SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mhp

Söz Bursa - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir' Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir'

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında, "30 Ağustos 1922, iki asrı aşan ricat devrinin tersine çevrildiği; düşman önünde gittikçe geriye çekilen hudut çizgilerinin bu defa Türk süngüsünün istikametinde batıya doğru sürüldüğü gündür" dedi. MHP Lideri Bahçeli 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla mesaj yayınladı. Bahçeli mesajında, "Türk milletinin Anadolu’daki son büyük ölüm-kalım mücadelesinde 30 Ağustos 1922, iki asrı aşan ricat devrinin tersine çevrildiği; düşman önünde gittikçe geriye çekilen hudut çizgilerinin bu defa Türk süngüsünün istikametinde batıya doğru sürüldüğü gündür. 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da kesilen hükmün ağırlığını kavramak için birkaç günlük bir muharebenin hudutlarından çıkıp Türk milletinin iki asrı aşan mücadele tarihine bakmak gerekir. 1699 Karlofça’yla başlayan toprak kayıpları, 93 Harbi’nin ağır yaralarıyla derinleşmiş; Balkan Harpleri’nde Rumeli’nin bağrından koparılan yüz binlerin acısı, Trablusgarp’tan Kafkasya’ya, Çanakkale’den Filistin’e kadar uzanan cephelerde verilen insan ve vatan kayıplarıyla birleşmiştir. Mondros’la ordusu dağıtılmak, Sevr’le vatanı parçalanmak, İzmir’in işgaliyle Anadolu’nun kalbine kadar sokulmak istenen Türk milleti için mesele artık kaybedilmiş toprakların hesabından çıkmış, elde kalan son vatan üzerinde hür yaşayıp yaşayamayacağımızın davasına dönüşmüştür. İstiklal Harbi’nin bütün askeri kudreti; genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, topyekûn ayağa kalkan milli seferberlik ruhuyla işte bu hakikat etrafında çelikleşmiştir. Mütareke hükümlerinin arkasına saklanan işgal kuvvetleri limanlara, kışlalara, demiryollarına ve şehirlere el uzatırken; Anadolu’nun farklı köşelerinde yükselen itiraz, Samsun’dan Havza’ya, Amasya’dan Erzurum’a Sivas’a uzanan mücadeleyle müşterek bir istikamete kavuşmuş; nihayet Ankara’da devlet iradesine dönüşmüştür. İnönü’de yeniden doğrulan Türk ordusu, Kütahya-Eskişehir’in çetin şartlarında Sakarya’nın doğusuna çekilirken iradesinden hiçbir şey kaybetmemiş; Ankara’nın ufkunda düşman top seslerinin duyulduğu günlerde Türk milleti, altında izmihlal ateşi, karşı yakasında istiklal ve milli beka bulunan bir sırat köprüsünün üzerinde yürümüştür. Sakarya’da yirmi iki gün ve gece boyunca kanla tutulan hat, yedi düvelin sırtını sıvazladığı Yunan taarruzunun belini kırmış; asırlardır ağır bedellerle sınanan Türk milletinin istikbali, istiklal istikametinde yeniden şahlanmıştır. Fakat Türk’ün hesabı henüz kapanmamıştır. Ordunun noksanları tamamlanmış, milletin kıt imkanları aynı hedef uğruna seferber edilmiş, düşmanın kökünü Anadolu’dan sökecek nihai zaferin saati, sabır ve sebatla beklenmiştir. 26 Ağustos sabahında Kocatepe’nin karanlığını yaran Türk topçusu, bekleyişin bittiğini ilan etmiştir. Afyon hattı parçalanmış, Türk ordusu dört gün boyunca düşmanın yollarını adım adım kapatarak Dumlupınar’daki nihai hesaplaşmanın çemberini örmüştür. Nihayet 30 Ağustos’ta Dumlupınar, iki asırlık hesabın görüldüğü meydana dönüşmüştür. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki kahraman Türk ordusu; piyadenin süngüsü, topçunun ateşi, süvarinin yıldırım misali sürati ve Mehmetçiğin ölümden sakınmayan imanıyla emperyalist hesapların piyonlarını tarumar etmiş; Karlofça’dan Balkan Harplerine kadar biriken hicranın, Mondros’un hüsranının, Sevr’in hayasız hesabının cevabı Dumlupınar’da verilmiştir. Türk ordusu zaferin ardından durmamış; 9 Eylül’de İzmir’e vardığında Anadolu’ya sokulan müstevli, başladığı yerde denize dökülmüştür. Kocatepe’de alınan karar, Dumlupınar’da verilen hüküm, İzmir’de nihayet bulan hakikat bellidir: Bu vatan üzerinde son söz Türk milletinindir! Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere İstiklal Harbi’ne omuz veren kahraman silah arkadaşlarını; bu toprakları kanlarıyla, canlarıyla bizlere vatan kılan şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene" ifadelerine yer verdi.

MHP Osmangazi'den birlik mesajı: Öncelik mahalleler Haber

MHP Osmangazi'den birlik mesajı: Öncelik mahalleler

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Osmangazi İlçe Başkanlığı, yeni dönemin ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı İlçe Başkanı Serdar Burulday başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda, ilçenin öncelikli sorunları, kentsel dönüşüm, ulaşım, esnafın beklentileri ve teşkilatın yeni dönem saha çalışma takvimi kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. "MASA BAŞINDA DEĞİL, SAHADA OLACAĞIZ" Teşkilat mensuplarının mahalle bazlı koordinasyonuna dikkat çeken İlçe Başkanı Serdar Burulday, çalışmaların yalnızca siyasi gündemle sınırlı kalmayacağını, vatandaşın günlük yaşamına dokunan sorunların yerinde tespit edileceğini vurguladı. Toplantıda öne çıkan temel çalışma başlıkları şunlar oldu: Ulaşım ve Otopark: Mahalle içlerindeki trafik yoğunluğu, toplu taşıma bağlantıları ve otopark sıkıntıları yerinde incelenerek raporlanacak. Kentsel Dönüşüm ve Deprem: Bursa'nın deprem gerçeği doğrultusunda, güvenli yapılaşma ve hak sahiplerinin mağduriyet yaşamaması süreçleri yakından takip edilecek. Esnaf ve İstihdam: Esnaf ziyaretleri artırılarak ekonomik talepler toplanacak, gençlerin mesleki istihdamına ve girişimciliğine yönelik projeler desteklenecek. Muhtarlar ve STK'lar ile İş Birliği: Sorunların hızlı çözümü için mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları ve esnaf odalarıyla düzenli istişare mekanizması kurulacak. "OSMANGAZİ’MİZ İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ" Toplantı sonrası birlik ve beraberlik mesajı veren Başkan Burulday, şu ifadeleri kullandı:"İlçe yönetimimizle birlikte önümüzdeki süreçte hayata geçireceğimiz projeler üzerine verimli bir istişare gerçekleştirdik. Teşkilatımızın her kademesiyle omuz omuza vererek Osmangazi’miz için sahada, vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun." MHP Osmangazi İlçe Teşkilatı'nın, hazırlanan yol haritası doğrultusunda mahalle ziyaretlerine ve saha buluşmalarına kısa süre içinde başlayacağı bildirildi.

MHP'den net 'Af' açıklaması: Taviz vermemiz söz konusu değil Haber

MHP'den net 'Af' açıklaması: Taviz vermemiz söz konusu değil

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmesi ve terör meselesini kökten çözmesi ertelenemez bir beka sorunudur" dedi. Hamit Kaplan Spor Salonu’na düzenlenen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Amasya il kongresine katılan Genel Sekreter Büyükataman, Türkiye’nin etrafındaki savaş ve çatışma ortamına değinerek, "Coğrafyamız istikrarsızlığın pençesine, savaşa ve kaosa mahkum edilmek istenmektedir. Böyle bir ortam karşısında Türkiye’nin iç cephesini tahkim etmesi ve terör meselesini kökten çözmesi ertelenemez bir beka sorunudur" diye konuştu. Terör belasını toplum hayatından bütünüyle çıkarmayı amaçlayan terörsüz Türkiye hedefiyle TBMM’de kabul edilerek yasalaşan kanuna ilişkin görüşlerini anlatan MHP’li Büyükataman, "Bu kanun çerçevesinde terör saldırısı talimatı verenlerle güvenlik güçlerimizi şehit edenlere yönelik herhangi bir af veya muafiyet düzenlemesi söz konusu değildir. Devletimiz terörsüz Türkiye sürecini büyük bir titizlikle, kararlılıkla yürütmektedir. Terörsüz Türkiye bir taviz değil. Terörü tüm argümanlarıyla tasfiye etme süresidir. Kırmızı çizgilerimizden ödün vermemiz asla söz konusu değildir. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin terörle mücadele konusundaki duruşu tartışmasızdır" şeklinde konuştu. Oğuzhan Sakızcı’nın il başkanlığına aday gösterildiği kongreye çok sayıda partilinin yanı sıra MHP MYK üyesi Şuayip Ak ile AK Parti Amasya milletvekilleri Haluk İpek ve Hasan Çilez de katıldı.

Osmangazi MHP’de bayrak değişimi: Yeni ilçe başkanı Burulday Haber

Osmangazi MHP’de bayrak değişimi: Yeni ilçe başkanı Burulday

Milliyetçi Hareket Partisi Osmangazi İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi, Merinos Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Tek adayla gidilen kongrede Kerim Gürsel Çelebi, ilçe başkanlığı görevini Serdar Burulday’a devretti. Kongrede konuşan MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, “Terörsüz Türkiye” hedefinin milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi, partililerin ve davetlilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman’ın Divan Başkanlığını yaptığı kongreye; MHP MYK Üyesi ve Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı ve Erzurum Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Bünyamin Savaş Albayrak ile ilçe teşkilatları, sivil toplum kuruluşları ve sendikaların temsilcileri, muhtarlar, delegeler ve çok sayıda partili katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan kongrede MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mesajı okundu. Faaliyet ve mali raporların kabul edilmesinin ardından siyasi konuşmalara geçildi. Tek listeyle gerçekleştirilen seçim sonucunda Serdar Burulday, MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı görevine seçildi. “AMACIMIZ TÜRKİYE YÜZYILI’NDA TERÖRÜN SIFIRLANMASI” Kongrede konuşan MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışının merkezinde ülkenin ve milletin geleceğinin bulunduğunu belirterek, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışına vurgu yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışına dikkat çeken Büyükataman, “Biz ‘Türkiye varsa biz varız’ anlayışı içerisinde bu mücadeleyi veren bir hareketin mensubuyuz. Anlık küçük hesaplar içerisinde hiç olmadık, bundan sonra da olmayacağız” ifadelerini kullandı. Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefine geniş yer ayıran Büyükataman, hedeflerinin terörün tamamen sona erdirilmesi ve milli birliğin daha da güçlendirilmesi olduğunu belirtti. Büyükataman, “Amacımız; terör örgütü PKK’nın bütün unsurları ile kayıtsız şartsız silah bırakması, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda terörün sıfırlanması, milli birliğimizin pekiştirilmesidir. Hedefimiz iç cephemizi tahkim etmek, toplumsal mutabakatımızı sağlamak ve yeni yüzyılda ayakları daha sağlam basan güçlü Türkiye’nin inşasıdır. Bu hedefimizden asla geri dönüşümüz yoktur.Cumhur İttifakı olarak terörü Türkiye’den ve bölgeden temizleme konusunda kararlıyız.” dedi. Teşkilat mensuplarına birlik çağrısında da bulunan Büyükataman, “Yenilenen, güçlenen teşkilatlarımızla Bursa’da bayrağı en üst noktalara taşıyabilmek için el ele, omuz omuza, gönül gönüle yine birlikte mücadele vereceğiz. Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmaksızın çalışacağız” diye konuştu. “GÜÇLÜ TEŞKİLAT, GÜÇLÜ TÜRKİYE DEMEKTİR” MHP MYK Üyesi ve Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu da “Terörsüz Türkiye” hedefinin, Türk ve Türkiye Yüzyılı idealinin hayata geçirilmesinin temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’nin terörden tamamen arınmasının ülkenin ekonomik, siyasi, diplomatik ve askeri gücünü daha da artıracağını ifade eden Zırhlıoğlu, hedeflere ulaşmanın güçlü teşkilatlardan geçtiğini belirterek “Güçlü teşkilat, güçlü Milliyetçi Hareket Partisi demektir. Güçlü Milliyetçi Hareket Partisi, muktedir ve lider Türkiye demektir. Siyasetteki varlığımızın yegâne gayesi devleti ebed-müddet kılmak ve milleti muzaffer eylemektir” ifadelerini kullandı. “YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR” MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin yaptığı konuşmada, dünyada yeni bir siyasi düzenin şekillendiğine dikkat çekerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kesinlikle bir aklıselimi var, bir devlet aklı var. Tarih boyunca bu topraklar, zor dönemlerde dahi sağduyusunu kaybetmemiş, devlet geleneğini ve millet iradesini birlikte yaşatmayı başarmıştır. Bugün de aynı bilinç ve kararlılıkla hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “Terörsüz Türkiye” hedefinin yaşanan küresel ve bölgesel gelişmeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tekin, birlik ve beraberlik çağrısında bulunarak, “Eksikler olabilir, kırmayalım. Hatalar olabilir. Her şeyden önce mübarek bir dava var. Bu gazi topraklarda 2 bin yıllık Türk devlet felsefesi yaşamakta. Bunu yarınlara taşımak, yeni bir Türk-İslam medeniyetinin inkişafını sağlamak bu kadroların eseri olmalıdır” dedi. “GÖREVLER GEÇİCİ, GÖNÜLLERDE İZ BIRAKMAK ÖNEMLİ” Görevini devreden Kerim Gürsel Çelebi, sorumluluk süresi boyunca sahadan hiç kopmadıklarını vurgulayarak, “Her gün seçim varmış gibi bir anlayışla arkadaşlarımızla kapı kapı dolaştık; ev ev, hane hane gezerek sıkılmadık el, girilmedik sokak bırakmadan yoğun bir çalışma yürüttük. Mevki ve makamlar geçicidir. Ancak asıl olan, gönüllerde kalıcı bir iz bırakabilmektir. Var olduğum sürece, nefes aldığım müddetçe bu şerefli davanın gölgesinde yürümekten onur duyacağım” ifadelerini kullandı. “KAPIMIZ DA GÖNLÜMÜZ DE SONUNA KADAR AÇIK” MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı görevini devralan Serdar Burulday ise, “Teşkilatımızda küskünlüklere, kırgınlıklara ve ayrışmalara asla yer vermeyeceğiz. Her ülküdaşımızın fikrine, emeğine ve alın terine değer veren ortak aklı esas alan bir yönetim anlayışıyla hareket edeceğiz. Kapımız da gönlümüz de sonuna kadar açık. Kapısını çalmadığımız, elini sıkmadığımız, derdini dinlemediğimiz tek bir hemşehrimiz kalmayıncaya kadar durmadan, yorulmadan çalışacağız” diye konuştu. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen seçimde Serdar Burulday ve yeni yönetimi göreve seçilirken, kongre birlik ve beraberlik mesajlarıyla tamamlandı. MHP Osmangazi İlçe Başkanı Serdar Burulday’ın yönetimi şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Ahmet Günhan, Ahmet Aras, Ahmet Palaoğlu, Duru Kevser Özdemir, Emrah Kurulay, Erkan Şentürk, Fatih Aktaş, Fatih Düzenli, Ferah Şardağ, Fırat Bayrak, Ruhi Gökberk Sinanoğlu, İbrahim Yetim, İsmail Bursalı, Mehmet Saraç, Mevlüt Soner Yazıcı, Murat Medik, Mustafa Aslan, Mustafa Tuncer, Mutlu Melemez, Nurgül Yertses, Oğuzhan Yıldırım, Orhan Ay, Sefa Yılmaz, Selim Aktaş, Ahmet Erten, Yusuf Ürküt. Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Salih Aktaş, Cahit Destan, Semih Korkmaz, Mustafa Oğuz Şimşek, Ömür Kolay, Turgay Öz, Furkan Mercan, Metin Taner, Yahya Yalçın, Cemil Yurtlu, Emir Ahmet Alparslan, Cemil Altıntaş, Ali Aybey, Barış Civelek, Uğur Cömert, Muammer Gürbüz, Ömer Faruk Çelebi, Mehmet Demirci, Birol Dirhemsiz, Mehtap Ergün, Ahmet Kanoğlu, Emin Uysal, Emine Kara, İbrahim Kurtul, Recep Tüfekçi, Hakan Uğur.

MHP’li Feti Yıldız'dan anayasa çıkışı: "Yolsuzluk yapan parti kapatılsın" Haber

MHP’li Feti Yıldız'dan anayasa çıkışı: "Yolsuzluk yapan parti kapatılsın"

MHP’Lİ FETİ YILDIZ’DAN SİYASETTE DENGELERİ DEĞİŞTİRECEK ÖNERİ: "YOLSUZLUĞUN ODAĞI OLAN PARTİ KAPATILSIN" MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabı üzerinden Anayasa’daki siyasi parti kapatma gerekçelerine ilişkin önemli bir hukuki ve siyasi öneride bulundu. Anayasa’nın 68 ve 69. maddelerinde siyasi partilerin temelli kapatılması hallerinin açıkça düzenlendiğini belirten Yıldız, mevcut mevzuata yeni ve sert bir kriterin eklenmesi gerektiğini ifade etti. "RÜŞVET VE YOLSUZLUK KAPATMA NEDENİ OLMALI" Sosyal medya hesabından açıklama yapan MHP’li Yıldız, mevcut kapatma nedenlerini sıraladıktan sonra şu dikkat çeken öneriyi sundu: "Türkiye'de siyasi partilerin temelli kapatılması nedenleri Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde düzenlenmiştir. Siyasi parti kapatma nedenlerine ‘rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak’ da eklenmelidir." MEVCUT KAPATMA NEDENLERİNİ HATIRLATTI Feti Yıldız, paylaşımında Anayasa’ya göre bir siyasi partinin temelli kapatılmasına yol açan mevcut hukuki gerekçeleri de maddeler halinde sıraladı: Tüzük ve Program Aykırılığı: Tüzük ve programların Anayasa'nın 68. maddesindeki esaslara aykırı olması. Eylemlerin Odağı Olma: Parti üyelerinin Anayasa'ya aykırı eylemler işlemesi ve bunların odak haline gelmesi. Devletin Bütünlüğü: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, laik ve demokratik Cumhuriyet ilkelerine aykırı hareket edilmesi. Suç İşleme ve Şiddet: Suç işlemeyi teşvik etmek veya şiddeti savunmak. Yabancı Yardımı: Kanuna aykırı olarak yabancı devlet veya kurumlardan maddi yardım almak. MHP’li Yıldız’ın Anayasa değişikliği gerektiren bu teklifi, son dönemde yaşanan siyasi ve hukuki tartışmalar bağlamında başkent kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Türkiye'de siyasi partilerin temelli kapatılması nedenleri Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde düzenlenmiştir. Siyasi Parti Kapatma nedenlerine “ rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak” da eklenmelidir.Mevcut Kapatma Nedenleri;Tüzük ve Program Aykırılığı: Siyasi partilerin…— Feti Yıldız (@YildizFeti) July 30, 2026

Bursa Lokantacılar Odası sektörün sorunlarını Ankara'ya taşıdı Haber

Bursa Lokantacılar Odası sektörün sorunlarını Ankara'ya taşıdı

Yeme içme sektöründe artan maliyetler, nitelikli personel eksikliği, yüksek vergi yükü ve azalan kârlılık işletmeleri her geçen gün daha fazla zorlamaya devam ediyor. Sektörün içinde bulunduğu bu zorlu süreci hafifletmek amacıyla harekete geçen Bursa Lokantacılar Odası Başkanı Mehmet Yasak, esnafın sorunlarını ve taleplerini Ankara gündemine taşıdı. Başkan Yasak, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ı MHP Genel Merkezi'nde ziyaret etti. Gerçekleşen kritik görüşmede; Bursa'da faaliyet gösteren lokanta, restoran, kebapçı ve esnaf lokantalarının ortak talepleri, ekonomik ve yapısal beklentileri detaylı bir dosya halinde sunuldu. SEKTÖR TARİHİNİN EN ZORLU DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR Türkiye genelinde yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan yeme içme sektörü, son yıllarda art arda yaşanan maliyet artışları nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altında faaliyetlerini sürdürüyor. Sektör temsilcileri; gıda hammaddelerindeki sürekli fiyat artışları, elektrik, doğal gaz ve su gibi enerji giderlerinin yükselmesi, katlanan kira maliyetleri, personel ücretleri ile SGK prim yükü nedeniyle birçok işletmenin kârlılığını tamamen kaybettiğine dikkat çekiyor. Bursa Lokantacılar Odası'nın Ankara temaslarında da bu başlıklar öncelikli gündem maddesi olarak masaya yatırıldı. NİTELİKLİ PERSONEL SORUNU HİZMET KALİTESİNİ VURUYOR Sektörün geleceğini tehdit eden en büyük problemlerden biri olan nitelikli personel eksikliği de görüşmenin ana başlıkları arasında yer aldı. İşletmelerin özellikle aşçı, yardımcı aşçı, servis personeli ve mutfak çalışanı bulmakta büyük zorluk yaşadığı belirtildi. Deneyimli çalışanların ekonomik gerekçelerle farklı sektörlere yönelmesinin hizmet kalitesini olumsuz etkilediğini ifade eden sektör temsilcileri, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve gençlerin bu sektöre yönlendirilmesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. FİYAT POLİTİKALARINDA DENGE KURULAMIYOR Maliyetlerdeki durdurulamayan artışların menülere yansıtılmak zorunda kalındığını belirten lokanta işletmecileri, vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle fiyat artışlarının müşteri kaybına yol açtığını ifade ediyor. Bir yandan yükselen giderlerle mücadele eden, diğer yandan müşteri kaybetmemek adına fiyat politikasında hassas bir denge kurmaya çalışan esnaf, özellikle küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin kepenk kapatma noktasına geldiğini belirtiyor. ESNAFA ÖZEL DESTEK PAKETLERİ ŞART Görüşmede küçük esnafın sürdürülebilirliğinin hem istihdam hem de şehir ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olduğu aktarıldı. Bu kapsamda; vergi yükünün hafifletilmesi, esnaf desteklerinin artırılması, finansmana erişimin kolaylaştırılarak düşük faizli kredi imkanlarının genişletilmesi, enerji maliyetlerine yönelik özel destek paketleri ve küçük işletmelerin rekabet gücünü artıracak teşviklerin devreye alınması talep edildi. "BURSA'NIN GASTRONOMİ POTANSİYELİ KORUNMALI" Türkiye'nin ve dünyanın en önemli gastronomi şehirlerinden biri olan Bursa'da faaliyet gösteren işletmelerin yalnızca ticari birer müessese olmadığını hatırlatan oda yönetimi, bu mekanların aynı zamanda kentin kültürel mirasının bir parçası olduğunu vurguladı. İskender kebabı başta olmak üzere köklü Bursa mutfağının tanıtımında başrol oynayan işletmelerin ayakta kalmasının, kent turizminin geleceği açısından hayati önem taşıdığı ifade edildi. MEHMET YASAK: "ÜYELERİMİZİN TALEPLERİNİ DOĞRUDAN İLETTİK" Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Bursa Lokantacılar Odası Başkanı Mehmet Yasak, üyelerden gelen sesleri Ankara'da en yetkili isimlere ulaştırmanın memnuniyetini yaşadıklarını dile getirdi. Yasak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekilimiz Sayın İsmet Büyükataman'ı Genel Merkez'de ziyaret ettik. Ziyaretimizde Bursa Lokantacılar Odası üyelerimizin yaşadığı sorunları, genel talep ve beklentilerini kendilerine doğrudan iletme fırsatı bulduk. Nazik kabulleri, yakın ilgileri ve misafirperverlikleri için Sayın Vekilimize esnafımız adına teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum." Sektör temsilcileri, gerçekleştirilen bu Ankara temaslarının yeme içme sektörünün kronikleşen sorunlarının çözümüne yasal ve yapısal düzeyde katkı sağlamasını bekliyor.

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"! Haber

Bahçeli adını koydu: Zengezur değil "Turan Koridoru"!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Zengezur Koridoru'nun Türk dünyası için stratejik önem taşıdığını belirterek, "Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu, 'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, 'Turan Koridoru'dur" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Orta Doğu'dan Güney Kafkasya'ya uzanan gelişmeleri değerlendirdi. İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşların, yaşanan insanlık dramı karşısında yetersiz kaldığını savundu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Gazze, Lübnan, Hürmüz Boğazı, Doğu Akdeniz ve Güney Kafkasya'da yaşanan gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur" dedi. İsrail'in 7 Ekim sonrasında izlediği politikaların savaş hukukunun sınırlarını aştığını savunan Bahçeli, "İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür" ifadelerini kullandı. Netanyahu yönetimini eleştiren Bahçeli, "Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan'a saldırmakta, ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir. Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır. Gazze'de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria'da toprak gaspı sürerken, Lübnan'da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye'ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz. Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz" diye konuştu. "BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR" Birleşmiş Milletler'in Gazze'de yaşananlar karşısında etkisiz kaldığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır. Lahey'de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır. Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır. Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır. New York'ta veto kalkanı açanlar, Lahey'de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu'nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi'nde korunan, Lahey'de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir. Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir. Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur. Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Buradan soruyoruz: Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa'nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?" ABD-İRAN MUTABAKATINA DESTEK ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı memnuniyetle karşıladıklarını belirten Bahçeli, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sunmasını temenni etti. Bahçeli, "ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz. İsviçre'de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu'da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz. Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir. İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret eden Bahçeli, "Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez'i değil; Asya'dan Avrupa'ya, Afrika'dan Akdeniz'e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir. Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz'de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir. Önemle belirtmek isterim ki Pakistan'ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan'ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın süreçte yürüttüğü diplomatik girişimlere de teşekkür eden Bahçeli, Türkiye'nin bölgesel istikrara katkı sunan bir rol üstlendiğini söyledi. Güney Kafkasya'daki gelişmelerin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, Karabağ Zaferi'nin ardından oluşan yeni jeopolitik tabloya dikkat çekti. Bahçeli, "2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk'ün çelikten bileği Karabağ'da tarih yazmıştır. Karabağ'da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir" dedi. "ZENGEZUR DEDİK AMA ARTIK ADINI DOĞRU KOYALIM: BU HAT, TURAN KORİDORU'DUR" Zengezur Koridoru'nun Türk dünyasını birbirine bağlayacak tarihi bir güzergah olduğunu belirten Bahçeli, şunları kaydetti: "Zengezur; Nahçıvan'ın ana vatan Azerbaycan'la bağını güçlendirecek, Türkiye'yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar'a, Hazar'ın ötesinden Türkistan'a ulaştıracak tarihi geçittir. Zengezur, Nahçıvan'ın Azerbaycan'la vuslatı olacaktır. Bu,'iki devlet, tek millet' şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru'dur. Turan Koridoru; Kars'tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir. Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz'den Kızıldeniz'e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru'nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır." Koridorun ekonomik ve jeopolitik önemine vurgu yapan Bahçeli, "Ankara'dan Türkistan'a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır. Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın stratejik anahtarıdır" ifadelerini kullandı. "TURAN KORİDORU YALNIZCA AZERBAYCAN'IN VE TÜRKİYE'NİN DEĞİL, ERMENİSTAN'IN DA EKONOMİK YALNIZLIKTAN ÇIKIŞ KAPISI OLABİLİR" Ermenistan'ın bölgesel gerçekleri kabul etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Karabağ Azerbaycan'dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir" dedi. Erivan yönetiminin iş birliği zeminine katılması halinde koridorun Ermenistan için de fırsatlar sunacağını savunan Bahçeli, "Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin değil, Ermenistan'ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir" diye konuştu. "HİÇBİR SINAV KENDİLERİNDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİLDİR" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Bahçeli, yaklaşan sınavlar öncesinde öğrencilere başarı diledi. "Hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir" diyen Bahçeli, "Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız olacaktır" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.