SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuraklık

Söz Bursa - Kuraklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuraklık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İznik Gölü için alarm çanları çalıyor: "2 yıl sonra bir damla su bulamayabiliriz!" Haber

İznik Gölü için alarm çanları çalıyor: "2 yıl sonra bir damla su bulamayabiliriz!"

Bursa'da İznik ve Orhangazi'yi doğrudan etkileyen İznik Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İKİ YIL SONRA ÇİFTÇİ SU BULAMAYABİLİR" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. MUHTARLARDAN ORTAK ÇAĞRI: "GÖL OLMAZSA TARIM DA OLMAZ" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

Orhaneli’de su savaşı! 100 bin tonluk servet yok edilmek istenince köylü ayaklandı Haber

Orhaneli’de su savaşı! 100 bin tonluk servet yok edilmek istenince köylü ayaklandı

Bursa'nın Orhaneli ilçesine bağlı Erenler Mahallesi'nde eski mermer ocağında ortaya çıkan ve yaklaşık 100 bin tonluk suyun biriktiği havzanın kapatılmak istenmesi mahalle halkını sokağa döktü. Yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan köylüler, Bursa'daki kuraklığı ve geçen yaz yaşanan orman yangınlarını hatırlatarak su kaynağının kapatılmamasını istedi. Bursa'nın Orhaneli ilçesi Erenler Mahallesi'nde 18 yıl önce kurulan mermer ocağında zamanla oluşan ve kaynak suyuyla dolan havza, bölge halkının tek su umudu haline geldi. Yaklaşık 2 yıl önce faaliyetlerini sonlandıran mermer şirketi, mahalle sakinlerinin bu sudan faydalanmasına izin vererek ruhsatını bir süre daha elinde tuttu. Ancak şirketin geçtiğimiz aylarda ruhsat iptali için başvuruda bulunmasıyla birlikte bölgedeki su kaynağı yeniden gündeme geldi. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, şirketten ocağın bulunduğu alanın rehabilite edilmesini ve oluşan su havzasının doldurularak kapatılmasını istedi. Bu karar, özellikle yaz aylarında ciddi su sıkıntısı yaşayan Erenler Mahallesi sakinlerini harekete geçirdi. Köylüler, hem Bursa genelinde yaşanan kuraklığı hem de geçtiğimiz yaz Harmancık bölgesinde çıkan orman yangınlarını hatırlatarak, bu suyun hayati önem taşıdığını vurguladı. Yaklaşık 100 bin ton civarında suyun bulunduğu havza, son 2 yıldır tarımsal sulamada kullanılıyor. Bu sayede bölgede ekili alanlarda ciddi verim artışı yaşandığı belirtiliyor. Mahalle sakinleri, derelerin kuruduğunu, çeşmelerden su akmadığını ve yaz aylarında Bursa merkezinde bile su kesintileri yaşandığını hatırlatarak, mevcut bir su kaynağının kapatılmasının büyük mağduriyet oluşturacağını ifade ediyor. KÖYLÜLER 2 KİLOMETRELİK HAT ÇEKTİ Köylüler, kendi imkanlarıyla ve imece usulü çalışarak yaklaşık 2 kilometrelik bir hat üzerinden, herhangi bir enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya ulaştırmayı başardı. Tankerlerle taşınan suyun mahalledeki herkes tarafından kullanıldığı öğrenildi. Buna rağmen havzanın kapatılması yönündeki talep, bölgede büyük endişeye yol açtı. Tüm mahalle sakinlerinin katıldığı eylemde, su kaynağının kapatılmaması ve alanın rehabilite edilerek suyun kullanıma açık bırakılması istendi. Köylüler, mevcut şartlarda bu sudan başka bir alternatiflerinin olmadığını, havzanın kapatılması halinde en basit tarımsal faaliyetlerin bile yapılamayacağını belirterek yetkililerden acil çözüm talep etti. Erenler Mahallesi'nde yaşanan bu gelişme, Bursa'da giderek artan kuraklık tehdidini ve kırsal bölgelerde suya erişimin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Köylüler, hem tarım hem de günlük yaşam için kritik öneme sahip olan bu su kaynağının korunmasını istiyor. "BİZİM BURADAKİ SUDAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK" Yaşanan su kriziyle ilgili konuşma yapan Erenler Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Eyüp Deniz, "Bu mermer ocağı 18 yıl önce açıldı. Mermer ocağının faaliyetlerinden dolayı oluşan bir havza var, etrafı taşlarla çevrili. 100 bin ton civarlarında su var, biz bu suyu 2 yıldır tarımsal faaliyetlerimizde kullanıyoruz. Buradaki su sayesinde ekinlerimiz yüzde yüze varan bir artış gösterdi. Bursa Tarım ve Orman Bölge Müdürlüğü buranın rehabilite edilmeden teslim alınmayacağını söylüyor. Bizler de kurum ve kuruluşlara giderek alanın rehabilite edilmesini ama suyun kullanıma açık bırakılmasını talep ediyoruz. Bizim buradaki sudan başka bir seçeneğimiz yok. Buradaki suyun kapatılmasıyla insanlar bahçelik domatesini bile yetiştiremeyecek. Derelerimiz kurudu, çeşmemizde su yok. Bursa merkezi yazın su kesintileriyle de uğraştı. Burada var olan bir kaynak suyu yok edilmeye çalışılıyor. 4 aydır devletin tüm kurumlarıyla temas halindeyiz. Yaprak gibi oradan oraya savruluyoruz ama kimse çözüm yoluyla yaklaşmıyor. İş makineleri çalıştırdık, köylülerimiz imece usulü çalıştı. 2 kilometre boyunca enerji sarfiyatı olmadan bu suyu belirli bir noktaya taşıyabildik. Tankerle taşıma yoluyla bu suyu köydeki herkes kullanabiliyor. Bu su kaynağının kapatılmasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı. "ACİLEN DURDURUN" Gerekli görüşmeler sağlanana kadar su havzasının durdurulmasını talep eden CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Yaklaşık 100 bin ton olduğu tahmin edilen bu su kaynağının, rehabilitasyon nedeniyle mermer ocağını işleten firma tarafından doldurulduğunu görüyoruz. Acilen devletin ilgili kurumları tarafından, buradaki haklı talep sonuçlanıncaya kadar su kaynağının kapanmasını durdurmalı. Şu andaki en önemli talep bu ve görüşmelere devam edilmeli. Çalışmaların durdurulmasıyla yapılan görüşmelere de köylülere de fayda sağlayacağını biliyoruz" dedi.

Sultan Dağları’na "Beyaz" umut: Eber Gölü ve Kiraz üreticisi nefes alacak! Haber

Sultan Dağları’na "Beyaz" umut: Eber Gölü ve Kiraz üreticisi nefes alacak!

Afyonkarahisar'ın Çay ilçesinden Konya'nın Akşehir ilçesine ve Isparta'ya kadar uzanan Sultan Dağları'ndaki beyaz örtü, kuraklık nedeniyle kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz üreticilerine umut oldu. Efsanelere de konu olan, Yeşilçiftlik beldesi ya da Doğancık köyünden bir gelinin dağa kaçmasından ve orada ölmesinden sonra efsaneleşen 100 kilometre uzunluğundaki Sultan Dağları'nın en yüksek zirvesi 2610 rakımlı olan Gelincik Kaya Tepesi... Bunu 2519 metre rakımlı Toprak Tepe ve 2063 rakımlı Kırkkaya Tepe izliyor. Çay, Sultandağı ve Akşehir ilçeleri boyunca uzanan Sultan Dağları, bu yıl ülkenin birçok bölümünde etkili olan yağıştan nasibini aldı. Son yıllarda rastlanmayan ölçüde karla kaplanan ve beyaz örtüsüyle büyüleyen Sultan Dağları'ndaki yüklü kar, kuraklık nedeniye kuruma riski bulunan Eber Gölü ve bölgedeki kiraz, vişne, elma ve diğer tarım ürünlerini üreten çiftçilere umut oldu. Halen devam eden yağmurların etkisiyle canlanma görülen Eber Gölü'ndeki su miktarının, karların erimesiyle ilkbaharda göle gelecek suyla birlikte daha da artması bekleniyor. Son yıllarda kuraklık nedeniyle kuruma riski taşıyan ve alınan birçok önleme rağmen ciddi bir iyileşme görülmeyen göldeki bu durum, meyve üretimi açısından önem taşıyor. Akşehir ve Eber Gölü havzasında yetiştirilen, onlarca ülkeye ihraç edilen dünyanın en kaliteli kiraz ve vişnesi, bölge tarımı ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyor. Göllerin yok olması, bölge iklimini bozacağından ve ürün kalitesini etkiyeceğinden özellikle Eber Gölü'nün korunması ve kurtarılması, hem kırsal yaşam, hem çiftçi refahı hem de milyonlarca dolar döviz girdisi sağladığı için ülke ekonomosi açısından büyük önem taşıyor. Bu çerçevede, Eber Gölü'ne gelecek her damlanın büyük önemi varken Sultan Dağları'ndaki kar yükü yüzleri güldürüyor. Bölgede dron çekimleri yapan Ali Çetinkaya da Sultan Dağları'nın zirvesini, karla beyaza bürünen ormanlık alanlarını havadan görüntüledi.

Bursa’nın can suyu geri döndü! Kuruma tehlikesi geçti, o gölet yeniden hayat buldu Haber

Bursa’nın can suyu geri döndü! Kuruma tehlikesi geçti, o gölet yeniden hayat buldu

Bursa Ovası’nın dünyaca ünlü siyah inciri ve şeftalisinin en büyük güvencesi olan Gölbaşı, rüsubat ve kuraklık tehdidini yağışlarla aşarak Kestel ve Gürsu üreticisine derin bir nefes aldırdı. Bursa'da bir dönem kuruma tehlikesiyle gündeme gelen Gölbaşı Göleti, son dönemde etkili olan yağışların ardından yeniden su tutmaya başladı. Bursa Ovası'nın tarımsal sulamasında önemli rol oynayan gölette su seviyesinin yükselmesi hem çiftçileri hem de bölge halkını sevindirdi. Uludağ'da kar sularının tamamen erimesiyle Gölbaşının tamamen dolması bekleniyor. Taşkınlar yaşanmaması için başka tedbir de alınacağı ifade ediliyor. Kestel ilçesinde bulunan ve Uludağ'dan gelen sularla beslenen Gölbaşı Göleti, geçtiğimiz aylarda kuraklık ve tabanında biriken rüsubat nedeniyle sulak alan özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Ancak son haftalarda Bursa genelinde etkisini artıran yağışlarla birlikte gölette yeniden doluluk gözlenmeye başladı. Gölet çevresinde yapılan incelemelerde, su seviyesindeki artışla birlikte doğal yaşamın da hareketlendiği görüldü. Özellikle kuş türleri ve çeşitli hayvanların yeniden göl çevresinde ve su yüzeyinde görülmeye başlanması, bölgenin ekolojik dengesi açısından umut verici bir gelişme olarak değerlendirildi. Bursa'nın şeftali, armut, siyah incir ve kiraz üretiminde önemli yere sahip Kestel ve Gürsu ilçelerinde ki tarım arazilerinin sulanmasında kritik rol üstlenen göletteki su artışı, üreticiler için de moral oldu. Bölge çiftçileri, yağışların bu şekilde devam etmesi halinde sulama konusunda yaşanabilecek risklerin azalacağını ifade ediyor. Yetkililer ise göletteki doluluk oranının artmasının sevindirici olduğunu ancak uzun vadeli çözüm için taban temizliği ve kapasite artırıcı çalışmaların önemini koruduğunu belirtiyor. Son yağışlarla birlikte yeniden canlanan Gölbaşı Göleti, hem tarımsal üretim hem de doğal yaşam açısından bölgeye umut verdi.

80 ilde artarken bir tek orada düştü: Traktör sayısında Şanlıurfa istisnası! Haber

80 ilde artarken bir tek orada düştü: Traktör sayısında Şanlıurfa istisnası!

Türkiye'nin 81 ilinden 80'inde geçen yıl traktör sayısı artarken sadece Şanlıurfa'da düştü. 2025 yılına ait "Motorlu Kara Taşıtları" verilerine göre, Türkiye'de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Türkiye'de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Toplam traktör sayısı 2 milyon 265 bin 267'den 50 bin 237 artış ve yüzde 2,2 yükselişle 2 milyon 315 bin 504'e çıktı. Türkiye'de en fazla traktöre sahip il olan Manisa'da geçen yıl traktör sayısı, 2 bin 944 adet artışla 111 bin 999'a ulaştı. İkinci sıradaki Konya'da trafiğe bin 86 adet yeni kayıt yapıldı ve traktör sayısı 105 bin 42'ye çıktı. İzmir'de 2 bin 709 adetlik artışla 87 bin 213'e, dördüncü sıradaki Bursa'da 2 bin 301 adetlik yükselişle 81 bin 204'e geldi. Ülkedeki 81 ilin 80'inde trafiğe kayıtlı traktör sayısında geçen yıl artış yaşanırken Şanlıurfa'da düştü. Trafikten kaydı silinen traktör sayısı Şanlıurfa'da yüksek olunca 2025'te kentteki azalış 186 adet oldu ve toplam sayı 45 bin 652'den 45 bin 466'ya geriledi. Şanlıurfa Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Faruk Akbaş, zirai don ve kuraklık gibi tarım sektörünü sıkıntıya düşüren iklim olaylarının çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirterek, "Sulama imkanı olmayan kuru arazilerde çiftçi masraflarını karşılayamaz duruma geldi. Fıstık fiyatlarındaki dalgalanmalar da çiftçiye olumsu yansıdı. Çiftçi bırakın traktör almayı, elindekini satar duruma geldi. Kent içinde satamadığını başka illere sattı" dedi.

Çınarcık havzası tehlikede: Bozbey maden ruhsatlarına karşı çıktı Haber

Çınarcık havzası tehlikede: Bozbey maden ruhsatlarına karşı çıktı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Çınarcık Barajı havzasındaki madenciliğe dikkati çekerek, "Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor." dedi. Bozbey, bilim adamlarının iklim, kuraklık ve susuzluk üzerine yaptığı araştırmaların, "küresel su iflası" olarak tanımlanan geri dönülmez süreci ortaya koyduğunu belirtti. Aralık ayında bilim insanlarının raporunun Bursa için önemine işaret eden Bozbey, şunları söyledi: "Sadece Bursa için söylüyorum. 2023 ile 2024 su arasında barajlarımızda su birikmiş durumda. 2024 ekimiyle 2025 ekimi arasında barajlardaki su miktarı ciddi düşüş yaşıyor. Yani 2024 ekiminde yüzde 30 seviyelerinde olan Doğancı ve Nilüfer barajları 2025 ekiminde sıfıra geldi. Son yıllarda yağış miktarına bakıldığında azalma olduğu görülüyor. 2026 yazının 2025'ten daha sıcak geçeceğini ifade ediliyor. Bunun için kent yöneticileri olarak özellikle suyun çok kıymetli değer olduğunu aynı zamanda Bursa'nın su şehri olmadığını bilmemiz gerektiğinin altını çizerek suyu asla siyaset malzemesi yapmamamız gerekiyor." Çınarcık Barajı için DSİ Bölge Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığına teşekkür eden Bozbey, "Çınarcık Barajı yapılmamış olsaydı daha kötü günleri bekliyor olabilirdik. Kimin emeği varsa katkısı varsa yürekten teşekkür ediyorum." dedi. Bozbey, bugün en büyük havzaya sahip olan barajın Çınarcık Barajı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bu havzalarımızda maden arama ya da madenle ilgili bir işlemin yapılmaması tarafındayız. Her açılan ocağın suyumuzu kirlettiğinin farkındayız ve aldığımız numuneler bize bunu gösteriyor. Özellikle Çınarcık Havzası, Kütahya ve Eskişehir'e kadar uzanıyor. Çok büyük alana sahip. O havza üzerinde maden arama gibi ruhsatları vermememiz gerekiyor. Orada maden faaliyeti gösteren kurumların da su için Bursa'nın geleceği için faaliyetlerini iptal etmenin doğru olduğunu düşünüyoruz."

Bursa’nın su geleceği masaya yatırıldı: Dev Çalıştay başladı Haber

Bursa’nın su geleceği masaya yatırıldı: Dev Çalıştay başladı

Bursa Belediyeler Birliği; İklim Değişikliği Başkanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ), Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ) ve Bursa Mimar Mühendisler Grubu iş birliğinde ‘Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı’ düzenliyor. Mövenpick Hotel’de Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Mimarlar Mühendisler Grubu Genel Başkanı Yavuz Sarı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Gürsu Belediye Başkan Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkan Şükrü Deviren, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir, DSİ Bölge Müdürü Kenan Akyürek, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AK Parti Bursa eski Milletvekili Bennur Karaburun, Bursa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Alinur Aktaş, akademisyenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bürokratlar, meslek odaları üyeleri katıldı. İki gün sürecek çalıştay boyunca kentin gelecekteki su güvenliği, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkileri ve entegre su yönetimi konuları masaya yatırılacak. Akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini, uzmanları ve sektör temsilcilerini buluşturacak etkinlikte içme suyu yönetimi, su kaynakları projeksiyonları, arıtma sistemleri, yeniden kullanım uygulamaları ile sanayi ve tarımsal su yönetimi gibi konular irdelenecek. "SU KAYNAKLARI SINIRSIZ DEĞİL" Küresel eğilimler ile Bursa’nın özgün su sorunlarını birlikte ele alarak kısa ve uzun vadeli çözüm önerilerinin geliştirilmesini hedeflenen çalıştayın açılışında konuşan Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, geleceğin inşasında en önemli etkenlerden birisinin su olacağını hatırlatarak çalıştayın önemini vurguladı. Bursa’nın en önemli özelliklerinin ‘yeşil’ ve ‘su’ olduğunu kaydeden Başkan Yılmaz, "Bugün burada sadece bir toplantı yapmak için değil, geleceğimizi birlikte inşa etmek için bir aradayız. Yarınlarımız, suyun bereketine emanettir. Çünkü su; hayatın ta kendisidir. Bununla birlikte son dönemde yaşanan birçok gelişme, maalesef suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini bizlere bir kez daha hatırlattı. Son yıllarda ülkemizin farklı şehirlerinde yaşanan su kesintileri plansızlık ve öngörüsüzlüğün neye mal olabileceğini hepimize açıkça göstermiştir" ifadelerini kullandı. "BELEDİYECİLİK MAZERET GÖSTERMEK DEĞİLDİR" Son yıllarda şehirlerde yaşanan su kesintilerini hatırlatan Başkan Oktay Yılmaz; "Bugün şehirlerimizde yaşanan su sorunu ve kesintileri sadece yağışla, iklimle, mevsimle açıklanamaz. Asıl sorun planlama yapmamak, alt yapıyı zamanında yenilememek, kaynakları doğru yönetememek ve en önemlisi de geleceği öngörememektir. İklim krizi, kuraklık, artan nüfus, hızlanan sanayileşme ve bilinçsiz tüketim gibi zorluklarla karşı karşıyayız. Ancak Bursa Belediyeler Birliği Başkanı olarak ifade etmek isterim ki belediyecilik zaten doğal ve küresel olayları mazeret gösterip sorumluluktan kaçmak değildir. Belediyecilik bu tip zorlukları aşmak için projeler geliştirip uygulamaktır" dedi. "AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YÖNETİM ANLAYIŞI" Bursa’nın, sanayi ve tarım gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "3,5 milyon hemşehrimiz, bu şehirde üretmekte, çalışmakta, yaşamakta ve hayal kurmaktadır. DSİ tarafından yürütülen projeler sayesinde; Uludağ kaynakları, yeraltı suları, Nilüfer, Doğancı barajları ile şehrimize yılda yaklaşık 245 milyon metreküp su temin edilmektedir. Yapımı tamamlanan Çınarcık Barajı’ndan 145 hm, planlanan Aksu Barajı ve Deliçay derivasyonu ile 42 hm ilave su kaynağı Bursa’ya kazandırılıyor. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki; bu rakamlar bize sadece bugünü kazandırır, bize ve gelecek kuşaklara yarını kazandıracak olan, akıllı ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışıdır. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre iklim değişikliği ve sıcaklıkların yükselmesiyle 2050 yılına kadar ülkemiz su kaynaklarının yüzde 25 azalmasına rağmen artan nüfus oranına bağlı olarak su talebinin yüzde 50 artması öngörülmektedir. Bu bilgiler üzerimize düşen sorumluluğun ne kadar önemli olduğunun altını bir kez daha çiziyor" diye konuştu. "TÜRKİYE İÇİN ÖRNEK TEŞKİL EDECEK" Suyun toplumsal huzurun teminatı olduğunu belirten Bursa Belediyeler Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Su yönetimi, yalnızca bir çevre meselesi değildir. Son yıllarda ülkemizin şehir yönetiminin kalitesini, gelecek nesillere bakışımızı, yönetme kabiliyetimizi doğrudan gösteren bir başlıktır. Bugün bu salonda tüm kurumlarımızla birlikte ortaya koyduğu bu sinerji, bizim en büyük gücümüzdür. Buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Bu ve bunun gibi çalışmalarımızla bizim hedefimiz sadece konuşmak değil; ortak akılla, bilimle ve gerçekçi yaklaşımlarla somut sonuçlar üretmektir. Bugün burada yapılacak her sunumun her tartışmanın, her önerinin, yalnızca Bursa için değil, Türkiye içinde örnek teşkil edecek bir yol haritasına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu çalıştaydan çıkacak sonuçları raflarda bırakmayacağız. Uygulanabilir her öneriyi, kararlılıkla hayata geçireceğiz" diye konuştu. "YATIRIMLARIN YÜZDE 90'INI BİZ YAPTIK" Bursa’yı çok sevdiğini ve şehir ile arasında gönül bağı olduğunu vurgulayan Orman ve Su İşleri eski Bakanı Veysel Eroğlu; "Evet bir iklim değişikliği ile karşı karşıyayız. Ancak doğru planlama yapılırsa ne Bursa’da ne de Türkiye’de herhangi bir su sorunu yaşanmaz. Yeşil Bursa’daki mevcut su yatırımlarının yüzde 90’ı bizim hükümetlerimiz döneminde gerçekleştirilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Bursa’da projelerin aksamaması için özel talimatı var. Dağdibi, Kocayayla, Ağlaşan Kayacık, Gözede, Yalıçiftlik, Çınarcık, Altıntaş, Karıncalı, Nilüfer, Boğazköy, Çiçeközü, Gökçesu barajları bizim dönemimizde Bursa’ya kazandırıldı. Bakınız 23 yılda Bursa’ya; 25 adet baraj, 12 adet HES, 54 adet sulama tesisi, 4 adet içme suyu tesisi, 27 adet taşkın önleme tesisi ve 5 adet arazi toplulaştırma projesi olmak üzere toplamda 152 adet tesis kazandırdık. Bu tesislerin yatırım maliyeti ise yaklaşık 76 milyar TL. Ancak bu yatırımlara rağmen Bursa’nın yaşadığı sıkıntılar ortada. Yakın vadede bu sorunu aşmak için Çınarcık barajı devreye alınmalıdır. Çınarcık Barajı’ndan su alınıp arıtma tesislerine taşınmalı. Bu su da Bursa’ya verilmelidir. Böylece Bursa’nın su sorunu kalmaz" ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ'A TEŞEKKÜR Su sıkıntısının son yılların en büyük sorunu olduğunu belirten MMG Genel Başkanı Yavuz Sarı ise; "Kuraklık ve buna bağlı olarak su sorunu son dönemde sıkça konuşuluyor. Bizler de bu soruna kökten çözüm üretmek için çalışıyoruz. İnşallah bundan sonrada daha fazla gayretle çalışmalarımızı artıracağız. Bu çözüm arayışlarına katkı sunacak çok önemli bir çalıştaydayız. Bu çalıştayı düzenleyen Başta Bursa Belediyeler Birliği Başkanımız Oktay Yılmaz olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Çalıştayı düzenleyen Bursa Belediyeler Birliği’ne be Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey; "Bu çalıştay geleceğe imza atacak değerli bir iş olmuş. Çalıştayın verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Sürdürülebilir Su Yönetimi Çalıştayı, 24 Ocak Cumartesi günü sona erecek.

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!" Haber

İYİ Parti’den İznik Gölü için sert tepki: "Halk sağlığı ranta kurban ediliyor!"

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, İznik Gölü’nün hem kuraklık hem de kirlilik tehdidi altında olduğunu belirterek, kıyı şeridindeki asfalt tesisinin faaliyetlerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Devlet kurumlarının "yol yapımı" bahanesiyle çevre katliamına göz yumduğunu savunan Kaya, konuyu yargıya ve Meclis’e taşıyacaklarını duyurdu. "HASTANENİN KARŞISINDA ASFALT TESİSİ OLUR MU?" Tesisin konumuna dikkat çeken İsmail Kaya, "Hangi akıl, hangi vicdan, bir asfalt tesisini hem göl kıyısına hem de hastanenin karşısına kurar? Yıllardır bölge halkı zehirli duman soluyor, dayanılmaz koku ve gürültüye maruz kalıyor. Hastaneye gelen vatandaşlarımız ve sağlık çalışanlarımız bile bu kirlilikten etkileniyor. Bu tablo açıkça görevi kötüye kullanmadır" dedi. "FATURA YİNE ÇİFTÇİYE KESİLİYOR" İznik Gölü’nün sanayi kuruluşları tarafından tüketildiğini ve koruma önlemlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Gölü tüketen sanayi kuruluşlarını görmeyenler, kapalı sistem sulamayı teşvik edemeyenler, su kaybını önleyemeyenler çözümü çiftçinin suyunu kısmakta buldu. Tek bildikleri halktan tasarruf olanlar, faturayı yine üreten hemşerilerimize kesti." "BU SKANDALIN ÜZERİ KAPATILAMAZ" İYİ Parti olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Kaya, şu talepleri sıraladı: *Tesisin faaliyetleri derhal durdurulmalıdır. *Tüm izin süreçleri kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanmalıdır. *Göl kirliliğine göz yumanlar hakkında hukuki süreç başlatılmalıdır.

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor! Haber

Bursa İnciri kuraklığa meydan okudu: İhracatta 70 milyon dolarlık rekor!

Bursa'da geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Kraliçe iniciri olarak bilinen Bursa siyah incirinde ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı.İhracatta kilogram başı değer 1 dolar artışla yüzleri güldürdü. Uludağ İhracatçı Birliklerinden alınan bilgiye göre, Ege'den Marmara'ya, Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan bereketli topraklara sahip Türkiye, hem taze hem de kurutulmuş incir üretiminde dünya lideri olarak ihracattan önemli pay alıyor. Yüzyıllardır bu topraklarda yetişen, doğallığıyla, eşsiz aromasıyla ve yüksek besin değeriyle Bursa’nın dünyaya armağan ettiği bir kültür mirası olan Bursa siyah inciri, birçok ülkede sevilerek tüketilen meyvelerin başında geliyor. "Bursa Karası" olarak da bilinen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 3 Mayıs 1990'da "Bursa siyahı" olarak tescil edilen Bursa siyah inciri, Avrupa Birliğinden resmi tescilini 24 Eylül 2024’te aldı. Tanımlı coğrafi alanı Bursa’da toplam 151 köy/mahalleyi kapsayan Bursa siyah inciri, Türkiye'nin toplam incir ihratacının yüzde 70'inden fazlasını karşılıyor. Geçen yıl yaşanan zirai don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen Bursa siyahında ihracat 2024'e göre yüzde 12,3 artarak 70,3 milyon dolara ulaştı. İHRACATTA KİLOGRAM BAŞINA 1 DOLARLIK DEĞER ARTIŞI OLDU 2024'te kilogram başına 3,46 dolardan ihraç edilen Bursa siyahı, 2025'te yaklaşık 1 dolar değerlendi ve kilosu 4,43 dolardan yurt dışına gönderildi. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin (UYMSİB) bu üründeki geçen yıl ihracatı ise 33,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. EN FAZLA İHRACAT ALMANYA'YA Bursa siyahında en fazla ihracat 21 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı. Bu ülkeyi, 7,8 milyon dolarla Avusturya, 6 milyon dolarla Hollanda, 5,8 milyon dolarla Birleşik Krallık ve 4 milyon dolarla İsviçre izledi. UYMSİB Başkanı Senih Yazgan, zirai don ve kuraklık nedeniyle oluşan kalitesiz ürün yüzünden ihracatın bu rakamlarda kaldığını belirterek, "Miktar olarak ihracatımız 18 bin tonlardan 15 bin tona geriledi. Kaliteli ürün olsaydı çok daha iyi rakamlara ulaşabilirdik" dedi. Yazgan, Bursa siyahının Türkiye'nin farklı bölgelerinde yetiştirilmeye başlandığını belirterek, "Aydın bölgesinde, İzmir, Manisa ve Denizli'de üretiliyor. Bursa daha kalın kabuklu raf ömrü daha uzun, diğerleri ince kabuklu. Erkenci olması dolayısıyla pazarda avantajlı oluyor, çiftçi de kazançlı gördüğünden üretiyor" diye konuştu. Yaşanan olumsuzluklara rağmen 70 milyon doları geçen bir ihracata imza atılmasının başarı olduğunu vurgulayan Yazgan, Türkiye'nin tarımsal potansiyelinin yüksek olduğunu ancak yeterince değerlendirilmediğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.