SON DAKİKA
Hava Durumu

#Maliyet

Söz Bursa - Maliyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

DSİ’den Gölbaşı’ndaki "Temizlik" iddialarına yanıt: "Maliyeti yüksek, faydası yok" Haber

DSİ’den Gölbaşı’ndaki "Temizlik" iddialarına yanıt: "Maliyeti yüksek, faydası yok"

Bursa'nın dünyaca ünlü simge tarım ürünlerinden şeftali, armut ve siyah incir ile birçok meyve ve sebzenin üretiminde önemli görev üstlenen Gölbaşı göletindeki doluluk oranı yüzde 50'ye yaklaştı. 1938'den bu yana Bursa Ovası'nın verimli topraklarını suyla buluşturan tarihi Gölbaşı Göleti, yaz aylarında belki de tarihinin en zor günlerini yaşadı. Ciddi oranda çekilme yaşanan ve küçülen göletteki bu durum özellikle çiftçileri endişeye sürükledi. Göletin kurumasının armut, şeftali, incir ve kiraz gibi meyveler ile çeşitli sebzelerin üretimini sıkıntıya sokacak olması korkuttu. Kestel ilçesi sınırlarında bulunan ve Bursa'nın simge tarım ürünlerinin adeta sigortası konumunda bulunan Gölbaşı göleti de ocak ve şubat aylarındaki yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan gölün aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. GÖLLE İLGİLİ İDDİALAR "Göletin tabanında rüsubat yoğunluğuna ilişkin şikayetler var ve yıllardır temizlenmediği belirtiliyor. Bununla ilgili bir çalışma olacak mı?" şeklindeki soruya ise DSİ yetkilileri şu cevabı verdi: "Mevcut işletmede olan Gölbaşı barajının rezervuar kısmında suyun getirdiği (kum, mil) malzeme Gölbaşı Barajı’nın minimum su seviyesinin altında bulunan ve ölü hacim denilen bir alanda biriken bir malzemedir. Barajın ölü hacmi, minimum işletme kotunun altında kalan ve katı madde birikimi için ayrılmış ve faydalanılmayan hacimdir. Baraj işletmesinde; rezervuarın en düşük kotu, ölü hacmin üst kotu yani minimum su seviyesi kotudur. Barajın yardımcı yapılarından biri olan ve rezervuarda biriken suyu alıp baraj mansabına aktaran dipsavak yapısı da rezervuardaki suyu ölü hacmin üst kotundan yani minimum su seviyesi kotundan alır. Ölü hacmin temizlenmesi durumunda su seviyesi dipsavak su alma seviyesinin altına düşecek ve dipsavak yapısı rezervuardaki suyu cazibeli bir şekilde alamayacaktır." CİDDİ BİR MALİYET DOĞURACAK VE SUYU ARTIRMAYACAK Ölü hacim bölgesinde birikecek suyun temin edilebilmesi için gerek o bölgede biriken kum, mil v.b. nin makineli çalışma ile temizlenmesinin ciddi bir ekonomik maliyet doğuracağı vurgulanan DSİ açıklamasında, şunlar kaydedildi: "Diğer taraftan baraj işletme çalışması ve sulama sahalarının belirlenmesi minimum su seviyesi üzerindeki hacme göre belirlendiği için ölü hacim bölgesinin temizlenmesi sulama sahalarında da herhangi bir artışa neden olmayacaktır. Bu nedenle ölü hacimdeki malzemenin temizlenmesi barajda sulamada kullanılan su miktarında bir artış sağlamayacaktır. Şu anki durumda ölü hacim dolu olduğundan baraja yağışlardan gelen tüm suyun dipsavaktan alınması mümkündür. Bu nedenle ölü hacimdeki yani minimum su seviyesinin altındaki malzemenin alınmasının teknik olarak sulama suyu açısından herhangi bir faydası olmayacaktır."

Bursa esnafına büyük müjde: 90 bin esnafın oda aidatını banka ödeyecek! Haber

Bursa esnafına büyük müjde: 90 bin esnafın oda aidatını banka ödeyecek!

Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) arasında imzalanan iş birliği kapsamında, yaklaşık 90 bin esnaf ve sanatkâr için BESOB Bonus Business'a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. Garanti BBVA ile Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB), Bursa'daki esnaf ve sanatkârların bankacılık ihtiyaçlarını kolaylaştıracak kapsamlı bir iş birliğine imza attı. İmzalanan partnerlik anlaşmasıyla, BESOB'a bağlı odalara kayıtlı yaklaşık 90 bin esnaf için BESOB Bonus Business'a özel fırsat ve ayrıcalıklar sunulacak. İş birliği kapsamında, BESOB Bonus Business kart sahibi esnaf ve sanatkârların kart sahibi oldukları yıl içerisindeki oda üyelik aidatları, kartlarına Bonus puan olarak yüklenecek. İş yeri sahipleri, kazandıkları bu puanları üyelik aidatlarının ödenmesinde kullanabilecek. Programdan yararlananlar, aynı zamanda Bonus Business dünyasının sunduğu taksit ve kampanya fırsatlarından da faydalanmaya devam edecek. İki yıl boyunca geçerli olacak program kapsamında BESOB Bonus Business kartı sahibi olanlar; avantajlı bankacılık ürünlerinin yanı sıra, BESOB himayesinde yapılan anlaşmalar doğrultusunda BESOB'lu esnaf ve sanatkârlarda indirimli alışveriş imkânlarına da erişebilecek. "İŞ DÜNYASIYLA GÜÇLÜ İŞ BİRLİKLERİ KURMAYA KARARLIYIZ" Garanti BBVA ile yapılan iş birliğini değerlendiren BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, "İş başına geldiğimiz zaman bu şehrin esnafı için çalışacağımızı, değer üreten projeler gerçekleştireceğimizi söylemiştik. Sözümüzü tuttuk ve bugün fikren eski ancak yeni bir projeyle karşınızdayız. Eski diyorum çünkü bugüne dek pek çok banka ve teknoloji şirketiyle görüşüldü. Garanti BBVA fikrimizin arkasında durdu ve bugüne geldik. Ellerini taşın altına koydular, kendilerine özellikle teşekkür ediyorum. Şimdi Garanti BBVA ile beraber BESOB kart ile karşınızdayız. Bu kart ile hem indirim anlaşması yaptığımız kurumlarda üye belgesi sorununu ortadan kaldıracağız hem de banka Bursa esnafına özel paket hazırlayacak ve banka kart sahibi adına esnafın yıllık aidatını üyesi olduğu oda için karşılayacak. BESOB olarak her zaman esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmayı temel bir ilke olarak benimsiyoruz. Üyelerimizin iki yıllık oda aidatlarının banka tarafından karşılanmasını kapsayan bu protokol, Türkiye'de esnaf teşkilatları arasında bir ilk olma özelliği taşıyor. Esnafın taleplerini sadece dinleyen değil, somut ve yenilikçi çözümlerle karşılayan bir yapı olarak hareket etmeye devam ediyoruz" dedi. "ESNAFLA UZUN SOLUKLU BİR YOL ARKADAŞLIĞI" Garanti BBVA Kamu ve Pazar Ortaklıkları Direktörü Nalan Kırkaç Çalışkan, "Garanti BBVA olarak esnaf ve KOBİ'lerle kurduğumuz ilişkiyi bir müşteri ilişkisi değil, uzun soluklu bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, ‘Birlikte Yaparız' yaklaşımımızın sahadaki çok somut bir karşılığı. Bursa gibi üretim gücü, ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla öne çıkan bir şehirde, yaklaşık 90 bin esnafı kapsayan bu programla onların yalnızca bankacılık ihtiyaçlarına değil, günlük iş yüklerine ve maliyetlerine de dokunmayı hedefliyoruz. Garanti BBVA'nın güçlü finansal yapısı, yaygın hizmet ağı ve iş yeri sahiplerine özel çözümleriyle, BESOB'un sahadaki gücü birleşti ve umuyoruz ki ortaya çıkan bu kıymetli sinerji bölgedeki işletmelere esnafına bir katkı olarak yansıyacak" dedi. Garanti BBVA Marmara Bölge Müdürü Deniz Başıbüyük konuyla ilgili şunları söyledi: "Bursa gibi üretimin, ticaretin ve emeğin çok güçlü olduğu bir şehirde binlerce esnafı kapsayan bir projede yer almak bizim için son derece kıymetli. Çünkü biz, iş yeri sahiplerinin sabah dükkanını açarken, maliyet hesabı yaparken, nakit akışını planlarken yanında olmayı önemsiyoruz. Bursa'da esnafın işini büyütmesi, işini sürdürmesi, geleceğe daha güvenle bakabilmesi bizim için sadece bir bankacılık konusu değil, yerel kalkınma meselesi. Esnafın en temel yüklerinden biri olan üyelik aidatını bile kolaylaştıran, hatta fırsat ve ayrıcalıklara dönüştüren bir yapı kuruyoruz. Bursa'da bugün attığımız bu imza, çok daha büyük bir yolculuğun güçlü bir başlangıcı." Garanti BBVA, BESOB iş birliğiyle esnafın yalnızca finansal ihtiyaçlarına değil, günlük iş akışlarına ve mali yüklerine de çözüm sunmayı hedefliyor. Banka, partnerlerle birlikte büyüme stratejisi doğrultusunda yerel ekonomiyi destekleyen projeleri yaygınlaştırmayı sürdürüyor.

CHP Bursa Milletvekillerinden BBBUS tepkisi: "Bursalı’nın cebine yeni bir yük ekleniyor" Haber

CHP Bursa Milletvekillerinden BBBUS tepkisi: "Bursalı’nın cebine yeni bir yük ekleniyor"

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin uzun yıllardır Bursa–Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yolcu taşımacılığı yaptığı BBBUS hattının işletme hakkının Havaist firmasına verilmesi, Bursa’da tartışmalara neden oldu. Sürecin sözleşme imzalanarak tamamlanmasının ardından CHP Bursa Milletvekilleri ortak bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Bursa Milletvekilleri Hasan Öztürk ve Kayıhan Pala, alınan kararın Bursa’nın ulaşım politikaları ve kamu yararı açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. CHP’li vekiller TBMM’de bir açıklama yaparak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını kararı gözden geçirmeye davet etti. ÖZTÜRK: ARTAN MALİYET BURSALI’NIN CEBİNDEN ÇIKACAK CHP’li Hasan Öztürk, yaptığı açıklamasında artan maliyetin Bursalının cebinden çıkacağını belirterek; “Bursa'yla Sabiha Gökçen'i birbirine bağlayan, adı BBBus olan, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen taşımacılık işletmesinin ihalesinin; bugün itibarıyla başka bir firmaya hem de olağanüstü yüksek rakamlarla verildiğini öğrendik. Büyükşehir Belediyemiz tarafından %98 memnuniyet ile işletilen böyle bir işletmenin; Bursa Büyükşehir Belediyesi CHP'ye geçtikten sonra elinden alınmasını kabul etmiyoruz. Bursalılar için gelecek firmanın aynı hizmeti hem daha pahalıya vereceğini hem de daha düşük bir memnuniyete neden olacağını biliyoruz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını bu yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.” ifadeleriyle karara tepki gösterdi. ALTACA KAYIŞOĞLU: VERİLEN KARARLARIN SİYASİ OLDUĞUNU BURSALI DA MİLLETİMİZ DE GÖRMEKTEDİR CHP Genel Başkan Yardımcısı Altaca Kayışoğlu, “Bursalılar zaten işlemeyen bir havaalanı nedeniyle hava ulaşımından yoksunlar. Yıllardır bunu dile getiriyoruz. Kamu hizmeti mantığıyla en azından, en yakın havalimanı olan Sabiha Gökçen’e Büyükşehir Belediyesi’nin araçları ile ulaşım sağlanıyordu. Son yerel seçimlerde belediyeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin kazanması ile birlikte; genel iktidar, yerel iktidarda olan hizmetleri ve tahsis edilen yerleri birer birer almaya, CHP’yi güçsüz göstermeye, hizmetlerini azaltmaya çalışıyor” dedi. Altaca Kayışoğlu, verilen kararın siyasi olduğunu vurgulayarak, “Bursalılar da milletimiz de bu yapılanların, verilen kararların siyasi olduğunun farkında. Vatandaşa yönelik hizmeti azaltarak, aslında Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, kendi ayrımcılıklarını yansıtıyorlar. O yüzden birinci partiyiz ve bütün anketlerde öndeyiz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz milletimize ve Bursalılara en iyi hizmeti vermek için; her türlü engeli aşarak, bütün hukuki ve demokratik haklarımızı kullanarak, siyasetin amacı olan milletimize hizmeti sonuna kadar, en iyi şekilde yapacağız” diye konuştu. PALA: BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ELİNDEN GELENİ YAPACAK CHP’li Pala, söz konusu kararı eleştirerek; “Adalet ve Kalkınma Partisi, Bursalıların Sabiha Gökçen Havalimanına ekonomik ve konforlu bir yolculuk yapmasını engellemeye çalışıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından sunulan bu hizmetin ortadan kaldırılması, Bursa’dan Sabiha Gökçen’e gitmek isteyenler için yeni bir ekonomik yük olacak. Kimse merak etmesin, bu yük meydana gelmesin diye Büyükşehir Belediyesi elinden geleni yapmaya devam edecek ve yasal haklarını arayacak.” ifadelerini kullandı.

Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor Haber

Kalitesiz ahşap paletler gizli maliyetlere yol açıyor

TAPSİAD Başkanı Akın Balcıoğlu, lojistikte standart dışı ahşap palet ve sandıkların güvenlik, maliyet ve çevre açısından ciddi risk oluşturduğu söyleyerek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kalite standartlarını güçlendirecek düzenleme ve etkin denetimleri hızlandırmasını talep etti. Balcıoğlu, özellikle zincir marketler dâhil tüm sektörlerde dayanıklılık ve sertifikasyonun satın alma kriterlerine eklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’de zincir marketler ve üretim tesislerinde ahşap palet/sandık kullanımının artması, kalite konusunu tedarik zincirinin kritik bileşeni haline getirdi. TAPSİAD (Tüm Ahşap Ambalaj ve Palet Üreticileri Derneği) Başkanı Akın Balcıoğlu, piyasada standartlara uymayan üretimlerin yaygınlaşmasının; depolamada uygunsuz istif, sevkiyatta devrilme/kırılma, ürün zayiatı ve iş güvenliği sorunlarını büyüttüğünü vurguladı. ZİNCİR MARKETLERE ÇAĞRI: FİYAT KADAR DAYANIKLILIK VE SERTİFİKASYON Balcıoğlu, depolarda raf ve forklift hatlarının standart ölçü ile tasarlandığını, ölçü ve malzeme kalitesi düşük paletlerin akışı bozduğunu belirtti. Balcıoğlu, "Satın alma kriterlerinde dayanıklılık testleri, izlenebilirlik ve sertifikasyon yer almalı. Aksi halde lojistik güvenliğini ve müşteri memnuniyetini riske atıyoruz" dedi. DENETİM VE MEVZUAT: BAKANLIĞA VE TSE’YE ORTAK ÇAĞRI Başkan Akın Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın piyasa gözetimi ve denetimini güçlendirmesi, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile denetim ve uygulamadaki boşlukların giderilmesi gerektiğini belirtti. Balcıoğlu’na göre sektöre standart dışı ürün girişi, hem firmalar arasında haksız rekabete yol açıyor hem de iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Paletlerin standarda uygun üretilmesi ve sahada düzenli olarak kontrol edilmesi, işletmelerde yaşanabilecek kaza oranlarını düşürürken doğal kaynak kullanımını da optimize ediyor. Bu kapsamda TSE ile sektör paydaşlarının daha yakın çalışması, denetim süreçlerinin hem hızını hem de etkinliğini artıracak bir adım olarak değerlendiriliyor. ÇEVRESEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: KISA ÖMÜR DAHA ÇOK AĞAÇ TÜKETİMİ DEMEK "Her kırılan palet yeni bir kesim baskısı demek" diyen Balcıoğlu, paletlerin sık sık yenilenmesinin hem orman kaynakları üzerinde ekonomik bir yük oluşturduğunu hem de karbon emisyonlarını artırdığını söyledi. Balcıoğlu’na göre daha uzun ömürlü, standartlara uygun ve onarılabilir paletlerin kullanılması, tedarik zincirlerinde ciddi maliyet avantajı sağlarken doğal kaynakların korunmasına da katkıda bulunuyor. Böylece odak yalnızca üründe değil, gelecekteki çevresel etkilerde de konumlanmış oluyor. İHRACAT POTANSİYELİ KALİTEDEN GEÇİYOR Türkiye’de ahşap palet ve sandık üretimi, iç pazarın yanı sıra yakın coğrafyaya yapılan ihracatla da ekonomiye önemli katkı sağlıyor. Başkan Akın Balcıoğlu, kaliteli ve standartlara uygun üretimin yalnızca ihracat imajı için değil; taşımada ürün güvenliği, lojistik maliyetlerin düşürülmesi ve tedarik zinciri verimliliği açısından da zorunlu olduğunu belirtti. Balcıoğlu’na göre sertifikalı üretim, uluslararası pazarlarda Türk ürünlerine duyulan güveni artırırken rekabetçiliği de güçlendiriyor. TAPSİAD Başkanı Balcıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sektör paydaşlarının piyasa gözetimi, lisanslandırma, izlenebilirlik ve eğitim başlıklarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Balcıoğlu, standartların sahada etkin şekilde uygulanmasının hem haksız rekabeti önleyeceğini hem de kalite algısını yukarı taşıyacağını vurguladı. "Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın bu konuda gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyoruz" diyen Balcıoğlu, ortak bir koordinasyon mekanizmasının sektörde uzun vadeli sürdürülebilirlik sağlayacağını söyledi.

TÜSEDAD'dan  sütte iş birliği çağrısı Haber

TÜSEDAD'dan sütte iş birliği çağrısı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt maliyetinin hesaplanmasıyla ilgili üreticiyi temsil eden tüm sivil toplum kuruluşlarını ortak bir maliyet hesaplama komitesi kurmaya davet etti. TÜSEDAD'dan konuyla ilgili yapılan açıklamada, dernek olarak, çiğ süt üretiminde doğru ve şeffaf maliyet hesaplamalarının sektör açısından hayati önem taşıdığına inanıldığı belirtildi. Bu doğrultuda, TÜSEDAD'ın kamuoyuna sunulan maliyet verilerinin daha sağlıklı ve ortak bir zeminde oluşabilmesi adına, sektörde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmayı hedeflediği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Süt üretiminde son yıllarda yaşanan belirsizlikleri ve farklı kurumlarca açıklanan birbirinden farklı çiğ süt maliyetlerini ortadan kaldırmak adına, Türkiye'de üreticiyi temsil eden tüm sivil toplum kuruluşlarını ortak bir maliyet hesaplama komitesi kurmaya davet ettik. Bu komite sayesinde artık farklı farklı maliyetler değil, tüm üreticilerin onayladığı ortak bir çiğ süt üretim maliyeti hesaplanabilecek ve kamuoyu ile paylaşılacaktır." Bu adımın, üreticinin sesi olmak, tüketicinin güvenini kazanmak ve sektörün tüm paydaşlarını ortak zeminde buluşturmak için atılmış bir adım olduğu belirtilen açıklamada, "Bu komitenin çalışmaları ve onayıyla hesaplanmış olan çiğ süt maliyetinin, kamuoyu ile paylaşılmasının süt sektörünün gelecek politikalarının belirlenmesine ışık tutacağına inancımız tamdır. Biliyoruz ki, diğer STK'ler de kısa süre içinde bu komite için özveri ile çalışacak ve sektör artık tek ses, tek yürek olacak" ifadesini yer verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.