SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kuru Soğan

Söz Bursa - Kuru Soğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuru Soğan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Ekmek değil, limon yakıyor": Ramazan öncesi zam şampiyonu belli oldu Haber

"Ekmek değil, limon yakıyor": Ramazan öncesi zam şampiyonu belli oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerinde fiyat hareketlerinin incelenerek geçen yılın Ramazan ayı ile fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirterek, "Bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleşti" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin açıklama yaptı. Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketlerinin TZOB tarafından incelenerek, geçen yılın Ramazan dönemi fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirten Bayraktar, son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimlerin de ürün bazında değerlendirildiğini kaydetti. Bayraktar, 2007 yılından bu yana TZOB'un Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını ifade ederek, "Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı, ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı" dedi. "BU YIL MARKETTE 39 ÜRÜNÜN 32'SİNDE FİYAT ARTIŞI, 7'SİNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GERÇEKLEŞTİ" Bayraktar, "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda bu yıl markette 39 ürünün 32'sinde fiyat artışı, 7'sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21'inde fiyat artışı, 9'unda fiyat düşüşü görülürken, 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile Antep fıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi" şeklinde konuştu. "15 GÜNLÜK SÜREÇTE MARKETTE 41 ÜRÜNÜN 27'SİNDE FİYAT ARTIŞI, 14'ÜNDE FİYAT AZALIŞI GÖRÜLDÜ" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki market fiyatlarını değerlendiren Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27'sinde fiyat artışı, 14'ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile Antep fıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi." "15 GÜNLÜK SÜREÇTE ÜRETİCİDE 33 ÜRÜNÜN 21'İNDE FİYAT ARTIŞI OLURKEN, 4'ÜNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GÜRÜLDÜ" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki üretici fiyatlarına da değinen Bayraktar, "15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21'inde fiyat artışı olurken, 4'ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti" ifadelerini kullandı. "ZİRAİ DON SEBEBİYLE FINDIK REKOLTESİ DÜŞTÜ" Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandığını belirten Bayraktar, "Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü" dedi. AYNI MARKA ÜRÜNLERİN FARKLI MARKETLERDEKİ FİYAT DEĞİŞİMİ "Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor" diyen Bayraktar, "Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara'da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürününün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada 1 litre X marka ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3'ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41'i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3'ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5'i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9'u buluyor" dedi. "YAŞADIĞIMIZ DOĞAL AFET ETKİLERİNİN BİR AN ÖNCE SON BULMASINI TEMENNİ EDİYORUM" Bayraktar, "Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz Ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Orhan Sarıbal: “Soğanda üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 220’yi buldu” Haber

Orhan Sarıbal: “Soğanda üretici ile market arasındaki fiyat farkı yüzde 220’yi buldu”

Sarıbal, tarlada çuvallanmış halde 6-8 liraya satılan soğanın market raflarında 25 liraya kadar yükseldiğini belirterek, “Kuru soğan halde 16 liraya, pazarda 23 liraya, markette ise 25 liraya satılırken; üretici ve market fiyatları arasındaki fark yüzde 220’yi buldu. Üretici zarar ediyor, vatandaş ise soğan alamıyor” dedi. Yüksek enflasyonun emekçilerin cebini boşaltırken, sermayeye kaynak aktardığını ifade eden Sarıbal, “Türkiye’de yıllardır bir kaynak transferi yaşanıyor: Yoksuldan zengine, emekçiden saraylıya… Bu sistem halkı kuru simide, bir bardak çaya muhtaç bırakıyor” diyerek mevcut ekonomi politikalarını eleştirdi. “PLANLI ÜRETİM VAR AMA ÜRETİCİ HALA YALNIZ” Kuru soğanın planlı üretim kapsamına alındığını hatırlatan Sarıbal, buna rağmen üretim-tüketim dengesinin sağlanamadığını söyledi. Üreticilerin hala pazarlama zorlukları yaşadığını belirten Sarıbal, üretim kararlarının bir önceki yılın fiyatlarına göre alındığını, bu nedenle yıllar arasında büyük dalgalanmalar yaşandığını aktardı. İHRACAT YOK DENECEK KADAR AZ! Kuru soğan üretiminin 2024’te 2 milyon 632 bin ton olarak gerçekleştiğini kaydeden Sarıbal, “Ankara, yaklaşık 990 bin tonla üretimde ilk sırada yer aldı. Türkiye kuru soğan üretiminin yüzde 31’ini karşılayan Ankara’yı Amasya ve Çorum izledi. Kuru soğan üretiminin yarısını Ankara ve Amasya illeri karşıladı. Ankara ve Amasya illerinde kışlık soğan üretimi yapılırken, Adana ve Hatay illerinde ise daha çok yazlık soğan üretiliyor. Yazlık turfanda soğanlar kurutma yapılmadan pazara sunuluyor. 2024’te ihracat yüzde 27 azalarak sadece 95 bin ton olarak gerçekleşti. 2025’in ilk üç ayında ise ihracat yok denecek kadar az, sadece 2 bin ton. Bu düşüşün temel nedenlerinden biri Mısır’ın Avrupa pazarına yaptığı ucuz ihracat ve Türkiye’ye yapılan ithalat” dedi, Mısır ve Özbekistan’dan yapılan yaklaşık 8 bin tonluk ithalatın, Çukurova Bölgesi’nde maliyeti 15 lira olan soğanın tarlada 6-7 liraya düşmesine neden olduğunu vurguladı. Milletvekili Orhan Sarıbal, üreticilerin pazarlık güçlerinin zayıf olduğunu ve ürünleri üzerinde söz sahibi olamadıklarını belirtti. Üretici birliklerine finansal destek verilmesini, bu birliklerin bir müdahale kurumu gibi çalıştırılması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, Tarım Kredi Kooperatifleri ve belediyelerin üreticiden soğan alarak sosyal yardım kapsamında halka dağıtmasını önerdi. ÇİFTÇİNİN 1 YILI ŞİMDİDEN KAYIP AKP iktidarının ithalata dayalı politikalarının üreticiyi toprağından ettiğini vurgulayan Sarıbal, 2021 yılından bu yana hayvan varlığında 6,6 milyon başlık bir azalma yaşandığını, ithalata aktarılan milyarlarca dolara rağmen kırmızı et fiyatlarındaki artışın durdurulamadığını söyledi. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Et ve Süt Kurumu'na damızlık hayvan ithalatı yetkisi vererek ithalatın kapsamını genişletmesine de tepki gösteren Sarıbal, “2024 yılında 423 bin baş canlı hayvan ve 81 bin ton kırmızı et ithal edildi. Bu ithalat için devlet kasasından toplamda 1 milyar 235 milyon dolar (yaklaşık 39 milyar TL) harcandı. Ancak yurttaşın sofrasına ne ucuz et girdi, ne de fiyatlar durdu. 2010’dan bu yana toplamda 10,3 milyon baş canlı hayvan ve 419 bin ton kırmızı et ithal edilerek 12 milyar dolar ödendi. Üreticiye bir darbe de mısırdan geldi. Çiftçi, hasat hazırlığındayken, Erdoğan’ın imzasıyla 1 milyon ton mısır sıfır gümrükle ithal edilecek. Çiftçi ekerken yalnızdı, sulamada yalnızdı, mazotta ve gübrede yalnızdı. Şimdi de karşısına ithalatla çıkarılan bu karar, üreticiyi doğrudan hedef alıyor. Bu adım, üreticiyi tarımdan koparmaya, ithalat lobisinin çıkarlarını öncelemeye yönelik bilinçli bir tercih. İthalata bağımlı hale getirilen tarım sektörünün bankacılık sektörüne olan borcu da her geçen gün büyüyor. Mart 2025 itibariyle tarım sektörünün bankalara olan borcu 34,2 milyar lira artarak 970,1 milyar liraya ulaştı. Çiftçi, bir yandan artan maliyetlerle, diğer yandan don ve kuraklığın yarattığı kayıplarla boğuşuyor. Önümüzdeki bir yıl için umut yerine borç ve belirsizlik var” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.