SON DAKİKA
Hava Durumu

#Menemen

Söz Bursa - Menemen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menemen haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kahvaltının baş tacı: Tam ölçülü nefis menemen tarifi Haber

Kahvaltının baş tacı: Tam ölçülü nefis menemen tarifi

SABAHLARIN VAZGEÇİLMEZİ: MENEMENİN HİKAYESİ VE BÜYÜK TARTIŞMA Türk mutfağının en demokratik, en hızlı ve en sevilen lezzetlerinin başında gelen menemen; sabah masalarının haklı kralıdır. İster hafta sonu uzun uzun yapılan kahvaltılarda ister acıktığınız an şıp diye hazırlanan pratik bir akşam öğününde... Sıcak bir ekmeğin içiyle buluştuğunda yarattığı mutluluk tarif edilemez. Peki, bu nefis lezzet hangi şehrimize ait ve asırlardır bitmek bilmeyen o meşhur soru: Soğanlı mı olmalı, soğansız mı? MENEMEN HANGİ ŞEHRE AİT? İsmini İzmir’in Menemen ilçesinden alan bu eşsiz lezzetin kökeni, Girit mübadillerinin İzmir’e yerleşmesiyle başlar. Giritlilerin sebzeleri zeytinyağı ve yumurtayla karıştırarak yaptığı yemeklerin, zamanla İzmir'in Menemen ilçesinde domates, biber ve yumurtanın harmanlanmasıyla bugünkü halini aldığı bilinmektedir. Yani menemen, adını ve doğuşunu Ege'nin incisi İzmir'e borçludur. BÜYÜK TARTIŞMA: SOĞANLI MI, SOĞANSIZ MI? Gastronomi dünyasını ikiye bölen bu sorunun mutfaktaki yanıtı aslında kullanım amacına göre değişir: Soğansızcılar (Geleneksel / Klasik Görüş): İzmir usulü orijinal menemenin ilk versiyonunda soğan bulunmaz. Sebzelerin (domates ve biber) kendi öz suyu ve tereyağı/zeytinyağıyla piştiği, domatesin şekerinin ön planda olduğu halidir. Soğanlıcılar (Ev Usulü / Tok Tutucu Görüş): Anadolu mutfağının yemek kültürüne adapte olan soğan, menemente derinlik ve karamelize bir tat katar. Özellikle kahvaltıyı ana öğün gibi yapanlar için soğanlı versiyonu oldukça popülerdir. Editörün notu: Hangisini sevdiğiniz tamamen damak zevkinize kalmış, ancak orijinalinde soğan yoktur! EKMEĞİ BANDIRMALIK TAM ÖLÇÜLÜ MENEMEN TARİFİ Domatesin suyunu saldığı, yumurtanın asla kurutulmadığı, tam kıvamında usta tarifi: Malzemeler: *4 adet olgun, sulu domates (kabukları soyulmuş ve küp doğranmış) *3 adet sivri biber (ince doğranmış) *1 adet çarliston veya tatlı kapya biber (isteğe bağlı) *3 adet yumurta *2 yemek kaşığı tereyağı (veya 3 yemek kaşığı zeytinyağı) *1 tatlı kaşığı domates salçası (isteğe bağlı, rengi koyulaştırmak için) *1 çay kaşığı pul biber, karabiber ve tuz *İsteğe göre ince kıyılmış taze maydanoz veya kaşar rendesi ADIM ADIM YAPILIŞI Biberleri Soteleyin: Tavaya tereyağını alın. İnce doğranmış biberleri ekleyip hafifçe yumuşayana kadar (rengi dönmeden) soteleyin. Domatesleri Ekleyin: Küp doğranmış domatesleri (varsa salçayı da bu aşamada) tavaya ekleyin. Tencerenin/tavanın kapağını kapatıp domatesler iyice yumuşayıp suyunu salana kadar kısık ateşte pişmeye bırakın. Baharatlandırma: Domatesler tamamen püre kıvamına gelince tuz, karabiber ve pul biberi ekleyip karıştırın. Yumurta Dokunması (Püf Noktası): Yumurtaları bir kasede hafifçe çırparak veya doğrudan tavaya kırabilirsiniz. Asla tamamen karıştırmayın! Akları ve sarıları hafif ayrı kalacak şekilde spatula yardımıyla nazikçe alt üst edin. Kıvamı Tutturun: Yumurtalar tamamen taş gibi katılaşmadan (hafif sulu ve kremsi kıvamdayken) ocağın altını kapatın. EDİTÖRDEN MUTFAK SIRRI (PÜF NOKTASI) Menemenin en büyük sırrı pişme derecesidir. Yumurtayı tıpkı bir omlet gibi sertleştirirseniz kurur. Ocağın altını kapattığınızda tavanın sıcaklığıyla yumurta tam kıvamını almalıdır. Yanına taze köy ekmeği ve ezine peyniriyle sunumu tamamlayabilirsiniz!

Menemenin ‘soğan' tartışmasına çayın ‘suyu' eklendi Haber

Menemenin ‘soğan' tartışmasına çayın ‘suyu' eklendi

 Çaycılar, "sıcak" suyla demlenen çayın "haşlandığını", "soğuk" suyla demlenen çayın ise "daha lezzetli" olduğunu ifade ettiler. Türkiye'de vatandaşlar ve gurmeler, yıllardır süregelen "menemenin soğanlı mı olur soğansız mı?" tartışmasına kesin bir cevap bulamadı. Menemen hem soğanlı hem de soğansız olarak tüketilmeye ve sunulmaya devam etti. Benzer bir tartışma ise son zamanlarda revaçta. Dışarıda, kafeler ve çay ocaklarında içtikleri çayın evde yaptıkları çaydan daha güzel olduğunu iddia eden vatandaşlara bunun cevabı yıllardır çay ocağı işleten çaycılardan geldi. Çaycılar, vatandaşların evde çay demlerken yaptığı en büyük yanlışı kuru çaya sıcak su atmak olduğunu savunurken, kazanda kaynayan suyun da etkisine değindiler. “KAYNAR SU, ÇAYIN DEMLENMEDEN HAŞLANMASINA NEDEN OLUYOR” Evde demlenen çayda yapılan en büyük yanlışı 'kuru çaya sıcak su atmak' olarak nitelendiren çaycı Şaban Göğne, “Çayın iyi olması için kaliteli çay kullanılmalı. Ayrıca evde çay demlikle yapılırken, dışarıda ise kazanlarda yapılıyor. Evde demlenen çayları yaparken kuru çayın üstüne kaynar su katıyorlar. Bu da çayın demlenmeden haşlanmasına sebep oluyor. Çay ocaklarında ya da kafelerde çay, soğuk su ile yapılıyor. Soğuk suda demlenen çay geç ısındığı ve beklediği için güzel oluyor. Soğuk suyla demlenen çay 40-45 dakika sonra içme kıvamına gelecektir. Çay demlerken yapılan en büyük yanlışlardan biri de ölçüsüz çay eklemek. Çayı çok atarsanız demli, az atarsanız da açık olur. Biz büyük demliklere genelde 1,5-2 kaşık çay atıyoruz. Soğuk suyu nasıl döktüğünüzün bir önemi yok. Soğuk suyla çay demlerken püf noktası; çayın tamamen ıslanmasıdır. Ayrıca sıcak suda demlenen çaylar çabuk bayatlıyor. Sabahleyin biz de mecburen ilk çayı sıcak suyla demliyoruz. Onda da tadı güzel ama açık oluyor. Çünkü acele ettiğimizden tam demlenmiş olmuyor. Sıcak suyla çay demlerken de 2 seçenek var. Sıcak suya çay atabilirsiniz ama onda da beklemek gerekir hemen dem almaz. Çayın acılığını almak için sıcak su ekledikten sonra 2 dakika çayı ocakta kaynatıyoruz. Böylece çayın renk almasını sağlıyoruz. Bunda da çay fazla beklerse çay acılaşır. Sıcak suyla demlenen çay da toplamda 10-15 dakika sonra servise hazır hale geliyor” dedi. “SICAK SUYLA DEMLENEN ÇAYIN RENGİ VE DEMİ TAM OTURMUYOR” Sıcak suyla demlenen ve 15 dakikada servis edilen çayın renginin ve deminin tam oturmadığına değinen Emrah Ekeroğlu, “Çay ocaklarında çayın lezzetli olmasının birkaç farklı nedeni var. İlk önce çay demlikte değil, kazanda ısınıyor. İkincisi ise çayları soğuk suyla demliyoruz. Soğuk suda demlenen su hem daha lezzetli hem daha demli hem de daha kokusuz oluyor. Sıcak suyla demlenen çay haşlanıyor. Sıcak suyla yapılan çayın lezzeti de rengi de kokusu da soğuk suyla demlediğiniz çay gibi güzel olmuyor” diye konuştu. “HIZLI OLSUN DİYE SICAK SUYLA ÇAY DEMLİYORUZ AMA GÜZEL OLMUYOR” Dışarıda tattıkları çayın lezzetini evde demledikleri çayda bulamadıklarını ifade eden Teoman Özkalaycı, “Evde demlediğimiz çaylar, dışarıda içtiğimiz çaylar gibi lezzetli olmuyor. Bunun nedeni bence çayı sıcak suyla demlememiz. Çünkü hızlı olsun, çay içelim diye sıcak suyla demliyoruz. Çay ocaklarında ise soğuk suyla yapılan ve uzun süre demlenen çay bizlerin evde yaptığı çaydan daha güzel oluyor” şeklinde konuştu. “DIŞARIDA İÇİLEN ÇAY DAHA LEZZETLİ” Çay ocaklarında içtikleri çayın evde yapılan çaydan daha lezzetli olduğuna değinen Ümit Pekçakır ise “Çay sıcak suyla da soğuk suyla da demlenebilir. Ben soğuk suyla demleneni seviyorum. Buna rağmen evde sıcak suyla çay demliyoruz. O yüzden çay ocaklarında içtiğimiz çay, evde demlediğimiz çaydan daha lezzetli oluyor. Çünkü bir 15 dakika çayın demlenmesini beklerken dışarıda ise 1 saatte yavaş yavaş demlenen çayı içiyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.