SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mücadele

Söz Bursa - Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Gürkan: "28 Şubat'ı da, O zihniyeti de lanetliyoruz" ‎ Haber

Gürkan: "28 Şubat'ı da, O zihniyeti de lanetliyoruz" ‎

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, 28 Şubat Darbesi’nin 29. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe ve vesayetçi zihniyeti sert sözlerle kınadı. 28 Şubat sürecinin, Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçtiğini ifade eden Gürkan, “27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse; 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta yalnızca siyaseti değil, doğrudan toplumu hedef alan, sonuçları nesiller boyu sürmesi amaçlanan planlı bir müdahaledir” dedi. 28 Şubat’ta millet iradesinin tanklarla ezilmeye çalışıldığını vurgulayan Gürkan, seçilmiş hükümetin görevden el çektirildiğini, başta başörtülü kadınlar olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin inançları nedeniyle büyük bir zulme maruz bırakıldığını hatırlattı.Vatandaşların, kendi ülkelerinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden dolayı alınmamasının kabul edilemez olduğunu belirtti. AK Parti’nin her zaman darbeci ve vesayetçi anlayışların karşısında olduğunu söyleyen Gürkan, iktidarları döneminde atılan adımlarla vesayet odaklarının dağıtıldığını ve milli iradenin yeniden inşa edildiğini ifade etti. “Ülkemizi, milletimizin hak ettiği demokrasi standartlarıyla buluşturduk” diyen Gürkan, son dönemde bazı çevrelerce sergilenen ayrımcı tutumların 28 Şubat zihniyetinin hâlâ tamamen yok olmadığını gösterdiğini kaydetti. Demokrasinin teminatının millet iradesi olduğunu vurgulayan Gürkan, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu zihniyetle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Gürkan, “Bu mücadele bizim için bir demokrasi mücadelesi, bir hak mücadelesi ve büyük Türkiye mücadelesidir” ifadelerini kullandı. 28 Şubat benzeri karanlık süreçlerin bir daha yaşanmaması için milli irade bilincinin daima diri tutulacağını vurgulayan Gürkan, AK Parti’nin darbeci anlayışlara karşı dimdik durmaya devam edeceğini söyledi. ‎

Erdoğan’dan gençlere kritik uyarı: "Aranıza girmelerine izin vermeyin" Haber

Erdoğan’dan gençlere kritik uyarı: "Aranıza girmelerine izin vermeyin"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftarda bir araya geldiği sporcu ve gençlere hitap ederek, "Eski Türkiye'nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KYK öğrencileri, sporcular ve gençlerle iftar programında bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen iftar programında konuşan Erdoğan, siyasi kariyeri boyunca her zaman gençlerle çalıştığını ve bundan da gurur duyduğunu söyledi. Gençlere Türkiye’ye sahip çıkmalarını da öğütleyen Erdoğan, Türkiye’nin onların omuzunda yükseleceğini söyledi. "RAMAZAN'IN ZENGİN, MANEVİ ATMOSFERİ BU YIL MAŞALLAH BİR BAŞKA YAŞANIYOR" Ramazan ayının tüm Müslüman ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini, barışa huzura vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ecdadımızın bir şefkat ve adalet medeniyeti inşa ettiği bu topraklarda Ramazan'ın zengin, manevi atmosferi bu yıl maşallah bir başka yaşanıyor. İnsanlarımız arasındaki mesafeler daralıyor. Halkımız birbiriyle daha fazla kaynaşıyor, kucaklaşıyor. Yaralar el birliğiyle sarılırken ihtiyaç sahiplerine daha fazla el uzatılıyor. Bu çalışmaların birçoğunda hamdolsun gençlerimiz öncü rol oynuyor. Yoksulun ihtiyaç sahibinin kimsesizin daha çok hatırlandığı bu mübarek günleri, gençlerimizin çok farklı şekilde ruhuna ve manasına uygun şekilde idrak ettiklerini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Sizlerin nezdinde tüm gençlerimizi tebrik ediyor. Allah kendilerinden razı olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "GENÇLERLE DAVA VE MÜCADELE ARKADAŞLIĞI YAPMAYA ÖNEM VERDİM, DEĞER VERDİM" Siyasi hayatı boyunca daima gençlerle yol yürüdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlerle dava ve mücadele arkadaşlığı yapmaya önem verdim, değer verdim. Açıkçası bir siyasetçi olarak bundan onur duydum. Siz gençlerimizin coşkusu, enerjisi, dinamizmi ve samimi desteği siyasi mücadelemizin her döneminde en büyük motivasyon kaynağımız oldu. Tüm imkansızlıklara rağmen kazandığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde yanımızda en çok gençler vardı. Okuduğumuz bir şiirden dolayı Pınarhisar Cezaevine girerken bizi yolcu eden insan selinin arasında en çok gençler vardı. 14 Ağustos 2001’de milletin umudu olarak AK Partimizi kurduğumuzda yanımızda en fazla gençler vardı. 3 Kasım 2002’den itibaren sadece seçimlerde değil girdiğimiz her zorlu mücadelede de yanımızda hep gençler vardı. Sizlerle nice engelleri birlikte açtık. Nice badireleri birlikte atlattık. Nice saldırıları birlikte püskürttük. Nice hayali birlikte gerçeğe dönüştürdük. Ekonomiden, ticarete, turizmden, spora, eğitimden, hak ve özgürlüklere, Türkiye'ye tarihinin en büyük atılımlarını sizlerle birlikte yaşattık. Kalp kalbe verdik. Tek yürek, tek bilek olduk ve Türkiye'yi siz gençlerimizle birlikte işte bu günlere getirdik. Şahsım için bu anlamlı günde bize yol ve mücadele arkadaşlığı yapan tüm gençlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. "ÜLKEMİZ MAZİDEN ALDIĞI İLHAM VE CESARETLE İSTİKBALİNİ İNŞA EDİYOR" Türkiye’nin son yıllarda pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği büyük atılımlar gerçekleştirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savunma sanayinden turizme, eğitimden ticarete, sağlıktan teknolojiye hemen her alanda ülkemizde tarihi bir dönüşüm yaşanıyor. Ülkemiz maziden aldığı ilham ve cesaretle istikbalini inşa ediyor. Vatan savunmasında olduğu kadar Türkiye'nin kalkınmasında, ekonomik olarak ilerlemesinde daha müreffeh, daha itibarlı bir ülke olmasında siz gençlerimiz çok önemli paya sahip. İHA ve SİHA'lardan uzay çalışmalarına yapay zekadan büyük teknoloji girişimlerine ülkemizin elde ettiği her kazanımda bu topraklarda yetişen genç mühendislerin genç araştırmacıların girişimcilerin alıntıları var. Savunma sanayimizdeki 3 bin 500’ü aşkın firmada çalışan, emek veren, ter döken gençlerle mülaki oldukça inanın göğsüm kabarıyor. Aynı şekilde sporun farklı dallarında bayrağımızı gururla göndere çektiren, İstiklal Marşı’mızı tüm dünyada gururla dinleten bu ülkenin gençleri Teknofest gençliği azmini, inancını ve heyecanını kırmayı amaçlayan türlü kirli kampanyalara rağmen inşallah gürül gürül yatağında akıyor. Biz de enerji ve potansiyelinizi en üst seviyede kullanabilmeniz için daima siz gençlerin destekçisiyiz" açıklamasında bulundu. "EĞİTİM, SİYASET, SPOR, SANAYİ, TEKNOLOJİ DAHİL HER ALANDA SİZ GENÇLERİN YANINDA OLMAYA, SİZİN ÖNÜNÜZÜ AÇMAYA ÇALIŞTIK VE ÇALIŞIYORUZ" İktidara geldikleri ilk andan itibaren gençlere yatırım yapmaya başladıklarını belirten ve bu yatırımlardan bazılarından bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gençlik merkezlerimizi bu amaçla ülkemiz geneline yaygınlaştırdık. Göreve geldiğimizde gençlik merkezlerimizin sayısı 9’du. Bugün bu sayı 570’e ulaştı. Yüksek Öğretimde 132 yeni üniversite açarak toplam üniversite sayımızı 208’e çıkardık. Yüksek Öğrenim yurtlarımızın sayısını 190’dan aldık 875’e yükselttik. Bir milyon yatak kapasitesine sahip konforlu, güvenli ve modern yurtlarımızı öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Genç arkadaşlarımızın siyasette ve ülkenin kaderine yön veren karar alma mekanizmalarında hak ettikleri şekilde temsil edilmesi için seçilme yaşını önce 30’dan 25’e ardından 18’e düşürdük. Ülkemizin spor altyapısına çok ciddi yatırımlar yaptık. 81 ilimizin tamamına modern stadyumlar, kapalı spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri inşa ettik. Toplam spor tesisi sayımız 1575’ten bugün 4 bin 562’ye yükseldi. Katıldığımız olimpiyatlarda elde ettiğimiz derecelerle tarihimizin en fazla madalya sayısına ulaştık. Kadın sporcuların katılımını özellikle teşvik ettik ve milli takımlardaki kadın sporcu oranını yüzde 45’in üzerine çıkardık. Yani eğitim, siyaset, spor, sanayi, teknoloji dahil her alanda siz gençlerin yanında olmaya, sizin önünüzü açmaya çalıştık ve çalışıyoruz" diye konuştu. "ESKİ TÜRKİYE'NİN İMTİYAZLILARININ ÇATIŞMA VE GERİLİMDEN BESLENENLERİN ARANIZA NİFAK SOKMASINA LÜTFEN MÜSAADE ETMEYİN" Gençlere "Siz bu milletin istikbalisiniz" diyerek sözlerine devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkeyi yarın sizler yöneteceksiniz. Yeni Türkiye büyük ve güçlü Türkiye sizlerin omuzlarında yükselecek. Her biriniz farklı alanlarda çok önemli sorumluluklar üstlenecek, önemli görevlere geleceksiniz. İnanıyorum ki her biriniz aşkla, heyecanla, tutkuyla cennet vatanımıza hizmet edeceksiniz. Bizden devralacağınız bayrağı inşallah daha yukarılara taşıyacaksınız. Türkiye'nin gençleri olarak birlik içinde sevgiyle, kardeşlikle, muhabbetle, dostlukla bu ülkenin geleceğini sizler kuracaksınız. Şunu lütfen hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın sevgili gençler; Türkiye Cumhuriyeti sizin öz yurdunuzdur. Her karışında bir yiğidin yattığı bu ülke sizin öz vatanınızdır. Sizler, hepiniz, her biriniz bu milletin öz ve öz evlatlarısınız. Ne size ne de bu ülkenin 86 milyon vatandaşına artık kendini milletten üstün gören hiç kimse üvey evlat muamelesi, parya muamelesi yapamaz. Hiç kimse kendi topraklarınızda, kendi öz yurdunuzda kılık kıyafetinizden, inancınızdan, siyasi görüşünüzden dolayı size parmak sallayamaz. Eski Türkiye'nin imtiyazlılarının, çatışma ve gerilimden beslenenlerin aranıza nifak sokmasına lütfen müsaade etmeyin. Siyasette tek sermayesi felaket tellallığı olan kifayetsizlerin hayallerinizle aranıza girmesine lütfen izin vermeyin. Her birinizden ülkenize milletinize aziz milletimizin kadim ve köklü değerlerine sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerden çok çetin mücadeleler neticesinde elde ettiğimiz ülkemizin 23 yıllık kazanımlarını koruyup kollamanızı rica ediyorum. Sizden size emanet edilen Türkiye'yi daha yüksek seviyelere çıkarmanızı özellikle istirham ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere güveniyorum. Cenabı Allah yar ve yardımcınız olsun" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yaşına girmesi vesilesiyle kendisini kutlayanlara da teşekkür ederek şöyle konuştu: "Telefon açarak, mesaj yayınlayarak, çiçek göndererek veya bizzat ziyaret ederek bu anlamlı günümüzü kutlayan devlet ve hükümet başkanlarına başta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere siyasi partilerimizin genel başkanlarına, milletvekillerimize partimizin fedakar ve vefalı mensuplarına, dostlarımıza, arkadaşlarımıza ve bilhassa dualarını bizden esirgemeyen tüm vatandaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizleri aziz milletimize ve güzel memleketimize hizmet yolundan ayırmasın diyor. Sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum."

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti! Haber

Özgür Özel Ankara'da konuştu: O planı ifşa etti!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Örgütünce gerçekleştirilen iftar programına katıldı. Çankaya Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde konuşan Özel, Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. Özel, "Bir siyasi partiyi gençleştirmek önemli, gençlerle buluşturmak önemli. Ama bir siyasi partiyi bir yaşta olan, yaşayan bir organizma olarak görmemek lazım. Bir orman gibi görmek lazım; en genç fidelerinden, en köklü ağaçlarına, en tecrübeli olan dallarına kadar" diye konuştu. "SİYASİ TARİHİMİZİN EN BÜYÜK SALDIRILARINDAN BİR TANESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ" Özel, "Bugünlerde yapılan her konuşmada, her sohbette, ele mikrofon alınca yapacağınız her söylemde mutlaka içinde adalet oluyor, adalet olmadan bir şey konuşmak mümkün değil. En başta hiç şüphe yok ki siyasi tarihimizin en büyük saldırılarından bir tanesi ile karşı karşıyayız. CHP ile hizmette yarışacak takati kalmayanlar, CHP'yi itibarsızlaştırmak, belediye başkanlarını itibarsızlaştırmak ve siyasi olan ama yargı eliyle yürütülen birtakım davalar ya da dava tehditleri üzerinden milletin verdiği desteği, gösterdiği teveccühü görmezden gelmek, dikkatleri başka yere çekmek, sulandırmak ve milletin CHP'ye yönelişine bir set çekmeye çalışıyorlar. Bunun karşısında şüphesiz büyük bir cesaret, kararlılık, birlik ve beraberlik içinde mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı. "BİZ VAR OLDUKÇA DA KİMSE CUMHURİYET'E, KAZANIMLARINA, DEĞERLERİNE EL UZATAMAYACAK" Özel, her zorluğa karşı ayakta kaldıklarını vurgulayarak, "Biz savaş meydanlarında kurulmuş, darbelerde kapanmış ve ilk fırsatta tekrar açılmış ve genel başkanları hapis yatmış, il başkanları siyasi cinayetlere, ilçe başkanları, üyeleri siyasi cinayetlere kurban gitmiş ama bir santim eğilmemiş bir siyasi geleneğiz. Cumhuriyet'ten önce vardık, Cumhuriyet oldukça da var olacağız. Biz var oldukça da kimse Cumhuriyet'e, kazanımlarına, değerlerine el uzatamayacak. Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir parti" şeklinde konuştu. "TÜRKİYE İTTİFAKI, İÇİNDE TÜRKİYE'NİN BÜTÜN DEMOKRATLARINI BARINDIRIR" CHP'nin bünyesinde barındırdığı tüm çeşitliliklerden güç aldığını söyleyen Özel, sözlerine şöyle devam etti: "Cumhuriyet Halk Partililer, bir yaşam biçiminin tek başına tercih eden insanların oluşturduğu bir yapıdan değil, Anadolu'nun bütün renklerini, bütün inançlarını, bütün mezheplerini, bütün yaşam biçimlerini içinde barındıran ama ülkenin bölünmez bütünlüğü, ay yıldızlı al bayrak ve kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisinde birleşen koca bir ailedir. Bu ailenin varlığı, son girdiğimiz yerel seçimlerde ay yıldızlı al bayrağımızdan rengini alan Türkiye İttifakı'na katılmıştır. Türkiye İttifakı, içinde Türkiye'nin bütün demokratlarını barındırır. Türkiye İttifakı, sosyal demokratların, muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, liberal demokratların, Kürt demokratların bir arada olduğu, bir arada yaşamı savundukları, ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü için hep birlikte olan, ülkedeki herkesin inancına saygılı, inancını yaşamasına saygılı, tüm özgürlüklerin teminatı ve Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında bir kez daha yüzyıl öncesinde olduğu gibi tüm Anadolu'yu ve Trakya'yı kapsayan, kucaklayan milletin kol kola girerek ayağa kalktığı, bütün zorluklardan, bütün kuşatmalardan birlikte kurtuldukları bir süreci yeniden yaşamanın adıdır." "HEP BİRLİKTE ÇOK GÜZEL GÜNLERE OMUZ OMUZA, KOL KOLA YÜRÜMEYE KARARLIYIZ" Özel, omuz omuza yürümeye kararlı olduklarını vurgulayarak, "Biz Türkiye olarak biriz, beraberiz. Ülkemizle, vatanımızla, milletimizle, bayrağımızla, Atatürk'ümüzle birlikte bundan sonraki süreçte Türkiye'nin yüzde 90, 95'i olarak, bu büyük aile olarak aramıza nifak sokmaya çalışanlara, farklılıklardan kavga çıkarmaya çalışanlara, sürtüşmeden tansiyon, tansiyondan siyasi nema çıkarmaya çalışanlara karşı biz birbirimizi seviyoruz ve hep birlikte çok güzel günlere omuz omuza, kol kola yürümeye kararlıyız. Biz Türkiye'yiz ve Türkiye'yi çok seviyoruz" açıklamasında bulundu. "FİLİSTİN İÇİN VERİLEN MÜCADELEYE HEM DİPLOMATİK DESTEĞİ HEM DE İNSANİ DESTEĞİ VERMİŞ OLAN BİR ÜLKEYİZ" Türkiye olarak 1970'lerin başından beri Filistin için verilen mücadeleye destek olduklarını aktaran Özel, şu ifadeleri kullandı: "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 1970'lerin başından beri Filistin meselesine, Filistin'in birliği, bütünlüğü, özgürlüğü, doğu Kudüs'te iki devletli bir yapının savunulması, bağımsız Filistin için verilen mücadeleye hem diplomatik desteği hem de insani desteği vermiş olan bir ülkeyiz. Buna uluslararası dünya da onunla birlikte Türkiye de vermesi gereken en sert reaksiyonu doğru zamanda vermedi. Ortaya çıkan tabloda kimse masum değil. Ama şimdi Trump‘ın Amerika'nın başına yeniden gelmesiyle, Gazze'ye dönük bakıp ‘Buraları güzelmiş. Orada Filistinlilere yer yok. Etraftaki Müslüman ülkelere onları dağıtacağım. Oraya kocaman oteller yapacağım, kumarhaneler açacağım. Plajları çok güzel. Önünde de çok petrol var, hidrokarbon var. Orayı istiyorum' dediği yer Gazze. Şimdi bir Gazze Barış Planı ortaya attı. Bir heyete uluslararası camiayı davet etti. Aklı başında, gerçek Filistin dostu, Amerika'dan korkmayan, bir takım çıkar ilişkileri içinde olmayan ülkeler bu işe mesafe koydular."

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Zehir tacirlerine ve suç odaklarına geçit yok!"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde iftar programı kapsamında Jandarma, Polis, Sahil Güvenlik personelleriyle bir araya geldi. Bakan Çiftçi konuşmasında, "Cumhurbaşkanım, İçişleri Bakanlığı ailemizin kıymetli mensupları sizleri; rahmet, mağfiret ve bereketin vesilesi olan bu mübarek Ramazan’ı şerif akşamında hürmetle selamlıyorum. İlahi visalden bir koku taşıyan iftar sofrasında, bizleri birlik, beraberlik ve kardeşlik şuuruyla bir araya getiren Cenab’ı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Rabbim, tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri kabul ve makbul eylesin. Bugün aramızda, gecenin karanlığında milletin huzuru için nöbet tutan, canı pahasına ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeyen kahramanlarımız var. Polisimiz şehirlerin kalbindeki devriyesinde, jandarmamız dağ başındaki karakolunda, Sahil Güvenliğimiz dalgalarla mücadele eden gemilerinde ve güvenlik korucularımızın sınır hattındaki vakur duruşunda; milletimizin duası, devletimizin vakar ve kararlılığı vardır. Bin yıldır vatan bildiğimiz bu toprakların her karışında aziz şehitlerimizin hatırası, kahraman gazilerimizin izi vardır. İşte bu kahramanlar, o büyük mirasın en büyük varisleridirler" diye konuştu. "MÜLKÜ VATAN KILMANIN YOLU DA İNSANI YAŞATMAKTAN GEÇER" Türk bayrağının dalgalandığı her yerin vatan toprağı olduğu belirten Bakan Çiftçi, "Bizim güvenlik anlayışımız da işte bu irfanın izindedir. Güçlü ama merhametli, kararlı ama adaletlidir. Çünkü biz biliriz ki gönül kazanmak, huzuru kalıcı kılmanın en büyük yoludur. Mülkü vatan kılmanın yolu da insanı yaşatmaktan geçer. Necip milletimizi tarihin her döneminde mazluma umut yapan bu medeniyet tasavvurudur. Ramazan ayı bize sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği öğretir. Devletimizin bekası, milletimizin huzuru için en zor koşullarda bu inanç ve şuurla; sabrı, fedakarlığı ve kardeşliği kuşanan Jandarmamız, Polisimiz, Sahil Güvenliğimiz ve Güvenlik Korucularımız büyük bir vatan sorumluluğuyla görevlerinin başındadır. İçişleri Bakanlığı olarak; şanlı bayrağımızın dalgalandığı her karış toprağımız, bizim için kutsaldır. Büyük ve güçlü Türkiye yolunda çizdiğiniz ufuk, gayretimizin ve mücadelemizin mihengi olmuştur. Bu doğrultuda; terörle, siber zorbalıkla, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle ve tüm suç odaklarıyla mücadelemizi, kararlılıkla sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; 23 yıldır verdiğiniz mücadele, istiklalimize vurulmak istenen prangaları kırmış, ihanetleri ve kalkışmaları bertaraf etmiş, aydınlık Türkiye’yi inşa etmiştir" ifadelerini kullandı. "AY YILDIZLI BAYRAĞIMIZI DALGALANDIRMAK İÇİN AZİM VE KARARLILIKLA ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ" Şehitleri ve gazileri rahmet ve minnetle yad eden Çiftçi, şunları kaydetti: "Görev başında iftar açan, evladının yüzünü göremeden nöbete giden, bayram sabahını karakolda karşılayan her bir kardeşime şunu ifade etmek isterim: Bu millet sizin fedakarlığınızı biliyor, görüyor ve dua ediyor. Ay yıldızlı bayrağımızı sonsuza kadar dalgalandırmak, ezanımızı bu semalarda ebediyen okutmak için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Bu sofranın; birliğimizi daha da pekiştirmesini, kalplerimizi daha da yakınlaştırmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Rabbim tuttuğunuz nöbetleri ibadet, attığınız her adımı huzura vesile kılsın. Bu duygu ve düşüncelerle; Bizleri bu rahmet ayında, Milletin evinde iftar sofrasında buluşturan Muhterem Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Aziz vatanımız uğruna şehadete eren tüm şehitlerimizi, rahmet, minnet ve saygıyla yad ediyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum. Sizleri bir kez daha hürmetle selamlıyorum."

AK Parti Bursa Teşkilatı vefa iftarında buluştu: Üye sayısı 407 bini aştı! Haber

AK Parti Bursa Teşkilatı vefa iftarında buluştu: Üye sayısı 407 bini aştı!

AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından "Teşkilat Vefa İftarı" programı düzenlendi. Merinos Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen iftar programı, partinin il ve ilçe teşkilat mensuplarını bir araya getirdi. İftar programına il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yapıldı. "BURSA TEŞKİLATIMIZ OMURGADIR" Programda konuşan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti teşkilatının sahada emek veren büyük bir yapı olduğuna dikkat çekti. Gürkan, "Bu dava rahat zamanların değil, zor zamanların davasıdır. Alkışla değil, emekle büyümüştür. Mahalle başkanlarımızdan sandık görevlilerimize kadar gecesini gündüzüne katan tüm dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum. İsmi bilinmeyen ama yükü taşıyan sessiz kahramanlarımız olmasaydı, bugün bu tablo mümkün olmazdı" dedi. Bursa teşkilatının AK Parti için özel bir yere sahip olduğunu belirten Gürkan, "Biz masa başında değil, sahada siyaset yapan bir teşkilatız. Sosyal medyada değil, gönüllerde trend olmaya talibiz. Allah'a şükür gücümüz teşkilattır. 2025 yılı sonu itibarıyla Bursa'da 407 bin 543 üyeye ulaşmış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. "OMUZ OMUZA MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ" AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş ise, kuruluşundan bugüne kadar emeği geçen tüm teşkilat mensuplarına teşekkür ederek, "Sahada, büyüklerimizle omuz omuza mücadelemizi sürdüreceğiz. İnşallah ziyaret ettiğimiz her hanede biriktirdiğimiz umutla, Recep Tayyip Erdoğan'ı yeniden cumhurbaşkanı seçeceğiz. Güçlü teşkilat yapımızla yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "BU SALONDA TARİHİMİZİN İZLERİNİ GÖRÜYORUM" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da, AK Parti kadrolarının Türk siyasi tarihinde önemli dönüşümlere imza attığını söyleyerek, "Bu kadro, ‘olmaz' denilenleri başaran, ‘yapılamaz' denilenleri yapan bir kadrodur. Bu salonda sadece bugünün değil, tarihimizin de izlerini görüyorum. Bizler demokratik zeminde, hukuk içinde kalarak mücadele ettik. Millet iradesini esas aldık ve milletle birlikte iktidar olduk" dedi. Program, duaların ardından iftar yemeğiyle sona erdi.

Nilüfer’de hizmetin ölçüsü: Temiz vicdan Haber

Nilüfer’de hizmetin ölçüsü: Temiz vicdan

Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ile bir araya geldi. 2025 Süper Kupa şampiyonu sporcular, gençlerin sorularını yanıtlarken başarının yol haritasını paylaştı. Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı, Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin "Hoba Yeşil Koltuk" programında ayın konuğuydu. Etkinliğin açılışında konuşan Okul Müdür Yardımcısı Mustafa İnan, sporcuların gençler için rol model olduğunu ve buluşmaların motivasyonlarını olumlu etkilediğini söyledi. Nilüfer Belediyespor Spor Kulübü Başkanı Muharrem Or da, çok iyi bir planlama ve çalışma ile sporcuların başarıya ulaştığını söyledi. Çalışmadan hiçbir sonucun elde edilemeyeceğini dile getiren Or öğrencilere seslenerek; "Sporda galip ya da mağlup olabilirsiniz. Sadece kazanma hırsı sizlere yıkıntı getirir. Önemli olan centilmence mücadele etmektir" dedi. Sadece akademik başarının yeterli olmadığını savunan Or, öğrencilerin spor ve sosyal etkinliklerle ilgilenmesinin önemli olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyespor Erkek Hentbol Takımı ve antrenör İlknur Kurtuluş, öğrencilerin sorularını yanıtladı. Hentbolu nasıl seçtiklerini, bulundukları konuma nasıl geldiklerini ve sporun hayatlarına kattıklarını anlatan sporcular, öğrencilere tavsiyelerde bulundular. Etkinlik sonunda öğrenciler, sporcularla bol bol fotoğraf çektirdiler.

İznik Gölü için alarm çanları çalıyor: "2 yıl sonra bir damla su bulamayabiliriz!" Haber

İznik Gölü için alarm çanları çalıyor: "2 yıl sonra bir damla su bulamayabiliriz!"

Bursa'da İznik ve Orhangazi'yi doğrudan etkileyen İznik Gölü'ndeki su seviyesi düşüşü, bölgede endişeyi artırıyor. Son dönemde etkili olan yağışlara rağmen göldeki çekilmenin devam etmesi, çiftçi ve esnafı tedirgin ediyor. İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki çekilmenin yalnızca yağış azlığına bağlanamayacağını belirterek, sanayi tesislerinin su kullanımına dikkat çekti. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattındaki bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullanmasının ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Akçaalan, "Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik'i vuran bu sorun, yarın Orhangazi'yi de aynı şekilde etkileyecek" dedi. "İKİ YIL SONRA ÇİFTÇİ SU BULAMAYABİLİR" Göldeki mevcut gidişatın devam etmesi halinde tarımın ciddi zarar göreceğini vurgulayan Akçaalan, "Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak" ifadelerini kullandı. MUHTARLARDAN ORTAK ÇAĞRI: "GÖL OLMAZSA TARIM DA OLMAZ" Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de İznik Gölü'ndeki çekilmenin tarım açısından hayati bir risk taşıdığını belirtti. Körpe, kuraklığın artık küresel bir sorun haline geldiğini ifade ederek şunları söyledi: "Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü'nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz." Bölge temsilcileri, İznik ve Orhangazi'deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini vurgularken, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar konusunda kapsamlı bir plan hazırlanması gerektiği ifade edildi. İznik Gölü'ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi risk altına gireceği belirtiliyor.

Savunma hakkında kritik eşik: "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir" Haber

Savunma hakkında kritik eşik: "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesi kesilir"

Adalet Bakanı tarafından verildiği belirtilen talimatla; tutukluların avukatlarıyla yaptıkları görüşmelere sınırlama ve denetleme getirilmesine yönelik yasal çalışma başlatıldığı bilgisi kamuoyuna yansıdı. Söz konusu hazırlık, uluslararası hukuk normları ve bağımsız savunma ilkeleri çerçevesinde tartışmaya açıldı. ULUSLARARASI NORMLAR "MAHREMİYET" DİYOR Hukuki çerçeveye göre; AİHM içtihatları ve 2025 yılı "Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi" devletlere şu sorumlulukları yüklüyor: Avukatların müvekkillerine hızlı ve etkili erişimi sağlanmalıdır. Görüşmeler baş başa, mahremiyet içinde ve herhangi bir dinleme/kayıt olmaksızın yapılmalıdır. Avukatlar, müvekkilleriyle ilgili bilgileri açıklamak veya kanıt olarak sunmak zorunda bırakılmamalıdır. "HİÇBİR GÜCE BOYUN EĞMEYECEĞİZ" Tüm hukuksal yaklaşım ve normlara rağmen, savunma hakkını kısıtlamaya yönelik çalışmaları kabul etmediklerini belirten hukukçular, kamuoyuna şu mesajı verdi: "İnsanlığın gözyaşları ve çektiği ızdırapların sona ermesi için en çok avukatların mücadele ederek hukuk sistemine kazandırdıkları bu kuralların geriletilmesini kabul etmiyoruz. Hukukun üstünlüğü ve insanlık onuru mücadelesinde geri adım atmadan, hiçbir güce boyun eğmeden devam edeceğiz." "HAK KUVVETTEN ÜSTÜNDÜR" Açıklamanın en dikkat çekici kısmında ise savunmanın toplum için hayati önemine değinilerek; "Avukatın sesi kesilirse vatandaşın nefesinin kesileceğinin bilinciyle, 'hak kuvvetten üstündür' diyerek adalet mücadelesine devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.

Başkan Saltuk Deniz: ÇAYKUR satılırsa Karadeniz’in emeği satılmış olur Haber

Başkan Saltuk Deniz: ÇAYKUR satılırsa Karadeniz’in emeği satılmış olur

Cumhuriyet Halk Partisi Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Türkiye Varlık Fonu’nun Sayıştay denetimi kapsamı dışına çıkarılmasını sert sözlerle eleştirerek, ÇAYKUR’un geleceğine ilişkin ciddi uyarılarda bulundu. Deniz, denetim mekanizmalarının devre dışı bırakılmasının özelleştirme riskini büyüttüğünü belirterek, ÇAYKUR’un satılması halinde bunun sadece bir kurumun değil, Karadeniz’deki binlerce üreticinin emeğinin satılması anlamına geleceğini söyledi. ÇAYKUR DENETİM DIŞINDA, RİSK BÜYÜYOR Türkiye Varlık Fonu’na devredilen kurumların Sayıştay denetimi dışında bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Başkan Deniz, ÇAYKUR’un bu süreçle birlikte şeffaflıktan uzak bir yapıya sürüklendiğini dile getirdi. Deniz, “Cumhurbaşkanı imzasıyla Türkiye Varlık Fonu’nun Sayıştay denetimi kapsamı dışına çıkarılması, kamu kurumlarının geleceği açısından büyük bir risk oluşturuyor. Varlık Fonu’na devredilen ÇAYKUR da bu süreçte denetim dışında kaldı. Denetimin olmadığı yerde şeffaflık olmaz, şeffaflığın olmadığı yerde ise her türlü tasarrufun önü açılır” dedi. BİR SABAH UYANIRIZ, ÇAYKUR SATILMIŞ OLABİLİR ÇAYKUR’un Varlık Fonu bünyesinde bulunmasının özelleştirme ihtimalini güçlendirdiğini belirten Deniz, şu ifadeleri kullandı: “Varlık Fonu’nda bulunan ÇAYKUR her an satılabilir. Bir sabah uyandığımızda ÇAYKUR’un satıldığını öğrenebiliriz. Bu sadece bir kurumun el değiştirmesi değildir. Bu, Karadeniz’deki üreticinin alın terinin, emeğinin ve geleceğinin satılması demektir.” ÇAYKUR STRATEJİK BİR KURUMDUR ÇAYKUR’un Doğu Karadeniz’de binlerce ailenin geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken CHP’li Başkan Deniz, kurumun kamu eliyle faaliyet göstermesinin bölge ekonomisi için hayati önem taşıdığını vurguladı. Deniz, “ÇAYKUR yalnızca bir işletme değildir; bölgenin sosyal dengesi, üreticinin güvencesi ve tarımsal kalkınmanın temel direğidir. Bu kurumu özelleştirme tartışmalarının odağına sokmak bile kabul edilemez” diye konuştu. MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ Denetim süreçlerinin şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Saltuk Deniz, olası bir özelleştirme girişimine karşı her platformda mücadele edeceklerini belirterek, “ÇAYKUR’un satılmasına, üreticinin kaderinin belirsizliğe sürüklenmesine asla izin vermeyeceğiz. Bu kurum, Karadeniz’in ortak değeridir ve öyle kalmalıdır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.