız, şarküterinizdir. Elbette herkes imkânları ölçüsünde alışveriş yapacaktır. Ancak insan sağlığını hiçe sayan, gözü dönmüş fırsatçılara itibar edilmemesi, iştahlarının kabartılmaması büyük önem taşıyor. Ramazan ayında en çok tüketilen ürünlerin başında beyaz et, kırmızı et, süt, yoğurt, Ramazan pidesi, yumurta ve tatlılar geliyor. Her yıl olduğu gibi bu dönemde de özellikle cami çevrelerinde ve akşam saatlerinde korsan satıcılar ortaya çıkıyor. Bu nedenle tanıdığınız, bildiğiniz esnaftan alışveriş yaparak hem sağlığınızı hem de ağız tadınızı korumanız gerekiyor. Hayır amacıyla dağıtılacak yardım paketlerinin de yine esnaf aracılığıyla ve gerçekten ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçları tespit edilerek hazırlanması önemli. Sadece kolilerin üzerinde reklam yapar gibi hazırlanan paketlerden, gerçek ihtiyaç sahipleri çoğu zaman yeterince faydalanamıyor. Bu nedenle evin gerçek ihtiyacına göre ürün temini çok daha doğru oluyor. Ürünlerin son kullanma tarihlerine mutlaka bakılmalı, yalnızca kutu doldurmak amacıyla yapılan gereksiz alışverişlerden kaçınılmalı" şeklinde konuştu. "GÜVENİLİR VE BİLİNİR ALIŞVERİŞ NOKTALARI TERCİH EDİLMELİ" Ramazan ayında alışverişlerin bilinir ve güvenilir esnaftan yapılması gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Böylelikle Ramazan ayında sofralarınız hem daha güzel olacak hem de tükettiğiniz gıdalar sağlıklı olacak. Semtinizdeki esnaflar sizi tanıdığı, damak tadınızı bildiği için ihtiyaçlarınıza uygun ürünleri temin etmede size destek olacaktır. Bu mübarek ayın huşu içerisinde, sofralarınıza davet edeceğiniz anne, baba, akraba ve yakınlarınızla birlikte güzel bir Ramazan geçirmenizi tavsiye ediyorum. Geleneklerimizin bazıları zamanla azalmış olsa da Ramazan'ın bereketi hâlâ sofralarımızda yaşatılabiliyor. Bizler de bu süreçte esnaflarımızı uyarıyoruz. Birlik ve federasyon başkanlarımız, kendi alanlarını ilgilendiren konularda vatandaşlarımıza yardımcı olacaklar. Fiyat denetimleri ise Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından aralıksız şekilde sürdürülüyor. Laboratuvarlarda sağlıksız gıdalar da tespit ediliyor. Ancak en önemlisi, vatandaşlarımızın güvendiği ve bildiği alışveriş noktalarını tercih etmesidir" ifadesini kullandı.

Et fiyatları uçtu, vejetaryen menü gündeme geldi Haber

Et fiyatları uçtu, vejetaryen menü gündeme geldi

Beyaz et fiyatlarında henüz resmi bir artış olmamasına rağmen, endüstriyel yemek üreticileri, beyaz et sektörünün kırmızı etteki yükselişi gerekçe göstermesinden ve yaklaşan mangal sezonunun da beyaz et fiyatlarını artırmasından tedirgin oldu. Tüm bu gelişmeler, endüstriyel yemek firmalarını alternatif çözümler aramaya yöneltirken bunların başında ise geçici olarak "vejetaryen menü" uygulaması geliyor. Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Başkanı Coşkun Dönmez, bu yıl Ramazan ayı öncesinde et fiyatlarında yaşanan artışın önceki yıllara göre çok daha belirgin olduğunu söyledi. "Kırmızı et fiyatları zaten uzun süredir yüksek seyrediyordu. Her yıl Ramazan öncesinde başlayıp Kurban Bayramına kadar süren artışlar ile fiyatlar aşırı arttı" diyen Dönmez, endüstriyel yemek üreticilerinin bu nedenle menü maliyetlerini dengelemekte çok zorlandığını vurguladı. "VEJETERYEN MENÜ BİR ZORUNLULUK OLABİLİR" Maliyet artışları karşısında kurumsal müşterilerden gelen fiyat baskısıyla mücadele ettiklerini belirten Başkan Dönmez, bazı firmaların geçici bir çözüm olarak et içermeyen, sebze ağırlıklı menülere yönelmek zorunda kalabileceğini ifade etti. Ancak bu modelin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Dönmez, şöyle devam etti; "Sanayi bölgelerinde çalışan binlerce kişi beden gücüyle üretim yapıyor. Bu çalışanların dengeli ve yeterli protein alması gerekiyor. Bu nedenle etin menülerden tamamen çıkarılması, hem bireysel sağlık hem de iş gücü verimliliği açısından ciddi sorunlar oluşturabilir." "TÜM KALEMLERDE ARTIŞ VAR" Yalnızca et değil; yağ, bakliyat, sebze ve meyve gibi pek çok temel gıda ürününde de ciddi fiyat artışları yaşandığını da belirten Coşkun Dönmez, endüstriyel yemek firmalarının hem maliyetleri kontrol altında tutmaya çalıştığını hem de müşteri memnuniyetini sağlama çabası içinde olduğunu belirtti. Coşkun Dönmez, "Bu dengeyi korumak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Geçici olarak bazı alternatifler değerlendirilebilir; ancak sanayi yemeklerinde uzun vadeli vejetaryen menü uygulamaları, sektörün gerçekleriyle uyuşmuyor ve sürdürülebilir değil. Kalıcı çözümler için üretim ve tedarik zincirindeki maliyet baskısının hafifletilmesi şart" şeklinde konuştu.

Bakan Yumaklı'dan 'kırmızı et' açıklaması Haber

Bakan Yumaklı'dan 'kırmızı et' açıklaması

Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre İbrahim Yumaklı, 1 milyon 600 bin dekar arazisiyle dünyanın tek parça en büyük işletmesi olan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Ceylanpınar İşletmesi küçükbaş hayvan çiftliğinde incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Yumaklı yaptığı açıklamada TİGEM Ceylanpınar İşletmesinin sadece bitkisel üretimde değil hayvansal üretimde de önemli bir merkez olduğunu vurguladı. İşletmenin hem sahip olduğu hayvan envanteri hem de geliştirmedeki rolüyle son derece önemli bir merkez olduğuna dikkati çeken Yumaklı, "Şu anda sadece bu işletmede 102 bin nitelikli küçükbaş hayvan var. Bunların şimdi kuzulama zamanı. Sadece bu işletmede 62-63 bin civarında yeni kuzular envantere katılacak." ifadesini kullandı. Tarım ve Orman Bakanlğı resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, işletmenin Türkiye'deki kırmızı et piyasasının regülasyonunda değil aynı zamanda ülkedeki küçükbaş hayvanların daha nitelikli ve daha kaliteli üretim safhasına geçmesiyle ilgili de görev icra ettiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti: "Özellikle bu işletmenin Et ve Süt Kurumunun (ESK) piyasayı regüle etmek için getirmiş olduğu besilik hayvanlara ev sahipliği yapmasının yanı sıra artık belli bir dönemden itibaren ve çok yakın bir süreden itibaren de anaç hayvanların gelmesiyle beraber içerideki üretimin artması söz konusu olacak. Bütün amacımız gerek büyükbaş hayvanda gerek küçükbaş hayvanda üstün nitelikli besi hayvanlarını kırmızı et üretimi için burada çoğaltmak, bunları Türkiye'nin dört bir tarafındaki besi üretimi yapan işletmelere dağılımını sağlamak. Nihayetinde de tüketicilerimizin uygun fiyatla kırmızı ete ulaşımını sağlamak.​ Her ne kadar ESK bugün itibariyle piyasayı regüle etmek adına gerektiği zaman gerektiği kadar hem karkas et hem de canlı besi hayvanı ithal ediyorsa da günün sonunda bütün amacımız içerideki üretimi artırarak o ihtiyacımız olan ve özellikle talebin yükselmesiyle birlikte nüfus artışı, gelen turistler gibi benzeri durumlara hazırlıklı olmak adına belli bir kalitenin üzerinde hayvan hastalıklarından arındırılmış bütün Türkiye'de bihakkın yapılmış besi faaliyetlerini burada örneklik oluşturarak TİGEM'den bütün Türkiye'ye yayılmasını sağlamak'' ifaedelerine yer veren Yumaklı, özellikle sadece süt hayvancılığı değil besi hayvancılığına da konsantre olmak için hazırladıkları 5 yıllık Hayvancılık Yol Haritasının etkisinin görüldüğünün altını çizerek, "Bütün üretim kademelerinde olduğu gibi küçükbaş hayvancılıkta da büyükbaş hayvancılıkta da verimli ve kaliteli üretimi hedefliyoruz. Kırmızı ete ulaşım konusunda başta TİGEM ve ESK'nin ortaklaşa yaptığı ve ülkemizde ilk kez uygulanan Hayvancılıkta Üretimi Geliştirme Projesiyle Türkiye'nin kırmızı et ihtiyacını karşılayacağız." deerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.