SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mhp

Söz Bursa - Mhp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mhp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MHP lideri hedef gösterdi: "Yobazlar islam coğrafyasını kıskaca aldı" Haber

MHP lideri hedef gösterdi: "Yobazlar islam coğrafyasını kıskaca aldı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda dünya genelinde artan çatışma ve istikrarsızlıklara işaret ederek, barış çağrısında bulundu. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin insanlığın temel haklarında ciddi tahribat oluşturduğunu belirten Bahçeli, "Dünya genelinde hâkim olan huzursuzluk, umutsuzluk ve istikrarsızlık sarmalı doğrudan doğruya insanlığın temel ve evrensel haklarında devasa yarıklar oluşturmaktadır. Silahların koyu gölgesi, savaş ve çatışmaların ağır gövdesi mazlum coğrafyaların, buralarda hayat süren biçarelerin üstüne düşmüş vaziyettedir. Derin bir anlam ve ahlak bunalımının pençesinde biteviye kıvranan ve olağanüstü bir kırılganlığın dibine yuvarlanan bugünkü dünya tablosu neresinden bakarsak bakalım insani ve vicdani iflasın da göbeğindedir. 28 Şubat tarihinden bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin tepesinden yeni nesil füzeler ve tahribat gücü çok yüksek bombalar yağdırılmaktadır. Henüz Gazze soykırımının yaraları sarılmadan, bu surette kesif bir hesaplaşma sayfası açılmadan, Türkiye’nin yanı başında, sınırlarımızın diğer yakasında savaş ve insanlık suçunun en vahim örnekleri günbegün yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Geride bıraktığımız mübarek Ramazan-ı Şerif’in her gününde İslam alemi siyonist-emperyalist tasallutun zora ve zorbalığa dayalı ağır sonuçlarına maruz kaldığı alenen meydandadır. Körfez ülkelerini içine alacak yaygın ve yoğun bir savaşın düzenekleri maalesef hızla inşa edilmektedir. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın terör devleti İsrail’in tek yanlı dayatmasıyla ibadete kapatılması ise Müslüman vicdanlarda infial uyandırmış, bu kapsamda inanç hakları ve dini hürriyetler her cepheden saldırıya uğramıştır. Küresel adalet, küresel vicdan, uluslararası insancıl hukukunun değerler mirası sükût etmiş, teolojik hezeyanlarla kıyamet senaryosuna bel bağlayan Evanjelist/Kabala yobazları bilhassa İslam coğrafyasını sudan bahanelerle kanlı operasyonların kıskacına almışlardır. Komşu ülkelerdeki gelişmeler giderek çok daha kötüleşmektedir. İran İslam Cumhuriyeti’nin dini liderlerine, üst düzey siyaset ve devlet görevlilerine yönelik ardı arkası kesilmeyen nokta suikastlar, sivil ve masum halkı sistematik şekilde katleden saldırganlıklar, artık şiddet ve vahşetin serbest dolaşıma sokulduğunun, savaş hukukunun ise devre dışı bırakıldığının bariz göstergesidir. Barışın diliyle münasebet ve mutabakat ağını genişletmek varken savaşın ve silahın divanesi olmak, üstelik bunu yaparken kat’i yalanlarla, kasti yanlışlarla ve kaskatı kesilmiş önyargılarla yıkıma meşruiyet kılıfı aramak en hafif tabirle utanmazlıktır. Jeopolitik depremlerin, çıta yükselten askeri ve siyasi gerilimlerin belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmayıp eş zamanlı olarak bölgeselleşip küreselleşmesi çok büyük bir felaket ihtimali olarak gündemdedir" ifadelerini kullandı. Uluslararası sistemin yetersiz kaldığını ifade eden Bahçeli, barışın tesis edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: "İsrail’in başını çektiği bu muhtemel felaketin dünyanın muhtelif bölgelerine sıçramadan durdurulması, ateşkes ve barış adımlarının kademeli şekilde atılması herkesin ortak çıkar ve yararınadır. Ancak zaman gittikçe daralmakta, ateş hattı fiilen genişlemektedir. Ramazan ayının sonunda karşıladığımız bayram günlerinin başta İslam ülkeleri ve tüm insanlığın barışmasına, kucaklaşmasına, en azından sorunların diplomasi ve diyalog yoluyla çözmek için bir vesile olması hassaten dileğimdir. Türkiye yediden yetmişe, gencinden yaşlısına, küçüğünden büyüğüne, dahası doğudan batıya, kuzeyden güneye gönülden bayramlaşmakta, tarihi barış ve kardeşlik duygularıyla kenetlenmektedir. Nitekim ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi Türk milletinin yeni yüzyıldaki bayramı ve kışı olmayan barış mevsimidir. Bölgesel ve küresel dengeler altüst olurken, çatışmaların kara bulutlarından dolayı göz gözü görmezken Türkiye’nin doğru zamanda, doğru adımlarla, doğru siyaset ve stratejiyle iç cephesini muhkem hale getirmesi tarihi bir hamlenin bayram kıvamındaki barışçıl lezzetidir." Bahçeli, mesajının sonunda "Temennim savaş ve çatışmaların bir an evvel son bulmasıdır" diyerek, Ramazan Bayramı’nın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlık için barış ve kardeşliğe vesile olmasını diledi.

Bahçeli: "Çanakkale bir destandan fazlası, bir şuur ve inanıştır" Haber

Bahçeli: "Çanakkale bir destandan fazlası, bir şuur ve inanıştır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Bahçeli, Çanakkale’nin yalnızca bir şehir adı değil, tarih ve coğrafyanın şühedayla kenetlenmesinin timsali ve vatan savunmasının nice kahramanlık sahneleriyle birleşmesinin aziz nişanesi olduğunu belirtti. Birinci Dünya Savaşı’nın zaman ve mekan içindeki güç dengelerini temelinden değiştiren unsurun 111 yıl önceki Çanakkale ruhu olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bu ruh Türk milletinin çağlar ve zamanlar üstü kudretiyle eklemlenerek muhasara altında tutulan vatan topraklarına can vermiş, nitekim müstevli emel ve hedefler iman ve irade duvarına çarparak püskürtülmüştür. Çanakkale Zaferi beka onuruna ve istiklal şerefine sahip çıkma azim ve dirayetini fedakârca gösteren büyük bir milletin hak edilmiş mükâfatı olarak tezahür etmiştir. Bu kapsamda küresel siyasetin akış yatağı, tarihin ilerleyiş yönü, çoklu ve çok boyutlu stratejik ilişkilerin yörüngesi müessir şekilde değişime uğramıştır" dedi. "ÇANAKKALE YAŞANMIŞ BİR DESTANDAN ÇOK DAHA ÖTESİDİR" Türk milletinin Anadolu coğrafyasında teslim olmayacağını Çanakkale’de dökülen şehit kanlarıyla ispat ve ibra ettiğini aktaran Bahçeli, "Asırlara sari milli akıl ve ahlakın terkibiyle; sabrın ve şükrün teşekkülüyle, aynı zamanda ustalıkla belirlenen savunma stratejisinin imanla yanıp tutuşan gönüllerle tekleşmesiyle Çanakkale geçilemez, ele geçirilemez olmuş; böylelikle süregelen savaşın seyri ve serencamı derinden etkilenmiştir. Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır. Kökeni ve yöresi ne olursa olsun aziz millet varlığında kaynaşmış ve kucaklaşmış muhterem bir neslin milli birlik ve kardeşlik hissiyatında anıtlaşmasıdır. Nihayet anıtlaşan bu mücadele mirası tam bağımsızlığın harcını karmıştır" ifadelerini kullandı. "İÇ CEPHE SAĞLAM TUTULUNCA DIŞ KAYNAKLI HİÇBİR HAİNİN SONUÇ ALAMADIĞI ÇANAKKALE’NİN HER KARIŞINDA TEYİT EDİLMİŞTİR" Çanakkale’de körüklenen var oluş meşalesinin milli ömrü aydınlattığı müddetçe hiçbir odağın Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne zincir vuramayacağına değinen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: "Yan yana, yüz yüze, el ele, omuz omuza siper siper büyüyen, tabyalardan yükselen, mevzilerden taşıp ehli salibin işgal projelerini söndüren elbette milli birliğimizin eşsiz direnci, milli kardeşliğimizin emsalsiz kuvvetidir. İç cephe sağlam tutulunca dış kaynaklı hiçbir hain ve hayasız saldırının işe yaramadığı, sonuç alamadığı ve alamayacağı Çanakkale’nin her karışında tevsik ve teyit edilmiştir. Dünyanın en büyük şehitliğinde koyun koyuna yatan kahraman şehitlerimiz, esasen bizlere çok şeyler öğretmişler, en başta da aynı safa girerek etten duvar örmenin, biri düşerken diğerinin nasıl yükseldiğinin hayranlık uyandıran fazilet ve feragatini göstermişlerdir. Düşmansız Türkiye’den Terörsüz Türkiye’ye geçen uzun seneler boyunca gıpta edilecek tarihsel seciyemiz, öz ve kök değerlerimizi, birlik ve bütünlüğümüzü daha da tahkim ve takviye etmiş, içimiz bir olduktan sonra dışımızın ne kadar karışık ve kaotik olmasının herhangi bir ehemmiyet arz etmeyeceğini tescillemiştir."

İBB davası canlı yayınlanacak mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek son noktayı koydu Haber

İBB davası canlı yayınlanacak mı? Adalet Bakanı Akın Gürlek son noktayı koydu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili, "Canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerekiyor. Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir" dedi. Mecliste AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevaplayan Bakan Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin üçüncü kez İBB davasının canlı yayınlanması çağrısıyla ilgili açıklamada bulundu. Davanın canlı yayınlanması için kanun değişikliği gerektiğini ifade eden Bakan Gürlek, "Şu an mevzuatımızda canlı yayınlanmasına imkan yok ama kanun değişirse canlı yayınlanabilir. Zaten şu an yargılama süreci devam ediyor biliyorsunuz. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır. Burada şahısların statü ve görevleri önemli değildir. Herkes sanık statündedir. Mahkeme salonlarında hakim, savcı hitap ederken sanık Ali, sanık Mehmet, sanık Ekrem diye hitap eder. Belediye başkanım, sayın müdürüm diye hitap etmez. Anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler, Türk milleti adına yargılama yapar. Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez. Bunun altını çizmek gerekiyor. Usule göre her sanığın ne zaman savunma yapacağı mahkeme heyeti tarafından belirlenmiştir. Sanık Ekrem İmamoğlu da mahkeme tarafından belirlenen günde savunmasını yapacaktır. Onun haricinde avukatlar söz alabilirler. Tartışmalarla ilgili önce taraflara söz verebilirler. Ama burada kesinlikle selamlama konuşması yapmak, gelenlere hoş geldin demek bu değildir. Bu yakışmaz. Bizim yargımıza da yakışmaz. Mahkemenin düzenine yakışmaz. Mahkemenin düzenine karar verme yetkisi heyet başkanı, mahkeme başkanına aittir. Hiçbir mahkeme bundan da etkilenmez. Söylemlerden de etkilenmez, siyasi muhabbetlerden de etkilemez. Mahkeme, dosyadaki delillere göre vicdanı kanat verip, karar verir" ifadelerini kullandı.

MHP Liderinden Dünya kamuoyuna "Penguen" çıkışı: "Ölenler çocuk değil de penguen mi olmalıydı?" Haber

MHP Liderinden Dünya kamuoyuna "Penguen" çıkışı: "Ölenler çocuk değil de penguen mi olmalıydı?"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı'nın savunma sistemleri ve savaş uçaklarına ilişkin söylemlerine yönelik, "Sinop'taki füze testleri karşısında 'yapmayın balıklar korkuyor' diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından aziz Atatürk'ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış" Orta Doğu'daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti: "ABD-İsrail koalisyonun İran'a yönelik başlattığı kirli savaşın 11'inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır." "Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır" Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı'nın, 'savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz' demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu. "İran'da, Gazze'de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti?" Gazze'deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek, şöyle devam etti: "2007 yılında Antarktika'da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze'de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran'da sayıları 300'ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran'da, Gazze'de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis'te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı'yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir." "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir" Orta Doğu'da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran'da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran'ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt'ün kardeşi; Kürt, Türk'ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi. Bahçeli, İran'dan ateşlenen bazı füze ve İHA'ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, "9 Mart tarihinde, İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep'te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyetidir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye'nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz" dedi. Türkiye ile İran'ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye'yle İran'ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı'nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor" ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine işaret etti. Bahçeli şöyle konuştu: "Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail'in İran'ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır." "Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" ifadelerini kullandı. "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "Erdoğan F-35'leri dostu Trump'tan alamadı. F-16'lar modernize edilemedi. Korkudan S-400'ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar" açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop'taki füze testleri karşısında 'yapmayın balıklar korkuyor' diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından aziz Atatürk'ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah'a çok şükür Türkiye'nin her şeyi vardır" dedi. "Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur" Ayrıca İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP'nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40'ıncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.

Bahçeli’den Dünyaya Rest: "Sıra Türkiye’de diyenlere cevabımız; ölümden öte köy yoktur!" Haber

Bahçeli’den Dünyaya Rest: "Sıra Türkiye’de diyenlere cevabımız; ölümden öte köy yoktur!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "ABD'nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayr-i meşrudur. Bu saldırganlık gayr-i hukukidir" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. MHP lideri Bahçeli, günümüz dünyasında kriz, kaos ve karmaşa halinin dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çöktüğünü ve körüklenen istikrarsızlık ateşinin yalnızca coğrafyalarının bacasını sarmakla kalmadığını ve geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başladığını dile getirdi. "ABD'NİN İSRAİL'İN TAHRİK VE TERTİBİNE GELEREK İRAN'A SALDIRGANLIĞI DENGELERİ SAKATLAYACAK MAHİYETTEDİR VE GAYRİ MEŞRUDUR" Bölgesel ve küresel tansiyonun çok yükseldiği bir dönemde Türkiye olarak sağduyu ve soğukkanlılıkla hareket etmesinin politik ve diplomatik tutum tercihi olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Böylesi alacakaranlık dönemlerde duygusal tepkilere, duyumsal tepkimelere itibar ve ihtimam gösterilmemesi devlet ve millet aklının müşterek hassasiyeti olmalıdır. Bu kapsamda etrafında dolaştığımız asıl mevzumuzun tam ağırlık merkezine geldiğimiz takdirde mahut sıcak gelişmeler karşısındaki yorum ve değerlendirmelerimizi aklıselim bir siyasi ve ahlaki çerçevede yapmamız kaçınılmazdır. ABD'nin siyonizmin tahrik ve tertibine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayri meşrudur. Bu saldırganlık gayri hukukidir. Bu saldırganlık gayri ahlakidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçerli olmadığını iddia edecek bir akıl ve mantık sahibi hiç kimseden bahsedilemeyecektir. Hani müzakereler sürüyordu? Hani görüşmeler devam ediyor; anlaşmaya ve uzlaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu?" ifadelerine yer verdi. "Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır" İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in üst düzey görevli siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail'in saldırması sonucu hayatını kaybetmesini alçaklık olarak nitelendiren Genel Başkan Bahçeli, "Casuslar İran'ın en kilit ve mahrem alanlarına kademe kademe sızmışlardır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite ite ABD'yi İran'a saldırtmıştır. Müzakereler kisvesiyle İran'a tuzak kurulmuştur. Hamaney'in ölümünden sonra MOSSAD ajanlarının yıkıntılar altındaki anlık görüntüleri kayda alarak Netenyahu'nun ofisine göndermesi dehşet uyandıran bir organize saldırganlığın göstergesi değildir de nedir? İran'ın üst yönetimi ile askeri ve stratejik alt yapısı hedef alınmıştır. Tahran yönetimi evvelemirde istihbarat oyunlarına ve bu çerçevede ilerletilen operasyonlara boyun eğmek zorunda kalmıştır. Buradaki amacım ABD-İsrail koalisyonunun İran'a yaptığı saldırıları detaylarıyla anlatmak değildir. Maksadımız, komşumuz İran'ı hedef alan çok boyutlu saldırılardan çıkarmamız gereken dersler olduğunu, tehdidin ne kadar yakınlaştığını ve acımasızlaştığını görmenin beka düzeyinde aciliyet arz ettiğini izah ve ifade etmektir" diye konuştu. "KOMŞU ÜLKEMİZ İRAN'IN BAŞINA GELEN DEHŞET VERİCİ MUSİBETLERDEN ÜLKEMİZİ SOYUTLAMAK İMKANSIZDIR" İran'a gerçekleştirilen saldırıların ardından iç cephenin önemi, milli birlik ve dayanışmanın değerinin çok daha iyi anlaşıldığı ve açıklığa kavuştuğunu belirten Bahçeli, "Komşu ülkemiz İran'ın başına gelen dehşet verici musibetlerden ülkemizi soyutlamak ve ayrı düşünmek hem imkânsız, hem de izansızlıktır. ‘Terörsüz Türkiye' hedefine dudak büken aymazlar, ne yaptığımızı, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz? Türk-Kürt kardeşliğine yaptığımız samimi ve sahici çağrıyı utanmadan çarpıtan, PKK'nın kurucu önderliğinin 27 Şubat çağrısına her zaviyeden saldıran mayası ve meşrebi karışık zihniyetler, çevremizdeki ateş çemberinden herhangi bir sonuç çıkarıyor musunuz? Vatan ve millet sevgisi konusunda, milli birlik ve kardeşlik bahsinde bizimle aşık atmaya, boy ölçüşmeye, rekabet etmeye, hatta kibirli bir üslupla ayar vermeye çalışan siyasi ucubeler, nasıl bir felaket ve fecaatin kıyısından döndüğümüzü daha ne zaman anlamayı düşünüyorsunuz? İç cephemiz sarsılırsa sağımızın solumuzun zehirli haşeratlarla dolacağını merak ediyorum, ne zaman görmeyi ümit ediyorsunuz?" açıklamasında bulundu. "ÖLÜMDEN ÖTE KÖY YOKTUR" MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türk milletinin nerede bir haksızlık varsa karşısında durması ve nerede hukuksuzluk varsa itiraz etmesinin şanı ve şerefinin gereğinden dolayı olduğuna vurgu yaparak, "Gerek Tel Aviv medyası, gerekse İsrail eski Başbakanı Bennett şu iddialarda bulunmuş; ‘Türkiye yeni İran'dır.' İsrail'in cani Başbakanı; ‘hem Şii hem Sünni eksen tarafından tehdit altındayız' açıklamasıyla şer korosuna katılmış. Bir başka Türk ve Türkiye düşmanı Rubin ise ‘Ankara 2036'da, Tahran 2026'daki gibi olacak mı?' diye sorgulamış. ABD'nin bir emekli albayı ise ‘İran'dan sonra sıra Türkiye'de' diye zırvayı hezeyanla perçinlemiş. Madem böyle iddialar son günlerde yaygınlık kazandı, bizim de bu sapkın görüş ve tehditleri görmezden gelmemiz doğal olarak mümkün değildir. Diyorum ki, ölümden öte köy yoktur, zira ölürsek şehit, kalırsak gazi olacağımız aynısıyla tarihi ve manevi hakikattir" dedi. Konuşmasında, İran'ın dini lideri Hamaney ile birlikte hayatını kaybetmiş bütün isimlere Cenab-ı Allah'tan rahmetler niyaz eden Bahçeli, İran halkına sabır ve baş sağlığı dilemeyi de ihmal etmedi. "Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir" Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulması, anlaşmasızların karşılıklı mutabakatla sonlandırılmasını temenni eden Bahçeli, "Coğrafyamızın her tarafında barış hakim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur. Dünyaya hakim ve hadim olması gereken tek gerçek barıştır. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmelidir. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimiz ve beklentimizdir. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz. Barışmak yerine savaşmak cinayettir. Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, İran'ın siyasi ve toprak bütünlüğünün mutlaka korunması gerektiğini, hangi etnik veya mezhebi gruba mensup olursa olsun İran halkının mensubiyet onuruyla tarihi, hukuki ve ahlaki mükellefiyetin gereğini yerine getirmesi gerektiğini de kaydetti. "ANAYURT POLİTİĞİNİN ÖNÜNÜ AÇACAK TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİDİR" Asırlar süren yerleşimden sonra Osmanlı Devleti'nin küçülmeye başladığı dönemde de Anadolu'nun asla terk edilmeyecek bir anayurt olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Bu anayurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir. İstiklal Savaşımızın stratejisi, bizi Anadolu'dan atmak ve dar bir alana sıkıştırmak isteyen müstevli güçlere karşı yine öncelikle Anadolu'nun kurtulması olmuştur. Bu itibarla; bunca mücadelenin sonunda kurulan Cumhuriyetimiz ve siyasi başkentimiz Ankara bin yıllık Anadolu'daki Türk jeopolitiğinin hem gereği, hem muhteşem anısı, hem de mükâfatıdır" değerlendirmesinde bulundu. "ANKARA, ÇİZİLEN MİLLİ COĞRAFYANIN YÖNETİM MERKEZİDİR" Tarihin, yanlış zamanda doğru adım atanlarla, doğru zamanda yanlış adım atanları yaşadığı hezimetlere ve yıkımlara şahitlik ettiğini aktaran Bahçeli, "Kültürel hatıralarımızın hala taze olduğu, beşeriyetimizin hala yaşamaya devam ettiği bu topraklar ve insanlar ile bir gün yeniden kucaklaşma hayalini kurmak çok değerlidir ve tutkumuzdur. Ancak sanki hiç kaybedilmemiş gibi davranarak bir devletin siyasi ve felsefi sıklet merkezini hayali noktalar üzerinden okuyup değiştirmeye çalışmak başka bir şeydir. Bu nedenle, ‘yurtta sulh cihanda sulh' kavramını ikame eden yeni jeopolitik pergelin, başkentimiz Ankara'ya konmasıyla doğmuş olmasına bağlamak tarihin akışına etki etmiştir. Unutmayalım ki Ankara, yeni devletimizin ilan edilmesinden 42 ay önce bu jeopolitiğin merkezi haline gelerek Kurtuluş Savaşı'nın yönetimini üstlenmiştir. Türk milleti politikasını, coğrafyasından önce oluşturmuştur. Ankara, yepyeni Türk devletinin etki ve kapsama çemberini belirlemek üzere, pergel ucunun, Ulus'taki Millet Meclisi kürsüsüne batırılmasıyla çizilen milli coğrafyanın yönetim merkezidir" ifadelerine yer verdi. "ÖNCELİKLE MÜDAFAA EDECEĞİMİZ TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ, BEKASI, İÇ BARIŞ VE HUZUR ORTAMIDIR, ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE' HEDEFİYLE YAPMAK İSTEDİĞİMİZ DE BUDUR" Başkent Ankara'nın yalnızca yönetim merkezi olmadığını aynı zamanda Anadolu jeopolitiğinin gerçeğinden doğmuş stratejik bir merkez de olduğunu belirten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: "Tarihin derinlerinden beslenen ve ders çıkartan devlet ve yönetim aklının da merkezidir. Varlığı ve sürekliliği hem bugünümüzün ve gerçeğimizin, hem de hayallerimizin ve hedeflerimizin devamı mahiyetinde, aynısıyla da teminatıdır. Şartlar bir gün başka coğrafyaları yönetme imkânı verirse o anın şartlarına göre yeni bir jeopolitik oluşturma fırsatı doğabilir. Bugünkü gerçekler bize istesek de, istemesek de, hesaplarımızı ve adımlarımızı başka başkentlerden bakarak çözme imkanı vermemektedir. Biz yeryüzüne Ankara'dan bakmak zorundayız. Başka başkentlerin veya merkezlerin çekim alanına kapılarak yapacağımız yorum ve yaklaşımları savunmak, düşürülmek istenen küresel tuzaklar için bir bahane oluşturacaktır. Ankara'nın ve Türkiye'nin güvenliği her şeyin önünde ve üstündedir. Türkiye mevcut ağırlığıyla bölgesindeki mazlumların güvencesidir. Türkiye'nin varlığı onların umut adası demektir. Ne var ki önce düşüneceğimiz, öncelikle müdafaa edeceğimiz Türkiye'nin güvenliği, bekası, iç barış ve huzur ortamıdır. İşte ‘Terörsüz Türkiye' hedefiyle yapmak istediğimiz de tam budur. Dünyaya Ankara'dan bakmaktan, milli birlik ve kardeşliğimizi gözü kara biçimde savunmaktan başka seçeneğimiz yoktur."

Bahçeli’den Dünyayı sarsacak çıkış: "ABD istedi, terör devleti İsrail vurdu!" Haber

Bahçeli’den Dünyayı sarsacak çıkış: "ABD istedi, terör devleti İsrail vurdu!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin eylem ve fikir membaı; Kızılelma ülküsüyle İ’la-yı Kelimetullah ruhunun erdem ve fazilet mektebidir. Bu mektep, ahlak ve edebin refakatinde, aklın ve gönlün refikliğinde kemale ermenin hevesinde olan serdengeçti yüreklerin, yani Ülkücü Türk gençliğinin hiç sönmeyecek meşalesidir" diye konuştu. "BİZİM ARİFİMİZ DE ALİMİMİZ DE GIPTA EDİLECEK ÇOKLUKTADIR" Bahçeli, "Medeniyet ve millet mazimizin adeta toprak altına itilen cevherleri dikkatle tefrik ve tefsir edilip gün yüzüne çıkarıldığı takdirde görülür ki, bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır. 16’ıncı yüzyılda Batı toplumsal, siyasal, dini ve ideolojik çatışmaların göbeğinde bocalarken; Süleymaniye Külliyesi’nde kurulan tıp medresesinde matematik okutuluyor, insan fizyolojisiyle ilmin incelikleri öğretiliyordu. Kopernik’in, Batlamyus sistemiyle birlikte, o sisteme muvafık bir şekilde yerleşen Hıristiyan kainat görüşünü yıktığı anlatılır. Kepler’in gezegenlerin hareketleriyle ilgili kanunları bulduğu açıklanır. Ayrıca Galile’nin mutlak zamanın ölçülmesi ve düşmeye ait tecrübeleriyle Aristo fiziğini boşa düşürdüğünden bahsedilir. Batı’nın konuşup tartıştığı bütün konu başlıklarıyla ilgili çalışmaları hem usul hem de esas boyutundan asırlar evvel Türk-İslam filozofları basiret ve bilgelikle gerçekleştirmişlerdi" dedi. "BASİRET; SEÇİLMESİ GEREKEN ŞEY İLE SAKINILMASI GEREKEN ŞEYİ BELİRLER" Basiret kavramının seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirlediğini vurgulayan Bahçeli, "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler. Cesaret olmadan basiretin açılacağı yer korkaklığın uçurumudur. Basiret olmadan cesaretin varacağı yer ise çılgınlığın ucudur. Bir fikir insanı, bir dava neferi, ilim ve hidayet yolcusu bir şahsın basiretle ve cesaretle eşzamanlı kuşanması elbet mecburidir. Günümüzde, bundan mahrum kimi sözde aydınlar, merhum Cemil Meriç’in işaret ve ifade ettiği üzere, Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalıştılar. Sonra bu hazinelerini unuttular. Müteakiben düşman putlarını takdis ettiler, hayranlıkla benimsediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, velhasıl devin papağan olmasına hizmet ettiler" şeklinde konuştu. "DOĞRU DAVRANIŞ DOĞRU FİKRİN MOMENTİDİR" Doğru davranışının doğru fikrin momenti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Halbuki dava irfanımızı yeniden fethettiğimizde, bugünümüzü düne bağlayacak köprüler inşa ettiğimizde göz kamaştıran fikir ve düşünce sıçramalarını, muazzam buluş ve eserleri görmemiz kaçınılmazdır. Yine Cemil Meriç’in dediği gibi, fikir adamı için namus abeste direniş değil, hakikate teslimiyettir. Bu teslimiyet asil ve soylu bir teslimiyettir. Aklın zirvesi hakikat, adaletin zirvesi hakkaniyettir. Bu zirvelere tırmanmak, bu zirvelerde dünyayı Türkçe okumak sizlerin en temel ülküsü olmalıdır. Mananın yerine geçen elfazı bir yana bırakarak, içi boş sloganları bir kenara koyarak şunu unutmayınız ki, ülkücünün ülküsünde erimesi yüksek hedeflere kilitlenmesiyle mümkündür. Doğru davranış doğru fikrin momentidir" ifadelerini kullandı. "EŞYANIN TABİATI KURUMLARIN ÖZÜDÜR" "Bu iki doğru üzerinde düz bir çizgiyle hayat planını yapanlar; insanı baskı altında tutan her neviden boyunduruğa karşı çıkmaktan, peşin yargıların maskesini yırtmaktan asla çekinmeyeceklerdir" diyen Bahçeli, "Neyin doğru, neyin yanlış; neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilmeyen bir insanın doğru davranışta bulunması, doğru bir fikrin etrafında buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu eşyanın tabiatı nedir? Bundan ne anlaşılmalıdır? Eşyanın tabiatı, insanın toplum, çevre ve doğayla olan ilişkileri içinde oluşmaktadır. Değer-olgu; ideal-realite birliği eşyanın tabiatını teşkil etmektedir. Hukuk, eşyanın tabiatından kaynaklanan zorunlu ilişkilerdir. Kısaca diyebiliriz ki, eşyanın tabiatı kurumların özüdür" dedi. "GÜÇSÜZ ADALET ACİZ, ADALETSİZ GÜÇ ZULÜMDÜR" MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya bakınız, beşeriyetin hal-i pürmelalini ve sıcak gelişmeleri yorumlayınız; eşyanın tabiatına mugayir ne varsa tedavülde olduğunu fark edeceksiniz. Bununla mündemiç cevabını aramak zorunda olduğumuz sorular da şunlardır: Adalet nerededir? Akıl nereye gitmiştir? Ahlaka ne olmuştur? ‘Eğer adalet yoksa’ diyor Kant, insanların yeryüzünde yaşıyor olmasının bir değeri kalmayacaktır. Gündüz vakti elimizde fener alarak adalet mi arayalım? Ahlakın ilke ve esaslarını mı soruşturalım? Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür. Adalet ile gücü eklemlemek ise fikir, düşünce ve siyaset insanlarının hedefi olmalıdır. Bugünkü çağımızın en mühim açığı insani değer ve mirastaki hüsran verici zayıflık ve zedelenmedir. Bu nedenle çağa ve zamana müdahil olacak dirayet, cesaret ve hamiyete malik olmak lazımdır." "ABD’NİN İRAN’A BEKLENEN SALDIRISI TERÖR DEVLETİ İSRAİL TARAFINDAN YAPILDI" "Dünyanın karmakarışık siyasi ve jeopolitik ortamında bizi biz yapan, bizi tarihin ve kültürün derin köklerine bağlayan değerler mecmuuna sıkı sıkıya bağlanmaktan başka seçenek yoktur" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Etrafımızda kuşlar uçması gerekirken füzeler uçuyor. İnsanlık bir savaştan diğerine, bir çatışmadan bir başkasına sürükleniyor. Felaket senaryoları kuvveden fiile yavaş yavaş çıkıyor. Soykırım derseniz, en korkuncu yaşanıyor. Gözyaşları derseniz, kanla karışık oluk oluk akıyor. Ölüm sırasını bekleyen çocuklar merhamet ve vicdanları kavuruyor. Sabaha çıkar mıyım diye düşünen mağdur ve savunmasız insanlar hepimizin ciğerini dağlıyor. Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı." "ASKERİ OPERASYONLARIN HAKSIZ OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUM" ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran’ın misillemesinin farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldığını belirten Bahçeli, "Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran’la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir" diye konuştu. "SAVAŞ DEĞİL BARIŞ HAKİM OLMALIDIR" Coğrafyada savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir. İsrail Savunma Bakanı’nın, ‘önleyici saldırı’ başlattıklarını iddia etmesi, ABD Başkanı’nın ‘İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık’ açıklaması aynı aklın ürünü, aynı amacın üretimidir" dedi. "TÜRKİYE’MİZİN BARIŞÇIL ÇAĞRILARI MİLLİ GÜVENLİĞİMİZİN MUHAFAZASI İÇİN HER TEDBİRİN ALINMASIDIR" Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır. Ramazan ayının mehabet ve muhabbetini tahrip edenler insanlıktan nasibini almayan kirli odaklardır. Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız. Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz" ifadelerini kullandı.

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması! Haber

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında partisi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Büyükataman yaptığı yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilk günden itibaren devletin yetkili organları tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirterek, bunun devletin beka stratejisiyle uyumlu ve tavizsiz bir hedef olduğunu ifade etti. Bu kapsamda terör örgütünün kendisini feshettiğini ve Türkiye'den çekildiğini açıkladığını kaydeden Büyükataman, sürecin sahada devletin tam kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye süreci sahada devletimizin tam kontrolündedir. ‘27 Şubat İmralı çağrısı' süreç içerisinde önemli bir gelişmedir ve bu çağrı KCK açısından da bağlayıcıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bunu ifade etmiştir. Fakat siyasetteki son günlerini kontrolsüzce Milliyetçi Hareket Partisi'ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye saldırarak geçirmekten başka bir şey üretemeyen Müsavat Dervişoğlu ise yine çuvallamıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Terörsüz Türkiye raporu üzerinden partimizi hedef alan bu zat, belli ki gelişmeleri anlama kapasitesinden son derece uzaktır" ifadelerini kullandı. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başladığını hatırlatan Büyükataman, komisyonun 6,5 ayda 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin bilgi ve görüşüne başvurulduğunu bildirdi. "DERVİŞOĞLU'NUN ŞEHİT EDEBİYATINA SARILMASI BİR İSTİSMAR POLİTİKASIDIR" Komisyonun 17 Şubat 2026'da raporunu tamamladığını kaydeden Büyükataman, "Dervişoğlu'nun sefil iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Türk devleti hiçbir zaman terörle eşitlenmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesi tartışılmazdır. Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. Büyükataman, geçmişte gerçekleşen Millet İttifakı'nı hatırlatarak, "Daha düne kadar ‘Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirebiliriz. Yerel yönetimlerde özerklik verebiliriz. Türk kimliğini tartışmaya açarız' diyenlerle kol kola yürüyen, ittifak kuran, hatta çok yakın zamanda tekrar ittifak kurabileceğinin sinyalini veren Müsavat Dervişoğlu'nun bugün TBMM'de yaptığı konuşma tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, milli iradenin gücüyle Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıdır. Bu süreçte hiçbir pazarlık söz konusu olmamıştır. Karalama kampanyasından başka çaresi kalmayan zavallı ve çürük muhalefet anlayışının ortaya attığı iddiaların hiçbiri somut değildir. Son çırpınışlarını yapan ip'lilerin çirkef bir şekilde yaptığı istismar siyasetinin aziz milletimizde karşılık bulmadığı da son derece açıktır" dedi.

Bursa Kantincilerinden Ankara çıkarması: Ramazan ayında kira indirimi müjdesi! Haber

Bursa Kantincilerinden Ankara çıkarması: Ramazan ayında kira indirimi müjdesi!

Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş ve yönetimi, Ankara’da gerçekleştirdikleri temaslarda önemli kazanımlarla döndü. Ramazan ayında kiralara yüzde 50 indirim müjdesi verilirken, 20 yılı dolan kantinlerin ihale süreci için yeni çalışma talimatı çıktı. Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş ve yönetim kurulu üyeleri, Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Heyet ilk olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile bir araya geldi. Ziyarette, 20 yılı dolan okul kantinlerinin yeniden ihaleye çıkma sürecinin ertelenmesi talep edilirken, Ramazan ayında kantin kiralarının yarı yarıya düşürülmesi konusunda destek istendi. Bakan Tekin’in, Ramazan ayı boyunca kantin kiralarında yüzde 50 indirim uygulanacağı müjdesini verdi. Ayrıca, 20 yılı dolan kantinlerle ilgili olarak yeniden bir çalışma yapılması talimatı verdiği belirtildi. KDV VE YASAKLI ÜRÜNLER GÜNDEMDEYDİ Heyet daha sonra AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’yı ziyaret etti. Görüşmede; kantinlerde uygulanan KDV oranları, yasaklı ürünler, yapılandırma süreçleri ile vergi ve SGK borçları başta olmak üzere sektörün temel sorunları aktarıldı. Ala’nın, gerekli destek konusunda yardımcı olacağı sözünü verdiği ifade edildi. Bursa Kantinciler Odası yönetimi, ardından MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ile görüştü. Mesleki sorunların ele alındığı ziyarette Büyükataman’ın, kantinci esnafına her zaman destek olacaklarını dile getirdiği kaydedildi. Heyet ayrıca Bursa milletvekilleri Ahmet Kılıç ve Fevzi Zırhlıoğlu ile de bir araya gelerek esnafın yaşadığı sıkıntıları iletti. Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş, Cumhur İttifakı temsilcilerinin kendilerine tam destek verdiğini belirterek, "Esnafımızın sorunlarını en üst düzeyde ilettik. Özellikle Ramazan ayına ilişkin kira indirimi kararı bizler için çok kıymetli. Bursa’ya müjde ile dönüyoruz" ifadelerini kullandı.

MHP Yıldırım Teşkilatı Ramazan’da sahada Haber

MHP Yıldırım Teşkilatı Ramazan’da sahada

Milliyetçi Hareket Partisi MHP Yıldırım İlçe Başkanlığı, Ramazan ayı kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Mahalle ziyaretleri, esnaf buluşmaları ve iftar organizasyonlarıyla vatandaşlarla bir araya gelen teşkilat mensupları, hem yerel meseleleri dinliyor hem de milli konularda değerlendirmelerde bulunuyor. İlçe Başkanı Kadir Taşçı, yaptığı açıklamada Ramazan ayının manevi iklimine dikkat çekerek, "Ramazanın manevi atmosferinde vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyoruz. Mahalle ziyaretleri ve iftar programlarında hemşehrilerimizle gönül gönüle olmaya çalışıyoruz. Bu ay, birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştiren bir rahmet mevsimidir. Her sofrada, her mahallede hemşehrilerimizle bir araya geliyor, Yıldırım'ın nabzını sahada tutuyoruz. Bizim siyaset anlayışımız; masa başında değil, milletin içinde şekillenir. Mahallelerimizde dile getirilen her sorun, bizim için bir sorumluluktur. Sosyal yardımlardan şehir düzenine, gençlik projelerinden esnafın beklentilerine kadar her başlığı titizlikle takip ediyoruz. Ramazan'ın maneviyatı; toplumsal dayanışmayı güçlendirdiği kadar, milli şuurumuzu da pekiştirmektedir. Terörsüz Türkiye hedefi, siyasi bir söylem değil; milletimizin huzuru ve devletimizin bekasıdır. Devletimizin yanındayız, milletimizin safındayız." MHP Yıldırım İlçe Başkanlığı, Ramazan ayı boyunca programların artarak devam edeceğini belirtirken, hemşehrilerle bir arada olmaya, gönül köprüleri kurmaya ve bu manevi iklimi hep birlikte yaşamaya devam edeceklerini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.