SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kıyma

Söz Bursa - Kıyma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıyma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İster dilimle ye, ister kızart! Bu pidenin şekli de sunumu da çok farklı Haber

İster dilimle ye, ister kızart! Bu pidenin şekli de sunumu da çok farklı

Sakarya'nın köklü mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan ve sadece Ramazan aylarında fırın tezgahlarını süsleyen "halka pide", sahur sofralarının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Şekliyle dikkat çeken ve Sakarya dışında bilinmeyen bu geleneksel lezzet, kıymalı pideden sonra en çok tercih edilen ürünlerin başında geliyor. 400 gramı 40 liradan alıcı bulan halka pide, hem yerel halk hem de şehre sonradan taşınmış insanların yoğun ilgisini görüyor. Sakarya'da Ramazan ayına özel üretilen Halka pide, sahur sofralarını süslemeye devam ediyor. Fırınlarda günde ortalama 200-250 adet üretilen halka pide, normal Ramazan pidesinden farklı bir teknikle hazırlanıyor. Pide hamuruyla benzer içerikte olmasına rağmen daha yuvarlak bir formda hazırlanan ve daha az pişirilen bu özel lezzet, sahur vakitlerinde dilimlenerek tüketiliyor. Birçok vatandaş ise bu pideyi evlerinde kıyma veya ekşimik gibi malzemelerle doldurup yağda kızartarak sahur sofralarına farklı bir tat katıyor. Fiyatı ise 400 gramı 40 liradan satışa sunuluyor. "GENELLİKLE SAHURDA TÜKETİLİYOR" Halka pidenin tarihi serüvenini ve vatandaşların ilgisini anlatan fırıncı Levent Gündüz, "Sadece Ramazan ayına özel bir lezzet; kıymalı pideden sonra ikinci sırada geliyor. Halka pidenin normal pideden farkı sadece şekli. Pide hamuru ile neredeyse aynı hamurdan yapılıyor ancak biz bunu biraz daha yuvarlak şekilde hazırlıyoruz ve pide kadar fazla pişirmiyoruz. Genellikle sahurda tüketiliyor. Müşterilerimiz bunu dilimleyerek yiyebildiği gibi, içini açıp kıyma veya ekşimik doldurarak yağda kızartıp da tüketebiliyor. Bu, eskilerden gelen bir lezzet olduğu için nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor" dedi. "GÜNDE 250 ADET ÜRETİYORUZ" Sakarya dışından gelen vatandaşların ürünü gördüklerinde şaşırdıklarını belirten Gündüz, "İnsanlar merak ediyor, görüyor ve araştırıyorlar. Komşusunda tadıp beğenenler oluyor. Sakaryalı olmayan vatandaşlar da bu farklı ürünü görünce şaşırıyor, merak edip alıp deniyorlar. Günde ortalama 200-250 civarında halka pide çıkartıyoruz. Fiyat olarak ise 400 gramını 40 liradan satışa sunuyoruz. Kıyaslamak gerekirse; normal 600 gramlık Ramazan pidemiz 60 lira. Sakarya halkının severek tükettiği bu geleneksel tadı yaşatmaya devam ediyoruz" diye konuştu.

Bursa’da Ramazan hazırlığı: Kasaplarda ucuz et kuyruğu, pazarda hurma telâşı! Haber

Bursa’da Ramazan hazırlığı: Kasaplarda ucuz et kuyruğu, pazarda hurma telâşı!

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Bursa’daki çarşı ve pazarlarda yoğunluk yaşanmaya başladı. Kasap reyonlarında uygun fiyatları gören vatandaşlar uzun kuyruklar oluştururken, pazarlarda hurma ürünleri en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Vatandaşlar, Ramazan öncesi alışverişin bütçelerine katkı sağladığını belirterek, "Tabii iyi bir avantaj, vatandaşa hizmet oluyor. Eti millet göremiyor, bari bu fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. Uygun fiyatları görünce çok memnunuz, devamlı buradan alışveriş yapıyoruz" dedi. Kasap işletme sahibi Serkan Gözüyılmaz, uyguladıkları fiyat politikası hakkında, "Bu sırrı uygun fiyat, kalite ve hizmetle sağlayabiliyoruz. Toptanı perakendeye müşteriye yansıtıyoruz. Bursa’da altı şubemiz var ve bütün şubelerde lokantaya verdiğimiz fiyatı tezgahımıza da yansıtıyoruz. Çok güzel tepkiler alıyoruz" açıklamasını yaptı. Dana hazır çekilmiş kıyma 670, dana kuşbaşı 785, kuzu gerdan 665, kuzu kuşbaşı ise 850 liradan alıcılarıyla buluştu. Pazarda hurma çeşitlerinin vatandaşlar tarafından yoğun talep gördüğü gözlendi. Hurmanın fiyatlarının 150 TL’den başlayıp 700-800 TL’ye kadar çıktığını söyleyen bir esnaf, "Herkes bütçesine göre almaya çalışıyor. İnsanlar sigaraya verdiği parayı böyle harcayarak birikim yapabiliyor, bir umut yolculuğu için değerlendirebiliyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşlar ise Ramazan alışverişlerini barış, anlayış ve sevgi temasıyla yaptıklarını belirterek, "Her zaman herkesin aldığı her şeyi aldık. Dışarıya fazla çıkmasam da bu normal geliyor. Allah dışardakilere de yardım etsin" dedi. Öte yandan, bazı esnaflar Ramazan dolayısıyla hurma ve bakliyat gibi ürünlerde üretim yetersizliği bulunduğunu, bu nedenle vatandaşların talebinin yüksek olduğunu ifade etti.

Osmanlı'nın kıtlık lezzetiydi: Kastamonu Tiridi turistlerin gözdesi oldu Haber

Osmanlı'nın kıtlık lezzetiydi: Kastamonu Tiridi turistlerin gözdesi oldu

Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi. Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu'da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. AYNI AİLE ÜÇ KUŞAKTIR LEZZETİ MÜŞTERİLERİYLE BULUŞTURUYOR Kastamonu'da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu'daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti. "LEZZETİMİZİ VE ÇİZGİYİ HİÇ BOZMADIK" 1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, "Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur. Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk" dedi. "YEMEĞİN TARİHİ OSMANLI’YA KADAR DAYANIYOR" Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, "Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953’ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz" diye konuştu. "TÜRKÜLERDE DE BU GELENEĞİN İZLERİ BULUNUYOR" Kastamonu'da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, "Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta 'Tiridine Bandım' gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu’ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor" şeklinde konuştu. Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, "Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.