SON DAKİKA
Hava Durumu

#Kurultay

Söz Bursa - Kurultay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurultay haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gürsel Tekin: "Parayla partinin mazisini kirlettiler" Haber

Gürsel Tekin: "Parayla partinin mazisini kirlettiler"

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda geçmişte partiden istifa etmiş ve yeniden partiye üye olan kişiler için rozet takma töreni düzenlendi. Tören öncesinde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "Ya ne oldu da bu butlan diye bir şey başımıza geldi partimizin?" Şimdi bu arkadaş kurultay delegesi, aynı zamanda iş adamı. Ne diyor? "Talimatla delege aldım, talimatla delegeye para gönderdim."Kurultay dönemi 70 delegeye 70 daire verdim" diyor. Arkadaşlar, bunlar sorgulanmayı hak etmiyor mu? Bunlar bir komisyon oluşturulup "Evet arkadaşlar, bu böyle bir şey olur mu? Yalan da yanlış da olsa bunu bir soruşturalım, araştıralım" denilmez mi? Aynı zamanda bunlar parti üyeleri, hiçbir disiplin suçu uygulanmadı bunlara. Tertemiz arkadaşlarımız sadece ve sadece kötü gidişata itiraz ettikleri için partiden ilişkileri kesildi. Niye bunların ilişkisini kesemediniz ya?" dedi. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı’nda geçmişte partiden ayrılan bazı isimlerin yeniden partiye katılması dolayısıyla rozet takma töreni düzenlendi. Törene CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’de katıldı. Tören öncesinde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, "Cumhuriyet Halk Partisi il olarak her cumartesi günü Türkiye'de çeşitli siyasi partilerde siyaset yapıp ama gidişattan rahatsız olan Cumhuriyet Halk Partisi baba ocağında bu limanda kendisini mutlu hissetmek isteyen herkese kucağımızı açıyoruz" ifadelerini kullandı. "Burada Hüseyin Gün'ün askerlerine bir şey söylemek istiyorum: "Çanakkale geçilmez" diyen Atatürk'ün evlatlarıyız" Tekin, ‘Siyasal Casusluk’ davasında sanık olan Hüseyin Gün’ü hedef alarak, "Burada Hüseyin Gün'ün askerlerine bir şey söylemek istiyorum. "Çanakkale geçilmez." diyen Atatürk'ün evlatlarıyız. Hüseyin Gün'ün askerleri, aklınızı başınıza alın, Cumhuriyet Halk Partisi geçilecek bir kale değildir. Çok büyük haram paralarınız var. Ulusal ve uluslararası destekleriniz de var. Sosyal medyada özellikle son 3 gündür olağanüstü bir saldırı var başta Sayın Genel Başkanımıza ve bizlere" ifadelerini kullandı. "KURULTAY DÖNEMİ 70 DELEGEYE 70 DAİRE VERDİM" DİYOR. ARKADAŞLAR, BUNLAR SORGULANMAYI HAK ETMİYOR MU?" Tekin, çıkan butlan kararına ilişkin ise "Özellikle çıkan arkadaşlarımız butlanla ilgili, İstanbul kararıyla ilgili bir hukuksuzluk olduğunu söylüyorlar. Olabilir, hiç beni ilgilendiren bir tutum değil. Kaldı ki biz bu hukuksal sürecin hiçbir noktasında yokuz. Biz sadece baba ocağının bekçileriyiz üçümüz. 10 aydır burada bekçilik yapıyoruz. Aman ha baba ocağı zor durumda, bu böylesi bir zor durumda biz kayıtsız kalamayız. Kongre yapıldı, kongreden önce çeşitli iş adamlarıyla siyasi arkadaşlarımızın ilişkileri başlamış. Ver işi al delegeye dönüşmüş, haklı olarak insanlar sorar "Ya ne oldu da bu butlan diye bir şey başımıza geldi partimizin?" Şimdi bu arkadaş kurultay delegesi, aynı zamanda iş adamı. Ne diyor? "Talimatla delege aldım, talimatla delegeye para gönderdim." Arkadaşınız, kankanız, yol arkadaşınız. Bütün belgeler, bilgiler de somut. Bu arkadaş kim? Bu arkadaş de itirafçı. Ne diyor orada, ne yazıyor? "Kurultay dönemi 70 delegeye 70 daire verdim" diyor. Arkadaşlar, bunlar sorgulanmayı hak etmiyor mu? Bunlar bir komisyon oluşturulup "Evet arkadaşlar, bu böyle bir şey olur mu? Yalan da yanlış da olsa bunu bir soruşturalım, araştıralım" denilmez mi? Aynı zamanda bunlar parti üyeleri, hiçbir disiplin suçu uygulanmadı bunlara. Tertemiz arkadaşlarımız sadece ve sadece kötü gidişata itiraz ettikleri için partiden ilişkileri kesildi. Niye bunların ilişkisini kesemediniz ya? Neden kesemediniz, ne oldu? " şeklinde konuştu. Tekin, konuşmasının devamında, "Bu butlan meselesinin sorumlusu ne Kılıçdaroğlu'dur, ne sizlersiniz, ne biziz ne de başka bir partidir. Parti dışında bir kısmı partili yani burada 4 kişi partili ama, 43 tane itirafçı partimizi zor durumda bıraktılar. Almışlar işleri, para çok. Parayla bir kısım arkadaşlarımızın ihtiyacı, bir kısım arkadaşlarımız maalesef zor durumda olduğu için onu kullanarak her temiz bir partinin mazisini kirlettiler. Türkiye'nin arınmaya ihtiyacı var. Nereden? Bakanlıklardan arınılacak arınacağız, kurumlardan arınılacak. Devletin en önemli kurumlarında arınmalar başlayacak. Sadece biz şimdi görevimizi yapıyoruz. Sıra sizde siyasi partiler" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel rest çekti: "O kürsüyü atanmışa bırakmayız" Haber

Özgür Özel rest çekti: "O kürsüyü atanmışa bırakmayız"

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Yarın benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak" dedi. Özel, MYK toplantısı devam ederken gazetecilere açıklama yaparak, bir kaza sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in sözlerine işaret etti ve grup toplantısını yapacağını açıkladı. Özel, 21 Mayıs günü büyük yankı uyandıran butlan kararına dikkat çekerek, "Bu noktada beklenen elbette bu görevin kabul edilmeyip partinin birlik ve beraberlik halinde derhal kurultaya gitmesine omuz vermekken, bir yandan kurultayın yapılmasındaki olanaksızlık ifade edildi. Bu konuda Türkiye’de böyle düşünen, Genel Merkezin yeni görevlendirdiği avukat arkadaş dışında kimse yok. Bütün kamu hukuku hocaları, seçim hukuku hocaları, herkes aksine derhal kurultay yapılmasının gerektiğini söylüyorlar, yazıyorlar. Uluslararası dergilerde makaleleri yayınlanıyor, hukuk dergilerinde yayınlanıyor, aynı metinlerde buluşuyorlar. Ama bir hukukçu ve bir kişi 'kurultay yapamayız' diyor. Ve partiyi yönetmeye kalkıyorlar. Biz mesela Esenyurt kayyumunu neden eleştiriyoruz? Kayyum olarak otobüs giydiriyor, billboard bastırıyor, kalem bastırıyor. Kayyum olarak seçilmiş siyasetçilerin yapabileceği şeyleri yapıyor. Bugün benzer bir durumla karşı karşıyayız. Partide otobüsler giydiriliyor, afişler hazırlanıyor. Ve seçilmemiş bir Genel Başkan, bu kez de partimize sahip çıktığımız günlerde 24’ünde, sabahın 07.00’sinde önde bir grup milletvekili, arkada o partinin sokağından bile geçmeyecek tiplerle partiye gelip saldırılmıştı. Bizi o partiden, baba ocağından polis zoruyla çıkardılar" ifadelerini kullandı. "ÜZÜLEREK TAKİP EDİYORUM" Özel, 96 milletvekilinin oy kullandığı ve 106-107 milletvekilinin Grup Başkanlığı’nda desteklediği, 111 milletvekilinin acilen kurultay istediği bir süreçte grup toplantısı için bulunması gereken 46 sayısının bulunamayacağının açıkça belli olduğu bir salonda, grup toplantısı kararının açıkça grup iç yönetmeliğinde yazdığı ve Meclis Başkanlığı’nın da takdir ettiği gibi Grup Başkanı ya da Grup Yönetim Kurulu tarafından ilan edilecekken, bir grup toplantısı yapılma niyetinin olduğunu belirterek, "Adına grup toplantısı denen bir korsan toplantı veya bir sadece toplantı yapılma niyeti var. Ve burada şöyle bir üzüntüm var arkadaşlar. Bu süreç şöyle başladı ve ilerledi bütün şeffaflığı ile söyleyelim. Sizlerin geçtiğimiz hafta hem ‘geçmiş olsun’ hem amcam için başsağlığı dilekleriyle 40’a yakın gazeteci arkadaşımız görüşme talep edince, toplu bir görüşme yaptık şu salonda. Soruları yanıtladım. Bir arkadaşımız da sordu. Dedi ki, ‘Görkemli bir grup yaptınız. Haftaya da yapacak mısınız?’ Ben de dedim ki ‘Haftaya ayın 9’u, Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümü. Ben grup yapmayacağım ve Manisa’da olacağım. Grup toplantısını 16’sında yapabiliriz.’ Ardından burada ayın 9’unda Kemal beyin grup yapmaya geleceği söylendi. Sayı yok, yetki yok, meşruiyet yok, sokaktaki tepkinin bini bir para. Ama bu Meclis’te Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümüne gitmemden bir fırsat bilinerek, ‘Burada grup toplantısı yapacağız.’ Ve sonradan gördük işte bayramlaşmada olduğu gibi organik bir kalabalık toplanamadığı için, hani her hafta buraya gelen Ankara’nın Çankaya, Mamak, bütün ilçelerinden kendi kendine koşa gelenler gelmeyeceği için, Türkiye’den zoraki bir kalabalık. Ve o sabahki, sabah 07.00 kitlesini arkaya alarak bir grup toplantısına gelme niyetini üzülerek takip ediyorum" şeklinde konuştu. "ONLARI PARTİMİZE YAKIŞMAYAN İNSANLARDAN ARINMAYA DAVET EDİYORUM" Özel, açıklamalarına şöyle devam etti: "Burada şunu söyleyeyim. İyi niyetle bu işi çözmek için emek veren, gayret gösteren, aracılık eden 3 belediye başkanımız. Daha bu iş çıktığında ben şunu önerdim arkadaşlar, ‘Sakın böyle bir şey yapmasınlar. Biz de yapmayalım, onlar da yapmasın. Bu işi sonra konuşuruz.’ Bu reddedildi. Bugün sabah dahi, ‘Genel Merkezde toplansınlar, yapsınlar. Aynı saatte biz grup toplantısı koymayız. Ben Manisa’da olmak istiyorum.’ Bu da reddedildi. ‘Niye bu toplantı’ sorusuna da şu cevap veriliyor. ‘Özgür Özel Manisa’ya gideceğini söyledi basın mensuplarına. Biz de grup toplantısı yapmaya karar verdik.’ Bu kadar açık söylüyorlar. Kemal bey böyle ifade etmiş, ‘Özgür Özel dedi ben de yapacağımı söyledim. Bu toplantıyı yapmak istiyorum’ diye. Grup Başkanvekili arkadaşımız gerekli başvuruyu yapıyor Meclis Başkanlığına, biz yapmayacaktık. Ama yarın Grup Başkanvekillerimizin açacağı ve benim konuşacağım grup toplantısı yapılacak. Ferdi Zeyrek’i kürsüde anacağım. Partililerimizi yarınki grup toplantısına hem Ferdi Zeyrek’i anmaya hem partisine omuz vermeye davet ediyorum. Buradan bir alternatif grup toplantısı, başka bir yerde yaparlar, başka zamanda yaparlar, onun için 46 milletvekiline ihtiyaçları var. O değerlendirmeleri kendilerine bırakıyorum. Ama sağduyulu davranmaya, partimizin sokağına bile yakışmamış o kişileri, hani ‘arınma’ diyorlar ya öncelikle onlardan arınmaya, Cumhuriyet Halk Partilileri ise asla karşı karşıya getirmemeye davet ediyorum kendilerini." "O KÜRSÜYÜ ATANMIŞA BIRAKMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL" Özel, grup toplantısı yapılmak istendiği takdirde yolun belli olduğunu kaydederek, öncelikle bine yakın toplanmış olan imzanın kurultay başvurusunu işleme almak olduğunu ifade etti. Özel, "Kurultayı toplamaktır. Kurultayda aday olmaktır. Kurultaydan seçilip de buraya gelindiğinde, bu partinin tüm milletvekilleri seçilmiş Genel Başkan gruba geldiğinde onu ayakta karşılar. Burada hiçbir mahsuru yok, beis yok. Ama burada son dört seçimi AK Parti yargısı yok kabul etti diye, 2020 yılındaki Genel Başkanlık sıfatıyla kaybettiğiniz kongreden sonra, burada milletvekillerinin 110 tanesi Grup Başkanını Özgür Özel olarak seçmişken ve burada bütün yetkiler Grup Başkanına tanımlanmışken, burada gelip de ‘2020 yılından Genel Başkanım ve grup toplantısı yapacağım. Kitlemi de kendim taşıyacağım. Antalya’dan, İzmir’den otobüs kaldırıp kitle getireceğim ve sabah 07.00 ekibinden de destek isteyeceğim.’ Bu olmaz. Bunun olması mümkün değildir. Yapılması gereken, derhal kurultay kararı almaktır. Kurultay kararı alınmadan bu arada dönemde bu oldu bittilere partimizi ve milletimizin yetkisini emanet ettiği milletvekillerinin seçtiği Grup Başkanı olarak o kürsüyü seçilmiş değil atanmış birisine bırakmamız mümkün değildir" diye konuştu. "YARIN FERDİ ZEYREK'İN DEDİĞİ GİBİ BEN BURADA LAZIMIM" Özel, hukuken de siyaseten de meşruiyetin aranacağı yerin hukuk zemini ve siyaset zemini olduğuna işaret ederek, "Meclis zemininin hem de elde olmayan rakamlarla bir fırsatçılıkla buna alet edilmeye çalışılmasını ve Cumhuriyet Halk Partililerin burada öyle bir görüntünün parçası olmalarını hiç arzu etmiyoruz. Kemal beyden beklenen, 24 Nisan sabahı yapılan, yaptıkları hatayı tekrar etmeleri değil; bir sağduyu göstermeleri. Hiç olmazsa burada artık geçmişte kendisine güvenmiş olanları, saymış - sevmiş, oy vermiş olan milyonları bir kez daha kahretmek, böyle bir görüntüye daha sebebiyet vermek değil; hiç olmazsa bu sefer olsun yakışanı yapmaktır. Yarınki grup toplantımıza partililerlerimizi davet ediyoruz. Ferdi Zeyrek’in ölüm yıl dönümünde böyle bir şeye yeltenme meselesinin bir an önce zihinlerden ve kayıtlardan çıkarılmasını özellikle de insani bir taraftan da tercih ediyorum. Bir yandan da şunu söylemem lazım. Çok düşündüm, ‘Ne yapmalıyım’ diye. Ferdi’nin sesini duydum. Oraya gitmem gerekirken her gidemediğimde bana şöyle derdi; ‘Abi sen orada lazımsın, biz burayı hallederiz.’ O yüzden yarın ben burada lazımım arkadaşlar. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun" dedi.

Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na rest: "Tanımadığımız kararda uzlaşacak halimiz yok!" Haber

Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na rest: "Tanımadığımız kararda uzlaşacak halimiz yok!"

Özgür Özel, "‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.' Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok" dedi. Özgür Özel, CHP Genel Merkezinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kapalı grup toplantısında 110 oy ile grup başkanı seçilen Özel, gelemeyen vekillerin mazeretlerini bildirdiklerini söyleyerek, "Onların da destek ifadeleriyle ve daha sonra da ‘Seçim olacağını bilmiyorduk, bilseydik gelirdik' diyen çok sayıda arkadaşımız var. Ama görünürde 110 arkadaşımızın açık desteğiyle yeniden Grup Başkanı seçildim. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde Meclis'e de bunu sirayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda bir boşluk oluşturma ihtimaline karşı ve biraz da aslında bunun böyle olmasını ben de istedim. Olur, olmaz yerlerde okuyoruz. ‘Butlan kararının arkasında 90 milletvekili var' falan. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararının arkasında olduğu ki bunun üzerine de yapılan açıklamaları da siz takip ediyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bilinen ayrışmanın ötesinde bir ayrışmanın olmadığının görülmesi çok önemli. O yüzden hep birlikte bu kararı aldık" açıklamasında bulundu. "BİZ BUTLAN KARARINI TANIMADIĞIMIZ İÇİN, TANIMADIĞIMIZ BİR KARARDA UZLAŞACAK HALİMİZ YOK" Özel, TBMM'de haftalık grup toplantılarını kendisinin yapacağını dile getirerek, "Yapılacak grup toplantısında, ben kurultayımız yapılana kadar Grup Başkanı olarak, kurultayımız yapıldıktan sonra da yeniden Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak haftalık grup toplantılarımızı elbette ben yapacağım. Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar. İşte ‘Uzlaştılar, biri Grup Başkanı olacak, biri Genel Başkan olacak.' Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok. Zaten biz bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararda uzlaşacak halimiz yok. Ama şöyle bir uzlaşı olacak veya onun olması elzem ve herkesin istediği bu. Herkesin istediği, herkesin beklediği bir tek şey var. O da kurultayın, tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir. 40 günlük bir süre içerisinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi" diye konuştu. "PARTİYİ 40 GÜN İÇİNDE KURULTAYA GÖTÜRÜRÜZ VE ARTIK BU KABUS BİTER" Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Parti Meclisimizin görüşünü alacağım, yarın il başkanlarının görüşleri alınacak. Dün Kemal Bey'le görüştüğümüzde demiştim, ‘Ben arkadaşların görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız' diye tahmin ediyorum, biz bir görevlendirme yaparız. Kemal Bey'den de bu görevlendirmeyi talep ederiz. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı şekilde partiyi sağ salim ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde, nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter, devamında yine herkesin umutlarını besleyen iktidar yürüyüşümüz başlar" açıklamasında bulundu. "BU HİÇ İSTEMEDİĞİMİZ HİÇ DE MEŞRU OLMAYAN ARA DÖNEMDEN PARTİMİZİ HIZLA ÇIKARMAK DURUMUNDAYIZ" Kemal Kılıçdaroğlu'nun 40 gün içerisinde kurultayın yapılmasına nasıl baktığının sorulması üzerine Özel, "Dünkü telefon görüşmemizde kendisi ‘En uygun zamanda yapalım' demişti. Ben de en uygun zamanın en kısa zaman olduğu görüşünü ifade etmiştim kendisiyle. Bu çerçevede arkadaşlarımız herhalde görüşürler ve ona göre en doğru karar hep birlikte verilir. Ama burada hiç şüphe yok ki siz de görüyorsunuz, en uygun zaman en kısa zamandır. Bu hiç istemediğimiz aslında hiç de meşru olmayan ara dönemden partimizi hızla çıkarmak durumundayız" dedi. "GENEL BAŞKANIMIZLA YÜZ YÜZE DE GÖRÜŞÜRÜZ SOHBET DE EDERİZ. AMA GAZETEDE KURULTAY KARARININ İLANINI OKUDUKTAN SONRA" Özel, Kılıçdaroğlu'nun butlan kararı sonraki konuşmasını takip edip etmediği ve yüz yüze görüşme olup olmayacağının sorulmasına ise, "Siyasette çeşitli gelişmeler olur, ona göre pozisyonlar alınır. Biz dün telefonda birbirimize görüşlerimizi ifade ettik, şimdi teknik arkadaşların görüşmelerini yapma zamanı. Ondan sonrasında, kurultay kararı alındıktan sonra ki ben bundan önce defalarca Kılıçdaroğlu'yla yüz yüze görüştüm ve büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüşürüm. Ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceki Genel Başkanımızla yüz yüze de görüşürüz, oturur sohbet de ederiz. Ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra" diye konuştu. "EN KISA SÜREDE KURULTAY İLE İLGİLİ ADIMI ATMASI KEMAL BEYİN'DE MENFAATİNE" 40 günlük sürenin sonunda kurultaya gidilmemesi halindeki tutumunun ne olacağına ilişkin soruya ise Özel, "Kemal Bey'le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu hem partimiz için, hem ülkemiz için ama hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek Genel Başkanlık yapmış birisine yönelen tepkiler. Sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar. Bunu ben anlatmayayım yani size. O yüzden 40 gün sonraya en kısa sürede kurultay ile ilgili adımı Kemal Bey'in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey'in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu'nun, tüzüğün verdiği tüm imkanları kullanarak en kısa sürede kurultay için adımlarımızı atacağız zaten" dedi. "DELEGEMİZİN ‘OTUR' DEDİĞİ YERDE OTURURUZ VE BİZİ ONLARDAN BAŞKA KİMSE KALDIRAMAZ" Özel, ‘Genel Merkezi terk etmeme kararı almıştınız. Bayramda da bu süreç devam edecek mi?' sorusuna, "Bayramlar bitmez. Kurban Bayramı biter, arkasından bir başka bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin ‘Otur' dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu noktayı koydu: "Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır" Haber

Kılıçdaroğlu noktayı koydu: "Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır"

Kemal Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır" dedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verildi. Kararın ardından Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci 'keşkelerle' değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akla davet ediyorum. Biz bir aradayız."

Özkan Yalım’dan şok itiraflar: "Özgür Özel’e poşetle para verdim, delegeleri işe yerleştirdim" Haber

Özkan Yalım’dan şok itiraflar: "Özgür Özel’e poşetle para verdim, delegeleri işe yerleştirdim"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Özkan Yalım'ın Çağlayan Adliyesi'nde 5 saat süren ek ifadesinin detayları ortaya çıktı. Yalım verdiği ifadesinde belediyeye ait araç ve personelin özel işlerinde kullanıldığını kabul etti. Yalım, Özgür Özel'e toplam 1 milyon 200 bin TL verdiğini de ifade etti. Etkin pişmanlık kapsamında ifadesi alınan tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ek ifade talebinde bulundu. Yeni bir ek ifade verme talebi üzerine Çağlayan Adliyesine götürülen Özkan Yalım'ın ifadesi yaklaşık 5 saat sürdü. İşlemlerin ardından Yalım, yeniden cezaevine gönderildi. "ÖZGÜR ÖZEL'E 1 MİLYON 200 BİN TL NAKİT VERDİM" Yalım İfadede, CHP'nin 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı sürecine ilişkin çeşitli iddialar yer aldı. Yalım, kurultay öncesinde birçok ilde delegelerle görüşerek Özgür Özel lehine destek çalışması yürüttüğünü söyledi. Yaklaşık 600 ila 700 delegeyle telefon görüşmesi yaptığını belirten Yalım, özellikle Gaziantep ve Kahramanmaraş delegeleri üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. Yalım, kurultay sürecinde Özgür Özel'e nakit para verdiğini de öne sürdü. Özgür Özel'in evinin önündeki duvarına poşet içerisinde 200 bin TL bıraktığını aktaran Yalım, daha sonra Denizli'de 1 milyon TL daha teslim ettiğini aktardı. "Özgür Özel bana ‘Ne kadar verebilirsen ayarla' dedi" ifadelerini kullanan Yalım, parayı Demirhan Gözaçan aracılığıyla teslim ettiğini iddia etti. Bazı kayıtların incelenmesiyle söylediklerinin doğru çıkacağını kaydetti. "ÇOCUKLARIMIZI İŞE ALIRSAN ÖZGÜR ÖZEL'İ DESTEKLERİZ" Bazı delegelerin, çocuklarının CHP'li belediyelerde işe alınması karşılığında Özgür Özel'i destekleyeceklerini söylediklerini öne süren Yalım, delegelerin çocuklarına ait özgeçmişlerin kendisine WhatsApp üzerinden gönderildiğini anlattı. CHP'li belediyelerde kurultay öncesi ve sonrasında işe alınan kişilerin SGK kayıtlarının incelenmesi halinde bu ilişkilerin ortaya çıkacağını iddia etti. "UŞAKSPOR FUTBOLCULARI BELEDİYEDE ÇALIŞIYOR GİBİ GÖSTERİLDİ" Yalım ifadesinde Uşakspor üzerinden yürütülen usulsüzlüklere de değinen Yalım, "24 futbolcudan 10 tanesi belediye kadrosunda çalışıyor olarak gösterildi ancak fiilen çalışmadılar" dedi. Bazı futbolcu eşlerinin de belediyede maaş aldığını öne süren Yalım, lunapark işletmecisinden alınan nakit ve çeklerin futbolculara elden ödeme için kullanıldığını savundu. Bağış olarak gelen paraların bir kısmını şahsi harcamalarında kullandığını belirten Yalım, "Bundan dolayı pişmanım ve kamu zararını gidermek istiyorum" ifadelerini kullandı. "BELEDİYE ARAÇLARINI KENDİ TAŞINMAM İÇİN KULLANDIM" Yalım, belediyeye ait araç ve personelin özel işlerinde kullanıldığını da kabul etti. Ankara ve İzmir'deki evinde bulunan eşyaları belediyeye ait araçlarla Uşak'a taşıttığını ifade eden Yalım, resmi hizmet araçlarının ailesinin özel seyahatlerinde de kullanıldığını söyledi. Oluşan kamu zararını ödemek istediğini belirtti. VIP ARAÇ DÖNÜŞÜMÜ İDDİASI Yalım, Özgür Özel'in kullanımındaki Mercedes V300 aracın VIP dönüşüm masrafının Uşak Belediyesi tarafından ödendiğini iddia etti. Bu ödemenin belediyeye ait başka bir aracın dönüşüm faturası içine gizlendiğini öne sürdü. Yaklaşık 170 bin Euro artı KDV tutarındaki ödemenin belediye hesabından yapıldığını ileri süren Yalım, CHP yetkililerinin bu konuda gerçeği gizlediğini savundu. EBRU YURTULUĞ HAKKINDAKİ BEYANLAR İfadede Ebru Yurtuluğ ile ilişkisine de değinen Yalım, belediyede işe alınmasında bu ilişkinin etkili olduğunu belirtti. Birlikte yaşamak amacıyla ortak ev satın aldıklarını söyleyen Yalım, belediyeye ait özel dokuma halıların ödeme yapılmadan bu eve götürüldüğünü kabul etti. Belediyeye ait bir bilgisayarın Ebru Yurtuluğ'un evinde bulunmasına ilişkin net hatırlamadığını ifade eden Yalım, oluşan zararı karşılamak istediğini söyledi. ŞEKER KOMİSYONU VE OTEL OLAYI Özkan Yalım, ifadesinde 2018 yılında CHP'nin şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı kurduğu komisyonun çalışmaları sırasında bir doğu ilindeki otelde yaşandığını belirttiği bir olayı da anlattı. Yalım, Veli Ağbaba'nın kendisinden viski istediğini, viskiyi aldıktan sonra Bursa PM üyesi Gamze Pamuk Ateşli ve Muğla PM üyesi Gizem Özcan ile birlikte Veli Ağbaba'ya ayrılan odaya geçtiklerini ifade etti. Daha sonra Veli Ağbaba'nın kendisine "iyi akşamlar" diyerek ayrılmasını söylediğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi Haber

Ekrem İmamoğlu ve 12 sanıklı ‘Seçim Kanunu’ davası 1 Temmuz’a ertelendi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuksuz 12 sanığın ‘Seçim Kanunu'na muhalefet' suçundan yargılandığı dava 1 Temmuz'a ertelendi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme başkanı, bu celsede sanık ve tanıkların dinleneceğini bildirdi. Söz verilmesi üzerine konuşan sanık Aydöner, "Öncelikle belirtmek isterim ki, geçtiğimiz 13 Ocak tarihli duruşmada detaylı şekilde ifade vermiştim. O beyanlarımda da açıkça anlattım. Veysi Uyanık'ın şoförünün bana kart getirip götürdüğüne ilişkin iddiaları da bulunmaktadır. Savcılıkta verdiğim ifadeler doğrultusunda bu isnatlar nedeniyle bugün huzurunuzda sanık olarak bulunuyorum. Tanıkların beyanlarında ciddi çelişkiler vardır. Hatta bana göre kendilerini tanık olarak konumlandırmaya çalışan bu kişilerin anlatımları kendi içinde dahi tutarsızdır" dedi. Aydöner, sözlerine şöyle devam etti: "Böylesine büyük bir siyasi yapının içerisinde yalnızca Tolgahan Erdoğan ve Veysi Uyanık'ın çelişkili beyanları üzerinden bugün burada yargılanıyorum. Oysa yaklaşık bin 400 delegenin oy kullandığı 38'inci Kurultay'da saydığım onca kişi içerisinden hiçbir il başkanı, hiçbir parti yöneticisi benim adımı bu iddialarla ilişkilendirmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Cumhuriyet Halk Partisi, 81 il başkanı, 973 ilçe başkanı, yüzlerce delegesi, 80 Parti Meclisi üyesi, yüzlerce belediye başkanı ve milletvekilinden oluşan köklü bir siyasi çınardır. Ben de bu partinin Parti Meclisi üyesiyim. Çelişkili tanık beyanları dikkate alınarak hakkımda beraat kararı verilmesini talep ediyorum." Ardından dinlenen tanık E.A., "Ben kurultay delegesiyim. Kurultay maddi manevi hiçbir töhmet altında kalmamıştır. Yusuf Göğerkaya görevden alınacağını anlayınca bana tehdit mesajları attı. Ben alışverişi görmedim, böyle bir durumla karşılaşmadım" dedi. Savcı, mütalaasında sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için yazı yazılması, mahkeme dosyasına kazandırılan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin kovuşturmasına esas olan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen iddianamede yer alan Adem Soytekin'in ifadesinde kovuşturmaya konu olayla ilgili beyanlarda bulunduğu anlaşıldığından tanık sıfatıyla beyanının alınması için talimat yazılması talebinde bulundu. Ara kararını açıklayan mahkeme, daha önce dinlenmesine karar verilen tanıkların beyanlarının alınmasına ilişkin talimat cevaplarının beklenmesine karar verdi. Mahkeme, İstanbul yolsuzluk davasında beyanı bulunan Adem Soytekin'in tanık olarak dinlenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmasına ve SEGBİS üzerinden hazır edilmesine hükmetti. Ara kararda, sanık Ekrem İmamoğlu'nun müdafiinin tanık olarak dinlenmesini talep ettiği Ali Abbas Ertürk'e ilişkin talebin açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmesi halinde gelecek celse değerlendirilmesine karar verildi. Mahkeme ayrıca, sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için talimat yazılmasına, tanık Murat Çultu'nun CHP üyeliğinden ne zaman istifa ettiğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorulmasına ve tanıklar Kemal Çiftçi ile Kemal Ölmez'in ihraç kararlarının CHP'den istenmesine hükmetti. Mahkeme, sonraki duruşmayı 1 Temmuz'a erteledi.

MHP'de büyük kurultay tarihi belli oldu: 7 Mart 2027 Haber

MHP'de büyük kurultay tarihi belli oldu: 7 Mart 2027

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, 15. Olağan Büyük Kurultay sürecinde il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs'ta başlayacağını belirterek, "Kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, MHP 15. Olağan Büyük Kurultayı'na ilişkin yaptığı yazılı açıklamada il ve ilçe kongrelerinin 7 Mayıs'ta başlayacağını bildirdi. MHP’nin Türk siyasi hayatındaki köklü geçmişine dikkat çeken Yalçın, "MHP, Türk siyasi hayatına doğduğu 1969 Şubat’ından bu yana üstlendiği tarihi misyonu, milletimizin kadim değerlerinden ve binlerce yıllık birikiminden aldığı ilhamla 57 senedir sürdürmektedir" ifadelerini kullandı. "TERÖRSÜZ TÜRKİYE EZBERLERİ BOZMUŞTUR" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" yaklaşımına ilişkin de Yalçın, söz konusu politikanın önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Yalçın, "Sayın Genel Başkanımızın büyük bir ferasetle gündeme taşıdığı Terörsüz Türkiye olgusu, bu bağlamda değerlendirilmelidir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmakla kalmayıp, tabuları yıkmıştır" dedi. Bu yaklaşımın siyasi arenada ayrışmayı netleştirdiğini belirten Yalçın, "Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler için bir turnusol kâğıdı işlevi görmüştür. Akla kara net şekilde ayrılmıştır. Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler tefrik edilmiştir" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sahiplenmesiyle söz konusu yaklaşımın devlet politikası hâline geldiğini belirten Yalçın, "Milletimizin gerçek sevenleriyle sözde dostları bu sayede ayan beyan ortaya çıkmıştır" dedi. "’TERÖRSÜZ TÜRKİYE’ TOPLUMDAN GÜÇLÜ DESTEK GÖRDÜ" "Terörsüz Türkiye" hedefinin toplum nezdinde karşılık bulduğunu ifade eden Yalçın, "Terörsüz Türkiye, bir devran aynası gibi herkesin gerçek yüzünü teşhir etmiştir. Bununla beraber ülkeye huzur, sükûn ve iç barışı; dışarıya da birliği, bütünlüğü ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın mümkün olduğunu ispatlamıştır" dedi. Milletin terör ve şiddetin siyaset aracı olarak kullanılmasına karşı çıktığını vurgulayan Yalçın, "Milletimiz, Terörsüz Türkiye’ye sahip çıkmıştır" ifadelerini kullandı. Siyasi aktörlere çağrıda bulunan Yalçın, "DEM, Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin sözlerini yerine getirme DEM’idir. Vakit; bölücü terör örgütünün fesih, silahları bırakma ve devletin emin ellerine teslim olma sürecinin gereklerini eksiksiz yerine getirme vaktidir" değerlendirmesinde bulundu. KONGRE TAKVİMİ AÇIKLANDI MHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 27 Nisan tarihli toplantısında kongre sürecine ilişkin kararların alındığını belirten Yalçın, "MHP’nin müstakbel olağan büyük kurultay hazırlıkları bağlamında ilçe ve il kongrelerinin 7 Mayıs 2026 tarihinde başlatılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca kongre sürecinin tamamlanmasının ardından MHP’nin 15. Olağan Kurultayı'nın da gelecek yıl 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi uygun görülmüştür" dedi.

CHP'nin kurultay davasının ardından avukatlardan açıklama Haber

CHP'nin kurultay davasının ardından avukatlardan açıklama

CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te gerçekleştirdiği ve Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025'teki 21. Olağanüstü Kurultayı ile ilgili toplam 6 dava açılmış ve hepsi Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirilmişti. 15 Eylül'de yapılan son duruşmada davacıların tedbir kararını bir kez daha reddeden mahkeme, davayı 24 Ekim'e ertelemişti. Ertelenen dava, bugün Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Yaklaşık 1 buçuk saat süren davada ara karar çıktı ve davanın reddine karar verildi. Lütfü Savaş ve delegelerin avukatı Onur Yusuf Üregen, davanın reddine ilişkin, "Uzun bir açıklama yapmayacağım. Ret kararını beklemiyorduk. Davamızın kabulünü bekliyorduk. Şaşırtıcı bir karar oldu. Var olan yasal hukuki yollarımıza başvurmaya devam edeceğiz. İstinaf sürecine gideceğiz" diye konuştu. CHP’nin avukatı Çağlar Çağlayan ise, "Olağanüstü Kurultayımızın iptaliyle ilgili açılan 6 dava bugün itibarıyla sonuçlandı. Mahkeme bazı davacılar bakımından üye olmadıkları için, üyelik haklarından faydalanamadıkları için davanın reddine karar verdi. Diğer davacıların davaları bakımından da gerekçeli kararda göreceğiz ama ret gerekçesiyle olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda gelinen aşamada kongreler yapıldığı, olağan kongreler tamamlandığı, aynı zamanda iki defa olağanüstü kurultay yapıldığı için, üstelik bir tanesi de delege imzasıyla gerçekleşmişti, davanın konusuz kaldığına karar verildi. Bu aşama itibarıyla dava sonuçlanmış oldu. Herkese hayırlı olsun. Bundan sonra bu dava umuyorum Türkiye gündeminden kalkacaktır. Siyaset normal seyrine dönecek" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.