SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kişiye Özel

Söz Bursa - Kişiye Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kişiye Özel haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çocuklarda Skolyoz tehlikesi: Bu belirtileri ıskamayın! Haber

Çocuklarda Skolyoz tehlikesi: Bu belirtileri ıskamayın!

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün, skolyozda erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını belirterek aileleri uyardı. Omurganın yana doğru eğrilmesinin yanı sıra kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan skolyozun özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hayati Aygün, erken teşhisin birçok hastada ameliyatsız tedavi şansı sunduğunu ifade etti. Skolyozun en sık görülen türünün nedeni tam olarak bilinmeyen adolesan idiyopatik skolyoz olduğunu belirten Prof. Dr. Aygün, "Skolyoz çoğu zaman ağrıya neden olmaz. Bu nedenle hastalık uzun süre fark edilmeyebilir. Omuz seviyelerinde eşitsizlik, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin görünmesi, bel çukurlarında asimetri ve öne eğilme sırasında sırtta kabarıklık gibi belirtiler aileler tarafından dikkatle gözlemlenmelidir" dedi. "ERKEN TEŞHİS TEDAVİ SEÇENEKLERİNİ ARTIRIYOR" Özellikle 10-16 yaş arasındaki hızlı büyüme döneminin kritik olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hayati Aygün, "Bu dönemde yapılan düzenli kontroller sayesinde eğrilikler erken evrede tespit edilebiliyor. Erken teşhis sayesinde korse gibi ameliyatsız tedavi yöntemlerinden faydalanmak mümkün olabiliyor. Tedavide gecikildiğinde ise eğrilik ilerleyerek daha kapsamlı cerrahi girişimlere ihtiyaç duyulabiliyor" diye konuştu. HER HASTA İÇİN FARKLI TEDAVİ PLANI Skolyoz tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aygün, "Hastanın yaşı, eğriliğin derecesi, tipi, büyüme potansiyeli ve ilerleme riski tedavi kararını belirleyen en önemli unsurlardır. Aynı derecede eğriliğe sahip iki hastada bile farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir" ifadelerini kullandı. KORSE TEDAVİSİ HER HASTA İÇİN UYGUN DEĞİL Korse tedavisinin belirli kriterleri karşılayan hastalarda etkili sonuçlar verdiğini belirten Prof. Dr. Aygün, "Genellikle büyümesi devam eden ve 20-40 derece arasında eğriliği bulunan çocuklarda korse tedavisini değerlendiriyoruz. Doğru hasta seçimi, kişiye özel korse tasarımı ve düzenli takip tedavinin başarısını doğrudan etkiliyor" dedi. İLERİ VAKALARDA CERRAHİ TEDAVİ GEREKEBİLİYOR Bazı skolyoz türlerinde erken cerrahi değerlendirmenin gerekli olabileceğini belirten Prof. Dr. Hayati Aygün, "45-50 derecenin üzerindeki ilerleyici eğrilikler, doğumsal skolyozların bazı tipleri ve nöromüsküler hastalıklara bağlı gelişen deformitelerde cerrahi tedavi gündeme gelebiliyor. Günümüzde gelişmiş cerrahi teknikler, navigasyon sistemleri ve nöromonitörizasyon uygulamaları sayesinde daha güvenli ve başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz" şeklinde konuştu. "BEKLEYELİM, BÜYÜYÜNCE GEÇER YAKLAŞIMI DOĞRU DEĞİL" Tedavi edilmeyen skolyozun zamanla ilerleyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aygün, "Eğrilik derecesi artabilir, gövde dengesizliği gelişebilir, kozmetik görünüm bozulabilir ve bazı hastalarda akciğer kapasitesi etkilenebilir. Bu nedenle ailelerin belirtileri fark ettiklerinde zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesi yaptırmaları büyük önem taşıyor" dedi. Prof. Dr. Hayati Aygün, erken teşhis ve doğru zamanda uygulanan kişiye özel tedaviler sayesinde skolyozlu çocukların büyük bölümünün sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdürebildiğini sözlerine ekledi.

PRP, Ozon ve Kök Hücre gerçekten mucize mi? Uzman isim bilgi kirliliğine son verdi! Haber

PRP, Ozon ve Kök Hücre gerçekten mucize mi? Uzman isim bilgi kirliliğine son verdi!

Son yıllarda kas ve iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde sıkça duyulan PRP, Ozon, Kök Hücre ve Egzozom gibi uygulamalar, hastalar arasında büyük bir merak uyandırırken beraberinde bilgi kirliliğini de getiriyor. Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sosyal medyanın yarattığı "mucize çözüm" algısına karşı hastaları uyararak, bu yöntemlerin gerçek sınırlarını ve bilimsel dayanaklarını açıkladı. Geleneksel poliklinik sorularının yerini popüler teknolojik uygulamaların aldığını belirten Dr. Emre Latifoğlu, bu değişimde sosyal medyanın rolüne dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşılan kısa ve çarpıcı başlıkların PRP, Ozon, Egzozom ve Kök Hücre gibi tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Latifoğlu, şöyle konuştu : "Son yıllarda fiziksel tıp polikliniklerinde konuşulan konular değişti. Eskiden ‘ağrılarıma sıcak mı soğuk mu iyi gelir?’ diye sorulurken, artık hastalar doğrudan şunu soruyor: ‘Hocam PRP yaptırsam geçer mi?’, ‘Ozon bana çare olur mu?’, ‘Kök hücreyle eklem tamamen yenileniyor mu?’, ‘Egzozom en yeni yöntemmiş, en iyisi o mu?’ Bu soruların artmasının en önemli nedenlerinden biri sosyal medya. Kısa videolar ve çarpıcı başlıklar, bu tedavileri olduğundan daha güçlü ve kesin çözümler gibi gösterebiliyor. Oysa işin aslı daha gerçekçi bakmayı gerektiriyor. PRP, ozon, kök hücre ve egzozom gibi uygulamaların ortak noktası, vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını desteklemeye çalışmalarıdır. Yani bunlar ağrıyı anında kesen ilaçlar ya da bozulan yapıyı mekanik olarak düzelten ameliyatlar gibi değildir. Daha çok, hasarlı dokunun daha etkin ve daha hızlı iyileşmesi için vücuda ‘yardımcı bir güç’ vermeyi amaçlarlar. Bu nedenle etkileri kişiden kişiye, hatta aynı kişide bile hastalığın evresine, uygulama zamanına, uygulama tekniğine, kullanılan tıbbi malzeme niteliğine göre değişebilir.” Yöntemler Arasındaki Farklar ve Gerçekler Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Emre Latifoğlu, sıkça karıştırılan ve merak edilen uygulamaları şöyle özetledi: “PRP (Platelet Rich Plasma): Kişinin kendi kanından elde edilmesi güven vericidir. Tendon ve kas zorlanmalarında destekleyicidir ancak ileri derece kireçlenmelerde tek başına mucize beklemek gerçekçi değildir. Ozon Tedavisi: Vücudun antioksidan mekanizmasını tetikler. Ancak her yöntem her hasta için uygun değildir; doğru doz ve doğru teşhis (endikasyon) kritiktir. Kök Hücre: En çok yanlış anlaşılan yöntemdir. Kök hücreler hasarlı bölgeyi doğrudan doldurup dokuyu eski haline getirmez; asıl etkileri iyileşmeyi destekleyen sinyaller göndermektir. Egzozom: Kök hücrenin iyileştirici mesajlarını taşıyan mikroskobik kesecikler kullanılır. Teorik olarak hedefli bir yaklaşım olsa da klinik kullanımı henüz gelişme aşamasındadır. ‘Yeni’ olması, otomatik olarak ‘en etkili’ olduğu anlamına gelmez.” "Hiçbiri Egzersizin ve Hareketin Yerini Tutmaz" Bu tedavilerin başarısının "doğru hasta, doğru zaman ve doğru beklenti" üçgenine bağlı olduğunu vurgulayan Latifoğlu, yaşam tarzının önemini hatırlattı: "Hiçbir modern uygulama fiziksel tıp yöntemlerinin, egzersizin, hareketin ve yaşam tarzı düzenlemelerinin yerini tutmaz. Sosyal medyadaki başarı hikayeleri sürecin tamamını yansıtmayabilir. Tıpta tek bir doğru yoktur, kişiye özel yaklaşım vardır." Hastaların tedavi seçerken "En yenisi hangisi?" yerine "Benim durumum için hangisi uygun?" sorusunu sorması gerektiğini belirten Dr. Emre Latifoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Modaya kapılmadan, bilimsel kanıtlarla ve gerçekçi beklentilerle ilerlemek hem hastanın hem de hekimin yolunu aydınlatacaktır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.