SON DAKİKA
Hava Durumu

#Millî Eğitim Bakanı

Söz Bursa - Millî Eğitim Bakanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Eğitim Bakanı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Kantincilerinden Ankara çıkarması: Ramazan ayında kira indirimi müjdesi! Haber

Bursa Kantincilerinden Ankara çıkarması: Ramazan ayında kira indirimi müjdesi!

Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş ve yönetimi, Ankara’da gerçekleştirdikleri temaslarda önemli kazanımlarla döndü. Ramazan ayında kiralara yüzde 50 indirim müjdesi verilirken, 20 yılı dolan kantinlerin ihale süreci için yeni çalışma talimatı çıktı. Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş ve yönetim kurulu üyeleri, Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Heyet ilk olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile bir araya geldi. Ziyarette, 20 yılı dolan okul kantinlerinin yeniden ihaleye çıkma sürecinin ertelenmesi talep edilirken, Ramazan ayında kantin kiralarının yarı yarıya düşürülmesi konusunda destek istendi. Bakan Tekin’in, Ramazan ayı boyunca kantin kiralarında yüzde 50 indirim uygulanacağı müjdesini verdi. Ayrıca, 20 yılı dolan kantinlerle ilgili olarak yeniden bir çalışma yapılması talimatı verdiği belirtildi. KDV VE YASAKLI ÜRÜNLER GÜNDEMDEYDİ Heyet daha sonra AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala’yı ziyaret etti. Görüşmede; kantinlerde uygulanan KDV oranları, yasaklı ürünler, yapılandırma süreçleri ile vergi ve SGK borçları başta olmak üzere sektörün temel sorunları aktarıldı. Ala’nın, gerekli destek konusunda yardımcı olacağı sözünü verdiği ifade edildi. Bursa Kantinciler Odası yönetimi, ardından MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman ile görüştü. Mesleki sorunların ele alındığı ziyarette Büyükataman’ın, kantinci esnafına her zaman destek olacaklarını dile getirdiği kaydedildi. Heyet ayrıca Bursa milletvekilleri Ahmet Kılıç ve Fevzi Zırhlıoğlu ile de bir araya gelerek esnafın yaşadığı sıkıntıları iletti. Ziyaretlerin ardından açıklama yapan Bursa Kantinciler Odası Başkanı Özgür Güneş, Cumhur İttifakı temsilcilerinin kendilerine tam destek verdiğini belirterek, "Esnafımızın sorunlarını en üst düzeyde ilettik. Özellikle Ramazan ayına ilişkin kira indirimi kararı bizler için çok kıymetli. Bursa’ya müjde ile dönüyoruz" ifadelerini kullandı.

Yusuf Tekin'den Özgür Özel'e sert sözler: "Onun kadar midesi geniş bir adam değilim" Haber

Yusuf Tekin'den Özgür Özel'e sert sözler: "Onun kadar midesi geniş bir adam değilim"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "168 kişinin açıkladığı bildiride çok ciddi şekilde hukuki problemler var. ‘Burada ne var niye yargıya taşıyorsun’ diyorlar. Ben de diyorum ki; ben Özgür Özel kadar midesi geniş bir adam değilim. Anadolu'nun her tarafında küfür olarak belirlenen cümleleri kendi partisinden bir belediye başkanına mesajla yazıp ispatlandığı zaman bu küfür değildir diyecek bir şeyim yok benim. Ben o bildirideki ifadelerin bana, öğretmen arkadaşlarımıza, idareci arkadaşlarımıza ve Türk toplumuna hakaret içerisinde olduğunu düşünüyorum" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinlik alanını ziyaret etti. Bakan Tekin, etkinlik kapsamında kurulan stantlarını gezerek çocuklar, gençler ve ailelerle sohbet etti. Program alanındaki çeşitli kültür ve sanat faaliyetlerini inceleyen Bakan Tekin, Ramazan ayının yalnızca dini bir ay değil, aynı zamanda toplumu bir arada tutan önemli bir kültürel ve sosyal değer olduğuna dikkat çekti. Ramazan’ın ortak kültürel değerlerin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli olduğunu vurgulayan Tekin, bu tür etkinliklerin toplumun birlik ve beraberliğini güçlendirdiğini ifade etti. "RAMAZAN AYI, ÜLKEMİZDE BİRLİK VE KARDEŞLİK HUZURUNA RİAYET ETMENİN EN ÇOK HİSSEDİLDİĞİ BİR DÖNEM" Ramazan ayının birleştirici bir güç olduğunu belirten Bakan Tekin, "İnşallah sağlıkla, mutlulukla, huzurla, önce Kadir Gecesi'ne ardından Ramazan Bayramı'na hep beraber erişiriz. Ramazan ayı, ülkemizde birlik ve beraberliği, yardımlaşmayı, dayanışmayı ve kardeşlik huzuruna riayet etmenin en çok hissedildiği bir dönem. Ramazan ayı, iftar sofralarıyla başlayan ve sahurla bereketlenen gün içerisinde dualarımızla davranışlarımızla çeşitlendirdiğimiz güzel bir ay" diye konuştu. "BEN ÖZGÜR ÖZEL KADAR MİDESİ GENİŞ BİR ADAM DEĞİLİM" Okullardaki Ramazan etkinliklerini 'eğitimde Talibanlaşma' olarak nitelendiren ve 'Laikliği Birlikte Savunuyoruz' başlıklı bildiriye imza atan 168 kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Bakan Tekin, "Anadolu'da Ramazan demek milli birliğin, kardeşliğin, yardımlaşmanın, dayanışmanın maksimum düzenin yaşandığı bir dönem demektir. Ben değişik yıllarda Anadolu’da yaşadım. Alevilerin, gayrimüslimlerin bulunduğu yıllarda da yaşadım. Komşularımı gördüm. Evimizde iftarda pişirdiğimiz yemeği; dinine, etnik yada kültürel kimliğine bakmadan komşumuzla paylaştık. Anadolu'da bu böyledir. Kimse kimsenin dinine bakmadan Ramazan ayında yardımlaşır. Ancak 168 kişinin açıkladığı bildiride çok ciddi şekilde hukuki problemler var. ‘Burada ne var niye yargıya taşıyorsun’ diyorlar. Ben de diyorum ki; ben Özgür Özel kadar midesi geniş bir adam değilim. Anadolu'nun her tarafında küfür olarak belirlenen cümleleri kendi partisinden bir belediye başkanına mesajla yazıp ispatlandığı zaman bu küfür değildir diyecek bir şeyim yok benim. Ben o bildirideki ifadelerin bana, öğretmen arkadaşlarımıza, idareci arkadaşlarımıza ve Türk toplumuna hakaret içerisinde olduğunu düşünüyorum. Bu hakaretten dolayı onların toplumdan özür dilemeleri gerektiğini düşündüğüm için yargıya taşıyacağım" şeklinde konuştu.

RTÜK Başkanı Daniş’ten korkutan uyarı: "Siber zorbalık artık yıkıcı bir boyutta, çocuklar tehlikede!" Haber

RTÜK Başkanı Daniş’ten korkutan uyarı: "Siber zorbalık artık yıkıcı bir boyutta, çocuklar tehlikede!"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Geçmişte daha çok yüz yüze ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır" dedi. RTÜK tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım' çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması planları ele alındığı belirtildi. Ayrıca programın amacının; daha güvenli, bilinçli ve sorumlu bir dijital iletişim ortamının insanlara katkı sunmasının amaçlandığı vurgulandı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Daniş, dijital dünyanın gelişmesinin gençlere olumlu etkisi kadar olumsuz etkisinin de olduğunu, bu olumsuz etkilerden en önemlisinin de ‘siber zorbalık' konusu olduğunu belirtti. "DİJİTAL DÜNYA; BİLGİYE HIZLI ERİŞİM, ANLIK İLETİŞİM VE PEK ÇOK ALANDA KOLAYLIK SAĞLAMA İMKANI SUNMUŞTUR" Dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte siber zorbalık kavramının ortaya çıktığını belirten Daniş, "Dijital dünya; bilgiye hızlı erişim, anlık iletişim ve pek çok alanda kolaylık sağlama imkanı sunmuştur. Özellikle pandemi döneminde yaygınlaşan çevrim içi eğitim uygulamaları sayesinde gençlerimiz, küresel ölçekte fırsatlara erişme imkanı elde etmiştir. Ancak tüm bu imkanların yanında, hepimizi yakından ilgilendiren önemli bir sorun da bulunmaktadır. Bu da siber zorbalık. Geçmişte daha çok yüz yüze ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz arasında giderek artan bu sorun, artık küresel ölçekte bir ‘sosyal acil durum' olarak değerlendirilmektedir. Siber zorbalıkta saldırganın kimliğini gizleyebilmesi, mağdur üzerindeki baskıyı artırmakta ve travmatik etkiyi derinleştirmektedir. Bu nedenle bu sorunu yalnızca bireysel bir davranış problemi olarak değil; empati eksikliği, duygu yönetimi güçlükleri ve başa çıkma becerilerindeki yetersizliklerle beslenen çok boyutlu bir psiko-sosyal mesele olarak ele almak zorundayız. Bu bilinçle Üst Kurulumuz; Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında Batman Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi ile iş birliği içinde ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi'ni hayata geçirmiştir" diye konuştu. "BU PROJE İLE GENÇLERİMİZİN, HAK VE SORUMLULUKLARININ FARKINDA BİREYLER OLARAK YETİŞMELERİNİ AMAÇLADIK" Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi'nin gençlerin dijital dünya mecrasında gelişimlerine katkı sağlayacağını ifade eden Daniş, "Bu proje ile gençlerimizin dijital vatandaşlık bilinci kazanmalarını, empati temelli iletişim becerilerini geliştirmelerini, dijital ortamlarda karşılaştıkları zorluklarla sağlıklı biçimde başa çıkabilmelerini, hak ve sorumluluklarının farkında bireyler olarak yetişmelerini amaçladık. Mayıs 2025'te Batman'da başlayan, Ekim 2025'te Konya'da devam eden ve Şubat 2026'da Ankara'da tamamlanan üç aşamalı bu süreçte; akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve Üst Kurul uzmanlarımız büyük bir özveriyle çalışmış, güçlü bir sinerji ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "PROJE KAPSAMINDA İKİ ÖNEMLİ REHBER HAZIRLANMIŞTIR" Kamu spotları ve farkındalık programlarıyla birlikte siber zorbalıkla mücadeleye devam edeceklerinin altını çizen Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu doğrultuda proje kapsamında iki önemli rehber hazırlanmıştır. İlk rehberimiz, ‘Zorbalık Haberlerinde Çocuğun Yararının Korunması Rehberi'dir. Bu rehberle; çocukların yer aldığı haberlerde yayıncılık anlayışının nasıl olması gerektiği, gizlilik ve mahremiyet ilkeleri ile çocuğun yararının nasıl korunacağı net biçimde ortaya konulmuştur. Medya kuruluşlarımıza yönelik hazırlanan bu rehberin tüm yayıncılarımızla paylaşılması ve yayın politikalarına entegre edilmesi, çocuklarımızın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. RTÜK olarak sorumlu ve etik yayıncılığın güçlenmesi için bu sürecin yakın takipçisi olacağız. İkinci rehberimiz ise, ‘Zorbalık Davranışlarını Tanıma Ebeveyn Rehberi'dir. Bu rehber, uluslararası literatürde ‘Red Flag' olarak adlandırılan alarm verici davranışlara dikkat çekmekte; ebeveynlerin riskleri erken fark edebilmesini ve bilinçli şekilde müdahale edebilmesini amaçlamaktadır. Ailenin, çocuğun dijital dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli rehberi olduğu bilinciyle, ebeveynlerimizi desteklemeyi temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Hazırlanan bu iki rehberi programımızın devamında kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece hem medya kuruluşlarımız hem de ailelerimiz için yol gösterici kaynaklar sunmuş olacağız. Bununla birlikte, kamu spotları ve farkındalık programları aracılığıyla siber zorbalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı, medya yoluyla güçlü bir bilinç seferberliği oluşturmayı hedefliyoruz." Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katılım sağladı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

"Sadece yalan ve iftira siyaseti var!" Bakan Tekin Erzurum’dan sert yüklendi Haber

"Sadece yalan ve iftira siyaseti var!" Bakan Tekin Erzurum’dan sert yüklendi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, muhalefeti eleştirerek, "Sadece eleştiri, sadece yalanlar üzerine, sadece iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kırmaya yönelik bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Temel atmama töreni yapmayı bile bir marifet olarak sunuyorlar. Şehirlerde trafik artıyor diye yol yapmanın trafik sorununu büyüteceğini savunarak yatırım yapmamayı başarı gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz ise yatırımlarla, hizmetlerle şehirlerimizi büyütmeye devam ediyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Erzurum AK Parti İl Başkanlığı ziyaret etti. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekilleri, parti yöneticileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Bakan Tekin, eğitim yatırımları, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, okullarda yürütülen milli birlik ve değerler temalı etkinlikler ile bakanlıklar arası iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tekin, deprem sonrası eğitim altyapısının daha güçlü bir kapasiteyle yeniden kurulduğunu söyledi. Erzurum'da gördüğü ilgiden memnuniyet duyduğunu ifade eden Bakan Tekin, vatandaşların desteğinin çalışma azmini artırdığını belirtti. "HEMŞERİLERİMİZİN İLGİSİ ÇALIŞMA AZMİMİZİ ARTIRIYOR" Erzurum'daki karşılamadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, vatandaşların ilgisinin kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Bakan Tekin, "Buraya geldiğimizde hemşerilerimizin, kardeşlerimizin, abilerimizin bize samimiyetle sarılmalarını gördüğümüzde bizim de çalışma motivasyonumuz, şevkimiz, muhalefetin eleştirilerine ve ‘yaptırmayız' çabalarına karşı mücadele azmimiz artıyor. O yüzden hepinize çok teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun" ifadelerini kullandı. "75 BİNDEN FAZLA OKULDA BAYRAK SEFERBERLİĞİ YAPTIK" Karne dönemi üzerinden yapılan eleştirileri hatırlatan Bakan Tekin, okulların açılmasıyla birlikte ülke genelinde önemli bir etkinlik gerçekleştirildiğini belirtti. Bakan Tekin, "Karneyle ilgili o kadar eleştiri yapan muhalefet, biz geçtiğimiz hafta okullar açılırken Türkiye'de 75 binden fazla okulda çocuklarımızın milli birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirecek, onlara bayrak sevgisini ve millet olma bilincini aşılayacak bir bayrak seferberliği yaptık. Ama tek bir muhalefet partisinden bile ‘teşekkür ederiz, güzel bir etkinlik yaptınız' diyen çıkmadı" dedi. "SADECE ELEŞTİRİ, YALAN VE İFTİRALAR ÜZERİNE SİYASET YAPILIYOR" Muhalefetin yaklaşımını eleştiren Bakan Tekin, "Maalesef Türkiye'deki muhalefetin yaklaşımı bu. Sadece eleştiri, sadece yalanlar üzerine, sadece iftiralar üzerine ve insanların moral motivasyonunu kırmaya yönelik bir siyaset anlayışıyla karşı karşıyayız. Temel atmama töreni yapmayı bile bir marifet olarak sunuyorlar. Şehirlerde trafik artıyor diye yol yapmanın trafik sorununu büyüteceğini savunarak yatırım yapmamayı başarı gibi göstermeye çalışıyorlar. Biz ise yatırımlarla, hizmetlerle şehirlerimizi büyütmeye devam ediyoruz" dedi. Bakan Tekin, vatandaşların desteğinin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. "RAMAZAN AYI ÇOCUKLARIMIZIN ORTAK DEĞERLERİ TANIMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT" Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte okullarda yeni etkinliklerin başlayacağını belirten Bakan Tekin, ailelere de çağrıda bulunarak, "Ramazan ayı bizi bir arada tutan önemli değerlerden biri. Oruç tutsa da tutmasa da çocuklarımızın bu değerleri tanımasını, paylaşma ve dayanışma kültürünü öğrenmesini istiyoruz. Bu farkındalık çalışmalarında sizlerin de çocuklarımıza destek olmasını özellikle istirham ediyorum" diye konuştu. "ZOR ZAMANLARDA MİLLET OLMA ŞUURU ORTAYA ÇIKAR" 6 Şubat depremlerinin yıl dönümüne de değinen Bakan Tekin, yaşanan felaket sonrası ortaya çıkan dayanışmanın önemine dikkat çekti. Bakan Tekin, "Bir ülkenin millet olma şuuru zor zamanlarda ortaya çıkar. Altı Şubat'ta asrın felaketini yaşadık ama hemen ardından asrın birlikteliğini de gördük. Öğrencilerimizden velilerimize, sivil toplum kuruluşlarından kamu kurumlarına kadar herkes gücü nispetinde yaraların sarılması için çaba sarf etti" ifadelerini kullandı. "CUMHURBAŞKANIMIZ SÜRECİ DOĞRUDAN TAKİP ETTİ" Deprem sonrası yürütülen çalışmaların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yakından takip edildiğini belirten Bakan Tekin, tüm bakanlıkların koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Bakan Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız her kabine toplantısında deprem bölgesinde yapılan çalışmaları tek tek takip etti. Her bakanlık kendi alanındaki çalışmaları sunarak süreci adım adım yürüttü" dedi. "YIKILAN 10 BİN DERSLİĞİN YERİNE 25 BİN DERSLİK KAZANDIRIYORUZ" Deprem bölgesindeki eğitim yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan Bakan Tekin, eğitim altyapısının güçlendirilmesinde önemli mesafe kat edildiğini belirtti. Bakan Tekin, "Depremde 11 ilimizde yaklaşık 10 bin dersliğimiz kullanılamaz hale geldi. Biz bunun yerine şu ana kadar yaklaşık 15 bin derslik yaptık. Yaklaşık 10 bin dersliğin inşası da devam ediyor. Önümüzdeki eğitim öğretim yılı başladığında yıkılan derslik sayısının çok üzerinde, yaklaşık 25 bin derslikle eğitim öğretime devam edeceğiz. Hedefimiz her ilde deprem öncesine göre en az yüzde 15 daha fazla derslik kapasitesine ulaşmak" dedi. "MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK SİYASETİN ÜSTÜNDE TUTULMALI" Deprem sürecinin siyasi tartışmalara konu edilmemesi gerektiğini belirten Bakan Tekin, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Bakan Tekin, "Milli birlik ve beraberlik dediğimiz şey iktidarıyla muhalefetiyle herkesin sahip çıkması gereken bir süreçtir. Hepimiz sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz" ifadelerini kullandı. "HUZURLU TOPLUM GÜÇLÜ AİLE YAPISIYLA MÜMKÜNDÜR" Konuşmasının sonunda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yürütülen ortak çalışmalara değinen Milli Eğitim Bakanı Tekin, güçlü toplum yapısının temelinde güçlü aile yapısının bulunduğunu belirtti. Bakan Tekin, iki bakanlığın özellikle çocukların sosyal ve kültürel gelişimini desteklemek amacıyla yakın iş birliği içinde çalıştığını ifade ederek Erzurum ziyaretinde gösterilen ilgiden dolayı vatandaşlara ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti.

TKB Bursa Şubesi’nden kadim coğrafyaya kültürel yolculuk Haber

TKB Bursa Şubesi’nden kadim coğrafyaya kültürel yolculuk

Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi, yoğun ve verimli geçen çalışma yılının ardından üyeleriyle birlikte Mardin, Midyat, Şanlıurfa, Dara Antik Kenti, Mor Gabriel Manastırı ve Göbeklitepe’yi kapsayan kapsamlı bir kültürel gezi programı gerçekleştirdi. Anadolu’nun kadim medeniyetlerine ev sahipliği yapan Mezopotamya toprakları, Birliğin kültürel farkındalık çalışmalarının önemli duraklarından biri oldu. Program kapsamında Mardin’in tarihi dokusu ve çok kültürlü yapısı yerinde incelendi. Midyat’ta ise el sanatları çarşıları ve telkarî atölyeleri ziyaret edilerek bölgeye özgü ürünlere yönelik alışverişler yapıldı. Gezinin önemli duraklarından biri olan Dara Antik Kenti’nde, kazı başkanı Devrim Hasan Menteşe rehberliğinde kapsamlı bir alan turu düzenlendi. Heyet, bölgenin tarihsel önemi, arkeolojik dokusu ve devam eden kazı çalışmalarına ilişkin birinci elden bilgi edindi. Mor Gabriel Manastırı ziyaretinde ise heyet, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile karşılaştı. Bu vesileyle Birliğin öğretmen üyelerinden Tanca Subaşıoğlu ile Bakan Tekin arasında kısa ve samimi bir sohbet gerçekleşti. Bu buluşma, Türk Kadınlar Birliği’nin eğitime ve kültüre verdiği önemi bir kez daha vurguladı. Programın devamında Şanlıurfa'nın kültürel mirası ve yöresel değerleri deneyimlendi. Gezi, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınaklarından biri olan Göbeklitepe ziyaretinin ardından tamamlandı. Gezi hakkında konuşan Türk kadınlar Birliği Bursa Şube başkanı Tijen Sözeri, "Türk Kadınlar Birliği Bursa Şubesi'nin düzenlediği bu kültürel yolculuk, üyelerin tarih bilincini güçlendirirken aynı zamanda Birlik içindeki dayanışma ve paylaşım ruhunu pekiştirdi. Türk Kadınlar Birliği olarak, kadınların sosyal, kültürel ve toplumsal yaşamda daha etkin rol alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürdüğümüzü kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız." açıklamasında bulundu.

Tekin: "22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık" Haber

Tekin: "22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir üniversitenin akademik yılı açılışında yaptığı konuşmada, "Yükseköğretimi 22 yılda erişilebilir kıldık. 81 ilimizin tamamında yükseköğretim kurumları inşa ettik. 22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık" dedi. Tekin ayrıca, "Üniversite düşüncenin merkezi olarak kabul edilmelidir. Üniversitelerimizin bir daha yasakla, baskıyla, ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz. Kampüs, düşüncenin, araştırmanın ve nezaketli müzakerenin alanı olarak kalacak" ifadelerini kullandı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bir üniversitenin akademik yılı açılışı törenine katıldı. Programda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bugün güne bizi tedirgin eden bir haberle uyandık. Türkiye bir deprem kuşağında yer alan bir ülke. Bütün milletimize geçmiş olsun diyorum. İnşallah Allah bir daha bize böyle felaketler yaşatmaz. Bu hafta Cumhuriyetimizin 102'nci yaşını kutluyoruz. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Bize Cumhuriyeti kuran ve emanet eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün büyüklerimizi hayırla, saygı ve minnetle anıyoruz. Bizim yaklaşık 75 bin tane okulumuz var. Yine yaklaşık rakamları yuvarlayarak söylüyorum. Yaklaşık 750 bin adet dersliğimiz var. Okullarımızın dışındaki kurumlarla beraber baktığımızda 100 binin üzerinde kurum var. Yani okul artı halk eğitim merkezi olgunlaşma, kurs merkezi vb. ifadelerle tanımlanan 100 binin üzerinde hizmet verilen kurumumuz var. Yaklaşık 1 milyon 200 bin öğretmenimiz var. Sistemin içerisinde çalışan ve resmi okullarda ve özel okullarda çalışan öğretmenlerimizle beraber 1 milyon 200 bin kişi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz var. Dolayısıyla rakamları topladığımızda her çocuğumuzun her öğretmenimizin ailesini ebeveynlerini çocuklarını hesaba kattığımızda kabaca 86 milyonun tamamını ilgilendiren tamamıyla birlikte hareket etmek durumunda olan, tamamının duygu, düşünce ve değerlerine saygı duyması gereken, saygı duyması beklenen bir bakanlığız. Bu kadar büyük bir yapı içerisinde ortak değerleri bulup bu ortak değerleri çocuklarımıza öğretmeye çalışmak bakanlığımızın ana misyonlarından bir tanesi. Cumhuriyet Bayramı da bizim önemli değerlerimizden bir tanesi" diye konuştu. "ÜNİVERSİTELERİ ÖĞRETİM ÜYELERİNİN VE NİHAYETİNDE MİLLETİN DEĞERLERİNİN YAŞANDIĞI YERLER HALİNDE DÖNÜŞTÜRDÜK" Üniversiteleri milletin değerlerinin yaşandığı yerler haline geldiğini belirten Tekin, "Bu ülkede üniversiteler kimi dönemlerde vesayetin gölgesinde kaldı. 27 Mayıs darbesini hepiniz hatırlayacaksınız. 27 Mayıs darbesinden sonra görevinden uzaklaştırılan akademisyenler 27 Mayıs darbesini bizzat Başbakanlığın talimatıyla ak devrim olarak tanımlamak zorunda bırakılan akademisyenler, yine aynı şekilde 12 Mart sürecinde üniversiteden uzaklaştırılan akademisyenler, 12 Eylül 1980 sonrası üniversitelerde akademik etkinlikleri sebebiyle üniversiteden uzaklaştırılanlar. 28 Şubat süreci. Bunların hepsi bizim akademik tarihimizde, bilim tarihimizde kara sayfalar olarak yerini aldı. Bilim yuvalarının ideolojik kavganın sahnesine çevrildiği, gençlerin hayallerinin yasaklarla sınandığı günlerdi bunlar. Başörtüsü bahane edilerek kurulan ikna odaları bu yasakların hafızalarımızda olan en acı örneklerinden bir tanesi. Çok şükür bu sayfaların hepsini kapattık. Üniversitelerin öğretim üyelerinin ve nihayetinde milletin değerlerinin yaşandığı yerler halinde dönüştürdük. Bugün en önemli vazifemiz bu kazanımları daha da tahkim edecek kampüsleri yasaklardan, dayatmalardan, marjinal dayatmaların gürültüsünden uzak tutarak düşüncenin, araştırmanın ve nezaketli müzakerenin alanı haline dönüştürmek en önemli görevlerimiz" dedi. "ÜNİVERSİTE DÜŞÜNCENİN MERKEZİ OLARAK KABUL EDİLMELİDİR" "Üniversite düşüncenin merkezi olarak kabul edilmelidir" diyen Tekin, "Üniversite düşüncenin merkezi olarak kabul edilmelidir. Üniversiteleri sadece ve sadece birer meslek lisesi konumuna indirgeyip mesleki kariyer imkanı sunan birimler haline dönüştürmenin çok ötesine geçmemiz gerekir. Yeteneği keşfeden entelektüel, ufku genişleten kendi geleneğini çağın diliyle buluşturan müesseseler olarak tanımlamamız gerekir. Üniversiteyi salt bilim ya da meslek öğrenme yerine indirgemek, tarihe haksızlık, yarınımıza kötülüktür. Üniversite toplumun tam merkezinde durur çünkü. Kültürün aktarımına ve yenilenmesine öncülük eder, devrinin fikirler sistemini inşa eder. Üniversitelerimiz ne kadar dinamik, üretken, özgür ve gelişmiş olursa, toplumumuz o derece dirayetli ,müreffeh, demokratik ve özgür olacağının farkında olmamız lazım. Tersi durumda ise önce durağanlaşma, ardından eğitimde, kültürde, sanatta, bilimde ve sanayide gerileme kaçınılmaz olacağını hatırlamamız gerekir. Hiç şüphesiz yalın olan hakikat şudur ki bilgi kimdeyse istikamet ona döner. İlim ve akademide geriye düşen, pazarda, sanatta ve diplomaside de gerilemeyi durduramaz" ifadelerini kullandı. "22 YIL ÖNCE 76 OLAN ÜNİVERSİTE SAYIMIZI BUGÜN 208'LERE ULAŞTIRDIK" 22 yıl önce 76 olan üniversite sayısının bugün 208 olduğunu söyleyen Tekin, "Nitekim bu ölçüyü rehber alarak, yükseköğretimi 22 yılda erişilebilir kıldık. 81 ilimizin tamamında yükseköğretim kurumları inşa ettik. 22 yıl önce 76 olan üniversite sayımızı bugün 208'lere ulaştırdık. Yüksek öğretime erişimi yaygınlaştırdık. Net okullaşma oranını hem zorunlu eğitimde hem de yükseköğretimde 3 kattan fazla arttırarak yepyeni bir eşiğe eriştik. Avrupa yükseköğrenim alanında ön sıralara yürüyen bir Türkiye fotoğrafı ortaya çıkardık. Eğitim imkânına geç kavuşmuş 34 yaş üstü kadınlarımıza ayrılan ek kontenjanlar ve şehit-gazi yakınlarına sağladığımız özel imkânlar, kapsayıcılığı ilke hâline getirdi. Bu kazanımlardan geriye gidişe izin vermeyeceğiz; üniversitelerimizin bir daha yasakla, baskıyla, ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz. Kampüs, düşüncenin, araştırmanın ve nezaketli müzakerenin alanı olarak kalacak" şeklinde konuştu. Sözlerine devam eden Tekin, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizdir. Geçen yıl uygulamaya koyduğumuz ve aşamalı bir şekilde devam edecek olan modelimiz, çocuğun dil-akıl-karakter bütünlüğünü aynı anda beslemeyi, öğrenmeyi okul duvarlarının dışına taşıyıp hayatla eklemlemeyi hedeflemektedir. Eleştirel düşünme, estetik duyarlık ve merhamet ahlâkını aynı zeminde buluşturmaktadır. Bu yaklaşım, yerli müktesebatla evrensel bilgi arasında hakikatli bir köprü kurmakta, program tasarımından ölçme-değerlendirmeye kadar tüm süreçleri veriyle ve sahadan gelen geri bildirimle sürekli kalibre etmektedir. Ancak altını özenle çizmeliyim ki modelimizin sürekli kalibrasyonu, ölçme-değerlendirme standartlarının güncellenmesi, öğretim tasarımlarının disiplinler arası zenginleşmesi ancak sizlerin katkısıyla mümkün. Eğitim fakülteleri ile sahadaki okullar arasında, üniversite kürsüsünden öğretmenler odasına ve sınıfa uzanan ortak araştırmalar, etki analizleri, tasarım atölyeleri ve laboratuvar okul ağları bu işin omurgasıdır. Biz Millî Eğitim olarak kapımızı sonuna kadar açtık. Bu iş birliğini günübirlik projelere ve protokollere bırakmamak, kalıcı ve sistematik kılmak için Millî Eğitim Akademisini hayata geçirdik. Şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Millî Eğitim Akademimiz, üniversitelerimizin bilgi birikimini sahaya daha hızlı, daha tutarlı ve daha etkili taşıyacak bir ortak platformdur. Öğretmenlik, toplumsal birlikteliğin, demokratik kültürün ve devlet kapasitesinin temel sütunudur" ifadelerine yer verdi. Milli Eğitim Akademisi hakkında bilgi veren Bakın Tekin, "Milli Eğitim Akademisi'nde 3 tane temel işlevi yerine getirmek istiyoruz. Bunlardan birincisi mesleğe girişte birincisi, mesleğe girişte uygulama yoğun hazırlıktır. Üniversitelerimizin verdiği kuramsal temelin üzerine, gerçek sınıf ortamlarında uzun süreli okul içi uygulamalarla (farklı okul türleri ve sosyoekonomik çevrelerde), usta öğretmen eşliğinde mentorlukla, ölçme-değerlendirme, sınıf yönetimi, kapsayıcı eğitim, özel eğitim, rehberlik ve dijital pedagojiler-yapay zekâ okuryazarlığı gibi alanlarda uygulamalı yeterlikler ekleyeceğiz. İkincisi, beşer yıllık periyotlarla sürekli mesleki gelişimdir. Öğretmenlerimiz branş temelli modüllerle düzenli olarak güncellenecek; bilimin ilkeleri, meslek etiği, özel eğitim ve rehberlik, ölçme-değerlendirme, sınıf içi teknoloji entegrasyonu ve yapay zekâ okuryazarlığı gibi başlıklar üniversite öğretim üyeleriyle birlikte yürütülecektir. Modüller sahadan gelen veri ve etki analizlerine göre yenilenerek öğretmenlerimizin mesleki portfolyolarına işlenecektir. Üçüncüsü, eğitim kurumu yöneticisi yetiştirmedir. Okul liderliği, öğretimsel liderlik, okul iklimi ve kültürü, kriz ve bütçe yönetimi, mevzuat, veri temelli karar alma ve paydaş iletişimi alanlarında kurumsal bir program sunacağız" dedi.

Bakan Tekin: "İmam hatip okullarında kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz" Haber

Bakan Tekin: "İmam hatip okullarında kaliteyi artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Diğer okullarımızın da olduğu gibi imam hatip okullarımızın da kalitesini artıracak bazı adımları Din Öğretimi Genel Müdürlüğümüzle beraber yürütmeye çalışıyoruz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İmam Hatip Okulları Başarılı Örnekleri Sergisi ve Ödül Töreni Programı’nda konuştu. "Diğer okullarımızın da olduğu gibi imam hatip okullarımızın da kalitesini artıracak bazı adımları Din Öğretimi Genel Müdürlüğümüzle beraber yürütmeye çalışıyoruz" ifadelerinin kullanan Tekin, "İmam hatip okullarında bilhassa meslek dersleri veren öğretmen arkadaşlarımızın genelde de bütün okullarımızda din, kültür ve ahlak derslerini veren arkadaşlarımızın mesleki gelişimlerini ve niteliklerini arttıracak adımlar atmamız lazım. Parantezi böyle açtığımızda bu kategorideki öğretmen arkadaşlarımızın ana referans değerlerinden bir tanesi olan iş bölümü ve uzmanlaşma kavramı etrafında düşündüğümüzde bu arkadaşlarımızın uzmanlaşmalarını da sağlamamız gerekiyor. Bizim şu anda üzerinde çalıştığımız şey din öğretim genel müdürümüzle beraber imam hatip liselerinde meslek derslerini veren diğer okullara da din kültürü ve ahlak derslerini veren arkadaşlar daha spesifik alanlarda uzmanlaşmasını sağlayan kadro ve atamama alanları YÖK'le beraber koordineli bir biçimde revize edelim" dedi. Bakan Tekin, "Bizi şu anda öğretmenlik ya da din kültürü ahlak ilişki dersi öğretmenliğine kaynak teşkil eden fakültemiz ilahiyat fakültelerimiz, ilahiyat fakültesinden mezun olan bir öğretmen arkadaşımız, bir gencimiz biraz önce saydığım derslere de giriyor. Ortaokullarda bir dersine de giriyor. Burada din eğitiminin daha nitelikli olması daha efektif olması açısından, ben diyorum ki, yaş gruplarına göre farklılaşan yani ilkokul ve ortaokullarda din kültürü ahlak bilgisi dersini veren, pedagojik anlamda bunun eğitimini alan farklı öğretmen atama grubu daha olsun. Dolayısıyla bu alanı da bu şekilde düzenlemiş olalım derim. Bunun üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu. "ÖRNEK TEŞKİL EDECEK OKULLAR AÇACAĞIZ" Bakan Tekin, "Bizleri dinlemeye tahammülü olmayan kişiler, anlamakta da zorlanan bazı kişiler bu cümleleri de anlamadılar. Yani hem İslami anlamda dini eğitimlere hem de beraberinde pozitif bilimlerde eğitim veren bir model yok. Bu bizim bir marka değerimiz. Ben şimdi diyorum ki bunu uluslararası bir marka haline dönüştürelim. Yani dünyanın her tarafında bu modelle okullar açabileceğimiz hale getirelim diyorum. Bunu da yanlış anlıyorlar. Şimdi üzerine çalıştığımız konulardan bir tanesi de bu. İnşallah yakın bir zamanda bu konuda da çok farklı ülkelerde bu anlamda örnek teşkil edilecek okullar açmış olacağız" ifadelerini kullandı. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ise, "İmam hatip okullarının ülkemiz ve milletimiz için ifade ettiği anlam ve değer izahtan varestedir. 74 yıl önce büyük zorluklar ve fedakarlıklarla hayat bulan bu okullar, bugün ortaya koyduğu başarılarla bir iftihar tablosu haline gelmiştir. Kurulduğu günden beri milletimizin yoğun teveccühüne mazhar olan bu güzide okullar, İslam’ın inanç, ibadet ve ahlak esaslarının nesillere en doğru şekilde aktarılmasında, fert ve toplum hayatında dinî bilginin ve güzel ahlakın yaygınlaştırılması noktasında büyük bir fonksiyon icra etmiş ve hala da etmektedir. İmam hatip okulları, nesillerin hem dini hem de beşeri ilimlerde kendilerini geliştirmelerinin en sağlam zemini olmuştur. Medeniyet değerlerine bağlı, vatanını ve milletini seven, bilgili, erdemli ve ahlaklı bir neslin yetiştirilmesine bu okullar ve fedakar mümessilleri öncülük etmiştir. Zira İmam Hatip Okulları, Peygamber Efendimizin çağlar üstü örnekliğiyle her türlü aşırılıktan uzak, donanımlı bir nesil yetiştirme özleminin tezahürüdür. İmam Hatip Okulları ve bu okullardan yetişen nesiller İslam’ın rehberliğinde merhamet medeniyetini yeniden inşa etmek gibi yüce bir idealin vücut bulmuş halidir. İmam hatip nesli, bu kutlu nesil, Müslümanların birlik ve beraberliğini, bütün insanlığın huzur ve selametini amaçlayan büyük bir mefkûreyi temsil etmektedir" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.