SON DAKİKA
Hava Durumu

#Milli Eğitim Bakanlığı

Söz Bursa - Milli Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Palandöken: "Tatile çıkacaklar kış şartlarını ve yoğunluğu hesaba katmalı" Haber

Palandöken: "Tatile çıkacaklar kış şartlarını ve yoğunluğu hesaba katmalı"

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tatil dönemlerinde trafik yoğunluğunun artması ve kış şartlarının etkili olması kazaları da beraberinde getiriyor. Vatandaşlarımız, yola çıkmadan önce araçlarının bakımını mutlaka yaptırmalı, kış lastiği kullanımını ihmal etmemeli. Aşırı hızdan kaçınılmalı, trafik kurallarına eksiksiz şekilde uyulmalı" dedi. TESK Genel Başkanı Palandöken, vatandaşlara okulların ara tatile girmesiyle birlikte şehirlerarası yollarda yaşanacak yoğunluğa ve olumsuz hava şartlarına dikkat etmeleri uyarısında bulundu. Palandöken, öğretmen ve öğrencilerin yapacakları yolculuklarda daha dikkatli olmaları gerektiğini söyleyerek, "Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 18 milyondan fazla öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmen için yarıyıl tatili başlıyor. 2 hafta sürecek bu dönem aileler için önemli bir fırsat. Ancak tatil dönemlerinde trafik yoğunluğunun artması ve kış şartlarının etkili olması kazaları da beraberinde getiriyor. Sömestir tatilinde seyahat edecek vatandaşlarımız, yola çıkmadan önce araçlarının bakımını mutlaka yaptırmalı, kış lastiği kullanımını ihmal etmemeli. Aşırı hızdan kaçınılmalı, trafik kurallarına eksiksiz şekilde uyulmalı" dedi. "GEÇEN YIL OCAK AYINDA 50 BİN 626 TRAFİK KAZASI MEYDANA GELDİ" Ara tatillerde yaşanan trafik kazalarına ilişkin Palandöken, "Geçtiğimiz yıl sömestir tatilini içine alan 2025 Ocak ayında ülke genelinde 50 bin 626 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 27 bin 747 vatandaşımız yaralanırken, 190 vatandaşımız ise hayatını kaybetti. En fazla kazanın aşırı hızdan kaynaklanması, sürücülerin trafik kurallarına uymasının ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Öte yandan kar, sis ve buzlanmanın etkili olduğu bu dönemde kış lastiği kullanımı ve zincir de ihmal edilmemeli. Yetkililerin de yarıyıl tatili süresince artan trafik yoğunluğunu dikkate alarak denetimleri sıklaştırması gerekiyor. Sömestir tatili, acı haberlerle değil güzel anılarla hatırlanmalı" diye konuştu. "ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ NOTLARLA SINIRLANDIRILAMAZ" Bugün karne alan tüm öğrencileri de tebrik eden Palandöken, "Eğitim öğretim yılının bir dönemini geride bırakan tüm öğrencilerimizi ve fedakârca emek veren öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Çocuklarımızın gelişimi yalnızca karne notlarıyla ölçülemez. Özellikle küçük yaş gruplarındaki öğrencilerimiz, gösterdikleri çaba için küçük sürprizlerle motive edilmelidir. Yarıyıl tatili süresince çocuklarımız, ders temposu nedeniyle erteledikleri ilgi alanlarına yönelmeli, sosyal etkinliklere katılmalı, aileleri ve arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirerek hem dinlenmeli hem de kendilerini geliştirmelidir. Ayrıca yaşadıkları şehirlerin kültürel ve tarihi değerlerini tanımaları da tatili daha verimli kılacaktır" ifadelerini kullandı.

CHP’li Pala’dan Bursa’daki okul skandalına sert tepki: "Bu bir kötü muameledir!" Haber

CHP’li Pala’dan Bursa’daki okul skandalına sert tepki: "Bu bir kötü muameledir!"

Cumhuriyet Halk Partisi Sağlık Politika Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın Osmangazi ilçesindeki BTSO Baha Cemal Zağra Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda bazı öğrencilerin sandalyelere bağlandığını gösteren görüntülerin dehşet verici olduğunu ve kamuoyunda haklı bir infial yarattığını dile getirdi. Pala, “Velilerin paylaştığı videolarda özel gereksinimli öğrencilerin hem fiziksel hem de sözlü şiddete maruz kaldığı gözlenmektedir. Bakanlık, özel gereksinimli çocukların onurunu hiçe sayan bu uygulamaların neden önlenmediğini açıklamalıdır.” sözleriyle Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i açıklamaya davet etti. Prof. Dr. Pala, “Bu görüntüler, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin eğitim politikalarının yapısal sorunlarının sonucudur. Sınıfta fiziksel kısıtlama pedagojik bir yöntem değil, açıkça kötü muameledir. Milli Eğitim Bakanlığı “inceleme” yerine derhal kapsamlı bir soruşturma başlatmalı, sorumlular görevlerinden uzaklaştırılmalıdır. Tüm özel eğitim kurumlarında bilimsel temelli standart düzenlemeler uygulamaya konulmadıkça ve sorumlular hesap vermedikçe özel gereksinimli birçok çocuk ve aileleri gelecekte de sorun yaşamaya devam edilecektir.” dedi. Pala, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e 23 Aralık’ta kapsamlı bir soru önergesi iletti. Önergede idari süreç, denetim, öğrenci güvenliği ve personel niteliği alanlarında sorularına detaylı yanıt talep etti. “Sorumlular neden tespit edilemedi; idari sürecin detayları neden paylaşılmıyor?” Milletvekili Pala, kamuoyunun bilgi alma hakkını vurgulayarak, olayın ortaya çıkartılmasının üzerinden iki hafta geçmesine rağmen Bakanlığın kamuoyuna net bir açıklama yapmadığını ifade etti. “Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü inceleme başlatıldığını duyurdu ancak bu açıklamada ne sorumluların tespitine ne de yürütülen idari süreçlere dair bilgi yer almaktadır. Aradan geçen iki haftada sorumlular neden tespit edilemedi ve idari sürecin detayları kamuoyuyla neden paylaşılmıyor?” diye sordu. Bu sürecin hızlı ve şeffaf yürütülmesinin zorunlu olduğunu yinelerken, çocukların ve ailelerin daha fazla mağdur olmaması için geçici koruyucu tedbirlerin derhal alınması gerektiğini vurguladı. “Özel eğitim ve rehberlik hizmetleri uzman kadrolara teslim edilmedikçe nitelikli bir eğitim sistemi inşa edilemez!” Pala, özel eğitim kurumlarında güç kullanımı, fiziksel kısıtlama ve alıkoymanın kesinlikle kabul edilemez olduğunu ifade etti. Özel eğitim ve rehberlik hizmetlerinin uzman kadrolara teslim edilmesi, bireyselleştirilmiş eğitim programlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi ve denetimlerin bağımsız uzmanlarca yürütülmesi gerektiğini belirtti. Pala, çağrısını noktalarken, risk temelli düzenli denetim takviminin yayımlanması, ihbar mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ailelerin karar süreçlerine katılımını artıracak yerel izleme mekanizmalarının kurulması yönündeki çağrısını yineledi.

Bursa’ya yeni ilim ve irfan yuvası: Ulu Cami Eğitim Merkezi 2026’da kapılarını açıyor Haber

Bursa’ya yeni ilim ve irfan yuvası: Ulu Cami Eğitim Merkezi 2026’da kapılarını açıyor

Bursa’nın manevi kalbi Ulu Cami’nin ismini taşıyacak olan dev proje, modern altyapısı ve kapsamlı eğitim modeliyle dikkat çekiyor. Bursa Ulu Cami Onarım, Donatım ve Bakım Derneği Başkanı Hilmi Şanlı, merkezin sadece bir bina değil, yarının ilim adamlarını yetiştirecek bir akademi olacağını vurguladı. HEM HAFIZLIK HEM AKADEMİK BAŞARI BİR ARADA Diyanet İşleri Başkanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülecek eğitim modelinde, hafızlığını tamamlamış öğrenciler kabul edilecek. 150 kişilik yatak kapasitesine sahip olan merkezde öğrenciler, akademik eğitimlerinin yanı sıra İslami ilimleri tahsil edecek ve iki yabancı dili yetkin şekilde öğrenme fırsatı bulacak. MODERN VE KAPSAMLI DONATI ALANLARI Toplam 4.058 m² inşaat alanına sahip olan ana bina, öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı: Konaklama: 50 adet 3 kişilik oda (Toplam 150 yatak kapasitesi). Eğitim: 10 adet modern derslik ve öğretim görevlisi odaları. Sosyal Alan: 200 kişilik yemekhane ve 1.055 m² kapalı sosyal alan. Tatbikat Camisi: 300 kişi kapasiteli özel ibadet alanı. "Sadaka-i Cariye Olarak Ebediyen Karşılık Bulacak" Dernek Başkanı Hilmi Şanlı, projeye katkı sunan hayırseverlere teşekkür ederek şunları söyledi: "Bu eser, ehl-i irfan ulemânın kutlu mirasını yarınlara taşımak için yükseliyor. Bugüne kadar desteğini esirgemeyen Aydın Taş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Yusuf Aydın’a ve aziz Ulu Cami cemaatimize şükranlarımı sunuyorum. Bu kutlu yürüyüşün tamamlanabilmesi için hayırseverlerimizin desteklerini bekliyoruz. Yapılacak her yardımın sadaka-i cariye olarak ebediyen karşılık bulacağına yürekten inanıyoruz."

Basın bu atamayı bekliyordu! Haber

Basın bu atamayı bekliyordu!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğüne Abdülkadir Çay atandı. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sinop İl Müdürü Zeki Yıldırım görevden alınırken, Sinop İl Müdürlüğüne Can Kayhan Özok atandı. Ayrıca Rize İl Müdürlüğüne Hüseyin Güçlü, Isparta İl Müdürlüğüne ise Selim Köse atandı. Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine ise Arslan Narin atandı. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Ali Karagöz görevden alınırken, yerine Salih Kaygusuz atandı. Ayrıca Bilgi İşlem Genel Müdürü Özgür Türk görevden alınırken, yerine Ersin Karaman atandı. Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına ise Cihad Demirli atanırken, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürü Mustafa Mahir Ülgü görevden alındı. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Doğan Demirel görevden alındı. Ayrıca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Iğdır İl Müdürü Sadettin Kara görevden alınırken, Gaziantep İl Müdürlüğüne Mustafa Karnabat, Hakkari İl Müdürlüğüne Erol Baykara, Iğdır İl Müdürlüğüne Erhan Palaoğlu, Niğde İl Müdürlüğüne Şeyma Güner ve Şırnak İl Müdürlüğüne Ahmet Çetin atandı. Ayrıca 14 ilin İl Tarım ve Orman Müdürü görevden alınırken, 26 ilin İl Tarım ve Orman Müdürlüklerinde değişikliğe gidildi.

Yeni bütçede en fazla kaynak eğitime ayrıldı Haber

Yeni bütçede en fazla kaynak eğitime ayrıldı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı için 1 trilyon 944 milyar lira ödenek öngördüklerini belirterek, yüzde 15,3 oranıyla en büyük payın eğitime ayrıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen ‘2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Bağlama Töreni’ne katıldı. Yılmaz, 2026 yılı bütçesi hazırlıklarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği vizyon talimatları doğrultusunda tüm bakanlıklar, bağlı ve ilgili kamu kurum ve kuruluşların katkılarıyla tamamlanarak, TBMM’ye sunulmaya hazır hale geldiğini dile getirdi. Yılmaz, 2026 yılı bütçesinin AK Parti hükümetlerinin 24’üncü, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ise 8’inci bütçesi olduğuna ve bu kadar uzun süre kesintisiz bir şekilde bütçe hazırlama imkanının siyasi istikrarın en temel göstergesi olduğuna dikkati çekti. "2026 YILI BÜTÇE TEKLİFİNİN HER KALEMİNDE ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN GEREKSİNİMLERİ DÜŞÜNÜLMÜŞTÜR" Bölgede yaşanan jeopolitik gerilimlere ve küresel belirsizliklere rağmen 21. yüzyılı Türkiye Yüzyılı yapma hedefine ilişkin çalışmaların aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde özellikle ulaştırma, enerji, sağlık ve dijitalleşme alanlarında yaptığımız yatırımlarla son 23 yılda ülkemizin fiziki altyapısında büyük ilerlemeler sağladık. Bugünün önceliği ise kamu altyapı yatırımlarını daha etkin hale getirmek ve özel sektör yatırımlarını destekleyecek şekilde üretim ve ticaret altyapısını güçlendirmektir. 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz; kaynak verimliliğini artıran ve çevresel sürdürülebilirliği önceleyen, yeşil ve dijital dönüşüm politikaları ile üretim süreçlerinde verimliliği ve rekabetçiliği bütüncül olarak artırmayı amaçlayan bir bütçedir. 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifimiz; çiftçisiyle, işçisiyle, esnafıyla, sanayicisiyle, çalışanı ve emeklisiyle, kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla ve engellisiyle toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçları ve talepleri gözetilerek hazırlanmış, her kaleminde ülkemizin ve milletimizin gereksinimleri düşünülmüştür" dedi. Son üç yılda merkezi yönetim bütçesinden 2025 yılı fiyatlarıyla 90 milyar dolar tutarındaki önemli bir kaynağı deprem yaralarının sarılması için ayırdıklarına işaret eden Yılmaz, bu duruma rağmen uygulanan program sayesinde yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve büyüme göstergelerinde olumlu sonuçlar alındığını ve 16 yıldır kesintisiz büyümenin devam ettiğini dile getirdi. "2026 YILINDA İŞSİZLİK ORANININ YÜZDE 8,4’E GERİLEMESİ BEKLENMEKTEDİR" Yılmaz, 2025 yılında istihdamın görece yatay seyretmesinin öngörüldüğünü, işgücüne katılma oranının ise yüzde 53,7 olarak gerçekleşmesinin beklendiğini ifade ederek, "Bu çerçevede işsizlik oranının yüzde 8,7’den yüzde 8,5’e düşeceği tahmin edilmektedir. 2026 yılında öngörülen büyüme oranı çerçevesinde işgücüne katılım oranı yüzde 54,4’e yükselirken, istihdamın bir önceki yıla göre 730 bin kişi artmasıyla işsizlik oranının yüzde 8,4’e gerilemesi beklenmektedir" diye konuştu. "2026 YILI İÇİNDE İHRACATTA 282 MİLYAR DOLAR TUTARINI YAKALAMAYI ÖNGÖRÜYORUZ" Küresel ticaretin 2025 yılında tarifelerden ve artan belirsizlerden kaynaklı kırılganlıklar içermesine rağmen ihracatın ocak-eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 oranında artış kaydettiğine değinen Yılmaz, ihracatın yıllıklandırılmış olarak 269,7 milyar dolar ile rekor seviyelere yükseldiğini bildirdi. Yılmaz, "2025 yılı genelinde 273,8 milyar dolar ile bir önceki yılın üzerinde bir ihracat performansına ulaşmayı, 2026 yılı için de ihracatta kesintisiz artışı sürdürerek 282 milyar dolar tutarındaki ihracat hedefimizi yakalamayı öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 yılına ilişkin milli gelirin 62,2 trilyon lira olmasını beklediklerini, 2026 yılında ise Türkiye ekonomisinin büyüklüğünün 77 trilyon liraya ulaşacağını dile getirdi. "2026 YILINDA BÜTÇE GİDERLERİNİN 18 TRİLYON 929 MİLYAR LİRA, BÜTÇE GELİRLERİNİN İSE 16 TRİLYON 216 MİLYAR LİRA OLACAĞINI ÖNGÖRMEKTEYİZ" Bütçe kanun teklifinin kamuya ait harcama tavanları ve gelir kalemlerine ilişkin tahminleri içerecek şekilde hazırlandığını, 2026 yılında bütçe giderlerinin 18 trilyon 929 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 16 trilyon 216 milyar lira olacağının öngörüldüğünü söyleyen Yılmaz, "Bu gelirlerinin alt kalemleri şu şekildedir; Gelir Vergisi 3 trilyon 517 milyar lira, Kurumlar Vergisi 1 trilyon 613 milyar lira, Özel Tüketim Vergisi 2 trilyon 532 milyar lira, Katma Değer Vergisi 3 trilyon 993 milyar lira, Diğer Vergi Gelirleri 2 trilyon 128 milyar lira, Vergi Dışı Gelirler ise 2 trilyon 433 milyar liradır. 2023 yılında yaşadığımız tarihimizin en büyük depremi sonrasında bölgenin yeniden imarı ve depremin etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik harcamalar nedeniyle bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 5,1 olarak gerçekleşmiş, deprem harcamaları hariç tutulduğunda ise bu oran yüzde 1,6 seviyesinde olmuştur. 2024 yılında yüzde 4,7 olarak gerçekleşen bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı, deprem harcamaları hariç tutulduğunda yüzde 3 seviyesindedir. 2025 yılı sonunda bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 3,6 olarak öngörülmektedir. Deprem harcamaları hariç ise bu oranın yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. 2026 yılı bütçesinde deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dirençliliğin artırılması için 653 milyar lira tutarında ödenek öngörülmüştür. 2026 yılında bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının ise yüzde 3,5 olarak gerçekleşeceğini tahmin etmekteyiz. Deprem hariç bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hasılaya oranının yüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörmekteyiz" ifadelerine yer verdi. "YÜZDE 15,3 ORANIYLA EN BÜYÜK PAYI YİNE EĞİTİME AYIRIYORUZ" AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak eğitimi her zaman en öncelikli mesele olarak gördüklerini ve Milli Eğitim Bakanlığına 2026 yılı bütçesinde 1 trilyon 944 milyar lira ödenek öngördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen sayısı yaklaşık 510 bin kişi iken, 2025 Ekim ayı itibarıyla öğretmen sayımız 1 milyon 35 bin kişiye ulaşmıştır. Artan üniversite ve öğrenci sayısıyla birlikte üniversitelerimize ayırdığımız kaynağı da sürekli artırıyoruz. Yükseköğretim kurumları bütçelerini 2026 yılında 651 milyar liraya çıkarıyoruz. Yükseköğretimi de dâhil ettiğimizde eğitim bütçemizi 2026 yılında 2 trilyon 896 milyar liraya yükseltiyoruz. Böylece merkezi yönetim bütçesinden yüzde 15,3 oranı ile en büyük payı yine eğitime ayırıyoruz" şeklinde konuştu. "SAĞLIK ALANINA AYRILAN TOPLAM KAYNAK 3 TRİLYON 307 MİLYAR LİRAYA ULAŞMAKTADIR" Eğitimle beraber AK Parti hükümetleri döneminde en fazla önem verilen konuların başında sağlık alanının geldiğini kaydeden Yılmaz, "Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla merkezi yönetim bütçesinden sağlık hizmetleri için 1 trilyon 594 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Sağlık Bakanlığı ve yükseköğretim kurumları ile Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak sağlık harcamaları da dikkate alındığında sağlık alanına ayrılan toplam kaynak 3 trilyon 307 milyar liraya ulaşmaktadır" ifadelerine yer verdi. "SOSYAL YARDIM VE DESTEKLER İÇİN 2026 YILI BÜTÇEMİZDE 917 MİLYAR LİRA KAYNAK AYIRDIK" Sosyal devlet anlayışıyla Türkiye’nin ürettiği refahı toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Sosyal yardım ve destekler için 2026 yılı bütçemizde 917 milyar lira kaynak ayırdık. Bu tutar 2026 yılı bütçesinin yüzde 4,8’ine denk gelmektedir. 2026 yılında ödeme gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık primi giderlerini karşılamak amacıyla 157 milyar lira, 65 yaş üstü yaşlılarımız, bakıma ihtiyacı olan engelli vatandaşlarımız ve yakınlarına bağlanan aylıklar kapsamında 106 milyar lira, sosyal konut finansmanının desteklenmesi amacıyla 100 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın evde bakımına destek amacıyla 90 milyar lira, engelli vatandaşlarımızın eğitim desteği için 56 milyar lira, doğum yardımı ödemeleri için 44 milyar lira, ekonomik yoksunluk içinde olan çocuklarımızın aileleri yanında yetişmelerine imkân sağlayan sosyal ve ekonomik destek ödemeleri için 23 milyar lira, engelli eğitim taşıma giderleri için 11 milyar lira ve koruyucu aile uygulaması kapsamında yaklaşık 3 milyar lira kaynak ayırdık" dedi. Vatandaşların daha ucuz elektrik ve doğalgaz kullanabilmeleri için 2026 yılı bütçesinde 373 milyar lira kaynak öngördüklerinin altını çizen Yılmaz, halihazırda mesken aboneleri için doğalgazda yüzde 43, elektrikte düşük kademede yüzde 57 oranında faturalarda devlet desteğinin uygulandığını vurguladı. "SOSYAL HARCAMALARA AYRILAN KAYNAKLAR TOPLAMDA 2 TRİLYON 382 MİLYAR LİRAYA ULAŞMAKTADIR" Yılmaz, 2022 yılı itibarıyla asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışında tuttuklarını söyleyerek, "Bu imkândan tüm çalışanlarımız yararlanmaktadır. Bu kapsamda vergi istisnası yoluyla 2026 yılında tüm çalışanlarımızın gelirlerine 1 trilyon 92 milyar lira katkı sağlamış oluyoruz. Doğalgaz ve elektrikteki devlet destekleri ile asgari ücret tutarına kadar olan tüm ücretlerin vergi dışı tutulmasını da dikkate aldığımızda sosyal harcamalara ayrılan kaynaklar toplamda 2 trilyon 382 milyar liraya ulaşmaktadır. Bu tutarın bütçemize oranı yüzde 12,6 seviyesindedir" dedi. Tarıma stratejik önem verdiklerini, bu doğrultuda 2026 yılı bütçesi içerisinde 888 milyar liralık kaynağı tahsis ettiklerini dile getiren Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Bu kapsamda tarım sektörü vergi harcamaları için 262 milyar lira, tarımsal kredi desteği için 220 milyar lira, tarım sektörü yatırım ödenekleri için 190 milyar lira, tarımsal destek programları için 168 milyar lira, tarımsal KİT’lerin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için 48 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Son iki yıl içinde önemli ölçüde artırdığımız reel sektör desteklerine 2026 yılında da devam ediyoruz. ‘Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat’ odaklı ve dengeli büyüme stratejimizi sürdürüyoruz." Reel kesim destekleri için bütçeden 713 milyar lira ödenek öngördüklerini kaydeden Yılmaz, "Bu kapsamda Sosyal Güvenlik Kurumu işveren prim desteği ödemeleri için 283 milyar lira, tarımsal krediler sübvansiyon desteği olarak 220 milyar lira, Halk Bankası esnaf kredileri sübvansiyon desteği için 70 milyar lira, ihracat başta olmak üzere diğer reel sektör destekleri için 60 milyar lira, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik ödemeleri için 50 milyar lira, mesleki eğitim kapsamında ödenen devlet katkısı için 29 milyar lira kaynak ayırdık" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma harcamalarında 1 trilyon 202 milyar lira, iç güvenlik için 953 milyar lira olmak üzere toplam 2 trilyon 155 milyar lira ödenek öngördüklerini de sözlerine ekledi. Yılmaz, mahalli idareleri de güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, büyükşehir ve diğer belediyeler ile il özel idarelerine ayrılan toplam kaynağı 1 trilyon 657 milyar liraya çıkardılarını, 2002 yılında bu kaynağın bütçe içerisindeki payı yüzde 4 iken, bu oranı 2026 yılında yüzde 8,8’e yükselttiklerini dile getirdi.

Öğretmen adaylarına müjde! MEB 15 bin atama için düğmeye bastı Haber

Öğretmen adaylarına müjde! MEB 15 bin atama için düğmeye bastı

15 bin sözleşmeli öğretmen alımına ilişkin başvuru duyurusu ile branş bazında kontenjan dağılımları 18 Nisan 2025 tarihinde yayımlanmış, başvurular 21 Nisan-5 Mayıs 2025 tarihleri arasında alınmıştı. Sözleşmeli öğretmen istihdamına yönelik sözlü sınav süreci ise 23 Haziran-20 Ağustos 2025 tarihleri arasında tamamlandı. Adayların sözlü sınav sonuçları, "Millî Eğitim Bakanlığı Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine göre KPSS puanının yüzde 50’si ile sözlü sınav puanının yüzde 50’si esas alınarak hesaplanan başarı puanlarına göre 29 Ağustos 2025 tarihinde ilan edildi. Adayların sözlü sınav sonuçlarına yönelik itirazları, 1-5 Eylül 2025 tarihleri arasında "eitiraz.meb.gov.tr" adresi üzerinden elektronik ortamda alındı. İtirazlar, sözlü sınav komisyonlarınca değerlendirilerek 3 Ekim 2025 tarihinde sonuçlandırıldı. Sözlü sınava giren adaylardan başarılı olanların tercih ve atama işlemlerine ilişkin hazırlanan "2025 Yılı Sözleşmeli Öğretmenlik Tercih ve Atama Kılavuzu" ise bugün yayımlandı. Buna göre öğretmen adayları, eğitim kurumu tercih başvurularını 17-21 Kasım 2025 tarihleri arasında elektronik ortamda yapacak olup atamalar, 24 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilecek. Ataması yapılan öğretmenler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tamamlanmasının ardından 19 Ocak 2026 tarihi itibarıyla görevlerine başlayacak.

1 milyonu aşkın öğrenci LGS'ye girecek... Haber

1 milyonu aşkın öğrenci LGS'ye girecek...

MEB, 2025 LGS’yi yurt içinde 973 sınav merkezinde, 3 bin 938 okulda, 62 bin 693 salonda; yurt dışında ise 13 sınav merkezinde, 13 okulda, 37 salonda düzenleyecek. Sınav, 8. sınıf müfredatına dayalı olacak ve öğrencilerin okuduğunu anlama, problem çözme, eleştirel düşünme gibi becerilerini ölçecek. Birinci Oturum: 15 Haziran 2025, saat 09.30’da başlayacak. Türkçe, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil’den 50 soru sorulacak, 75 dakika süre verilecek. İkinci Oturum: Saat 11.30’da başlayacak. Matematik ve Fen Bilimleri’nden 40 soru sorulacak, 80 dakika süre tanınacak. Oturumlar arasında 45 dakikalık mola olacak, öğrenciler okul bahçesinde ihtiyaçlarını giderebilecek. Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan habere göre her alt testin ham puanı, doğru cevap sayısından yanlışların üçte biri çıkarılarak hesaplanacak. Öğrencilerin sınav giriş belgesi, kimlik belgesi, iki kurşun kalem, kalemtıraş ve silgi getirmesi zorunlu. Sınav kitapçıkları, sınavdan bir gün sonra okullardan alınabilecek. Sınava katılmayanlar, yerel yerleştirmede ikamet adresi, okul başarı puanı ve devamsızlık kriterlerine göre liselere yönlendirilecek. Eşitlik durumunda 8, 7 ve 6. sınıf yıl sonu başarı puanlarına bakılacak. Sınav sonuçları 11 Temmuz 2025’te “www.meb.gov.tr” adresinden açıklanacak. Tercihler 14-24 Temmuz’da yapılacak, yerleştirme sonuçları 4 Ağustos’ta duyurulacak. Nakil başvuruları ise 4-14 Ağustos’ta tamamlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.