SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kültürel Miras

Söz Bursa - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın 25 yıllık rotası çizildi: Başkan Bozbey 2050 'Kent Anayasası'nı açıkladı Haber

Bursa’nın 25 yıllık rotası çizildi: Başkan Bozbey 2050 'Kent Anayasası'nı açıkladı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kentin 2050 yılını kapsayan vizyon planı konusunda hazırlıkların son aşamaya geldiğini belirterek, "Bursa Planlama Ajansı çalışmalarını tamamlamak üzere. Yakın zamanda yeni plana başlayacağız. Ancak bazı noktalarda kaçak yapılar devam ediyor. İlçe belediye başkanlarına sesleniyorum. Ovamızda halen yapımları devam eden fabrika, depo kaçak yapılara derhal müdahale etsinler ve ortadan kaldırsınlar asla müsaade etmesinler. Tespitlerini yapıyoruz" dedi. Başkan Mustafa Bozbey, Üniversite Balkan metro hattının, Çalı hafif raylı hattının 2026 yılında ihale edileceğini ifade ederken, "Yeni alternatif yollar da inşa edileceğini, Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldığını, 380 hektarlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdüğünü belirtti. Bozbey, yağışların iyi gittiğini de hatırlatarak, "Geçen yılın kuraklığını yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Çınarcık Barajı'nın suyunu yakın zamanda Bursalılarla buluşturacağız. Arıtma tesisi inşaatı yüzde 75 oranında tamamlandı" şeklinde konuştu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2025 yılında yapılan hizmetleri Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi'nde basın toplantısıyla kamuoyuna anlattı. 2025 yılının çok zorlu geçtiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Tarihimizde hiç görmediğimiz büyüklükte Bursa'da yangınları yaşadık. Ciğerlerimiz yandı. Ancak o dumanların içinden öyle birliktelik çıktı ki, tüm Türkiye bu birlikteliğe Bursalı hemşerilerimizin azmine ve çabasına şapka çıkardı. Biz bu süre içerisinde sadece felaketlerle değil, yılların biriktirdiği ihmallerle de mücadele ettik. Ancak bugün bahane üretmek için karşınızda değilim. Bu şehre duyduğumuz vefa. 2025'te sadece beton dökmedik, asfalt yapmadık. Bursa'nın adaletini, yeşilini ve birbirimize olan güvenini Bursa'nın birlikteliğini yeniden inşa ettik" dedi. BURSA'NIN YENİ PLANI YAKIN ZAMANDA AÇIKLANACAK Göreve gelirken bir söz verdiklerini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Bu kenti, planlı, dirençli, adil, yeşil yaşanabilir kent haline getireceğiz diye yola çıktık. Başlıklarımız bu sözün adım adım hayata geçtiğinin göstergesi olacak. Bursa'yı geleceğe hazırlarken şehrin uzun vadeli yol haritasını çıkarmak ilk amacımızdı. Çalışmalarımızı katılımcılıkla yürütüyoruz. İmar ve Şehircilik Dairesi bünyesinde Bursa Planlama Ajansı ile bu yolculuğa başladık. 28 akademik oda temsilcisi, 3 üniversite temsilcisi, 9 bilim insanı ve kent konseyi yöneticilerinden oluştu. Danışma kurulu ile başkanlığa Profesör Doktor Kayıhan Pala başkan olarak sorumluluk üstlendi. 2050 vizyonlu 1/100 bin planlarımıza başladık. Göreve geldikten sonra ilk çalışmalar arasında yer alan Kent Anayasası çalışma sürecini 16 üniversiteden 40 akademisyen ile yürüttük. Meslek odaları, ilçe belediyeleri, STK'lar ve hemşerilerimiz bu toplantının içinde yer aldı. 17 başlıkta analiz ve sentezlerini tamamladığımız planlama çalışmalarında nüfus, göç, ulaşım, sanayi, iklim, kültürel miras ve sosyal yapı gibi konuları kapsayan yeni 835 pafta ve 72 rapor ajans bünyesinde hazırlandı. 500 civarında toplantı ve görüşmeler yapıldı. 80 derinlemesine mülakat yapıldı. İncelemeler yapıldı. 17 ilçede belediye başkanlarımız ve meclis üyeleriyle bir araya geldik. Muhtarlarla çalıştay yaptık. 3 aşamalı paydaş çalışmalarını da bu süreçte gerçekleştirdik. Sektör toplantıları ve binlerce hemşerimizin katıldığı anketlerle Bursa'mızın geleceğini ortak akılla tartıştık. Bu plan çalışmaları Türkiye'de ilk kez yapılan stratejik çevresel değerlendirme süreciyle birlikte yürütülüyor. Kağıt üzerinde plan yapmıyoruz. Bu planın doğaya, suya, toprağa iklime ve halk sağlığına etkilerini bilimsel olarak değerlendiriyoruz. Bu plan yalnızca teknik belge değil. Bütün Bursa'nın kent anayasasını oluşturan bir anlayıştır. Bursa'mızı günübirlik kararlarla değil, bu kararların Bursa'yı nereye getirdiğini görüyoruz. Bilimsel verilere dayalı, katılımcı ve çevreye duyarlı bir kent anayasası ile geleceğe hazırlanıyoruz. Titizlikle ve özveri ile çalıştığımız 15 aylık sürecin sonuna yaklaştık. Yeni yılın ilk aylarında çevre düzeni planını kamuoyu ile paylaşacağız. Kaçak ve ruhsata aykırı yapılarla kararlı mücadele ederek kentin tamamında imar denetimlerini de bu süreçte arttırdık" diye konuştu. BELEDİYE BAŞKANLARINA ÇAĞRI: KAÇAK YAPILARA MÜDAHALE EDİN Başkan Mustafa Bozbey, ilçe belediye başkanlarına ve yönetimlerini bir kez daha uyararak, "Ovamızda halen yapımları devam eden fabrika, depo kaçak yapılara derhal müdahale etsinler ve ortadan kaldırsınlar asla müsaade etmesinler. Tespitlerini yapıyoruz. Gerektiğinde kamuoyuyla paylaşacak sorumluluğu alıyoruz. Onun için ilçe belediyelerimizin bu konudaki hassasiyetlerini net olarak ortaya koymalarını Bursa'nın geleceği açısından bekliyoruz. İklim krizi, deprem, yangın güvenliği, su kaynaklarının korunması, yaşam kalitesini merkeze alan imar yönetmeliği revizyonunu ilçe belediyelerimiz akademisyenler, meslek odalarımızla olgunlaştırdık. Yakın sürede meclise getireceğiz. Kentsel dönüşüm önemli saydığımız konulardan bir tanesi. Çok önemli adımlar attık. Kentsel dönüşümü bütüncül planlama, parçalı uygulama anlayışıyla üstelik de kentsel dönüşümün tanımına uygun hareket ederek planlıyoruz. Bir bölgeyi yık oradaki binaları yap kentsel dönüşüm değildir. Yaşam kalitesine katkı sağlamamış olursunuz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kentsel dönüşümü binaların yenilenmesi olarak görmüyoruz. İnsan hayatını önceleyen bilime dayalı ve kentin tamamını kapsayan kentsel ihtiyaçların çözüldüğü ve güvenlik meselelerinin ortadan kalktığı konu olarak ele alıyoruz. Bursa'da planlama ajansı bünyesinde çarpık yapılaşmanın kentin bütününü ne kadar etkilediğini görüşüp çözümler üretiyoruz" şeklinde konuştu. Yeni alternatif yol yapılacak "Yeni alternatif yolların da bu planlama süreçlerinde ortaya çıktığını paylaşmak istiyorum" diyen Başkan Bozbey, "Ankara İzmir yolunda Mudanya yoluna paralel olmak üzere 29 kilometre uzunluğunda 65 metrelik kuzey bulvarını ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hektarlık alanda ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gideceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı "BURSA ARTIK SU ŞEHRİ DEĞİL.. BURSALILAR TASARRUF YAPTILAR, TEŞEKKÜR EDİYORUM" Bursa'da su krizi yaşandığında sadece 9 kez 3'er gün arayla su kesintisi yaşandığını ifade eden Başkan Bozbey, "2025 yılında hem yeni su kaynaklarını devreye aldık. İçme suyu kanalizasyon ve yağmursuyu hatlarında çok önemli yatırımlar yaptık. 17 ilçemizde 6 milyar 200 milyon liralık yatırımı hayata geçirdik. Bugün kent merkezinin günlük su tüketimi 430 bin metreküptür. Huzurlarınızda Bursalı hemşerilerime teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 525 bin metreküp tüketimden tasarrufla 430 bine kadar düşürdük. Müthiş bir tasarruf yaptılar. Tasarrufa davet ettik. Tasarruf yaptılar. Türkiye'ye de örnek olduk. Birileri yalan yanlış televizyonda bir şeyler sayıklamış. Bu tür şeyleri siyasetçilerden duymak istemiyoruz. Bursa'da su kesintisi 1,5 ay yapılmadı. Bursa'da bölgesel anlamda 9 gün yapıldı. O da saatleri belli. Akşam 17'den sabah 5'e kadar. 1,5 ay su kesintisi yapılmadı. 3 günde bir yaptığımız için 27 gün sürdü. Yalan konuşanlar yapmadıkları yapamadıkları beceremedikleri hatta Bursalıların ne istediğini bilmedikleri için o hizmetleri yerine getiremediklerinden kaynaklı yapmak zorunda kaldık. Onların yalanlarına Bursalıların karnı tok. Üzülüyorum. Siyasetçi dürüst olacak. Gerektiğinde belki eleştiriler olsa dahi doğruları paylaşacak. Biz toplumun önünde olan toplumu yönlendiren insanlarız. Bursalılar niçin 525 bin metreküpten 430 bin metreküp tüketime düştü. Doğru söylediğimiz için, şeffaf olduğumuz ve bize güvendikleri için. Onların oluşturduğu sorunları çözmek için gece gündüz mücadele ediyoruz. Kendi köyümün Özlüce'nin kanalizasyonunun Ayvalıdere'ye aktığını 3 ay önce öğrendim. Bu yıl 60 yeni derin kuyu açtık. 155 adet bize yetki var. Bazen su seviyesi düştüğü için çökmeler yaşanıyor. Su kuyusu devre dışı kalıyor yenisini açıyoruz. Nilüfer ve Doğancı Barajlarından Dobruca'ya iletim kapasitesini arttırdık. By pass hattı. Ya hesap bilmiyorlar ya da vatandaşı kandıracaklarını zannediyorlar. Ben doğruları paylaşmak zorundayım. İhale belli. Çınarcık isale hattı ihalesi belli. Ne zaman biteceği belli. Arıtma tesisine çivi çakılmamış. Onun da 2026 yılının nisan ayında mayıs ayında biteceği belli. Sözleşmeleri var. İmza atmışsınız. Bizim göreve gelmemizle birlikte arkadaşlarımızla yaptığımız toplantı sonrasında bu yılın kurak geçeceğini bilim insanlarının bize gösterdiği biçimde, önerdiği biçimde değerlendirip ona göre hazırlık yaptık by pass hattını kısa sürede Doburca'ya bağlanmasının şart olduğunu ortaya çıkardık. Onu yapıp 100 bin metreküpü taşıdık Yeni bir by pass hattı daha yaptık. 40 bin metreküp daha alıyoruz. Toplamda 140 bin metreküp suyu şu anda Çınarcık'tan Doburca'ya getiriyoruz. İşleyip Bursalılara temiz su olarak sunuyoruz. Onun için bizler bilime dayalı, programlı planlı ve geleceği de bilim insanlarının bizlere yönlendirdiği biçimde değerlendirerek hareket ediyoruz" şeklinde konuştu. Başkan Mustafa Bozbey, Bursa'yı rahatlatacak Çınarcık suyunun arıtıldığı tesisin kendileri geldiğinde ortada olmadığını kaydederek, "Çınarcık Arıtma Tesisi'nde yüzde 75 durumuna geldik. Mayıs ayında hizmete alacağız. Çınarcık arıtma tesisini 2026 yılında faaliyete geçireceğiz. 300 bin metreküp su arıtıp şehre vereceğiz. 500 bin metreküp kapasiteli Doburca arıtma tesisimiz var. Bursa velhasıl şairin dediği gibi sudan ibaret değil artık. Televizyona çıkıp demiş, öyle bir şey yok. Bilim insanlarını takip etmediğiniz için bilemezsiniz. Bunu 2010 yılında çölleşme haritasını görenlerden birisi olarak söylüyorum. Eğer biz bunları düşünmezsek gelecekte Bursa çok daha büyük su sorunlarıyla karşı karşıya kalacak. Bir gün gelecek Çınarcık Barajı da Bursa'ya yetmeyecek. Bu kuraklık devam ettiği sürece. Biz buna göre hazırlıklarımızı yapmak ve geleceği şekillendirmek zorundayız. Bugün suyumuzun Bursa'ya düşen her bir damlanın yüzde 70'ini tarım kullanıyor. Her damlanın yüzde 15'ini sanayi kullanıyor, yüzde 15'ini konutlarda kullanıyoruz. Bunun hesabını iyi yapmak durumundayız. Tarımda da bir değişimi bir dönüşümü sağlamak zorundayız. Sadece içme suyu değil, kanalizasyonda da inanılmaz yatırımlar yaptık. Sadece İnegöl'e 2 milyar liralık yatırım yaptık. İnegöllüler biraz şikayet ettiler, haklılar. Altyapıyı yapmak cesaret işidir. O cesaret de bizde var. Altyapıyı sağlam yaparsanız, nitelikli yaparsanız üstünü çok daha rahat inşa eder ve güzellikler içinde sunarsınız. Biz altyapıyı önemsiyoruz ve Mustafakemalpaşa, Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım'da altyapı hizmetlerimize olanca gücümüzle devam ediyoruz. Önümüzdeki yıl daha da arttırarak devam edeceğiz. Bir çok yerde isale hatlarını yeniledik. Kayıp kaçak oranlarımızı aşağıya düşürmek için çalışıyoruz. Kanalizasyon yağmur suyu hatlarında taşkın riski yüksek bölgelerde yeni hatları inşa ettik. Bunların açılışını yapmadığımız için kamuoyu çok bilmiyor ama mahallindekiler çok daha rahat görüyor. Atık arıtma tesislerinden 3'ünü tamamladık. Arıtma tesislerimizin önümüzdeki süreçte bazılarının kapasite artışlarını 2026 programına aldık. Zaman zaman biz başkalarını da eleştirdik. Kirleticilerden bir tanesi yıllardır maalesef ki biziz. Önce biz kendi evimizi temiz tutacağız ki o zaman sanayiciye de söz söylemeye hakkımız olsun. Sen evinin önünü temizlememişsin. Sen kirletiyorsun belediye olarak. Sonra diyoruz ki Nilüfer çayı ile ilgili konuşuyoruz. Bizim ilk hedefimiz Büyükşehir olarak BUSKİ olarak kirleticiler konusunda hassasiyetimizi en üst seviyeye çıkarıp kendimizin arıtmak zorunda kaldığımız her şeyi arıtıp sonrasında Nilüfer çayına verip ondan sonra da başka kirleticilerden hesap sormak. 20 yılda çözemedikleri sorunları bu arada 20 ayda çözdük. Daha da çözüyoruz. Hiç merak etmeyin. Dere yataklarımızın temizliğinden tutun da önemli bir yıl geçirdik. Hedefimiz çok net. Önümüzdeki süreçte aksilik olmazsa, Nisan-mayıs ayında bitireceğimiz arıtma tesisimizle yağış miktarı aynı düzeyde giderse; bu yılın kuraklığını yaşamaz isek Bursa uzun yıllar susuzluk sorunu yaşamayacak. Bu yılın kuraklığını 2026-2027'de yaşamaya devam edersek alternatif kaynaklar önümüzde hazır olacak. Bunun hazırlığını da yapıyoruz. Amacımız susuzluk kelimesini Bursa'nın gündeminden çıkarmak." ifadelerini kullandı Ulaşım planıyla ilgili 2050 vizyonlu anlayış sergilediklerini vurgulayan Başkan Bozbey sözlerini şöyle sürdürdü: "Toplu ulaşım, raylı sistem, bisikleti önceleyen plan hazırladık. Kısa orta ve uzun vadede hangi hattın ne zaman yapılacağı hangi aksın geliştirilmesi gerektiği, hangi bulvarın nasıl genişletileceğine dair bu plan da belirlenmiş oldu. Sahada yoğun üst yapı sürecini yürüttük. İlçelerde ana akslarda hem yeni yol yaptık, hem de kapsamlı yenilemeleri de gerçekleştirdik. Kent genelinde 200 bin tonun üzerinde sıcak asfalt döktük. 300 kilometre sathi kaplama, çok sayıda cadde bulvar ve bağlantı yollarını gerçekleştirdik. Yıllardır yapılamayan 8 kilometre civarında İznik Sarıağıl Orhaniye yolunu da tamamladık. İlçelerimizde çok önemli yol iyileştirmelerini tamamladık. Kent içi ulaşımında ciddi biçimde çalışma yürütüyoruz. Farklı çalışmalar daha da net olarak görülecek. Ölçümler tamamlandı. Bazı yerlerde farklı alternatif projeleri ortaya koyacağız. Bunları yaparken yine akademik danışma kurulumuz ile değerlendirmeden güdüme almadığımızı ifade etmek istiyorum. Bütün odaların katıldığı Kayıhan Hocamızın başındaki akademik kurul uzmanlardan görüş alarak bu değerlendirmeler içinde yer alıyor. Yollarla ilgili yapacağımız, 2026'da başlayan projelerin oradan onaylanması süreciyle hayata geçirilecek. Yıldırım, Osmangazi ve bir çok ilçede yol ana arter tali yol çalışmalarını sağladık. 100'lerce kilometrede asfaltlama çalışmalarını tamamladık. Yol düzenlemesi yanında caddelerde farklı işler yaptık. 173 bin metrekare parke taş döşedik. Nilüfer köyde Geçit köprüsünü de nisan mayıs aylarında faaliyete geçirip Mudanya yolunda önemli bir rahatlamayı göreceğiz. Hızlı bir şekilde çalışmaları 5 şeritli yürütüyoruz. Görükle Çalı Demirtaş Raylı sistemleri için de çalışıyoruz. Görükle Balkan Çalı Demirtaş hattının 2026 yatırım programına alınması amacıyla proje ihalesini gerçekleştirdik. Yüklenici ile sözleşme yaptık. Yer teslimini yaptık. Görükle depo sahasında inşaat başladı. Kızılcıklı ve Çalı Şehir hastanesi raylı sistem hatlarının projelerini başlatıyoruz. İhale takvimini oluşturuyoruz. T2 hattı çok tartışıldı. Bununla ilgili hem hat üzerinde kısa sürede deformasyonlar olduğu için iyileştirmeler gerçekleştirdik. T1-T2 entegrasyonunu gerçekleştiriyoruz. Terminale gelen vatandaşımız Şehir Hastanesine kadar, Görükle'ye kadar gidebilecek duruma gelecek. AYGM 20 tane aracı satın aldı. Biz de kendi imkanlarımızla 10 araç konusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Kendi finans kaynağımızı oluşturup kendi araçlarımızı alacağız. Sistemdeki araçları da revize ediyoruz. Yenilemeye ve arttırmaya çalışıyoruz. Araç filomuzu ne kadar genişletirsek kapasite artacak. Yeni çalışmadan bahsetmek istiyorum. BURSARAY hattı yeni yapılacak Görükle Balkan hattıyla birlikte 50 kilometrelik hatta dönüşüyor. Muhtemel bir sıkıntı veya arızada hattın tamamının durması demek. Biz onun için hattı bir noktada bölüp merkez aktarma istasyonunu gündemimize aldık. Önümüzdeki süreçte paylaşır hale geleceğiz. Projelerine başladık. Bir taraftan toplu ulaşım filomuzu yeniliyoruz. Duraklarımızın sayısını arttırma, otobüs hatlarının değişimi, aktarmayla birlikte kent merkezine giden sayıyı azaltıp kısa sürede ulaşma gibi program değişikliklerini gerçekleştirdik. Merkez nüfusu 2,8 milyona ulaştı. Her gün yaklaşık 1 milyon civarında insanı Bursalı hemşerimizi taşıyoruz. Hemşerilerimizin yarısı gün içinde hareket halinde. Bununla ilgili sıkışan yerlerimiz var. 2026 programında bunlarla ilgili hazırlıklarımızı yaptık. Tespitlerimizi bilimsel yapmak, çözümleri de bilimsel anlamda uygulamak zorundayız. Süreç uzayabilir ama sağlıklı yaklaşımla çözüyoruz. Ulaşımda farklı hatları da devreye aldık. Toplu ulaşımda 287 milyon yolcu taşıdık. 140 milyonun da bedelini Büyükşehir olarak biz finanse ettik. 2 kişiden birisi bedava taşınıyor. Büyükşehir olarak 3 milyar 300 milyon lira BURULAŞ'a destek sunuyoruz. Vatandaşlarımızın ucuz ve konforlu ulaşım yapabilmesi için. Türkiye'nin en ekonomik en ucuz öğrenci açısından kenti Bursadır. Öğrencilerimiz yaklaşık 77 milyon biniş gerçekleştirdi. Özellikle bazı yerlerde servislerin kalktığını söyleyebilirim. 19 Mayıs'ta öğrenciler BURSARAY ile gidiyorlar. Bazı okullar servisleri kaldırdılar. B Bus ile 1,7 milyon yolcu taşıdık. BUDO ile 666 bin yolcu taşıdık. Körfez seferleri ile yaklaşık 5 bin yolcu taşıdık. B BUS ile ilgili arzumuz; Büyükşehir Belediyesi'nin önümüzdeki süreçte ihalesi yapılacak olan havaalanındaki konunun sorun olmaktan çıkıp Bursa Büyükşehir Belediyesi ile sözleşmenin devam etmesini talep ediyoruz. Milletvekillerimizden özellikle istiyorum. 20 milletvekilimizin de duyarlılık göstererek B BUS uygulamasını Sabiha Gökçen'e taşımasını istiyoruz. Başka bir firmaya verilirse o zaman havalimanına girişler daha pahalı olacak. Biz fiyat regülasyonu sağlıyoruz. B BUS'un gündemde kalkmasını istiyoruz. Biz talibiz aynı anlayışla Sabiha Gökçen'e Bursalıları ekonomik taşıma arzusundayız" Yeniden yeşil Bursa diye yola çıktıklarını anlatan Başkan Bozbey, sözlerini şöyle sürdürdü: "10 milyon metrekare park ve yeşil alanı takip ediyoruz. Ancak önümüzdeki süreçte kuraklık böyle devam ederse yeşil alanların çim alanlar miktarında azaltmaya gideceğiz. Onları korumak sulamak bizlere çok daha farklı sorun çıkarabilir. Onların da içme suyundan değil yer altı suyunda sulanmasını sağlayan çalışmalar yapıyoruz. Bu yaz çok önemli miktarı yer altından çekerek ya da Nilüfer çayından çekerek o alanları suladık. Su kıymetli artık. Onun için bu konuya özel bir önem veriyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Bu yıl yaklaşık 250 bin metrekare civarında yeşil alan kazandırdık. Önümüzdeki süreçte bunları arttırarak devam edeceğiz. 75. yıl kent ormanımızın 2.etap ihalesini gerçekleştirdik. Orada ormandan talebimiz oldu. Biz Yıldırım bölgesinde 4-5 bin kişilik stadyum projemiz var. ihtiyaç da var. Bunu o alanda gerçekleştirmek için müracaat ettik. Olur alamadık. Yeni bölge müdürümüzle görüşüp yeni proje hazırlayıp sunacağız. Yıldırım'da amatör sporcuların amatör spora ilginin ne olduğunu bildiğimiz için gençlerimizin buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Gençlik merkezleri, anfi tiyatrolar, çocuk oyun gruplarının yerleştirilmesi, muhtarların talep ettiği Balkan'da büyük park yapıyoruz. Mudanya istasyon caddesindeki düzenlemesi bitmek üzere. Sahil düzenlemelerimiz Kurşunlu, Gemlik, Mudanya'da devam ediyor. Bursalıların keyifli vakit geçirmesini istiyoruz. Bursa olarak gördük ki sahillerimizin aşağıya indiğimizde, derine indiğimizde iç acıcı durumda olmadığını gördük. Kent estetiği ile ilgili pek çok çalışma yürüyor. Kent içinde özellikle kış sezonunda rögar temizlikleri, çevre temizlikleri, ağaçlardan kaynaklı tıkanmaların önüne geçmek için hazırlıklarımızı tamamladık. Tıbbi atıklarla ilgili önemli mesafe kat ediyoruz. Bu yıl tıbbi atıklardan 4500 ton toplayıp ilgili yerlere ulaştırdık. Yalova'dan da 346 ton tıbbi atığı steril hale getirdik" ÇÖP SAHASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ..MASKE DAĞITACAĞIZ Başkan Bozbey, "Yeni kent çöp sahasıyla ilgili pek çok spekülasyon var. Bizler Bursa'nın her sorununa duyarlıyız. Her sorunun da bilimsel yöntemlerle doğru insana fayda getirecek insanı rahatsız etmeyecek görüntü olarak da çözülmesi için çalışıyoruz. Daha önce Kayapa'ya karşı çıkmıştık. Doğru olmadığını söyledik. Ancak Kayapa konusunda maalesef birileri yine çıkıyor, Kayapa doğru yerdir oraya yapın diyor. Hazır yerdir. Yarın sıkıntı yaşayacaksınız diyorlar. Demek ki siz, bu kentte sıkıntı oluşturmak için hazır bekliyorsunuz. Yenikentin sorunlarını biliyordunuz. Niçin çözmediniz? Şimdi kalkıp başka bir hikaye yazmaya çalışıyorsunuz. Doğru konuşun. Siyasiler toplumu doğru bilgilendiren kişiler olmalıdır. Siz Yenikent'teki her türlü sorunu bildiğiniz halde es geçeceksiniz. Sizin niyetiniz bu kent insanına katkı sağlamak değil. Hem doğu entegre atık tesisi hem de Yenikentten elektrik üretmeye devam ediyoruz. Merinosta 4 megavatlık güneş enerji santrali ile büyükşehrin tüketiminin dörtte birini elde ediyoruz. Daha fazla güneş enerjisi üretmek için çaba gösteriyoruz. Bursa'mızın havası da kirli. 31 noktada havamızı ölçüyoruz. Dün akşam iki genç gelip İnegöl'de kötü havadan bizi kurtarın dedi. Bu konuda çabaları olmadı. Biz net ortaya koyup çözümlerini uygulamaya başlayacağız. Orada yaşayanlar bizim insanımız. Önümüzdeki dönemde 41 noktada ölçümler yapmaya devam edeceğiz. Canlı olarak izlemeleri yapacağız. Maske satın aldık. Hava kirliliğinin yüksek olduğu yerde arkadaşlarımız gidip maske dağıtacak. Her biri canlı. Her biri insan. Yeşilkent eylem planını oluşturduk. 2,13 milyar avroluk yeşil yatırım ön görüyoruz. Bu yatırımlarla yılda 663 bin ton karbondioksite eş değer sera gazını azaltacağız. Bir fikir bir ağaç temalı projeyi başlattık. Bir çok gencimizin adına fidan dikiyoruz. 244 bin bin metrekare yeşil alanı Bursa'ya kazandırdık." şeklinde konuştu. TARIMSAL KALKINMAYA ÖNEM VERİYORUZ Tarımsal kalkınmaya önem verdiklerinin de altını çizen Başkan Bozbey, "Bursa tarım kenti. Suyun yüzde 70'ini tarıma harcıyoruz. Bu değişimi dönüşümü sağlayarak Bursa'nın tarım kenti olarak daha az suya ihtiyaç duyan ürünleri, daha az su ile vahşi sulamadan vazgeçerek iyi verimi almayı hedefliyoruz. Onun için de bizler köyde yaşamı sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. 2025 yılında hem kırsal hizmetler dairemiz hem de Tarım Aş çiftçi ve hayvancıların yanında oldu. En önemlisi de geri dönüşümden ürettiğimiz 15 milyon metre damla sulama borusunu 17 ilçede 5800 vatandaşımıza ulaştırdık. Yüzde 100 hibeli olarak verdik. 5800 üreticimize 24 milyon lira civarında mazot desteğini sağladık. 1600 üreticimize de 8'er bin lira yem ve aşı desteği sağlayarak hayvancılığa da destek olduk. Sıvı gübre üretimini yapıyoruz. Sıvı gübre üretiminden de 142 bin kilogram sıvı gübreyi 6500 üreticimize ulaştırdık. 44 ton tohumluk buğdayı yüzde yüz 100 bine ile dağıttık. Dağ bölgesine geri satın almalı BESAŞ garantili buğday ekimini sağlıyoruz. Ata buğdayı ekimini genişletiyoruz. Bu yıl 1000 dönüm arazide ekim sağlandı. Şimdiden o civardaki köylerin talebiyle 2 bin dönüme çıktı. Biz gençlerimizi eğer köylerde sürdürülebilir kılma adına gençler orada kalacaktır. Yaşamını en iyi şekilde yürütecek duruma gelecektir. Dağ yöresindeki üreticilerden 5 bin litre süt aldık. 50 ton ata tohumu buğday alımı yapıldı. Yerel üreticiden BESAŞ'ta uygun fiyatlı satılmak üzere tonlarca et aldık. Gemlik'ten 100 ton zeytin aldık. Tarım işçilerinin konteyner desteği veriyoruz. Sadece tarımda değil eğitimde de farkındalık çalışmaları yürütüyoruz. 132 okulumuz ve kreşte 17 bin 550 öğrenci ve ziyaretçiye tarım, toprak ve çevrenin önemini anlattık. Ata tohumunu geri almak ve çoğaltmak zorundayız. Çiftçimizle birlikte yol yürümeye devam ediyoruz. BESAŞ'ta farklı bir yönteme başladık. BESAŞ'ta fabrika satış mağazası altında tanzim satış mağazalarını ortaya çıkaran süreci devam ettiriyoruz. Yakın zamanda Yenişehir'de ve ilçelerde BESAŞ fabrika satış mağazaları açılacak. Buradaki ürünler önemli. Hem kaliteli hem ekonomik. Kadın kooperatiflerimizin ürettiği ürünleri de burada satıyoruz. Bunu döngüsel anlamda gerçekleştiriyoruz. Üreticiden alıyoruz direkt tüketici ile buluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Sosyal ve sağlık desteklerinin 2025 yılında artarak devam ettiğini belirten Başkan Bozbey, "Ekonominin bu denli kötü olduğu durumda insanlarımızın çok zor geçim sağladığı bu süreç içerisinde belediye olarak sosyal desteklerimizi arttırıyoruz. 2025 yılında halk kart desteğimiz talep eden ve kriterleri uyan her bir vatandaşımıza vermeye devam ediyoruz. Ramazan ayında binlerce vatandaşımıza ulaştık. Emeklilerimiz yılbaşında da destek aldı. Kriterleri uyan ve ihtiyaç sahibi olan emeklilerimize 2500 lira destek sağladık 15 bin bin civarında emeklimize destek sağladık. Bayramlarda da desteklerimizi sürdürdük. Emeklimizin yanında olduk. İhtiyaç sahiplerinin yanındayız. Kent lokantalarımızda destek olduk. Bugün bir yenisini de Yiğitler'de açıyoruz. B kafeyi kent lokantasının yanında açacağız. Bir çok yerde vatandaşlarımızın b kafe ve kent lokantası talebi var. 4 kap yemeği 80 liradan veriyoruz. İhtiyaç sahipleri için sübvanse ediyoruz. Askıda 5376 ekmeği vatandaşımıza ulaştırıyoruz. Öğrencilerimize çorba vermeye devam ediyoruz. Bu yıl 130 bin çorba dağıtımı gerçekleştirdik. İlk orta ve lise düzeyindekilere kırtasiye desteğini sağladık. Destekleri esnafımız üzerinden gerçekleştirdik. 10 bin öğrenciye burs veriyoruz. 8 bini yüksek öğretim 2 bini teknik lise öğrencisi. Anne kart uygulamasını başlattık. 2 bin civarında annemiz anne kartı ulaşımda kullanır düzeye geldi. Ramazanda 150 bin iftariyelik dağıttık. Sağlıkla ilgili aile danışmanlığı olarak verdiğimiz hizmet çok önemli. 3538 saat bu konuda danışmanlık hizmeti veren bir kurum olduk. Kadınların ekonomik sosyal hayata katılımını güçlendirip 17 bin kadına ulaştık. Hayata geçirdiğimiz meydan kadınlar projesi o kadar önemli ki, her ayın 3.pazarı Ulucami'nin orada meydan kadınların. Şiddetle mücadele eğitimlerimiz devam ediyor. 139 bin 471 evde sağlık ve bakım hizmeti veren kurum haline geldik. Madde bağımlılığı ile mücadele çok önemli. Ailelerimize destek olmak ve bağımlıların kurtulma çabalarını desteklemek gerekiyor. İş ve meslek edindirme de önemli bir başlığımız. Son bir yılda işsizlik sayısında inanılmaz bir artış var. Sadece merkezde değil bazı ilçelerimizde de gözlemliyoruz. Hem eğitim programlarımızda farklı projelerimizde yeni iş imkanları oluşturmak amacıyla projeler uyguluyoruz. Bursa Kent Akademisini kurduk. Bununla birlikte bir çok hemşerimize ulaşma imkanını buluyoruz. Eylül 2025'ten bu yana; 28 farklı alanda binin üzerinde ücretsiz eğitim programlarını her yaş grubuna ve bir çok ilgi alanını ortaya koyup hizmet verdik. 314 farklı bölümde farklı eğitim veriyoruz. 20 ayda 5250 gencimizi işe yerleştirdik. Afet mastır planının analizlerine başladık. Hüdavendigar Kent Parkını deprem parkı ve geçici barınma alanı olarak belirledik. 12 deprem senaryosu hazırladık. 1061 mahallede afet konteyneri bulundurma ve gönüllülerle acil müdahale birimlerini oluşturma amacındayız. Ürünlü'de afet lojistik merkezini devreye aldık. Koordinasyonu buradan sağlayacağız" şeklinde konuştu.

Mimarlar Odası’ndan Setbaşı Köprüsü uyarısı: Uygulama onaylı projeye aykırı Haber

Mimarlar Odası’ndan Setbaşı Köprüsü uyarısı: Uygulama onaylı projeye aykırı

Mimarlar Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Setbaşı Köprüsü’ndeki uygulamaların onaylı projeye aykırı olduğu belirtilerek derhal durdurulması talep edildi. “Bursa’mızın en önemli kültürel miras alanlarından biri olan Setbaşı Köprüsü üzerinde son günlerde gerçekleştirilen uygulamalar, hem meslek camiamızda hem de kamuoyunda büyük endişelere neden olmuştur” denen Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin açıklaması şöyle: “Yerinde yapılan incelemeler ve kamuya açık fotoğraflar üzerinden görülen mevcut durum, koruma mevzuatı, onaylı projeler ve uluslararası restorasyon ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırmaktadır. Onaylı proje olmadan yapılan müdahale, açık bir mevzuat ihlalidir! Edindiğimiz bilgilere göre Setbaşı Köprüsü’ne ilişkin uygulama henüz Koruma Bölge Kurulu’ndan onaylanmış bir projeye dayanmamaktadır. Bu durum, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na açıkça aykırıdır. Tescilli kültür varlıklarında veya koruma alanı içinde yapılacak her türlü müdahale—basit onarım dâhil—Kurul onayı gerektirirken, bu uygulamanın onaylı proje olmadan hayata geçirilmesi kabul edilemez. Ayrıca süreçte, önce kurul onaylı bir proje ile başlandığı, ancak uygulama aşamasında değişikliklere gidildiği; bu değişiklikler için ise yeniden Kurul onayı alınmadığı anlaşılmaktadır. Onaylı projeden sapılarak gerçekleştirilen bu müdahaleler, koruma mevzuatı açısından açık bir ihlal teşkil etmektedir. Köprünün yaya bölümünde ilk restorasyon projesinde onaylanan zemin kaplaması tamamen değiştirilmiş, yanı sıra görsel süreklilik kaybolmuştur. Yeni taş döşeme kayganlık riski nedeniyle de vatandaşlar tarafından yoğun şikâyetle karşılanmıştır. Diğer yandan yeni yapılan korkuluklar da yine onaylı restorasyon projesine aykırı yapılmıştır. Ayrıca yaya–taşıt sınırını belirleyen bordür çizgisi ortadan kalkmış, güvenlik ve algısal ayrım zayıflamıştır. Söz konusu müdahale, uluslararası restorasyon ilkelerinde tanımlanan minimum müdahale, özgün malzemenin korunması ve belgeye dayalı onarım kriterleriyle bağdaşmamaktadır. Kent kimliği ve kültürel süreklilik geri dönülmez biçimde zarar görmektedir. Setbaşı Köprüsü, Bursa’nın tarihî aksı üzerinde yer alan, kentin hafızasında güçlü yere sahip bir yapıdır. Özgün malzeme ve tasarım öğelerini ortadan kaldıran bu uygulama, yalnızca fiziksel yapıya değil, aynı zamanda kentsel belleğe de zarar vermektedir. Kurul incelemesi ve uygulamanın derhal durdurulması gerekmektedir. Koruma Kurulu onayı olmaksızın yapılan uygulama sürecinde; *Uygulamanın ivedilikle durdurulması, mevcut müdahalelerin yerinde tespit edilerek tutanak altına alınması, *Uygulamanın onaylı projeye uygun hale getirilmesi veya gerekirse eski hâline döndürülmesi, *Teknik incelemelerle zemin kaplaması ile ilgili kaymazlık ve güvenlik testlerinin yapılması gerekmektedir. Şeffaflık ve mesleki denetim talebimizi yineliyoruz. Bu tür uygulamalar; kurumlar, meslek odaları, uzmanlar ve kamu arasında şeffaf, bilimsel ve katılımcı bir süreç yürütülmeden gerçekleştirildiğinde hem kent değerlerimizi hem de kamusal güveni zedelemektedir. Kültürel mirasın korunması sorumluluğu ve kamu yararı gereği Setbaşı Köprüsü’nde yürütülen çalışmaların derhal durdurulmasını, gerekli tüm teknik ve hukuki denetimlerin ilgili mevzuatlar çerçevesinde yapılmasını ve onaylı projeye aykırı yürütülen bu sürecin tüm yönleriyle kamuoyuna açıklanmasını talep ediyoruz.

BUÜ ve Osmangazi "Karagöz"ü uluslararası platforma taşıyacak Haber

BUÜ ve Osmangazi "Karagöz"ü uluslararası platforma taşıyacak

Rektörlük B Salonunda imzalanan protokole; BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, BUÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı, Müd. Yrd. Hayali Nevzat Çiftçi ve Yön. Kur. Ü. Tekin Çanga ile akademik ve idari personelin yanı sıra belediye temsilcileri katıldı. “KARAKUM, BURSA'NIN KARAGÖZ MİRASINI BÜYÜTECEK” Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Karagöz'ün Bursa’ya ait bir değer olduğunu belirterek, bilimsel bir platforma taşınmadan ilerlemesinin teknik olarak mümkün olmadığını dile getirdi. Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, KARAKUM aracılığıyla üniversitenin önderliğinde birçok sanatçıya fırsat verileceğini aktardı. Karagöz'ün daha da büyümesi ve uluslararası formatının zenginleşmesi gerektiğini vurgulayan Kırıştıoğlu, UNESCO bünyesinde bir açılımın Karagöz ve Bursa adına büyük katkı sağlayacağını ifade etti. OSMANGAZİ MEYDANINA KARAGÖZ EVİ Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise yerel yönetimler ve akademinin işbirliği sonucunda insana değer katan, insanı odaklayan projeler üretmenin önemine dikkat çekti. Başkan Erkan Aydın, imzalanan protokolün, Karagöz'ün tanıtılması, yeni nesillere öğretilmesi ve somut bir evreye gelmesi açısından önemli olduğunun altını çizdi. Aydın, süreci devam eden bir projeleri olduğunu belirterek, bu kapsamda Osmangazi Meydanında KARAKUM ve UNESCO iş birliğiyle bir Karagöz Evi açma hedeflerini açıkladı. Başkan Aydın, protokolün söz konusu Karagöz Evi projesinin başlangıcı olacağını ve ulusal, uluslararası projelerde işbirliği yaparak katkı sağlayacağını dile getirdi. KARAKUM, KARAGÖZ ALANINDA FAALİYET GÖSTEREN DÜNYADAKİ TEK AKADEMİK BİRİM! KARAKUM Müdürü Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı da Karagöz'ün uluslararası önemine dikkat çekti. Karagöz'ün 2009 yılından bu yana UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer aldığını hatırlatan ve bu sanatın artık Bursa ve Türkiye'den çıkıp dünyanın ortak bir mirası haline geldiğini belirten Doç. Dr. Öztahtalı; “Karagöz’ü bütün dünyaya anlatabilmenin en etkili yollarından biri, UNESCO çatısı altında olmasıdır. Bu amaçla bir UNESCO kürsüsü kurma serüvenine girdik. Ayrıca, Karagöz konusunda çalışan, akademik altyapısı ve kurumsal yapısıyla dünyadaki tek akademik birim üniversitemiz bünyesinde faaliyetlerini sürdüren KARAKUM’dur” dedi.

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak Haber

Gölyazı Antik Tiyatrosu yeniden hayat bulacak

Bursa ve Nilüfer’in en önemli turistik bölgelerinden olan Gölyazı Mahallesi’ndeki 2 bin yıllık antik tiyatro kazılarında sona gelindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek, tiyatronun kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak modern bir mekana dönüştürüleceğini müjdeledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Nilüfer Belediyesi'nin destekleri ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında 2021 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında son dönemece girildi. Helenistik dönemden kalma ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde yenilenen antik tiyatroda kazılar, bu yıl içinde tamamlanacak. “TÜRKİYE'NİN EN GÜZEL YERLERİNDEN BİRİ OLACAK” Kazı alanını inceleyen Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatronun zamanında 5 binden fazla kişiyi ağırlayabildiğini belirterek, “Mevcut halini koruyarak restorasyon çalışması yaptığımızda, burada bir açık hava ortamı oluşturabiliriz. Kültürel ve arkeolojik etkinlikler, öğrencilerin gelip çalışmaları gözlemlemesi, atölye kullanımı gibi faaliyetler düzenlenebilir. Umarız kısa süre içerisinde bu süreci tamamlayarak, belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden birinde güzel kültür sanat etkinliklerini hep birlikte yaşayabiliriz” dedi. Gölyazı’nın yaşamın ve kültürün iç içe geçtiği en güzel bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer'in tarihi tarafı yeterince bilinmiyor. Yeni bir şehir olarak bilinse de milattan öncesine giden çok sayıda yerimiz bulunmakta. Gölyazı ve Misi gibi tarihi ve kültürel miras açısından çok değerli yerlerimiz var” diye konuştu. BÖLGEYE KAPSAMLI TURİZM VİZYONU Başkan Şadi Özdemir, Gölyazı’nın turizm potansiyelini artırmak için kapsamlı projeler planladıklarını açıkladı. Gölyazı, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü bir bütün olarak ele aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, turistlerin bölgede daha uzun vakit geçirmelerini sağlamak için seyit tepeleri, bisiklet yolları, otoparklar, göl üzerinden ulaşım ve çeşitli aktiviteler planladıklarını ifade etti. Ayvaköy Mahallesi’ni dijital köy haline getirme projesinden de bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratmak istiyoruz. İnsanlar bilgisayarlarını yanlarına alarak dünyayı gezerek çalışıyor. Biz de bu bölgede dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratacağız” dedi. Ayvaköy’deki Ayvaini Mağarası’nın da turizme kazandırılacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Valimizin desteğiyle, buranın giriş-çıkışlarının Nilüfer Belediyesi’ne devri için gerekli talimatlar verildi. Bürokratik süreç tamamlandığında, herkesin güvenle ziyaret edebileceği bir ortam oluşturacağız” dedi. "TARIM VE TURİZM BİRLİKTE GELİŞECEK" Başkan Şadi Özdemir, tüm bu çalışmaların temel amacının Gölyazı halkının sürdürülebilir bir yaşam standardına kavuşması olduğunu vurgulayarak, “Tarım ve turizmi bir arada düşünmek gerekiyor. Bölgede siyah incir, zeytin gibi çok kaliteli tarım ürünleri bulunmaktadır. Umarız halkımız tarımdan vazgeçmez, tarım yeniden harekete geçer ve tarım dışına düşmüş genç nüfus yine tarıma yönelir" dedi. SIRADA RESTORASYON VAR Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin de, tiyatronun Helenistik dönem kökenli olduğunu ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde ciddi bir renovasyon geçirdiğini belirtti. “D formlu bir Roma tiyatrosu olan yapı, zamanında 5 bine yakın oturma kapasitesine sahipti. Günümüze 44 oturma sırası ulaşabildi” diye konuştu. Şahin, Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle bölgede definecilik faaliyetlerinin neredeyse sona erdiğini de sözlerine ekleyerek, “Burada çalışan arkadaşlarımız hem kendi tarihlerini öğreniyorlar hem de neler çıktığını bizzat görüyorlar. Hem arazileri değerlendi, hem gelen turist sayısı arttı” ifadelerini kullandı. Kazı çalışmalarının 5’inci yılında neredeyse tamamlandığını belirten Prof. Dr. Şahin, bundan sonra uluslararası tüzüklere uygun şekilde restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının başlayacağını, tiyatronun yeniden gösteri mekanı olarak kullanılabilmesinin sağlanacağını ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatro kazı bölgesinin ardından bölgede yeni bulunan “Simitçi Kale” bölümündeki ipek atölyesini de ziyaret etti.

Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali başlıyor Haber

Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen ’21. Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali, 14-23 Kasım tarihleri arasında dünyaya kapılarını açıyor. Bursa’nın dünyada ve Türkiye’de ses getirebilecek bir kültürel birikime sahip olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, tüm Bursalıları festivale katılmaya ve Karagöz’ün gölgesinde buluşmaya davet etti. Gölgelerin ışıkla dans ettiği, kökleri asırlar öncesine dayanan, Bursa’nın kültürel mirası Karagöz oyunu, Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali ile 21. kez kapılarını açıyor. FESTİVALDE, 38 TEMSİL GERÇEKLEŞTİRİLECEK Büyükşehir Belediyesi adına BKSTV tarafından UNIMA Türkiye Millî Merkezi'nin desteğiyle 14-23 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde, 11’i ulusal, 10’u yabancı toplam 21 ekip yer alacak. Arjantin, Bosna-Hersek, Meksika, İran, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Guatemala gibi ülkelerden sanatçılar, festival kapsamında kente konuk olacak. Festivale katılan sanatçılar, kendi kültürlerinden örnekleri paylaşırken; 9’u biletli olmak üzere toplam 38 temsil gerçekleştirilecek. Festivalin merkezi Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi olurken, Tayyare Kültür Merkezi, Podyum Sanat Mahal ve Karagöz Müzesi de de farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 100 sanatçı, eğitmen ve uzma nın katılacağı festivalde, her yaştan bireye uygun 5 atölye çalışması, 1 söyleşi, 1 yuvarlak masa toplantısı ve 1 çalıştay düzenlenecek. Gelecek nesillere Karagöz’ü taşımak için özellikle çocuklar için özel etkinlikler olacak. “DEĞERLERİMİZİ GELECEK KUŞAKLARA AKTARMALIYIZ” Festivalin tanıtım toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karagöz’ün Bursalıların sahip çıkması gereken değerlerden birisi olduğunu söyledi. Hedeflerinin, kültür ve sanat kenti Bursa’yı oluşturmak olduğunu belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa sadece sanayi, tarım kenti değildir. Kültürel birikimi olan, 8500 yıllık tarihi içerisinde barındıran, dünyada ve Türkiye’de ses getirebilecek potansiyele sahip olan bir kenttir. Bu değerlerimizi gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Bu kentte yaşayan herkesin değerlerimize sahip çıkma sorumluluğu var. Bir yere yol yaparsınız ama yolu kullanmaya başladıktan sonra insanlar yapıldığı tarihi bile unuturlar. Ancak bir yere kültür ve sanatı götürürseniz, insanların o sanatın değerini hiç unutmadığını göreceksiniz" ifadeleri ile sanatı kente yayarak değişim sürecini başlattıklarını vurguladı. “BURSAMIZI KEŞFETMEYE DAVET EDİYORUZ” Türk gölge tiyatrosunun simgesi Karagöz’ün 2009 yılında UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildiğini hatırlatan Başkan Bozbey, Karagöz’ün doğduğu kent olan Bursa’da düzenlenen festivalin önemine değindi. Festivalin kültür köprüsü kuracağını anlatan Başkan Bozbey, diğer kültürlere ait kukla ve gölge oyunlarının keşfedilmesine de pencere açılacağını belirtti. Karagöz’ün, asırlar öncesinde olduğu gibi bugün de halkın sesi olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, “Karagöz gölge oyunu; yalnızca figürlerin perdeye yansıtılması değildir. Günceli yakalayan, halkın duygularını ve düşüncelerini ifade eden bir sanattır. Bu anlayışla dopdolu bir festival hazırladık. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanatı; kentimizin dünyaya açılan güçlü bir vitrini olarak görüyoruz. Bursamızın dünya miraslarını, kadim kültürünü ve eşsiz güzelliklerini sergiliyoruz. Uluslararası etkinlikler sayesinde dünya insanlarını Bursamızı keşfetmeye davet ediyoruz. Festivalde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Gelin, hep birlikte Karagöz’ün köklü ve evrensel perdesinde buluşalım. Farklı ulusların gölge ve kukla oyunlarıyla tanışalım. Tüm Bursalıları festivalimize katılmaya ve Karagöz’ün gölgesinde buluşmaya davet ediyorum” diye konuştu. “FESTİVALİ 9 GÜNLÜK BİR SÜREYE ÇIKARTTIK” UNIMA Türkiye Başkanı Enis Ergün, Uluslararası Karagöz Kukla ve Gölge Oyunları Festivali’nin çok köklü bir organizasyon olduğunu belirtti. Bursa’nın bir festivaller şehri olduğunu ifade eden Ergün, “Karagöz, bizim gözbebeğimiz ve bayraktarımızdır. Festival, bugüne kadar ulusal ve uluslararası anlamda bir çekim merkezi oldu. Bu sene festivali, İpek Yolu vizyonu ve farklı ülkelerden daha fazla katılım sağlanması noktasında yeniden tasarladık. Tarihimizde ilk defa festival, çok ciddi bir başvuru aldı. 37 farklı ülkeden 150 başvuru aldık. Festivali 9 günlük bir süreye çıkarttık. İnsanlar, birçok farklı ülkeden kukla oyunlarını izleyebilecek. UNESCO Listesi’nde tanımlandığı gibi Karagöz oyunlarının doğru örneklerini seyirciyle buluşturacağız. 2026 yılında dünyaya örnek olacak daha iyi bir festivali tasarlamak için çalışacağız. Aynı zamanda BKSTV ve Bursa Miras ile birlikte ‘Bursa Karagöz ve Kukla Çalıştayı’nı gerçekleştireceğiz. Herkesi festivalimize bekliyoruz” dedi. BKSTV Genel Sekreteri Emre Feza Soysal, dünyada her kentin bir şeyle anıldığını, Karagöz’ün de Bursa’nın en önemli markalarından birisi olduğunu söyledi. 21. kez yapılacak olan festivali çok önemsediklerini söyleyen Soysal, festival kapsamındaki oyunların 17 ilçede vatandaşlarla buluşturulacağını söyledi. Soru cevap bölümüyle devam eden programa, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra Usta Hayali (Karagöz oynatıcısı) Recep Şinasi Çelikkol, Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ali Düşenkalkar ve Büyükşehir Belediyesi yöneticileri katıldı.

İznik Bazilikası ziyaretçilerine kapılarını açtı Haber

İznik Bazilikası ziyaretçilerine kapılarını açtı

Tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan İznik’in kültürel mirasına yeni bir değer kazandıran İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Törende konuşan Başkan Mustafa Bozbey, "UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İznik’in, asil listeye girmesi için de el birliğiyle çalışıyoruz. Açılışı yapılan karşılama merkezi, bu anlayışın en güzel yansımalarından biridir" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarihi kültürel miras çalışmaları kapsamında yaptığı hava çekimlerinde ortaya çıkan ve 2014 yılında Amerika Arkeoloji Enstitüsü tarafından ‘Dünyadaki en önemli 10 arkeolojik keşif’ arasında gösterilen İznik Göl Bazilikası Ören Yeri’nin karşılama merkezi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirildi. Törene; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Bursa Vali Vekili Hulusi Doğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, İznik Kaymakamı Arif Karaman, Bursa milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. "İZNİK; İNANÇLARIN, KÜLTÜRLERİN VE FİKİRLERİN KESİŞTİĞİ KAVŞAK NOKTASIDIR" Törende konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, açılışı yapılan alanın yalnızca Bursa için değil, Türkiye ve dünya kültürel mirası için de büyük bir anlam taşıdığını söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin her aşamasına katkı sağladığı İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi'nin hizmete açılmasından onur ve mutluluk duyduklarını belirten Başkan Bozbey, "İznik ilçemiz, antik çağlardan bugüne uzanan binlerce yıllık geçmişiyle; inançların, kültürlerin ve fikirlerin kesiştiği bir kavşak noktasıdır. İznik, antik çağın kent planını hâlâ koruyan, Paganizm’den Hristiyanlığa, oradan Osmanlı’nın hoşgörülü kültürüne uzanan bir inançlar mozaiğidir. Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde üstlendiği rollerle, insanlık tarihinin ortak hafızasında çok özel bir yere sahiptir" diye konuştu. "KAZI SÜRECİ, BİLİM DÜNYASININ DİKKATİNİ İZNİK’E ÇEKMİŞTİR" İznik Gölü’nün suları altında yer alan bazilikal kilisenin, 2014 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği havadan fotoğraflama çalışmaları sırasında Prof. Dr. Mustafa Şahin tarafından keşfedildiğini ve dünya arkeoloji tarihinde büyük yankı uyandırdığını hatırlatan Başkan Bozbey, "Aziz Neophytos’a adanmış olan bu yapı, sadece bir ibadet mekânı değildir. İnsanlık tarihinin ortak mirasına ışık tutan bir eserdir. Dünyaca saygın ‘Archaeology Magazine’ Dergisi tarafından yılın en önemli keşiflerinden biri olarak gösterilmesi de bu önemin en somut göstergesidir. Bu önemli keşfin ardından; 2015 yılında, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın izinleriyle başlayan kazı süreci, bilim dünyasının dikkatini İznik’e çekmiştir. Bizler de Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak; bilimsel ekipman desteğinden lojistiğe, ofisinden kazı deposuna kadar her aşamada bu değerli çalışmaya altyapının yanı sıra ayni olarak da destek olduk" dedi. "İZNİK ÇOK ÖZEL BİR YER" Yönetim planı kapsamında; kentin ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacak çalışmalar için yatırım planında gerekli bütçeyi ayırdıklarını vurgulayan Başkan Bozbey, "Desteklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. İznik çok özel bir yer. Bakanlığımızın destekleriyle birçok önemli eseri açığa çıkarmak mümkün olacaktır. Farkındalığı artırmak amacıyla İznik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün iş birliğiyle 11 köy ilkokulumuzdan öğrencilerimizi, İznik’in büyüleyici tarihinde misafir ettik. Çocuklarımızın tarihle ve kültürle iç içe büyümelerini sağlamayı hedefliyoruz. Bununla birlikte, İznik’in tarihi kimliğini dünyaca ünlü sanatçımız Fazıl Say’ın notalarına taşıdığı ‘İznik Türküsü" ile uluslararası arenada daha görünür hale getirdik" diye konuştu. "BU TOPRAKLARIN GÜCÜNE VE MİRASINA İNANIYORUZ" Sanatın evrensel diliyle İznik’in hikâyesini dünyaya duyurmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını anlatan Başkan Bozbey, "Biz bu toprakların gücüne ve mirasına inanıyoruz. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan İznik’in, asil listeye girmesi için de el birliğiyle çalışıyoruz. Açılışı yapılan İznik Göl Bazilikası Ören Yeri Karşılama Merkezi, bu anlayışın en güzel yansımalarından biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz çevre düzenleme projesiyle, 2022 yılında ören yeri ilan edilen bu alan; Hristiyanlığın resmî din olarak kabul edilişinin 1700. yılında yeniden hayat buluyor" dedi. "İZNİK GÖL BAZİLİKASI, BARIŞA, HOŞGÖRÜYE IŞIK TUTSUN" Açılışı yapılan merkezin, yalnızca bir karşılama noktası olmadığını söyleyen Başkan Bozbey, inançların, kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir barış ve hoşgörü kapısı olduğunu ifade etti. İnsanlığın ortak değerlerinin bir araya geldiğini, geçmişin bilgeliğiyle geleceğin umudunun buluştuğunu dile getiren Başkan Bozbey, "Bu süreçte emeği geçen başta Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Valiliğimize, Prof. Dr. Mustafa Şahin’e, kazı ekibine, tüm bilim insanlarına, çalışma arkadaşlarıma, bu mirasa sahip çıkan, onu koruyan ve geleceğe taşıyan herkese yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Diliyorum ki İznik Göl Bazilikası, yalnızca Bursamızın değil; insanlığın ortak mirası olarak daima barışa, hoşgörüye ve birlikte yaşama kültürüne ışık tutsun. Bu eşsiz eserin kentimize, ülkemize ve insanlığa hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. "BURSA, HER ŞEYİN EN GÜZELİNE LAYIK" Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, İznik’in medeniyet heybesinde kültürden inanca kadar birçok zenginliği barındırdığını söyledi. İznik Göl Bazilikası Ören Yeri’nin tek başına bu zenginliği gözler önüne serdiğini anlatan Yazgı, "Günümüz dünyasının sosyal ve siyasi yapısını da şekillendiren kararların alındığı yapı, İznik’i bir kültür varlığı ve inanç merkezi olarak benzersiz kılmaktadır. İznik’e yeni değer kazandırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz çalışmalar kapsamında göl bazilikasını 2022 yılında projelendirmeye başladık. Gelen ziyaretçilerin en güzel şekilde ağırlanabileceği özel bir mekan tasarlandı. Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ile yürüttüğümüz ortak çalışmayla özel yapının tüm katmanları incelendi. Kazı çalışmalarını bu doğrultuda hızlandırdık. Böylesine önemli kültür sahasını, en etkin şekilde turizme kazandırmak ve misafirlerimize etkileyici bir deneyim yaşatmak istiyoruz. Ecdadın bize bıraktığı İznik’i, Bakanlık olarak çok önemsiyoruz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey ile de görüşme halindeydik. Birbirimize neler yapabileceğimizi anlattı. Bursa, her şeyin en güzeline layık. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle karşılama merkezi hizmete açıldı. Başkan Mustafa Bozbey ve protokol üyeleri, daha sonra seyir alanından ören yerini inceleyerek Prof. Dr. Mustafa Şahin’den çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından iç alanda oluşturulan müzeyi de gezen konuklar, görsel olarak oluşturulan tarihi süreci Mustafa Şahin’den dinledi. Başkan Bozbey, Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’e günün anısına ‘Dede Korkut’ kitabı hediye etti.

Mudanya’nın turizmi ortak akılla şekilleniyor Haber

Mudanya’nın turizmi ortak akılla şekilleniyor

Mudanya Belediyesi’nin, “Geçmişin İzleri, Geleceğin Turizmi” temasıyla düzenlediği ve ilçenin turizm vizyonunu ortak akılla belirleyecek “Mudanya Turizm Çalıştayı” tamamlandı. Tirilye Taş Mektep’te üç gün süren çalıştayda akademisyenler, işletmeciler, turizm profesyonelleri ve sivil toplum temsilcileri Mudanya’nın turizm geleceğini bütüncül bir bakışla ele aldı. “Doğa ve Ekoturizm”, “Gastronomi ve Kültürel Miras”, “Yerel Ekonomi ve Girişimcilik” ile “Deniz Turizmi ve Kıyı Kimliği” başlıklarında düzenlenen tematik oturumlarda; halkın turizme katılımı, tarihi mirasın korunması, teknolojinin sektöre etkisi, kooperatiflerin ve esnafın kalkınmadaki rolü gibi başlıklar tartışıldı. Çalıştayda, Mudanya’nın somut ve somut olmayan kültürel mirasının turizme kazandırılmasının yolları da masaya yatırıldı. DALGIÇ: MUDANYA KENDİ HİKAYESİNİ YAZIYOR Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, çalıştayın ardından yaptığı değerlendirmede, Mudanya’nın artık kendi turizm hikayesini yazdığını söyledi. Dalgıç, “Akademisyenlerden turizm profesyonellerine, üreticilerden genç girişimcilere kadar çok geniş bir katılım vardı. Ortaya çıkan fikirler, Mudanya’nın doğasına, tarihine ve üretken insanına yakışan bir vizyon çizdi.” dedi. Dalgıç, şöyle konuştu: “Mudanya’nın geleceğini, kimliğini, değerlerini konuştuk. Bu süreç, sürdürülebilir ve katılımcı bir turizm anlayışını kalıcı hale getirmenin başlangıcıdır. Her oturumda, yerel zenginliklerimizi koruyarak büyümenin mümkün olduğunu gördük. Şimdi bu fikirleri, Mudanya Turizm Vizyon Planı ile kalıcı bir stratejiye dönüştürme zamanı.” “MUDANYA’NIN GELECEĞİNİ BİRLİKTE PLANLIYORUZ” Yıl boyuna yayılacak tematik buluşmalarla Mudanya Turizm Stratejisi ve Master Planının oluşturulacağını belirten Dalgıç, çalıştayın bu sürecin önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Başkan Dalgıç, sürecin bir başlangıç olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu plan, ‘Mudanya nasıl bir turizm kenti olmalı?’ sorusuna ortak akılla yanıt verecek uzun soluklu bir sürecin ürünü olacak. Doğa ve deniz turizmi, gastronomi, yerel üretim ve kültürel miras başlıklarında somut bir yol haritası oluşturuyoruz. Böylece Mudanya hem kimliğini koruyan hem de sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen bir turizm modeliyle geleceğe hazırlanacak. Bu bir başlangıç. Mudanya’nın turizm vizyonunu herkesin katkısıyla yazıyoruz. Her fikir, her öneri bu yolculuğun parçası olacak. Mudanya’nın geleceğini birlikte planlıyoruz.”

Mudanya’nın Turizm Rotası çiziliyor Haber

Mudanya’nın Turizm Rotası çiziliyor

Mudanya Belediyesi’nin, ilçenin doğal, tarihi ve kültürel değerlerini sürdürülebilir turizm anlayışıyla buluşturmak hedefiyle düzenlediği Turizm Çalıştayı, Tirilye Taş Mektep’te başladı. Akademisyenler, işletmeciler, turizm profesyonelleri ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği çalıştayda, Mudanya’nın turizm vizyonu ortak akılla şekillendirilecek. Açılışta konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya’nın tarihine, doğasına ve kültürel zenginliklerine sahip çıkarak yeni bir turizm anlayışı inşa ettiklerini söyledi. Mudanya’nın çok zengin bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirten Dalgıç, “2700 yıllık çok önemli bir tarihe sahibiz. Bir ilçede yapılmış tek ateşkes anlaşmasına ev sahipliği yapan bir ilçeyiz. Mütarekemiz, mübadelemiz, antik kentlerimiz, denizimiz var. Tüm bu değerleri bir araya getirip, geleceğe dönük planlarımızı yapmak zorundayız.” dedi. Dalgıç, Mudanya’yı geleceğe hazırladıklarına dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Çok önemli bir iş yapıyoruz. Bu çalıştay, ilçemizin doğal, tarihi ve kültürel mirasını sürdürülebilir turizm anlayışıyla buluşturacak Mudanya Turizm Master Planı’nın çekirdeğini oluşturacak. Yapacağımız toplantılarda Mudanya’nın turizm hikayesini birlikte yazacağız. Nihai hedefimiz; Mudanya Turizm Stratejisi ve Master Planı’nı tamamlayarak, sürdürülebilir, katılımcı ve kimlikli bir turizm vizyonunu kalıcı hale getirmek.” TURİZM YOL HARİTASI BELİRLENECEK Açılışın ardından gerçekleştirilen oturumda Mudanya’nın turizm potansiyeli, güçlü ve zayıf yönleri masaya yatırıldı. Katılımcılar, ilçenin tanıtımının güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaşması, iç ve inanç turizminin geliştirilmesi, festivallerin çeşitlendirilmesi ve gastronomi turizminin ön plana çıkarılması yönünde görüşlerini paylaştı. 26 Ekim’e kadar sürecek üç günlük çalıştay kapsamında, Mudanya’nın turizm yol haritasını şekillendirecek stratejik öncelikler belirlenecek. Çalıştayda, “Doğa ve Ekoturizm”, “Gastronomi ve Kültürel Miras”, “Yerel Ekonomi ve Girişimcilik” ile “Deniz Turizmi ve Kıyı Kimliği” başlıklarında tematik oturumlar düzenlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.