SON DAKİKA
Hava Durumu

#Marmara Denizi

Söz Bursa - Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Marmara'da fırtına engeli: BUDO'da seferler iptal edildi! Haber

Marmara'da fırtına engeli: BUDO'da seferler iptal edildi!

Marmara Denizi’nde sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran olumsuz hava koşulları, Bursa ile İstanbul arasındaki deniz ulaşımına darbe vurdu. Şiddetli lodos ve denizdeki dalga boyunun yükselmesi nedeniyle Bursa Deniz Otobüsleri (BUDO), bugün yapılması planlanan çok sayıda seferin programdan kaldırıldığını duyurdu. 6 SEFER PROGRAMDAN ÇIKARILDI BUDO yetkililerinden yapılan açıklamada, güvenli seyir imkanı vermeyen hava şartları nedeniyle toplam 6 seferin karşılıklı olarak iptal edildiği belirtildi. İptal kararı, özellikle sabah saatlerindeki en yoğun hatları etkiledi. YOLCULARA "KONTROL EDİN" UYARISI Şiddetli rüzgarın gün boyu etkisini sürdürmesi beklenirken, yetkililer bilet alan vatandaşların terminale gitmeden önce güncel sefer durumlarını BUDO’nun resmi internet sitesi veya müşteri hizmetleri üzerinden kontrol etmeleri gerektiğini hatırlattı. BUDO’nun resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre iptal edilen seferler şu şekilde: 03.05.2026 08:00 tarihindeki Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 08:00 tarihindeki İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 09:30 tarihindeki Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 09:30 tarihindeki Bursa (Mudanya) - Armutlu (İhlas) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 10:00 tarihindeki Armutlu (İhlas) - İstanbul (Kabataş) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 10:30 tarihindeki İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 13:30 tarihindeki Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 14:00 tarihindeki İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 14:00 tarihindeki İstanbul (Kabataş) - Armutlu (İhlas) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 15:30 tarihindeki Armutlu (İhlas) - Bursa (Mudanya) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 16:45 tarihindeki Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 17:00 tarihindeki İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 19:15 tarihindeki Bursa (Mudanya) - İstanbul (Kabataş) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir. 03.05.2026 19:30 tarihindeki İstanbul (Kabataş) - Bursa (Mudanya) seferi olumsuz hava koşulları nedeniyle iptal edilmiştir.

Bursa için "Sarı" alarm: Çok kuvvetli yağış ve kar karışık yağmur geliyor! Haber

Bursa için "Sarı" alarm: Çok kuvvetli yağış ve kar karışık yağmur geliyor!

Bursa’da olumsuz hava koşulları etkisini artırıyor. Bursa Valiliği, Marmara Denizi’ndeki fırtına uyarısının ardından şimdi de il genelini kapsayan kuvvetli yağış uyarısında bulundu. METREKAREYE 75 KİLOGRAM YAĞIŞ DÜŞEBİLİR Valilikten yapılan açıklamaya göre, 3 Mayıs 2026 Pazar günü sabah saatlerinden itibaren Bursa genelinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m²), yer yer ise çok kuvvetli (51-75 kg/m²) yağmur ve sağanak yağış bekleniyor. Yağışların özellikle şehir merkezinde ve ilçelerde hayatı olumsuz etkilemesi öngörülüyor. YÜKSEK KESİMLERE KAR UYARISI Hava sıcaklıklarındaki düşüşle birlikte, Bursa’nın yüksek kesimlerinde yağışların karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Özellikle ulaşım güzergahlarındaki buzlanma ve don olaylarına karşı sürücülerin hazırlıklı olması istendi. "TEDBİRLİ OLUN" ÇAĞRISI Valilik, yağış ve fırtınanın beraberinde getirebileceği sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı kamuoyuna şu duyuruda bulundu: "Vatandaşlarımızın meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir." Geçerlilik Periyodu: Başlangıç: 03.05.2026 - 09.00 Bitiş: 04.05.2026 - 18.00 ???? Meteorolojik Uyarı ⚠️ pic.twitter.com/IhIyBmdIxy— T.C. Bursa Valiliği (@BursaValiligi) May 2, 2026

Nilüfer Çayı değil zehir kanalı: Kanser riski 100 kat arttı! Haber

Nilüfer Çayı değil zehir kanalı: Kanser riski 100 kat arttı!

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Nilüfer Çayında yıllardır süren kirliliğin son dönemde daha da yoğunlaştığını, bunun yalnızca çevresel bir tahribat değil, doğrudan halk sağlığını tehdit eden bir kriz haline geldiğini belirtti. Pala, “Nilüfer Çayı yalnızca Bursa’nın değil, tüm Marmara Havzası’nın en önemli can damarlarından biridir. Bir zamanlar zengin bir doğal hayatı besleyen bu kaynağı artık akarsu olarak nitelendirmek mümkün değildir. Nilüfer Çayı, kontrolsüz sanayi faaliyetleri ve çarpık kentleşme sonucunda maalesef tam anlamıyla bir atık su kanalına dönüştürülmüştür” dedi. “Nilüfer Çayı Temiz Aksın” kampanyası kapsamında yürütülen çalışmaların, oluşan çevresel etkiyi ve alınması gereken önlemleri net bir biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Pala, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bu konuda etkili bir eylem yürütmediğini belirtti. Konuya ilişkin Pala, “Bursa’da kapsamlı bir iş birliği içinde yıllardır yürütülen “Nilüfer Çayı Temiz Aksın” kampanyası, Nilüfer Çayı’nın bölge ekosistemi ve halk sağlığı için kritik rolünü net bir biçimde gösteriyor. Bursa’nın yaz kış denize akan akarsuyu olma özelliğini taşıyan Nilüfer Çayındaki yoğun kirlilik, yıl boyunca Marmara Denizi’ne akmaya devam ediyor. Marmara Denizi’nde belli dönemlerde yoğunlukla görülen müsilajın temel nedenlerinden biri de Nilüfer Çayı’ndaki kirliliktir. Son on yılda biriken bu kirlilik, Nilüfer’in zengin doğasını maalesef yok etmiştir” açıklamasında bulundu. “Kirliliğin yarattığı kanser riski bilinirken, Bakanlık çağrılara kulak vermeli, eylem planını derhal hayata geçirmelidir!” Prof. Dr. Pala, Nilüfer Çayı’nda yaşanan kirliliğin çevre sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisinin yanı sıra ciddi bir halk sağlığı tehdidine dönüştüğünü vurguladı: “2023 yılında yayımlanan bir çalışmada Nilüfer Çayı’nda kanserojen etkisi bilinen polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) düzeyinin sınır eşiğinin çok üzerine çıktığı gösterilmiştir. Çayın doğduğu Keles’teki ölçümlerle karşılaştırıldığında sudaki PAH konsantrasyonu Hasanağa’ya kadar 51, Geçit’e kadar 94 ve Karacabey’e kadar 100 kat artmaktadır. Bu vahim tablo karşısında Çevre ve Şehircilik Bakanı, geçtiğimiz yıl şubat ayında verdiğimiz soru önergesinde Nilüfer Çayı’nda PAH ve benzeri insan sağlığını ciddi biçimde tehdit eden maddelerin ne düzeyde saptandığına ilişkin soruların hiçbirini yanıtlayamamıştır.” Pala, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Yürütülen kampanya ve çalışmalar Nilüfer Çayı’nda yaşanan bu kirliliğin derhal önlenmesi gerektiğini defalarca ortaya koymuştur. Bu çerçevede bilim insanları, akademik odalar, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve toplum katılımıyla kapsamlı bir acil eylem planının hazırlanması ve somut hedeflerle hayata geçirilmesi zorunludur. Buna rağmen Bakanlık bu konuda herhangi bir açıklama yapmamış, yaşanan çevre yıkımı karşısında, insan sağlığını hiçe sayarak sessiz kalan tutumunu bir kez daha kamuoyuna göstermiştir.”

625 yıllık Valide Sultan Camisi sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya! Haber

625 yıllık Valide Sultan Camisi sular altında kalma tehlikesiyle karşı karşıya!

Uluabat Gölü'nün suları Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Uluabat Mahallesi'ndeki 625 yıllık Valide Sultan Camisi'ni tehdit ediyor. Bursa merkez ile ilçeleri şubat ayında son yılların en iyi yağışını aldı. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan Bursa'da bu yılın aynı ayının henüz 25'i olmasına rağmen 105 kilogram yağış düştü. Karacabey'e de yaklaşık 100 kilogram yağış oldu. ULUDAĞ'DA İSE ERİMELER YAŞANSA DA BUGÜN İTİBARIYLA KAR KALINLIĞI 168 SANTİMETREYE ULAŞTI. Yağışlar ve Uludağ eteklerindeki karların erimesinin etkisiyle Uluabat Gölü'nün su seviyesi metrelerce yükseldi, kapladığı alan genişledi. Gölün sularını Marmara Denizi'ne ulaştıran Çapraz Çayı da son yılların en dolu haliyle akışını sürdürürken yaşanan taşkınlar Uluabat Mahallesi'ndeki 625 yıllık Valide Sultan Camisi'ni tehdit ediyor. Uluabat Mahallesi Muhtarı Ramazan Hamamcı, Valide Sultan Camisi'nin Orhangazi'nin annesi adına yapılan 625 yıllık bir geçmişi bulunduğunu belirterek, "Bursa'daki Orhan Gazi Cami'nin artan taşlarından yapılmış tarihi bir mekan. Gözümüz gibi bakıyoruz" dedi. Doğduğundan beri Uluabat Gölü'nün suyunu taşıyan denize çayda bu kadar su görmediğini anlatan Hamamcı, şunları söyledi: "Su taşkınları çok oldu. Tarım alanları su altında kaldı. Tarihi caminin bahçe kısmından girişi su nedeniyle kapandı. Sular merdivenin ikinci basamağına kadar çıktı. 625 yıllık cami bile tarihinde böyle bir duruma nadir şahit olmuştur. Az daha yükselse cami içine girecek su. Yağışlar sürerse çayın daha fazla yükselmesinden taşmasından korkuyoruz. Camiyi üst taraftan giriş yapılıyor." Yaz aylarında cemaatin gölgesinde oturum namaz vaktiğini bekleği ağaçların bile sular altında kaldığını anlatan Hamamcı, "Göl suyu çok yüksek. Yağışlar sürerse daha da yükselir. Su artık boğaza akmaya başladı şimdilik sorun yok gibi. Bağaz tarafından su gelirse o zaman durum kötüleşebilir." diye konuştu.

Denizkestanesi kararı küçük balıkçıyı değil, birkaç ihracatçıyı ihya eder! Haber

Denizkestanesi kararı küçük balıkçıyı değil, birkaç ihracatçıyı ihya eder!

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi'nin denizkestanesi avcılığına açılmasına tepki göstererek, Marmara'da denizkestanesi avcılığının küçük balıkçıyı değil birkaç ihracatçıyı ihya edeceğini vurguladı. Sarı, Marmara Denizi'nde 13 Şubat 2026-15 Nisan 2026 arasında denizkestanesi avcılığının serbest bırakılmasının yanlış olduğunu belirterek, bu karardan vazgeçilmesi gerektiğini aktardı. Marmara'da denizkestanesi avcılığının küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak satan birkaç ihracatçıyı ihya edeceğine dikkati çeken Sarı, şunları kaydetti: "Marmara Denizi'nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi sonrasında yanlış bir kararla tam üreme zamanında, yani denizkestanesi yumurtaları olgunlaşmışken denizkestanesi avcılığı serbest bırakılmıştı. Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu'nun hazırladığı rapor ve kamuoyunda yükselen tepkiler sonrasında üreme dönemi biterken, yani ihracatçılar gerekli ürünü Marmara'dan topladıktan sonra durdurulmuştu. Anlaşılan aynı lobi işbaşında. Marmara Denizi, 15 Nisan 2026'ya kadar denizkestanesi avcılığına açıldı. Tarihe dikkat edilirse avcılığın tam da denizkestanelerinin havyarının olgunlaştığı döneme denk geldiği görülecektir." "ÇARE AŞIRI AVCILIĞI AZALTMAKTIR" Marmara Denizi kıyılarında aşırı denizkestanesi artışına ilişkin bilimsel bir bulgu olmadığını vurgulayan Sarı, "Tam tersine 2022 yılında Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu tarafından hazırlanarak ilgili birimlerle paylaşılan bilimsel raporda kıyısal alanda müsilaj sonrası artış gösteren makro alg artışının kontrolü için denizkestanelerinin hayati önemde olduğu ve avlanmaması gerektiği belirtilmektedir." ifadesini kullandı. Denizkestanesi popülasyonunun deniz ekosisteminin bütünsel bir yaklaşımla yönetilip yönetilmediğinin en net göstergelerinden biri olduğunu belirten Sarı, şöyle devam etti: "Eğer ortamda kirlilik varsa algler artarak ortamdaki azot ve fosforu tüketmeye çalışır. Alg artışı, onların üzerinden beslenen denizkestanesi gibi türlerin çoğalmasına neden olur. Denizkestanesinin popülasyonunu kontrol eden mırmır, karagöz, çipura gibi türler aşırı avlanıyorsa bu sefer denizkestaneleri artış göstererek ortamda baskın olur ve bütün makro algleri tüketerek kıyısal alanı çöle döndürür. Bu durumda çare denizkestanesi avcılığını artırmak değil, aşırı avcılığı azaltmak, denizi ekosistem esaslı olarak yönetmektir." "DENİZKESTANESİ BİRKAÇ KİŞİYİ İHYA EDECEKTİR" Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi'nde neredeyse bütün balık türleri üzerinde aşırı avcılık yapıldığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Müsilaj ve aşırı avcılık yüzünden küçük ölçekli balıkçılık can çekişmektedir. Yoğun müsilaj yaşanan 2021-2022 ve 2024-2025 avcılık sezonlarında Marmara Denizi'ndeki küçük ölçekli balıkçıların av kaybı yüzde 90'ları bulmuştur. Eğer gerekçe bu kayıpların telafisi ise denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması küçük ölçekli balıkçıyı değil, denizkestanesini taze ve havyarlı olarak çoğunlukla Japonya, Fransa gibi ülkelere ihraç eden birkaç kişiyi ihya edecektir. Balıkçılık yönetimi bir bilim dalıdır. Günübirlik talepler, siyasi baskılar veya çıkarlar düşünülerek alınacak her karar deniz ekosisteminde geri dönüşü zor sonuçlar doğurur." "DENİZ DENEME-YANILMA VEYA OYUN ALANI DEĞİLDİR" Denizkestanesi avcılığını Marmara'da serbest bırakan karar alınırken yıllardır bu alanda çalışan bilim insanlarına sorulmadığını, görüş alınmadığını aktaran Sarı, şöyle devam etti: "Bilim araç değil, yol göstericidir. İşinize geldiğinde bilime başvururken, işinize gelmediğinde bilim yokmuş gibi davranmak ancak günü kurtarmaya yarar. Deniz, birilerinin deneme-yanılma veya oyun alanı, çıkar gruplarının sömürü odağı, balıkçıların malı-mülkü değildir. Deniz, insanın da içinde bulunduğu biyosferin kalbidir. Ona uygun, bütünsel olarak yönetilmelidir. Marmara'da denizkestanesi avcılığının serbest bırakılması yanlıştır ve derhal bu karar geri alınmalıdır. Deniz ekosisteminin sağlıklı işlemesi isteniyorsa çare ekosistem esaslı, bilim temelli balıkçılık yönetimidir. Marmara'nın şırı avcılığın önlenmesine, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılmasına ve acilen kritik bölgelerde deniz koruma alanları oluşturulmasına ihtiyacı vardır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.