SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kültür

Söz Bursa - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Saray mutfağının ihtişamı günümüze taşınıyor: 500 yıllık kavun dolması tarifi Haber

Saray mutfağının ihtişamı günümüze taşınıyor: 500 yıllık kavun dolması tarifi

Türk mutfak kültürünün köklü geçmişi, günümüzde modern gastronomi trendleriyle yeniden hayat buluyor. Bu köklü mirasın en dikkat çekici örneklerinden biri ise hiç şüphesiz Osmanlı saray mutfağının zirve dönemlerini yansıtan, et ve meyvenin eşsiz uyumuyla hazırlanan "Kavun Dolması". İlk kez 1539 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları Şehzade Cihangir ve Şehzade Bayezid’in sünnet düğünü ziyafet kayıtlarında (Surnâme-i Hümayun) resmi olarak adı geçen bu tarihi lezzet, Fatih Sultan Mehmet döneminden itibaren saray sofralarının en prestijli yemekleri arasında yer alıyordu. Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bu asırlık tarifi evinizde denemek ve sofralarınıza saray ihtişamı katmak ister misiniz? İşte adım adım orijinal SARAY USULÜ KAVUN DOLMASI TARİFİ: Malzemeler *1 adet orta boy kokulu kavun (Kelek olmamalı, çok yumuşak da seçilmemeli) *250 gram zırhtan geçirilmiş satır kıyması veya küçük doğranmış kuzu eti *1 kahve fincanı pirinç (Önceden ıslatılmış) *1 adet kuru soğan *2 yemek kaşığı tereyağı *1 yemek kaşığı dolmalık fıstık *1 yemek kaşığı kuş üzümü (Ilık suda bekletilmiş) *1 yemek kaşığı badem (Kabukları soyulmuş ve ikiye bölünmüş) *Çeyrek demet taze nane ve maydanoz *Tuz, karabiber, yenibahar ve çok az tarçın *1 yemek kaşığı bal (Orijinal reçete için) ADIM ADIM HAZIRLANIŞI Kavunun Hazırlanması: Kavunun sap kısmından bir kapak kesin. İçindeki çekirdekleri bir kaşık yardımıyla temizleyin. Kavunun etli kısmından biraz oyarak iç hacmini genişletin ancak duvarlarını delmemeye özen gösterin. Çıkardığınız kavun etlerini daha sonra kullanmak üzere küçük küçük doğrayın. İç Harcın Pişirilmesi: Geniş bir tavada tereyağını eritin. Dolmalık fıstıkları ve bademleri hafifçe pembeleşene kadar kavurun. Ardından ince kıyılmış soğanları ekleyip yumuşayana kadar soteleyin. Etin ve Pirincin Eklenmesi: Soğanların üzerine eti ilave edin ve suyunu çekene kadar kavurun. Yıkanmış ve süzülmüş pirinci, kuş üzümünü, doğradığınız kavun parçalarını ve baharatları (tuz, karabiber, yenibahar, tarçın) ekleyip birkaç dakika daha çevirin. Tarihi Dokunuş: Karışıma balı ekleyip karıştırın. Son olarak ocaktan almadan hemen önce ince kıyılmış taze nane ve maydanozu ilave ederek iç harcı demlenmeye bırakın. Fırınlama Aşaması: Hazırladığınız harcı kavunun içine çok sıkıştırmadan doldurun. Ayırdığınız kavun kapağını üzerine kapatın. Kavunu derin bir fırın tepsisine dik duracak şekilde yerleştirin. Tepsinin tabanına bir çay bardağı su ekleyin. Pişirme: Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, kavunun kabuğu hafif renk değiştirip yumuşayana kadar yaklaşık 45 dakika pişirin. Servis Önerisi Fırından çıkan sıcak kavun dolmasını servis tabağına alın. Kapağını açtıktan sonra dilimleyerek, iç pilavı ve kavun etiyle birlikte sıcak olarak servis edin.

Engeller sevgiyle aşılıyor: Bursa’da "Engelsiz buluşma" coşkusu Haber

Engeller sevgiyle aşılıyor: Bursa’da "Engelsiz buluşma" coşkusu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Engelsiz Bursa Buluşması’nda, özel gereksinimli bireylerin sosyal yaşamda daha aktif yer alması için yapılacak çalışmalar ele alındı. Başkan Vekili Şahin Biba, “Özel gereksinimli bireylerin eğitimden spora, kültürden istihdama kadar her alanda güçlü bir şekilde var olabildiği bir Bursa hedefliyoruz” dedi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra Vali Yardımcısı Mustafa Güney, AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç ve Emel Gözükara Durmaz, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, Keles Belediye Başkanı Ali Doğru, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, özel gereksinimli vatandaşlar ve aileleri katıldı. Programda Bursa Büyükşehir Belediyesi Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergiyi gezen Başkan Vekili Şahin Biba, masaları tek tek ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. “ASIL MESELE, GÖNÜLLERDEKİ MESAFELERİ KALDIRABİLMEKTİR” Etkinlikte konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, insanı merkeze almayan hizmet anlayışının hiçbir zaman kalıcı olamayacağını söyledi. Özel gereksinimli bireylerin hayatın her alanında yer almasının önemine değinen Başkan Vekili Biba, “Özel gereksinimli bireylerin eğitimden spora, kültürden istihdama kadar her alanda güçlü şekilde var olabildiği bir Bursa hedefliyoruz. Mesele yalnızca fiziksel engelleri kaldırmak değildir. Asıl mesele, gönüllerdeki mesafeleri kaldırabilmektir. Ön yargıları aşabilmektir. Birlikte yaşama kültürünü büyütebilmektir. Bunlar toplumun ortak sorumluluğudur” diye konuştu. “TÜM ENGELLER SEVGİYLE AŞILABİLİR” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin her zaman özel gereksinimli vatandaşların yanında olduğunun altını çizen Başkan Vekili Biba, “Hayatlarını büyük bir sevgiyle evlatlarına adayan, sabrın ve merhametin en güzel örneğini gösteren annelerimizin Anneler Günü’nü de kutluyorum. Kadınların emeği, duası ve mücadelesi her türlü takdirin üzerindedir. İyi ki varsınız. Sevginin, birlikteliğin ve kardeşliğin olduğu yerde tüm engeller aşılabilir. Engelliler Haftası’nın toplumda farkındalığın artmasına vesile olmasını diliyorum” dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise, engellerin sevgi, birlik ve beraberlikle aşılabileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde özel gereksinimli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak için birçok adım atıldığını anlatan Gözgeç, programın hazırlanmasında emeği geçenlere de teşekkür etti. AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz da eğitimden istihdama, sosyal desteklerden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda düzenlemeler yapıldığını ve özel gereksinimli bireylerin hayatlarına dokunulduğunu dile getirerek Engelsiz Bursa için hep birlikte çalışacaklarını söyledi. MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ise özel gereksinimli bireylerin her zaman yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyledi. Vali Yardımcısı Mustafa Güney, engelli vatandaşların sosyal hayatın, istihdamın, idarenin, kültürel hayatın ve sporun içinde yer almasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Programın sonunda Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba tarafından özel gereksinimli çocuk sahibi olan Münire Alkan’a Anneler Günü dolayısıyla çiçek takdim edildi.

Tarihin emaneti geleceğe taşınıyor: AKİD resmen kuruldu Haber

Tarihin emaneti geleceğe taşınıyor: AKİD resmen kuruldu

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik hukukunu kurumsal bir zeminde güçlendirmeyi hedefleyen Azerbaycan Kültür ve İşbirliği Derneği (AKİD), faaliyetlerine resmen başladı. Dernek; iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağları, tüm Türk dünyasını kapsayan sürdürülebilir bir iş birliği modeline dönüştürmeyi amaçlıyor. “ANLAŞMA” VE “İŞ BİRLİĞİ” VİZYONUYLA YENİ BİR DÖNEM Adını bünyesinde barındırdığı “anlaşma” ve “iş birliği” kavramlarından alan AKİD; ortak tarih, dil ve medeniyet mirasından beslenen faaliyet anlayışıyla toplumsal bağları kuvvetlendirmeyi misyonuyla hareket edecek. Dernek; gerçekleştireceği nitelikli projeler ve organizasyonlar aracılığıyla yalnızca mevcut ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp; Azerbaycan, Türk Cumhuriyetleri ve tüm Türk soydaşlar arasında kalıcı bir birlik perspektifi oluşturmayı temel hedef olarak belirledi. KURUCU BAŞKAN PERVİN HAZAR: “GEÇMİŞİN GÜCÜYLE GELECEĞİN İZİNE” AKİD Kurucu Başkanı Pervin Hazar, derneğin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tüm Türk dünyası için sarsılmaz bir dayanışma zemini teşkil ettiğini vurguladı. Hazar, şunları kaydetti: “Biz bu yola, tek millet iki devlet anlayışı ve ortak tarihimizin bize yüklediği sorumlulukla çıktık. Öte yandan AKİD; sadece iki ülke arasında değil, tüm Türk dünyasında kalıcı bir etkileşim ve saygın bir iş birliği ağı tesis etmek hedefiyle kurulmuştur. ‘Tarihin emanetiyle, geleceğin izine’ diyerek, geçmişten devraldığımız köklü mirası yarınlara taşıyan güçlü bir köprü olacağız.” Kurumsal ve sosyal projelerle somut adımlar atacaklarını belirten Hazar, temel amaçlarının ortak değerleri koruyan, geliştiren ve gelecek nesillere aktaran güçlü bir yapı inşa etmek olduğunu ifade etti. KÖKLÜ İLKELER VE KÜRESEL VİZYON AKİD’in vizyonu; Türkiye ve Azerbaycan öncülüğünde, uluslararası etkisi yüksek bir iş birliği modelinin öncü ve referans kurumu olmaktır. Dernek; misyonu gereği ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı bir dayanışma zemini tesis ederken; istiklâl, hâkimiyet, irfan, şecaat, vefa, birlik, çağdaşlık ve medeniyetçilik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını yürütecektir. “Tarihin emanetiyle, geleceğin izine” şiarıyla yola çıkan AKİD, önümüzdeki süreçte hayata geçireceği çok boyutlu projelerle Türk dünyasının birliği için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. AKİD Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu; Pervin HAZAR - Yön.Krl.Bşk. Zoya EVDALI - Başkan Yardımcısı Fatma ESKİ - Başkan Yardımcısı İlkay GÜVEN - Başkan Yardımcısı Av.Adil ALİSOY - Sayman Ahmet EVDALI - Genel Sekreter Dr.Sinan AZİMOV - Yön.Krl. Üyesi

Bursa'da sanat yolculuğu: "Tarih rengini topraktan alır" Haber

Bursa'da sanat yolculuğu: "Tarih rengini topraktan alır"

Bursa’da sanatseverler, ressam Murat Ergenoğlu’nun “Tarih Rengini Topraktan Alır” sergisinde buluştu. Tayyare Kültür Merkezi’nde açılan sergide, sanatçının 8 yıllık emeğiyle Türkiye’nin 40 şehrinden ilham alarak hazırladığı eserler yer alıyor. Sergi, 19 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek. Anadolu’nun köklü geçmişinden ilham alan eserlerin yer aldığı sergide Ergenoğlu, tarih, doğa ve insan ilişkisini tuvaline yansıtarak ziyaretçileri adeta geçmişle bugün arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatçının toprakla kurduğu güçlü bağ ve bu bağı resimlerine yansıtma biçimi, izleyicilerden büyük beğeni topladı. 40 ŞEHRİN TARİHİ BULUŞTU Yaklaşık 8 yıllık bir emeğin ürünü olan sergide, sanatçının Türkiye’nin 40 farklı şehrinden ilham alarak hazırladığı eserler yer alıyor. Her bir çalışma; farklı bir coğrafyanın tarihini, dokusunu ve ruhunu yansıtarak sergiye zengin ve çok katmanlı bir anlatım kazandırıyor. Van doğumlu sanatçı, yıllara yayılan sanat yolculuğunda edindiği deneyim ve gözlemleri eserlerine aktarırken, “toprak” kavramını merkezine alan yaklaşımıyla serginin ana temasını oluşturuyor. Serginin açılışı; Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Profesör Doktor Fikri Pala, Vergi Dairesi Başkanlığı Grup Müdürü Nazmi Saraçoğlu, Bursa Mardinliler Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hasan Turan, Bursa Batmanlılar İl Derneği Başkanı Mustafa Demir, Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Kültürel Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Seyithan Taş, Yeşilay Bursa Şubesi Eski Başkanı Mehmet Suat Arvas, Emekli Bürokrat Mehmet Ergenoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesimiyle yapıldı. Açılışa ayrıca Bursa Van İli ve İlçeleri Sosyal Kültürel Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri, Ankaralılar Derneği Bursa Şubesi Başkanı Serkan Yaman ve sanatseverler katıldı. Açılışa gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren sanatçı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığının tüm ekibine ve serginin organizasyonunu üstlenen İletişim ve İş Geliştirme Danışmanı Gamze Geylani’ye teşekkür etti.

Bursa’nın Fethi 700 yaşında: 16 üniversite ve 36 bilim insanı Yıldırım’da buluştu! Haber

Bursa’nın Fethi 700 yaşında: 16 üniversite ve 36 bilim insanı Yıldırım’da buluştu!

Yıldırım Belediyesi; ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı kültür sanat sezonu çalışmaları kapsamında ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ düzenledi. Türkiye’nin seçkin tarihçilerini bir araya getiren sempozyum Osmanlı’nın kuruluş süreci ve Bursa’nın fethine ışık tutacak. Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. Yılı nedeniyle; Türk Tarih Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa’nın Fethi’ sempozyumu 16 farklı üniversiteden 36 bilim insanın katılımıyla başladı. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan sempozyuma ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Muzaffer Şeker, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Barış Hasan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, meclis üyeleri, akademisyenler, gazeteciler, öğrenciler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Feridun M. Emecen’in yaptığı sempozyumda 2 gün boyunca; Osmanlı Beyliği’nin kuruluşu, teşkilatlanma çalışmaları, kuruluş ve fatih sürecinde Anadolu’daki genel durum, fetih dönemi mimari eserler, Bursa’nın fethi, Bursa’da şehirleşme, dönemin sosyal ve dini yaşamı gibi konular ele alınacak. OSMANLI’NIN DİBACESİ BURSA Sempozyumun açılış konuşmasını yapan ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; şehirleri anlamak için o şehirleri kuran ruhu, kültürü ve medeniyeti de anlamak gerektiğini vurguladı. Bursa’nın kutlu ve müstesna bir kent olduğunu belirten Başkan Yılmaz; “Osmanlı’nın ‘Dibacesi’ olarak anılan bu müstesna kent, koca bir medeniyetin inşa edildiği ilk büyük merkezdir. Bursa’nın fethi, kutlu bir zaferin ötesinde bir çağın kapısının aralanmasıdır. Bir topraktan ziyade bir gönlün kazanılmasıdır. Fetihle birlikte Bursa; Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra, ilmin, ticaretin, sanatın ve şehirleşmenin de öncüsü olmuştur. İlk Osmanlı parası burada basılmış, ilk hastane burada açılmış, ilk çini burada hayat bulmuş ve bu kadim şehir; vakıf medeniyetinin en güzel örnekleriyle donatılmıştır. Altı padişahın ve yirmi şehzadenin ebedi istirahatgahı olan Bursa, aynı zamanda bir ruhun taşıyıcısıdır. O ruh; adalettir, o ruh; merhamettir, o ruh; ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıdır” ifadelerini kullandı. ‘ECDAT GÖNÜLLERİ KAZANDI’ Yıldırım’ın tarihi, kültürel ve sosyal açıdan Bursa’nın kalbinde yer aldığına dikkat çeken Başkan Oktay Yılmaz; “Yıldırım, medeniyet tasavvurumuzun en önemli merkezlerinden biridir. Yıldırım Bayezid Han’ın adıyla anılan bu güzel topraklar; külliyeleriyle, darüşşifalarıyla, ilim yuvalarıyla önemli bir medeniyet modelidir. Ecdadımız Bursa’yı fethederken sadece surları aşmadı; gönülleri de kazandı. Çünkü onlar için fetih; almak değil ihya etmekti. Hükmetmek değil, adaletle yaşatmaktı. Bugün bizlere düşen görev ise bu büyük mirası yalnızca anmak değil; anlamak, yaşatmak ve yarınlara taşımaktır. Çünkü biliyoruz ki; mazisiyle bağı zayıf olanın istikbali de zayıf olur. Köklerinden kopan bir şehir, ruhunu kaybeder. Tarihini bilen milletler yönünü kaybetmez, şehrinin ruhunu koruyanlar kimliğini yitirmez, medeniyetine sahip çıkanlar istikbalini başkalarına teslim etmez. Bizler, şehrimizin ve ülkemizin tarihine sahip çıkmayı bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bursa’nın emanetini taşımayı ise bir sorumluluk değil, bir şeref olarak kabul ediyoruz. Temennimiz odur ki; bu sempozyum, fetih ruhunu yeniden idrak etmemize vesile olsun ve geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü oluştursun” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Bursa’nın fethinin tarihi, sosyal, dini ve kültürel açıdan çok önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen; “Bursa’nın fethi, bir şehrin askeri açıdan alınmasından ibaret değildir. Bu fetih devletin kurumsallaşmasının simgesidir. Bursa, Osmanlı felsefesinin oluştuğu ve olgunlaştığı yerdir. Kültür ve medeniyetimizi anlamak için Bursa’ya dikkatle bakmamız gerekiyor. Çünkü Bursa, Osmanlı medeniyetinin hafızasıdır” dedi. Bursa’nın bir medeniyet beşiği olduğunu vurgulayan Uludağ Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise; “Bursa, Osmanlı’nın ilk şehirleşme örneklerini sergilediği yerdir. Bursa’nın fethi, bir medeniyet inşasının ilk adımıdır. Bu mirası korumak bugün hepimizin önceliği ve ortak görevidir” ifadelerini kullandı. Sempozyumu düzenleyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker; “Tarih bilinci yüksek nesiller yetiştirmemiz gerekiyor. Bu husus hepimizin üstüne bir borçtur. Türkiye Cumhuriyeti’ni anlamak için Osmanlı’yı bilmek gerekiyor. Osmanlı’yı bilmek için de Bursa’yı bilmek gerekiyor” diye konuştu. Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan ise atalarımızın bizlere çok güzel bir ülke bıraktığını belirtip; “Ecdadımız sadece bu toprakları fethetmekle kalmamış, bir de bu topraklara manevi bir tohum bırakmıştır. Bu manevi tohum çok değerlidir. Bunu yaşatmak için çabalamak ve çalışmak zorundayız” dedi. Açılış konuşmalarının ardından sempozyum bilimsel oturumlarla devam etti. ‘Osmanlı’nın Kuruluşu ve Bursa'nın Fethi Sempozyumu’ 28 Mart Cumartesi günü gerçekleştirilecek oturumların ardından sona erecek.

Rutkay Aziz Nilüfer’de: “Dünya bizi değiştiremedi!” Haber

Rutkay Aziz Nilüfer’de: “Dünya bizi değiştiremedi!”

Nilüfer Belediyesi’nin Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği “Tanıklıklar: Tiyatromuzun Dünü ve Bugünü” söyleşisinde usta sanatçı Rutkay Aziz, Nilüferlilerle buluştu. Aziz, “Bizim işimiz, insanı insana anlatmak ve onun değişimini gündeme getirmek. Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık. Tam değiştirdik diyemem ama o da bizi değiştiremedi” dedi. Nilüfer Belediyesi’nin Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği “Tanıklıklar: Tiyatromuzun Dünü ve Bugünü” söyleşisi, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. Nilüfer Kent Tiyatrosu yöneticisi Kazım Güçlü’nün moderatörlüğünü yaptığı söyleşide usta tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rutkay Aziz ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir yer aldı. Söyleşinin başında Kazım Güçlü, Süreyya Karacabey’in alternatif Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni okudu. Rutkay Aziz, tiyatronun ışığıyla, perdesiyle karanlığa rağmen umudu çağrıştıran bir sahne yarattığını ifade etti. “En yüce değer ‘emek’ diye büyüdük” diyen Rutkay Aziz, günümüzde emeğin yerini paranın aldığını söyledi. Ankara Sanat Tiyatrosu’nun dünya görüşünü önemli ölçüde etkilediğini anlatan Aziz, “Toplumcu gerçekçi bir tiyatroya inandım. O inançla oyunları seçtim. Bu toplumcu gerçekçi bakış açısıyla tiyatro yapmaya devam ediyoruz. Kimse bizden ilerici devrimci tiyatro yapmamızı istemiyor. Kimsenin böyle meselesi yok ama biz inatla yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu. Tiyatronun bir hesaplaşma sanatı olduğunu dile getiren Aziz, “Tiyatro; hem ülke hem de dünya gerçekleriyle hesaplaşma ve yarınlara umut dağıtan bir sanattır. Tiyatro; insandan insana, insanı anlatan bir araçtır” dedi. “İNSAN YAŞADIKÇA TİYATRO DA YAŞAR” Aziz, insanoğlu yaşadıkça tiyatronun da yaşayacağını vurguladı. Tiyatronun duygu ve akıl birlikteliğinde olan bir sanat olduğunu kaydeden Aziz, “Bizim işimiz, insanı insana anlatmak ve onun değişimini gündeme getirmek. Biz dünyayı değiştirmek için yola çıktık. Tam değiştirdik diyemem ama o da bizi değiştiremedi” diyerek sözlerini noktaladı. “TİYATROMUZ BİR MARKA OLDU” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nu artık bir marka olduğunu söyledi. Geçmişten bugüne Nilüfer Kent Tiyatrosu’na emek verenlere teşekkür eden Şadi Özdemir, “Çok da güzel oyunlar çıkarıyorlar. Nilüfer, sosyoekonomik gelişmişlik açısından Türkiye’nin 5. ilçesi. Burada kültür, sanat, spor, bu tür şeyler çok karşılık buluyor. Oyunlarımız her zaman seyirci açısından dolu oluyor” dedi. Görükle’de yeni bir tiyatro inşa etmeyi hedeflediklerini anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Aynı zamanda Müjdat Gezen Kültür Merkezi’miz var. Güçlendirme maliyeti, yeniden yapım maliyeti ile hemen hemen aynı oluyor. O nedenle Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerindeki müzik parkı ile yerini değiştirerek, yeniden yapmak istiyoruz” dedi. Etkinlikte, Oyun Yazma Programı 2025 kapsamında ana seçkiye girerek oyunları yayınlanmaya değer bulunan yazarlara kitapları, Başkan Şadi Özdemir, Rutkay Aziz ve öykücü ve romancı Faruk Duman tarafından takdim edildi. Söyleşi sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Rutkay Aziz’e teşekkür ederek, çiçek verdi.

Nilüfer’de Karadeniz rüzgarı: Cumhuriyet Meydanı horonla ısındı! Haber

Nilüfer’de Karadeniz rüzgarı: Cumhuriyet Meydanı horonla ısındı!

Nilüfer Belediyesi’nin Ramazan ruhunu yaşatmak için düzenlediği Nilüfer Ramazan Sokağı, Karadeniz kültürüne ev sahipliği yaptı. Gecede, vatandaşlar soğuk havaya rağmen horon halkalarıyla meydanı ısıttı. Nilüfer Ramazan Sokağı, bu kez Karadeniz’in renkli kültürünü ağırladı. Nilüfer Belediyesi ve Trabzon ve İlçeleri Kültür Dayanışma Kalkınma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe, çok sayıda vatandaş katıldı. Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’ndaki etkinlikte sahne alan Medet Şahiner, Özgür Aydın, Utku Çalışkan, Emre Öztürk ve Mustafa Dibiç, Karadeniz’in kendine özgü ezgilerini Nilüferliler için seslendirdi. Bursa Horonder Folklor Ekibi’nin sergilediği performans izleyicilerden tam not alırken, müziğin ritmine kapılan vatandaşlar meydanda dev horon halkaları kurarak renkli görüntüler oluşturdu. Renkli etkinliğe eşi Nuray Özdemir ile katılan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, halk odaklı yönetim anlayışı ile hareket ettiklerini söyledi. Ekonomik zorlukların yaşandığı bu dönemde vatandaşlara nefes alacak alanlar yaratmak istediklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Arzu ettiğimiz Nilüfer, herkesin kendini iyi hissettiği ve güven içinde eğlendiği bir yerdir” dedi. Konuşmasında bölgedeki Karadenizli nüfusun yoğunluğuna dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, geçen yıl ilki yapılan Karadeniz Festivali’nin bu yıl da düzenleneceğinin müjdesini de verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.