SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kovan

Söz Bursa - Kovan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kovan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz! Haber

Erdoğan duyurdu: Dünyada bu güce sahip 10 ülkeden biriyiz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "ENVANTERİMİZE KATACAĞIMIZ SANCAR SİDA İLE DENİZLERDEKİ İNSANSIZ KABİLİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİRİYOR, GÜVENLİĞİMİZİ, ETKİNLİĞİMİZİ VE GÖZETİM KAPASİTEMİZİ ARTTIRIYORUZ" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "TÜRKİYE OLARAK SAVUNMA ALANINDA DİJİTAL EGEMENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "ARTIK KENDİ TEKNOLOJİSİNİ TASARLAYAN, KENDİ YAZILIMINI ÜRETEN VE ÜRETTİKLERİNİ TÜM DÜNYAYA İHRAÇ EDEN BİR TÜRKİYE VAR" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah'a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "GEÇTİĞİMİZ SENE SAVUNMA İHRACATIMIZ BİR ÖNCEKİ YILA KIYASLA YÜZDE 48 ORANINDA ARTARAK 10 MİLYAR DOLARI GERİDE BIRAKTI" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400'ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN SAVUNMA GÜCÜMÜZÜN DİJİTAL OMURGASINI TEŞKİL EDEN YÜZ AKI KURUMLARIMIZIN BİRİDİR" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "BİZ HER ALANDA TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE ÜLKÜSÜYLE İLERLERKEN, ‘BUNLAR BİZİM BAŞIMIZA İŞ AÇACAK, BU YOLDAN DÖNÜN’ DİYEN KİFAYETSİZLER OLDU" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah'a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "TEK DERDİMİZ, BÖLGEMİZLE BİRLİKTE KÜRESEL BARIŞ VE GÜVENLİĞE, HUZUR VE İSTİKRARA EN YÜKSEK DÜZEYDE KATKI SUNAN BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEKTİR" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO'NUN ALMANYA'DA DÜZENLENEN TATBİKATINDA ORDUMUZ BAYRAKTAR TB3 VE TCG ANADOLU GEMİMİZLE BİRLİKTE ADETA DESTAN YAZDIK" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.

Bursa’da arıcılara dev destek: 616 üreticiye 3 bin 400 kovan! Haber

Bursa’da arıcılara dev destek: 616 üreticiye 3 bin 400 kovan!

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmanın sağlanması, daha kaliteli üretim ve pazarlama imkanlarıyla çiftçinin daha çok kazanması amacıyla 616 üreticiye toplam 3 bin 400 adet kovan teslim etti. Bursa’da kırsal kalkınmanın sağlanması hedefiyle çiftçilere mazot, damla sulama boru, sıvı gübre, fide, fidan, makine ve ekipman gibi birçok alanda katkı veren Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımsal desteklerini sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı arıcılığıyla ‘Boş Arı Kovanı Desteği Projesi’ni hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi, üretime katkı sunan önemli bir adım daha atmış oldu. HEDEF, TARIMI GÜÇLENDİRMEK Dağıtım töreninle konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kırsal kalkınmayı güçlendirmek, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini artırmak ve üreticilerin emeğine katkı sunmak amacıyla önemli bir destek projesini hayata geçirdiklerini söyledi. Bilimsel araştırmalara göre dünyadaki yaşam döngüsünde arıların önemli bir yeri olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 2025–2029 Stratejik Planı doğrultusunda tarımı güçlendiren, geliştiren ve üretimi destekleyen uygulamaları artırmayı temel hedefleri arasında gördüklerini ifade etti. YANGINDAN ÜRETİCİNİN YARALARI SARILIYOR Üretimi ayakta tutan bir kırsal yapının dirençli ve örnek bir Bursa’nın temeli olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz ‘Boş Arı Kovanı Desteği Projesi’ ile orman yangınlarından etkilenen üreticilerimizin yaralarını sarmayı hedefliyoruz. Arıcılık faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamayı, üretim maliyetlerini azaltmayı, kırsal ekonomiyi daha güçlü hale getirmeyi amaçlıyoruz. Bilimsel veriler ışığında hazırladığımız proje kapsamında Bursamızda arıcılıkla uğraşan üreticilerimiz başta olmak üzere toplam 616 üreticimizi destekledik. Dağıtımını gerçekleştireceğimiz toplam kovan sayımız ise 3 bin 400 adettir” dedi. ÖRNEK GÖSTERİLECEK DESTEK MODELİ Desteğin sembolik ve sınırlı sayıda olmadığını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, üretime gerçek katkı sağlayan, örnek gösterilebilecek bir destek modeli olduğunun altını çizdi. Arıcılığın ekolojik dengeyi koruyan, tarımsal verimliliği artıran ve doğanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayan çok önemli bir faaliyet olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Proje kapsamında geçtiğimiz yaz yaşanan yangınlardan etkilenen üreticilerimize, yüzde 75 hibe ile 20’şer adet kovan desteği sağladık. Diğer üreticilerimize de yüzde 50 hibe ile 5’er adet kovan desteği veriyoruz” diye konuştu. ‘TARIMDA BİRÇOK DESTEĞİ SÜRDÜRÜLEBİLİR HALE GETİRDİK” Nilüfer ilçesinde 45 üreticiye destek sağladıklarını, 42 üreticiye kişi başı 5 adet olmak üzere toplam 210 adet, yangından etkilenen 3 üreticiye ise toplam 60 adet kovan desteği verdiklerini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, toplam 270 adet kovanı üreticilerle buluştururken, yaklaşık 300 bin liralık destek sağlamış olduklarını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarımda, hayvancılıkta, arıcılıkta, kooperatifleşmede, kadın üretiminde ve girişimcilikte üreticilerin yanında olmaya devam edeceğini dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Tarımda birçok desteği sürdürülebilir hale getirdik. Daha önce çiftçimizin hayal bile edemediği birçok desteği yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Üreticiye vereceğimiz destek, halkımızın pazardan ürünü daha ucuza alması demektir. Kovanlarını teslim alan tüm üreticilerimize bereketli, bol kazançlı, sağlıklı ve verimli bir üretim sezonu diliyorum” dedi. Verilen destekten büyük memnuniyet duyduklarını söyleyen üreticiler, projeyle bölgedeki arıcılığın da canlanacağını belirterek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Bozbey ve belediye yöneticileri tarafından üreticilere kovanları teslim edildi.

Milyonlarcası ateşe uçtu bir daha geri dönmedi Haber

Milyonlarcası ateşe uçtu bir daha geri dönmedi

Kovanlarda yanarak ölen arıların yanında milyonlarca arıda kovanlarından alevlere uçup telef oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesinin verilerine göre, Gürsu'da yaklaşık 1370 hektar ve Harmancık'ta ise yaklaşık 4700 hektar civarında alan yangında zarar gördü. Sadece Harmancık bölgesinde yaklaşık 2 milyon 300 bin civarında ve Gürsu'da da 680 bin civarında ağaç yandı. Sadece ormandaki ağaçlar yanmadı. İçindeki onlarca canlı da yandı. Ormanlık alanların zarar görmesi kadar tarımsal üretimde büyük önem taşıyan arılarda da büyük kayıplar yaşandı. Gece saatlerinde ateşi görüp kovanını bırakan arılar bir daha dönmezken, kovanda kalanlar da öldü. Kovan içinde yanmış arıların ve henüz uçamamış yavruların görüntüsü yürekleri sızlatırken milyonlarca arı kaybının yaşanması bölge tarımı açısından da endişeye sebep oluyor. Gürsu'nun armut ve şeftali ile sebze üretiminde dölleyici rolleri nedeniyle büyük önem taşıyan arılardaki kaybın hızla yerine konması bu açıdan önem taşıyor. Gürsu'nun İğdir Mahallesi'nde arıcılık yapan İbrahim Tetik, 15 kovanının kül olduğunu vurgulayarak, "Bu 2 milyondan fazla arı demek. Ayrıca kovanlardaki arılarla yavruları da öldü" dedi. Sadece kendisinin değil bölgede arıcılık yapan onlarca kişide ciddi arı kayıpları yaşandığını belirten Tetik, şunları söyledi: "Gece saatlerinde ateşi, ışığı gören arılar kovanı bırakıp gitti ve milyonlarcası geri dönmedi. Ateşe koştular ve bu onların sonu oldu. Bazen savaşmaya gider arı ışıkla bazen ışığı görünce yaklaşmak ister. Ateşe koştular, ışığı görünce gidiyor bazen de saldırma içgüdüsüyle uçuyor. Burada kovanlar var duramayız normalde ama şuan arı sesini bile duymak zor." Gürsu Ziraat Odası Başkanı Kamil Dönmez de bölgenin şeftali ve armut üretiminde önde geldiğini belirterek, "Arılar meyve üretimi açısından çok önemli yer tutuyor. Hızla kayıplar yerine konmalı, arıcılık eski haliyle sürdürülmeli" diye konuştu.

Arıcılar kovan başına 5 kilogram indirimli şeker desteği istiyor Haber

Arıcılar kovan başına 5 kilogram indirimli şeker desteği istiyor

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin yaptığı açıklamada, arıcılığın tarımsal üretimde, yaşamın devamlılığında önemli bir görev üstlendiğini belirterek, arıların verimli çalışmaması durumunda tarımsal üretimin aksayacağını anlattı. Geçen yıl arılar verimli çalışamadığından bal üretiminin yaklaşık yüzde 25 düşüşle 80 bin tona gerilediğine dikkati çeken Şahin, bunun sadece balda azalma olarak görülmemesi gerektiğini, bitkisel üretime de yansımasının olumsuz olduğunu kaydetti. İklim farklılıklarının, gece gündüz sıcaklıkları arasındaki makasın, arıları olumsuz etkilediğini dile getiren Şahin, "Hayvancılıkta hazır yem alırsın dışardan beslersin, üretime devam edersin. Arıcılıkta ise kışın aç kalmasın diye kovan başına yıllık 10-15 kilogram şeker verilir. Bu rakamlar dünya ortalamasıdır. Onun dışında şeker verilmez" dedi. Şahin, dünyada ciddi bir küresel iklim değişikliği yaşandığını ve ülkelerin bu konuda ciddi önlemler aldığını belirterek, "Biz üyelerimize arıcılık sektörüne yönelik bilgilendirme yapıyoruz. Bir gün hava iyi oluyor 3 gün kapatıyor. Arılar hareketlenince içerdeki her şeyi tüketiyor dışarda da bir şey olmayınca ölümle karşı karşı kalabiliyor. Mayısta, haziranda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, Marmara'da bile hava aniden soğuduğu, hava kapattığı, arı dışarı çıkamadığı zaman besleme yapamazsanız arı çöker, kovan çöker" diye konuştu. "ÜVEY EVLAT MUAMELESİ YAPILMAMALI" Kötü hava dalgalanmalarında arıların beslenmesinin önemine işaret eden Şahin, şunları söyledi: "Beslemezseniz içerdeki yavrular nektarı tüketecektir. Yavrunun beslenmesi nektara ve polene bağlı. Yeterli besleyemezseniz yavruyu öldürürsünüz. Bu sefer kovanda yavru atmalar başlar. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımda mazot, gübre, hayvancılıkta yem gibi destekler veriyor. Arıcılığa üvey evlat muamelesi yapılmamalıdır. Arıcılarımıza yılda kovan başına indirimli 5 kilogram besleme şeker desteği istiyoruz. Bir çuval şeker bin 800 lira, nasıl alsın da arıya versin üretici. Biz marketlerdeki gibi 400-500 liraya bal satamıyoruz. Geçmiş yıllarda Bakanlık kovan başına 5 kilogram indirimi şeker verdi. Teşekkür ettik. Bu yıl da destek bekliyoruz. Üreticiden alınan fiyatlarla, üreticinin gezginci arıcılık yapması mümkün değildir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı veriler çerçevesinde arıcılıkta kan kaybettiğimiz ortadadır. Bu istatistikler çerçevesinde tarıma verilen önem kadar arıcılığa da önem verilmelidir." Küresel iklim değişikliğinin arıcılığı ciddi etkilediği bu dönemde arıları öldürmeden kıştan çıkmak istediklerini vurgulayan Şahin, "Bahara dirençli arılarla girersek tarımsal üretim de iyi olur. İyi çalışan arı, dirençli arı bitkisel üretimi olumlu etkiler. Meyve bahçeleri, çiçekler bizi bekliyor. Tüm ekilişler bizi bekliyor. Türk arıcılığı kontrollü şekilde desteklenmelidir. İndirimli besleme şeker desteği uygulaması hayata geçirilmelidir" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.