SON DAKİKA
Hava Durumu

#Medya Buluşmaları

Söz Bursa - Medya Buluşmaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Medya Buluşmaları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Afet döneminde habercilik masaya yatırıldı: Osmangazi’de "Medya Buluşmaları" Haber

Afet döneminde habercilik masaya yatırıldı: Osmangazi’de "Medya Buluşmaları"

Osmangazi Belediyesi, asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat depreminin 3’üncü yıl dönümünde düzenlediği “Medya Buluşmaları” programıyla, afet dönemlerinde doğru haberciliğin ve vatandaşların doğru bilgilerle aydınlatılmasının önemine dikkat çekti. Deprem bölgesinde 3 ay boyunca görev yapan Anadolu Ajansı Bursa Bölge Müdürü Erdinç Aksoy ile Anadolu Ajansı Bursa Bölge Muhabiri Sergen Sezgin, sahadaki izlenimlerini öğrencilerle paylaştı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde “Afet Bölgesinde Medya Enformasyonu” başlığıyla düzenlenen programın konukları, Anadolu Ajansı Bursa Bölge Müdürü Erdinç Aksoy ve Anadolu Ajansı Bursa Bölge Muhabiri Sergen Sezgin oldu. Depremin ilk anından itibaren 3 ay boyunca sahada görev yapan Aksoy ve Sezgin, söyleşide afet dönemlerinde doğru haberciliğin ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yıldırım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Gazetecilik Bölümü öğrencilerinin katıldığı programda, geleceğin gazeteci adayları usta muhabirlerden mesleki bilgi ve tecrübe edinme fırsatı buldu. “Afet Haberciliği Önem Verilmesi Gereken Konu” Moderatörlüğünü Sevda Kurul’un yaptığı programda konuşan Anadolu Ajansı Bursa Bölge Müdürü Erdinç Aksoy, “Gazetecilerin normalde görevi toplumsal olaylarda insanları bilgilendirmek. Ama büyük afetler yaşandığında bu iş biraz daha kamusal bir sorumluluğa dönüşüyor. Afet dönemlerinde bilgiye çok daha fazla ihtiyaç duyuluyor ve doğru bilginin önemi kat kat artıyor. Depremler bunun en çarpıcı örneği. 6 Şubat’ta olduğu gibi bazen aynı anda birçok kent ve milyonlarca insan bu durumdan doğrudan etkileniyor. Böyle zamanlarda ortalıkta çok fazla bilgi dolaşıyor. İnsanlar bölgeden gelen bilginin hangisinin doğru olduğunu bilmek istiyor. İşte tam da bu noktada gazetecilere çok büyük görev düşüyor. Afet ve savaş bölgelerinde çalışmak bir gazeteci için gerçekten çok zor. Asıl zorluk ise bu afetleri ve savaşları bizzat yaşamış insanların hikayelerini anlatmak. Hem doğru bilgiyi vermek hem de bu insanların yaşadıklarını hassas bir şekilde aktarmak gibi iki büyük sorumluluk var. Bu yüzden afet haberciliği üzerine daha fazla konuşulması, tartışılması ve bunun ayrı bir habercilik alanı olarak görülmesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. “Doğru Habercilik Afet Dönemlerinde Çok Önemli” 6 Şubat depreminin birçok insanın meslek hayatında karşılaşabileceği en büyük felaketlerden biri olduğunu belirten Aksoy, “Eskiden haberde etkileşim tek taraflıydı. Siz haberi veriyordunuz, karşı taraftan herhangi bir etkileşim ancak telefon açarlarsa olabiliyordu. Dijital dünyada artık böyle değil. Verdiğiniz bir bilginin etkileşimini anında alıyorsunuz. Bilgi çok hızlı yayılıyor, enformasyonun bu kadar hızlı yayıldığı dijital çağda doğal olarak dezenformasyonda çok hızlı yayılıyor. Bu durum afet dönemlerinde 100 katına çıktığı oluyor. Çünkü herkes paylaşım yapıyor ve bir bilgiyi yayıyor. İnsanlar ilk gördüğü ve okuduğuna genellikle inanıyor. 6 Şubat çok büyük bir felaketti. Bütün bir kentin tüm yapıları ve nüfusuyla etkilendiği bir depremdi. O kadar geniş bir alana yayılmıştı ki sizin koordine olabileceğiniz bina ve ekibinizin konaklayabileceği bir alan yoktu. Savaş bölgesinde görev yapanlar bile deprem bölgesinden iyi şartlarda çalışıyorlar. O kadar kötü ve olumsuz şartların egemen olduğu bir görev bölgesiydi. Siz yanlış bilgilerle kamuoyunu yanlış yönlendirirseniz yardım çalışmalarının doğru insanlara ulaşmasına engel olursunuz. Bu gerçekten ciddi bir sorumluluk. Afet dönemlerinde hızlı habercilik önemli ama en önemlisi doğru olabilmek, doğru bilgiyi aktarabilmek” ifadelerini kullandı. “Deprem Bölgesinde Oturup Gözyaşı Döktüğümüz Zamanlar Oldu” Programda deprem bölgesindeki izlenimlerini paylaşan Anadolu Ajansı Bursa Bölge Muhabiri Sergen Sezgin ise, “12 yıldır muhabirlik mesleğini yapıyorum. Çeşitli afetler gördüm ama 6 Şubat depremi bunların en büyüğüydü. 'İnsan olmak mı, haberci olmak mı bunu en çok sorguladığımız dönemdi. Çok fazla şeyle karşı karşıya kaldık ve yaşadık. Yeri geldi duygularımızı bir kenara koymak zorunda kaldık. Bir an oldu duygularımızla çalışmak durumunda kaldık. Deprem bölgesinde oturup gözyaşı döktüğümüz zamanlarımız oldu. Bunların geneline baktığımızda her zaman profesyonelliğimizi korumamız gerekiyor. Evet, insanız bir yandan da kamuoyunu bilgilendirmek için doğru bilgiler paylaşmamız gerekiyor. Bunu ön plana alarak çalışmak zorunda kaldık. Bölgede 48 saat boyunca insan üstü çalıştığımız ve kaldırımlarda uyuduğumuz durumlar oldu. Çok fazla şey yaşadık ama orada insanlar depremden etkilenen 11 ildeki felaketi görsün diye çok çaba sarf ettik” diye konuştu. Söyleşinin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuklara günün anısına teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.

Usta Gazeteci Hüsnü Mahalli medya buluşmaları’nın konuğu oldu Haber

Usta Gazeteci Hüsnü Mahalli medya buluşmaları’nın konuğu oldu

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen Medya Buluşmaları programının bu haftaki konuğu usta gazeteci Hüsnü Mahalli oldu. “Gazeteci Duruşu” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Mahalli, gazeteciliğin temel ilkelerini ve mesleki duruşun nasıl olması gerektiğini örneklerle anlattı; ülke ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Toplumu bilgilendirici söyleşi ve etkinliklerine devam eden Osmangazi Belediyesi, Medya Buluşmaları kapsamında deneyimli gazetecileri Osmangazililerle buluşturmayı sürdürüyor. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen ve Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği programa, dünyanın farklı bölgelerinde birçok savaşta gazeteci olarak görev yapan Hüsnü Mahalli, konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide Mahalli, iyi bir gazetecinin sahip olması gereken nitelikler, başarılı bir gazetecilik için izlenmesi gereken yollar ve mesleğin vazgeçilmez unsurları üzerine deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar, Mahalli’nin bilgi ve tecrübeleri ışığında gazeteciliğe dair önemli kazanımlar elde ederken, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri ilgiyle takip etti. Programa katılan Osmangazililer, dolu dolu geçen söyleşiyle hem gazetecilik mesleğine hem de güncel gündeme dair önemli bilgiler edinme fırsatı buldu. “Gazetecilikte Duygusallık Yoktur” Gazetecinin mert ve dürüst olmak zorunda olduğunu ifade eden Hüsnü Mahalli, “Bu iki özellik yan yana gelirse ancak gazetecilik bir anlam kazanır. Gazetecilikte duygusallık yoktur. Gazeteciyseniz gazetecisinizdir. Türk, Arap ve Kürt gazetecidir bağlamında baktığınızda böyle bir ayrım yapamazsınız ve yapmamak zorundasınız. Birey olarak bunda bir sorun yoktur; birey olarak ‘Ben Türk’üm, Kürt’üm, Arap’ım’ gibi tercihleriniz olabilir. Ancak meslek anlamında bunu yapamazsınız. Ben bütün savaşlara katıldım. Bosna, Karabağ, Afganistan, Çeçenistan, Irak, İran ve aklınıza gelebilecek bütün savaşlarda gazeteci olarak görev yaptım. BBC’de çalışırken müdür bize şunu söylerdi: ‘Haberde yüzde yüz doğru olmak zorundasınız, yorumda serbestsiniz; çünkü yorum sizin.’ 2003 Amerikan ve İngiliz Irak işgali döneminde bunları yaşadık. Ben bölgeden savaş sırasında canlı yayın yapıyordum. Yayın sırasında BBC’den ‘Amerikan ve İngiliz işgal kuvvetleri’ diye bahsediyordum. Bana hiçbir şey diyemiyorlardı. Müdür bir kez bana ‘Biraz sözlerini yumuşatsan’ diye uyarır gibi oldu. Ben de ‘Hayır, yumuşatamam’ dedim; çünkü işgal kuvvetleri gelmiş, bu ülkeyi işgal ediyorsunuz,” şeklinde konuştu. “Türkiye’de İyi Bir Gazeteci Dünyayı Bilir” Bilginin yerine gidilerek bulunacağını söyleyen Mahalli, “Bir, yüzde yüz ilkesel olmak zorundasınız; iki, net olmak zorundasınız; üç, doğru bilgiyi bulmanız gerekiyor. Bilgi havadan ve sudan bulunmaz, yerine giderek bulunur. Hayatında Irak, Suriye ve Karabağ savaşlarına gitmeden, elinde bir sopayla ekrandan anlatmakla bu işler olmaz. Yüzde yüz doğru bilgi gerekir. Bunu yapabiliyorsanız, gazeteci duruşu budur diye düşünüyorum. Türkiye’deki televizyonların hemen hemen hiçbirinin yurt dışında muhabiri yok. Örneğin Orta Doğu’da hiçbir yerde yok; Washington’da ise mecburen koyuyorlar. Buna parası olan televizyonlar da dâhil. Yurt dışında muhabir bulundurmuyorlar. Bu müthiş bir eksikliktir. Amerika’da eğer muhabiriniz yoksa, siz ancak ajanslardan gelen haberlerle yetinmek zorunda kalırsınız. Dış politika ve uluslararası ilişkiler bağlamında medyamız sıfırdır. Türkiye’de iyi bir gazeteci dünyayı bilir. Türkiye’yi iyi öğrenmek istiyorsanız, Türkiye’nin diğer ülkelerle ilişkilerini iyi bilmek zorundasınız. Sosyal medyadan iki parça lafla uluslararası anlamda gazetecilik yapılmaz,” ifadelerini kullandı. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, günün anısına gazeteci Hüsnü Mahalli’ye hediye takdim etti.

Medya Buluşmaları'nda 2025 gündemi masaya yatırıldı Haber

Medya Buluşmaları'nda 2025 gündemi masaya yatırıldı

Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Medya Buluşmaları’ programında deneyimli gazeteciler Tayfun Çavuşoğlu ile Necati Kartal, geride bırakılmaya hazırlanan 2025’in yerel ve ulusal gündemlerine ilişkin dikkat çeken noktalara parmak bastı. Toplumsal farkındalığı artırma amacıyla pek çok projeye imza atan Osmangazi Belediyesi, Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde Medya Buluşmaları çerçevesinde 2025’te yerel ve ulusal gündemlerin öne çıkan detayları ile dönüm noktalarını baz alan önemli bir söyleşi gerçekleştirdi. Sevda Kurul’un moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide Bursa medyasının deneyimli iki usta kalemi Tayfun Çavuşoğlu ve Necati Kartal, çarpıcı ayrıntıları değerlendirdi. "Bursa’nın En Önemli Olayı Arap Şükrü Sokağı’nda Yapılan Yeni Düzenleme" Bursa gündeminin ana başlıklarına değinen Tayfun Çavuşoğlu, 2025’in kent özelinde en önemli detayının Bursaspor’un şampiyonluğu olduğunu dile getirdi. Yerel yönetimler açısından bakıldığında en dikkat çeken noktanın Arap Şükrü Sokağı’ndaki değişim olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Arap Şükrü Sokağı, tarihi niteliklere sahip bir bölge olmakla beraber, sonradan yapılan sundurma benzeri camekanlı yapılarla bir metrelik dar geçit haline dönüşmüştü. Osmangazi Belediyesi’nin burada yapmış olduğu çalışmayı çok değerli buluyorum. Turistikaçıdan bölge tarihi niteliğine kavuşurken, güvenlik açısından da gereği yapılmış oldu. Bir diğer önemli hadise de Hanlar Bölgesi’nde yapılan çalışmaların son şeklini almış olması. Eski Bursa ile yeni Bursa kucaklaşmış oldu. Son olarak yapılan otoparklar ve çevre düzenlemeleriyle beraber orada çalışmaların tamamlanması çok önemli." diye konuştu. Ayrıca basının en karanlık dönemlerinden birini yaşadığını da belirten Çavuşoğlu, basının cendere içinde görev yapmaya çalıştığını kaydetti. "ÜRETMEYEN BİR TÜRKİYE’YE DOĞRU GİDİYORUZ" Ekonomik açıdan Türkiye’yi 2026 yılında zorlu bir dönemin beklediğine işaret eden Kartal ise şunları söyledi: "Türkiye’de iktidarın sürekli oy kaybettiğini, muhalefetin güçlendiğini görüyoruz ama yakın zamanda bir seçim göremiyoruz. Ekonomik olarak da Mehmet Şimşek’in uygulamış olduğu talebi kısacağız ve bu şekilde enflasyonu düşüreceğiz üzerine kurulu ekonomi politikası neredeyse iflas etmiş vaziyette. Çünkü talebi durduracağız derken 30 milyon insanı yoksullaştırdılar. Türkiye’de belki de ilk kez açlık sınırının altında asgari ücret görüyoruz. Dün Ankara Sanayi Odası Başkanı çok önemli bir açıklama yaptı ‘90’lı yıllardan beri ilk kez Türkiye’de sanayinin, gayri safi milli hasıla içerisindeki payı 38 iken, yüzde 19.8’lere düştü’ diye. Yani üretmeyen bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz, yarı yarıya azalmış. Dolayısıyla ben ekonomik olarak iyi görmüyorum." Konuşmaların ardından Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Süleyman Çavlı, günün anısına gazeteciler Tayfun Çavuşoğlu ile Necati Kartal’a teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.