SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lodos

Söz Bursa - Lodos haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lodos haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İzmir’de 50 yılda bir görülecek dehşet: Deniz seviyesi 1,5 metre yükseldi! Haber

İzmir’de 50 yılda bir görülecek dehşet: Deniz seviyesi 1,5 metre yükseldi!

İzmir’de en yüksek rüzgar hızı saatte 137,5 kilometreye ulaşırken, 1 metreye ulaşan dalgalarla birlikte kıyı hattında toplam su etkisi 1,5 metreye yaklaştı. İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, "Bu tablo sıradan bir lodos kabarması değil. Ön hesaplara göre yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek ölçekte dalga ve seviye koşullarına işaret ediyor. Meteorolojik kaynaklı ve geçici olsa da kıyı şeridinde dikkatli olunmalı" dedi. İzmir, 15 Şubat'ta son yılların en güçlü meteorolojik olaylarından birini yaşadı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü verilerine göre kent genelinde ölçülen en yüksek rüzgar hızı 137,5 km/saate ulaştı. Menderes'in Çileme köyü, Çiğli Havalimanı, Dikili'nin Çukuralan, Güzelbahçe Feneri ve Balçova başta olmak üzere birçok noktada fırtınanın hızı saatte 100 km'ye ulaşırken, rüzgar çatıların yerinden sökülmesine, ağaçların devrilmesine neden oldu. Bostanlı ve Pasaport istasyonlarından alınan verilere göre İzmir Körfezi’nde deniz seviyesi son 24 saatte yaklaşık 60 santimetre yükseldi. Kuvvetli lodosun oluşturduğu 90 santimetre ile 1 metre arasındaki dalgalarla birlikte kıyı hattında hissedilen toplam su etkisi yer yer 1,5 metreye ulaştı. Bu durum özellikle düşük kotlu bölgelerde deniz baskını, dalga aşması ve yağmursuyu sistemlerinde geri basma riskini artırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU ekipleri, kıyı hattında ve riskli bölgelerde su tahliyesi ve kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. "BU DEĞERLER YAKLAŞIK 50 YILDA BİR GÖRÜLEBİLECEK ÖLÇEKTE" İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, "İzmir’de şu an güneyli rüzgârlar zaman zaman 35–40 knot hızlara ulaşıyor. Körfez genelinde dalga yüksekliği 90 santimetre ile 1 metre arasında ölçülüyor. Uzun süredir etkili olan düşük basınç sistemi ise deniz seviyesinde yaklaşık 60 santimetrelik bir yükselmeye neden olmuş durumda. Bu iki etki birleştiğinde kıyı hattında 1,5 metreye varan bir su etkisi oluşuyor. Ön hesaplamalarımıza göre bugün gözlenen dalga koşulları istatistiksel olarak yaklaşık 50 yılda bir görülebilecek şiddette bir olaya işaret ediyor. Bu sıradan bir lodos kabarması değildir" diye konuştu. SALI GÜNÜNE DİKKAT Güler, Alsancak ve Karşıyaka kıyılarında gözlenen geri basmaların yapısal bir sorundan değil, eş zamanlı meteorolojik şartlardan kaynaklandığını vurgulayarak, "Düşük basınç deniz seviyesini doğal olarak yükseltir. Rüzgâr bu suyu kıyıya doğru ittiğinde dalga aşmaları görülebilir. Aynı dönemde yağışın devam etmesi, yağmursuyu sistemlerinin denize deşarjını zorlaştırarak mazgallardan geri basmaya neden olur. Bu geçici bir meteorolojik tablodur. Basınç yükselip rüzgâr zayıfladığında deniz seviyesi normale dönecektir. Salı günü öğle saatlerinde basıncın 1000 mb’nin altına düşmesinin bekleniyor. Bu nedenle deniz seviyesinde kısa süreli yeni bir artış daha yaşanabilecek" dedi. NEDEN DENİZ YÜKSELDİ? Denizin yükselmesinde uzmanlara göre üç ana etken aynı anda devreye girdi. Alçak basınç deniz seviyesinde yaklaşık 60 cm yükselmeye neden olurken, kuvvetli lodos (35–40 knot) denizi kıyıya doğru iterek 90 cm ile 1 metrelik dalgalar oluşturdu. Yağış ise suyun denize akışını zorlaştırarak geri basma riskini artırdı. Bu üçlü etki birleşince özellikle düşük kotlu alanlarda deniz baskını riski ortaya çıktı. Yetkililer, kıyı tahkimatlarının normal dalga şartlarına göre tasarlandığını ancak çok kuvvetli rüzgâr, düşük basınç ve yükselen deniz seviyesinin aynı anda etkili olduğu ekstrem durumlarda dalga aşmalarının görülebileceğini vurguluyor. Bu durumun yapısal bir yetersizlik değil, olağanüstü meteorolojik şartların geçici sonucu olduğu belirtildi.

Mimarlar Odası’ndan Bursa’daki lodos hasarı sonrası sert uyarı: "Hatalar ve denetim eksikliği görünür kılındı" Haber

Mimarlar Odası’ndan Bursa’daki lodos hasarı sonrası sert uyarı: "Hatalar ve denetim eksikliği görünür kılındı"

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından yapılan açıklamada, “Bursa’ da etkili olan lodos, yapı üretim sürecindeki teknik hataları ve denetim eksikliklerini bir kez daha görünür kılmıştır” dendi. Mimarlar Odası’nın açıklamasında, Bursa’ da son günlerde etkisini artırarak devam eden şiddetli lodos nedeniyle; çok sayıda yapıda çatı kaplamalarının yerinden söküldüğü, cephe kaplama elemanlarının koptuğu, balkon korkulukları ve çeşitli yapı bileşenlerinin savrularak ciddi tehlike yarattığı ifade edildi. Konuyla ilgili TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin açıklaması şöyle: “Bursa’ da son günlerde etkisini artırarak devam eden şiddetli lodos nedeniyle; çok sayıda yapıda çatı kaplamalarının yerinden söküldüğü, cephe kaplama elemanlarının koptuğu, balkon korkulukları ve çeşitli yapı bileşenlerinin savrularak ciddi tehlike yarattığı gözlemlenmiştir. Bu hasarların önemli bir bölümünün yeni yapılmış binalarda meydana gelmiş olması, yapı üretim sürecine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirmiştir. Bilimsel ve teknik olarak; yürürlükteki yapı üretim sürecine ilişkin mevzuat, yapıların maruz kalacağı tüm yük ve etkilerin -deprem, rüzgâr ve diğer çevresel etkiler dâhil- dikkate alınarak projelendirilmesini, uygulanmasını ve denetlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda çatı sistemleri, cephe kaplamaları, korkuluklar ve benzeri yapı bileşenleri; proje, detay, malzeme seçimi ve uygulama açısından ilgili standartlara uygun olmak zorundadır. Öte yandan, binalara sonradan izinsiz olarak eklenen metal çatılar, çatı yükseltmeleri ve benzeri müdahalelerin; mimari ve statik projelerden, teknik uzman görüşünden ve yapı denetim süreçlerinden yoksun şekilde, çoğu zaman yalnızca usta eliyle gerçekleştirilmesi son derece yanlış ve riskli uygulamalardır. Bu tür müdahaleler, yapıların taşıyıcı sistem dengelerini ve çevresel etkilere karşı davranışını olumsuz etkilemekte; özellikle rüzgâr yükleri altında ciddi güvenlik sorunlarına yol açmaktadır. Yaşanan bu olaylar; -Proje aşamasında çevresel etkilerin yeterince gözetilmediğini, -Uygulama sürecinde malzeme kalitesi, bağlantı detayları ve işçilik açısından ciddi eksiklikler bulunduğunu, -Yapı üretim ve denetim mekanizmalarının özellikle bu tür yapı bileşenleri açısından yeterli etkinlikte işlemediğini açıkça ortaya koymaktadır. Altı özellikle çizilmelidir ki; lodos olağan bir meteorolojik olaydır. Olağan doğa koşullarının, olağan dışı yapısal hasarlara yol açması kabul edilebilir değildir. Bu tür hasarlar yalnızca yapısal bütünlüğü değil, kamusal alanlarda can ve mal güvenliğini de doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle; -Yapı üretim sürecinin tüm aşamalarında yürürlükteki mevzuatın eksiksiz uygulanması, -Yapı denetim sisteminin nitelik ve bağımsızlığının güçlendirilmesi, -Cephe, çatı ve ek yapı elemanlarının tali unsurlar değil, yapı güvenliğinin ayrılmaz parçaları olarak ele alınması, -Kamu yararını önceleyen, bilimsel ve teknik esaslara dayalı bir yapı üretim anlayışının tesis edilmesi, acil ve ertelenemez bir gerekliliktir. Kentlerin yalnızca ayakta durması değil, her türlü çevresel etkiye karşı güvenli, dayanıklı ve sürdürülebilir olması da yapı üretim sürecinde yer alan tüm aktörlerin ortak sorumluluğudur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.