SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mehmet Yıldız

Söz Bursa - Mehmet Yıldız haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Yıldız haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

UNESCO iftarında kültürel miras vurgusu: İftar sofrası barış köprüsü oldu Haber

UNESCO iftarında kültürel miras vurgusu: İftar sofrası barış köprüsü oldu

Bursa UNESCO Derneği tarafından her yıl düzenlenen geleneksel iftar programı, yaklaşık 120 davetlinin katılımıyla Royal İmza Salonu’nda gerçekleştirildi. Kültür, yerel yönetim ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren programda, dayanışma, kültürel miras ve barış vurgusu öne çıktı. Programın açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı İlker Özaslan, iftar sofralarının yalnızca bir yemek buluşması olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu akşam yalnızca bir sofrada buluşmadık; birlikte dayanışmayı, kardeşliği ve hoşgörüyü paylaşıyoruz. Ramazan ayının ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, huzur, bereket ve barış getirmesini diliyorum.” Özaslan konuşmasında UNESCO’nun kuruluş felsefesine de değinerek, barışın yalnızca siyasi kararlarla değil toplumsal bilinçle inşa edilebileceğini vurguladı. “UNESCO’nun temel yaklaşımı şudur: Savaşlar insanların zihinlerinde başlar; barış da insanların zihinlerinde inşa edilmelidir. Bursa UNESCO Derneği olarak bizler, bu anlayışın temsilcileriyiz” dedi. İFTAR SOFRASI KÜLTÜREL MİRAS OLARAK HATIRLATILDI Programda, 2023 yılında “İftar Sofrası ve Geleneksel Sosyo-Kültürel Gelenekler”in UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne alınması da hatırlatıldı. Dernek yönetimi, iftar sofralarının farklı kültürleri bir araya getiren önemli bir barış köprüsü olduğunu vurguladı. Özaslan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Barış yalnızca diplomatik masalarda değil; paylaşılan sofralarda, tanınan kültürlerde ve korunan miraslarda inşa edilir. Bu iftar sofrası, işte bu barışın simgesidir.” YEREL YÖNETİM VE STK TEMSİLCİLERİ KATILDI Programa Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Tolfa Kornoşor Mimarlar Odası Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Bursa Türk Kadınlar Birliği Başkanı Tijen Sözeri başta olmak üzere, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve davetli katıldı. Ayrıca Bursa Unesco Derneği Yüksek Danışma Kurulu üyeleri Mehmet Erbak, Celal Beysel, Ali İhsan Yeşilova, Eser Ceyhan, Oya Bozkurt ve Yurdanur Oktay da iftar programında hazır bulundu. ONUR ÜYELİĞİ VE YENİ ÜYELER Program kapsamında, Mehmet Yıldız’a Bursa’nın UNESCO değerlerine yaptığı katkılardan dolayı Onur Üyesi Plaketi ve Üyelik Rozeti takdim edildi. Ayrıca derneğe yeni katılan 20 üyenin rozet ve plaketleri de törenle verildi. Program, kültürel mirasın korunması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi yönündeki temennilerle sona erdi.

Bursa’nın 8500 yıllık hazinesi dünya sahnesine çıkıyor: Aktopraklık için dev iş birliği! Haber

Bursa’nın 8500 yıllık hazinesi dünya sahnesine çıkıyor: Aktopraklık için dev iş birliği!

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık geçmişi bulunan Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin kent turizmine güç katması ve dünya çapında tanınması amacıyla özel sektör temsilcileriyle iş birliklerini sürdürüyor. Bursa'nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve dünyanın önemli destinasyonları arasında yer alması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık geçmişiyle önemli bir tarihi birikime sahip olan Aktopraklık Höyük Arkeopark ve Açık Hava Müzesi’nin geleceğine yönelik buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda gerçekleşen toplantıda, Kent Tarihi Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Açık Hava Müzesi’ne katkı sunan kamu, akademi ve iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Türkiye’nin en önemli sanayi kentlerinden biri olan Bursa’da özel sektörün kültürel mirasa sahip çıkmasının önemli olduğunu söyledi. Bir kentin dünyayla sadece ekonomiyle rekabet edemeyeceğini, bilim, kültür ve sanatın da değerli olduğunu belirten Mehmet Yıldız, “Prof. Dr. Necmi Karul’un liderliğinde Aktopraklık’ta 2000’li yılların başında başlayan kazıda büyük mesafe alındı. Ardından çalışmalara ara verilmiş ve bekletilmiş. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de alana büyük önem veriyor. Başkanımızın talimatıyla tekrar çalışmalar başlatıldı. Misafirhane, kafeterya ve kadın dernekleri yerleşkesi belli bir noktaya geldi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Arkeofest’in, Green Destinations dünya ağına girdiğini de hatırlatan Mehmet Yıldız, müzeyi tekrar aktif hale getirmek için çaba harcandığını dile getirdi. Müzede birçok etkinliğe ev sahipliği yapıldığını anlatan Yıldız, “8500 yıllık geçmişi olan Aktopraklık’ı yaşatmak için sanayi kuruluşlarıyla yapılan işbirliğini kıymetli buluyorum. Kente değer katmak hepimizin görevidir. Bunu yaparken insan hayatına dokunmak ve kültürel mirasa sahip çıkmak önemli” diye konuştu. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç, yürütülen güncel çalışmalar ve Aktopraklık’ın uluslararası sürdürülebilir turizm kriterleri doğrultusunda gerçekleştirdiği Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) başvuru süreci hakkında bilgi verdi. Toplantıda söz alan özel sektör temsilcileri ise kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir bir modelle gelecek kuşaklara aktarılması noktasında iş birliği ve desteklerini ifade etti. Aktopraklık kazılarına uzun yıllar başkanlık yapan Prof. Dr. Necmi Karul ise, açık hava müzesinin bilimsel geçmişini, arkeolojik önemini ve geleceğe yönelik potansiyelini aktardı. Toplantının sonunda desteklerinden dolayı Hasanağa OSB Başkanı Ömer Faruk Korun, Çevre İnşaat Ticaret ve Sanayi adına Cevdet Yüce, Karsan Otomotiv Sanayi Ve Ticaret adına Ahmet Tuna Şakacı ve Mete Renklidağ, Şahterm Elektrikli Isıtıcılar Sanayi Ve Ticaret adına İlknur Zafer, Cdmmobil Elektrikli Araç Ve Akıllı Ulaşım Teknolojileri adına Ömer Emre Bayer’e plaket verildi.

6 Şubat depremlerinin 3. yılında JMO’dan çarpıcı uyarı: “Bu düzenden derhal kurtulmalıyız” Haber

6 Şubat depremlerinin 3. yılında JMO’dan çarpıcı uyarı: “Bu düzenden derhal kurtulmalıyız”

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce insanın yaşamını yitirmesine yol açan depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. Depremlerin yıl dönümünde TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi (JMO) adına açıklama yapan Başkan Mehmet Yıldız, afetlerin doğa olayları olduğunu ancak bu olayların felakete dönüşmesinin toplumsal, yönetsel ve yapısal kırılganlıklardan kaynaklandığını ifade etti. Başkan Yıldız, günümüzde bilim ve teknolojinin afetlerle mücadelede önemli bir birikim sağladığını hatırlatarak, “Deprem, sel, heyelan, tsunami, kuraklık gibi olaylar gezegenimizin doğal süreçleridir. Ancak bu olayları afete dönüştüren, toplumların ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal kırılganlıklarıdır” dedi. “Türkiye her afete hazırlıksız yakalanıyor” Türkiye’nin her büyük afette benzer tabloyla karşı karşıya kaldığını belirten Yıldız, mevcut imar, afet, planlama ve yapı denetim sistemlerinin toplumun yaşam hakkını koruyamadığını vurguladı. Yıldız, “Kâğıt üzerinde kalan yasalar, uygulanmayan planlar ve güncellenmeyen mevzuat bizleri korumuyor. Doğal çevre yok ediliyor, sıradan doğa olayları felakete dönüşüyor” ifadelerini kullandı. “Ulusal Afet Risk Yönetim Sistemi şart” Açıklamada, afetlerle mücadelede kalıcı çözümün ancak sistemsel bir altyapı ve toplumsal mutabakatla mümkün olabileceği vurgulandı. Mehmet Yıldız, kamu yararı ve sosyal hukuk devleti ilkelerine dayalı, katılımcı ve şeffaf bir Ulusal Afet Risk Yönetim Sistemi kurulması gerektiğini söyledi. Sadece yapılı çevreyi değil, insanı ve doğal çevreyi bir bütün olarak ele alan bir yaklaşımın zorunlu olduğuna dikkat çeken Yıldız, afetlerin sosyal, psikolojik ve kültürel etkilerinin de yönetim sürecine dahil edilmesi gerektiğini ifade etti. “Tehlike haritaları duvar süsü olmaktan çıkarılmalı” JMO’nun önerileri arasında, jeolojik kırılganlıkların bilimsel yöntemlerle araştırılması, tehlike ve risk haritalarının hazırlanarak mekânsal planlamaya entegre edilmesi de yer aldı. Yıldız, “Bu haritalar karar süreçlerine yansıtılmadığı sürece sadece duvarlarımızı süsleyen belgeler olarak kalır” dedi. “Afet yönetimi yerelde başlar” "Afet yönetimini devletin tek başına yürüteceği bir faaliyet alanı olarak gören anlayıştan ve katılımsız karar süreçlerinden derhal vazgeçilmelidir" diyen Yıldız, yerel yönetimlerin özellikle büyükşehir belediyelerinin afet risk azaltma çalışmalarında ana aktör olması gerektiğini söyledi. Kalıcı konut alanlarının belirlenmesi gibi kritik kararlarda afetzedeler, meslek odaları ve bölge halkının sürece katılımının zorunlu olduğunu dile getirdi. “Afet hukuku ve afet mahkemeleri kurulmalı” Mevcut imar ve afet mevzuatının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Yıldız, imar affı niteliği taşıyan tüm uygulamaların yasaklanmasını istedi. Ayrıca, afet suçlarına yönelik özel düzenlemeler yapılması, Afet Hukuk Sisteminin oluşturulması ve alanında uzmanlaşmış Afet Mahkemelerinin kurulması çağrısında bulundu. “Afetlere harcanan kaynak yük değil, yatırımdır” Afet yönetim hizmetlerinin sosyal yardım olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, risk azaltma çalışmalarının ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu söyledi. Bu kapsamda, kentsel rantlar başta olmak üzere farklı kaynaklarla desteklenecek bir Afet Fonu oluşturulması gerektiğini belirtti. “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmalı” Türkiye’nin afetlere dirençli hale gelmesi için kurumsal yapının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kurulmasını önerdi. Kurumlar arası yetki karmaşasının giderilmesi ve afet yönetiminin tek bir koordinasyon altında yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Jeoloji mühendisliği yok sayılamaz” Açıklamada, zemin ve temel etütlerinin yapı güvenliğinin ilk adımı olduğuna dikkat çekilerek, bu çalışmaların maliyet gerekçesiyle göz ardı edilmesine tepki gösterildi. Yıldız, “Jeoloji mühendisliğini görmezden gelen yapı üretim ve denetim mevzuatı yerine bilimsel ve kamu yararı ekseninde yeni bir mevzuat geliştirilmelidir.” dedi. “Erken uyarı sistemleri planlama sürecinin parçası olmalı” Başkan Mehmet Yıldız, afet risklerinin azaltılmasında bilimsel veriye dayalı planlamanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, ülke genelinde diri faylar, sismotektonik yapı, heyelan envanteri ve duyarlılığı, tıbbi jeoloji, volkanik aktiviteler, obruklar, oturma ve çökme alanları, tsunami ve taşkın tehlike haritalarının tamamlanması ve güncellenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bu haritaların mekânsal planlama ve yatırım kararlarında temel altlık olarak kullanılması, çevre düzeni ve uygulama imar planlarına işlenmesi gerektiğini belirten Yıldız, erken uyarı sistemlerinin de bu süreçlere entegre edilmesinin can ve mal kayıplarını azaltmada kritik rol oynayacağını söyledi. Yıldız ayrıca, yerleşim alanlarında 1/5000 ve 1/1000 ölçekli jeolojik-jeoteknik ve mikrobölgeleme etütlerinin yapılarak deprem, heyelan, su baskını ve diğer doğal tehlikelerin oluşturduğu risklerin modellenmesi, bu çalışmalar doğrultusunda yerleşime uygunluk değerlendirmelerinin yapılarak risk azaltıcı arazi kullanım kararlarının tüm planlama kademelerine yansıtılması gerektiğinin altını çizdi. Güçlü mevzuat, etkin Kurumlar, bilinçli toplum Açıklamanın sonunda Mehmet Yıldız, güçlü bir mevzuat, etkin kurumlar, afet güvenliğini önceleyen bir ekonomi ve bilinçli bir toplum olmadan afetlerle mücadelenin mümkün olmadığını vurguladı. “Evet, bugün 6 Şubat. Sonraki tarihin ise ne anlama geleceğini hep birlikte belirleyeceğiz” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Başkan Yıldız: “Bu felaket sürpriz değil, yıllar önce raporladık” Haber

Başkan Yıldız: “Bu felaket sürpriz değil, yıllar önce raporladık”

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde faaliyet gösteren maden tesisine ait yaklaşık 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajında meydana gelen hasarın ardından tehlikeli atıkların çevreye yayılması, kamuoyunda büyük endişe yarattı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, yaşananların açık bir çevre felaketi olduğunu belirterek kamuoyuna açıklamada bulundu. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yaşananların öngörülebilir olduğunu vurgulayarak, “Ne yazık ki bugün yaşananlar sürpriz değildir. Bu felaketin geleceğini biz 2020 yılında hazırladığımız raporlarla açıkça ortaya koyduk. Uyarılarımız dikkate alınmadı” dedi. Yıldız, olayın ardından oda bünyesinde oluşturulan komisyonun bölgeye giderek teknik inceleme yaptığını belirterek, “Komisyonumuz olayın hemen ardından sahaya gitti. Yaptığımız incelemelerde tehlikeli atıkların çevreye yayıldığını tespit ettik. Bu durum yalnızca bir teknik arıza değildir; yanlış madencilik politikalarının ve hatalı ÇED süreçlerinin doğal bir sonucudur” ifadelerini kullandı. BU EĞİMDE BİR ATIK BARAJI BÜYÜK TEHLİKEDİR Atık barajının bulunduğu alanın eğimine dikkat çeken Mehmet Yıldız, nihai ÇED raporundaki verileri hatırlatarak şunları söyledi: “ÇED raporunda atık barajının yapılacağı alanın yüzde 15 ila 30 eğime sahip olduğu açıkça yazılıdır. Bu eğimde bir atık barajı büyük bir tehlikedir. Gövdede oluşacak bir hasar ya da olası bir yıkım durumunda, bütün atıkların Yenişehir Ovası’na akacağını daha önce defalarca ifade ettik.” SONUÇ YERALTI SULARININ KİRLENMESİDİR Atık barajında birikecek suya ilişkin projedeki belirsizliklere de değinen Yıldız, teknik eksikliklere dikkat çekti. Yıldız, “Projede atık barajından çıkan suyun arıtılarak yeniden kullanılacağı söyleniyor ancak arıtma sistemine dair tek bir teknik bilgi yok. Flotasyon tesisinde kullanılan suyun geri kazanılacağı ifade ediliyor ama bu sistem projede yer almıyor. Buna rağmen firma, hiçbir şekilde atıksu oluşmayacağını iddia ediyor. Bu teknik olarak mümkün değildir. Deşarj kaçınılmazdır ve bunun sonucu yeraltı su kaynaklarının kirlenmesidir” dedi. BU PROJELERİN NASIL ONAYLANDIĞINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR Proses suyu ihtiyacının hangi kaynaklardan karşılanacağının da ciddi sorunlar barındırdığını vurgulayan Mehmet Yıldız, şu değerlendirmeyi yaptı: “Proses suyunun Yenişehir Ovası’ndan, İznik Gölü’nden, Göllüce Sulama Kooperatifi’nden ve açılacak kuyulardan karşılanacağı belirtiliyor. DSİ tarafından tarımsal sulama amacıyla tahsis edilmiş suların başka amaçlarla kullanılması yasal değildir. Ayrıca İznik Gölü’nün mevcut su seviyesi bile bugünkü talepleri karşılamakta zorlanırken, bu projelerin nasıl onaylandığını anlamak mümkün değildir.” KAMUOYUNA AÇIKLAMA YAPILMADI Kirazlıyayla’daki maden işletmesi için 2019 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildiğini hatırlatan Yıldız, tesisin büyütülmesi ve ikinci bir atık barajı için yeni bir ÇED süreci yürütülürken mevcut barajın kapasitesinin aşıldığını belirtti. Yıldız, “Bu süreç tamamlanmadan mevcut atık barajı kapasitesinin üzerinde yüklenmiş, baraj kısmen yıkılmış ve tehlikeli atıklar çevreye yayılmıştır. Olayın üzerinden üç gün geçmesine rağmen ne ilgili bakanlıklardan ne de yetkili kurumlardan kamuoyuna yönelik tek bir açıklama yapılmamıştır” dedi. RAPORLAR BİLİMSEL TEMELDEN UZAK HAZIRLANIYOR Son dönemde hazırlanan ÇED raporlarına da sert eleştiriler yönelten Mehmet Yıldız, “İncelediğimiz birçok ÇED raporunda jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve afet riskleri yeterince değerlendirilmemiştir. Bu raporların önemli bir kısmı bilimsel temelden uzak, kopyala-yapıştır anlayışıyla hazırlanmıştır. Daha da vahimi, bazı raporlarda jeoloji mühendislerinin sürece dahil edilmediğini, hatta sahte imzaların kullanıldığını tespit ettik” ifadelerini kullandı. ACİLEN ARAŞTIRMALAR BAŞLATILMALIDIR Kirazlıyayla Mahallesi’nin kuzeyinde İznik Gölü, güneyinde ise Yenişehir Ovası bulunduğunu hatırlatan Yıldız, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu bölgede yaşanan çevre felaketinin takipçisi olacağız. Acilen jeolojik, jeoteknik, hidrojeolojik ve hidrojeokimyasal araştırmalar başlatılmalıdır. Soyut ve hayali verilere dayalı ÇED ve maden işletme raporları esas alınarak yürütülen madencilik faaliyetlerine derhal son verilmelidir.”

JMO Güney Marmara’dan kanun teklifine mesleki tepki Haber

JMO Güney Marmara’dan kanun teklifine mesleki tepki

Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik öngören ve 9 Ocak 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan kanun teklifinin 21, 22, 23 ve 24’üncü maddelerine ilişkin Jeoloji Mühendisleri Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız tarafından kamuoyuna açıklama yapıldı. Başkan Mehmet Yıldız tarafından yapılan açıklamada, söz konusu maddelerin doğrudan zemin ve temel etütlerini ve bu alanda görev yapan jeoloji mühendislerini ilgilendirdiği vurgulanarak, düzenlemenin mevcut haliyle ciddi mesleki ve kamusal riskler barındırdığı ifade edildi. “MESLEK HAKLARININ YOK OLMA ENDİŞESİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ” Bu çerçevede açıklama yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, düzenlemenin sahada çalışan meslektaşlar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, “9 Ocak 2026 tarihinde Tapu Kanunu ile bazı kanunlarda ve 375 sayılı kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi Meclis’e sunulmuş olup, bu teklifte 21, 22, 23 ve 24’üncü maddeler doğrudan meslektaşlarımıza ve meslek alanımıza ilişkin düzenlemeleri getirmektedir. Afetlere dirençli kentlerin oluşması adına zemin ve temel etüt raporlarının kalitesinin artırılmasını defaten dile getirmiş bir meslek odası olarak, hâlihazırda 1999 depreminden sonra fiilen sahada bu raporları yapan jeoloji mühendislerinin mevcut haklarının yok olma endişesiyle karşı karşıyayız” dedi. “JEOLOJİ FİRMALARI GÖZ ARDI EDİLMEMELİDİR” Yıldız, özellikle kanun teklifinde yer alan kuruluş tanımına işaret ederek şu ifadeleri kullandı: “Burada gözümüze çarpan en önemli konu, ‘zemin ve temel etüt kuruluşları’ ibaresidir. Bu ibarede, tıpkı yapı denetim kuruluşlarında olduğu gibi yüzeysel bir yapı tanımı yapılmakta. Ancak yapı denetim kuruluşlarının kurucu ortaklarının mimar ve mühendislerden oluşacağı açıkça belirtilirken, burada herhangi bir meslek grubundan bahsedilmemiştir. Türkiye’de 2000’in üzerinde zemin ve temel etüt raporu hazırlayan jeoloji firmalarının bir mühendislik hizmeti ürettiği gerçeği göz ardı edilmemelidir.” “GENÇ MEZUNLARIN ÖNÜ KAPATILMAMALIDIR” Mevcut büroların mesleklerini sürdürebilmesi için alt mevzuat ihtiyacına dikkat çeken Yıldız, düzenlemenin bu haliyle hem sahada çalışan hem de yeni mezun olacak mühendisler açısından risk oluşturduğunu vurgulayarak, “1999’dan bu yana bu çalışmaları yürüten zemin ve temel etüt mühendislik bürolarımızın mesleklerini icra etmeye devam edebilecek şekilde alt yönetmeliklerle ciddi düzenlemeler yapılması gerekmektedir. Bu süreçte Jeoloji Mühendisleri Odası mutlaka işin içinde olmalıdır. Gerek mevcut çalışan gerekse yeni mezun olacak genç meslektaşlarımızın bu alanda kendilerini geliştirip çalışmalarını sürdürmelerinin önü kapanmamalıdır” diye konuştu. “DENETİMİ ÖNCELEYEN BİR SİSTEM OLMALIDIR” Zemin ve temel etüt raporlarının yapının güvenliği açısından taşıdığı hayati role de değinen Yıldız, mevcut sistemin yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Zemin ve temel etüt raporlarının önemi bu kadar açıkken, bu raporların statik projenin eki olmaktan çıkarılarak müstakil bir mühendislik projesi haline getirilmesi gerekmektedir. İşin kalitesini artırmak ve potansiyel riskleri minimize etmek için tüm işleyişi değiştirmek yerine, kontrolü esas alan ve denetimi önceleyen bir sistemin daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Bu düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini, özellikle 24’üncü maddede yer alan ‘yapıların zemin ve temel etütleri bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından yapılır’ hükmünün, ‘denetlenir’ şeklinde değiştirilerek denetim esaslı bir düzenlemeye dönüştürülmesini talep ediyoruz. Ayrıca zemin laboratuvarlarının çalışma ve işleyişine aykırı olan 22’nci maddenin de yeniden düzenlenmesini, odamızın ve meslek disiplinimizin zemin ve temel etüt sürecinde yasalarla elde edilmiş hak ve yetkilerinin korunmasını istiyoruz.”

Mehmet Yıldız: “Güçlü ve saygın bir oda için devam ediyoruz” Haber

Mehmet Yıldız: “Güçlü ve saygın bir oda için devam ediyoruz”

Mevcut Şube Başkanı Mehmet Yıldız, yaklaşan genel kurul süreci öncesinde meslektaşlarına yönelik bir açıklama yaparak, yaklaşık iki yıllık 8. Çalışma Dönemi’nin sona erdiğini belirtti. Yıldız, açıklamasında jeoloji mühendisliği mesleğinin ve “Jeoloji Mühendisi” unvanının hak ettiği saygınlığa ulaşması için yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Güney Marmara Bölgesi’nde Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’yı kapsayan geniş bir alanda faaliyet gösteren şubenin; kentlerin geleceğine yön veren, güçlü, çalışkan ve saygın bir meslek odası olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Yıldız, yeni dönemde de bu anlayışı devam ettirmek istediklerini vurguladı. Mehmet Yıldız, 07-08 Şubat 2026 tarihlerinde yapılacak genel kurul ve seçimlerde, birbirinden kıymetli meslektaşlarıyla birlikte yönetim kuruluna aday olduklarını kamuoyuyla paylaşarak, tüm üyelere teşekkür etti. Mehmet Yıldız açıklamasında şunları söyledi: "D E V A M E D İ Y O R U Z … Kıymetli Meslektaşlarım; Yaklaşık 2 yıllık 8. Çalışma Dönemi süresinin sonuna geldik. Ekmeğimizi kazandığımız mesleğimiz ve tüm ünvanların üstünde tuttuğumuz “Jeoloji Mühendisi “ ünvanımızı hakettiği seviyeye çıkarmak ve başta Bursa’mız olmak üzere 4 ilimizde de (Bursa-Balıkesir-Çanakkale-Yalova) kentlerin geleceğine yön veren Güçlü, Çalışkan ve Saygın bir meslek odası olmak adına 07-08 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi’nin Genel Kurulu ve Seçimlerinde, her biri birbirinden kıymetli meslektaşlarımız ile yönetim kuruluna aday olduğumuzu bildirir, her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunarım… Saygılarımla," Genel kurulun ilk günü olan 7 Şubat Cumartesi günü saat 14.00’te Olağan Genel Kurul toplantısı yapılacak. Seçimler ise 8 Şubat Pazar günü 09.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek.

Sanat ve Edebiyat Dünyası Cengiz Aytmatov için Osmangazi’de buluştu Haber

Sanat ve Edebiyat Dünyası Cengiz Aytmatov için Osmangazi’de buluştu

Sanata ve edebiyata değer veren Osmangazi Belediyesi, Türk dünyasının usta kalemi Cengiz Aytmatov’a ithafen gerçekleştirdiği etkinlikler kapsamında Sanatlararası Sergi ve akabinde ‘Cengiz Aytmatov’ paneliyle nice eserlere imza atmış unutulmaz yazarı andı. Türk dünyasında iz bırakan isimlere ışık tutan Osmangazi Belediyesi, eserleriyle tüm dünyayı etkileyen Kırgız edebiyatçı, gazeteci ve diplomat Cengiz Aytmatov’un değerini anlatan bir dizi etkinliklere ev sahipliği yaptı. Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği ‘Cengiz Aytmatov Günleri’ kapsamında ilk olarak Sanatlararası Sergisi, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde Bursalıların beğenisine sunuldu. Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’nin katkılarıyla gerçekleşen sergiye Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Yıldız, TÜMİAD Başkanı Bülent Kavaklı, siyasi partilerin il ve ilçe başkanları ile temsilcileri, siyasi partilerin kadın ve gençlik kolları başkan ve temsilcileri, STK temsilcileri, akademisyenler ile sanatseverler katıldı. “Cengiz Aytmatov İnsanlığın Bir Hafızası” Cengiz Aytmatov’un Türk dünyası için çok önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu; “Sayın Cumhurbaşkanı ortak alfabe konusunda Cengiz Aytmatov’un eserlerini 7 Ekim’de Azerbaycan’a götürdü. Bu önemli bir gelişme. Türk dünyasının ortak bir alfabe oluşturması ve bunun Cengiz Aytmatov’un üzerinden yapılması hem edebiyat dünyası için, hem Türk dünyası için çok önemli ve birleştirici bir gelişme. Biz de Osmangazi Belediyesi olarak bu çalışmalara katkımız olsun amacıyla yola çıktık. Değerli Elif hanım ve Ayşe hocamız bize destek verdi diyeceğim ama destekten daha ötesine gitti, en az bizim kadar sahiplendiler. Onlara teşekkür ediyorum. Cengiz Aytmatov benim için önemli çünkü ülkesinin Paris Büyükelçisi olduğu dönemde Ankara’da bir buluşmamız oldu. ‘Benim tek idealim, kitaplarım üzerinden Türk dünyasını birleştirmek’ dedi. Şimdi bu ideale, bir adım daha öndeyiz. Aytmatov’un Türk dünyasının bir hafızası olduğunu düşünüyoruz ama ben daha ötesinde insanlığın bir hafızası olduğunu düşünüyorum. Çünkü, sevginin ve aşkın sadece bir duygu olmadığını, ayrıca bir emek ve fedakarlık olduğunu özellikle bizim kuşağımız ve bütün insanlık onun kitaplarından öğrendik. Biz de insanlığı birleştiren bir yazarı yeniden okumayı ve anlamayı, yeniden sergide buluşturmayı kendimize görev edindik.” Esendemir, sergide emeği geçen herkese teşekkür ederek saygılarını sundu. Kadınların Gücü Sanatla Buluşturuldu Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen bu buluşmayı, geçmişten geleceğe bir yol haritası olarak gördüklerini kaydeden Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Yıldız ise, “Sergide gördüğümüz her eser, arkasında emeği ve dayanışmayı ifade ediyor. Kadınların üretim gücünü sanatla buluşturarak, bu buluşmayı daha da anlamlı hale getiriyor.” diyerek, Osmangazi Belediyesi’ne ve Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’ne teşekkür etti. “Osmangazi Belediyesi’ne Teşekkür Ediyoruz” Uludağ Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Görevlisi Ayşe Energin, “Bu sergi, kadın dayanışmasının, birbirine destek olan insanların güzelliğini ortaya koymakla birlikte, bir de şunu gösteriyor ki sanat birleştirir.” ifadelerini kullanırken, Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Elif Kamacı Efe de, “Sergi, kadının emeğinin birlikteliği, sürdürülebilirliği ve bazen adı konmamış emeğinin esere dönüşmüş halidir. 6 ay önce ilk sergimizi açtığımızda ev sahipliği yapan ve bugün de yine bizlere imkan veren Osmangazi Belediyesi’ne, başkanımıza ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.” açıklamalarında bulundu. Panelde Cengiz Aytmatov Anlatıldı Serginin açılışının gerçekleştirilmesinin ardından sanatseverler, eserleri yakından inceleme şansı yakalayıp, sanatın dünyasına adımlar attı. Akabinde Kastamonu Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Söylemez, İstanbul Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü’nde Öğretim Üyesi Dr. Ayşe Yılmaz Balkan, Çankırı Karatekin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Aslan Cobutoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı ‘Cengiz Aytmatov’ adlı panele geçildi. Cengiz Aytmatov’u anlatan Prof. Dr. Orhan Söylemez, “Aytmatov’un çok önemli bir sözü var, ‘İnsan olmak zordur, her gün insan kalmak çok daha zordur.” der. Bize insanlığı öğretmiştir, evrensel değerlere çok değer verir, o yüzden mesajları sadece Türk dünyasına değildir, bütün insanlığadır. Bu sebeple Aytmatov, dünyanın en çok okunan yazarlarından bir tanesidir. Osmangazi Belediyesi böyle bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum. Hatta 2028’in Aytmatov’un 100. doğum yılı olduğunu söylediğimde genişletilmiş bir etkinliğe ev sahipliği yapılacağının sözünü aldık.” şeklinde konuştu. Doç. Dr. Serap Aslan Cobutoğlu, “Aytmatov’un dünyasını anlatma fırsatı bulduk, insan iradesine olan inancını gençlerle paylaştık. Aytmatov’un kötülük ve korku kavramlarını dönüştürerek, sanatta dönüştürücü bir güç olarak kullanarak ütopik etkisini nasıl açığa çıkarttığı üzerinde durduk.” derken, Dr. Ayşe Yılmaz Balkan da, Aytmatov’un çocukluğundan, gençliğinden, doğduğu coğrafyanın özelliklerinden, eğitim ve mesleğinden bahsetti. Panelistler, etkinlikten ötürü Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederken, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir de, konuşmacılara plaket takdim etti.

Zeki Müren 94 yaşında Bursa'da anıldı Haber

Zeki Müren 94 yaşında Bursa'da anıldı

Bursa, sanat güneşi Zeki Müren’i doğumunun 94. yılında düzenlenen özel bir geceyle andı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, UNESCO Bursa Derneği ve Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi iş birliğinde düzenlendi. Salonun tamamen dolduğu gecede büyük ustanın eserleri genç seslerle yeniden hayat buldu. KONSER DİNLEMEK İÇİN DEĞİL BİR MİRASI YAŞATMAK İÇİN BURADAYIZ” Gecede konuşan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Zeki Müren’in yalnızca bir sanatçı olmadığını, kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguladı. Özaslan, “Bugün burada yalnızca bir konser dinlemek için değil, bir kültürü, bir hafızayı, bir mirası yaşatmak için buluştuk. Zeki Müren yalnızca söyleyen değil; her nefesiyle, her kelimesiyle, her sahne duruşuyla Türk kültür hayatında bir estetik inşa eden büyük bir ustadır" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Yıldız, Zeki Müren’in Türk kültürünün en zarif ve güçlü temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti. AKİF OKTAY'IN ’dan ZEKİ MÜREN ŞİİRLERİNE ÖZEL YORUM Gecenin unutulmaz anlarından biri ise Akif Oktay’ın Zeki Müren’in şiirlerini sahnede yorumlaması oldu. Oktay’ın duygu yüklü ve derinlikli yorumları izleyicilerden büyük alkış aldı. Sanatseverler, Müren’in az bilinen şiirlerinin bu özel gecede yeniden hayat bulmasından büyük memnuniyet duydu. Akademisyen Dç.Dr Güniz Aykaç, Zeki Müren şarkıları ve güzel sesiyle geceye renk kattı. YOĞUN KATILIM Etkinliğe Bursa UNESCO Derneği yönetimi, Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Remzi Ayaz öğretmen, ve öğrencileri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Yıldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve eşi, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Kornoşor ve eşi, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Mahmut Demiröz, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, geçmiş dönem Bursa Milletvekili Necati Ozensoy ve eşi, geçmiş dönem Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin ve eşi, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının Başkan ve üyeleri, oda temsilcileri çok sayıda sanatsever katıldı. 31 yıl önce hayata veda eden büyük sanatçı, doğduğu şehirde bir kez daha yüzlerce kişinin ortak duygusunda buluştu. Zeki Müren’in unutulmaz eserlerinin hep birlikte söylenmesi, geceyi güçlü bir saygı ve sevgi buluşmasına dönüştürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.