SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mehmet Yıldız

Söz Bursa - Mehmet Yıldız haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Yıldız haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Başkan Yıldız: “Bu felaket sürpriz değil, yıllar önce raporladık” Haber

Başkan Yıldız: “Bu felaket sürpriz değil, yıllar önce raporladık”

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde faaliyet gösteren maden tesisine ait yaklaşık 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajında meydana gelen hasarın ardından tehlikeli atıkların çevreye yayılması, kamuoyunda büyük endişe yarattı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, yaşananların açık bir çevre felaketi olduğunu belirterek kamuoyuna açıklamada bulundu. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yaşananların öngörülebilir olduğunu vurgulayarak, “Ne yazık ki bugün yaşananlar sürpriz değildir. Bu felaketin geleceğini biz 2020 yılında hazırladığımız raporlarla açıkça ortaya koyduk. Uyarılarımız dikkate alınmadı” dedi. Yıldız, olayın ardından oda bünyesinde oluşturulan komisyonun bölgeye giderek teknik inceleme yaptığını belirterek, “Komisyonumuz olayın hemen ardından sahaya gitti. Yaptığımız incelemelerde tehlikeli atıkların çevreye yayıldığını tespit ettik. Bu durum yalnızca bir teknik arıza değildir; yanlış madencilik politikalarının ve hatalı ÇED süreçlerinin doğal bir sonucudur” ifadelerini kullandı. BU EĞİMDE BİR ATIK BARAJI BÜYÜK TEHLİKEDİR Atık barajının bulunduğu alanın eğimine dikkat çeken Mehmet Yıldız, nihai ÇED raporundaki verileri hatırlatarak şunları söyledi: “ÇED raporunda atık barajının yapılacağı alanın yüzde 15 ila 30 eğime sahip olduğu açıkça yazılıdır. Bu eğimde bir atık barajı büyük bir tehlikedir. Gövdede oluşacak bir hasar ya da olası bir yıkım durumunda, bütün atıkların Yenişehir Ovası’na akacağını daha önce defalarca ifade ettik.” SONUÇ YERALTI SULARININ KİRLENMESİDİR Atık barajında birikecek suya ilişkin projedeki belirsizliklere de değinen Yıldız, teknik eksikliklere dikkat çekti. Yıldız, “Projede atık barajından çıkan suyun arıtılarak yeniden kullanılacağı söyleniyor ancak arıtma sistemine dair tek bir teknik bilgi yok. Flotasyon tesisinde kullanılan suyun geri kazanılacağı ifade ediliyor ama bu sistem projede yer almıyor. Buna rağmen firma, hiçbir şekilde atıksu oluşmayacağını iddia ediyor. Bu teknik olarak mümkün değildir. Deşarj kaçınılmazdır ve bunun sonucu yeraltı su kaynaklarının kirlenmesidir” dedi. BU PROJELERİN NASIL ONAYLANDIĞINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR Proses suyu ihtiyacının hangi kaynaklardan karşılanacağının da ciddi sorunlar barındırdığını vurgulayan Mehmet Yıldız, şu değerlendirmeyi yaptı: “Proses suyunun Yenişehir Ovası’ndan, İznik Gölü’nden, Göllüce Sulama Kooperatifi’nden ve açılacak kuyulardan karşılanacağı belirtiliyor. DSİ tarafından tarımsal sulama amacıyla tahsis edilmiş suların başka amaçlarla kullanılması yasal değildir. Ayrıca İznik Gölü’nün mevcut su seviyesi bile bugünkü talepleri karşılamakta zorlanırken, bu projelerin nasıl onaylandığını anlamak mümkün değildir.” KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILMADI Kirazlıyayla’daki maden işletmesi için 2019 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildiğini hatırlatan Yıldız, tesisin büyütülmesi ve ikinci bir atık barajı için yeni bir ÇED süreci yürütülürken mevcut barajın kapasitesinin aşıldığını belirtti. Yıldız, “Bu süreç tamamlanmadan mevcut atık barajı kapasitesinin üzerinde yüklenmiş, baraj kısmen yıkılmış ve tehlikeli atıklar çevreye yayılmıştır. Olayın üzerinden üç gün geçmesine rağmen ne ilgili bakanlıklardan ne de yetkili kurumlardan kamuoyuna yönelik tek bir açıklama yapılmamıştır” dedi. RAPORLAR BİLİMSEL TEMELDEN UZAK HAZIRLANIYOR Son dönemde hazırlanan ÇED raporlarına da sert eleştiriler yönelten Mehmet Yıldız, “İncelediğimiz birçok ÇED raporunda jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve afet riskleri yeterince değerlendirilmemiştir. Bu raporların önemli bir kısmı bilimsel temelden uzak, kopyala-yapıştır anlayışıyla hazırlanmıştır. Daha da vahimi, bazı raporlarda jeoloji mühendislerinin sürece dahil edilmediğini, hatta sahte imzaların kullanıldığını tespit ettik” ifadelerini kullandı. ACİLEN ARAŞTIRMALAR BAŞLATILMALIDIR Kirazlıyayla Mahallesi’nin kuzeyinde İznik Gölü, güneyinde ise Yenişehir Ovası bulunduğunu hatırlatan Yıldız, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu bölgede yaşanan çevre felaketinin takipçisi olacağız. Acilen jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal araştırmalar başlatılmalıdır. Soyut ve hayali verilere dayalı ÇED ve maden işletme raporları esas alınarak yürütülen madencilik faaliyetlerine derhal son verilmelidir.”

JMO Güney Marmara’dan kanun teklifine mesleki tepki Haber

JMO Güney Marmara’dan kanun teklifine mesleki tepki

Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik öngören ve 9 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifinin 21, 22, 23 ve 24’üncü maddelerine ilişkin Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız tarafından kamuoyuna açıklama yapıldı. Başkan Mehmet Yıldız tarafından yapılan açıklamada, söz konusu maddelerin doğrudan zemin ve temel etütlerini ve bu alanda görev yapan jeoloji mühendislerini ilgilendirdiği vurgulanarak, düzenlemenin mevcut haliyle ciddi mesleki ve kamusal riskler barındırdığı ifade edildi. “MESLEK HAKLARININ YOK OLMA ENDİŞESİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ” Bu çerçevede açıklama yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, düzenlemenin sahada çalışan meslektaşlar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, “9 Ocak 2026 tarihinde Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi Meclis’e sunulmuş olup, bu teklifte 21, 22, 23 ve 24’üncü maddeler doğrudan meslektaşlarımıza ve meslek alanımıza ilişkin düzenlemeleri getirmektedir. Afetlere dirençli kentlerin oluşması adına zemin ve temel etüt raporlarının kalitesinin artırılmasını defaten dile getirmiş bir meslek odası olarak, hâlihazırda 1999 depreminden sonra fiilen sahada bu raporları yapan jeoloji mühendislerinin mevcut haklarının yok olma endişesiyle karşı karşıyayız” dedi. “JEOLOJİ FİRMALARI GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR” Yıldız, özellikle kanun teklifinde yer alan kuruluş tanımına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “Burada gözümüze çarpan en önemli konu, ‘zemin ve temel etüt kuruluşları’ ibaresidir. Bu ibarede, tıpkı yapı denetim kuruluşlarında olduğu gibi yüzeysel bir yapı tanımı yapılmakta. Ancak yapı denetim kuruluşlarının kurucu ortaklarının mimar ve mühendislerden oluşacağı açıkça belirtilirken, burada herhangi bir meslek grubundan bahsedilmemiştir. Türkiye’de 2000’in üzerinde zemin ve temel etüt raporu hazırlayan jeoloji firmalarının bir mühendislik hizmeti ürettiği gerçeği göz ardı edilmemelidir.” “GENÇ MEZUNLARIN ÖNÜ KAPATILMAMALIDIR” Mevcut büroların mesleklerini sürdürebilmesi için alt mevzuat ihtiyacına dikkat çeken Yıldız, düzenlemenin bu haliyle hem sahada çalışan hem de yeni mezun olacak mühendisler açısından risk oluşturduğunu vurgulayarak, “1999’dan bu yana bu çalışmaları yürüten zemin ve temel etüt mühendislik bürolarımızın mesleklerini icra etmeye devam edebilecek şekilde alt yönetmeliklerle ciddi düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Bu süreçte Jeoloji Mühendisleri Odası mutlaka işin içinde olmalıdır. Gerek mevcut çalışan gerekse yeni mezun olacak genç meslektaşlarımızın bu alanda kendilerini geliştirip çalışmalarını sürdürmelerinin önü kapanmamalıdır” diye konuştu. “DENETİMİ ÖNCELEYEN BİR SİSTEM OLMALIDIR” Zemin ve temel etüt raporlarının yapının güvenliği açısından taşıdığı hayati role de değinen Yıldız, mevcut sistemin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Zemin ve temel etüt raporlarının önemi bu kadar açıkken, bu raporların statik projenin eki olmaktan çıkarılarak müstakil bir mühendislik projesi haline getirilmesi gerekmektedir. İşin kalitesini artırmak ve potansiyel riskleri minimize etmek için tüm işleyişi değiştirmek yerine, kontrolü esas alan ve denetimi önceleyen bir sistemin daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini, özellikle 24’üncü maddede yer alan ‘yapıların zemin ve temel etütleri bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından yapılır’ hükmünün, ‘denetlenir’ şeklinde değiştirilerek denetim esaslı bir düzenlemeye dönüştürülmesini talep ediyoruz. Ayrıca zemin laboratuvarlarının çalışma ve işleyişine aykırı olan 22’nci maddenin de yeniden düzenlenmesini, odamızın ve meslek disiplinimizin zemin ve temel etüt sürecinde yasalarla elde edilmiş hak ve yetkilerinin korunmasını istiyoruz.”

Mehmet Yıldız: “Güçlü ve saygın bir oda için devam ediyoruz” Haber

Mehmet Yıldız: “Güçlü ve saygın bir oda için devam ediyoruz”

Mevcut Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yaklaşan genel kurul süreci öncesinde meslektaşlarına yönelik bir açıklama yaparak, yaklaşık iki yıllık 8. Çalışma Dönemi’nin sona erdiğini belirtti. Yıldız, açıklamasında jeoloji mühendisliği mesleğinin ve “Jeoloji Mühendisi” unvanının hak ettiği saygınlığa ulaşması için yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Güney Marmara Bölgesi’nde Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’yı kapsayan geniş bir alanda faaliyet gösteren şubenin; kentlerin geleceğine yön veren, güçlü, çalışkan ve saygın bir meslek odası olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Yıldız, yeni dönemde de bu anlayışı devam ettirmek istediklerini vurguladı. Mehmet Yıldız, 07-08 Şubat 2026 tarihlerinde yapılacak genel kurul ve seçimlerde, birbirinden kıymetli meslektaşlarıyla birlikte yönetim kuruluna aday olduklarını kamuoyuyla paylaşarak, tüm üyelere teşekkür etti. Mehmet Yıldız açıklamasında şunları söyledi: "D E V A M E D İ Y O R U Z … Kıymetli Meslektaşlarım; Yaklaşık 2 yıllık 8. Çalışma Dönemi süresinin sonuna geldik. Ekmeğimizi kazandığımız mesleğimiz ve tüm ünvanların üstünde tuttuğumuz “Jeoloji Mühendisi “ ünvanımızı hakettiği seviyeye çıkarmak ve başta Bursa’mız olmak üzere 4 ilimizde de (Bursa-Balıkesir-Çanakkale-Yalova) kentlerin geleceğine yön veren Güçlü, Çalışkan ve Saygın bir meslek odası olmak adına 07-08 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi’nin Genel Kurulu ve Seçimlerinde, her biri birbirinden kıymetli meslektaşlarımız ile yönetim kuruluna aday olduğumuzu bildirir, her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunarım… Saygılarımla," Genel kurulun ilk günü olan 7 Şubat Cumartesi günü saat 14.00’te Olağan Genel Kurul toplantısı yapılacak. Seçimler ise 8 Şubat Pazar günü 09.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Sanat ve Edebiyat Dünyası Cengiz Aytmatov için Osmangazi’de buluştu Haber

Sanat ve Edebiyat Dünyası Cengiz Aytmatov için Osmangazi’de buluştu

Sanata ve edebiyata değer veren Osmangazi Belediyesi, Türk dünyasının usta kalemi Cengiz Aytmatov’a ithafen gerçekleştirdiği etkinlikler kapsamında Sanatlararası Sergi ve akabinde ‘Cengiz Aytmatov’ paneliyle nice eserlere imza atmış unutulmaz yazarı andı. Türk dünyasında iz bırakan isimlere ışık tutan Osmangazi Belediyesi, eserleriyle tüm dünyayı etkileyen Kırgız edebiyatçı, gazeteci ve diplomat Cengiz Aytmatov’un değerini anlatan bir dizi etkinliklere ev sahipliği yaptı. Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği ‘Cengiz Aytmatov Günleri’ kapsamında ilk olarak Sanatlararası Sergisi, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde Bursalıların beğenisine sunuldu. Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’nin katkılarıyla gerçekleşen sergiye Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Yıldız, TÜMİAD Başkanı Bülent Kavaklı, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları ile temsilcileri, siyasi partilerin kadın ve gençlik kolları başkan ve temsilcileri, STK temsilcileri, akademisyenler ile sanatseverler katıldı. “Cengiz Aytmatov İnsanlığın Bir Hafızası” Cengiz Aytmatov’un Türk dünyası için çok önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu; “Sayın Cumhurbaşkanı ortak alfabe konusunda Cengiz Aytmatov’un eserlerini 7 Ekim’de Azerbaycan’a götürdü. Bu önemli bir gelişme. Türk dünyasının ortak bir alfabe oluşturması ve bunun Cengiz Aytmatov’un üzerinden yapılması hem edebiyat dünyası için, hem Türk dünyası için çok önemli ve birleştirici bir gelişme. Biz de Osmangazi Belediyesi olarak bu çalışmalara katkımız olsun amacıyla yola çıktık. Değerli Elif hanım ve Ayşe hocamız bize destek verdi diyeceğim ama destekten daha ötesine gitti, en az bizim kadar sahiplendiler. Onlara teşekkür ediyorum. Cengiz Aytmatov benim için önemli çünkü ülkesinin Paris Büyükelçisi olduğu dönemde Ankara’da bir buluşmamız oldu. ‘Benim tek idealim, kitaplarım üzerinden Türk dünyasını birleştirmek’ dedi. Şimdi bu ideale, bir adım daha öndeyiz. Aytmatov’un Türk dünyasının bir hafızası olduğunu düşünüyoruz ama ben daha ötesinde insanlığın bir hafızası olduğunu düşünüyorum. Çünkü, sevginin ve aşkın sadece bir duygu olmadığını, ayrıca bir emek ve fedakarlık olduğunu özellikle bizim kuşağımız ve bütün insanlık onun kitaplarından öğrendik. Biz de insanlığı birleştiren bir yazarı yeniden okumayı ve anlamayı, yeniden sergide buluşturmayı kendimize görev edindik.” Esendemir, sergide emeği geçen herkese teşekkür ederek saygılarını sundu. Kadınların Gücü Sanatla Buluşturuldu Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen bu buluşmayı, geçmişten geleceğe bir yol haritası olarak gördüklerini kaydeden Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Yıldız ise, “Sergide gördüğümüz her eser, arkasında emeği ve dayanışmayı ifade ediyor. Kadınların üretim gücünü sanatla buluşturarak, bu buluşmayı daha da anlamlı hale getiriyor.” diyerek, Osmangazi Belediyesi’ne ve Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’ne teşekkür etti. “Osmangazi Belediyesi’ne Teşekkür Ediyoruz” Uludağ Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Görevlisi Ayşe Energin, “Bu sergi, kadın dayanışmasının, birbirine destek olan insanların güzelliğini ortaya koymakla birlikte, bir de şunu gösteriyor ki sanat birleştirir.” ifadelerini kullanırken, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Elif Kamacı Efe de, “Sergi, kadının emeğinin birlikteliği, sürdürülebilirliği ve bazen adı konmamış emeğinin esere dönüşmüş halidir. 6 ay önce ilk sergimizi açtığımızda ev sahipliği yapan ve bugün de yine bizlere imkan veren Osmangazi Belediyesi’ne, başkanımıza ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.” açıklamalarında bulundu. Panelde Cengiz Aytmatov Anlatıldı Serginin açılışının gerçekleştirilmesinin ardından sanatseverler, eserleri yakından inceleme şansı yakalayıp, sanatın dünyasına adımlar attı. Akabinde Kastamonu Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Söylemez, İstanbul Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü’nde Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Yılmaz Balkan, Çankırı Karatekin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Aslan Cobutoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı ‘Cengiz Aytmatov’ adlı panele geçildi. Cengiz Aytmatov’u anlatan Prof. Dr. Orhan Söylemez, “Aytmatov’un çok önemli bir sözü var, ‘İnsan olmak zordur, her gün insan kalmak çok daha zordur.” der. Bize insanlığı öğretmiştir, evrensel değerlere çok değer verir, o yüzden mesajları sadece Türk dünyasına değildir, bütün insanlığadır. Bu sebeple Aytmatov, dünyanın en çok okunan yazarlarından bir tanesidir. Osmangazi Belediyesi böyle bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Hatta 2028’in Aytmatov’un 100. doğum yılı olduğunu söylediğimde genişletilmiş bir etkinliğe ev sahipliği yapılacağının sözünü aldık.” şeklinde konuştu. Doç. Dr. Serap Aslan Cobutoğlu, “Aytmatov’un dünyasını anlatma fırsatı bulduk, insan iradesine olan inancını gençlerle paylaştık. Aytmatov’un kötülük ve korku kavramlarını dönüştürerek, sanatta dönüştürücü bir güç olarak kullanarak ütopik etkisini nasıl açığa çıkarttığı üzerinde durduk.” derken, Dr. Ayşe Yılmaz Balkan da, Aytmatov’un çocukluğundan, gençliğinden, doğduğu coğrafyanın özelliklerinden, eğitim ve mesleğinden bahsetti. Panelistler, etkinlikten ötürü Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederken, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir de, konuşmacılara plaket takdim etti.

Zeki Müren 94 yaşında Bursa'da anıldı Haber

Zeki Müren 94 yaşında Bursa'da anıldı

Bursa, sanat güneşi Zeki Müren’i doğumunun 94. yılında düzenlenen özel bir geceyle andı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, UNESCO Bursa Derneği ve Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi iş birliğinde düzenlendi. Salonun tamamen dolduğu gecede büyük ustanın eserleri genç seslerle yeniden hayat buldu. KONSER DİNLEMEK İÇİN DEĞİL BİR MİRASI YAŞATMAK İÇİN BURADAYIZ” Gecede konuşan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Zeki Müren’in yalnızca bir sanatçı olmadığını, kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguladı. Özaslan, “Bugün burada yalnızca bir konser dinlemek için değil, bir kültürü, bir hafızayı, bir mirası yaşatmak için buluştuk. Zeki Müren yalnızca söyleyen değil; her nefesiyle, her kelimesiyle, her sahne duruşuyla Türk kültür hayatında bir estetik inşa eden büyük bir ustadır" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Yıldız, Zeki Müren’in Türk kültürünün en zarif ve güçlü temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti. AKİF OKTAY'IN ’dan ZEKİ MÜREN ŞİİRLERİNE ÖZEL YORUM Gecenin unutulmaz anlarından biri ise Akif Oktay’ın Zeki Müren’in şiirlerini sahnede yorumlaması oldu. Oktay’ın duygu yüklü ve derinlikli yorumları izleyicilerden büyük alkış aldı. Sanatseverler, Müren’in az bilinen şiirlerinin bu özel gecede yeniden hayat bulmasından büyük memnuniyet duydu. Akademisyen Dç.Dr Güniz Aykaç, Zeki Müren şarkıları ve güzel sesiyle geceye renk kattı. YOĞUN KATILIM Etkinliğe Bursa UNESCO Derneği yönetimi, Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Remzi Ayaz öğretmen, ve öğrencileri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Yıldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve eşi, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Kornoşor ve eşi, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Mahmut Demiröz, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, geçmiş dönem Bursa Milletvekili Necati Ozensoy ve eşi, geçmiş dönem Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin ve eşi, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının Başkan ve üyeleri, oda temsilcileri çok sayıda sanatsever katıldı. 31 yıl önce hayata veda eden büyük sanatçı, doğduğu şehirde bir kez daha yüzlerce kişinin ortak duygusunda buluştu. Zeki Müren’in unutulmaz eserlerinin hep birlikte söylenmesi, geceyi güçlü bir saygı ve sevgi buluşmasına dönüştürdü.

ÇEK 30. kuruluş yıl dönümünü büyük coşkuyla kutladı Haber

ÇEK 30. kuruluş yıl dönümünü büyük coşkuyla kutladı

Cumhuriyetimizin 102. yılını kutladığımız hafta gerçekleşmesinden dolayı coşkusu daha da artan geceye, ÇEK Yönetim-Denetim Kurulu üyeleri, Danışma Kurulu üyeleri, geçmiş dönem başkanları, CHP Bursa milletvekilleri Prof. Dr. Kayıhan Pala ve Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, Yıldırım Belediyesi Başkan Vekili Mert Tiryaki, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Uludağ Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran, Milli Eğitim eski Bakanı Turhan Tayan, Bursa iş dünyasının tanınmış isimleri, STK temsilcileri, meslek odalarının yöneticileri ve Bursa basın kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra, ÇEK 3 Mart Eğitim Kurumları Müdürleri, ÇEK bağışçıları ve gönüllüler katıldı. Gecenin açılış konuşmasını ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay yaptı. Nihan Alpay konuşmasında 30 yıl önceki heyecanla bir araya gelerek, o yıllarda kurulan büyük hayallerin gerçeğe dönüştüğüne tanık olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. ÇEK’in anaokulu, ilkokulu, orta okulu ve liseleri aracılığıyla binlerce öğrencinin kaliteli eğitim almasını sağladığını ve yurtlarıyla da nitelikli barınma imkânları sunarak gençleri geleceğe hazırladığını ifade eden Nihan Alpay, “Bugüne dek, Cumhuriyetimizin aydınlık yolunda, nitelikli eğitim, eğitimde fırsat eşitliği için inançla yürüdük. Bugün geldiğimiz noktada ortaya koyduğumuz tablo, hepimizin ortak emeğinin ve dayanışmasının sonucu. Önümüzde daha çağdaş ve daha güçlü bir eğitim sistemi için uzun bir yol olduğunun farkındayız.” diye konuştu. Nihan Alpay, şöyle devam etti: “2002 yılından bu yana büyük bir heyecanla sürdürdüğümüz Kır Çiçekleri Okusun Diye projemizle yüzlerce öğrencinin hayatına dokunduk. Şimdi bu köklü projemizin ışığını bir adım daha ileri taşıyor, yeni bir hikâye yazıyoruz; Tam Bursluluk Programı. Bu programla, başarıya inanan gençlerimize barınma ve beslenme desteğiyle birlikte, Fen Lisemizde 4 yıl boyunca nitelikli ücretsiz eğitim başta olmak üzere onların tüm ihtiyaçlarının karşılandığı bir eğitim hayatı sunuyoruz. Çünkü biliyoruz ki, fırsat eşitliği olmadan, nitelikli eğitimden ve ilerlemeden söz etmek mümkün değil. Aralık ayında açılışını yapacağımız ÇEK Spor Salonumuzla da hem öğrencilerimize hem de kurumumuza yeni bir soluk kazandıracağız.” Nihan Alpay, konuşmasında Türkiye’de eğitim sisteminin her geçen gün şartları biraz daha zorlaşan bir sınavdan geçtiğine işaret ederek, “Devlet okullarımızda yaşanan kaliteli ve nitelikli eğitim sorunu, eşitsizlik gerçeğiyle birleşince, sorunlar içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Çocuklar, toplumumuzun geleceği ve onlardan çok şey bekliyoruz. Ancak onlara hak ettikleri şartları sağlayamıyoruz.” şeklinde konuştu. Nihan Alpay sözlerini şöyle sürdürdü: “Çağdaş Eğitim Kooperatifi olarak, Türkiye’nin geleceğinin yalnızca bilimsel, çağdaş ve nitelikli eğitimle şekilleneceğini biliyor, tüm adımlarımızı inançla, umutla ve bu mücadele doğrultusunda atıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız gibi, bilgimizi, emeğimizi, maddi gücümüzü bu ortak geleceğe katacağımıza inanıyorum. Birlikte düşündükçe, ürettikçe, el ele verdikçe daha çok çocuğun hayatında fark yaratmaya devam edeceğiz.” Nihan Alpay’ın ardından söz alan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız da Cumhuriyet’in en önemli kazanımları arasında eğitimde fırsat eşitliği olduğuna dikkat çekerek, ÇEK’in bugüne dek nitelikli eğitim ve eğitimde fırsat eşitliği adına gerçekleştirdiği çalışmalardan dolayı teşekkür etti ve 30. kuruluş yıldönümünü kutladı. Gecede söz alan Uludağ Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran da ÇEK’in 30. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, duygu ve düşüncelerini paylaştı. Gecede ÇEK Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdunda kalan Kır Çiçeklerinin hazırladığı özel tablonun açık artırmayla satışı gerçekleştirildi. Tabloyu almaya hak kazanan isim, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Şerif Arı oldu. Şerif Arı, tabloda kendisi için boş bırakılan yere son dokunuşu yaparak, çalışmada iz bırakmış oldu. Bu anlamlı gecenin gerçekleşmesine “Platin Sponsor” olarak destek olan Sofra Yemek Üretim ve Hizmet A.Ş. ve Atoz Yapı Sanayi ve Ticaret AŞ ile “Gümüş Sponsor” olarak destek veren İhsan Gezen Özel Güvenlik Eğitim San. Tic. Ltd. Şti, Daikin - Remada Mekanik San. Tic. Ltd. ve Ozan Büküm Çelik Konstrüksiyon Nakliye San. Tic. Ltd. Şti’ye plaketleri ÇEK Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Alpay, Başkan yardımcıları Umut Ceyhan ve Doğan Yılmaz, Sayman İpek Yalçın ve Yazman Süheyla Toppamuk tarafından takdim edildi. Gecenin sunuculuğunu üstlenen Doç. Dr. İbrahim Öztahtalı da teşekkür belgesini yine ÇEK Yönetim Kurulu Üyesi Kubilay Aydın’ın elinden aldı. Program, bir dönem ÇEK Kız Öğrenci Yurdu’nda kalmış olan Kır Çiçeklerinden Ceylin Akyıldız’ın özel keman dinletisiyle devam etti. Akyıldız, çaldığı parçalarla geceye renk kattı. Programda, konukların değerli destekleriyle “Eğitim için ben de varım” dedikleri özel bölüme de yer verildi. Gecenin finalinde sahne alan Blu Notte Orkestrası da çaldığı parçalarla gecenin coşkusunu zirveye taşıdı.

JMO Güney Marmara: “Zeminde tehlike arz eden durum gözlenmiyor” Haber

JMO Güney Marmara: “Zeminde tehlike arz eden durum gözlenmiyor”

Mustafakemalpaşa’da yapımı süren Lalaşahin TOKİ Konut Projesi ile ilgili son günlerde gündeme gelen iddialar üzerine TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, teknik sürece dair açıklama yaptı. Oda, proje sahasında yaşanan zemin sorunlarının bilimsel yöntemlerle incelendiğini, gerekli teknik önlemlerin alındığını ve zeminde tehlike arz eden bir hareketin bulunmadığını bildirdi. EYLÜL 2023’TEN BU YANA TEKNİK TAKİP Açıklamada, proje sahasındaki stabilite sorununun Eylül 2023’ten itibaren yakından izlendiği belirtilerek, jeoloji mühendisleri ve üniversitelerden uzman akademisyenlerin sürece dahil olduğu vurgulandı. 2022’DE BAŞLAYAN PROJEDE REVİZYON SÜRECİ Ağustos 2022’de ihalesi yapılan, 683 konut, 13 dükkân, 1 okul ve 1 camiden oluşan projede, çalışmalar 2022 yılı sonunda başlamıştı. İnşaatın ilerleyen aşamalarında iki blokta zemin oturma ve boşalma sorunları tespit edilince, proje fore kazıklı iksa sistemi ile yeniden düzenlendi. Bu kapsamda sahaya 811 adet fore kazık (yaklaşık 14 bin metre) uygulandığı, olası zemin hareketlerini izlemek için de 27 adet inklinometre ölçüm kuyusu oluşturulduğu açıklandı. ZEMİN HAREKETİ DURDU, BİR BLOK YIKILDI Yapısal hasar gören T2A-10 bloğu için önce güçlendirme planlanmış, ancak temel altı zemin koşulları ve maliyet değerlendirmeleri sonucunda yıkım kararı alınmıştı. Oda, bu bloğun yıkımının hafta başında tamamlandığını belirtti. PROJE 55 BLOKLA DEVAM EDİYOR Revize edilen proje kapsamında inşaat çalışmaları 55 blok (konut), 13 dükkân, 1 cami ve 1 okul olarak sürüyor. Diğer bloklarda yapısal risk bulunup bulunmadığı ise üniversite heyeti tarafından inceleniyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Yapılan inklinometre ölçümleri sonucunda bölgede tehlike arz edecek bir deplasman gözlenmemektedir. Zemin açısından mevcut durum itibarıyla bu önemli bir bulgudur.” Oda, sürecin bilimsel çerçevede yakından takip edildiğini belirterek, hak sahiplerinin güvenli konutlarına kavuşmasının öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı.

Büyükşehir'den Nâzım Hikmet’e özel etkinlik Haber

Büyükşehir'den Nâzım Hikmet’e özel etkinlik

‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Nâzım Hikmet Yılı’ etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Güneşin Sofrasında Nâzım Hikmet Sempozyumu’, Tayyare Kültür Merkezi’nde ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ adlı serginin açılışıyla başladı. Nâzım Hikmet’in çok yönlü sanat hayatına ve politik duruşuna odaklanan özel sergi, Emre Zeytinoğlu küratörlüğünde, Savaş Çekiç’in mekân tasarımı ve Nejat Biçen’in iletişim tasarımıyla hayata geçirildi. İki bölümden oluşan serginin Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde yer alan kısmı, TÜSTAV, Nâzım Hikmet Vakfı ve Piraye Koleksiyonu’nun katkılarıyla hazırlandı. Sergide, Nâzım’ın şiirden tiyatroya, romandan sinemaya ve resme uzanan üretimleri, hayatına dair kronolojik bilgiler ve görsellerle birlikte belgesel bir anlatımla izleyiciye sunuldu. Serginin Tayyare Kültür Merkezi’ndeki bölümde ise Nâzım Hikmet’le düşünsel ya da duygusal bağ kuran sanatçıların eserleri yer alıyor. Eserlerin büyük kısmı Ahmet Merey Koleksiyonu’ndan oluşurken, Nâzım’ın yeğeni Ayşe Yaltırım’ın da aralarında bulunduğu dört sanatçının çalışmaları koleksiyon dışından eklenerek sergiyi zenginleştiriyor. Sergi, 9 Eylül 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Serginin açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, serginin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Serginin Küratörü Emre Zeytinoğlu, birçok kişinin ortak çalışmasıyla serginin oluşturulduğunu anlatarak destek olanlara teşekkür etti. Konuşmaların ardından sanatseverler sergiyi gezerek eserleri inceledi. Nâzım Hikmet Sempozyumu Serginin ardından ‘Güneşin Sofrasında Nâzım Hikmet Sempozyumu’na geçildi. Açılış konuşmasını yapan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, bu yılın Başkan Mustafa Bozbey öncülüğünde Nazım Hikmet Yılı ilan edildiğini vurgulayarak sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılan herkese teşekkür etti. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Şafak Baba Pala, konuşmasında Nâzım Hikmet’in dizelerinden, yazılarından ve mektuplarından örnekler verdi. Nâzım Hikmet’in Bursa’da çok emeği bulunduğunu belirten Pala, usta sanatçının hem sözü hem de cismiyle Bursa’da ayna olduğunu ifade etti. Bursa’nın Nâzım Hikmet’e bir borcu olduğunu anlatan Pala, “Bu borcu bir yıllık çalışmayla ödeyemeyiz elbette. Yaptıklarımız, deryada bir su damlasıdır. Ama bizler suyun gücüne inanıyoruz. Bursa, bugünlerde yine yeşeriyor. Uludağ yeşeriyor. Selvinaz Oteli yeşeriyor. Nilüfer’de Nâzım Hikmet Kültürevi’nin çevresi yeşeriyor. Havadaki kahrolası hüzün dağılacak hepimizin sözüyle, duruşuyla. Nâzım Hikmet’in umudu gibi. O ne büyük bir umut. Sempozyumumuza hoş geldiniz” dedi. Bursa Nâzım Hikmet Yılı Projesi Danışmanı Atilla Birkiye, bir yıl boyunca emeği geçen sanatçılara, şairlere, yazarlara ve katkı veren herkese teşekkür etti. Nâzım Hikmet’e dair anılarını katılımcılarla paylaşan Birkiye, usta sanatçının 1959’da yazdığı ‘Aya Gidilecek’ şiirini okudu. Sempozyumun açılış konuşması ise Murathan Mungan tarafından yapıldı. Nâzım Hikmet için düzenlenen sempozyumda yer almaktan sevinç ve gurur duyduğunu belirten Mungan, sempozyumu tasarlayan, düzenleyen ve emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmasında Nâzım Hikmet’le ilgili anılarından bahseden Mungan, sanatçının hayatından ve dizelerinden kesitler sunarak analizlerini dile getirdi. Konuşmaların ardından Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Daire Başkanı Şafak Baba Pala ve Kültür Şube Müdürü Nazan Akdoğan tarafından Atilla Birkiye, Emre Zeytinoğlu, Savaş Çekiç, Nejat Biçen ve Murathan Mungan’a katkılardan dolayı plaket takdim edildi. Program, sempozyum için özel olarak hazırlanan ‘Yatar Bursa Kalesi’nde adlı müzikli şiir dinletisiyle devam etti. Piyanoda Serdar Yalçın, kemanda Seda Subaşı Yalçın, çelloda Şemsa İdil Ural'ın bulunduğu dinletide şiirleri Ali Düşenkalkar ve Hakan Gerçek, şarkıları ise Deniz Erdoğan Likos ve Hüseyin Likos, seslendirdi.

BURULAŞ’tan çocuklara özel eğlenceli metro istasyonu Haber

BURULAŞ’tan çocuklara özel eğlenceli metro istasyonu

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla karşılamaya hazırlanan Bursa Büyükşehir Belediyesi, BURULAŞ iş birliğiyle Dörtçelik Çocuk Hastanesi Metro İstasyonu’nda tasarlanan Çocuk Dostu Metro İstasyonu’nu törenle hizmete açtı. Kalıcı duvar oyuncakları, oyun alanları ile çocukların konforu düşünülerek hazırlanan istasyonda, basamaklar da öğretici bilgilerde donatıldı. Uyarı levhalarının ve yönlendirmelerin çocukların anlayacağı şekilde yeniden düzenlendiği istasyonda, bebek bakım odası da oluşturuldu. Tüm bilgilendirme ve uyarı anonslarının çocukların sesiyle yapıldığı istasyonda, duvarlar da rengarenk boyandı. Bayraklarla ve balonlarla süslenen ‘Çocuk Dostu Metro İstasyonu’nun açılış törenine, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Yalçın Işıkyıldız, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, BURULAŞ Genel Müdürü Fahrettin Beşli, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, ilçe belediye yöneticileri, muhtarlar, çocuklar ve aileleri katıldı. “BU KENTİN NEŞESİ, BU ÜLKENİN GELECEĞİSİNİZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Yalçın Işıkyıldız, Dörtçelik Çocuk Hastanesi Metro İstasyonu’nun artık renklerin konuştuğu, duvarlarının oyun alanına dönüştüğü bir istasyon haline geldiğini söyledi. Çocukların en kıymetli yolcuları olduğunu belirten Başkanvekili Işıkyıldız, bu istasyonu bir neşe ve umut durağına dönüştürmek istediklerini ifade etti. Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ne giden yüzlerce çocuğun bu istasyondan geçtiğini hatırlatan Işıkyıldız, “Biz de onların bu zorlu yolculuğunu biraz olsun kolaylaştırmak, yüzlerinde bir tebessüm bırakmak istedik. Bu istasyon artık sizin. Bu istasyonda yapılan her şeyin ilham kaynağı sizsiniz. Buradaki resimler, oyunlar sizin için. Çünkü siz özelsiniz. Siz bu kentin neşesi, bu ülkenin geleceğisiniz. ‘Çocuk Dostu İstasyon’ projemizle birlikte çok anlamlı bir tarihi de şimdiden kutluyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na yaklaşırken, Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu özel bayramın ruhunu kalbimizde taşıyoruz” dedi. “KENTİMİZDEKİ TÜM ÇOCUKLAR GÜLSÜN İSTİYORUZ” BURULAŞ ile birlikte ulaşımda artık sadece erişilebilirliği değil, aynı zamanda güveni, konforu, kente aidiyet duygularını da planladıklarını anlatan Işıkyıldız, Çocuk Dostu İstasyon projesinin de bu anlayışın bir parçası olduğunu söyledi. Toplumun tüm kesimleri için hayatı kolaylaştıracak projeler ürettiklerini, yaşlılar, dezavantajlı kesimler ve çocuklar için metro istasyonlarını engelsiz hale getirdiklerini ifade eden Işıkyıldız, “Duraklarda görsel rehberlemeyi geliştiriyoruz. Şoförlerimize empati ve çocuklarla iletişim eğitimleri veriyoruz. Araç filomuzu geliştiriyor, çevreci araçlar alıyoruz. Projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çocuk Dostu İstasyon projemizi büyütmeyi, Bursamızda daha çok çocuk dostu alanlar oluşturmayı hedefliyoruz. Çocuklarımız her yerde güvende olacak. Çünkü biz kentimizdeki tüm çocuklar gülsün istiyoruz. Gülsün ki, bu kent hep canlı kalsın. Atatürk’ün izinde; geleceğimiz için, çocuklarımız için çalışmaya devam edeceğiz. 23 Nisan’ı şimdiden kutluyorum. Bayramınız kutlu, gülüşünüz hiç eksik olmasın” diye konuştu. GENÇ DOSTU METRO İSTASYONU MÜJDESİ BURULAŞ Genel Müdürü Fahrettin Beşli, raylı sistemlerde ‘Çocuk Dostu Metro İstasyonu’ ismiyle yeni bir bakış açısını hayata geçirdiklerini söyledi. Projenin nasıl oluştuğu hakkında bilgi veren Beşli, “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Dörtçelik Çocuk Hastanesi Metro İstasyonu’ndan geçerken hastaneden çıkıp trene binen çocukları görmüş. Hemen bizi arayıp talimat verdi. Hastaneye gelen çocukların, buraya mutsuz gelmemesini, tedaviden sonra evlerine üzgün gitmemelerini istedi. Biz de bu istasyonu çocuklar için özel hale getirdik. Hastaneye gelen çocuklara ve ailelere moral vererek tedavilerine katkıda bulunmak istedik. Çocuklarımızın kendi istasyonlarına sahip çıkmasını istiyoruz. Uludağ Üniversitesi İstasyonu’nu da ‘Genç Dostu Metro İstasyonu’na dönüştürmek için çalışıyoruz. Hayırlı olsun” dedi. Konuşmaların ardından açılış kurdelesinin kesilmesiyle, Çocuk Dostu Metro İstasyonu miniklerin hizmetine sunuldu. Daha sonra ‘renklerle düşler’ duvarına el izlerini bırakan çocuklar ve protokol üyeleri, metro istasyonunu gezdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.