SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lübnan

Söz Bursa - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt Haber

"Özel’in silgisi kaleminden önce bitiyor!" AK Parti’den mal varlığı iddialarına yanıt

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor, bu gidişle CHP’yi de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının devam ettiği sırada açıklamalarda bulundu. "BM’NİN TEMSİL ETTİĞİ KURALA DAYALI BİR DÜZENDİR" Çelik, dünyanın çok ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu ve bütün bu yaşananların içerisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk anısına verilen 'Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü BM Genel Sekreteri Guterres’e takdim etmesini anlamlı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Çelik, "Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için Uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir" dedi. "BU GİDİŞİN SONU İYİ DEĞİL" Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran’ın tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Çelik, "Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı. Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı, müzakerelerin hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı. Ondan sonrasında da şu anda kaosu toparlamak için yeniden müzakere masasının kurulması, yeniden diplomasinin hayata geçirilmesi gerekirken maalesef yapılan daha fazla ülkeden savaş gemisi talep etmek, daha fazla ülkeden savaş uçağı istemektir. Bu gidişin sonu iyi değil" ifadelerine yer verdi. "BİR AN EVVEL SAVAŞ DURMALIDIR, MÜZAKERE MASASI KURULMALIDIR" İsrail’in bir devlet olarak suikast yöntemlerine başvurmasına değinen ve devletleri terör örgütlerinden ayıran en önemli durumun kurallı hareket etmeleri olduğunun altını çizen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. Birtakım saldırılar yapıldığında bunların meşru temelleri olur, gayri meşru temelleri olur. Meşru temeli; BM Güvenlik Konseyi kararı olursa ya da bir ülke saldırıya uğrarsa meşru müdafaa hakkını kullanır. Ama İsrail'in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir. Devlet organizasyonu bir terör örgütü gibi hareket etmeye başlarsa, devletle örgüt arasındaki alan bu suikastler vasıtasıyla muğlaklaşırsa maalesef dünyada çok kötü işlerin kapısı açılmış olur. O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bir ülkenin rejiminin değişmesi amacıyla bombalanmasının çok kötü sonuçlara yol açabileceğine vurgu yapan Çelik, bu sürecin hiç kimse için iyi olmayacağını da sözlerine ekledi. "İSRAİL NET BİR BİÇİMDE LÜBNAN'I GAZZELEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR" Çelik, Batı Şeria’da İsrail’in gayrimeşru yerleşim alanlarını genişletme kararını hiçbir hukuki temeli olmayan işgalci bir politika olarak ifade ettiklerini hatırlatarak, "İşgal altındaki topraklara şimdi silahlı sivilleri sokarak Filistinlilerin malına el koyma gibi bir şeye girmesi Gazze'de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutumu ortaya koyuyor. Dünya İsrail’e karşı net bir tutum almaması ve birtakım ülkelerin de ‘İsrail'in kendini savunma hakkı var’ etiketi altına koyması İsrail’i daha vahşi ve hukuksuz davranmaya teşvik etmiş oluyor. Dolayısıyla bu şekilde davrananların da bunda sorumluluğu vardır. Batı Şeria ile ilgili bu gelişmeler olurken İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze'de yaptığı gibi Önce Beyrut'un merkezinde komuta merkezlerini vuruyor, sivil altyapıyı vuruyor. Önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan'a da uyguluyor ve doğrudan sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerini hedef alıyor. Şimdiye kadar 800 bin kişi göç etti. Büyük bir insani facia söz konusu. Gazze’de Hamas’la mücadele ettiğini söyleyip sivilleri yok ediyordu. Lübnan'da da Hizbullahla mücadele ettiğini söyleyip yine sivilleri yok etmeye devam ediyor" açıklamasında bulundu. "MEZHEP TARTIŞMASI AÇMAK SON DERECE YANLIŞ BİR YAKLAŞIMDIR, BUNUN TÜRKİYE’YE BİR FAYDASI YOKTUR" Türkiye’nin çevresinde meydana gelen meselelerin iç kamuoyunda değerlendirilirken mezhep tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini aktaran Çelik, "Mezheplerle ilgili tartışma yüz yıllardır var. Birtakım siyasi olaylarda da bazı ülkelerin mezhepçi tartışmaları, mezhepçi yaklaşımları görüldü. Bunlarla ilgili fikirlerimizi, eleştirilerimizi, uyarılarımızı defalarca söyledik. Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil. Mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir ve insanlığın barışıdır’ yaklaşımını ortaya en güçlü şekilde koydu. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken bütün bunların içerisinde durulması gereken yerler şöyledir; Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, bölge barışının korunması konusunda kararlı olmak ve küresel barışı da tehdit eden bütün şer şebekelerine karşı durmaktır. Bütün bunların içerisinde mezhep tartışması açmak, mezhepler ya da öne çıkan aktörlerin mezhepleri ve geçmişteki davranışları üzerinden bugün alınması gereken tavrın bağışıklık sistemini zayıflatmaya çalışmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye'ye, komşu halklara ve kardeş ülkelere bir faydası yoktur" diye konuştu. "TÜRKİYE ATEŞTEN UZAK DURACAKTIR" İran’ın Türkiye’yi ve bölge ülkelerini hedef almaması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlatan AK Parti Sözcüsü Çelik, "İran tarafı kendilerinin Türkiye'yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Bizim de gördüğümüz durumlar var, bunu radar sistemlerinden görebiliyoruz. Eğer bu durum ayrıksı bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış bir yaklaşımsa şimdilik Türkiye burada duruyor. Aynı zamanda da Türkiye, dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez, pazarlık kabul etmez. Biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz. Bunu da herhangi bir şekilde kabul etmeyiz. Özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye'yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bir takım yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye'nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diploması yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız ve bütün kurumlarımızca en güçlü şekilde korunmaktadır" dedi. "TÜRKİYE İLE CAN AZERBAYCAN’I KARŞI KARŞIYA GETİRMEYE ÇALIŞAN KAMPANYALARI ELİMİZİN TERSİYLE İTİYORUZ" Çeşitli politikalar vesilesiyle Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını açmaya çalışanların var olduğunu söyleyen Çelik, "İki ayrı ülkeyiz ve her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan’la ebedi bir kardeşliğimiz var. Bunun adını da ‘iki devlet tek millet’ olarak koymuşuz. Aradaki politika farklarını tartışırız. Kurumlarımız ve Cumhurbaşkanımız ile Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi. Çelik, gündeme dair açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "ÖZEL’İN SİLGİSİ SÜREKLİ KALEMİNDEN ÖNCE BİTİYOR, BU KADAR ÇOK SİLGİ KULLANDIĞI İÇİN BU GİDİŞLE CHP’Yİ DE TARİHTEN SİLECEK" Bir gazeteci tarafından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti. Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor. Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel'in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi'ni de tarihten silecek. Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin."

Netanyahu’dan İslam Dünyasına şok sözler: "Tüm Dünya için tehdit!" Haber

Netanyahu’dan İslam Dünyasına şok sözler: "Tüm Dünya için tehdit!"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran dini lideri Mücteba Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Eski zalimi ortadan kaldırdık. Yeni zalim ise halkın karşısına çıkamıyor" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’la savaşa ilişkin başından bu yana ilk basın toplantısını düzenledi. İran’ı İsrail’i ortadan kaldırmak amacıyla nükleer bomba geliştirmeye çalışmakla suçladığı açıklamalarında Netanyahu, "Ancak bunu başaramadılar. İsrail hükümetinin başı olarak, İran’ın bu kapasiteyi geliştirmesini geciktiren açık ve gizli operasyonlar yürüttüm. Ayrıca İran’a güçlü darbeler indirebilmek ve İsrail’e yönelik tehditleri ortadan kaldırmak için askeri kabiliyetlerimizi ve siyasi kapasitelerimizi geliştirdik" dedi. "Şer eksenine karşı saldırılarımızı devam ettireceğiz" diyen Netanyahu, İsrail’in özellikle ülkenin kuzeyindeki vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla operasyonlarını sürdüreceğini söyledi. Netanyahu, "Hizbullah gücümüzü hissediyor ve İsrail’e karşı saldırganlıklarının bedelini ödeyecekler" dedi. "ESKİ ZALİMİ ORTADAN KALDIRDIK, YENİ ZALİM İSE HALKIN KARŞISINA ÇIKAMIYOR" İran’ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i uyardıklarını fakat uyarılara kulak verilmediğini söyleyen Netanyahu, "Hamaney, nükleer ve füze kabiliyetlerini yeniden inşa edecek bir operasyon yürüttü ve bunları yerin çok derinlerine gömüyorlardı. Eğer hızlı hareket etmeseydik, İran’ın ölüm sanayisi birkaç ay içinde herhangi bir saldırıya karşı bağışık hale gelecekti" dedi. Bu nedenle İran’ın nükleer silah edinmesi ve tüm dünyayı tehdit eden füzeler geliştirmesini engellemek amacıyla ABD ve İsrail’in birlikte çalıştığını söyleyen Netanyahu, İran dini lideri Mücteba Hamaney'e ilişkin açıklamasında, "Eski zalimi ortadan kaldırdık. Yeni zalim ise halkın karşısına çıkamıyor" dedi. İRAN HALKINA İKTİDARI DEVİRME ÇAĞRISI YAPTI Konuşmasında İran halkına seslenen Netanyahu, "Özgürlüğe doğru yolculuğunuza başlayacağınız an giderek yaklaşıyor. Yanınızdayız ve sizi destekleyeceğiz. Ancak günün sonunda karar size ait. Bu, sizin ellerinizde" dedi. "TRUMP İLE HER GÜN KONUŞUYORUZ" "Şahsi dostu" olarak bahsettiği ABD Başkanı Donald Trump ile benzeri görülmemiş bir ittifak kurduklarını söyleyen İsrail Başbakanı, "Her gün konuşuyoruz. Fikir alışverişi yapıyor, istişare ediyor, birlikte kararlar alıyoruz" dedi. Netanyahu, "Başkan Trump bana, aramızdaki ilişkilerin önceki başkanlarla hatta İsrail’deki önceki başbakanlarla olandan yüz kat daha güçlü olduğunu söyledi" ifadelerini kullandı. İran’da sokak gösterileri için gerekli koşulları oluşturmaya çalıştıklarını söyledi Basın toplantısında savaşta zaferin ölçüsünün İran’daki rejimin devrilmesi mi olduğu yönündeki bir soruya Netanyahu, "Rejime saldıracağız ve rejimin nükleer programını ve füze sistemlerini yok edeceğiz. Ulaşmamız gereken hedefler bunlar. Buna bir hedef daha ekledim. İran halkının bu iğrenç rejimden kurtulması için gerekli koşulları ve ortamı oluşturmak. Fakat az önce de söyledim, bu İran halkına bağlı. Bunun yapabilecek olan onlar. Onları bunu yapmaya zorlayamayız. Ancak dün yaptığımız ve bugün de yapmaya devam ettiğimiz gibi, hava saldırılarıyla uygun koşulları oluşturuyoruz. Bu yüzden onlara sokağa çıkma fırsatı veriyoruz. Amacımız bu" dedi. "SÜRPRİZLER OLACAK" Netanyahu, "Bence sürprizler olacak. Bu basın toplantısında belli ölçüde savaşın ketumluğunu muhafaza etmem gerekiyor. Ancak sizinle paylaşabileceğim şey, beklediğimizden çok daha fazla üstünlüğe sahip olduğumuz ve tüm hedeflere ulaşacağımızdır" şeklinde konuştu. Bence sürprizler olacak. Bu basın toplantısında belli ölçüde savaşın belirsizliğini korumam gerekiyor. Ancak sizinle paylaşabileceğim şey şu: beklediğimizden çok daha fazla üstünlüğe sahibiz ve tüm hedeflerimize ulaşacağız." Daha önce yaptığı Hizbullah’ın 20 yıl geriye atıldığına ilişkin ifadeleri sorulan Netanyahu, "O zamanlar Tel Aviv’deki gökdelenlerin yıkılmasından, şehirlerin yerle bir edilmesinden ve on binlerce kişinin ölmesinden söz ediliyordu. Bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Çünkü onlara güçlü bir şekilde saldırdık. Bu, onların kabiliyetlerini yüzde yüz imha ettiğimiz anlamına gelmez" dedi. "SİZE ORTA DOĞU’NUN TAMAMINI DEĞİŞTİRECEĞİMİZE DAİR SÖZ VERMİŞTİM" Netanyahu, "Size hem düşmanlar hem de dostlar açısından Orta Doğu’nun tamamını değiştireceğimize dair söz vermiştim. İsrail, her zamankinden güçlü olacak. Bunu hem komşularımız, hem düşmanlarımız hem de dostlarımız görüyor ve bu gerçeği kabul ediyor" şeklinde konuştu. İRAN’DAKİ MUHALİF GRUPLARIN SİLAHLANDIRILMASI SEÇENEĞİNİ REDDETMEDİ İsrail Başbakanı Netanyahu, "İsrail, İran'daki muhalif grupları silahlandırmak için çalışıyor mu?" sorusuna, "Bunu reddetmiyorum. Şunu kesin olarak söyleyebilirim ki, İran halkının çabaları olmadan rejim devrilemez ve biz de bunu onlara bildirdik. Yardımın yolda olduğunu da onlara söyledik" şeklinde cevap verdi. Netanyahu, "Eğer rejim düşmezse çok daha zayıf olacaktır. Ama düşerse, sorun çözülmüş olur" dedi. "KRALLIĞA VE MESİH’İN GELİŞİNE ULAŞACAĞIMIZA İNANIYORUM" İsrail’in geçmişte olduğundan çok daha güçlü ve büyük olduğunu söyleyen Netanyahu, "Krallığa ulaşacağımıza ve Mesih’in gelişine ulaşacağımıza inanıyorum. Fakat bu, önümüzdeki Perşembe gerçekleşecek bir şey değil. Ulusların yaşamı her zaman kırılgan ve tehditlerle çevrilidir. Hayatta kalmamız ve dayanıklılığımız, varlığımızı güçlendirmek için kurduğumuz ittifakların neticesidir" şeklinde konuştu. İsrailli lider, "Bir savaştan diğerine ilerliyoruz. Devletin kuruluşundan bu yana ve şimdi de bu operasyonla birlikte İsrail, her zamankinden daha güçlü hale geldi" dedi. "HİZBULLAH AĞIR BEDEL ÖDEYECEK" Lübnan topraklarındaki operasyonlara ilişkin bir soruya Netanyahu, "Lübnan hükümetine ateşle oynadıklarını söyledik. Eğer Hizbullah'ı silahsızlandırılmazlar ve faaliyet göstermesine izin verirlerse, bu kendi kaderlerini kendi elleriyle yazdıkları anlamına gelir. Bunu siz yapmazsanız biz yapacağız. Bunu nasıl yapacağız? Karadan mı başka yollardan mı, bunun ayrıntısına girmeyeceğim. Ancak size söz veriyorum, Hizbullah ağır bir bedel ödeyecek" dedi. Netanyahu, "Lübnan hükümetinden bu konuda inisiyatif almasını ve gerekli adımı atmasını istiyorum. Eğer bunu yapmazlarsa, bize başka seçenek bırakmayacaklar" şeklinde konuştu. "DÜŞMANLARIMIZI TEKRAR TEKRAR VURMAYI SÜRDÜRECEĞİZ" İran’da bir terör rejimi olduğunu ve bunun varlığını sürdürmesini engellemeye çalıştıklarını savunan Netanyahu, "Bunu yapıyoruz çünkü, yaşam gücüyle doluyuz. İsrail halkı olarak yok edilemeyeceğimize ve ortadan kaldırılamayacağımıza dair arzuya, yeteneğe ve inanca sahibiz. Toprağımıza bağlı kalma ve kendimizi yenileme kabiliyetine sahibiz. Düşmanlarımızın peşine düşer ve gerekirse onları defalarca vururuz" dedi. Netanyahu, "Hem Sünni hem de Şii aşırı İslam, tüm dünya için tehdittir. Bu durumun kendi kendine çözüleceğini söyleyemeyiz. Düşmanlarımızı tekrar tekrar vurmayı sürdüreceğiz" dedi.

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki Haber

"Kürtleri terörle eşitleyen dil zehirlidir": Büyükataman’dan sert tepki

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Fırat'ın doğusunun da terörden arındırılması gerektiğini belirterek, "Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır. Tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" dedi. "İSRAİL'İN ORTADOĞU'NUN TAMAMINI KANLI BİR SAVAŞA SÜRÜKLEME PLANLARI DEVAM ETMEKTEDİR" MHP Bursa İl Başkanlığı'nda basın toplantısında partililerle bir araya gelen Büyükataman, "Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" ifadelerini kullandı. "SALDIRMAYA CESARET EDEMEDİĞİ TEK DEVLET TÜRKİYE" İsrail'in bölgede doğrudan saldırmaya cesaret edemediği tek devlet Türkiye olduğunu belirten Büyükataman, "İsrail, her ne kadar doğrudan saldırmaya cesaret edemese de; iç cephemize yönelik sinsi saldırılarıyla birliğimizi hedef almaktadır. Diğer yandan özellikle Suriye'de Esad'ın devrilmesiyle filizlenen istikrar umudunu baltalamaya çalışmış, SDG/PYD terör örgütünü kışkırtarak Suriye'yi savaşa mahkûm bırakmak istemiştir. Suriye'de 10 Mart mutabakatına uymayan SDG/YPG Suriye'yi bölme emellerinde ısrarcı olmuş, yanlış üstüne yanlış yapmıştır. Bunun üzerine Halep kısa sürede SDG'li terörist unsurlardan ve ona destek çıkan Esad rejimi kalıntılarından temizlenmiştir" diye konuştu. "FIRAT'IN DOĞUSU DA TERÖRDEN ARINDIRILMALI" Suriye ordusunun SDG/PKK karşısında sahada gösterdiği üstünlük, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine suikast üstüne suikast düzenleyen SDG'nin iddia ettiği kadar güçlü ve etkin olmadığı gerçeğini de ifşa etmiştir. Gelinen bu noktada Fırat'ın doğusu da tıpkı batısı gibi terörden tamamen arındırılmalı, Suriye'de tek bir terörist kalmamalıdır" dedi. "KÜRTLERİ TERÖRLE EŞİTLEYEN BU DİL ZEHİRLİDİR" Suriye'de SDG'ye yönelik operasyonu, Kürt kardeşlerimize yönelik bir saldırı yapılıyormuş gibi değerlendirmelerde bulunanlar büyük bir yanlışın içerisinde olduğunu ifade eden Büyükataman, "Kürtleri terörle eşitleyen bu dil zehirlidir, SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması koca bir yalandan ibarettir. Tüm bu gelişmeler Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendirmektedir. Sınırımızda şanlı Türk bayrağına el uzatmaya cüret eden alçaklar, milli birlik ve kardeşlik çağrılarımızı suistimal ederek Terörsüz Bölge hedefimizi sabote etmeye çalışanlar şunu çok iyi bilsinler ki; tarih boyunca şanlı Türk bayrağına el uzatan her hain bunun bedelini ödemiştir. Bundan sonra da ödeyeceğinden kimse şüphe etmemelidir" şeklinde konuştu. "SON TERÖRİST SİLAH BIRAKINCAYA KADAR TERÖRLE MÜCADELEMİZ SÜRECEK" Türkiye Cumhuriyeti Devleti ne yurt içinde ne de yurt dışında terörün varlığına tahammül etmeyeceğini ifade eden Büyükataman, "Milliyetçi Hareket Partisi'nin görüşü ve duruşu budur. Aksi halde son terörist silah bırakıncaya kadar terörle mücadelemiz sürecek, silah bırakmayan eli kanlı caniler mutlaka bedelini ödeyecektir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin öncülüğünü yaptığı Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimiz mutlaka başarıya ulaşacak, yıllarca mazlumların kanını akıtan, Türk-Kürt demeden katleden terör belası tarihe karışacaktır. Buna rağmen ne yazık ki muhalefet partileri çağları aşan bu CHP neredeyse her gün suni bir gündemle karşımıza çıkmakta ve Türkiye düşmanlarının diliyle konuşarak Türkiye karşıtlarının oluşturduğu emperyalist cephede konumlanmaktadır" dedi. "KOMŞULARIMIZDA YAŞANAN GELİŞMELER, TÜRKİYE'YE YÖNELİK TEHDİTLERİN ADETA FRAGMANI GİBİDİR" Bir tarafta Ukrayna-Rusya savaşı devam ederken diğer tarafta Emperyalist-Siyonist emeller coğrafyamızda barış ve istikrarın önünde en büyük engel olarak durduğunu belirten Ataman, "İran'da yaşanan huzursuzluk ve devreye sokulan emperyalist provokasyonlar tüm bölge için olduğu gibi ülkemiz için de her açıdan tehdit oluşturmaktadır. Terör devleti İsrail'in Ortadoğu'nun tamamını kanlı bir savaşa sürükleme planları devam etmektedir. 2025 yılında İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlar, Suriye, İran, Yemen, Lübnan ve Katar'a yönelik yaptığı saldırılar Siyonist barbarlığın ne derece gözü dönmüş bir hal aldığını göstermektedir. Komşularımızda yaşanan gelişmeler ülkemize yönelik tehditlerin adeta fragmanı gibidir" dedi.

Hizbullah’tan İsrail’e 18 Şubat uyarısı Haber

Hizbullah’tan İsrail’e 18 Şubat uyarısı

Hizbullah lideri Naim Kasım, geçtiğimiz sene 27 Kasım’da başlayan ateşkes anlaşması çerçevesinde İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesine 2 gün kala açıklamalarda bulunarak, İsrail’i uyardı. Kasım, İsrail’in 18 Şubat’ta Lübnan topraklarından tamamen çekilmiş olması gerektiğini belirterek, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki hiçbir noktada askeri varlık bulundurmak için hiçbir mazereti olmadığını aktardı. Kasım, "İsrail, 18 Şubat'ta tamamen çekilmeli. Beş nokta veya başka detaylar gibi mazeretleri yok. Bu anlaşmanın gereği bu" ifadelerini kullanarak, 18 Şubat sonrasında Lübnan topraklarında kalacak herhangi bir İsrail askeri varlığının "işgalci güç" olarak kabul edileceğini vurguladı. Lübnan hükümetine İran uçaklarına uygulanan başkent Beyrut'a iniş yasağının gözden geçirilmesi çağrısında bulunan Kasım, yasağı "İsrail'in emrini uygulamak" olarak nitelendirerek, "Uçakların inişine izin verin, İsrail ne yapacak görelim" dedi. Lübnan hükümeti, İsrail'in İran’ın sivil uçakları kullanarak Hizbullah'ı silahlandırmak için Beyrut'a nakit para aktardığı yönündeki iddialarının ardından 18 Şubat'a kadar İran uçaklarına Beyrut'a inişi yasaklamıştı. Öte yandan İsrail’in 18 Şubat’tan sonra Lübnan’ın güneyinde beş noktada askerlerini tutmayı talep ettiği, ABD'nin bu talebi onayladığı ancak Lübnan hükümetinin bunu reddettiği iddia edilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.