SON DAKİKA
Hava Durumu

#Lübnan

Söz Bursa - Lübnan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lübnan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Netanyahu meydan okudu: Lübnan'dan çekilmeyeceğiz! Haber

Netanyahu meydan okudu: Lübnan'dan çekilmeyeceğiz!

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bölgelerden çekilmeyeceğini söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan topraklarındaki işgalini sürdüreceğini açıkladı. İşgal altındaki Batı Şeria'da katıldığı bir etkinlikte konuşan Netanyahu, İsrail askerlerinin Lübnan'da oluşturulan sözde "güvenlik bölgesinden" ihtiyaç duyulduğu sürece çekilmeyeceğini söyledi. Netanyahu, İsrail'in "kuzey sınırlarının güvenliğini" gerekçe göstererek, ordunun Lübnan'daki pozisyonlarını koruyacağını söyledi. İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin Lübnan’daki işgalini sürdürmek üzere ABD ile yoğun müzakereler sürdürdüğünü iddia etti. TRUMP, "NETANYAHU İLE LÜBNAN KONUSUNDA ANLAŞMAZLIK YAŞIYORUZ" DEMİŞTİ Netanyahu'nun açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump'ın Fransa'da düzenlenen G7 Liderler Zirvesi sırasında yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Trump, İsrail'in Hizbullah'a yönelik saldırılarında orantısız güç kullanımına başvurduğunu işaret ederek eleştirilerde bulunmuştu. ABD Başkanı Netanyahu’ya ilişkin açıklamasında, "Kendisi iyi birisi. Netanyahu bazen heyecanlanıyor ama iyi bir ortak. Lübnan konusunda küçük bir anlaşmazlık yaşıyoruz. Ona, ‘Hizbullah’tan bir kişi bir binaya girdiğinde her defasında tüm binayı yerle bir etmeye gerek yok’ diyorum. Ama ortaklığımız olağanüstü" demişti. ABD-İRAN ARASINDA MUTABAKAT ZAPTI İMZALANMIŞTI ABD ve İran arasındaki 14 maddelik mutabakat zaptı dün akşam Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanmıştı. Söz konusu zapt kapsamında taraflar, Lübnan dahil bütün cephelerdeki çatışmaların sonlandırıldığını ilan etmişti. ABD ve İran bu çerçevede ayrıca Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına alacaklarını taahhüt etmişti. İsrail ordusu işgalin genişletildiğine ilişkin harita paylaşmıştı İsrail ordusu ise geçtiğimiz saatlerde bölgedeki işgalin genişletildiğine ilişkin bir harita paylaşmıştı. Ordudan yapılan açıklamada, İsrail askerlerinin "operasyonel gereklilikler" nedeniyle Lübnan topraklarının yaklaşık 10 kilometre içindeki "güvenlik bölgesinde" konuşlandırıldığı ifade edilmişti.

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"! Haber

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru'nun Türk dünyası için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, 'Turan Koridoru'dur" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Orta Doğu'dan Güney Kafkasya'ya uzanan gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insanlık dramı karşısında yetersiz kaldığını savundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur" dedi. İsrail'in 7 Ekim sonrasında izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını savunan Bahçeli, "İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Netanyahu yönetimini eleştiren Bahçeli, "Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz" diye konuştu. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz: Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?" ABD-İRAN MUTABAKATINA DESTEK ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bahçeli, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sunmasını temenni etti. Bahçeli, "ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret eden Bahçeli, "Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın süreçte yürüttüğü diplomatik girişimlere de teşekkür eden Bahçeli, Türkiye'nin bölgesel istikrara katkı sunan bir rol üstlendiğini söyledi. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, Karabağ Zaferi'nin ardından oluşan yeni jeopolitik tabloya dikkat çekti. Bahçeli, "2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir" dedi. "ZENGEZUR DEDİK AMA ARTIK ADINI DOĞRU KOYALIM: BU HAT, TURAN KORİDORU'DUR" Zengezur Koridoru'nun Türk dünyasını birbirine bağlayacak tarihi bir güzergah olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Zengezur; Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu,'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru; Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır." Koridorun ekonomik ve jeopolitik önemine vurgu yapan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "TURAN KORİDORU YALNIZCA AZERBAYCAN'IN VE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, ERMENİSTAN'IN DA EKONOMİK YALNIZLIKTAN ÇIKIŞ KAPISI OLABİLİR" Ermenistan'ın bölgesel gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir" dedi. Erivan yönetiminin iş birliği zeminine katılması halinde koridorun Ermenistan için de fırsatlar sunacağını savunan Bahçeli, "Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" diye konuştu. "HİÇBİR SINAV KENDİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere başarı diledi. "Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir" diyen Bahçeli, "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız olacaktır" ifadelerini kullandı.

Netanyahu: "İsrail Devleti’ni yok olmaktan kurtardık" Haber

Netanyahu: "İsrail Devleti’ni yok olmaktan kurtardık"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ve ABD’nin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmasının ardından düzenlediği ilk basın toplantısında, "İsrail Devleti’ni yok olmaktan kurtardık" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ve ABD’nin mutabakat zaptı üzerinde anlaşmasının ardından ilk kez basın toplantısı düzenledi. Netanyahu, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonun başarılı olduğunu savunarak, Washington ile Tahran arasında bir anlaşma yapılsa da yapılmasa da İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Netanyahu, İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin "hayatının misyonu" olduğunu belirterek, "Anlaşma olsun ya da olmasın, İran bugün de yarın da nükleer silaha sahip olmayacak. Ben İsrail Başbakanı olduğum sürece bu gerçekleşmeyecek" dedi. Netanyahu, İran’ın nükleer programının "tehdit" oluşturduğunu ve İsrail’in bunu "Amerikalı dostlarıyla birlikte" ortadan kaldırdığını ifade etti. İran’a ait çok sayıda askeri ve nükleer tesisi imha ettiklerini aktaran Netanyahu, "Donanmalarını ve hava kuvvetlerini yok ettik. İran halkını katleden üs komutanlarını etkisiz hale getirdik. İran ekonomisine yüz milyarlarca dolarlık, hatta bazı tahminlere göre 1 trilyon dolara yaklaşan zarar verdik. İsrail nüfusunun yok edilmesi tehdidini yıllar boyunca ortadan kaldırdık. İsrail Devleti’ni yok olmaktan kurtardık" dedi. Netanyahu, Gazze, Lübnan ve Suriye’de "güvenlik bölgeleri" oluşturduklarını ve ülkenin güvenliğini korumak için bu bölgelerde gerekli olduğu sürece kalacaklarını söyledi. "ÇOĞU ZAMAN AYNI GÖRÜŞTEYİZ, ANCAK BAZEN GÖRÜŞ AYRILIKLARI DA OLUYOR" İsrail’in İran’a veya Lübnan’a karşı tek başına saldırı düzenlemesine ABD’nin izin verip vermeyeceği sorusuna cevap vermekten kaçınan Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmelerinde İsrail'in çıkarlarını savunduğunu vurguladı. Netanyahu, "Çoğu zaman aynı görüşteyiz, ancak bazen görüş ayrılıkları da oluyor. İsrail'in güvenlik çıkarlarından ben sorumluyum. Onları savunuyorum" dedi.

"Ben olmasaydım İsrail olmazdı!" Trump’tan İran ve Netanyahu’ya yönelik sert mesajlar Haber

"Ben olmasaydım İsrail olmazdı!" Trump’tan İran ve Netanyahu’ya yönelik sert mesajlar

ABD Başkanı Donald Trump, "Bir noktada İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney ile görüşebilirim" dedi. Trump ayrıca İran'ın nükleer silah edinmemeyi kabul ettiğini kaydederek, "Nükleer silah sahibi olmayacaklarını zaten kabul ettiler" diye konuştu. ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına verdiği bir röportajda İran'a ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD'nin Venezuela'ya yönelik operasyonda büyük bir başarı elde ettiğini ve İran'ın da büyük bir başarı olacağını söyleyen Trump, "Askeri gücü esasen yendik. Ne olacağını göreceğiz. Bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz. Olursa iyi, olmazsa da sorun değil. Diğer yoldan yaparız" ifadelerini kullandı. "NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLMAYACAKLARINI ZATEN KABUL ETTİLER" Trump, İran ile nükleer müzakerelerin durumuna ilişkin, "Nükleer silah sahibi olmayacaklarını zaten kabul ettiler" dedi. Trump, "Fikirlerini değiştirebilirler ancak kabul etmeleri gereken şeylerden biri buydu ve bunu kabul ettiler. Bu büyük bir olaydı" diye konuştu. Açıklamalarında İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in ABD ile görüşmelerde doğrudan yer aldığını da ifade eden Trump, "O da kesinlikle işin içinde" dedi. Trump, "Onun görüşmelere onay verdiğini söylüyorlar. Bu çok uzun zamandır böyle. Babası ve sonra kendisi. Sanırım görevin babadan oğula geçmesi durumu. Ama oldukça iyi anlaşıyor gibiyiz" ifadelerini kullandı. İRAN LİDERİ İLE GÖRÜŞEBİLECEĞİNİ SÖYLEDİ Trump, İran'ın dini lideri ile yüz yüze görüşmek isteyip istemeyeceği sorusuna ise, "Onunla görüşmek isterim" cevabını verdi. Trump, ABD Başkanı Donald Trump, "Bir noktada İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney ile görüşebilirim. Bu, her şeyin nasıl sonuçlanacağına bağlı" şeklinde konuştu. "BU İŞ BİTER BİTMEZ FİYATLAR ÇOK HIZLI DÜŞMEYE BAŞLAYACAK" Ekonomi ve enflasyona ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Enerji ve akaryakıt fiyatları en büyük etkenler. İnsanlar bunu hissediyor. Bu iş biter bitmez, fiyatlar çok hızlı düşmeye başlayacak. Ama sahip olacağımız durum, nükleer silahı olmayan bir İran olacak ve bu hepsinden daha önemli" dedi. Akaryakıt fiyatlarının önceki seviyeye döneceğini söyleyen Trump, "İnsanların çok da hayal kırıklığı içinde olduğunu sanmıyorum. Bu iş biter bitmez fiyatlar düşecek. Bu arada zaten düştü. Geçen gün gördüm, varil fiyatı 98 dolar. Herkes 300-400 dolar olacak diyordu. Ama 98 dolar" diye konuştu. "(NETANYAHU'NUN) LÜBNAN İLE SÜREKLİ ÇATIŞMA HALİNDE OLMASINDAN DOLAYI BİRAZ RAHATSIZ OLMUŞTUM" İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir telefon görüşmesinde ona kızdığı ve ona küfürlü ifadelerle birlikte "Sen çıldırdın mı, ne yapıyorsun? Senin hapse girmeni ben engelledim" gibi ifadeler kullandığına ilişkin iddialar konusunda "Onunla gerçekten böyle mi konuştunuz" şeklinde bir soru alan Trump, "Konuştum. Kızgındım demek istemiyorum ama Lübnan ile sürekli çatışma halinde olmasından dolayı biraz rahatsız olmuştum" ifadelerine yer verdi. Trump, "Bir noktada, Bibi (Netanyahu), bunu durdurmalıyız. Durdurmalıyız" dedim. Ama ilişkimiz çok iyi. Birlikte iyi işler yaptık" şeklinde konuştu. "EĞER BEN BAŞKAN OLMASAYDIM, ŞU ANDA İSRAİL OLMAZDI" Trump, İran ile savaşa girmesi konusunda Netanyahu'nun kendisini oyuna getirdiği iddiasına ise, "Bunu başlatan bendim. İnsanları sıkmak istemem ama İran'ın nükleer silah sahibi olmasına izin veremezdik" şeklinde cevap verdi. İran'ın nükleer silah edinmesi halinde muhtemelen vurulacak ilk ülkenin İran olacağını da ifade eden Trump, "İsrail diye bir şey kalmazdı. Eğer ben başkan olmasaydım, şu anda İsrail olmazdı" dedi. "ARTIK SAHADA ASKERLERE İHTİYACIMIZ YOK" ABD'nin askeri operasyon sayesinde İran'ın askeri gücünü üç gün içinde fiilen yok ettiğini savunan Trump, "Şimdi bir karar vermem gerekiyor. Bir anlaşma mı imzalıyoruz yoksa 'diğer yolu' mu seçiyoruz. Diğer yol hoş değil" dedi. Açıklamalarında İran'a karşı kara gücü kullanma ihtimalini de dışlayan Trump, "Artık sahada askerlere ihtiyacımız yok" ifadelerini kullandı.

Netanyahu’dan Trump’a Lübnan resti: Operasyonlar sürecek Haber

Netanyahu’dan Trump’a Lübnan resti: Operasyonlar sürecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Lübnan’daki çatışmaların durdurulacağı yönündeki açıklamasına karşı, "İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde planlandığı gibi operasyonlarına devam edecek" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump’ın Lübnan’daki çatışmaların durdurulacağı yönündeki açıklamasına rağmen saldırıların devem edeceğini duyurdu. Netanyahu, "Bu akşam Başkan Trump ile görüştüm ve ona, Hizbullah şehirlerimize ve vatandaşlarımıza saldırmayı bırakmazsa İsrail'in Beyrut'taki hedefleri vuracağını söyledim. Bu tutumumuz değişmedi. Buna paralel olarak İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde planlandığı gibi operasyonlarına devam edecek" dedi. "İsrail onlara saldırmayacak, onlar da İsrail’e saldırmayacak" ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda yaptığı görüşmenin ardından, "İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile çok verimli bir görüşme yaptım. Beyrut’a asker gönderilmeyecek ve yola çıkmış olan askerler de çoktan geri çevrildi" demişti. Üst düzey temsilciler aracılığıyla Hizbullah ile de çok iyi bir görüşme yaptığını ifade eden Trump ayrıca, "Onlar da tüm çatışmaların durdurulmasını kabul etti. İsrail onlara saldırmayacak, onlar da İsrail’e saldırmayacak" ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan ile Trump Görüştü: Masada Suriye, NATO Ankara Zirvesi ve Camii Saldırısı Var Haber

Erdoğan ile Trump Görüştü: Masada Suriye, NATO Ankara Zirvesi ve Camii Saldırısı Var

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye ilişkin İletişim Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Liderler, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı. Cumhurbaşkanımız görüşmede, bölgemizdeki çatışma sürecinde ateşkesin uzatılması kararını müspet bir gelişme olarak gördüğünü, ihtilaflı konularda makul bir çözümün mümkün olduğuna inandığını, ortaya konan yapıcı girişimlere desteğimizin süreceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de istikrar ortamının kök salmasının tüm bölgemiz için önemli bir kazanım olduğunu, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik desteğinin aralıksız süreceğini, ayrıca Lübnan’daki durumun kötüleşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, NATO Ankara Zirvesi hazırlıklarının sürdüğünü, Zirve’nin her açıdan başarılı geçmesi amacıyla azami gayret gösterdiğimizi ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, ABD Başkanı Trump’a önceki gün ABD’nin San Diego kentindeki bir camiye düzenlenen menfur saldırı nedeniyle taziyelerini iletirken, Türkiye’nin hangi dini gruba yönelik olursa olsun bu tür nefret suçlarına karşı olduğunu söyledi" ifadelere yer verildi.

Beyrut’ta kritik suikast talimatı: Netanyahu, Hizbullah’ın Rıdvan Gücü komutanını hedef aldı Haber

Beyrut’ta kritik suikast talimatı: Netanyahu, Hizbullah’ın Rıdvan Gücü komutanını hedef aldı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ın Rıdvan Gücü komutanının etkisiz hale getirilmesi için Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik saldırı için talimat verdiğini belirtirken, "ABD'deki dostlarımızla sürekli temas halindeyiz. Bu gece ilerleyen saatlerde de Başkan Trump ile yeniden görüşeceğim. Ortak hedefler paylaşıyoruz ve en önemli amaç, İran'ın tüm zenginleştirilmiş nükleer materyalinin ve uranyum zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, güvenlik kabinesi toplantısı öncesinde ABD-İran arasındaki askeri ve diplomatik gerilimle Lübnan'a yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. İsrailli lider, başbakanlık ofisinden paylaşılan görüntülü açıklamada, "ABD'deki dostlarımızla sürekli temas halindeyiz. ABD Başkanı Donald Trump ile neredeyse her gün görüşüyorum. Ekibim ve onun ekibi de bugün dahil olmak üzere her gün iletişim halinde. Bu gece ilerleyen saatlerde de Başkan Trump ile yeniden görüşeceğim" dedi. Netanyahu, İsrail-ABD arasındaki iş birliğine ilişkin, "Aramızda tam bir koordinasyon var; hiçbir sürpriz yok. Ortak hedefler paylaşıyoruz ve en önemli amaç, İran'ın tüm zenginleştirilmiş nükleer materyalinin ve uranyum zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılması" ifadelerini kullandı. Netanyahu, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak emellerine ilişkin, "Başkan Trump bunu bir şekilde başarabileceğine inanıyor. Ancak biz her senaryoya hazırız, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile güvenlik birimlerimize verdiğim talimat da budur. İsrail her zamankinden daha güçlü, İran ve vekil güçleri ise her zamankinden daha zayıf" dedi. Hizbullah'ın Rıdvan Güçleri komutanına saldırı İsrail Başbakanı ayrıca başka bir açıklamasında, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Hizbullah'ın seçkin birimi Rıdvan Gücü'ne yönelik hava saldırısı düzenlenmesi için yeşil ışık yaktığını söyledi. Netanyahu, "Savunma Bakanı Israel Katz ile birlikte Rıdvan Güçleri komutanının vurulmasına yönelik talimat verdim" ifadelerini kullandı.

Netanyahu: "10 günlük geçici ateşkesi kabul ettim" Haber

Netanyahu: "10 günlük geçici ateşkesi kabul ettim"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile 10 günlük geçici ateşkesi kabul ettiğini belirterek, İsrail güçlerinin Lübnan topraklarından geri çekilmeyeceğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan ile varılan 10 günlük ateşkesin ardından açıklamada bulundu. Netanyahu, "Lübnan ile tarihi bir barış anlaşması için önümüzde bir fırsat var. Başkan Trump, bu anlaşmayı ilerletmek amacıyla beni ve Lübnan Cumhurbaşkanı'nı davet etme niyetinde" dedi. Anlaşma fırsatının ortaya çıkmasının nedeninin İsrail’in Lübnan'daki güç dengesini değiştirmiş olması olduğunu öne süren Netanyahu, "Bu denge o kadar değişti ki, geçtiğimiz ay boyunca Lübnan'dan doğrudan barış görüşmeleri yapılması yönünde çağrılar almaya başladık. Bu, 40 yılı aşkın süredir yaşanmamış bir gelişmedir. Bu çağrıya yanıt verdim ve Washington’daki büyükelçiler toplantısında görüşmeye başladığımız anlaşmayı ilerletmek adına bir duraklamayı, daha doğru bir ifadeyle 10 günlük geçici bir ateşkesi kabul ettim" dedi. Barış görüşmeleri için iki ana talepleri olduğunu aktaran Netanyahu, "Birincisi, Hizbullah'ın silahsızlandırılması; ikincisi ise 'güç yoluyla barış' ilkesine dayalı sürdürülebilir bir barış anlaşması. Hizbullah, bu ateşkese varmak için iki şart üzerinde ısrar etti: Birincisi, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından uluslararası sınıra kadar geri çekilmesi. İkincisi, karşılıklı eylemsizlik modeline dayalı bir ateşkes. Ben bunların hiçbirini kabul etmedim ve nitekim bu iki şart da karşılanmıyor" dedi. "ORADAYIZ VE HİÇBİR YERE GİTMİYORUZ" İsrail güçlerinin Lübnan'dan geri çekilmeyeceğini ifade eden Netanyahu, İsrail güçlerinin İran saldırıları öncesi bulunduğu 5 noktanın ötesinde varlığını sürdüreceğini aktararak, "Bu, denizden başlayıp Dov Dağı'na, oradan Hermon Dağı eteklerine ve Suriye sınırına kadar uzanan bir güvenlik tamponudur. 10 kilometre derinliğindeki bu güvenlik şeridi; eskisinden çok daha güçlü, daha yoğun, daha kesintisiz ve daha sağlamdır. Oradayız ve hiçbir yere gitmiyoruz. Bu durum her şeyden önce yerleşim yerlerimize yönelik bir saldırı tehlikesini engellememizi, ikinci olarak da bu bölgelere doğrudan tanksavar ateşi açılmasını önlememizi sağlıyor. Vatandaşlarımız artık bu iki tehlikeden korunmaktadır. Elbette sorunlar devam ediyor; hala ellerinde roketler var. Güvenlik anlaşması ve kalıcı barış anlaşması yolunda ilerlerken bunlarla da ilgilenmemiz gerekecek" dedi. Son iki gündür ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeler yaptığını belirten Netanyahu, "Kendisi bana deniz ablukasını sürdürme ve İran'ın nükleer kapasitesinden geriye ne kaldıysa tasfiye edilmesi konusunda son derece kararlı olduğunu söyledi. Bundan vazgeçmiyor. Birlikte başardığımız büyük işleri sürdürerek bu tehdidi tamamen ortadan kaldırabileceğinden emin. Elbette füze tehdidini ve zenginleştirme kapasitesini de ele alacağız; bu konuda ayrıntıya girmeyeceğim. Bunlar, güvenlik ve diplomatik durumumuzu gelecek yıllar için kökten değiştirebilecek iki çok önemli hamledir" dedi.

Netanyahu'dan İran ve Lübnan mesajı: Her senaryoya hazırız Haber

Netanyahu'dan İran ve Lübnan mesajı: Her senaryoya hazırız

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Amerikalı müttefiklerimiz İran'la olan temasları konusunda bizi sürekli bilgilendiriyor. Hedeflerimiz örtüşüyor. Savaşın yeniden başlama ihtimali göz önüne alındığında, her türlü senaryoya hazırlıklıyız" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçici ateşkesin sürdüğü ABD-İran krizine ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Netanyahu sosyal medya hesabından yaptığı görüntülü açıklamada, "Amerikalı müttefiklerimiz İran'la olan temasları konusunda bizi sürekli bilgilendiriyor. Hedeflerimiz örtüşüyor. İran'ın zenginleştirilmiş hammaddelerinin kaldırılmasını ve ülke içindeki zenginleştirme kapasitesinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Ayrıca elbette, önemli denizcilik yollarının yeniden açılmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı. Çatışmaların nasıl sonuçlanacağına ilişkin değerlendirmede bulunmak için henüz çok erken olduğunu söyleyen Netanyahu, "Savaşın yeniden başlama ihtimali göz önüne alındığında, her türlü senaryoya hazırlıklıyız" dedi. "Lübnan ile müzakereler gerçekleştiriyoruz" Lübnan ile müzakere sürecine ilişkin de değerlendirmede bulunan Netanyahu, "Hizbullah ile süren çatışmalara paralel olarak Lübnan ile müzakereler gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. Netanyahu, görüşmelerin Lübnan’ın yanı sıra çeşitli ülkelerin de İsrail’e yaklaşması sayesinde gerçekleştiğini savundu. İsrail Başbakanı, "Bu müzakerelerde iki ana hedefimiz var. Biri Hizbullah’ın uzaklaştırılması, diğeri ise kalıcı bir barış elde edilmesi. Güç yoluyla elde edilen bir barış" dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail’in Lübnan’ı işgaline de değindi. Netanyahu, İsrail ordusu ile Hizbullah arasında süren çatışmalarda, İsrail güçlerinin Lübnan’ın Bint Jbeil bölgesinde Hizbullah’a ait önemli bir stratejik mevziye yönelik saldırılara odaklandığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.