SON DAKİKA
Hava Durumu

#Masak

Söz Bursa - Masak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Masak haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa dahil 28 ilde siber suçlulara dev darbe: 181 şüpheli tutuklandı! Haber

Bursa dahil 28 ilde siber suçlulara dev darbe: 181 şüpheli tutuklandı!

Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve MASAK koordinesinde 28 ilde son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince 28 ilde nitelikli dolandırıcılık, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile yasa dışı bahis suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Ardahan, Balıkesir, Bingöl, Bitlis, Bolu, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, Gümüşhane, Isparta, İzmir, İstanbul, Kayseri, Kırşehir, Kocaeli, Mardin, Mersin, Niğde, Samsun, Sivas, Tokat, Trabzon, Van ve Yalova’da gerçekleştirilen operasyonlarda 324 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 181’i tutuklanırken, 87’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin ise devam ettiği öğrenildi. Yapılan çalışmalar sonucunda şüphelilerin sosyal medya platformları ve oltalama siteleri üzerinden yatırım dolandırıcılığı, düşük faizli kredi dolandırıcılığı, bungalov kiralama ve ürün satış dolandırıcılığı temalarıyla vatandaşları dolandırdıkları, vatandaşların mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları, yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri ve reklamını yaptıkları, POS tefeciliği yaptıkları, müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları ve kişisel verilerin paylaşımı ile sorgulanmasına yönelik paylaşımlar gerçekleştirdikleri tespit edildi. Operasyonlar sonucunda şüphelilere ait suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 210 milyon lira değerinde 3 şirket, 1 futbol kulübü, 11 araç, 3 motosiklet, 7 daire, 6 arsa ve 1 iş yerine el konulduğu öğrenildi. Olaya ilişkin soruşturma devam ediyor.

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu... Haber

"İçim Acıyor!" Gürsel Tekin CHP'deki acı tabloyu tek tek saydı: 21 belediye başkanı, 305 tutuklu...

CHP eski milletvekili Gürsel Tekin, düzenlediği basın açıklamasında bazı CHP'liler tarafından kendisine söz hakkı tanınmadığı noktasında eleştirilerde bulunarak, "Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekranlara çıkarıyorsunuz ama bizi çıkarmıyorsunuz, bize söz hakkı tanımıyorsunuz" dedi. 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Şile'de düzenlediği basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele çalışmalarına dikkat çeken Tekin; bunun iktidar ya da muhalefet partisinin sorunu olmaktan öte 86 milyon insanın sorunu olduğunu işaret etti. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan tartışmalı delege seçimine ve İstanbul İl Kongresi sürecine değinen Tekin, "Ömrümüzü Cumhuriyet Halk Partisi'ne vermişken birdenbire hain olduk. Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım?" sözleriyle CHP'ye ağır eleştirilerde bulundu. "UYUŞTURUCU MESELESİ BİR SİYASİ PARTİNİN, İKTİDARIN YA DA MUHALEFETİN MESELESİ DEĞİLDİR" Türkiye'nin en önemli sorunlarından birinin uyuşturucuyla mücadele olduğuna dikkat çeken Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Uyuşturucu bağımlılığı öyle bir duruma geldi ki Türkiye'nin dört bir yanını ahtapot gibi sardı. Gerek muhtar arkadaşlarım gerekse partili arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz temaslarda ne yazık ki Şile'nin de buradan nasibini aldığını görüyoruz. Hatta sadece Şile merkezinde değil, köylere kadar varmış durumda. Uyuşturucu meselesi bir siyasi partinin, iktidarın ya da muhalefetin meselesi değildir. Bu sorun 86 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli bir sorundur. Ta ki bu son dönemlerde Türkiye'de ünlülere ve zengin çocuklarına yapılan operasyondan sonra nihayet kamuoyu da bu konuda biraz daha duyarlı olmaya başladı. Mesele bir güvenlik meselesi olmaktan çıktı ancak sokaktaki artışı ne yazık ki halen önleyebilmiş değiliz." "BİZİM DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR" CHP içerisinde yaşanan sorunlar ve istifalarla ilgili konuşan Tekin, "Çeşitli dönemlerde ne yazık ki partimize küsmüş ve partiden ayrılmış çokça arkadaşlarımız var. Son iki yıl içerisinde 28 bin arkadaşımız ne yazık ki baba ocağını terk etmiş. Bizler istifa eden arkadaşlarımızla sık sık temas içindeyiz. Elbet herkesin kendine göre bir gerekçesi var ama hiçbir gerekçe bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşamış olduğu bu soruna kayıtsız kalmasına izin vermez. Bizim dayanışmaya ihtiyacımız var. Her türlü kötülüğe, her türlü saldırıya, her türlü yalan iftira haberlerine rağmen biz sağduyumuzu muhafaza ettik, bugün de buradayız" diye aktardı. "MEDYAMIZDA BU KONUDA DUYARLILIK İSTİYORUZ" Gürsel Tekin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre Türkiye'de 2019 yılında 150 bin çocuğun kayıp durumda olduğunu ancak konuyla ilgili güncel verilere ulaşılamadığını öne sürerek, "TÜİK verileri dünyanın her yerinde yaşanan sorunların kayıt altına alınması demektir. En son 2019'daki verilerde 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 300 bin mi oldu, 50 bine mi indi, tamamı mı bulundu bilmiyoruz. Bu konuda basın ve medyamızda bu konuda biraz duyarlılık istiyoruz" dedi. "Birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil" Tartışmalı CHP İstanbul İl Kongresi ve akabinde yaşanan hukuki süreçlerle ilgili açıklamalarda bulunan Tekin, şu ifadelere yer verdi: "Bu çok acı ve CHP'nin geleneğine, kültürüne yakışmayan bir mesele. Kongrelere girersiniz, kazanırsınız ya da kaybedersiniz ama kaybettikten sonra bir yoldaşlık hukukuyla herkes el ele evine giderdi ve ertesi gün yemeğe, dostluklara devam ederdi. Ama İstanbul İl Kongresi'nde yaşanan bu sorunlardan kaynaklı CHP'nin bir kısım delegeleri ve yöneticileri mahkemeye gidiyorlar. Mahkeme neticede karara varıyor çünkü birçok şey belgeli ve afaki şeyler değil. Karar aşamasından önce CHP, Genel Merkezi'ne bir yazı gönderiyor. Diyor ki '38 ve 37'nin yöneticilerinin ve delegelerinin listesini gönderin'. Ancak maalesef gitmiyor. Bu sefer mahkeme heyeti davayı açan CHP'lilere bir yazı gönderiyor, 'Bize bir çağrı heyeti listesini gönderin' diye. Genel merkez onu da göndermiyor. Davayı açan CHP'li arkadaşlarımız da tarafsızlığımıza güvendikleri için bizlerin isimlerini vermişler." "BİZ NEYİN HAİNİYİZ, AZİZ İHSAN AKTAŞ ARKADAŞLIĞINI BİZ Mİ YAPMIŞIZ?" Yaşanan sürecin ardından "hain" ilan edildiklerini söyleyerek CHP içerisindeki anlaşmazlıklara dikkat çeken Tekin, "Sonra ne olduysa ömrünü CHP'ye vermiş bizler birdenbire hain olduk. Biz neyin hainiyiz? Bu delege alışverişinde biz mi varız? Kongrede biz mi varız? Aziz İhsan Aktaş arkadaşlığını biz mi yapmışız? Ertan Yıldız'a biz mi arkadaş olmuşuz? Güloğlu'nun jetine biz mi bindik? Niye biz hain olalım? Elinizdeki o kirli medyayla her türlü kötülüğü yaptınız. Niye bugün burada yoksunuz? Mesela NOW TV siz niye yoksunuz? Sözcü TV niye yoksunuz? Halk TV niye yoksunuz? Gelip burada çat çat gözlerimizin içine bakarak neden soru soramadınız? Ama arka kapıda MASAK listelerindeki gazetecilerle bizlere her türlü kötülüğü yapıyorsunuz. Aziz İhsan Aktaş'ın iş ortağını ekrana çıkarıyorsunuz. Bizim de söz hakkımız olsun istiyoruz. Aziz İhsan Aktaş'ın arkadaşına söz hakkını kullandırıyorsunuz da bize niye kullandırmıyorsunuz?" "GELDİĞİMİZ DURUM NORMAL DEĞİL, BİR CHP'Lİ OLARAK İÇİM ACIYOR" CHP'nin "fabrika ayarları"na geri dönmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, parti içindeki anlaşmazlıkların mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak şu şekilde konuştu: "Bütün çabamız baba ocağını en kısa süre içerisinde bu yaşanan sorunlardan muaf tutmaktır. Bizim şu anda CHP tabanıyla en ufak bir sorunumuz yok. CHP'liler bizim yanımızda, bizi biliyor, anlıyor. Biz bir tane CHP'linin duygusunu incitmişsek gidip onun gönlünü alırız. CHP'de yeni bir şey oluşturmamıza gerek yok; sadece fabrika ayarlara döneceğiz. Çünkü geldiğimiz durum normal bir durum değil, bir CHP'li olarak içim acıyor. Oturduğumuz il mahkemelik, yöneticiler mahkemelik, genel merkez mahkemelik. 21 belediye başkanı arkadaşımız ve 305 kişi tutuklu, bu kabul edilebilir bir durum değil. Bu meselenin üstesinden gelmek için iş birliğine hazır olduğumuzu bir milyon kere söyledik. Biz fabrika ayarlarına döndüğümüzde her şeyi çözeceğiz." "BU İKİ YÜZLÜ SİYASET CHP'NİN GELENEĞİNDE OLMAYANIN BİR SİYASETİDİR" Son olarak geçtiğimiz günlerde TBMM'de yaşanan kavgaya ilişkin konuşan Tekin, CHP'yi kendi içinde yaşadığı tutarsızlıkla eleştirerek, "Görüyoruz ki seçmenimizin yüzde 40'ı mevcut siyasi partilerinden memnun değil. Bizim bir an önce 'Bu yüzde 40 neden bizden memnun değil?' diyerek kendimize çeki düzen verip meselemize bakmamız lazım. Kürsülerde bağırarak, küfür ederek, hakaret ederek meseleler çözülebilse hep beraber sabah kalkıp yapalım. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ana muhalefetin demokratik kurallar içerisinde kullanabileceği çok büyük yöntemler vardı. Neden bunu tercih etmediler ve kürsü işgali bunu bilmiyorum; ama görüntüler çok hoş olmadı. Çünkü siyasette bir tutarlılık olması gerekir. Grup başkanvekilleri aynı zamanda genel başkanın vekilleridir, yani söyledikleri her cümle genel başkanı bağlar. Arka tarafta sigara böreği yiyeceksiniz, ön tarafta Mahmut Tanal'ı dövdüreceksiniz; bu iki yüzlü siyaset CHP'nin geleneğinde olmayanın bir siyasetidir. TBMM bir ring alanı değildir, insanların birbirlerine saldırma alanı değildir. Çıkarsınız kürsüye, kürsüde meramınızı en sert şekilde anlatırsınız" ifadelerini kullandı.

Futbol dünyasında deprem! Erden Timur ve 14 futbolcu bahis operasyonunda gözaltına alındı Haber

Futbol dünyasında deprem! Erden Timur ve 14 futbolcu bahis operasyonunda gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis Soruşturması" kapsamında, geçmişte Galatasaray Spor Kulübü'nde idareci olarak görev yapan Erden Timur, bahis oynayan 14 futbolcunun da aralarında olduğu toplam 29 şüpheliye, İstanbul merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyonda gözaltına alındı. Gözaltına alınan yönetici ve futbolcuların isimleri belli oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Futbolda Bahis Soruşturması" kapsamında MASAK'tan ve yasal bahis sitelerinden temin edilen veriler, PFDK kararları, HTS analiz çalışmaları ve geçmişte düzenlenen iki operasyonda başkaca şüphelilerden ele geçen dijital eşyaların incelendi. Elde edilen veriler doğrultusunda önceki iki gözaltı işleminde hakkında işlem yapılan tutuklu bir şüpheli ile irtibatlı olan ve şüpheli finansal işlemleri olduğu değerlendirilen 7 şüpheli, 26 Ekim 2024 tarihli Kasımpaşa-Samsunspor futbol müsabakasına bahis oynayan 6 şüpheli, şüpheli finansal işlemleri ile bununla bağlantılı bahis hesabı olduğu tespit edilen 1 şüpheli, geçmişte Galatasaray Spor Kulübü'nde idareci olarak görev yapan Erden Timur ve banka hesaplarının incelenmesi sonucu birbiriyle bağlantılı olacak şekilde şüpheli finansal işlemlerinin olduğu tespit edilen 1 şüpheli, müsabaka sonucunu etkileyecek şekilde (kendi takımının maçına rakip takım kazanır şeklinde bahis oynayan) 14 futbolcu olmak üzere toplam 29 şüpheli hakkında İstanbul merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Erden Timur dahil 24 şüpheli gözaltına alınırken, 1 şüphelinin başka suçtan cezaevinde olduğu tespit edildi. 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma sürüyor. İsimleri belli oldu Operasyon kapsamında gözaltına alınan yönetici ve futbolcuların isimleri şu şekilde: "Futbolcular Bahattin Berke Demircan, Doğukan Çınar, Ergün Nazlı, Eyüp Can Temiz, Furkan Demir, Gökhan Payal, Hamit Bayraktar, Hüseyin Aybars Tüfekci, İbrahim Yılmaz, İlke Tankul, İsmail Karakaş, Mert Aktaş, Tufan Kelleci, İş Adamı Erden Timur, Figen Özkaya, Eski Emniyet personeli Emrah Günaydı, Restoran Müdürü Burak Söyleyen, Eyüpspor Asbaşkanı Fatih Kulaksız, Yönetici asistanı Ecem Alkaş, Esat Bilayak, Şirket Ortağı Mirza Şerifoğlu, Enes Bartan, Memur Hakan Çakır, Büro işçisi Serhat Ölmez, Şirket Ortağı Umut Esel, TFF Dış ilişkiler ve Milli Takımlar idari direktörü Buğra Cem İmamoğulları, Produksiyon Müdür Yardımcısı Burcu Kurt".

Gürsel Tekin: "Çift başlılık diye bir şey yok, mühür kimdeyse Süleyman odur" Haber

Gürsel Tekin: "Çift başlılık diye bir şey yok, mühür kimdeyse Süleyman odur"

Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Çift başlılık diye bir şey yok. Kararı okuduğunuzda çok net olarak görebilirsiniz. Mazbata Özgür Çelik’te ama mazbata ile karar alınmıyor. Karar defteri bizde. Mühür kimdeyse Süleyman odur. Seçmenin, vatandaşın ve CHP'lilerin bize bir tepkisi söz konusu bile değil. Yanımızda olduklarını ifade ediyorlar. Göreve başladığımızda demirbaş, araç gereç ne varsa hepsini teslim almamız gerekiyor hukuken. Bankalara yazı yazdık. 24 saat içerisinde sonuçlarını aldık. Bir bankada ise ısrarla 28 gün boyunca sonucu alamadık. Biz de banka hakkında suç duyurusunda bulunduk" dedi. Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin basın mensuplarıyla bir araya geldi. Taksim’de bir otelde basın mensuplarına konuşan Tekin, "Takdir edersiniz ki elbette bazı paylaşılacak şeyler var, paylaşılmayacak işler vardır. Sorunun başında anlatmak istiyorum. Son 1 buçuk yıldır gerek ekranlarınızda gerek televizyonlarda sıkça konuşulan, tartışılan İstanbul İl Kongresi meselesi vardı. İşte delegelerle ilgili çeşitli iddialar ortadaydı. Günün sonunda yargı 15 ay sonra bir karar alıyor. Bu kararı alırken davayı açan Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımız, ısrarla bir kısım medya sanki yargı mensupları bizi çağırarak hadi gelin, sizi görevlendiriyoruz algısı yapıyorlar. Onları anlıyorum. 46 kişi dava açıyor. Bunların tamamı Cumhuriyet Halk Partili üyeleri, delegeleri, hatta bir kısmı değişimci, yani Özgür Özel, Özgür Çelik'e oy veren arkadaşlarımız. Günün sonunda bir tedbir kararı, geçici kurul ihtiyaçları olunca taraflar arasında tarafsız olabilecek bize bir kurul listesi getirilmiştir. Arkadaşlarımız da bizim partililik kimliğimize güvendikleri için bizim isimlerimizi verdiler. Ve bu müzakere yaparken sorunlar yaşanıyor. Bu yaşanan sorunların çözümü konusunda da bir tek arayış olur. Aile içerisinde aile büyükleri bu meselenin çözümü konusunda görev verilir. Şimdi biz kendimize böyle bir misyon yüklerken, ilk 2 gün, 3 gün, 4 gün hiçbir sıkıntı yok, sorun yok. Hatta genel merkez yöneticilerimizle temaslarımız oldu. 2 arkadaşımız haklı olarak psikolojik baskıya dayanamadılar. 3 kişi biz kaldık. 2 kişi de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi, hukuk bilgisi olan arkadaşlarımızla yanımıza verin, bir an önce bu meseleyi çözelim. Bir kısım arkadaşlarımızla hem fikir olduk, sonra da ne olduysa fırtınalar koptu. Biz tabii, ya niçin bu, neden böyle bir psikolojik baskı, bir saldırı anlamaya çalışalım dedik. Acaba ya bıraksak mı diye düşündük. Bıraktığımızda ne olur diye düşündüğümüzde dediler ki baroya geçelim. O zaman zaten bizim bırakma şansımızın olmayacağını anladık" ifadelerini kullandı. "ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE DAHA TERTEMİZ CHP’Yİ TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİYLE MEŞGUL OLABİLECEK BİR DURUMA GETİRECEĞİZ" Eski İl Başkanlığı dönemindeki çalışmalarda ne yaptıysa şimdi aynısını yapmaya devam ettiklerini söyleyen Tekin, "Biz dirençle çalışmalarımıza devam ettik, sivil toplum örgütleriyle toplantılarımız, bölge toplantılarımız, aklınıza gelebilecek daha önce, yani 2007 ile 2010 arasındaki il başkanlığı dönemimizdeki çalışmalarımızın ne yaptıysak şimdi aynısını yapmaya devam ediyoruz. Yani kısacası şunu beklerdim, ortada bir dosya var. Haklıdır, haksızdır hiç bilmiyoruz. Ne basın, ne medya, ne de Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezi dosyanın içeriğiyle hiç meşgul olmadı. Kardeşim iftiraysa hep beraber mücadele edelim. İçeriğinde bir şey varsa, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kutsal kimliğini tartıştırma. Kimler varsa, o suç işlenmişse, suç unsurlarını işleyenler kimlerse partiyle ilişkisini keselim ki partimiz kamuoyunda tartışılmasın. Bu konuda maalesef bu çerçevede bütün arayışımıza rağmen bir uzlaşı yolu bulamadık. Önümüzdeki günlerde inşallah daha tertemiz Cumhuriyet Halk Partisi'ni Türkiye'nin gündemiyle meşgul olabilecek bir duruma getireceğiz" diye konuştu. "MÜHÜR KİMDEYSE SÜLEYMAN ODUR" Karar defteri kendilerinde olduğu ve mazbatanın geçerliliğinin olmadığını söyleyen Tekin, "Çift başlılık diye bir şey yok. Kararı okuduğunuzda çok net olarak görebilirsiniz. Kafayı karıştıran hikaye ne? Yüksek Seçim Kurulu'nun açıklaması. Doğru, Yüksek Seçim Kurulu'nun açıklaması da doğru bir açıklama. Yüksek Seçim yapabilirsiniz. Ama Yüksek Seçim Kurulu bir mahkeme değil, bir karar organı değil. Aynı Seçim Kurulu. Bakın, Sarıyer Seçim Kurulu seçim yapabilirsiniz diye izin verdi. Sarıyer Seçim Kurulu, kurula da karar defterine emanet ederek kararı siz alabilirsiniz dedi. Karar defterini seçim kurulundan aldık. O zaman bu çift başlılık nerede? Tek karar defteri var. Çift karar defteri olabilir mi? Mazbata Özgür Çelik’te ama mazbata ile karar alınmıyor. Karar defteri bizde. Mühür kimdeyse Süleyman odur" dedi. "CHP İL BİNASINDAKİ DIŞKI OLAYI ŞU ANDA SORUŞTURMA SAFHASINDA" Soruşturmanın ardından bilgi vereceğini söyleyen Tekin, "CHP İl Binasında dışkı olayı şu anda soruşturma safhasında. Soruşturma bittikten sonra daha detaylı bilgi vereceğim. Hem güvenlik kamerası hem de Kent Güvenlik Yönetim Sistemi var. Çok rahat tespit edilecek. Ana kapıdan girilmemiş. Yangın merdivenlerinin olduğu kapılardan girişler olmuş" ifadelerini kullandı. "SEÇMENİN, VATANDAŞIN VE CHP'LİLERİN BİZE BİR TEPKİSİ SÖZ KONUSU BİLE DEĞİL" İl ve ilçe çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Tekin, "2007 ile 2010 arasındaki Gürsel Tekin il başkanıyken yetkisi neyse aynı yetkiler şu anda bizde var. Ben o dönemde de öyle ilçe başkanlarını görevden alalım, bunu sevdik, bunu sevmedik, bizim ekiptir, şudur gibi bakan bir insan değilim. Bizim önümüzdeki süreçte il ve ilçe çalışmalarımız devam ediyor. Arkadaşlarımızla nefesi yeten, iktidara hazırım diyen arkadaşlarımızla yolumuza devam edeceğiz. İlçe başkanları ile görüşüyoruz. Ziyarete gelenler için bir şereftir. Sadece bize geldikleri için partiden atılıyorlarsa, onlar için çocuklarına bırakabilecekleri bir eserdir. Seçmenin, vatandaşın ve Cumhuriyet Halk Partililerin bize bir tepkisi söz konusu bile değil. Yanımızda olduklarını ifade ediyorlar. Sosyal medyaya gücümüz yetmiyor arkadaşlar. Sosyal medyaya karşı da kendimizi savunabileceğimiz olsa da buna ihtiyaç duymayız. MASAK benimle ilgili bir rapor yayınlarsa yapacağım 2 şey var. Kendimle ilgili kaygım varsa istifa ederim görevimde ya da mesleğimde. Kaygım yoksa gider MASAK’ı şikayet ederim" diye konuştu. "BANKA 28 GÜN SONUÇ VERMEDİ, SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUK" İl binasındaki yetki devri sürecine ilişkin konuşan Tekin, "Göreve başladığımızda demirbaş, araç gereç ne varsa hepsini teslim almamız gerekiyor hukuken. Biz hiçbir zaman icra yolunu denemedik. Bankalara yazı yazdık. 24 saat içerisinde sonuçlarını aldık. Bir bankada ise ısrarla 28 gün boyunca sonucu alamadık. Biz de yargı yoluna başvurduk. Banka hakkında suç duyurusunda bulunduk. Önümüzdeki günlerde yargı kararını verecektir. Banka suç işliyor" dedi.

AK Parti Bursa’dan CHP’li belediyelere sert eleştiri Haber

AK Parti Bursa’dan CHP’li belediyelere sert eleştiri

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Adliyesi önünde yaptığı kapsamlı basın açıklamasıyla, CHP’li belediyelere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gürkan, özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i hedef alarak, yolsuzluk iddiaları, partizan kadrolaşma, liyakat ilkesine aykırı uygulamalar ve kamu kaynaklarının suistimali gibi konulara dikkat çekti. “CHP BELEDİYELERİNDE YOLSUZLUK SORUŞTURMALARI ARTIYOR” Gürkan, son dönemde özellikle İstanbul ve Bursa gibi büyükşehirlerde CHP’li belediyelerde usulsüzlük ve yolsuzluklara yönelik açılan soruşturmaların kamuoyunun dikkatini çektiğini belirterek, “CHP’li yöneticiler, iç siyasi hesaplaşmalar ve rant paylaşımıyla birbirlerine düşmüş durumda. Bu çekişmelerin ihbar ve itirafları sonucunda adli süreçler başlatılmıştır” dedi. “BURSA’DA LİYAKAT YERİNE PARTİZAN KADROLAŞMA HAKİM” Bursa özelinde değerlendirmelerde bulunan Gürkan, Mustafa Bozbey’in göreve gelir gelmez binlerce personeli işten çıkardığını ve yerlerine partili kadrolar getirdiğini söyledi. Gürkan, “Bursa gibi tarihi ve kültürel zenginliğe sahip bir şehrin adı, taciz iddiaları, akraba atamaları ve adrese teslim işler gibi olumsuzluklarla anılıyor. Bu, CHP zihniyetinin halktan ne kadar kopuk olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. 1,4 MİLYON TL’LİK HARCAMA İÇİN HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI En dikkat çekici açıklamalardan biri ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in geçen yıl temmuz ayında Bursa’ya yaptığı ziyarette yaşandı. Gürkan, bu ziyaret kapsamında belediye bütçesinden yapılan 1 milyon 409 bin 805 TL’lik harcamanın etik ve hukuki açıdan sorunlu olduğunu belirterek, “Bu fahiş harcamanın kamu yararına uygun olup olmadığını sorgulamak, bizim siyasi değil, ahlaki bir sorumluluğumuzdur. Bu nedenle bugün itibarıyla hukuki süreci başlatıyoruz” dedi. AÇILMAMIŞ OTOPARK PROJESİNİ ELEŞTİRDİ AK Parti İl Başkanı Gürkan, CHP’li belediyelerin günü kurtarmaya yönelik algı çalışmaları yürüttüğünü ve geçmiş dönemde tamamlanmış projeleri yeniden açılıyormuş gibi sunarak kamuoyunu yanıltmaya çalıştıklarını ifade etti. Gürkan ayrıca, 500 milyon TL’ye mal olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi projesindeki otoparkın halen hizmete açılmamış olmasını da eleştirdi. MASAK RAPORLARINA GİREN İDDİALAR Basın açıklamasının sonunda, MASAK raporlarına yansıyan para trafiği ve bazı CHP’li belediye başkanlarının kumar borçları karşılığında imar rantı sağladıkları yönündeki iddialara da değinen Gürkan, savcılıkları göreve çağırdı. Gürkan, “Bu süreçte yalnızca siyaset değil, hukuk da devreye girmeli. Milletin vergileriyle oluşturulan kaynaklar, akraba ve yandaşlara peşkeş çekilemez” dedi. “TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Gürkan, AK Parti olarak 23 yıldır şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararı anlayışını benimsediklerini vurgulayarak, “Bizler milletimize hizmet yolunda kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Bu süreçlerin hem meclis toplantılarında hem de hukuk önünde takipçisi olacağız” dedi.

MASAK'ın İmamoğlu için hazırladığı rapor ortaya çıktı Haber

MASAK'ın İmamoğlu için hazırladığı rapor ortaya çıktı

Raporda Ekrem İmamoğlu ile FETÖ üyeliği nedeniyle tutuklanan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun danışmanı olan Erkan Karaarslan arasında 1 milyon 754 TL'lik danışmanlık anlaşmasının yapıldığı belirtildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü terör ve yolsuzluk soruşturması kapsamında Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan Mali Analiz Raporu'nun detayları ortaya çıktı. Raporda Ekrem İmamoğlu'nun adına çok sayıda çeşitli yollarla edinilmiş taşınmaz kaydı bulunduğu, Balıkesir, İstanbul ve Çanakkale illerinde 17 adet taşınmazı satış yoluyla edindiği belirtildi. Ekrem İmamoğlu'na babası Hasan İmamoğlu'ndan ise Balıkesir-Erdemir'de konumlu 5 adet taşınmazın bağış yoluyla geçtiği raporda kaydedildi. Ekrem İmamoğlu'nun 2020-2025 yılları arasında ‘tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık', ‘suç işlemeye alenen tahrik etme', ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme', ‘basit tehdit', ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs', ‘yargı görevini yapanı etkileme', ‘görevi kötüye kullanma', ‘cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kamu faaliyetinin yürütülmesin engellemek', ‘kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak' gibi suçlardan soruşturma ve kovuşturma kayıtlarının bulunduğu kaydedildi. Raporda ‘FETÖ üyeliği ve örgüte finans sağlamak' gerekçeleriyle tutuklanan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun danışmanı olan Erkan Karaarslan'ın sahibi olduğu şirketlere İstanbul'un Avcılar, Beylikdüzü ve Sarıyer belediyelerinden toplamda 10 milyon 329 bin TL danışmanlık ücreti aktarıldığı kaydedildi. Ekrem İmamoğlu ile FETÖ üyeliği nedeniyle tutuklanan Erkan Karaarslan arasında 1 milyon 754 TL'lik danışmanlık anlaşmasının yapıldığı konusundaki istihbari nitelikte bilgide adının geçtiği de raporda belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.