SON DAKİKA
Hava Durumu

#Medine

Söz Bursa - Medine haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medine haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı Haber

Savaş havayı ve denizi vurdu: Türk gemileri mahsur kaldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler hakkında, "Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda, çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hala Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında hava, kara ve deniz ulaşımına ilişkin son gelişmeleri paylaşan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda 800 tane geminin hala hazırda olduğunu ve İran hükümeti ile temas halinde olduklarını belirtti. Ayrıca Uraloğlu İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de uçuşların durdurulduğunu da sözlerine ekledi. "EN RAHAT KULLANDIĞIMIZ RİYAD, CİDDE, MEDİNE VE MASKAT HAVALİMANLARI OLDU" Çatışmaların başlamasından önce İran seferlerini zaten azalttıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki tane uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk. Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor. Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak. Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz" diye konuştu. "800 TANE GEMİNİN HALA HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM" Uraloğlu, ayrıca mevcut durumda uçuş iptalleri noktasında havayolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, "Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz. Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği. İlgili ülkelerle de koordine ettik. Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok" ifadelerine yer verdi.

Hurma alırken "Parafin" tehlikesine dikkat! İşlenmiş ürünlere geçit vermeyin Haber

Hurma alırken "Parafin" tehlikesine dikkat! İşlenmiş ürünlere geçit vermeyin

Her yıl Ramazan ayında artış gösteren hurma fiyatlarında bu yıl beklenilenin aksine artış yaşanmadı. Ramazan'da iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak iki ayrı türde tercih ediliyor. Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, iftarlık ve sahurluk olarak tercih ediliyor. Sahur için daha lifli ve besin değeri daha yüksek hurmalar tercih edilirken iftar için ise daha şekerli, kuru ve yumuşak hurmalar tercih ediliyor. Suudi Arabistan ve Medine hurmaları en çok tercih edilen hurmalar olurken, Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi çeşitleri de bulunuyor. "SAHUR İÇİN DAHA DOYURUCU VE LİFLİ HURMA TERCİH EDİLİYOR" Her sene hurma fiyatlarında farklı artış oranları olduğunu söyleyen hurmacı Ahmet Özkan, bu sene Ramazan'da beklenilenin aksine fiyatlarda ciddi bir artış olmadığını ve yüzde 5 gibi bir oranda arttığını ifade etti. Toplumun artık bilinçlendiğini dile getiren Özkan, "Hurma iftarlık ve sahurluk olmak üzere artık ikiye ayrılıyor. Birçok vatandaş hurmayla ve sütle oruç tutuyor sünneti de yerine getirmek için. İftarda tamamen damak tadına göre, daha şekerli, kuru, yumuşak hurmalar tercih eden vatandaşlarımız var. Sahur için daha lifli, daha doyurucu ve besin değeri daha yüksek hurmaları tercih ediyorlar" dedi. "SAVAŞTAN SONRA İNSANLAR BOYKOT ETTİĞİ İÇİN HURMA FİYATLARI DÜŞTÜ" Hurma tedariğini 20 senedir ağırlıklı olarak Suudi Arabistan ve Medine'den yapan Özkan, yaklaşık 23 çeşit Medine hurmasının satışını yapıyor. Bunların yanında Tunus, Irak, İran ve Mısır gibi farklı ülkelerin de hurma çeşitlerini satan Özkan piyasada satılan sağlıksız hurmalar hakkında şunları dile getirdi: "Kudüs hurması adı altında İsrail menşeli ürünler satılmakta. Özellikle bu son savaştan sonra insanlar boykot uyguladığı için hurma fiyatları düştü. Kudüs hurması uygun fiyatlı diye çok satılmaya başladı. İsmini değiştirip yine Filistin hurması yapan insanlar da oldu maalesef. Bu tarz işlenmiş ürün, hormonlu meyve, hibrid tohumlar üretiliyor. Haliyle çok sağlıksız olduğu için zaten tercih etmemeleri gerekir. İkinci sebebi de artık vatandaşlara bırakırız." "HURMANIN İŞLENMEMİŞ, YIKANMAMIŞ VE PARAFİNLENMEMİŞ OLMASINA DİKKAT ETMEK LAZIM" Hurma satın alırken, hurmanın işlenmemiş, yıkanmamış ve parafinlenmemiş olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Özkan, "Ambalajlı ürünlere çok dikkat etmeleri lazım. İçine oksit gazı basıyorlar. Sağlık açısından tehlikeli gördükleri, çok açıkta bulunan veya çok sıcakta bulunan ürünleri tercih etmemeliler. Bir de hurmayı saklama koşulları var. Hurmayı aldıktan sonra kuru ve serin bir yerde muhafaza etmek gerekiyor. Oda sıcaklığı bir ay boyunca yeterlidir ama kış döneminde olduğumuz için ve insanlar kaloriferleri yaktığı için ev ortamı sıcak oluyor. Dolabın sebzeliğinde ve serin yerlerde muhafaza ederlerse daha uygun olur" şeklinde konuştu.

Hacılar Ravda-ı Mutahhara'ya koştular Haber

Hacılar Ravda-ı Mutahhara'ya koştular

Hac vazifesini yerine getirerek Mekke-i Mükerreme'ye veda eden hacıların, Medine-i Münevvere'ye gelişleri sürüyor. Türkiye'den mübarek topraklara hareket ettikten sonra ilk olarak Mekke-i Mükerreme'ye gelen hacı adayları, hac ibadetinin menasiklerini tamamlamalarının ardından ikinci durakları olan Medine-i Münevvere'ye geçmeye başladı. Kutlu şehir Medine, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke'den hicretinde kucak açtığı için İslam dünyasında çok özel bir yere sahip bulunuyor. Eski ismi Yesrib olan bu kutlu belde, aydınlanan şehir manasında Medine-i Münevvere olarak isimlendiriliyor. Hacılar, Mekke'nin yaklaşık 500 kilometre kuzeyindeki Hicaz bölgesinde yer alan Medine-i Münevvere'de otellerine yerleşmelerinin ardından öncelikle Mescid-i Nebevi'ye giderek Bab-ı selam kapısından girip, Peygamber Efendimizi selamlıyor. Müslümanlar, burada bulunan Peygamber Efendimiz ile Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer'in kabirlerine gidiyor. Hacılar, Mescid-i Nebevi ziyareti sonrası Nusuk programı üzerinden randevu alarak, belirtilen saatten 30 dakika önce Cennet'ül Baki kabristanı tarafında sıraya giriyorlar. Diyanet gibi organizasyonlar ile gelenler kafileleri ile münferid gelenler de Nusuk uygulaması üzerinden karekod oluşturarak bu ziyareti gerçekleştiriyorlar. İlk önce kafileler dışarıda sayılıyorlar sonra bahçede bir süre bekletildikten sonra mescidin içerisinde serin bir yere geçiliyor. Yaklaşık 1 saatlik beklemeden sonra Peygamberimizin kabri ile minberi arasındaki 'Cennet bahçesi' denen yere sıra ile giren Müslümanlar, burada namaz kılıp dua ediyor. Cennet'te kılınmış gibi sevap verilen bu mekandaki ibadetlere yaklaşık 20 dakika müsaade ediliyor. Daha önce bir düzen olmadan yapılan Ravda ziyaretleri artık kontrollü ve randevulu olarak daha huzurlu gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca bu sene ilk defa mescidin içerisindeki bekleme yerine konulan dijital kiokslarda, içeride nasıl hareket etmek gerektiğine ilişkin 9 farklı dilde bilgilendirmeler de yapılıyor.

Hafızlık belgesini Cumhurbaşkanı'nın elinden almak istiyor Haber

Hafızlık belgesini Cumhurbaşkanı'nın elinden almak istiyor

Normalde 3 yılda tamamlanan hafızlık eğitimini 1.5 yılda tamamlayarak büyük bir başarıya imza atan Mevlütoğlu, hayalinin hafızlık belgesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden almak olduğunu söyledi. Gül-Muhlis Mevlütoğlu çiftinin 2008 yılında Medine ismini verdikleri kızları görme engelli olarak dünyaya geldi. 2.5 aylıkken götürdükleri hastanede kızlarının yüzde 90 görme engelli olduğunu öğrenen çift, büyük üzüntü yaşadı ama pes etmedi. Hastane hastane gezen çift, kızları için çare bulamadı. İlkokul eğitimine uyum sağlayan Medine, eğitim-öğretime başarıyla devam etti. Babaannesi Nergüzel Mevlütoğlu'nın yazın götürdüğü Kur'an kurslarında da başarılı olan Medine, öğrenme azmiyle görenlerin dikkatini çekti. Hem okul hem de Kur'an eğitimiin birarada süründüren Medine, 14 yaşına geldiğinde hafız olmayı kafasına koydu. İnegöl Müftülüğü Din Hizmetleri Uzmanı Bahriye Ögcem nezaretinde Braille alfabesi ile kısa sürede harfleri söken Medine, İnegöl Merkez Yatılı Kız Kur'an Kursu'nda Hacer Balantekin nezaretinde hafızlık eğitimine 2023 yılında başladı. Kur'an ayetlerini sular seller gibi okuyarak ezberleyen Medine, 1.5 senede hafızlık eğitimini tamamlayarak büyük başarıya imza attı. Arapça ve İngilizce eğitimi de alan Medine, internetten Fransızca öğrenmeye de başladı. Annesi Gül'den de Rusçayı öğrenen Medine, hobi olarak iyi şekilde piyano çalabiliyor. Akademisyen olmak istediğini anlatan Medine, hayalinin hafızlık belgesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden almak olduğunu söyledi. Baba Muhlis Mevlütoğlu, "Kızımız hafızlık eğitimini aldı. Allah'ımıza şükürler olsun hafızlığını bitirdi. Hocalarımıza da çok çok teşekkür ederim, emeği geçen herkese çok çok teşekkür ederim. Bizde ailesi olarak annesi, babası, babaannesi, anneannesi olsun dedesi olsun elimizden gelen her şeyi yaptık. Allah'a şükürler olsun hafız oldu, bizi mutlu etti. Hamdolsun, İnşallah Rabbim ileriki zamanlarda da yardımcısı olsun. İnşallah ilahiyatı da okur, bitirir" dedi. Anne Gül Mevlütoğlu ise, "Bir kız çocuğu olarak çok mutlu olduk, ailemizi şereflendirdi. İki buçuk aylıkken böyle bir göz sorunu olduğunu fark ettik, doktora götürdük. Görmediğini söyledi doktorumuz. Başka bir doktora daha götürdük, aynı kanıya geldiler. Sonra işte eğitimine başladık. Medine anaokuluna gitmeden önce kurslara giderek Bursa'ya özel kurslara götürerek, okula gitmeden önce okuma yazmayı biliyordu artık. Hani daha çabuk bir şekilde. Sonra bütün eğitimlerinin başında ilkokuldan önce sıkıntı çektik. Hani nasıl olur, kabul edilir mi, çocuklar arasında nasıl olur? Hani bir kapıyı kapattı ama binlerce kapı açtı bizim için. Her şeyi kolaylıkla elde ettik. Medine ne kadar önden önden sıkıntı çeksek de yapı olarak hani olur mu, olmaz mı diye şükür çok kolaylıkla elde etti okulları, eğitimi. Bu zamana kadar gönlümüzden geçen her şey kat kat fazlasıyla verdi Rabbim şükürler olsun. Şimdi hafız oldu, hafızlık konusunda, bu din konusunda hocalarım sağ olsun çok destek oldular bizim için. Piyano dersleri aldı, İngilizce eğitimine gitti. Her türlü tek yönde değil de hani farklı farklı yönlerden bilgisi olsun istedik. Hala da devam ediyoruz, istiyoruz ki bir şekilde belki de inşallah bu hafızlığı tamamlar, ilahiyata gider. İleride belki yurt dışına gidip de dinimiz tanıtır diye böyle hayallerimiz var bizim. Allah'ın izniyle gerçekleşir" dedi. Medine Mevlütoğlu, "Ben küçük yaştan beri Kur'an aşkıyla büyütüldüm. Yani her zaman bu aşılandı bana. 8 yaşıma kadarki süreçte de her zaman babaanne, anneanne vesilesiyle Diyanet İşleri Başkanlığımız bünyesindeki birçok kursta eğitim alma fırsatı buldum fakat kabartma Kur'an-ı Kerim hani o zamanlar hem materyal yoktu, imkan yoktu. Öğrenememiştim. 8 yaşındayken hocalarım sağ olsunlar beni keşfettiler, sen öğrenebilirsin dediler. Bahriye hocamla iletişime geçtiler. Daha sonradan aile olarak iletişime geçtik, tanıştık ve kabartma Kur'an öğrenme sürecimiz başladı. Kısa bir süreçte Elif Ba cüzünü bitirdik ve Kur'an-ı Kerim öğrenmeye başladık, kabartma Kur'anla. Hocam sağ olsun çok yardımcı olmuştu o süreçte bana. Ve fark ettim ki Kur'an-ı Kerim benim hayatımı şekillendiriyor, ben onu hayat rehberi edinmeliyim ve daha fazla bu Kur'an-ı Kerim ile hemhal olmalıyım dedim fakat o zamanlarda maalesef böyle bir şey mümkün olmadı. Benim ortaokul sebebiyle Ankara'ya gitmem gerekti. Ankara'daki eğitimimde ne yazık ki ara vermek durumunda kaldım biraz ama sayın hocamla bağlarımızı hiçbir zaman koparmadık elhamdülillah. Ankara'dan döndükten sonra da Kur'an-ı Kerim eğitimime ara vermeden devam etmek istedim. Hem onu ezberlemek hem de anlamını içime işlemek istedim. Daha sonradan Bahriye Hocamın yanında Orhaniye Kuran Kursu'nda yine Diyanet İşleri Başkanlığımıza bağlı, hafızlık hazırlık eğitimi aldım. 30. Cüz, Yasin, Mülk gibi sureleri ezberlemek nasip oldu. Daha sonradan mart 2023 tarihinde İnegöl Merkez Hafızlık Kız Kuran Kursu'nda Hacer hocamın öğrencisi olarak hafızlığa başladım. Normalde 3 yıla kadar uzayan hafızlık sürecini 1.5 yıl gibi bir süreyle tamamlamak nasip oldu çok şükür. Hafızlık belgemin ardından öncelikle lise eğitimimi tamamlamak ve güzel bir İlahiyat fakültesinde eğitim almak istiyorum. Zira hedefim bu yönde. Daha çok Kur'an-ı Kerim ile hemhal olmak ve insanlarında hemhal olmasını sağlamak istiyorum inşallah. Daha sonra fıkıh ya da tefsir gibi alanlarda kendimi daha çok geliştirmek istiyorum. Hem diyanet bünyesinde öğretmenlik, hocalık yapmanın yanı sıra kendimi geliştirip üniversitelerde bir akademisyen bir profesör olarak da görev yapmak hedeflerim arasında aynı zamanda. Kendimi daha çok geliştirip fıkıh ya da tefsir alanında yeni öğrenciler yetiştirmek, insanları bu konuda bilgilendirmek hedeflerim arasında. Daha öncelerde de kendisiyle tanışmış bulunduğumuz, kendisine piyano çalmış bulunduğum sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden de temmuzda gireceğim sınavdan inşallah elde edeceğim belgeyi almak istiyorum. Ben hafızlık sürecimde aynı zamanda İngilizce eğitimi de alıyordum. Bir ilerleme kaydetmiştim fakat benim kurum bitti. O zamanlarda belli bir seviyeye gelmiştim, o seviyenin bitişiyle beraber ben akademiden ayrıldım. Fakat cambly programında haftanın 3 günü anadili İngilizce olan eğitmenlerle yine eğitimime devam ediyorum. Aynı zamanda İmam Hatip Lisesi öğrenci olmam sebebiyle de Arapça öğreniyorum. Kendi kendime Fransızca öğrenmemin yanı sıra annem sağ olsun Rusça öğrenmeme de katkı sağlıyor. O yüzden hem dil hem de daha önce de bahsettim Cumhurbaşkanımıza piyanoda çalmıştım. Aynı zamanda piyano eğitimime de devam ediyorum. Bu süreçte de hafızlığımı tamamladım" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.