SON DAKİKA
Hava Durumu

#Merkez Bankaları

Söz Bursa - Merkez Bankaları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankaları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı ve savaş riski piyasaları sallıyor! Petrol ve altın için korkutan senaryo Haber

Hürmüz Boğazı ve savaş riski piyasaları sallıyor! Petrol ve altın için korkutan senaryo

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve emtia piyasalarında sert dalgalanmalara yol açtığı değerlendirilirken, uzmanlar güvenli liman talebinin yeniden altın ve gümüşe yöneldiğine dikkat çekiyor. ABD-İsrail hattında İran'a yönelik operasyonlar ve karşılıklı misillemeler sonrası artan tansiyon, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına ilişkin endişeleri gündeme taşıdı. Krizle birlikte petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareket hızlanırken, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimi doğrultusunda altın ve gümüşte de güçlü alımlar gözlendi. Jeopolitik risklerin ekonomik verilerin önüne geçtiği bir fiyatlama dönemine girildiği belirtiliyor. DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel sistem açısından da kırılma anlamı taşıdığını belirterek, "Artık dünyada belirleyici olan şey ekonomik veriler değil, jeopolitik kırılmalardır. Uluslararası kurumların caydırıcılığı zayıflamış durumda. Gücün belirlediği bir düzen zaten vardı; fakat bugün o düzenin bile kuralları ortadan kalkıyor. Bu durum tüm küresel sistemi etkiliyor" dedi. "BUGÜN ALTIN FİYATINI SADECE ENFLASYON, FAİZ YA DA DOLAR BELİRLEMİYOR" Kitiş, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin enerji piyasaları açısından kritik olduğuna işaret ederek, bu hattın küresel petrol ticareti için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Boğazdaki risk algısının artmasının petrol fiyatlarını yukarı çektiğini belirten Kitiş, arz daralması ihtimalinin fiyatlar üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti. Jeopolitik belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların ilk yöneldiği varlıkların altın ve gümüş olduğunu belirten Kitiş, mevcut sürecin klasik ekonomik dinamiklerin ötesine geçtiğini dile getirerek, "Bugün altın fiyatını sadece enflasyon, faiz ya da dolar belirlemiyor. Siyasi ve askeri gelişmeler artık fiyatlamanın ana unsuru haline geldi. Ekonomik veriler ikinci planda kalıyor. Uzun vadede altının yükseliş eğilimi sürecektir. Çünkü belirsizlik geçici olabilir ama güven arayışı kalıcıdır. Devletler ve merkez bankaları rezerv tercihlerinde altını artırmaya devam ediyor. Bu yapısal bir dönüşümdür" diye konuştu. "PETROL ARTIŞI ENFLASYON BASKISINI TETİKLEYEBİLİR" Petrol fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyon üzerinde yeniden baskı oluşturabileceği, bunun da merkez bankalarının para politikalarını etkileyebileceği değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde büyüme üzerinde sınırlayıcı etki oluşturabileceği ifade ediliyor. Hususa ilişkin Kitiş, "Dünyada yaşanan bu kırılma, sadece askeri ya da siyasi bir gelişme değil; aynı zamanda küresel varlık dağılımının yeniden şekillendiği bir dönemdir. Faiz iner çıkar, piyasalar dalgalanır; fakat belirsizlik derinleşirse yatırımcı rotasını değiştirmez. Önümüzdeki süreçte geri çekilmelerin geçici olacağını, asıl yönün yukarı olduğunu düşünüyorum. Altın ve gümüşte hikâye bitmedi; aksine yeni başlıyor" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Ünalmış'tan altın uyarısı: "Keskin artışlar, keskin düşüşler getirebilir!" Haber

Prof. Dr. Ünalmış'tan altın uyarısı: "Keskin artışlar, keskin düşüşler getirebilir!"

Son günlerde altın ve gümüşte yaşanan fiyat hareketleriyle ilgili olarak keskin artışların keskin düşüşler getirebileceğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerli madenler için talep oluşturan şartların devam ettiğini belirtti. Ünalmış, altındaki artışın özellikle gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşya satışlarına etki yaptığına dair araştırmalar olduğunu dile getirdi. Altın ve gümüş fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyat dalgalanmaları gündemdeki yerini koruyor. Altının gram fiyatı, 29 Ocak’ta, 8 bin 58 lira ile zirve yaparken 2 Şubat’ta yüzde 14 değer kaybıyla 6 bin 939 liraya kadar geriledi. Gümüşün kilogram fiyatı ise 29 Ocak’ta, 187 bin lirayı görürken, 2 Şubat’ta, 28.8 değer kaybıyla 133 bin 442 liraya kadar geriledi. Değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve ardından gelen düşüş dikkat çekerken, 3 Şubat itibariyle altın ve değerli madenler yeniden yükselişe geçti. Altın ve değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve düşüşlerle ilgili Bahçeşehir Üniversitesi İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerlendirmelerde bulundu. DOLARDAN KAÇAN ALTIN VE GÜMÜŞE YÖNELDİ Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, altındaki yükselişin üç temel sebebi olduğunu belirterek, "Donald Trump’ın, ABD’nin daha rekabetçi olabilmesi için doların zayıflamasına yönelik gevşek para politikası ve faizi düşürme girişiminin yatırımcılarda dolardan kaçışı hızlandırdı. Dolardan yatırımlarını azaltan yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli madenlere yöneldi. Diğer bir sebep ise küresel riskler. Devam eden Ukrayna Savaşı, Venezuela’da yaşananlar, ABD’nin Grönland’ı istemesi, İran’daki savaş ihtimali, ABD - Çin rekabeti küresel riskleri artırıyor. Yatırım yapan sermaye sahipleri ise altın ve değerli madenleri güvenli liman olarak gördüğü için bu alana yöneliyor. Bir diğer faktör ise altın ve değerli madenlerden kar etme amacı güden kişilerin bu alan yönelmesi yani ‘sürü psikolojisi’ diyebiliriz" dedi. Merkez bankalarının alımları 3 bin 500 dolar aşılınca azaldı Altının ONS fiyatının 29 Ocak’ta 5 bin 600 dolarla zirve yaptıran süreçte merkez bankaları dışındaki alımların daha etkili olduğunu belirten Ünalmış, merkez bankalarının alım yoğunluğunun, altının ONS fiyatının 3 bin 500 dolar seviyesini aşmasının ardından azaldığına dikkat çekti. Ülkemizde de Merkez Bankasının 31 Ekim’de aldığı kararla, Türkiye’de çıkarılan altın madenini öncelikli alım hakkını askıya almıştı. FED BAŞKANI ADAYI DÜŞÜŞTE ETKİLİ OLDU Altının ONS fiyatının, 2 Şubat’ta, 4 bin 506 dolara kadar gerilemesini de değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, fiyat düşüşünde Trump’ın FED Başkanı olarak Kevin Warsh’ı aday göstermesinin etkili olduğunu belirtti. Ünalmış, "ABD’de FED’in başına Kevin Warsh’ın aday gösterilmesi dolar üzerinde olumlu bir etki yaptı. Warsh’ın doların değerini düşürecek politikalar yerine doları güçlü tutacağı beklentisi altın ve değeri madenlerde düşüş getirdi" diye konuştu. Bugün gerçekleşen yükseliş trendiyle altın ONS fiyatı 5 bin dolara yaklaşırken, artışı da değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, sert geri çekilme sonrası fiyatlarda toparlanma hareketi yaşandığını, değerli metallere talep oluşturan şartların hala geçerli olduğunu vurguladı. ALTIN FİYATINDAKİ ARTIŞ EV, ARSA, OTOMOBİL, BEYAZ EŞYA SATIŞLARINA YANSIYOR Altın ve gümüş gibi değerli madenlerdeki yükselişin farklı sektörlere olan etkisini de değerlendiren Ünalmış, "Yapılan araştırmalarda, altın fiyatlarının zirve yaptığı dönemlerde ev, arsa gibi gayrimenkuller, otomobil ve beyaz eşya satışlarında artış olduğu gözlemleniyor. Ancak diğer sektörlerde ciddi bir yansıma gözlemlenmiyor" şeklinde konuştu. ENERJİ İHTİYACI GÜMÜŞ VE BAKIR FİYATLARINI ETKİLİYOR Altın ve gümüş fiyatlarındaki artışın ürün bazında da etkisi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, bakır fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Ünalmış, "Özellikle yapay zekanın gelişmesi enerji ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu enerjinin sağlanabilmesi için temiz enerji ve mini nükleer santrallerin yapılması planlanıyor. Enerji sistemlerine özellikle bakır ve gümüşe ihtiyaç duyuluyor. Mesela güneş panellerinin yapılmasında gümüşe ihtiyaç var. Bu gümüş talebini ve fiyatı artırıyor. Ancak gümüş fiyatlarının artması güneş panellerinin artışına da etki ediyor. Gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişin, güneş enerjisi sistemlerindeki fiyatlara etki ettiğini görebiliyoruz. Yaklaşık 2 metre kare bir güneş panelinde 20 gram kadar gümüş kullanabilirken, enerji naklinde bakır ihtiyacı ön plana çıkıyor" dedi. Ünalmış, enerji ihtiyacındaki artışın bakır fiyatlarına yansıyacağı düşüncesinin bu madene yatırım yapılmasına sebep olduğunu da dile getirerek, son günlerde talep oluşan "külçe bakır" satışlarının da artış beklentisiyle ilgili olduğunu ifade etti. Ünalmış, bu durumun olumlu ve olumsuz etkilerinin bulunduğunu belirterek, "Fiyat hızlı yükselirse o kadar hızlı düşebilir" sözünün ekonomideki genel bir değerlendirme olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ünalmış, keskin artış ve düşüşlerin devam edebileceğini de sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.