SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kıyma

Söz Bursa - Kıyma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kıyma haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mutfakta akşam mesaisi: Patatesli Karnıyarık ve Tel tel pilav! Haber

Mutfakta akşam mesaisi: Patatesli Karnıyarık ve Tel tel pilav!

AKŞAMIN YILDIZI BELLİ OLDU! Günün yorgunluğunu mutfakta keyifli bir mola ile atmaya ne dersiniz? Klasik karnıyarık tarifine patatesin doyuruculuğunu ekledik, yanına da tane tane dökülen bir pirinç pilavını hazırladık. Hem göze hem damağa hitap eden bu ikili, sadece karın doyurmakla kalmayacak, ev halkından tam not alacak bir ziyafete dönüşecek. Hazırlığı pratik, sunumu ise oldukça şık! İşte akşamın en çok konuşulacak lezzetleri. FIRINDA PATATESLİ KARNIYARIK Malzemeler *4-5 adet büyük boy patates (kayık şeklinde oyulmuş) *250 gr dana kıyma *1 adet soğan ve 2 diş sarımsak *1 yemek kaşığı salça, 2 adet yeşil biber Baharatlar: Karabiber, pul biber, tuz ve bir tutam taze maydanoz. Hazırlanışı : Ön Hazırlık: Ortadan ikiye bölüp içini oyduğun patatesleri hafifçe yağlayıp fırında 200°C'de 15 dakika ön pişirme ile yumuşat. İç Harç: Tavada kıyma, soğan, sarımsak ve biberleri kavur. Salça ve baharatları ekleyip en son maydanozla harcı zenginleştir. Birleştirme: Patateslerin içini bu nefis harçla doldur, borcama diz. Üzerine bir miktar salçalı sıcak su gezdirip tekrar fırına sür. Patatesler pamuk gibi olana kadar yaklaşık 25 dakika pişir. TEL TEL DÖKÜLEN ŞEHRİYELİ PİRİNÇ PİLAVI Malzemeler (Tam Ölçü): *1 su bardağı baldo pirinç (ılık tuzlu suda 15 dk beklemiş) *2 yemek kaşığı tel veya arpa şehriye *1,5 su bardağı sıcak su (lezzet için tavuk suyu tercih edilebilir) *1 yemek kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı sıvı yağ Hazırlanışı (Altın Kurallar): Kavurma Safhası: Tereyağı ve sıvı yağı erit, şehriyeleri altın sarısı renk alana kadar kavur. Şeffaf Dokunuş: Suyu süzülen pirinçleri ekle. Pirinçler şeffaflaşana kadar 2-3 dakika kavurmak pilavın tane tane olmasını sağlar. Demleme Kararı: Sıcak suyu ve tuzu ekle, kapağı kapat. Kaynayınca en kısık ateşte suyunu çekene kadar pişir. Final: Ocağı kapatınca üzerine kağıt havlu koy ve 15 dakika demlenmeye bırak. Afiyet olsun!

Bakanlığın "Kara Listesi" güncellendi: Bursa’daki o firmaya "Gıda Boyası" şoku! Haber

Bakanlığın "Kara Listesi" güncellendi: Bursa’daki o firmaya "Gıda Boyası" şoku!

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı güncel ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesine yeni ürünler eklendi. Çok sayıda üründe uygunsuzluk tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan ‘Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar’ listesi güncellendi. 2 Nisan tarihli listede farklı illerde faaliyet gösteren firmalara ait birçok üründe mevzuata aykırılıklar tespit edildi. Listenin ‘Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar’ kısmında, İstanbul Kağıthane merkezli MMİ İlaç Gıda Kozmetik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde bitkisel veya takviye edici olarak pazarlanan The Jestea Capsul (L-Carnitine içeren takviye edici gıda), Diblong (Ginseng macun), Diblong Ginseng Drink For Men (Tutti Frutti aromalı gazlı içecek), Özlex Tea (Orman meyveli içecek) ürünlerde ilaç etken maddesi tespit edildi. Listenin ‘Aynı Değeri Taşımayan Madde Eklenmesi’ kısmında ise, Antalya’nın Alanya ilçesinde faaliyet gösteren Emin Küçük’e ait ‘Köyünden Tereyağı (1 kilogram)’ ürününde yağ oranının düşük olduğu, bitkisel yağ ve süt yağı harici yağ tespiti yapıldığı belirlendi. İzmir’in Bornova ilçesinde Bornova Kapalı Pazar Yeri’nde satış yapan Fatih Koçyiğit’e ait ‘çağ kebabı (pişmiş ürün)’ içerisinde kanatlı eti tespit edildi. Antalya’nın Kepez ilçesinde faaliyet gösteren Volkan Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde de kanatlı eti bulunduğu bildirildi. Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde hizmet veren Miran Lahmacun’a ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana eti+kuzu eti)’ ürününde sakatat (karaciğer) tespit edilirken, aynı ilçede faaliyet gösteren Toki Ocakbaşı’na ait ‘çiğ lahmacun harcı (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti bulunduğu açıklandı. Yine Kayapınar’da bulunan Müptela Ocakbaşı’na ait ‘çiğ kıyma (dana+kuzu eti)’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık), Goşto Izgara’ya ait ‘çiğ Adana kebabı harcı (dana+kuzu eti karışık)’ ürününde de benzer şekilde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) tespit edildi. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde faaliyet gösteren Tertip Et’e ait ‘dana kıyma’ ürününde kanatlı eti ve sakatat (taşlık) bulunduğu belirlenirken, Kartal ilçesindeki Okyanus Lezzet Toplu Yemek Hizmeti’ne ait ‘fırınlanmış kasap köfte’ ürününde deri dokusu tespit edildi. İzmir’in Bornova ilçesinde faaliyet gösteren Gürman Pide’ye ait ‘dana etli lahmacun harcı (çiğ)’ ürününde ise sakatat (kalp) bulunduğu açıklandı. Ordu’nun Fatsa ilçesinde faaliyet gösteren Kervan Kır Pidesi Börek Salonu (Sedat Özenç) ile Candaroğlu Kır Pidesi ve Börek (Tülay Özenç) işletmelerine ait çiğ kır pidesi harçlarında kanatlı eti tespit edildi. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde bulunan Köfteci Nihat (Nihat Solmaz) işletmesinin dana ve kuzu etinden hazırlanan köftelerinde de kanatlı etine rastlandığı bildirildi. Balıkesir ve İzmir illerindeki bazı firmaların zeytinyağına daha düşük kaliteli yağlar veya tohum yağları karıştırdığı belirlendi. İzmir Torbalı’da Hisaroğulları Tarım Gıda'nın taş baskı natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Balıkesir Edremit’te Bayramoğlu Zeytin Zeytinyağı'na ait sızma zeytinyağına daha düşük kaliteli zeytinyağı karıştırıldığı tespit edildi. Balıkesir Gönen'de Yusuf Ziya Göcen'in pazar tezgahında etiketsiz zeytinyağında tohum yağları karışımı bulundu. Balıkesir Burhaniye'de Ufuk Zeybek'e ait natürel sızma zeytinyağında tohum yağları karışımı tespit edildi. Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde faaliyet gösteren Buğra Bitkisel Yağ firmasına ait ‘Ayvalık Koop’ ve ‘Ayvalık’ markalı natürel sızma zeytinyağlarında tohum yağı karıştırıldığı belirlendi. Bursa Yıldırım’da ise Altıncezve Gıda tarafından üretilen ‘Altıncezve Ehl-i Keyf’ markalı siyah çayda (3 kilogram) gıda boyası tespit edildi. Listenin ‘Temel Özelliği Etkileyen İçerik Eksikliği’ kısmında, Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde faaliyet gösteren Özışık Süt Ürünleri’ne ait ‘Özışık’ markalı tam yağlı taze kaşar peynirinde eritme tuzu tespit edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşabilmesi amacıyla düzenli olarak güncellenen listelere ‘guvenilirgida.tarimorman.gov.tr’ adresi üzerinden erişilebiliyor.

İster dilimle ye, ister kızart! Bu pidenin şekli de sunumu da çok farklı Haber

İster dilimle ye, ister kızart! Bu pidenin şekli de sunumu da çok farklı

Sakarya'nın köklü mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan ve sadece Ramazan aylarında fırın tezgahlarını süsleyen "halka pide", sahur sofralarının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Şekliyle dikkat çeken ve Sakarya dışında bilinmeyen bu geleneksel lezzet, kıymalı pideden sonra en çok tercih edilen ürünlerin başında geliyor. 400 gramı 40 liradan alıcı bulan halka pide, hem yerel halk hem de şehre sonradan taşınmış insanların yoğun ilgisini görüyor. Sakarya'da Ramazan ayına özel üretilen Halka pide, sahur sofralarını süslemeye devam ediyor. Fırınlarda günde ortalama 200-250 adet üretilen halka pide, normal Ramazan pidesinden farklı bir teknikle hazırlanıyor. Pide hamuruyla benzer içerikte olmasına rağmen daha yuvarlak bir formda hazırlanan ve daha az pişirilen bu özel lezzet, sahur vakitlerinde dilimlenerek tüketiliyor. Birçok vatandaş ise bu pideyi evlerinde kıyma veya ekşimik gibi malzemelerle doldurup yağda kızartarak sahur sofralarına farklı bir tat katıyor. Fiyatı ise 400 gramı 40 liradan satışa sunuluyor. "GENELLİKLE SAHURDA TÜKETİLİYOR" Halka pidenin tarihi serüvenini ve vatandaşların ilgisini anlatan fırıncı Levent Gündüz, "Sadece Ramazan ayına özel bir lezzet; kıymalı pideden sonra ikinci sırada geliyor. Halka pidenin normal pideden farkı sadece şekli. Pide hamuru ile neredeyse aynı hamurdan yapılıyor ancak biz bunu biraz daha yuvarlak şekilde hazırlıyoruz ve pide kadar fazla pişirmiyoruz. Genellikle sahurda tüketiliyor. Müşterilerimiz bunu dilimleyerek yiyebildiği gibi, içini açıp kıyma veya ekşimik doldurarak yağda kızartıp da tüketebiliyor. Bu, eskilerden gelen bir lezzet olduğu için nesilden nesile aktarılmaya devam ediyor" dedi. "GÜNDE 250 ADET ÜRETİYORUZ" Sakarya dışından gelen vatandaşların ürünü gördüklerinde şaşırdıklarını belirten Gündüz, "İnsanlar merak ediyor, görüyor ve araştırıyorlar. Komşusunda tadıp beğenenler oluyor. Sakaryalı olmayan vatandaşlar da bu farklı ürünü görünce şaşırıyor, merak edip alıp deniyorlar. Günde ortalama 200-250 civarında halka pide çıkartıyoruz. Fiyat olarak ise 400 gramını 40 liradan satışa sunuyoruz. Kıyaslamak gerekirse; normal 600 gramlık Ramazan pidemiz 60 lira. Sakarya halkının severek tükettiği bu geleneksel tadı yaşatmaya devam ediyoruz" diye konuştu.

Bursa’da Ramazan hazırlığı: Kasaplarda ucuz et kuyruğu, pazarda hurma telâşı! Haber

Bursa’da Ramazan hazırlığı: Kasaplarda ucuz et kuyruğu, pazarda hurma telâşı!

Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Bursa’daki çarşı ve pazarlarda yoğunluk yaşanmaya başladı. Kasap reyonlarında uygun fiyatları gören vatandaşlar uzun kuyruklar oluştururken, pazarlarda hurma ürünleri en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Vatandaşlar, Ramazan öncesi alışverişin bütçelerine katkı sağladığını belirterek, "Tabii iyi bir avantaj, vatandaşa hizmet oluyor. Eti millet göremiyor, bari bu fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. Uygun fiyatları görünce çok memnunuz, devamlı buradan alışveriş yapıyoruz" dedi. Kasap işletme sahibi Serkan Gözüyılmaz, uyguladıkları fiyat politikası hakkında, "Bu sırrı uygun fiyat, kalite ve hizmetle sağlayabiliyoruz. Toptanı perakendeye müşteriye yansıtıyoruz. Bursa’da altı şubemiz var ve bütün şubelerde lokantaya verdiğimiz fiyatı tezgahımıza da yansıtıyoruz. Çok güzel tepkiler alıyoruz" açıklamasını yaptı. Dana hazır çekilmiş kıyma 670, dana kuşbaşı 785, kuzu gerdan 665, kuzu kuşbaşı ise 850 liradan alıcılarıyla buluştu. Pazarda hurma çeşitlerinin vatandaşlar tarafından yoğun talep gördüğü gözlendi. Hurmanın fiyatlarının 150 TL’den başlayıp 700-800 TL’ye kadar çıktığını söyleyen bir esnaf, "Herkes bütçesine göre almaya çalışıyor. İnsanlar sigaraya verdiği parayı böyle harcayarak birikim yapabiliyor, bir umut yolculuğu için değerlendirebiliyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşlar ise Ramazan alışverişlerini barış, anlayış ve sevgi temasıyla yaptıklarını belirterek, "Her zaman herkesin aldığı her şeyi aldık. Dışarıya fazla çıkmasam da bu normal geliyor. Allah dışardakilere de yardım etsin" dedi. Öte yandan, bazı esnaflar Ramazan dolayısıyla hurma ve bakliyat gibi ürünlerde üretim yetersizliği bulunduğunu, bu nedenle vatandaşların talebinin yüksek olduğunu ifade etti.

Osmanlı'nın kıtlık lezzetiydi: Kastamonu Tiridi turistlerin gözdesi oldu Haber

Osmanlı'nın kıtlık lezzetiydi: Kastamonu Tiridi turistlerin gözdesi oldu

Osmanlı dönemindeki savaş ve yokluk zamanlarında, simitle yapılan ve 2019 yılında coğrafi işaret tescili alan Kastamonu tiridi, kentin vazgeçilmez lezzeti haline geldi. Osmanlı döneminde, yaşanan savaş ve yokluk zamanlarında kadınların ellerindeki bayat simitleri ve ekmekleri değerlendirerek yaptığı Kastamonu tiridi, 2019 yılında Türk Patent Kurumu tarafından coğrafi işaret sicil belgesi verilerek tescillendi. Yöresel yemekleriyle son dönemde turistlerin ilgi odağı haline gelen Kastamonu'da, tirit yemeği hem şehirde yaşayan vatandaşlardan hem de yerli turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki restoranlarda, coğrafi işaretli Kastamonu simidi, kemik suyu, kıyma, yoğurt, tereyağı ve baharatlarla hazırlanan Kastamonu tiride kentte yaşayan ve farklı şehirlerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. AYNI AİLE ÜÇ KUŞAKTIR LEZZETİ MÜŞTERİLERİYLE BULUŞTURUYOR Kastamonu'da yaşayan Köse ailesi de 3 kuşaktır Kastamonu'daki Tarihi Nasrullah Meydanındaki restoranda tirit yemeğiyle geçimlerini sağlıyor. Kastamonu tiridinin tarihiyle ilgili bilgi veren ustalar, yemeğin tarifini değiştirmeden uzun yıllar yaptıklarını ifade etti. "LEZZETİMİZİ VE ÇİZGİYİ HİÇ BOZMADIK" 1953 yılından beri tirit yemeği yaptıklarını söyleyen Bülent Köse, "Burası, ustadan, babadan gelen bir müessese, tarihiyle birlikte yaşıyor. Saat 09.00 gibi kemik suyunu kaynatmaya başlıyoruz ve simidi sabahtan çatlatmak gerekiyor. Sarımsaklı yoğurt, kıyma, tereyağı malzemelerimiz tamamen yöreseldir. Simit, her gün taze alınır, soğuk olması gerekir, elle doğranması gerekiyor. İlk olarak kemik suyuyla ıslatıyoruz, güzelce ıslattıktan sonra sarımsaklı yoğurt, kuru kıyma ve kızarmış köy tereyağı ekleriz. Tirit yemeğine lezzetini en çok veren tereyağı ve kemik suyudur. Biz lezzetimizi ve çizgiyi hiç bozmadık. Eski müşterilerimiz hala gelmeye devam ediyorlar, geldiklerinde de eski tadın hala aynı olduğunu söylerler. Bu da bizim için en büyük mutluluk" dedi. "YEMEĞİN TARİHİ OSMANLI’YA KADAR DAYANIYOR" Babasıyla birlikte Kastamonu tiridi yapan Batuhan Hasan Köse de, "Her gün, meşhur olan Kastamonu sade simidi fırından alınır, taze olması gerekir. Simit bıçakla kesilmez, elimizle kopartırız. Daha sonra dananın ilikli kemik suyu 3 saat boyunca kaynatılır. Sonra da yoğurt ve kıyma ve tereyağı eklenir. Yemeğe lezzetini ilikli dana kemiği verir, kemiğin yağ oranı çok önemlidir. Tirit yemeği eskilerden geliyor ve kalitesi hiç bozulmadı. Biz 1953’ten beri bu yemeği yapıyoruz. Gelen müşterilerimiz de gayet memnun. Yemeğin tarihi Osmanlı’ya kadar dayanıyormuş. Eskiden şartlar kısıtlı olduğu için yemekler arasında makul bir yemek olarak görünüyormuş. Osmanlı zamanında yokluktan dolayı tercih ediliyormuş. Şimdi turizme hitap ediyor. Bu yemeği sabah, öğle, akşam, istediğiniz zaman yiyebilirsiniz" diye konuştu. "TÜRKÜLERDE DE BU GELENEĞİN İZLERİ BULUNUYOR" Kastamonu'da yaşayan Ömer Gülamoğlu da tirit yemeğini sürekli yediğini belirterek, "Tirit, Kastamonu için sadece bir yemek değil, şehir kültürünün değişmez bir parçası. Nasıl Taşköprü kuyu kebabı meşhur ise tirit de aynı şekilde kentin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor. Hatta 'Tiridine Bandım' gibi türkülerde de bu geleneğin izleri bulunuyor. Hikayeye göre, savaş yıllarında erkekler cephedeyken evde kalan kadınların kıtlık döneminde hazırladığı tirit, bugün hala aynı lezzetle yaşatılıyor. Genellikle soğuk mevsimlerde tüketilen tirit, Kastamonu’ya gelenlerin mutlaka tatması gereken özgün bir lezzet olarak gösteriliyor. Yöresel tatları geleceğe taşımaya devam eden bu tarihi işletme de hem kültürü hem de geleneği yaşatmanın gururunu taşıyor" şeklinde konuştu. Tirit yemeğini ilk kez yediğini ifade eden Mehmet Emin Duman isimli vatandaş da, "Arkadaşım burayı önermişti, ben de denemek istedim. Çok beğendim, çok güzel. Ailemle de gelmek isterim. İlk yediğimde yumuşak bir tat verdi, daha sonra lezzetini almaya başladım" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.