SON DAKİKA
Hava Durumu

#Millet

Söz Bursa - Millet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millet haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "MÜLKÜ VATAN KILMANIN YOLU DA İNSANI YAŞATMAKTAN GEÇER" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRMAK İÇİN AZİM VE KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!" Haber

Erdoğan: "Her hesaba karşı bizim de bir hesabımız var!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik Personeli ve Güvenlik Korucuları İle İftar Programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyledi. "UCUNDA ŞEHADET OLSA BİLE HİÇBİR FEDAKARLIKTAN KAÇINMADAN DİRLİĞİMİZİ VE BİRLİĞİMİZİ KORUYAN SİZLERSİNİZ" Bugüne kadar devletin huzuru, birliği, dirliği için şehit düşen tüm kahramanları rahmetle yad ederek sözlerine başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehadet ve gaza bilincini adeta hayatının merkezine koyarak, çocuklarını ‘ya şehit ol ya gazi’ duasıyla göreve uğurlayan anne babaları şükranla anıyor bu ruhu halen diri tutan tüm anne babaların ellerinden öpüyorum. Burada bulunan siz kardeşlerimin yanı sıra şu anda vatanımızın dört bir köşesinde hudut bölgelerimizde dağlarda, denizlerde ve yurt dışı misyonlarımızda görev yapan, nöbet tutan gerektiğinde vatanı ve milleti için fedai can eylemeyi cana minnet bilen güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun. Rabbim sizlere her türlü tehditten her türlü saldırıdan muhafaza etsin diye dua ediyorum. Güvenlik kuvvetlerimizin değerli mensupları çok kıymetli kardeşlerim atalarımızın altın değerindeki hikmetli sözlerinden biri de dirlik olmadan birlik olmaz manifestosudur. Milletimizin dirliği aynı zamanda milletimizin birliğidir. Ucunda şehadet olsa bile hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan dirliğimizi ve birliğimizi koruyan sizlersiniz. Bugün Türkiye dünyada ve bölgesinde gıptayla izlenen bir huzur, güven ve istikrar adasına dönüşmüşse bu başarı da aslan payı sizlerindir" diye konuştu. "EMNİYET GÜÇLERİMİZ, MARUZ KALDIĞI SAYISIZ İTİBAR SUİKASTİNE RAĞMEN DEVLETİMİZE YÖNELİK HER SALDIRIYI, İSTİKLALİMİZE YÖNELİK HER OYUNU HAMDOLSUN BOŞA ÇIKARMIŞTIR" Emniyet güçlerinin birçok saldırıya karşı dirayetli bir mücadele verdiğini söyleyen Erdoğan, "Emniyet güçlerimiz yakın tarihimizde başka ülkelerle karşılaştırılmayacak ölçüde çetin mücadeleler vermiş büyük sınavlardan başarıyla geçmiş, maruz kaldığı sayısız itibar suikastine rağmen devletimize yönelik her saldırıyı, istiklalimize yönelik her oyunu hamdolsun boşa çıkarmıştır. Hiçbir ayrım yapmadan terör örgütleriyle mücadelede destanlar yazan sizlersiniz. Organize suç örgütlerine nefes aldırmayan sizlersiniz. Zehir tüccarlarına, çetelere, kendini devletten ve kanundan üstün gören küstahlara göz açtırmayan sizlersiniz. Gezi olaylarında olduğu gibi Türkiye'yi istikrarsız hale getirmeye yönelik kökü dışarıda kalkışmaları bertaraf eden sizlersiniz. Bukalemun gibi sürekli renk değiştiren, girdiği kabın şeklini alan omurgasız vatan hainlerinin 15 Temmuz gecesi demokrasimize kastetmesine geçit vermeyen sizlersiniz. İnsan kaçakçılarının, göçmen tacirlerinin planını bozan yine sizlersiniz. Denizlerimizde yaşanan can pazarında binlerce hayatı kurtaran sizlersiniz. İnsanlık tarihinin en zengin hazinelerini barındıran ülkemizde yağmacılara ve talancılara aman vermeyen sizlersiniz. Aidiyetine, inancına, uyruğuna, kimliğine bakmadan gadre uğrayanların imdadına koşan, suçluları adeta adalete teslim etmeden gözüne uyku girmeyen halkımızın huzuru için fedakarca çalışan sizlersiniz. Polisiyle, bekçisiyle, jandarmasıyla, sahil güvenliğiyle, güvenlik korucusuyla İçişleri Bakanlığımızın tüm mensuplarını özellikle canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "İNSANIMIZIN HUZURUNU KİM BOZARSA, DEVLETİMİZİN GÜVENLİĞİNE KİM EL UZATIRSA, ÖZGÜRLÜKLERİMİZE VE DEMOKRASİMİZE KİM SALDIRIRSA TEPELERİNE BİNMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Türkiye Cumhurbaşkanı olarak güvenlik güçlerinin her biriyle her zaman gurur duyacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanımızın huzurunu kim bozarsa, devletimizin güvenliğine kim el uzatırsa, özgürlüklerimize ve demokrasimize kim saldırırsa tepelerine binmeye devam edeceğiz. 23 yıldır olduğu gibi bundan sonra da güvenlik birimlerimizin vazifelerini rahatça ifade edebilmeleri için üzerimize ne düşüyorsa yapacak sizleri her açıdan desteklemeyi inşallah sürdüreceğiz. Biz tarih boyunca birilerinin gölgesinde kalmayı, birilerinin gölgesine sığınmayı zül addetmiş, hür doğmuş hür yaşamış hür olarak emaneti teslim etmeyi her şeyden aziz görmüş bir milletiz. Gölge olarak sadece ay yıldızlı al bayrağın gölgesini bilir ve tanırız. Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya bakınız ne güzel ifade ediyor; ‘Savaş bizi karlı çıkardığı gün kızıllığında ısındık. Dağlardan çöllere düşürdüğü gün gölgene sığındık. Şimdi süzgün rüzgarlarla dalgalı barışın güvercini savaşın kartalı yüksek yerlerde açan çiçeğim. Senin dibinde doğduğum senin dibinde öleceğim.’ 86 milyonun her bir ferdi için yeryüzünde en güvenli yer ay yıldızlı al bayrağımızın huzur veren gölgesidir. Allah'ın izniyle sizlerin de gayretiyle inşallah bu gölgede huzursuzluk, istikrarsızlık, kargaşa ve kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "HER HESABA KARŞI UNUTMAYIN BİZİM DE HESABIMIZ VAR. HER OYUNU BOZACAK, HER KOMPLOYU BOŞA ÇIKARACAK HAZIRLIĞIMIZ VAR" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada her gün yeni bir sorunun ortaya çıktığını ancak Türkiye’nin bu sorunları çözecek planlara sahip olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hemen her gün yeni bir krizin ve gerilimin baş gösterdiği coğrafyamızda her hamlemizi incelikle planlıyor, her adımımızı dikkatle atıyoruz. Şunu sizin ve ailelerinizin çok iyi bilmesini arzu ediyorum; Her hesaba karşı unutmayın bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak, her komployu boşa çıkaracak hazırlığımız var. Ne yapıyorsak 23 yılın tecrübesiyle ince bir siyasetle çok iyi planlanmış bir stratejiyle yapıyoruz. Her detayını adım adım belirlediğimiz stratejilerimizi sabırla, sükunetle ve kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Dostlarımız kadar hasımlarımızın da çok iyi gördüğü ve kabul ettiği üzere Türkiye bugün yakın tarihinde hiç olmadığı kadar güçlüdür, müteakkızdır, muktedirdir, inisiyatif ve irade sahibidir. Yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesinin kutup başı olarak yerini pekiştiren bir Türkiye'yi süratle inşa ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "YILLARCA TERÖR TEHDİDİ SEBEBİYLE GİDİLEMEYEN YERLERDE ARTIK ÇOBANLAR KOYUN OTLATIYOR" Türkiye’de huzur ve emniyet hakim olduğunu ve Türkiye'nin batısı ne kadar güvenliyse doğusunun da o kadar güvenli olduğunun altını çizen Erdoğan, "Yıllarca terör tehdidi sebebiyle gidilemeyen yerlerde artık çobanlar koyun otlatıyor. Yerli yabancı turistler geziyor. Güven ortamı güçlendikçe buna paralel olarak yatırım artıyor, istihdam artıyor. Esnafın, tüccarın, çiftçinin yüzü gülüyor. Gabar’da olduğu gibi yıllarca atıl kalan petrolümüzün, doğal gazımızın ekonomiye kazandırılmasıyla 86 milyonun tamamının refah seviyesi yükseliyor. Yaklaşık yarım asır boyunca yürüyüşümüzün sekteye uğradığı milletimizin kardeşliğini zehirleyen, ekonomimize iki trilyon doları aşan ağır bir fatura yükleyen terör riski ortadan kalktıkça Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor" dedi. "HAYATININ BAHARINDAKİ FİDANLARIN VAKİTSİZ KIRILMADIĞI, OCAKLARA ATEŞLERİN DÜŞMEDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ İNŞALLAH BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ" Türkiye’nin artık farklı bir ligin oyuncusu haline geldiğini söyleyen ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Şimdi Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah tüm bu başarıları bir adım ileri taşıyor ülkemizin kazanç hanesine silinmeyecek bir şekilde yazdırıyoruz. Bir yanda askeri, polisi, jandarması, istihbaratçısı, güvenlik korucusuyla devletimizin güvenlik kuvvetleri. Diğer yanda milli iradenin tecelligahı olan Gazi Meclisimiz. Öte yanda dayanışma içinde hareket eden Cumhur İttifakımız ve elbette attığımız her adımda bizleri hayır duasıyla yalnız bırakmayan aziz milletimizle birlikte bu süreci ilmek ilmek dokuyoruz. Küllerinden yeniden doğan ve bin yıllık tarihinde nice zorluğun üstesinden gelen bir millet olarak hedefimize ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Anaların ağlamadığı, hayatının baharındaki fidanların vakitsiz kırılmadığı, ocaklara ateşlerin düşmediği bir Türkiye'yi inşallah birlikte inşa edeceğiz. Şunu tüm samimiyetimle burada bir kere daha dile getirmek isterim. Terörsüz Türkiye sürecinde varılan nokta sizlerin kahramanlığı, gazilerimizin cesareti ve kalbimizin en mutena köşesinde hatıralarını yaşattığımız aziz şehitlerimizin destansı mücadelesinin eseridir. Kahramanlar şairin dediği gibi ‘yurdu yaşatmak için’ vardır ve bir milletin bekası kahramanlarının varlığına bağlıdır. Kahramanlarımız, gazilerimiz ve şehitlerimizin omuzları üzerine yükselen bu devlet bundan sonra da sonsuza kadar kahramanlarıyla var olacak, masum ve mazlumların umut adresi olmaya devam edecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonunda anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'ye inşallah beraberce vasıl olacağız. Rabbim yolumuzu bahtımıza açık etsin diyorum."

Başkan Ferhat Erol’dan 6 Şubat mesajı: "Yüzyılın inşasıyla şehirlerimiz ayağa kalkıyor" Haber

Başkan Ferhat Erol’dan 6 Şubat mesajı: "Yüzyılın inşasıyla şehirlerimiz ayağa kalkıyor"

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerin 3’üncü yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Erol, yaşanan büyük acının hâlâ tazeliğini koruduğunu vurgulayarak, hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı. Başkan Erol mesajında şu ifadelere yer verdi; "6 Şubat, sadece şehirlerimizin değil, yüreklerimizin de derinden sarsıldığı bir tarih olarak hafızalarımıza kazındı. Yüzyılın felaketinde binlerce canımızı kaybettik. Her birinin acısını hâlâ kalbimizde taşıyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve aziz milletimize sabır diliyorum. Rabbim ülkemize bir daha böyle acılar yaşatmasın." Depremin ardından milletçe örnek bir dayanışma sergilendiğini ifade eden Başkan Erol, devletin tüm imkânlarıyla ilk andan itibaren sahada olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Bu büyük afetin hemen ardından devletimiz güçlü refleksiyle harekete geçmiş; başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere yürütülen çalışmalarla deprem bölgelerinde kapsamlı bir yeniden inşa süreci başlatılmıştır. Hayata geçirilen projelerle şehirlerimiz, ‘yüzyılın inşası’ anlayışıyla yeniden ayağa kaldırılmakta; kısa sürede temelleri atılan konutlar, kurulan yeni yaşam alanları ve hızla yükselen şehirler milletimizin kararlılığını açıkça ortaya koymaktadır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, depremin ilk gününden itibaren süreci bizzat takip ettiğini hatırlatan Başkan Erol, yapılan çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı. Başkan Erol, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, deprem bölgelerinde hiçbir vatandaşımız yalnız bırakılmamış; devlet-millet el ele anlayışıyla yaralar hızla sarılmıştır. Kalıcı konutlardan altyapı çalışmalarına kadar atılan her adım, vatandaşlarımızın güvenli ve huzurlu bir geleceğe kavuşması adına büyük bir titizlikle hayata geçirilmektedir" ifadelerini kullandı. Afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önem taşıdığına dikkat çeken Başkan Erol, "Yaşadığımız acılar bizlere bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Tedbir hayat kurtarır. Afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi unutmadık, unutmayacağız" dedi. Mesajının sonunda birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Erol, "Millet olarak en zor zamanlarda kenetlenmeyi başardık. Birlik ve beraberliğimiz, her türlü zorluğun üstesinden gelecek en büyük gücümüzdür. Kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Rabbim milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin" ifadelerini kullandı.

Bakan Tunç’tan ‘Terörsüz Türkiye’ mesajı: DEM Parti heyetiyle kritik zirve Haber

Bakan Tunç’tan ‘Terörsüz Türkiye’ mesajı: DEM Parti heyetiyle kritik zirve

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti İmralı Heyeti üyelerinin gerçekleştirdiği ziyarete ilişkin, "Ülkemizin ve milletimizin geleceği için büyük bir öneme sahip olan ‘Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk" dedi. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Van Milletvekili Pervin Buldan, Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'u ziyaret etti. "‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE' SÜRECİNE İLİŞKİN GENİŞ KAPSAMLI DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDUK" Bakan Tunç, ziyaretin ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüşmede kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını aktararak, "Ülkemizin ve milletimizin geleceği için büyük bir öneme sahip olan ‘Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin geniş kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde Devletimizin ilgili kurumları tarafından büyük bir koordinasyon içerisinde yürütülen çalışmalar ile TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortaya koyacağı yol haritası kapsamında atılacak adımları konuştuk" ifadelerini kullandı. "TÜRKİYE YÜZYILINI TERÖR OLMADAN DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE İNŞA EDECEĞİZ" Huzurlu ve güvenli bir geleceğe kavuşmanın herkesin arzusu olduğunu belirten Tunç, "Millet olarak hepimize büyük acılar yaşatan, ülkemizin kalkınmasının ve daha da güçlenmesinin önündeki en büyük engellerden biri olan terörün tamamen sona ermesi; gençlerimizin, çocuklarımızın, milletimizin daha huzurlu ve güvenli bir geleceğe kavuşması hepimizin ortak arzusudur. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin emanetine daima sahip çıkacak, süreci hassasiyetle yürütmeye devam edeceğiz. Ülkemizi geleceğe emin adımlarla taşıyacak, Türkiye Yüzyılını terör olmadan daha güçlü bir şekilde inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Partimizin İmralı'ya gitmeme üzerine aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır Haber

Partimizin İmralı'ya gitmeme üzerine aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır

Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen ve dün başlayan CHP 39. Olağan Kurultayı gündem maddelerini uygulamak üzere Divan Başkanı Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'nin konuşmasıyla saat 10.00'da tekrar toplandı. Kurultay salonuna eşi Didem Özel ile gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, salonun içerisinde tam tur atarak partilileri selamladı. Parti programı, tüzüğü ve kurultay yönetmeliğinin oylandığı kurultayın ilk günü seyircisiz tamamlanırken, bugün seyirciler salondaki yerlerini aldı. Kurultayın düzenlendiği salonda CHP Gençlik Kollarınca hazırlanan "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" yazılı ve tutuklu belediye başkanlarının çizimlerinin yer aldığı dev afiş asıldı. Kurultay'da tutuklu İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun video mesajı yayımlandı. "CHP TÜRKİYE'YE YÖN VEREN, TÜRKİYE'NİN KURUCU İRADESİNİ TEMSİL EDEN PARTİDİR" Kurultayda bir konuşma gerçekleştiren Özel, CHP'nin Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden bir parti olduğunu aktararak, "Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir anka kuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'ye yön veren, Türkiye'nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi ülkeye bir seçim ruhu, seçim havası hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır" diye konuştu. CHP'nin her türlü hazırlığı yaptığı ve parti programlarının onaylandığını belirterek, "Burada yapılan tartışmalardan sonra oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin 81 ilden gelen, seçilmiş bin 200 delegesinin ve tüm doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı hazırladık. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi bu salondan, ‘Şimdi iktidar zamanı' diyerek ayrılmaya hazırdır, iktidara yürümeye hazırdır" ifadelerini kullandı. "Parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz" Verdikleri değişim sözünü tuttuklarını aktaran Özel, "Biz verdiğimiz değişim sözünün altını, tüm bu adımları atarak doldurduk ve şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmayan bir kadroyuz ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmayı ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın onur meselesi sayıyorum" açıklamasında bulundu. "40'INCI KURULTAY, İKTİDARDAKİ İLK KURULTAYIMIZ OLACAK" Özel, bu kurultayın muhalefet olarak son kurultayları olduğunu dile getirerek, "Şimdi buradan bu kurultaydan, 40'ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40'ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır" dedi. "Ekrem İmamoğlu adayımızdır, A planımız da B planımız da Z planımız da budur" Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayları olduğunu bir kez daha hatırlatan Özel, "Bugün adayımızın metrodaki sesinden, duvardaki resminden, sosyal medyadaki hesabından bile korkuyorlar. Onlara buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem İmamoğlu adayımızdır. A planımız da B planımız da Z planımız da budur. Onunla mücadelenin meşru yolu sandıkta yarışmaktır. Ekrem İmamoğlu, milletin adayıdır. Sarayın adayı kimse, kendisine güveniyorsa meydana çıkmalıdır. Ekrem İmamoğlu'nu alt edeceksen millete güveneceksin, karşısına çıkacaksın. Hodri meydan. Yargı kollarına değil, teşkilatına güveneceksin. Ben örgütüme güveniyorum. Ben milletime güveniyorum. Adayım burada ve örgütüm burada, sandık nerede? Hodri meydan. Getirin sandığı, millet versin kararı" ifadelerine yer verdi. "CHP BİZİ ESKİYE DÖNDÜRMEK İSTEYENLERDEN ARINACAK" Özel, Partisinde verilen mücadeleye destek olmayanlara yer olmadığını vurgulayarak, "Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa işte bu anlayıştan aranacaktır. Bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyenlerden sokaklardan ve meydanlardan koparmak isteyenlerden arınacaktır. Çünkü bu parti artık seçim gecesi ışıkları erkenden söndüren, üyelerinin gözyaşı döktüğü bir parti olmayacak. Bu parti, kadın kollarının seçim akşamı tülbenti sirkeye basıp başına bağladığı bir parti olmayacak, bu parti, gençlik kollarının, ışığı sönmeden kendi evine gidemediği, boynu bükük sokakta beklediği, babası ‘Ne oldu seçim' deyince yere bakan gençlik kollarının partisi olmayacak. CHP arınacaksa bizi eskiye döndürmek isteyenlerden arınacak. Artık kimse bizi yenilgiye alıştıramayacak" diye konuştu. "TERÖR SORUNUNUN DEMOKRATİK YOLLARDAN ÇÖZÜLMESİ İÇİN MECLİS'TE KOMİSYON KURMA ÖNERİSİNİ DİLE GETİREN PARTİYİZ" Özel, ‘Kürt Sorunu'nun varlığının inkar edilemez olduğunu sözlerine ekleyerek, "Birileri bırakın Kürt sorununu, Kürtlerin varlığını bile inkar ederken hala Kürtlerin seçtiği belediyelere kayyım atarken, siyasetçilerin Genel Başkanları, Eş Genel Başkanları, belediye başkanlarını hapislerde tutarken Cumhuriyet Halk Partisi kararlılıkla bu sorunun demokratik yöntemlerle çözümünü savunmuştur. Biz, DEM Parti ile görüştüğümüz için terörist ilan edilirken duruşundan milim sapmayan, yeri geldiğinde de Kürtlere, ‘Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşı olduğunuzu hissedeceksiniz' diye vaatte bulunmaktan korkmayan bir partiyiz. Büyük bir Türkiye İttifakı, bizim hayalimiz ve idealimizdir. Bu anlayışla bu sorunun demokratik yollardan çözülmesi için Meclis'te komisyon kurma önerisini de dile getiren partiyiz" ifadelerine yer verdi. "PARTİMİZİN İMRALI'YA GİTMEME ÜZERİNE ALDIĞI KARAR YIKICI DEĞİL YAPICIDIR" Özel, ‘Terörsüz Türkiye Sürecinde' TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına da değinerek, şu ifadelere yer verdi: "Gelinen aşamada komisyon 18 toplantı yapmıştır. Ama hala belediyelerde, millet iradesinin üstünde atadıkları kayyımlar bulunmaktadır. Hala Kürtlerin belediye meclislerine girmesini suç sayan, Kent Uzlaşısı adı altında utanç davalarından insanlar hapis yatmaktadır. Hala seçilmiş siyasetçiler hapistedir. Hala Anayasa Mahkemesi kararları, AİHM kararları uygulanmamaktadır. Bunlar çözülmeden, tüm meselenin ‘olmazsa olmaz' denilerek İmralı'ya gitmeme noktasına sıkıştırılması doğru olmamıştır. Siyaset dayatmalarla değil, milletin rızasını alarak yapılır. O yüzden partimizin aldığı karar yıkıcı değil yapıcıdır. Çünkü menzil barışsa istikamet samimiyettir." "TERÖRSÜZ VE DEMOKRATİK TÜRKİYE'Yİ MUTLAKA İNŞA EDECEĞİZ" ‘Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin TBMM'ye 29 maddelik çözüm önerisi sunduklarını ve bu önerileri her yerde savunacaklarını söyleyen Özel, "Türkiye'nin demokrasi ve sosyal birikimi Orta Doğu'daki tüm kimlikler ve inançlar için huzur ve refah sağlayacak güce sahiptir. Bu öncülüğü yapabilmek ise ancak kendi toplumsal barışını, demokrasi ve adaletini sağlamış bir Türkiye ile mümkündür. Herkes suni tartışmalardan vazgeçip hedefe odaklanmalıdır. Biz, terörsüz ve demokratik Türkiye'yi mutlaka inşa edeceğiz. Türkiye'yi içine kapatan, toplumu birbirine düşüren, siyaseti tarihe gömmeye, bölgemizde barışı, kardeşliği, ülkemizde de huzuru, eşitliği ve refahı sağlayacak yeni bir dönemi başlatmaya geliyoruz" dedi. Kurultay'a Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu'nun yanı sıra AK Parti Genel Başkanı Vekili Mustafa Elitaş ve diğer siyasi partilerin temsilcileri de katılım sağladı.

Büyükataman’dan Dervişoğlu'na sert tepki: “Seni saldık gittin Müsavat!” Haber

Büyükataman’dan Dervişoğlu'na sert tepki: “Seni saldık gittin Müsavat!”

Büyükataman açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Seni saldık gittin Müsavat! İhanetle yollarını ayırdın. Türkiye düşmanlarının kurduğu masalarda aparat olmayı kabullendin. Makam hırsın uğruna her türlü teslimiyete göz yumdun. Meclis’te ‘bizim oylarımızla oturuyorsunuz’ diyenlere ses çıkaramadın. Şehit ailesine küfreden sözde milletvekillerinle kol kola yürüdün. Ülke ülke dolaşıp Türkiye’yi şikâyet edenlerin peşinde koştun. Seni saldık gittin Müsavat! Salına salına Türkiye düşmanlarının ipinde cambaz oldun! Şimdi ise koltuğunu kaybetme korkusuyla milliyetçi pozlara bürünüyor, Türk milletini aldatarak siyasi geleceğini kurtarmaya çalışıyorsun. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli’nin ‘önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ anlayışını idrak edemiyorsun. Çünkü sen ‘önce ben, sonra koltuğum ve menfaatim’ diyerek siyaset yapan bir aparatsın. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve devlet politikası hâline gelen Terörsüz Türkiye hedefini karalamaya çalışman, çırpındıkça daha da battığının en açık göstergesidir. Türk milleti, liderimize duyduğu güvenle bu hedefi sahiplenmiştir. Bu sahiplenmeye hasetle saldırmanız ise millet ve devlet menfaatlerini düşünmediğinizin yeni bir itirafıdır. Çıkın itiraf edin: Asıl korkunuz, koltuk uğruna pazarlık yaptığınız çevrelerin hoşnutsuzluğu olmadan terörün bitecek olması değil midir? Siz kimin nam ve hesabına kara propaganda yaparsanız yapın, Türkiye Cumhuriyeti devleti hiçbir taviz vermeden, pazarlık yapmadan, Türk milletinin hak ve hukukunu koruyarak terörü bitirecek ve adını Türk Yüzyılı’na yazdıracaktır. İftiralarınızın, karalama kampanyalarınızın, beyhude çırpınışlarınızın millet nezdinde hiçbir karşılığı yoktur. Zafer muhakkak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin olacaktır.” Seni Saldık Gittin Müsavat!İhanetle gittin, Türkiye düşmanlarının kurduğu masalarda aparat oldun. Makam hırsıyla her türlü teslimiyete göz yumdun.“Mecliste bizim oylarımızla oturuyorsunuz” diyenlere sus pus kaldın. Şehit ailesine küfreden sözde milletvekillerinle yol yürüdün.…— İsmet Büyükataman (@buyukataman) November 19, 2025

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim'' Haber

Bahçeli: ''Alırım yanıma üç arkadaşımı İmralı'ya giderim''

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Alırım yanıma 3 arkadaşımı, İmralı'ya gitmekten ve bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem" dedi. MHP Lideri Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasına Azerbaycan'ın Gence şehrinden Türkiye'ye gelmek üzere havalandıktan bir müddet sonra Gürcistan hava sahasında düşen askeri kargo uçağı kazasında şehit olan 20 asker için başsağlığı dileyerek başlayan Bahçeli, "Bu kahraman vatan evlatlarının şerefli isimleri milli gönüllere kazınmış, geride bıraktıkları aileleri ise hepimizin namusuna emanet edilmiştir. Her birisinin ayrı hikayesi, her birisinin ayrı beceri ve kabiliyeti vardı. Hem asker olarak hem de uzmanlık alanlarında iyi yetişmişlerdi. Hepsi de milletimizin tertemiz sinesinden doğan yüzleri kavruk Anadolu çocuklarıydı. Al bayrağa sarılı naaşları 17 ilimizde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Tabutlara sarılan şehit çocukları, vatan sağ olsun diyen şehit babaları, dizlerine vuran şehit anaları, yarım kalmış hayalleriyle boynu bükük şehit eşleri içimize kor gibi düştü" ifadelerini kullandı. C-130 tipi kargo uçağının nasıl ve niçin düştüğü, bu elim olayın geri planındaki esrar perdesinin kuşkusuz aydınlanacağı ve bütün ihtimallerin dikkatten ve gözden kaçırılmadan inceleneceğini belirten Bahçeli, "Askeri kargo uçağımızın düşmesi kamuoyuna yansımasından hemen sonra bilhassa sosyal medya vasıtasıyla yapılan maksatlı ve marazi yorum ve değerlendirmelerin iyi niyetten mahrum olduğu çok açıktır. Karanlık mahfillerce üretilen dezenformasyon kampanyasının nerelere kadar uzandığı, nasıl bir yalan ve iftira düzeneğinin harekete geçirildiği her türlü izah ve ifadeden varestedir. Resmi açıklamayı öğrenme zahmetine tenezzül etmeden fiili kaza-kırım heyeti gibi yayın ve yorum yapanların, oturdukları yerden bilirkişilik taslayanların cahil cüretkârlıkları saklanamayacak düzeyde ortadadır" şeklinde konuştu. "KARA KUTUNUN DEŞİFRE EDİLMESİNİ SABIRLA BEKLEMEK LAZIMDIR" Zorlu ve sıkıntılı günlerin devlet ve millet aleyhine bir dedikodu furyasına çevirenlerin maskelerin indirileceğini dile getiren Bahçeli, "Devletimize güven ve itibar asıldır. Milletimize doğru ve isabetli bilgiler vermek, komplo teorilerine kapalı durmak ahlaki bir mükellefiyettir. Kara kutunun deşifre edilmesine eş zamanlı olarak kaza-kırım heyetinin rapor formatında hazırlayacağı çalışmalarının sonuçlanmasını sabırla beklemek lazımdır" dedi. "ALIRIM YANIMA 3 ARKADAŞIMI, İMRALI'YA GİTMEKTEN VE BİR MASA ETRAFINDA YÜZ YÜZE GELMEKTEN DE İMTİNA ETMEM" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun artık son düzlüğe girdiğini ifade eden Bahçeli, "Hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyet ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olması hepimizin ortak kanaat ve kararıdır. Bundan sonra İmralı'ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı'ya gidilsin mi gidilmesin tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır. Dürüst ve samimi ölçülerde 'Terörsüz Türkiye' hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa, İmralı'ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manası da olmayacaktır. Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis'te kurulan komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum; alırım yanıma 3 arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı'ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim" ifadelerini kullandı. "ARTIK TÜRK ADALETİ KARAR VE HÜKMÜNÜ VERECEKTİR" İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk davasına ilişkin hazırlanan 3741 sayfalık iddianame hakkında konuşan Bahçeli, "Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105'i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır" dedi. "YARGILAMA EN BAŞTA TRT OLMAK ÜZERE, TÜM TELEVİZYONLARDAN CANLI YAYIN OLARAK GERÇEKLEŞMELİDİR" Geciken adaletin adalet olmayacağının ortada olduğunu belirten Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı: "Daha önce de vurguladığım gibi, yargılama en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayın olarak gerçekleşmelidir. Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir. Dediğim gibi, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğim, zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Aziz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.