SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kültürel Miras

Söz Bursa - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lezzet ve sanatla başladı Haber

12. Uluslararası Urla Enginar Festivali lezzet ve sanatla başladı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali’nin açılışını yaptı. Renkli bir kortejle başlayan festivalde Urla sokakları sanat ve gastronomiyle doldu taştı. Başkan Tugay, kent turizmi için arkeoloji ve gastronomiyi birleştirme çağrısı yaptı. İzmir’in gastronomi merkezi Urla’nın dünyaca ünlü organizasyonu Uluslararası Urla Enginar Festivali, 12’nci kez kapılarını açtı. 1-3 Mayıs tarihleri arasında Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktasına dönüştüren festivalin açılış töreni Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Törene, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekilleri Deniz Yücel, Ednan Arslan, Ümit Özlale, ev sahibi Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan ve ilçe belediye başkanları, geçmiş dönem Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, dünyaca ünlü şefler ve Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya akın eden binlerce yurttaş katıldı. ÇİFTÇİLERDEN URLA’NIN EMEĞİNE YAKIŞIR KORTEJ Festival gelenekselleşen kortejle başladı. Başkan Cemil Tugay ve protokol, Jandarma Kavşağı’ndan başlayarak festivalin coşkusunu Urla sokaklarına taşıdı. Urla’nın bereketli topraklarını ve kültürel zenginliğini simgeleyen renkli kortej; özel kostümler, çiçeklerle bezeli figürler, minik sporcular, şefler ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğiyle karnaval havasında gerçekleştirildi. Kortej Cumhuriyet Meydanı’na ulaştı. Ardından Başkan Tugay ve protokol Urla Belediyesi önünden geçiş yapan çiftçileri selamladı. Çiftçiler atlarla enginar yüklü traktörlerle coşkuyu zirveye taşıdı. Açılış töreni öncesi Cumhuriyet Meydanı’nda halk oyunları gösterisi yapıldı. "İZMİR TÜRKİYE’NİN EN FAZLA TARIM YAPILAN KENTİDİR" Sözlerine tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlayarak başlayan Başkan Tugay, bahar aylarının İzmir’in dört bir yanında festival ayı olduğunu ifade ederek, "İzmir'in kendi yerel üretim kültürünün önemini vurgulamaya çalışıyoruz. Ve her sene Enginar Festivali'nin biraz daha büyüdüğünü, geliştiğini, daha fazla ilgi gördüğünü hepimiz görüyoruz. İzmir tarihi olarak bir tarım kenti. Havzalarıyla bütün İzmir, en köklü tarımsal gelenekleri olan ve halen de yoğun tarım yapılan topraklar. İzmir şu anda hayvansal üretimde Türkiye'de ikinci sırada. Hem ette hem süt ve süt ürünlerinde böyle. Ama bitkisel tarımda da bazen ikinci, bazen üçüncü oluyor" diye konuştu. "URLA’NIN ÖNCE KÖKENİNİ BİLMEK LAZIM" Yapılaşma riskine dikkat çeken Başkan Tugay, Urla’nın tarihi ve tarımsal değerlerine vurgu yaptı. Evliya Çelebi’nin bölgeye dair anlatılarına da değinen Tugay, Urla’nın özel bir ekosisteme sahip olduğunu belirterek, "Burası tarım için son derece uygun ve çok kıymetli topraklara sahip. Tarihine baktığımızda, dünyanın ilk şarap üretim merkezlerinden biri olduğunu, üzümcülüğün en eski örneklerinin bu coğrafyada geliştiğini görüyoruz" dedi. Bir kentin geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Tugay, "Bir yeri gerçekten tanımak için onun hikâyesini de bilmek gerekir. Urla’yı yalnızca yapılaşma alanı olarak görmek büyük bir eksiklik olur. Bu bölgenin güçlü bir tarımsal ve ekolojik geçmişi var; bu değerleri koruyarak hareket etmek zorundayız" diye konuştu. "İZMİR'DE YAŞAMAYA HER ZAMAN ÖZENİYORLAR" Başkan Tugay, tarımın yalnızca gıda ihtiyacını karşılayan bir alan olmadığını, aynı zamanda korunması ve geliştirilerek geleceğe taşınması gereken stratejik bir değer olduğunu vurguladı. Tarımın, insanlığın en önemli kültürel birikimlerinden biri olan gastronominin de temelini oluşturduğunu belirten Tugay, "Urla’da bugün gördüğümüz gibi, nitelikli tarım yapıldığında ve insanlar bunun kıymetini bildiğinde, gastronomi de aynı ölçüde gelişiyor. Bu süreçlerin hiçbiri tesadüfen ortaya çıkmıyor; zamanla ve emekle oluşuyor" dedi. İzmir’in 35 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, bu zenginliğin önemli örneklerinden birinin de sakız enginarı olduğunu ifade etti. Tugay, "Böyle bir zenginliğin içinde yaşıyoruz. Bu zenginlik sadece toprağı ve tarımıyla değil; insanıyla ve kültürüyle de var oluyor. Bu nedenle İzmir, pek çok insan için çekici ve nitelikli bir yaşam alanı sunuyor; insanlar burada yaşamayı her zaman arzu ediyor" diye konuştu. "BİZ BU ŞEHRİN DEĞERİNİ BİLEN İNSANLARIZ" İzmir ile gurur duyduklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz bu şehirde memleketimizin her tarafından gelen insanlarla hep dostluk, kardeşlik içerisinde yaşadık. Komşuluğun, insanlığın değerini bildik. İzmir halkı her zaman yardımsever oldu. İzmir'le gurur duyuyoruz. Bazı insanlar İzmirlilerin 'İzmir'in dağlarında çiçekler açar' marşıyla neden coştuğunu anlayamıyorlar. Ya da umuda ihtiyacınız olduğu zaman 'Güzel günler göreceğiz çocuklar' şarkısında kendimizi bulmamızı da anlayamıyorlar. Ama biz öyle insanlarız. Biz bu şehrin değerini bilen insanlarız; bu şehrin kültürel değerini, insana dair değerini, barışa dair değerini, çevreye dair değerini, yaşama dair değerini her anlamda bilen insanlarız. İzmir, her zaman değerleriyle, güzellikleriyle, mutluluklarıyla, keyfiyle İzmir olarak yaşamaya devam edecek. Bu şehre hizmet etmek bizler için büyük bir onurdur" diye konuştu. "GELECEK TOPRAĞIYLA BAĞINI KOPARMAYAN ŞEHİRLERİN OLACAK" Festivalin açılış töreninde konuşan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, "Gelecek toprağıyla bağını koparmayan şehirlerin olacak. Urla o şehirlerden birisi olacak. Bazı şehirler kalabalığıyla hatırlanır, bazıları ise ürettikleriyle. Urla üreten olmayı tercih eden ilçelerdendir. Tarım sadece üretim değil, bilgiyle, sabırla, doğayla kurulan bir dengedir. Biz bu toprağı korumaya, işlemeye devam ediyoruz. Atalarımızdan aldığımız mirası çocuklarımıza bırakmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Enginar da zeytin ve üzüm gibi bu değerlerin en önemli temsilcisi. Bütün dünya iklim krizi ve gıda güvenliği sorunuyla uğraşıyor. Urla bu yıl krizlere rağmen 6 milyar baş enginar rekoltesine ulaştı. Bu da topraktan bağımızın kopmadığının göstergesidir" diye konuştu. "URLA’DA TOPRAK KONUŞUR, EMEK BÜYÜR" Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ise, "Bugün burada sadece bir festivali değil, toprağın sabrını, emeğin değerini selamlıyoruz. Urla tarımının en büyük kahramanlarından birisi sakız enginarıdır. Enginar çiftçiye umut olur. Sadece enginarıyla değil üzümüyle, zeytiniyle, şevketi bostanıyla nice ürünler bu toprakların kültürüdür, değeridir. Toprak varsa hayat var. Urla her geçen gün betonlaşıyor. Kendi elimizle geleceğimizi yok ediyoruz. Urla’da toprak konuşur, emek büyür. Her emek geleceğe bırakılmış bir mirastır" dedi. İZMİR’İN İLK DENİZ ÜRÜNLERİ FESTİVALİ İÇİN KOLLAR SIVANDI Açılış töreninin ardından Başkan Tugay, Başkan Balkan ve Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Dr. Levent Köstem ile festivalin ilk söyleşisinde konuşmacı oldu. Ahmet Güzelyağdöken’in moderatörlüğünde gerçekleşen "Tarım Gastronomi ve Turizm" başlıklı söyleşide Urla’nın gastronomi geleceği konuşuldu. İzmir’in dört bir yanında gerçekleştirilen festivallere rağmen kentin en büyük değerlerinden deniz ürünlerine dair festivalin olmadığının konuşulması üzerine Başkan Tugay, "İzmir, Türkiye’nin en önemli gastronomi şehirlerinden birisi. İzmir’in zeytinyağlıları var, ot kültürü var ama aynı zamanda deniz ürünleri var. Deniz ürünleriyle ilgili bir festival olması lazım. Foça’da, Karaburun’da ya da kıyı balıkçılığının geliştiği yerlerde bu festivali yapabiliriz" dedi. Başkan Balkan ise Urla olarak deniz ürünleri festivaline talip olduklarını ifade etti. "EGE BÖLGESİ ADETA BİR MADEN" Söyleşide İzmir’in turizmde kalkınma yol haritasına ilişkin soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, İzmir için hedeflerinin katma değeri yüksek turizm ve nitelikli turist olduğunu söyledi. Bu doğrultuda İzmir’in iki önemli potansiyelinin bulunduğunu ifade eden Tugay, bunlardan ilkinin antik ve tarihi-kültürel miras olduğunu belirtti. İzmir’in 7 antik kente sahip olduğuna dikkat çeken Tugay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin verdiği yaklaşık 200 kazı alanının bulunduğunu, yer altında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi değer olduğunu söyledi. Bu potansiyelin ortaya çıkarılmasıyla İzmir’in Roma benzeri bir kültürel çekim merkezine dönüşebileceğini ifade etti. İkinci önemli alanın gastronomi olduğunu vurgulayan Tugay, "Yurt dışında bize tattırılan yemeklerin çok daha iyisi bizim mutfağımızda var. İzmir gerçekten bir cennet. Ege Bölgesi gastronomi hammaddesi açısından adeta bir maden" dedi. Bu zenginliğin yeterince değerlendirilemediğine dikkat çekti. URLA SOKAKLARI SANAT VE GASTRONOMİYLE DOLUP TAŞACAK 12. Uluslararası Urla Enginar Festivali 3 Mayıs’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel üreticilerin taze ürünlerinin tezgahları bereketlendireceği festivalde dünyaca ünlü şeflerin mutfak atölyeleriyle gastronomi tutkunlarını ağırlayacak. Üç gün boyunca Urla’nın tarihi sokaklarını sanatın ve lezzetin buluşma noktası haline getirecek festival kapsamında Otopark, Malgaca ve Sanat Çarşısı’nda konserler yer alacak. Ana sahnede ilk gün Grup Papara, ikinci gün Cuba Duo ve Grup Pikap, son gün ise ünlü sanatçı Mehmet Erdem konser verecek. Festival boyunca birbirinden ünlü şefler ana sahnede söyleşiler düzenleyecek. Festivalin sonunda ise Enginarlı Lezzetler Yemek Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak.

UNESCO iftarında kültürel miras vurgusu: İftar sofrası barış köprüsü oldu Haber

UNESCO iftarında kültürel miras vurgusu: İftar sofrası barış köprüsü oldu

Bursa UNESCO Derneği tarafından her yıl düzenlenen geleneksel iftar programı, yaklaşık 120 davetlinin katılımıyla Royal İmza Salonu’nda gerçekleştirildi. Kültür, yerel yönetim ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren programda, dayanışma, kültürel miras ve barış vurgusu öne çıktı. Programın açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı İlker Özaslan, iftar sofralarının yalnızca bir yemek buluşması olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu akşam yalnızca bir sofrada buluşmadık; birlikte dayanışmayı, kardeşliği ve hoşgörüyü paylaşıyoruz. Ramazan ayının ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini diliyorum.” Özaslan konuşmasında UNESCO’nun kuruluş felsefesine de değinerek, barışın yalnızca siyasi kararlarla değil toplumsal bilinçle inşa edilebileceğini vurguladı. “UNESCO’nun temel yaklaşımı şudur: Savaşlar insanların zihinlerinde başlar; barış da insanların zihinlerinde inşa edilmelidir. Bursa UNESCO Derneği olarak bizler, bu anlayışın temsilcileriyiz” dedi. İFTAR SOFRASI KÜLTÜREL MİRAS OLARAK HATIRLATILDI Programda, 2023 yılında “İftar Sofrası ve Geleneksel Sosyo-Kültürel Gelenekler”in UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınması da hatırlatıldı. Dernek yönetimi, iftar sofralarının farklı kültürleri bir araya getiren önemli bir barış köprüsü olduğunu vurguladı. Özaslan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Barış yalnızca diplomatik masalarda değil; paylaşılan sofralarda, tanınan kültürlerde ve korunan miraslarda inşa edilir. Bu iftar sofrası, işte bu barışın simgesidir.” YEREL YÖNETİM VE STK TEMSİLCİLERİ KATILDI Programa Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Tolfa Kornoşor Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Bursa Türk Kadınlar Birliği Başkanı Tijen Sözeri başta olmak üzere, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve davetli katıldı. Ayrıca Bursa Unesco Derneği Yüksek Danışma Kurulu üyeleri Mehmet Erbak, Celal Beysel, Ali İhsan Yeşilova, Eser Ceyhan, Oya Bozkurt ve Yurdanur Oktay da iftar programında hazır bulundu. ONUR ÜYELİĞİ VE YENİ ÜYELER Program kapsamında, Mehmet Yıldız’a Bursa’nın UNESCO değerlerine yaptığı katkılardan dolayı Onur Üyesi Plaketi ve Üyelik Rozeti takdim edildi. Ayrıca derneğe yeni katılan 20 üyenin rozet ve plaketleri de törenle verildi. Program, kültürel mirasın korunması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi yönündeki temennilerle sona erdi.

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz" Haber

Şirin Rodoplu Şimşek: "Bursa’nın Şehir Anayasasını yakından takip edeceğiz"

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, yönetim kurulu üyeleri ile birlikte gerçekleştirdiği basın toplantısı ile şube olarak 2026 yılında hayata geçirecekleri proje ve çalışmaları anlattı. TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube merkezinde gerçekleştirilen basın toplantısında Şirin Rodoplu Şimşek, açıklamasında geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdikleri genel kurullarının ardından üyelerinin takdiri ile yeniden göreve gelerek, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi 21. Dönem Yönetim Kurulu olarak görevlerine başladıklarını belirtti. Genel kurullarında ortaya konulan görüşlerin, meslektaşlarının beklentilerinin ve Bursa’ya ilişkin ortak kaygıların, önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz çalışmaların çerçevesini belirlediğini ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, mimarlık mesleğinin gelişimini gözetmenin yanı sıra Bursa’nın sağlıklı, planlı ve yaşanabilir bir kent olarak geleceğe taşınmasına katkı sunmayı temel sorumluluklarımızdan biri olarak görmekteyiz. Bu anlayışla, kentimizin geleceğini doğrudan ilgilendiren mimarlık, planlama ve kentleşme konularında, kamu yararını esas alan ve bilimsel temellere dayanan bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. “Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına üzerimize düşeni yapacağız” Kentlerin geleceğini belirleyen planlama kararlarının bilimsel, katılımcı ve kamu yararını gözeten bir anlayışla şekillenmesi gerektiğine inandıklarını belirten Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında da Bursa’nın sağlıklı büyümesi adına çalışmalarını sürdüreceklerini belirterek, “Bu kapsamda 2026 yılında Bursa’nın mekânsal gelişimini ilgilendiren planlama süreçlerini yakından takip edecek, Kent kimliğini, doğal değerleri ve kültürel mirası koruyan politikaları savunacak, hızlı büyüme baskısı, plansız yapılaşma ve çevresel riskler karşısında mimarlık disiplininin bilgi birikimini kamu yararı doğrultusunda ortaya koyacağız. Bursa’nın şehir anayasası niteliğindeki 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planı ve yerel kentsel tasarım projelerinde paydaş olarak süreci takip etmeye devam edeceğiz. Çarşamba, Altıparmak ve diğer kritik bölgelerdeki Kentsel Tasarım projelerinde görüş ve önerilerimizi sunacağız. Gemlik Belediyesi ile Umurbey Mahallesi Merkez Bölgesi için yapılacak ulusal ölçekte kentsel tasarım yarışmasını birlikte gerçekleştireceğiz” ifadelerini kullandı. “Risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştireceğiz” Bursa’nın deprem kuşağında yer alması sebebiyle, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmak ve risk azaltma odaklı planlama politikaları geliştirmek öncelikleri arasında yer alacağını vurgulayan Şirin Rodoplu Şimşek, “Yeni kurduğumuz Afet Komitesi bünyesinde daha organize ve kurumsal bir şekilde çalışmaları sürdüreceğiz, mevcut yapı stokunun değerlendirilmesi ve sağlıklı kentsel dönüşüm yaklaşımlarının tartışılması, Bilimsel toplantılar, çalıştaylar ve kamuoyu bilgilendirme etkinlikleri düzenlenecek, üniversiteler, yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla iş birliği yapılması hedeflenmektedir. Afet ve deprem konularında toplum farkındalığını artırmak ve risk azaltma stratejilerini yaygınlaştırmak için planlı ve düzenli eğitim programları, simülasyon çalışmaları ve saha incelemeleri de yürütülecektir” dedi. “Plansız yapılaşma ile mücadelemiz sürecek” 2026 yılında kaçak yapılaşma ve imar kirliliği ile mücadele gündemimizin önemli başlıklarından biri olacağını ifade eden Şirin Rodoplu Şimşek, “ Tarım alanları ve ekolojik dengesi hassas bölgelerde plansız yapılaşmaya karşı etkin mücadele, kamuoyu ve ilgili kurumlarla görüş ve öneri paylaşımı ve mevzuata aykırı yapıların tespit ve raporlanması süreci, konularında çalışmalarımızı sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. “Meslektaşlarımızın her zaman yanındayız” Mimarların meslek hakları ve mesleki gelişimi öncelikleri arasında yer aldığının altını çizen Şirin Rodoplu Şimşek, 2026 yılında meslek içi eğitimler, seminerler, teknik geziler ve atölye çalışmaları düzenlenecek, genç mimar ve öğrenciler için staj programları ve mentorluk çalışmaları devam edecek, dijitalleşme ve yeni tasarım araçları konusunda bilgilendirmeler yapılacak, sosyal ve kültürel etkinlikler artırılarak meslektaş dayanışması güçlendirilecektir” diyerek, “Yeni komite ve komisyonlar kurularak mesleki konularda daha etkin çalışmalar yürütülecek, meslektaşların mesleki haklarını savunmak ve uygulamalarda görünürlüğünü artırmak için rapor, öneri ve kamuoyu bilgilendirme faaliyetleri yapılacaktır” ifadelerini kullandı. “Kültürel mirasımızı korunması çalışmalarımız sürecek” Bursa’nın tarihsel ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmaların öncelikleri olacağını anlatan Şirin Rodoplu Şimşek, “İznik ve Hanlar Bölgesi gibi tarihi dokusu açısından önemli bölgelerde ilgili kurumlarla iş birliği, tarihi kent dokularının yaşatılması ve kültürel mirasın sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi, mevcut tarihi ve kültürel miras niteliğindeki yapıların tespit ve korunması ve tarihi alanlarda restorasyon, adaptasyon ve kamusal kullanıma yönelik projelerde katkı sağlanması ana çalışma başlıklarımız olacak” dedi. “Yönetmelikler ve ruhsat süreçlerinde etkin olacağız” Şirin Rodoplu Şimşek, Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, meslektaşlarının haklarını korumak, nitelikli proje üretimini desteklemek ve şehirde uygulama birliğini sağlamak amacıyla yönetmelikler ve ruhsat süreçleri konusunda etkin çalışmalar yürüteceklerini ifade etti. Şirin Rodoplu Şimşek, şunları söyledi:

Bursa UNESCO Derneği’nde İlker Özaslan güven tazeledi: "Hedef, dünya ölçeğinde bir Bursa" Haber

Bursa UNESCO Derneği’nde İlker Özaslan güven tazeledi: "Hedef, dünya ölçeğinde bir Bursa"

Bursa’nın tarihi ve kültürel değerlerini koruma misyonunu üstlenen Bursa UNESCO Derneği, 15. Dönem kurullarını belirlemek üzere toplandı. Celal Beysel’in divan başkanlığını yürüttüğü genel kurulda, 14. Dönem faaliyetleri "derneğin en başarılı süreçlerinden biri" olarak tescillenirken, yeni yönetim kurulu oy birliğiyle seçildi. "KÜLTÜREL MİRAS SADECE TAŞTAN İBARET DEĞİLDİR" Başkan İlker Özaslan, genel kurulda yaptığı konuşmada Bursa’nın UNESCO Dünya Mirası kimliğini daha güçlü taşıması gerektiğine vurgu yaptı. Restorasyon çalışmalarının ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Özaslan, "Kültürel mirası korumak yalnızca taş yapıları ayakta tutmak değildir; o mirasın ruhunu yeni nesillere aktarmaktır. Bu yüzden yeni dönemde eğitim ve bilim en büyük önceliğimiz olacak" dedi. KADIN ÜYE VURGUSU VE YENİ YÖNETİM MODELİ Yeni dönemde daha katılımcı bir yapı inşa edeceklerini duyuran Özaslan, yönetim kurulu toplantılarının yedek üyelerle birlikte genişletilmiş şekilde yapılacağını açıkladı. Yedek yönetim kurulunun ağırlıklı olarak kadın üyelerden oluştuğunu belirten Özaslan, "Kadın üyelerimizin titizliği ve üretkenliğinden en üst düzeyde istifade edeceğiz" ifadelerini kullandı. 15. DÖNEM YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ Yapılan seçimler sonucunda 15. Dönem Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Asil Üyeler: İlker Özaslan, Osman Şahin, Sinan Cem İyihuyulu, Uluay Koçak Güvener, Yusuf Kenan Yetişen, Tekin Çanga, Başak Baykan, Derya Biçer, Elif Uysal. Yedek Üyeler: Banu Kılıç, Nuran Piliçer, Vildan Kireçci, Münire Çarıkçı, Ali Rıza Akbalış, Feyza Tümer, Melek Poyraz, Neslihan Şahin, Pınar Özge Gezer Uyanlar. BURSA İÇİN YENİ HEDEFLER Başkan Özaslan, yeni dönemde hayata geçirilecek stratejik hedefleri şöyle sıraladı: *Üniversitelerle akademik iş birlikleri ve bilimsel araştırmalar. *Gençlere yönelik kültürel miras atölyeleri. *Uluslararası kültür kurumlarıyla ortak sergi ve değişim programları. *Dijital platformlarda çok dilli tanıtım ve sanal sergi projeleri.

700 yıllık destan kitap oldu! Bursa’nın Fethini hiç böyle okumadınız! Haber

700 yıllık destan kitap oldu! Bursa’nın Fethini hiç böyle okumadınız!

Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında önemli bir projeyi daha hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, ‘Fetih Yolu’ adlı romanı Bursa’ya kazandırdı. Tarihi roman ve hikaye yazarı Hasan Erdem’in kaleme aldığı, Yavuz Selim Doğan’ın resimlediği eser Yıldırım Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıktı. Bursa’nın fethinin nasıl gerçekleştiğini, dönemin atmosferini, ecdadın mücadele ruhunu, merhamet ve adalet anlayışını tarihi gerçeklere bağlı kalarak anlatan eser için tanıtım toplantısı düzenlendi. Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen ‘Fetih Yolu’ romanı tanıtım toplantısına, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, eserin yazarı Hasan Erdem, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Yıldırım İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. MİHENK TAŞI Kitap tanıtım programıda konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bursa’nın fethi, yalnızca bir şehrin alınışı değil; bir medeniyetin adalet, merhamet ve hikmet üzerine inşa ettiği büyük yürüyüşün en önemli duraklarından biridir. Osmanlı’nın beylikten cihan devletine uzanan yolculuğunda Bursa, siyasi bir merkez olmanın ötesinde kültürel, ahlaki ve felsefi bir mihenk taşıdır. Bu topraklarda yeşeren anlayış; insanı merkeze alan, farklılıkları zenginlik olarak gören ve kalıcı bir medeniyet tasavvurunu mümkün kılan bir ruhu temsil etmektedir” ifadelerini kullandı. KÜLTÜREL MİRAS Bu yıl Bursa’nın fethinin 700. Yıl dönümü olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, “Yıldırım Belediyesi olarak ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini yalnızca tarihsel bir olay olarak değil; taşıdığı değerler bütünüyle ele alıyor, bu mirası yeni nesillere aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü kapsamında hayata geçirdiğimiz projeler de bu anlayışın birer yansımasıdır. Bu kapsamda, ‘Fetih Yolu’ adlı eseri Bursa’ya kazandırmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. ‘Fetih Yolu’, yalnızca geçmişi anlatan bir roman değil; bugünü anlamaya ve geleceği daha sağlam temeller üzerine kurmaya katkı sunan bir kültür mirasıdır” diye konuştu. ‘KÖPRÜ KURMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ Medeniyetimizin köklü geçmişini ve değerlerini yaşatmanın önemine vurgu yapan Başkan Oktay Yılmaz; “Özellikle gençlerimizin tarihimizle güçlü bir bağ kurmasını, kendi medeniyet köklerini daha iyi tanımasını önemsiyoruz. Bu nedenle Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde düzenlediğimiz tanıtım toplantısında öğrencilerimizle bir araya gelmek, bu eseri onların dünyasına taşımak bizler için ayrıca anlamlı olmuştur. Yıldırım Belediyesi olarak, kültür ve sanat yoluyla geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya, Bursa’nın ve medeniyetimizin değerlerini anlatmaya devam edeceğiz. ‘Fetih Yolu’nun bu yolculukta önemli bir iz bırakacağına yürekten inanıyorum. Başta kıymetli yazarımız olmak üzere, bu önemli eserin ortaya çıkmasında emeği, katkısı olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Tarihi romanın yazarı Hasan Erdem ise yaptığı açıklamada; “Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında, bu kadim şehrin tarihini ve medeniyet ruhunu anlatan Fetih Yolu adlı eserin Yıldırım Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıkması benim için büyük bir onur. Bu eserle, Bursa’nın fethinin ardındaki mücadele ruhunu, adalet ve merhamet anlayışını genç nesillere tarihi gerçeklere sadık kalarak aktarmayı amaçladım. Kültür ve sanata verdiği destek, tarihe ve medeniyet mirasımıza sahip çıkan vizyonu için Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz’a ve Yıldırım Belediyesi’ne gönülden teşekkür ediyorum. Fetih Yolu’nun, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Tarih yeniden ayağa kalkıyor: Hisar'daki 700 yıllık hazirede heyecan veren çalışma Haber

Tarih yeniden ayağa kalkıyor: Hisar'daki 700 yıllık hazirede heyecan veren çalışma

Osman Gazi'nin oğlu ve Orhan Gazi'nin kardeşi Alaaddin Bey tarafından 1326 yılında yaptırılan ve Bursa'da Osmanlıların ilk camisi olarak kabul edilen Alaüddin Paşa Camii'nin haziresi, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek tekrar gün yüzüne çıkarılıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarihi ve kültürel mirasın korunması ve yaşatılması için kent genelindeki hazire ve tarihi kabirlerin bakım ve onarım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bursa'nın Fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında Hisar bölgesinde inşa edilen ve Osmanlı'nın ilk camisi olma özelliğini taşıyan Alaüddin Paşa Camii'nin haziresindeki tarihi mezar taşları günümüze kazandırılıyor. GİZLİ HAZİNE ORTAYA ÇIKARILDI Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Tarihi Kültürel Miras Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yapılan işlemlerle, yıllar içinde doğal etkenler ve çevresel şartlar nedeniyle görünmez hale gelen mezar taşları uzman ekipler tarafından titizlikle ortaya çıkarılıyor. Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının bulunduğu alanın bakım ve onarımları, mezarların özgün yapısına sadık kalınarak gerçekleştiriliyor. Mezar taşlarındaki kitabeler ve süslemeler ise detaylı şekilde kayıt altına alınıyor. Alaüddin Paşa Camii haziresinin özgün dokusu korunarak, ziyaretçiler için daha nitelikli ve bilinçli bir ziyaret alanı oluşturulması hedefleniyor. "HAZİREYİ OLDUĞU GİBİ ORTAYA ÇIKARDIK" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Alaüddin Paşa Camii'ni ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Günümüzden tam 700 yıl önce Bursa'nın fethinin ardından inşa edilen caminin Bursa tarihi açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Gerçekleştirdiğimiz uygulamayla hazireyi olduğu gibi ortaya çıkardık. Arkadaşlarımız yoğun bir çalışma yürüttü. Alanda dönemin önemli insanlarının mezarları da bulunuyor. Hem büyüklerin hem de çocukların mezarları var. Bu kıymetli mezar taşları caminin haziresinde yeniden gün yüzüne çıkarıldı" dedi. "BU ESERLERE SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN SORUMLULUĞU" Hazirede ortaya çıkarılan mezarların hem korunacağını hem de gelecek kuşaklara aktarılacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Bu tür değerlerimiz çocuklarımıza anlatacağız. Hikâyesini oluşturarak gelen misafirlerimizle paylaşacağız. Bu eserlere sahip çıkmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur" diye konuştu. Alaaddin Mahalle Muhtarı Emine Aytekin, Osmangazi Mahalle Muhtarı Abdullah Aksoy ve Alacahırka Mahalle Muhtarı Cevdet Kurtuluş ise, tarihin yeniden ayağa kaldırmasından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek emeklerin dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e teşekkür etti.

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi Haber

Kültürel miras atağa kalktı: Son 23 yılda 13 bin 448 eser Türkiye’ye iade edildi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz yıl 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni'ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi. "Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz" Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı. "Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır" Konuşmasında Türkiye'nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "GERÇEK SANATÇI VE USTA İŞTE BU HAKİKATİN İZİNİ SÜREN EMEĞİYLE, YORUMUYLA, ESERLERİYLE BİZE YENİ UFUKLAR ÇİZEN İNSANDIR" Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.' Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008'den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BU YIL İSE LİSTEMİZE 10 YENİ İSİM DAHA EKLİYOR YAŞAYAN İNSAN HAZİNELERİ VARLIĞIMIZI DAHA DA ZENGİNLEŞTİRİYORUZ" Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz'ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı'yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu'yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat'ı, Mücellit Mehmet Karsı'yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer'i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı'yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman'ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca'yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp'i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu. "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum" Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi. "NE YAZIK Kİ BİZİM OLAN DEĞERLERİ BUGÜNÜN GENÇLERİNE ANLATMAKTA VE ZAMAN ZAMAN SIKINTI YAŞIYORUZ" Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız." "SON 23 YILDA YURT DIŞINA KAÇIRILAN 13 BİN 448 ESERİN ÜLKEMİZE İADESİNİ SAĞLADIK" Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600'ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı' çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.

Çocuklar el emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e hediye etti Haber

Çocuklar el emeklerini Başkan Şadi Özdemir’e hediye etti

Nilüfer Belediyesi, 9-14 yaş arası çocukların yaşadıkları bölgeyi tanıması, koruma bilinci ve farkındalık kazanması ve sürdürülebilir projeler üretmesi hedefiyle "Köyünün Geleceği Misin?" isimli proje düzenliyor. Her yıl farklı mahallede hayata geçirilen proje, 2025’te Badırga Mahallesi’nde yapıldı. Çocukların hem kişisel gelişimlerine, hem de yaşadıkları bölgeye dair derinlemesine bilgi ve aidiyet duygusu kazanmalarına katkı sağlaması hedeflenen projeye 22 çocuk katıldı. Çocuklara; sinema, kısa film, arkeoloji, sözlü tarih, kırsal turizm, oryantiring, fotoğrafçılık, seramik, proje yazma, sosyal medya ve ritim gibi çeşitli atölye ve eğitimler verildi. Nilüfer Belediyesi Kültürel Miras Bürosu uzmanları ve gönüllü akademisyenler tarafından yürütülen programda, takım çalışması ile başlayıp, sözlü tarih ve arkeolojik keşiflerle bölgenin tarihinin öğrenilmesi, sanat atölyeleri ve teknik eğitimlerle zenginleşti. Proje süresince edindikleri bilgi ve deneyimleri sanata dönüştüren Badırgalı çocuklar, köylerinin kültürel mirasını yansıtan bir seramik pano hazırladı. Ortaya koydukları bu eseri sunmak üzere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i makamında ziyaret eden çocuklar, projeye katılmaktan duydukları mutluluğu paylaştılar. "ÇOCUKLARIMIZI VE GENÇLERİMİZİ ÖNEMSİYORUZ" Çalışmalarından dolayı çocukları tebrik eden Başkan Şadi Özdemir, bu tür projelerin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekti. Çocuklara kendilerini her alanda geliştirebilecekleri bu tip fırsatları sunmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Onların hem kültürel değerlerine sahip çıkmalarını, hem de sosyal hayatta aktif rol alarak kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını önemsiyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ziyaretin sonunda çocukların taleplerini de dinleyen Başkan Şadi Özdemir, günün anısına çeşitli hediyeler vererek, hatıra fotoğrafı çektirdi.

AK Partili Kılıç Bursa’nın yatırım karnesini açıkladı: Cumhuriyet Tarihinin en yoğun dönemi Haber

AK Partili Kılıç Bursa’nın yatırım karnesini açıkladı: Cumhuriyet Tarihinin en yoğun dönemi

AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısıyla, 2023–2025 yıllarını kapsayan dönemde Bursa’da kamu kurumları eliyle yürütülen projelere ilişkin bilgi verdi. Üç yıllık dönemi kapsayan veriler, Bursa’nın Cumhuriyet tarihinin en yoğun yatırım dönemlerinden birine sahne olduğunu gösterdi. Kılıç, “Bizim anlayışımızda siyaset; lafla değil, eserle yapılır. Bursa’da attığımız her adımın merkezinde insanımızın huzuru, güvenliği ve geleceği vardır. Bu anlayışla, AK Parti iktidarı olarak şehrimizin dört bir yanında yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. EĞİTİMDE TARİHİ REKOR: 2,6 MİLYAR TL’LİK DEV BÜTÇE Kılıç, konuşmasının önemli bir bölümünü eğitim yatırımlarına ayırarak, Bursa’da derslik sayısındaki artışa dikkat çekti. 2023–2025 yılları arasında toplam 1.228 yeni dersliğin eğitime kazandırıldığını belirten Kılıç, “Toplamda 2 milyar 680 milyon TL’yi aşan bu yatırımlar sadece binalardan ibaret değildir; modern laboratuvarlar, spor alanları ve güvenli okul ortamlarıdır. Yatırımlarımızı Yıldırım’dan İnegöl’e, Mudanya’dan Mustafakemalpaşa’ya kadar adil bir şekilde dağıttık” ifadelerini kullandı. SAĞLIKTA STRATEJİK HAMLELER VE 10 MİLYAR TL’LİK VİZYON Sağlık yatırımlarıyla Bursa’nın bir “sağlık üssü” haline dönüştüğünü vurgulayan Ahmet Kılıç, rakamların ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. 2022-2025 yılları arasında tamamlanan 26 farklı projenin güncel bedelinin 948 milyon 963 bin TL olduğunu belirten Kılıç, “Çekirge Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, Spastik Çocuklar Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi, Muradiye Memleket Hastanesi güçlendirme çalışmaları ve Emek Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi projelerinin toplam büyüklüğü 2025 eskaleli bedelleriyle 10 milyar 156 milyon TL’ye ulaştı. Harmancık 10 yataklı Entegre İlçe Hastanesi tamamlanarak hizmete sunulurken; Nilüfer, İnegöl, Yenişehir, İznik ve Gemlik gibi ilçelerde Sağlıklı Hayat Merkezleri ve 112 Acil istasyonları ile birinci basamak sağlık hizmetleri güçlendirildi. Eser ve hizmet siyasetimizin en temel başlıklarından biri, hiç şüphesiz sağlık yatırımlarıdır. Çünkü sağlık, ihmali olmayan; günü değil, geleceği planlamayı gerektiren bir alandır. Biz sağlıkta; geçici çözümler üretmiyoruz, tabela projelerle yetinmiyoruz, sadece bugünü değil, yarını inşa ediyoruz. Bursa’da sağlık alanında hayata geçirilen bu yatırımlar; insanı merkeze alan, erişilebilir, güçlü ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin sahadaki karşılığıdır” diye konuştu. SPOR VE GENÇLİK: “MUHALEFET VAAT EDER, AK PARTİ İMKAN SUNAR” Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Spor Toto Teşkilat Başkanlığı aracılığıyla yürütülen çalışmalara da değinen Kılıç, Bursa genelinde 30’dan fazla büyük projenin sürdüğünü ifade etti. Kılıç, şunları söyledi : “İznik, İnegöl, Keles ve Orhaneli ilçelerinde yüzme havuzları, gençlik merkezleri ve kampüsler tamamlandı. Uludağ Üniversitesi kampüsüne yüzme havuzu ve 3 büyük basketbol sahasını içeren spor kompleksi kazandırıldı. 2024 yılında 200 milyon TL’lik ek yatırımla Yıldırım Yunusemre Spor Salonu ve Osmangazi Güreş Eğitim Salonu gibi tesisler modernize edildi. Muhalefetin gençliğe vadettiği tek şey vaat bizim gençliğe sunduğumuz şey imkandır. Sporu tabana yayan, gençliği merkeze alan bu anlayışla Bursa’mız için çalışmaya, üretmeye ve eser kazandırmaya devam edeceğiz.” SOSYAL HİZMETLER VE TOKİ: GÜVENLİ ŞEHİRLER Sosyal devlet anlayışının Bursa’daki yansımalarını aktaran Kılıç, Yıldırım Ali Osman Sönmez Huzurevi’nin %95 tamamlanma oranına ulaştığını ve 2025 yılı için 100 milyon TL ödenek ayrıldığını belirterek, “Sosyal hizmetler; insana dokunan, hayatı kolaylaştıran, devletin şefkat elini her hanede hissettiren anlayıştır” dedi. Ayrıca Mustafakemalpaşa Engelsiz Yaşam Merkezi ve Nilüfer Çocuk Evleri Sitesi gibi projelerin takviminin işlediğini bildiren Kılıç, TOKİ eliyle yürütülen konut seferberliğine ilişkin olarak, “Şu an itibarıyla Gürsu, Karacabey, Nilüfer ve Kestel dahil olmak üzere 18 farklı noktada 8 bin 684 konutun inşaatı hızla yükseliyor. Bu konutları 2026 ve 2027 yıllarında vatandaşlarımıza teslim edeceğiz” dedi. ULAŞIM VE KÜLTÜREL MİRAS Ulaşım yatırımlarıyla ilgili olarak, “Ulaşım, kalkınmanın ön şartıdır. Sanayi, turizm, tarım ve ticaret; güçlü bir yol altyapısı olmadan büyüyemez” ifadelerini kullanan Kılıç, Doğancı Tüneli’nin açılmasının tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Kılıç, Mudanya-Gemlik yolu ve Hızlı Tren Garı bağlantı yollarının öncelikli olduğunu söyledi. Kültürel alanda ise İznik Surları, Emir Sultan Camii ve Orhangazi Türbeleri gibi vakıf eserlerinin restorasyonlarının tamamlandığını, Bursa’nın tarihi kimliğinin korunduğunu ifade etti. Kılıç, “Üreteni hazmedemeyen, taş üstüne taş koymayan anlayışın eleştirileri Bursalılar nezdinde hükümsüzdür. Tarih yapandan yana yazılır, konuşandan değil” diye konuştu. “TAKDİR VE TEBRİK ETMEYİ ÖĞRENMELİLER” Bursa’da hayata geçirilen bu yatırımların; konuttan eğitime, sağlıktan ulaşıma, kültürden sosyal hizmetlere kadar bütüncül bir kalkınma anlayışının ürünü olduğunu, tamamlanan ve yapımı devam eden tüm bu yatırımların, güçlü devlet iradesinin sahadaki karşılığı olduğunu söyleyen Ahmet Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı : “Bizler günü kurtaran değil; gelecek nesillere güçlü bir Bursa bırakmayı hedefleyen bir anlayışla çalışıyoruz. AK Partinin eser ve hizmet siyasetine muhalefet ancak alkışlayarak yapılır. Takdir ve tebrik etmenin ötesinde her hangi bir tutum milletimiz nazarında zaten itibar problemi yaşayan muhalefeti daha da içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır. AK Parti olarak bizler 11 Milyon 543 bin üyemiz ve teşkilatımızla tam kadro olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye yüzyılı vizyonumuza kendinden emin ve kararlı adımlarla yürümeye davam edeceğiz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.