SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mağduriyet

Söz Bursa - Mağduriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağduriyet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Katılımevim ve Atış Yapı mağdurları genel merkez önünde eylemde: "Güvendik, mağdur olduk!" Haber

Katılımevim ve Atış Yapı mağdurları genel merkez önünde eylemde: "Güvendik, mağdur olduk!"

Bursa Odunluk'taki eski bir zincir market arazisi üzerinde Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığıyla yürütülen projede mağdur edildiklerini iddia eden çok sayıda vatandaş, Katılımevim'in Ümraniye'deki genel merkez binası önünde gerçekleştirdikleri eylemde haklarını aradı. Seslerini duyurmaya çalışan vatandaşlar, "Satış ofislerinde birlikte sunumlar yapıldı. Vatandaşlara açıkça ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır' algısı oluşturuldu" sözleriyle yaşanan mağduriyeti dile getirdi. Bursa'nın önemli lokasyonlarından biri olduğu öne sürülen Odunluk'taki eski bir zincir market arazisi üzerinde hayata geçirilmesi planlanan "Katılımevim" projesinde mağduriyet yaşadıklarını iddia eden vatandaşlar; Katılımevim'in İstanbul Ümraniye'de bulunan genel merkez binası önünde bir araya gelerek seslerini duyurmak için eylem yaptı. Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığına güvenerek konut ve ticari alan satın aldıklarını ifade eden mağdurlar; konkordato sürecinin ardından tapularına ulaşamadıklarını ve ödedikleri bedellerin iade edilmediğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu. "Yapılanlar bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir" Mağdurlar adına açıklamalarda bulunan Sadiye Dinç, projenin satış ve pazarlama sürecinde Katılımevim ile Atış Yapı'nın birlikte hareket ettiğini; ancak ortaklığın sonradan reddedilmesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Proje sürecinde şantiye alanında aylarca Katılımevim ve Atış Yapı bayrakları yan yana dalgalandı. Tanıtımlar bu birliktelik üzerinden yapıldı. Satış ofislerinde sunumlar gerçekleştirildi. Vatandaşlar bu açık görüntülerle ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır' düşüncesiyle yatırım yaptı. Bizler sizlere güvendik ancak aptal değiliz. Kayıtlar ortadadır. Yapılan devirler gerçek bir el değiştirme olmayıp fiili durumda bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir. Kanun kötü niyetli şekilde kullanılmıştır." "Hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir" Atış Yapı'nın konkordato ilanının ardından yaşanan sürece de değinen Dinç, hak sahiplerinin bilgisi dışında devir işlemleri yapıldığını öne sürerek, "Bursa Odunluk olarak bilinen alan, Katılımevim'in en yüksek paya sahip olduğu konsorsiyum ortaklığı ile alınmıştır. Bu sürece ilişkin olarak KAP bildirimleri yapılmış, Rekabet Kurumu'na resmi başvurular gerçekleştirilmiş, satış yetkisi Katılımevim tarafından Atış Yapı'ya verilmiştir. Atış Yapı'nın konkordato ilanının ardından proje arazisi alıcıların bilgisi ve rızası dışında Katılımevim'e devredilmiştir. Süreç TMSF'ye geçmiştir. Buna rağmen ödemelerini eksiksiz yapan hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir. Bugün gelinen noktada tapularımız verilmemekte, ödenen bedeller iade edilmemekte ve sürece dair şeffaf ve sorumlu tek bir muhatap bulunmamaktadır. Kamuoyuna yansıyan 23 milyon dolarlık ödeme hangi hukuki ve ticari gerekçeyle yapılmıştır? Konkordato dosyalarında yer alan 178 milyon TL'lik alacak hangi sözleşmelere dayanmaktadır? Konkordato süreci devam ederken yapılan çek ve devir işlemleri hangi hukuka dayanmaktadır? Bu tablo yalnızca hukuki değil, vicdani bir çöküştür. Bu insanlar ev hanımıdır, işçidir, yöneticidir, emeklidir. Türkiye'nin yükünü taşıyan insanlardır. Bugün bu insanlar yıllarını ve emeklerini boşuna mı verdiklerini sorgular hale gelmiştir" şeklinde konuştu. Eylem boyunca sık sık slogan atan mağdurlar, seslerini duyurabilmek adına Katılımevim Genel Merkezi önünde uzun süre bekledi. Açıklamanın ardından grup, yaşadıkları mağduriyeti temsilen balonlar uçurarak eylemlerini sonlandırdı.

Büyükşehir ekiplerinden kar ve lodos seferberliği Haber

Büyükşehir ekiplerinden kar ve lodos seferberliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kar yağışı ve şiddetli lodosun yol açtığı olumsuzluklara hızlı ve etkin şekilde müdahale ederek, yüzlerce olayı kısa sürede kontrol altına aldı ve vatandaşların mağduriyet yaşamasının önüne geçti. Bursa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, 10 gündür aralıklarla etkisini sürdüren kar yağışı boyunca ulaşımın kesintisiz, güvenli ve sağlıklı şekilde sağlanması için gecesini gündüzüne katarak çalıştı. Yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda toplam 280 mahalle yolu kısa sürede ulaşıma açıldı. Ekipler, kar ve kış şartlarıyla kaynaklı 597 ihbara olumlu cevap vererek hızlı müdahaleler gerçekleştirdi. Olumsuzluklar giderilerek vatandaşların mağduriyet yaşamasının önüne geçildi. Kar yağışının ardından kenti etkisi altına alan şiddetli rüzgâr nedeniyle oluşan olumsuzluklara da anında müdahalelerde bulunan Büyükşehir Belediyesi ekipleri, AKOM koordinasyonunda toplam 632 lodos kaynaklı ihbarı değerlendirdi. İhbarların büyük bir bölümüne kısa sürede müdahalede bulunan ekipler, oluşan riskleri kontrol altına alarak vatandaşların güvenliğini sağladı. Lodos kaynaklı ihbarların çoğu yapı elemanı veya ağaç kaynaklı olurken, kar ve kış şartlarıyla ilgili ihbarların çoğu buzlanma kaynaklı gerçekleşti. Kent genelinde çatı, panel, saç levha ve reklam panosu düşmeleri, ağaç ve direk devrilmeleri yaşanırken, trafik levhası ve lambalarında hasarlar meydana geldi. İtfaiye, Zabıta, Park ve Bahçeler ile Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlıkları, ilçe belediyeleri, Karayolları ve UEDAŞ ile koordinasyon sağlayarak risk oluşturan unsurları kısa sürede kontrol altına aldı.

Evcil hayvan sahiplerine "mikroçip" uyarısı: Son gün 31 Aralık, taktırmayana ceza Haber

Evcil hayvan sahiplerine "mikroçip" uyarısı: Son gün 31 Aralık, taktırmayana ceza

Kırıkkale’de faaliyet gösteren bir klinikte görev yapan Uzman Veteriner Hekim Coşkun Tuna Çoban, mikroçip uygulamasının yalnızca bir prosedür olmadığını belirterek, uygulamanın hayvanların güvenliğinin sağlanması ve sahip sorumluluğunun netleşmesi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Çoban, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında 6 aylık ve üzeri tüm kedilerin mikroçip takılarak PETVET sistemine kaydedilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Mikroçip sayesinde kaybolan hayvanların kısa sürede sahiplerine ulaştırılabildiğini ifade eden Çoban, aynı zamanda hayvanların aşı, tedavi ve sağlık geçmişlerinin de sistem üzerinden takip edilebildiğini, bunun hem hayvan sağlığı hem de toplum sağlığı açısından önemli bir avantaj sağladığını söyledi. 8 BİN 306 LİRAYA KADAR İDARİ PARA CEZASI UYGULANIYOR Mikroçip uygulamasının veteriner hekimler tarafından birkaç dakika içerisinde gerçekleştirildiğini aktaran Çoban, güncel çip ücretinin ortalama 600 lira civarında olduğunu belirtti. Belirlenen süre içinde mikroçip taktırmayan hayvan sahiplerinin ise idari para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti. Açıklamasında cezai yaptırımlara da değinen Çoban, 31 Aralık 2025 tarihine kadar 6 aydan büyük kedi, köpek ve gelinciğine mikroçip taktırmayan ve PETVET kaydını yaptırmayan hayvan sahiplerine yaklaşık 8 bin 306 liraya kadar idari para cezası uygulanabileceğini kaydetti. Vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için süreyi beklemeden veteriner hekimlere başvurmaları çağrısında bulundu. HAYVANI SOKAĞA BIRAKANA 86 BİN 350 LİRA CEZA Hayvan terk etmenin de ağır yaptırımları olduğunun altını çizen Çoban, mikroçip sayesinde sokağa bırakılan veya terk edilen hayvanların sahiplerinin PETVET sistemi üzerinden kısa sürede tespit edilebildiğini ifade etti. Yapılan incelemelerde sahipli bir hayvanın terk edildiğinin belirlenmesi halinde, Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü tarafından hayvan sahibine 86 bin 350 lira idari para cezası uygulandığını söyledi. Mikroçip uygulamasının hayvanları korumak, terk edilmenin önüne geçmek ve sorumlu hayvan sahipliğini yaygınlaştırmak için büyük önem taşıdığını vurgulayan Çoban, tüm kedi sahiplerini yasal sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.

'Kurasız hac' vaadi olan reklamlara para cezası! Haber

'Kurasız hac' vaadi olan reklamlara para cezası!

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan denetlemelerde, hac ibadetine ilişkin yanıltıcı tanıtımlarda bulunan 4 firma için idari para cezası ve reklam durdurma cezası uygulandı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulu’nun 362 sayılı toplantısı gerçekleştirildi. Bu kapsamda bakanlık tarafından yapılan açıklamada, hac ibadetine yönelik hizmetlerin ilgili mevzuatta belirlenen esaslar doğrultusunda yetkili seyahat acenteleri aracılığıyla yerine getirildiği belirtildi. Ayrıca, hac faaliyetlerinin temel esasları ile hacı adaylarının belirlenme usulünün, Bakanlıklar arası Hac ve Umre Kurulu tarafından belirlendiği aktarılan açıklamada, "Her yıl alınan kararlar doğrultusunda, hac kayıtlarını yenileyen veya ilk kez ön kayıt yaptıran vatandaşlar arasından, konaklama tercihleri ve ön kayıt yılları dikkate alınarak kura yöntemiyle hacı adayları belirlenmektedir. Türkiye’ye tahsis edilen kontenjan dahilinde hac vizesiyle ibadetini yerine getiren vatandaşlarımız, yasal ve güvenli bir şekilde ibadetlerini ifa ederken; "kurasız hac", "özel hac vizesi" gibi ifadelerle yapılan aldatıcı reklamlar nedeniyle bazı vatandaşların ticari veya turist vizeleriyle kutsal topraklara yönlendirilmeye çalışıldığı, bu durumun hac ibadetinin ifa edilememesi, konaklama ve ulaşım hizmetlerinden yararlanamama, sağlık hizmetlerinde mağduriyet yaşanması ve hatta sınır dışı edilme gibi ciddi sonuçlara yol açtığı tespit edilmiştir" ifadelerine yer verildi. "MAĞDURİYET OLUŞTURAN HER TÜRLÜ ALDATICI REKLAM VE TANITIMA KARŞI MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEYİZ" İnceleme ve denetlemelerin titizlikle devam edeceği ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi: "Bu çerçevede, vatandaşlarımızın dini ve manevi duygularını istismar eden nitelikteki tanıtımlar, Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu tarafından titizlikle incelenmeye devam edilmektedir. 362 sayılı toplantıda alınan karar kapsamında, ‘özel hac vizesi’, ‘kurasız hac’ gibi mevzuatla belirlenen usuller dışında yapılan yanıltıcı tanıtımlar nedeniyle tespit edilen 4 firma hakkında idari para cezası ve reklamları durdurma kararları uygulanmıştır. Ticaret Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın dini hassasiyetlerini istismar ederek mağduriyet oluşturan her türlü aldatıcı reklam ve tanıtıma karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bakanlığımız, tüketicilerin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve güvenilir ticari iletişimin tesis edilmesi amacıyla yürüttüğü denetimleri, hiçbir istisnaya mahal vermeksizin titizlikle sürdürmeye devam edecektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.