SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mehmet Şimşek

Söz Bursa - Mehmet Şimşek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Şimşek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'li Pala: "Her dört kişiden birinin ölüm nedeni meçhul" Haber

CHP'li Pala: "Her dört kişiden birinin ölüm nedeni meçhul"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistiklerinde “nedeni bilinmeyen” ölümlerin toplam ölümler içindeki payında dikkat çekici bir artış yaşandığını belirterek, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na 30 Haziran 2026 tarihinde kapsamlı bir soru önergesi iletti. Bakan Mehmet Şimşek’in, kendisine iletilen soru önergesine Anayasa’nın 98. maddesince öngörülen on beş günlük yasal süre içerisinde yanıt vermesi gerekmektedir. Konuya ilişkin Pala, “TÜİK tarafından yayımlanan ölüm ve ölüm nedeni istatistikleri; ülkemizde sağlık sisteminin niteliği, koruyucu sağlık hizmetlerinin etkinliği ve bölgesel eşitsizliklerin değerlendirilmesi açısından temel veri kaynaklarından biridir. Dolayısıyla bu verilerin güvenilir, karşılaştırılabilir ve zamanında yayımlanması, kamu politikalarının kanıta dayalı biçimde belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Buna karşın, son yayımlanan verilerde nedeni bilinmeyen ölümlerin toplam ölümler içindeki payı 2024 yılında yüzde 5,3 iken 2025’te yüzde 8’e yükselmiş; özellikle bazı illerdeki hızlı artış, ölüm belgeleme süreçlerinde iller arasında ciddi farklılıklar olduğuna yönelik soru işaretleri yaratmıştır” açıklamasında bulundu. Prof. Dr. Pala, il bazında görülen artışlara şu sözlerle değindi: “Örneğin Aydın’da nedeni bilinmeyen ölümlerin toplam ölümler içindeki payı 2024 yılında yüzde 17,3 iken 2025 yılında yüzde 27,9’a yükselmiş, Ankara’da ise bu oran yüzde 4,6’dan yüzde 11,3’e çıkmıştır. Bu verilere göre Aydın’da hayatını kaybeden her dört vatandaştan birinin neden yaşamını yitirdiği bilinmemektedir. Halk sağlığı alanında alınan kararların temelinde değerlendirilen ölüm nedeni verilerinde ortaya çıkan böylesi bir belirsizlik, etkili politikaların geliştirilmesini güçleştirmekte ve hesap verebilirliği zayıflatmaktadır” dedi. “TÜİK, verileri altı ay geç yayımlamasına rağmen neden geriye dönük güncellediğini kamuoyuna açıklamalıdır!” Bununla beraber Pala, TÜİK’in istatistiklerle birlikte yayımladığı açıklamalarda, ölüm nedeni verilerinin idari kayıtlara gecikmeli yansıyan yeni kayıtlar nedeniyle bir yıl geriye dönük olarak güncellendiğini belirttiğini kaydetti. Bu durumun veri güvenilirliğini zayıflatan bir başka uygulama olduğunu ifade eden Pala, “2025 yılı verilerinin halihazırda 2026 yılı Haziran ayında yayımlandığı göz önünde bulundurulduğunda, verilerin geriye dönük güncellenmesi ihtiyacı, veri kalitesini artırmayı hedefleyen elektronik sistemlerin etkili kullanılmadığı yönündeki kaygıyı güçlendirmektedir. Bu nedenle TÜİK, ölüm belgeleme süreçlerinde veri güvenilirliğini ve şeffaflığı nasıl sağladığını kamuoyuyla paylaşmalı, nedeni bilinmeyen ölümlerdeki artışın ve iller arası farklıların hesabını vermelidir” dedi.

Şimşek: Milli Gelir 1,6 trilyon doları aşarak rekor kırdı! Haber

Şimşek: Milli Gelir 1,6 trilyon doları aşarak rekor kırdı!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2026 yılı birinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin, "Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdü" dedi. Bakan Şimşek, 2026 yılı birinci çeyrek GSYH verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklerin de etkisiyle yıllık yüzde 2,5, çeyreklik yüzde 0,1 ile ılımlı büyüdüğüne dikkati çeken Şimşek, "Ekonomimiz, karşı karşıya kaldığı çoklu şoklara rağmen büyümesini 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdü. Milli gelir yıllıklandırılmış olarak 1,6 trilyon doları aştı" ifadelerine kullandı. Açıklamasında ilk çeyrekte sanayi kayma değerinin küresel konjonktür ve takvim etkisiyle daraldığını ifade eden Şimşek, geçen yıl meydana gelen don ve kuraklık nedeniyle önemli ölçüde düşen tarım katma değerinin ilk çeyrekte yıllık yüzde 4,6 artış gösterdiğini kaydetti. Ayrıca Şimşek, tarım sektörünün 2026 yılında büyümeyi desteklemesini beklediklerini de ekledi. ŞİMŞEK, AÇIKLAMASINA ŞÖYLE DEVAM ETTİ: "Küresel belirsizlikler ve ticaret ortaklarımızdaki zayıf görünüm ile net dış talep büyümeyi sınırladı. Tüketim ilk çeyrekte yıllık yüzde 4,8, yatırımlar yüzde 3 arttı. Küresel talep görünümü ve yüksek emtia fiyatları nedeniyle ilk çeyrekte yıllık cari açık 39,7 milyar dolar, milli gelire oranla yüzde 2,4 oldu. Artan enerji maliyetleri dezenflasyon sürecinde geçici bir yavaşlamaya yol açsa da enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürmekte, fiyat istikrarını kalıcı şekilde sağlamak temel önceliğimiz olmaya devam etmektedir. Yakın coğrafyamızdaki savaşın kısa vadeli etkilerinin görüldüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu etkileri sınırlamak ve reel sektörümüzü desteklemek amacıyla gerekli adımları atarken bütçede disiplinli duruşumuzu koruyoruz. Nitekim yılın ilk dört ayında faiz dışı bütçe dengesi, geçen yılın aynı dönemine göre 536 milyar lira iyileşerek 375 milyar lira fazla verdi. Üretim ve ticaret dinamiklerinde yaşanan küresel dönüşüm; stratejik konumu, güçlü üretim ve ihracat altyapısı sayesinde ülkemize orta vadede önemli fırsatlar sunuyor. Bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek amacıyla, Türkiye'yi üretim üssü ve uluslararası firmalar için bölgesel bir merkez haline getirecek düzenlemeler hazırlıyoruz."

CHP'li Kayıhan Pala’dan 1 milyar dolarlık projeye tepki: "Bakanlıklar soruları yanıtsız bıraktı" Haber

CHP'li Kayıhan Pala’dan 1 milyar dolarlık projeye tepki: "Bakanlıklar soruları yanıtsız bıraktı"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Dünya Bankası tarafından hazırlanan “Türkiye Üniversite Hastaneleri Dayanıklılık Projesi”nin 24 Mart 2026 tarihinde duyurulduğunu; projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüleceğinin bildirilmesine karşın ayrıntılarına yönelik net bir açıklama yapılmadığını belirtti. Pala, duyuruda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın borçlanan kurum olarak gösterildiğini ve proje kapsamında 1 milyar 50 milyon ABD doları kredi verileceğini kaydetti. Bu ölçekte bir projenin kamuoyunda tartışılmadan hazırlanmasının şeffaflık ve kamu kaynaklarının etkili kullanımı açısından endişe yarattığını ifade etti. Konuya ilişkin Pala, “Dünya Bankası kaynaklarında, projenin deprem riski yüksek bölgelerde bulunan kamu üniversite hastanelerinin afetlere karşı dayanıklılığını artırmayı hedeflediği görülmektedir. Bu doğrultuda seçilecek dokuz hastanenin acil durumlarda hizmet sürekliliğini sağlayacak biçimde geliştirilmesi veya yeniden inşa edilmesinin planlandığı ifade edilmektedir. Dünya Bankası tarafından duyurulan böylesi bir projenin ülkemizde kamuoyuna yansıtılmaması dikkat çekicidir. Aynı kaynaklarda proje kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı’na 1 milyar 50 milyon ABD doları kredi verileceği belirtilirken, proje çevresel ve sosyal risk düzeyi ‘yüksek’ olarak sınıflandırılmaktadır. Kamu kaynakları üzerinde ciddi bir yük oluşturacak bu ölçekte bir projenin her aşamasında şeffaf ve hesap verilebilir olunmalıdır” açıklamasında bulundu. Milletvekili Pala, proje kapsamına alınacak hastanelerin nasıl seçileceği, dönüşüm sürecinde hizmetlerin nasıl sürdürüleceği ve bu süreçte çevresel, sosyal ve finansal etkilerin nasıl yönetileceğine dair bilgi talep ederek ilgili iki Bakanlığa soru önergesi iletti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum kendisine iletilen soru önergesine, Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre dolmasına rağmen yanıt vermezken, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek projenin genel çerçevesine atıfta bulunarak soruların büyük çoğunluğunu yanıtsız bıraktı. “Projenin hedefleri somut değil; ihale şartnameleriyle hedefler arasında uyum sağlanmalı ve yüklenici şirketler etkili bir şekilde denetlenmelidir!” Milletvekili Pala, proje kapsamında seçilecek dokuz üniversite hastanesi, seçim ölçütleri, hizmet sürekliliği ve denetim mekanizmalarına ilişkin belirsizliğin sürdüğünü vurguladı. “Deprem riski yüksek bölgelerdeki kamu üniversite hastanelerinin güçlendirilmesi yaşamsal önemdedir. Ancak söz konusu güçlendirmelerin kamu kaynaklarıyla yapılamaması, Cumhurbaşkanlığı Hükümetinin kamu kaynaklarının yönetimi konusundaki zayıflığını ortaya çıkarmaktadır. Faize çok yüklü kaynak aktaran Cumhurbaşkanlığı Hükümeti, hastanelerin güçlendirilmesi için kredi bulmak zorunda kalmaktadır. Bu proje kapsamında seçilecek dokuz hastanenin hangi ölçütlerle belirleneceği ve bu noktada nasıl bir ihtiyaç analizi yapılacağı da açıklanmamaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı yanıtında projenin uygulanmasına yönelik tüm sorumluluğun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda olduğunu ifade etse de sonuçta bütçeden geri ödenecek olan bu kredinin en etkili şekilde kullanılması zorunludur. Dahası, projede tanımlanan ‘dayanıklılık’ hedefinin çerçevesi somut değildir. İhale süreçleri öncesinde bu çerçeve netleşmeli, ihale şartnameleriyle hedefler arasında uyum sağlanmalı, ihale süreçleri şeffaf bir biçimde yürütülmeli ve yüklenici şirketler etkili bir şekilde denetlenmelidir” dedi. “Yapım sürecinde sağlığa erişim güvence altına alınmalıdır!” Pala, Dünya Bankası’nın projenin yüksek çevresel ve sosyal riskler taşıdığını tespit etmesine rağmen bu alanda herhangi bir açıklama yapılmadığını belirtti. “Proje belgelerinde, yapımların gerçekleşeceği bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlanabileceği net bir şekilde ifade edilmektedir. Buna karşın iki Bakanlık da ilgili soruları yanıtlamadığı için bu hastanelerde hizmetlerin nasıl devam edeceği ve hastaların sağlığa erişiminin nasıl güvence altına alınacağı bilinmemektedir. 6 Şubat depremlerinden etkilenen illerde acil servis, travma, yoğun bakım, anne ve çocuk sağlığı gibi kritik hizmetlerin nitelikli bir şekilde sürdürülmesi hayati önem taşımaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının yanı sıra Sağlık Bakanlığı da bu sürece katılmalı ve kamuoyuna sağlık hizmetlerine erişimin nasıl güvence altına alınacağı ve çevresel/sosyal risk değerlendirmelerini de içeren açıklamalar yapılmalıdır” çağrısında bulundu.

Mehmet Şimşek: Cari artış geçici ve yönetilebilir seviyede kalacak Haber

Mehmet Şimşek: Cari artış geçici ve yönetilebilir seviyede kalacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz" dedi. Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Martta yıllıklandırılmış cari açık 39,7 milyar dolar gerçekleşti. Nisan ayında dış ticaret dengesindeki iyileşmeyle birlikte yıllık cari açığın belirgin şekilde gerilemesini öngörüyoruz. Mayıs ayında ise uzun bayram tatilinin etkisiyle cari dengede geçici bozulma bekliyoruz. Diğer taraftan savaşın turizm gelirleri üzerindeki etkilerinin sınırlı kaldığını görüyoruz. Bu yıl enerji ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle cari açık artacak. Uyguladığımız programla sağladığımız kazanımlar ve güçlenen makroekonomik temeller sayesinde bu artışın yönetilebilir seviyelerde kalacağını ve geçici olacağını değerlendiriyoruz. Mart'taki 1 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi ile yıllıklandırılmış giriş 12,6 milyar dolar oldu. Ülkemizin risk primi CDS savaş öncesi döneme yaklaşırken borç çevirme oranlarındaki yüksek seyir devam ediyor. Meclis'te görüşülen Yatırım Teşvik Paketi'nin finansman yapısını desteklemesini bekliyoruz. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, katma değerli üretimi ve yeşil dönüşümü destekleyen politikalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.