SON DAKİKA
Hava Durumu

#Milli Eğitim Bakanlığı

Söz Bursa - Milli Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

MEB’den öğretmenlere müjde: 2026 iller arası yer değiştirme başvuruları başlıyor Haber

MEB’den öğretmenlere müjde: 2026 iller arası yer değiştirme başvuruları başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığı, kadrolu öğretmenlere ilişkin 2026 yılı iller arası isteğe bağlı yer değiştirme duyurusunu yayımladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kadrolu öğretmenlerin 2026 yılı iller arası isteğe bağlı yer değiştirme duyurusu yayımlandı. Milli Eğitim Bakanlığı resmi eğitim kurumlarında görev yapan kadrolu öğretmenlerin 2026 yılı iller arası isteğe bağlı yer değiştirme işlemleri öğretmenlerin tercihleri, ilan edilen kontenjanlar ve hizmet puanı üstünlüğü esas alınarak elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Duyuru kapsamında yer değiştirme isteğinde bulunacak öğretmenlerin 31 Aralık 2026 tarihi itibarıyla bulundukları ilde en az üç yıllık çalışma süresini tamamlamış olmaları şartı aranıyor. BAŞVURULAR 14-20 MAYIS TARİHLERİ ARASINDA YAPILACAK Sözleşmeli öğretmenlikten kadroya geçen öğretmenlerin 31 Aralık 2026 tarihi itibarıyla sözleşmeli ve kadrolu toplam dört yıllık çalışma süresini tamamlamış olmaları gerekiyor. Hizmet puanlarının hesabında başvurunun son günü olan 20 Mayıs tarihi esas alınacak. Başvurular, 14-20 Mayıs tarihleri arasında son gün saat 16.00’ya kadar yapılabilecek. Öğretmenler, görev yapmak istedikleri ildeki eğitim kurumları arasından en fazla 40 eğitim kurumu tercihinde bulunabilecek. Atama işlemleri, ilan edilen kontenjanlar dahilinde öğretmenlerin tercihleri dikkate alınarak, hizmet puanı üstünlüğü esasına göre yapılacak. Atama sonuçları 22 Mayıs tarihinde personel.meb.gov.tr adresinde ilan edilecek.

Milletvekili Gözgeç: "Darbeler ve vesayetle netice alma devri kapanmıştır" Haber

Milletvekili Gözgeç: "Darbeler ve vesayetle netice alma devri kapanmıştır"

AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, yaptığı basın açıklamasında Türkiye’nin demokrasi mücadelesine ve 28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Açıklamasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutlayarak başlayan Gözgeç, "Rabbim, Sayın Cumhurbaşkanımıza hayırlı, sağlıklı, uzun ömür nasip etsin" dedi. "28 ŞUBAT MİLLETİN İRADESİNİ HEDEF ALDI" 28 Şubat darbesinin Türk demokrasi tarihine vurduğu darbeyi hatırlatan Gözgeç, o dönemde oluşturulan sanal korkularla milletin inancının ve değerlerinin hedef alındığını belirtti. Gözgeç, "Batı Çalışma Grubu ile vatandaşlar fişlendi, yargıya brifingler verildi. Kudüs Gecesi bahane edilerek tanklar yürütüldü; 'demokrasiye balans ayarı yaptık' dediler" ifadelerini kullandı. "İKNA ODALARINI VE YASAKÇI ZİHNİYETİ UNUTMADIK" Özellikle başörtülü kadınların eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına değinen Milletvekili Gözgeç, gencecik kızların üniversite kapılarından kovulduğunu ve ikna odalarında psikolojik şiddete maruz kaldığını hatırlattı. CHP'li isimlerin o dönemdeki yasakçı tavırlarını eleştiren Gözgeç, "İkna odalarının mimarı Nur Serter, yıllar sonra Meclis’te 'Yine olsa yine yaparım' diyebildi. Kadınları eve hapsediyorsunuz diyenlerin, o gün yasaklar uygulansın diye verdikleri çabayı unutmadık" dedi. "ARTIK TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL" Bugün kadınların her alanda özgürce var olabildiğini belirten Gözgeç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok şükür bugün kadınlar kıyafet ayrımı yapılmaksızın eğitim alabiliyor, mesleğini yapabiliyor. TBMM’de görev yapan kadın milletvekillerimiz var. Ara sıra karanlık sayfalardan çıkmaya çalışan zihniyetlere artık yer yok. Toplum mühendisliği ile netice alma devri kapanmıştır." RAMAZAN KUTLAMALARINA YÖNELİK ELEŞTİRİLERE TEPKİ Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki Ramazan etkinliklerine yönelik eleştirilere de yanıt veren Gözgeç, "Çocuklarımızın Ramazan sevincini yaşamasından rahatsız olanlar var. Özgürlükçüymüş gibi yapanların, değerlerimize karşı yasakçı zihniyetleri nüksedebiliyor. Ama biz kadim medeniyetimizden aldığımız güçle, güçlü Türkiye’yi inşa etmekte kararlıyız" diyerek açıklamasını tamamladı.

Eğitimde 'Sahte Belge' krizi! Kayıhan Pala: "Sistem güvenilirliğini tamamen kaybetti" Haber

Eğitimde 'Sahte Belge' krizi! Kayıhan Pala: "Sistem güvenilirliğini tamamen kaybetti"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, geçtiğimiz yıl ağustos ayında kamuoyuna yansıyan, yurt dışında eğitim almış gibi gösterilerek sahte denklik belgeleriyle Türkiye’de üniversiteye yerleştirildiği iddia edilen öğrenciler hakkında Millî Eğitim Bakanlığı’na 3 Eylül 2025 tarihinde kapsamlı bir soru önergesi verdi. Pala, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Son yıllarda üniversiteye yerleşim süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle öğrenciler kontenjanlara adil bir biçimde yerleştirilememiş, zaten azalmış olan eğitim sistemine duyulan güven tamamen kaybolmuştur. Aynı dönemde kamuoyuna yansıyan usulsüz akademik kadroya alma iddiaları ve e-imzaların yasa dışı kullanımına ilişkin tartışmalarla birlikte bu olay, yükseköğretimde güvenilirlik, şeffaflık ve hesap verebilirliğin ne denli sorunlu olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.” Milletvekili Pala, soru önergesinde denklik belgesi işlemleri boyunca alınan güvenlik önlemleri, yurt dışında eğitim gören öğrencilere üniversiteye yerleşme sürecinde tanınan haklar ile denetim ve yaptırımlara ilişkin net bir açıklama talep etti. Buna karşın Bakan Yusuf Tekin, Anayasa’nın 98. maddesi uyarınca öngörülen on beş günlük yasal süre geçtikten sonra, 6 Kasım 2025 tarihinde yanıt verdi. “Bakanlık yaşanan usulsüzlüğün sorumluluğunu almamaktadır!” Pala, soru önergesinde öncelikle denklik süreçlerinde belge doğrulaması aşamasında hangi adımların zorunlu olarak izlendiğini ve özellikle elektronik ortamda güvenliğin nasıl sağlandığını sordu. Buna karşın verilen yanıt mevzuat çerçevesi ile teknik araçları tarif etmekle sınırlı kaldı ve olası risklere dair herhangi bir değerlendirme içermedi. Pala, “Örneğin Bakanlık, denklik başvurusu yapan Türk vatandaşlarından yurt dışı giriş-çıkış belgesi istendiğini belirtmiş, ancak bu alanda bir sahteciliğin nasıl gelişebileceğine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunmamıştır. Benzer şekilde, yurt dışında lise eğitimi alan Türk öğrencilere fırsat eşitliği sağlanması amacıyla bu uygulamanın sürdürüldüğü ifade edilirken, uygulamanın yurt içi yerleştirmelere etkisi ve olası suiistimallere karşı alınan önlemler de somut biçimde açıklanmamıştır” dedi. Pala, “Bu tür eksik bir yanıt, Bakanlığın yaşananlar karşısında sorumluluk üstlenmediği ve eğitim sisteminde güveni yeniden sağlamaya dönük bir planının bulunmadığı yönündeki kaygıları artırmaktadır” ifadesini kullandı. “Bakanlık, önlemleri neden ihbarların üzerinden neredeyse iki yıl geçtikten sonra aldığını açıklamalıdır!” Milletvekili Pala, devamında son on beş yıl içinde yurt dışı lise eğitimlerini çevrimiçi veya uzaktan almış öğrencilerin yabancı uyruklu kontenjanlarından yararlanmasına ilişkin bir esneklik sağlanıp sağlanmadığını sorguladı. Bakanlık, yanıtında gelen şikâyetler üzerine Kasım 2020’de yapılan bir toplantıda, yurt dışındaki bir liseden alınan diplomanın pasaport veya emniyet giriş-çıkış kayıtlarıyla desteklenmesi gerektiğine karar verildiğini ve buna aykırı biçimde kayıt yaptırdığı tespit edilen öğrencilerin denklik işlemlerinin iptal edileceğini belirtti. Pala, verilen yanıtta geçmişe dönük tarama yapılıp yapılmadığı ve kaç öğrencinin belgesinde sahtecilik tespit edildiği bilgisinin yer almadığını kaydetti. Pala, “Bakanlık ayrıca, esaslarda düzenleme yapmak için 2019’da yapılan ilk sahte denklik ve usulsüz öğrenci yerleştirme ihbarlarından neredeyse iki yıl sonra neden toplantı yapıldığını da açıklamalıdır. On binlerce öğrenciyi mağdur eden böylesi bir zafiyetin sorumluları kamuoyu karşısında hesap vermelidir” çağrısıyla açıklamasını tamamladı.

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık" Haber

Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Maarifin Kalbinde Ramazan' temalı etkinliklere yönelik tepkilere Erzurum'dan cevap verdi. Bakan Tekin, etkinliğin toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik ettiğini ifade ederek, "Türkiye'deki bütün okullarda, oruç tutan ya da tutmayan bütün çocuklarımız, Ramazan ayını milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşıladı" dedi. Bakan Tekin, Palandöken ilçesinde hayırsever bir aile tarafından yapılan 360 öğrenci kapasiteli ve 12 derslikli Makbule Küçükçalık İlkokulu'nun açılışına katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açılış töreninde yaptığı konuşmada hayırsever ailenin yaptırdığı okul için teşekkür etti ve bir okul yapımı sözü daha aldı. "MİLLETİMİZİ KÖKLERİMİZLE BARIŞIK ŞEKİLDE GELECEĞE TAŞIYORUZ" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de eğitim öğretim altyapısını önem verdiğini ifade eden Yusuf Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olmadan önce Erzurum'da 176 bin öğrencimiz varmış. 2025-26 eğitim öğretim yılında Erzurum genelinde 156 bin 591 öğrencimiz var. Yani öğrenci sayımız düşmüş, 20 bin civarında azalmış. Peki 176 bin öğrenciye kaç öğretmenle eğitim veriyormuşuz? 2002 yılında 7 bin öğretmenimiz varmış. Şimdi öğrenci sayısı düşmesine rağmen öğretmen sayımız 12 bin 549 olmuş. Yani yaklaşık 2 katına çıkmış. Ben bu muhalefetin itiraz ettiğini gerçekten anlamıyorum. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumumuzu bir arada tutan, milletimizi kökleriyle barışık bir şekilde güçlü bir biçimde geleceğe taşıyacak, bütün değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruz. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlik ve beraberliği salık veren, bunu teşvik eden ve birliğimizin sağlanmasına önemli bir katkısı olan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan' ile yola çıktık. Ramazan Ayını Milli Eğitim Bakanlığı olarak milletçe, çocuklarımızla, öğretmenlerimizle, velilerimizle bir şenlik havasında karşılama üzerine bir gelenek başlattık. Türkiye'deki bütün okullarda çocuklarımız oruç tutan tutmayan, bütün çocuklarımız Ramazan'ı bu anlamda; milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak, bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşılıyor" dedi. "KİMSENİN DİNİ İNANCINI SORGULAMADIK. O BİZİM İŞİMİZ DEĞİL" Bakanı Tekin, açılış sonrası Makbule Küçükçalık İlkokulu'nu inceledi, sınıflarda çocuklarla buluştu, onların hazırladığı Ramazan temalı gösterileri izledi. Daha sonra öğretmenlerle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, küresel vatandaşlık gibi kavramlarla milli değerlerin içinin boşaltılmak istendiğini vurgulayarak, "Benzeri kavramların empoze edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda geçtiğimiz yıl ‘Çanakkale'den Gazze'ye Vatan Savunması' temasıyla eğitime başladık. Bu yıl Eylül ayında mavi vatan, yeşil ve orman temaları üzerinden yola çıktık. Bu coğrafyadaki her şey, maddi-manevi her şey bizlere emanet. Bunları korumamız gerek. Bu yıl Şubat'ta ‘Bayrak' temasıyla okullarımızı açtık. Eğitim-öğretim süreci devam ederken çocuklarımıza bizleri bir arada tutan değerleri bir farkındalık oluşturarak toplumsal duyarlılığı artırdık. Bayrakla ilgili duyarlılık toplumun tüm kesimlerine yayıldı. Şimdi de Ramazan üzerine bir girişimde bulunduk. Bununla alakalı gönderdiğimiz genelgede; kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil. Kimin oruç tuttuğu, kimin tutmadığı da bizi ilgilendirmiyor. Biz Ramazan ayında evinde pişen yemeğin kokusuna ortak etmek isteyen, hayır, dayanışma duygularımızı en üst noktaya çıkaran, toplumda küslükleri, dargınlıkları kaldıran, kötü davranmayı, muameleyi ortadan kaldıran bir kardeşlik iklimi oluşturmayı amaçladık. Bu milli bir değerimiz. Oruç tutup tutmakla alakalı değil. Bununla alakalı bir bildiri yayınladı. Bizim yayınladığımız genelgede Anayasa'dan bahsediyoruz, kanunlardan bahsetmişiz, milli birlik ve beraberlikten bahsetmişiz. Onlar ‘Taliban' demişler. Ne alakalası var. Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Bir yerde de ‘Trump'ın payandası olmak istiyorlar" demişler. Bir karar verin" diye konuştu. Törene; Bakan Tekin'in yanı sıra, Erzurum Vali Vekili Ahmet Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici ve hayırsever Makbule Küçükçalık'ın oğlu Yılmaz Küçükçalık katıldı.

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor! Haber

Milli Eğitim Bakanı Tekin’den "Siber Zorbalık" mesaisi: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile dijital kalkan geliyor!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz" dedi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadelede farkındalığın artırılması amacıyla ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım' çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara'da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, siber zorbalık konusunda RTÜK ile birlikte çalıştıklarını ve bu kapsamda MEB müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili programlara yer verdiklerini belirtti. Tekin, "MEB, toplumda karşı karşıya kaldığımız bütün sorunların çözümü noktasında rol üstlenmek zorunda olan bir bakanlık ve bu kapsamda milli birliğimizin ve beraberliğimizin temin edilmesinde hem toplumumuzun sağlıklı bir toplum, huzurlu bir toplum inşa edebilme sürecinde yoğun bir çaba içerisindeyiz. Medya okuryazarlığı konusunda öğrencilerimizde bir farkındalık oluşturmak amacıyla RTÜK ile ortak bir proje başlamıştık. Bunu iki boyutla yapmıştık. Bir tanesi MEB'in müfredatında medya okuryazarlığı ile ilgili farkındalığı arttıracak programlara yer vermek, ikincisi de MEB bünyesinde ‘1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek' talebe hakkında kanun kapsamında yurt dışında dijital medyanın da dahil olduğu, medya okuryazarlığı konusunda lisansüstü eğitim yapmak üzere iletişimci arkadaşları yurt dışına gönderme sürecini başlatmıştık. Bunun devamında da geçtiğimiz yıl eğitim öğretim süreçlerimizde ciddi bir değişiklikle gündeme aldığımız ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli' adıyla kamuoyunda bilinen öğretim programlarında yaptığımız değişikliklerle bu kapsamda 9 farklı okuryazarlık türünü programlarımızın içerisine dahil ettik. Bunlardan bir tanesi yine medya okuryazarlığı. Onu RTÜK ile beraber yürütüyoruz" diye konuştu. "İNSANIN HAYATI KENDİLİĞİNDEN BİR DÜZEN İÇERİSİNDE ARTMIYOR" Siber zorbalığın dijital dünyanın gelişmesi olduğu kadar başka problemlerden de kaynaklandığını ifade eden Tekin, "Her ne kadar bugün burada RTÜK'ün organize ettiği programdan siber zorbalık, dijital güvenlik ve koruyucu mekanizmalar başlığı altında konuşuyor olsak da ben bu meselenin aslında çağın ürettiği zihniyet ikliminden ayrı bir biçimde okunmaması gerektiğini düşünüyorum. İnsanın hayatı kendiliğinden bir düzen içerisinde artmıyor. İnsanı insan kılan, iradesine istikamet kazandıran, hürriyet ile hevesi birbirinden ayırmasını sağlayan bir çerçeveye ihtiyaç duyulmakta. Çerçeve anlamını muhafaza eden bir sınır olarak görmek lazım, haysiyeti koruyan bir ölçü olarak almak lazım. Mahremiyeti mümkün kılan durumu, edep duygusu olarak görmek gerekir. Birlikte yaşamayı sürdürülebilen, sürdürülebilir kılan saygı ve adalet zemini olarak görmek gerekiyor. Evlatlarımız için ise bu çerçeve güven üreten bir istikrar duygusu" şeklinde konuştu. "GENÇLERİMİZ SADECE OKULLARDA DEĞİL, AYNI ZAMANDA SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA DA YER ALIYORLAR" Dijital dünyanın gençlerin fikirlerini paylaştığı bir ortam olarak gözükmesinin yanı sıra birtakım riskler de bulundurduğunu vurgulayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ise, "Günümüz dünyasında gençlerimiz sadece okullarda, parklarda ya da sokaklarda değil, aynı zamanda ekranlar, oyunlar ve uygulamalar ile sosyal medya platformlarında da yer alıyorlar. Dijital dünya gençlerin arkadaşlık duygusu, eğlendiği, öğrendiği, düşündüğü ve fikirlerini paylaştığı yeni bir yaşam alanı haline gelmiş durumda. Fakat bu yeni yaşam alanı aynı zamanda dijital şirket, siber zorbalık, dijital bağımlılık, mahremiyet ihlali gibi pek çok riski beraberinde bulunduruyor. Bu anlamda gençlerimizin dijital dünyadaki risklere karşı dayanıklılığını artırarak, bilinçli bireyler olarak var olmalarını sağlamanın önemini bir kez daha ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi. Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katıldı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Sadettin Türkün Ortaokulu'ndan milli gurur: Bahçe kırmızı-beyaza büründü Haber

Sadettin Türkün Ortaokulu'ndan milli gurur: Bahçe kırmızı-beyaza büründü

Bursa’da eğitimde akademik başarısının yanı sıra sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetleriyle de öne çıkan Nilüfer Sadettin Türkün Ortaokulu, ikinci dönemin ilk gününde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın talimatı ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda düzenlenen "İlk Derste Bayrak Sevgisi" temalı etkinlikte, okul bahçesi kırmızı-beyaz renklere büründü. Etkinlik kapsamında bin öğrenci, ellerinde bin Türk bayrağıyla okul bahçesinde bir araya geldi. Öğrencilerin aynı anda bayraklarını açmasıyla oluşan görüntü, görsel bir şölen oluştururken, etkinlik duygu dolu anlara sahne oldu. Programda konuşan Okul Müdürü Asım Altuntaş, bayrak sevgisinin milli kimliğin korunması ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Altuntaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi; "Bayrak sevgisi, bir milletin ortak değerlerine sahip çıkmasının en güçlü göstergesidir. Çocuklarımıza bu bilinci küçük yaşlarda kazandırmak, güçlü bir gelecek inşa etmenin temel şartıdır. Bugün burada ortaya çıkan tablo, birlik ve beraberliğimizin en güzel ifadesidir. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm öğretmenlerime ve öğrencilerime yürekten teşekkür ediyorum." Etkinlikler çerçevesinde Türkçe öğretmeni tarafından öğrencilere "Bayrağın öğrenciye seslenişi" konulu bir paragraf yazma çalışması da yaptırıldı. Çalışma kapsamında 6/D sınıfı öğrencisi Sena Selen tarafından kaleme alınan paragraf, içerdiği duygu ve anlatımıyla dikkat çekti. Nilüfer Sadettin Türkün Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bu etkinlik, öğrencilerin milli ve manevi değerlerle buluşmasını sağlarken, bayrak sevgisinin eğitim yoluyla pekiştirilmesine çok önemli katkı sundu.

Din Görevlilerinden YÖK ve MEB’e çağrı: "İLİTAM yeniden başlatılmalı!" Haber

Din Görevlilerinden YÖK ve MEB’e çağrı: "İLİTAM yeniden başlatılmalı!"

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Kadir Şahin, din görevlilerinin mesleki gelişimlerini desteklemek ve din hizmetlerini daha sağlam bir ilmi zemine oturtmak amacıyla İlahiyat Lisans Tamamlama (İLİTAM) programlarının yeniden hayata geçirilmesini talep etti. "AKADEMİK DONANIM HİZMETİN GÜCÜDÜR" Din hizmetinin kalitesinin, görevlilerin ilmi birikimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Genel Başkan Şahin, "Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesindeki imam-hatipler, müezzinler ve Kur’an kursu öğreticileri, milletimizin manevi hayatına yön veren ağır bir sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluğun akademik ilerleyişle desteklenmesi bir tercih değil, ihtiyaçtır" dedi. İLİTAM FIRSATI YENİDEN DOĞMALI Geçmiş yıllarda uygulanan İLİTAM programlarının hizmet kalitesine değerli katkılar sunduğunu hatırlatan Şahin, bugün sahada görev yapan pek çok ön lisans mezunu personelin lisans eğitimini tamamlamak için güçlü bir iradeye sahip olduğunu belirtti. Şahin, bu programların günümüz şartlarına uygun şekilde, Diyanet personeline yönelik kontenjanlarla yeniden planlanması gerektiğini vurguladı. YÖK ve MEB’e Açık DAVET Şahin, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: "Daha donanımlı bir din görevlisi, topluma rehberlik eden güven veren bir hizmet anlayışının teminatıdır. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Millî Eğitim Bakanlığı’nı, sahadaki beklentilere karşılık verecek adımları atmaya davet ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.