SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuraklık

Söz Bursa - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

80 ilde artarken bir tek orada düştü: Traktör sayısında Şanlıurfa istisnası! Haber

80 ilde artarken bir tek orada düştü: Traktör sayısında Şanlıurfa istisnası!

Türkiye'nin 81 ilinden 80'inde geçen yıl traktör sayısı artarken sadece Şanlıurfa'da düştü. 2025 yılına ait "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, Türkiye'de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Türkiye'de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267'den 50 bin 237 artış ve yüzde 2,2 yükselişle 2 milyon 315 bin 504'e çıktı. Türkiye'de en fazla traktöre sahip il olan Manisa'da geçen yıl traktör sayısı, 2 bin 944 adet artışla 111 bin 999'a ulaştı. İkinci sıradaki Konya'da trafiğe bin 86 adet yeni kayıt yapıldı ve traktör sayısı 105 bin 42'ye çıktı. İzmir'de 2 bin 709 adetlik artışla 87 bin 213'e, dördüncü sıradaki Bursa'da 2 bin 301 adetlik yükselişle 81 bin 204'e geldi. Ülkedeki 81 ilin 80'inde trafiğe kayıtlı traktör sayısında geçen yıl artış yaşanırken Şanlıurfa'da düştü. Trafikten kaydı silinen traktör sayısı Şanlıurfa'da yüksek olunca 2025'te kentteki azalış 186 adet oldu ve toplam sayı 45 bin 652'den 45 bin 466'ya geriledi. Şanlıurfa Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Faruk Akbaş, zirai don ve kuraklık gibi tarım sektörünü sıkıntıya düşüren iklim olaylarının çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, "Sulama imkanı olmayan kuru arazilerde çiftçi masraflarını karşılayamaz duruma geldi. Fıstık fiyatlarındaki dalgalanmalar da çiftçiye olumsu yansıdı. Çiftçi bırakın traktör almayı, elindekini satar duruma geldi. Kent içinde satamadığını başka illere sattı" dedi.

Çınarcık havzası tehlikede: Bozbey maden ruhsatlarına karşı çıktı Haber

Çınarcık havzası tehlikede: Bozbey maden ruhsatlarına karşı çıktı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Çınarcık Barajı havzasındaki madenciliğe dikkati çekerek, "Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor." dedi. Bozbey, bilim adamlarının iklim, kuraklık ve susuzluk üzerine yaptığı araştırmaların, "küresel su iflası" olarak tanımlanan geri dönülmez süreci ortaya koyduğunu belirtti. Aralık ayında bilim insanlarının raporunun Bursa için önemine işaret eden Bozbey, şunları söyledi: "Sadece Bursa için söylüyorum. 2023 ile 2024 su arasında barajlarımızda su birikmiş durumda. 2024 ekimiyle 2025 ekimi arasında barajlardaki su miktarı ciddi düşüş yaşıyor. Yani 2024 ekiminde yüzde 30 seviyelerinde olan Doğancı ve Nilüfer barajları 2025 ekiminde sıfıra geldi. Son yıllarda yağış miktarına bakıldığında azalma olduğu görülüyor. 2026 yazının 2025'ten daha sıcak geçeceğini ifade ediliyor. Bunun için kent yöneticileri olarak özellikle suyun çok kıymetli değer olduğunu aynı zamanda Bursa'nın su şehri olmadığını bilmemiz gerektiğinin altını çizerek suyu asla siyaset malzemesi yapmamamız gerekiyor." Çınarcık Barajı için DSİ Bölge Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür eden Bozbey, "Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı daha kötü günleri bekliyor olabilirdik. Kimin emeği varsa katkısı varsa yürekten teşekkür ediyorum." dedi. Bozbey, bugün en büyük havzaya sahip olan barajın Çınarcık Barajı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor. Özellikle Çınarcık Havzası, Kütahya ve Eskişehir'e kadar uzanıyor. Çok büyük alana sahip. O havza üzerinde maden arama gibi ruhsatları vermememiz gerekiyor. Orada maden faaliyeti gösteren kurumların da su için Bursa'nın geleceği için faaliyetlerini iptal etmenin doğru olduğunu düşünüyoruz."

Bursa’nın su geleceği masaya yatırıldı: Dev Çalıştay başladı Haber

Bursa’nın su geleceği masaya yatırıldı: Dev Çalıştay başladı

Bursa Belediyeler Birliği; İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "SU KAYNAKLARI SINIRSIZ DEĞİL" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "BELEDİYECİLİK MAZERET GÖSTERMEK DEĞİLDİR" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM ANLAYIŞI" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDECEK" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "YATIRIMLARIN YÜZDE 90'INI BİZ YAPTIK" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ'A TEŞEKKÜR Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!" Haber

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!"

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İznik Gölü’nün hem kuraklık hem de kirlilik tehdidi altında olduğunu belirterek, kıyı şeridindeki asfalt tesisinin faaliyetlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Devlet kurumlarının "yol yapımı" bahanesiyle çevre katliamına göz yumduğunu savunan Kaya, konuyu yargıya ve Meclis’e taşıyacaklarını duyurdu. "HASTANENİN KARŞISINDA ASFALT TESİSİ OLUR MU?" Tesisin konumuna dikkat çeken İsmail Kaya, "Hangi akıl, hangi vicdan, bir asfalt tesisini hem göl kıyısına hem de hastanenin karşısına kurar? Yıllardır bölge halkı zehirli duman soluyor, dayanılmaz koku ve gürültüye maruz kalıyor. Hastaneye gelen vatandaşlarımız ve sağlık çalışanlarımız bile bu kirlilikten etkileniyor. Bu tablo açıkça görevi kötüye kullanmadır" dedi. "FATURA YİNE ÇİFTÇİYE KESİLİYOR" İznik Gölü’nün sanayi kuruluşları tarafından tüketildiğini ve koruma önlemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölü tüketen sanayi kuruluşlarını görmeyenler, kapalı sistem sulamayı teşvik edemeyenler, su kaybını önleyemeyenler çözümü çiftçinin suyunu kısmakta buldu. Tek bildikleri halktan tasarruf olanlar, faturayı yine üreten hemşerilerimize kesti." "BU SKANDALIN ÜZERİ KAPATILAMAZ" İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Kaya, şu talepleri sıraladı: *Tesisin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. *Tüm izin süreçleri kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır. *Göl kirliliğine göz yumanlar hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor! Haber

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor!

Bursa'da geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Kraliçe iniciri olarak bilinen Bursa siyah incirinde ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı.İhracatta kilogram başı değer 1 dolar artışla yüzleri güldürdü. Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor. Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor. "Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İHRACATTA KİLOGRAM BAŞINA 1 DOLARLIK DEĞER ARTIŞI OLDU 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu. Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

Bursa’da kar yağışı Doğancı Barajı’na can suyu oldu Haber

Bursa’da kar yağışı Doğancı Barajı’na can suyu oldu

Bursa'da etkili olan kar yağışları barajlara da olumlu yansıdı. Doğancı Barajı'nda drone ile kaydedilen görüntülerde, karla kaplı tepelerin arasında su seviyesinin az da olsa yükseldiği gözlemlendi. Buski yetkilileri, yağışların şu anda barajları doldurmaya yeterli olmadığını ifade ederek, tasarrufa devam çağrısı yaptı. Bursa'da son günlerde etkili olan kar yağışları, kentin önemli su kaynaklarından biri olan Doğancı Barajı'na can suyu oldu. Karlarla kaplanan tepelerin arasında kalan baraj, havadan görüntülendi. Drone ile kaydedilen görüntülerde, beyaz örtüyle kaplanan dağlık alanların ortasında yer alan Doğancı Barajı'nın dikkat çekici manzarası ortaya çıktı. Kar yağışlarının ardından baraj havzasında su seviyesinde az da olsa artış gözlemlenirken, kar sularının barajlara olan katkısı bir kez daha gözler önüne serildi. İKLİM KRİZİ KAPIDA Tüm dünyada insanlığın yaklaşan iklim krizine koşar adım ilerlediğini kaydeden Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) Başkanı Murat Demir, "2026 yılının ilk haftasındayız, 2025 yılını büyük bir kuraklık yaşayarak geçirdik. Önce bahara girerken zirai don yaşadık. Ardından da yıl sonlarına kadar sürecek bir kuraklık yaşadık. Bursa'nın barajları yüzde 0'ı gördü. Yer altı sularıyla şebekeyi destekleyerek Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursalılara su verdi. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün yapmış olduğu açıklamada 2050 yılında varmamız gereken sıcaklığa 2025 yılında ulaşmış olduk. Bu da iklim krizine insanlığın koşar adım gittiğinin kanıtı oldu. Son 52 yılın en kurak yılını yaşadık. Bursa bir su şehri olmasına rağmen Bursa'da susuzluk yaşadık. 2 gün öncesinde Bursa'ya yağan kar, hepimize umut verdi. 2 gün öncesinde Bursa -2 derece iken bugün 16 derece. İklim değişikliğini yaşıyoruz ve sonuçlarına katlanıyoruz" şeklinde konuştu. "BARAJLAR SU ÜRETMİYOR" Barajların yeniden dolması için ormanların korunması gerektiğini söyleyen Demir, "Barajlarımızın doluluk oranı fena değil. Kar yağdı, birden eridi. Bu iyi bir şey değil mevcut karın zamanla peyderpey eriyerek yer altı sularına katkı sağlaması gerekirdi. Evet barajlarımızda su var ama barajlar su üretmiyor. Suyu üreten dağlarımız, ormanlarımızdır. Ormanlarımıza iyi bakarsak, haddinden fazla vahşi madencilik ruhsatları vermezsek, doğayı rehabilite edersek bu dağlar, ormanlar Bursa'mıza tekrar su verecektir" dedi.

Başkan Bozbey: "Hiçbir tarla boş kalmasın, çiftçimizin yanındayız" Haber

Başkan Bozbey: "Hiçbir tarla boş kalmasın, çiftçimizin yanındayız"

Bursa’da çiftçilerin gelir düzeyini artırma ve üretim verimliliğini daha yukarıya çekme hedefiyle çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da bereketli toprakların yeniden can bulması için tarım ve hayvancılık alanlarında desteklerini artırarak sürdürdü. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarım Peyzaj A.Ş ve Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) marifetiyle 17 ilçenin kırsal mahallelerinde yıl boyunca üretime değer katan adımlar atıldı. ÜRETİCİYE YÜZDE 100 DESTEK Bursa Büyükşehir Belediyesi, kente kazandırdığı Tarım Plast Fabrikası’nda geri dönüşümle elde edilen toplam 14 milyon 605 bin metre damla sulama borusunu 17 ilçeden 5.807 üreticiye yüzde 100 hibeli dağıttı. Yine 5.807 çiftçiye yüzde yüz hibeli olarak 4’er bin TL’den toplam 23 milyon 228 bin TL tutarında mazot desteği sağlandı. Yine Tarım AŞ bünyesine kazandırılan Sıvı Gübre Üretim Tesisinde üretilen 142 bin 120 kilogram sıvı gübre 6.460 üreticiye dağıtıldı. 1603 üreticiye 4 bin TL yem, 4 bin TL aşı olmak üzere toplam 8 bin TL destek sağlandı. BÜYÜKŞEHİR’İN TARLADA İZİ VAR Binin üzerinde çiftçiye toplamda 33 ton silajlık mısır tohumu, yulaf ve aspir tohumu ve İtalyan çim tohumu desteği sağlanırken, toplamda 1 milyon 244 bin adet çilek, fide, ahududu, aronya, ceviz, kestane, Trabzon hurması ve yaban mersini fidanı desteği verildi. Gemlik ilçesindeki çiftçilere destek amacıyla 206 üreticiden 98,4 ton zeytin satın alındı. 100 dekar alanda 2.500 kg buğday tohumu Tarım AŞ tarafından temin edilerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından ekimi yapıldı. Toplam 400 üreticiye 44 ton tohumluk buğday yüzde 100 hibeli olarak dağıtıldı. 230 dekar alanda 200 kilogram ayçiçeği tohumu Tarım AŞ tarafından temin edilerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından ekimi yapıldı. 20.520 kg yağlık ayçiçeği hasat edildi. Elde edilen 1.075 adet 5 litrelik ayçiçeği yağı ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Ayrıca dağ yöresine dağıtılan ata tohumu siyez buğdayı alımı da yapılarak üreticiye destek olundu. TARIM İŞÇİLERİNE DESTEK Mevsimlik tarım işçileri için Serme Mahallesi’ne 662 kişinin yararlandığı 6 adet konuk evi desteği sağlanırken çocuklar ve gençlerin tarım ve çevre konusunda bilinçlenmesi amacıyla başlatılan Yeşil Kapsül projesinde 132 okul ve kreşten 9.736 öğrenci ve 17.550 ziyaretçi ağırlandı. Bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Bursa Tarım Şenliği’ ile Sorgun peyniri, ata tohumu siyez buğdayı, Gemlik ve Mudanya zeytinleri başta olmak üzere dernek ve kooperatifler tarafından Bursa’nın hasat dönemi meyve-sebzeleri ve raf ömürlü gıda ürünleri sergilendi. ÇİFTÇİYE MAKİNE EKİPMAN DESTEĞİ Çiftçi ve üreticilere dönük biçerdöver, koyun yıkama makinesi, arıcılık malzeme ve kovan, süt güğüm, büyükbaş hayvan kaba yem, kantar, salça ve ceviz makinesi, silaj paketleme hizmeti, çilek malç makinesi, balya makinesi, traktör arkası burgu makinesi, elektrikli vinç, soğuk pres ve yağ makinesi, tel çift, katı gübre dağıtma römorku, ceviz taşıma bandı, diskaro, lastikli merdane, süt analiz cihazı, toprak ve yaprak analiz cihazı, taraklı zeytin top makinesi, zeytin silkeleme ve eleme makinesi, zeytin örtü ve kasası destekleri de 2025 yılında yapılan hizmetler arasında yer aldı. “TARIMSAL ÜRETİM ARTMALI” Bursa’nın tarım kenti olduğunu vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gençlerin de tarımla uğraşmasını ve geçinebilmelerini istediklerini dile getirdi. Tarımla uğraşan herkese destek olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Aile işletmelerini geliştirmeliyiz. Çiftçiye her alanda destek vermek boynumuzun borcudur. Hiçbir tarlanın boş kalmasını istemiyoruz. Ancak yaşanan kuraklık sebebiyle daha fazla gelir getiren ancak suya daha az ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeliyiz. Tohum, fide, fidan, mazot desteklerini yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Çiftçimizin üretmesini istiyoruz. Ektiği ürünün karşılığını alması için pazar konusunda planlama yapmalıyız. Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Pirinç ithalatında 13 katlık şok artış! Ediz Ün: "Üreticiye ithalat sopası vuruluyor" Haber

Pirinç ithalatında 13 katlık şok artış! Ediz Ün: "Üreticiye ithalat sopası vuruluyor"

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, çeltik üreticilerinin ürünlerini satamaz hale geldiği bir dönemde pirinç ithalatının Ekim ayında 13 kat artmasına sert tepki gösterdi. Ün, yanlış ithalat ve fiyat politikalarının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini vurguladı. Türkiye’nin çeltik üretiminde başı çeken ili Edirne’de, fiyatların aşırı düşmesi nedeniyle üreticilerin büyük mağduriyet yaşadığını belirten Ün, son yıllarda çiftçinin üst üste darbeler aldığını söyledi. Kuraklık, zararlılar ve artan maliyetlerle mücadele eden üreticinin bu kez piyasa fiyatlarıyla vurulduğunu ifade eden Ün, şunları kaydetti: “Çeltik üreticisi ürününü ya elinde tutmak zorunda kaldı ya da zararına satıyor. Oysa çeltik üretiminin desteklenmesi gerekirken, uygulanan fiyat politikaları üretimi sürdürülemez hale getiriyor. Türkiye yılda ortalama 1 milyon ton çeltik üretiyor. Bu politikalarla ne üretimi koruyabiliriz ne de üretici bulabiliriz. Toprak Mahsulleri Ofisi bir an önce devreye girmelidir.” Son yıllarda pirinç ithalatında olağanüstü bir artış yaşandığına dikkat çeken Ün, fiyatlardaki düşüşün temel nedeninin ithalat olduğunu söyledi. Verilerle durumu ortaya koyan Ün, “Geçen yıl Ekim ayında 1.707 ton olan pirinç ithalatı, bu yıl aynı ayda 13 kat artarak 22 bin 569 tona çıktı. Ocak–Ekim döneminde ise ithalat yüzde 70 artışla 126 bin tonu aştı. Hasat döneminde ithalata izin verilmemesi gerekirken, Tarım ve Orman Bakanlığı üreticiyi koruyacak hiçbir adım atmıyor. Tam tersine, çiftçinin ürünü değer kaybederken ithalatın önü açılıyor” dedi. AKP iktidarının tarımda üretim yerine ithalatı tercih ettiğini vurgulayan Ün, Edirne ve Trakya çiftçisinin bu anlayıştan doğrudan etkilendiğini belirtti. Ün, “Edirne için üç temel ürün var: Ayçiçeği, buğday ve çeltik. Ayçiçeği ve Buğday ithalatında da dünyada birinci sırada yer alıyor. Çeltikte ise ithalatta 12’inci sıradayız. Bölge çiftçisi ne üretirse üretsin, ithalat sopasıyla karşı karşıya kalıyor. Bu koşullarda çiftçi nasıl ayakta kalsın?” diye konuştu. Sulama altyapısındaki eksikliklerin giderilmediğini, kuraklıkla mücadelede yeterli adım atılmadığını belirten Ün, “Kuraklık var, ithalat var, fiyat yok. Çiftçi ne yapsın? Çözüm bellidir: TMO etkin şekilde devreye girmeli, taban fiyat üreticiyi koruyacak düzeyde açıklanmalı, hasat döneminde ithalat durdurulmalıdır. Yapılacaksa bir iş önce Edirneli üreticinin elindeki çeltiği alsınlar” ifadelerini kullandı. Trakya’da çiftçilerin tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşadığını söyleyen Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu düzen ilk seçimlerde değişecek. Bölgenin ürettiği ürünler, aynı zamanda ithalat konusu olmaktan çıkarılacak. Kimse Edirne ve Trakya çiftçisini ithalatla dizayn edemeyecek. Önceliğimiz su, üretim ve alın terinin karşılığı olacak. Çiftçimizi hiçbir zaman ithalata ezdirmeyeceğiz. Güzel günleri hep birlikte, üreterek ve çalışarak inşa edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.