SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lif

Söz Bursa - Lif haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lif haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir’den Ramazan sofralarına sağlıklı dokunuş Haber

Bursa Büyükşehir’den Ramazan sofralarına sağlıklı dokunuş

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide, doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem de zihinsel denge açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Ramazan Sofralarında Sağlık ve Denge’ başlıklı söyleşide, iftar ve sahur sofralarında dikkat edilmesi gereken beslenme kuralları ele alındı. Tayyare Kültür Merkezi’ndeki programda, gün boyu süren açlığın ardından dengeli ve bilinçli beslenmenin önemi katılımcılarla paylaşıldı. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan Uzman Diyetisyen Hatice Nur Ege, Ramazan ayında öğün planlamasının doğru yapılması gerektiğini belirtti. Ramazan ayında uzun süreli açlık sonrası ani ve ağır yemek tüketiminin sindirim sistemini zorlayabileceğini anlatan Ege, “İftara hafif bir başlangıç yapmak, çorba ve salata gibi besinlerle mideyi yormadan ilerlemek oldukça önemli. Sahurda ise protein ve lif içeriği yüksek, tok tutan besinler tercih edilmelidir. Bol su tüketimi de gün içerisindeki enerji dengesini korumada büyük rol oynar. Amacımız hem ibadetlerimizi huzurla yerine getirmek hem de beden sağlığımızı korumaktır” dedi. Günlük hayatta uygulanabilir beslenme önerilerinin de konuşulduğu program, soru cevap bölümüyle sona erdi.

Beslenme akciğer sağlığında anahtar rol oynuyor Haber

Beslenme akciğer sağlığında anahtar rol oynuyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade ederek akciğer sağlığı için taze sebze ve meyve yemenin önemli olduğunu söyledi. İnsan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Gıdaların vücutta yakıta dönüştürülmesi sürecine metabolizma denir. Oksijenle beraber işlenen gıdaların doğru metabolize olması için sağlıklı solunum sistemine ihtiyacı vardır. Sağlıklı ve çeşitli seçilen besinler ile oluşturulan dengeli bir beslenme planı sağlıklı nefes almayı ve akciğer sağlığını korumayı destekler. Karbonhidratlar metabolize olurken daha çok, yağlar ise daha az karbondioksit üretirler. Bu sebeple solunum sıkıntısı yaşayan kişilerin daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağlı diyet uygulamaları daha rahat nefes almalarını sağlar. Akciğer sağlığını korumak için, taze meyve sebze tüketimi, antioksidanlardan zengin vitamin-mineral alımı, yeterince sıvı tüketimi ile ideal kilonun korunması önemlidir" diye konuştu. Medicana Bursa Hastanesi Diyetisyen Hande Güngör, akciğer sağlığı için 10 besin grubunu şöyle sıraladı; "Lif bakımından zengin olan arpa, yulaf ve mercimek gibi gıdalar, B vitamini, magnezyum, selenyum ihtiva eder. Bu gıdalar akciğer sağlığını destekler. Taze sebzeler, yüksek lif ve flavanoid içeriği sayesinde akciğer fonksiyonunu iyileştiren pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana, pazı gibi besinlerin aynı zamanda KOAH ve akciğer kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir. Taze meyveler, özellikle elma, yaban mersini gibi yüksek antosiyanin ile akciğerlerin oksidatif hasardan korunmasına katkı sağlar. Fonksiyonel gıdalar, yüksek antioksidan, antiinflamatuar içerikleri ile zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi gıdalar damar sağlığına katkıda bulunarak akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etki gösterir. Omega-3 kaynağı besinler, hamsi, sardalya, deniz somonu gibi besinlerin kaynakları olan omega-3 ün yeterli alımı, hava yolu damar geçirgenliğini arttırarak akciğer sağlığını korur. Kuruyemişler, özellikle selenyumun en zengin kaynaklarından olan brezilya cevizi, yüksek antioksidan içeriğiyle solunum ve vücut direnci fonksiyonlarını iyileştirici etki gösterdiği bilinmektedir. Yoğurt, kalsiyum, fosfor ve selenyum açısından zengin olması sebebiyle KOAH riskini azalttığı tespit edilmiştir. Zeytinyağı, yüksek polifenol içeriği ile akciğer fonksiyonlarının bozulmasıyla seyreden solunum hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ifade edilmiştir. Antioksidan yönünden zengin vitaminler ve mineraller, yüksek antioksidan etki gösteren C ve E vitaminin yeterli alımı akciğer fonksiyonunu destekler. Su, akciğer fonksiyonlarının sürdürülmesi için önemli bileşenlerden olan mukus yapısının korunması için yeterli miktarda su gerekir. Kilo başına 30-33 miligram su tüketimi kişinin günlük sıvı ihtiyacını karşılamasını sağlar. İdeal kiloyu koruyarak dengeli ve yeterli bir beslenme planı uygulayan kişilerin hastalık riski azalır, enfeksiyonlara karşı direnci artar, vücut direnci sistemi güçlenir."

Sofradaki sessiz katil: Sağlık deposu mu, pestisit bombası mı? Haber

Sofradaki sessiz katil: Sağlık deposu mu, pestisit bombası mı?

Sağlık deposu olarak bilinen ıspanak, biber ve çilek gibi sebze ve meyvelerin, maruz kaldıkları pestisitler nedeniyle ciddi sağlık riskleri barındırdığını belirten Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Sena Nur Doğan, pestisitlerin insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bu riskleri azaltmak için alınabilecek önlemleri paylaştı. Sağlıklı beslenme denince akla ilk olarak antioksidan, lif, vitaminler ve fitokimyasallar açısından zengin meyve ve sebzeler gelirken, bu besinlerin üretim sürecinde maruz kaldıkları kimyasallar nedeniyle beklenmedik sağlık riskleri taşıyabileceğine vurgu yapan Medicana International Ankara Hastanesi Feel Well Beslenme ve Yaşam Tasarımı Bölümü'nden Diyetisyen Sena Nur Doğan, bu risklerin başında gelen pestisit tehlikesine dikkat çekti. Doğan, uluslararası hazırlanan raporlarda Türkiye'de tespit edilen kirli besinlerin başında ıspanak, lahana, elma, patates, biber, üzüm, şeftali, armut, çilek, kiraz ve yaban mersini olduğunu belirtti. "DOĞAL YA DA KÖY ÜRÜNÜ OLARAK TANIMLANAN HER BESİN ORGANİK DEĞİLDİR" Ispanak, biber ve çilek gibi besinlerin üretim sürecinde maruz kaldıkları kimyasallar nedeniyle beklenmedik sağlık riskleri taşıyabileceğini belirten Doğan, "Kalp-damar hastalıklarından kansere kadar birçok kronik hastalığa karşı koruyucu kabul edilen bu besinlerin, son yıllarda yapılan analizlerde üretim sürecinde maruz kaldıkları kimyasallar nedeniyle sağlığımızı tehdit eden riskler haline geldiği kanıtlanmış durumda. Bunun önemli bir sebebi bu sebze ve meyvelerin özellikle yapraklı, pürüzlü, gözenekli ya da kabuğu ince olması gibi yapısal özellikleri. Bazı örneklerde tek bir gıdada 20'den fazla farklı pestisit türü tespit edilmiştir. Tüm bu veriler, meyve ve sebzelerden uzak durulması gerektiği anlamına gelmez. Pestisit maruziyetini azaltmak için ürünleri akan su altında iyice yıkamak, kabuğu soyulabilen gıdalarda kabukları ayırmak, dış yaprakları temizlemek ve mümkünse bu listedeki ürünlerin organik alternatiflerini tercih etmek önemlidir. Organik besinler üretim sürecinde sentetik pestisitler, kimyasal gübreler ve hormonlar kullanılmadan, belirli kurallar ve denetimler altında yetiştirilen gıdaları ifade eder. Doğal ya da köy ürünü olarak tanımlanan her besin organik değildir, ürün ambalajlarında organik sertifikası yer alan ürünleri tercih edilebilir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.