SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mühendislik

Söz Bursa - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da "QueENG Tech" rüzgarı: İlk Kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol konuk oldu! Haber

Bursa'da "QueENG Tech" rüzgarı: İlk Kadın F-16 pilotu Berna Şen Şenol konuk oldu!

Tüm Mühendis Kadınlar Derneği’nin (TÜMKAD) ilkini gerçekleştirdiği “QueENG Tech Buluşmaları”na, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol konuk oldu. Mövenpick Otel Balo Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen, BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, YAPİDER Başkanı Sevcan İlcili, Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Bursa Şube Başkanı Esra İnhanlı, Bursa Soroptimist İş ve Meslek Kadınları Derneği Başkanı ve BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Sedef Sinoplu, Türk Hava Kurumu Bursa Şubesi Başkanı Pilot Hatice Nur Gündoğdu ile sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve TÜMKAD üyeleri katıldı. Etkinliğin açılışında konuşan TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, teknoloji, mühendislik ve geleceği şekillendiren kadınları bir araya getiren yeni bir platformun startını verdiklerini belirterek, QueENG Tech Buluşmaları’nın ilkinde, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol’u konuk etmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Geleceğin yazılan bir şey olmayıp, tasarlanan bir şey olduğuna inandıklarını ifade eden TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk, “Geleceği tasarlayan kadınlar birbirlerinden ilham almalı, öğrenmeli, birbirilerini kutlamalı, başarıları paylaşmalılar. QueENG Tech; mühendislerin, teknoloji liderlerinin, girişimcilerin ve genç kadınların bir araya geldiği, birbirinden güç aldığı ve birlikte büyüdüğü bir platform olarak kurulmuş bulunuyor. Burası sadece bir buluşma noktası değil, bir vizyon alanıdır. Biz bu platformu, daha fazla kadının teknolojiye yön verdiği, daha fazla kadının sahneye çıktığı ve daha fazla kadının ‘ben de varım’ dediği bir alan yaratmak için başlatıyoruz” diye konuştu. Açılış konuşmasının ardından, Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu ve TÜMKAD Londra Temsilcisi Berna Şen Şenol’un konuşmacı olarak katıldığı, TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk’ün moderatörlüğündeki sohbet bölümüne geçildi. Havacılık merakıyla gelen savaş pilotluğu Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Şenol, dinamik bir kişiliğe sahip olduğunu ve çocukluk yaşlarından bu yana havacılığa merakı bulunduğunu belirterek, bu alanda ilk kadın savaş pilotu olmanın zorluklarını yaşadığını ancak pes etmediğini vurguladı. F-16 pilotluğu sürecinin 1993 yılında Hava Harp Okulu’na girmesiyle başladığını ifade eden Şenol, “Lise eğitiminde de başarılı bir öğrenciydim. O dönemde üniversite sınavlarında belli puanın üzerinde alan öğrencilere Hava Harp Okulu davetiye gönderiyordu. Ben de sınavlarda yüksek puan aldığımdan, bana da davetiye mektubu geldi. Uçmayı çok istedim. Denediğim anda baktım ki bu iş tam bana göre. İşte o anda pilot olmaya karar verdim. Türkiye’nin ilk kadın F-16 pilotu olduğumdan, önümde örnek alabileceğim kadın savaş pilotu modeli yoktu. Kendi kendimi motive ettim. Mutlaka savaş uçağı pilotu olmalıydım. İç sesimi dinledim ve başardım. Dört yıllık Hava Harp Okulu eğitiminden sonra Endüstri Mühendisliği eğitimi aldım. Kadınlar bu işi yapabilir mi yapamaz mı? Bu soruya ‘elbette yapabilir’ yanıtını verdiğime inanıyorum. Kararlı tutumum, empati becerim ve zorluklarla baş edebilme azmim sayesinde başarılı oldum. Uçuş hocam, sakin ve kararlı tutumumu her gördüğünde, ‘sen bu işi başaracaksın’ derdi. Sonuçta hocamı haklı çıkardım” diye konuştu. Başarının sırrı fırsat eşitliğinde Erkek egemen bir alanda kadınların da başarılı olabileceklerini kanıtladığını ifade eden Şenol, “Aklınıza gelebilecek bütün fiziki ve sosyal koşulların erkek pilot adaylarının ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir düzenek içerisinde belirlendiği bir ortamda, kadın olmanın zorluklarını yaşadım. Ancak pes etmedim. Mücadele verdim. Bir kadının günlük ihtiyaçlarını karşılayabileceği fiziki koşulların sağlanmasına öncülük ettim. F-16 pilotu olmaya karar verdiğimde çok kimsenin, ‘acaba bir kadın bunu başarabilir mi?’ sorusuna muhatap oldum. Aslında bu soru çok yanlış. Burada kadın-erkek cinsiyet ayrımına gidilmemeli. Fırsat eşitliği sağlanmalı. Bunun sonucunda kadın ya da erkek kim başarılı oluyorsa o yoluna devam etmeli” dedi. Orduda albaylığa kadar yükseldiğini sonrasında emekli olduğunu belirten Türkiye’nin ilk kadın F-16 savaş pilotu Berna Şen Şenol, halen sivil havacılıkta pilotluğa devam ettiğini dile getirdi. Son yıllarda kadın pilot sayısındaki artışa işaret eden Şenol, fırsat eşitliği verilmesi durumunda bu sayının önümüzdeki yıllarda daha da artacağına inandığını ifade etti. “Robot pilotlar insan pilotların yerini alamaz” Yapay zekâ teknolojisindeki gelişmelere de değinen Şenol, yapay zekâ ürünü hiçbir robotun insan pilotların yerini alamayacağına dikkat çekti. Robot algoritmasını da insanın belirlediğine işaret eden Şenol, “Bilim insanları, beynin büyük bölümünün henüz keşfedilemediği konusunda hem fikir. Bu açıdan değerlendirildiğinde insan algoritmasının kodları, sonsuzluğun sırlı ufkuna uzanıyor. Makine-insan ilişkisi tek düze bir anlayışın eseri olmayıp, komplike yaklaşımı beraberinde getiriyor. Oysa hiçbir robot, komplike koşulların söz konusu olduğu bir düzenekte başarılı olamaz. Robot yüklenen veriler doğrultusunda hareket eder. Dolayısıyla ben, ‘insan pilotların yerini gelecekte robot pilotlar alacak’ tezinin gerçekliğine inanmıyorum” ifadelerinde bulundu. Şenol, sohbetin ardından konukların sorularını yanıtladı. TÜMKAD Başkanı Ülfet Öztürk programın sonunda, konuk konuşmacı Şenol’a günün anısı olarak, Yeşil Türbe’nin resmedildiği plaket takdim etti.

Yıldırım’ın çocuk üniversitesi 35 bin öğrenciyi ağırladı! Haber

Yıldırım’ın çocuk üniversitesi 35 bin öğrenciyi ağırladı!

Spor tesislerinden kütüphanelere, gençlik merkezlerinden eğitim programlarına kadar gençlerin ve çocukların yaşamına dokunacak projeleri hayata geçiren Yıldırım Belediyesi; Bursa’ya kazandırdığı Molla Yegan Çocuk Üniversitesi ile çocuklara bilim, sanat ve teknolojiyle iç içe büyüme fırsatı sunuyor. Fatih Sultan Mehmet’in hocalarından Molla Yegan’ın ders verdiği 6 asırlık tarihi medrese, Yıldırım Belediyesi’nin dokunuşuyla yeniden ilim merkezine dönüştü. Yıldırım Belediyesi’nin aslına sadık kalarak ayağa kaldırdığı Molla Yegan Medresesi, 2023 yılından itibaren Molla Yegan Çocuk Üniversitesi olarak hizmet veriyor. 6-12 yaş arası çocukların tarihle iç içe, eğlenerek öğrendiği, keşfederek geliştiği mekanda; atölyelerden bilimsel deneylere, kültürel etkinliklerden sanatsal çalışmalara kadar geniş bir yelpazede eğitimler veriliyor. ON BİNLERCE ÇOCUĞU AĞIRLADI Geleceğin bilim insanlarını, sanatçılarını, düşünürlerini yetiştirmek ve çocukların ufkunu geliştirmek amacıyla hayata geçirilen Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; sanat- tasarım ve inovasyon atölyeleri, bilim-uzay ve astronomi keşif atölyeleri, iletişim-sosyal gelişim ve yaşam becerileri atölyeleri, robotik- yapay zeka ve mühendislik teknolojileri atölyeleri ve anne çocuk atölyeleri bulunuyor. Açıldığı günden bu yana kaşif ruhlu çocukların buluşma mekanı olan Molla Yegan Çocuk Üniversitesi’nde; 10 bin 300 çocuk atölyelere katılım sağladı. 52 okuldan bin sınıfın ziyaret ettiği eğitim yuvası, 25 bin öğrenciyi de bilim-uzay ve astronomi atölyesiyle buluşturdu. ‘ÖZEL BİR EĞİTİM YUVASI’ Çocukların geleceğine katkı sunacak projelere büyük önem verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, yalnızca bir eğitim merkezi değil; aynı zamanda tarihimizle geleceğimiz arasında kurduğumuz güçlü bir köprüdür. Bu tarihi mekanda çocuklarımız, ecdadın ilim mirasıyla aynı çatı altında bilimle, sanatla ve teknolojiyle iç içe yetişiyor. Bu yönüyle Molla Yegan Çocuk Üniversitesi, hem kimliğimizi ve kültürümüzü yaşatan hem de çocuklarımızı geleceğin dünyasına hazırlayan çok özel bir eğitim yuvasıdır. Burada yetişen her bir evladımızın, geçmişinden aldığı ilhamla geleceğe yön veren bireyler olacağına yürekten inanıyoruz. Yıldırım Belediyesi olarak çocuklarımızın potansiyelini ortaya çıkaracak, onları hem tarihine bağlı hem de çağın gerekliliklerine hakim bireyler olarak yetiştirecek projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Gayrimenkulde "Değer Barışı" beklentisi: Vergi yükü vatandaşı zorluyor! Haber

Gayrimenkulde "Değer Barışı" beklentisi: Vergi yükü vatandaşı zorluyor!

Türkiye’de son yıllarda yükselen enflasyon, inşaat maliyetleri ve arsa fiyatlarındaki hızlı artış gayrimenkul sektöründe yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Uzmanlar, özellikle konut ve arsa satışlarında 5 yıl içinde yapılan işlemlerde uygulanan değer artış kazancı vergisi, piyasanın doğal fiyat artışları ile birlikte vatandaşların üzerinde ek bir yük oluşturduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinde önemli bir lokomotif sektör olan gayrimenkulde yaşanan maliyet artışları resmi verilerle de dikkat çektiğin belirten gayrimenkul uzmanları, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre inşaat maliyet endeksi 2024 yılında yıllık yüzde 34,27, 2025 yılı verilerinde ise maliyetlerdeki artışın devam ettiği ve inşaat maliyet endeksinin yıllık bazda yüzde 23,93 yükseldiği söyledi. Bu süreçte özellikle işçilik maliyetlerindeki artış dikkat çekerken, bazı dönemlerde işçilik maliyetlerinin yıllık bazda yüzde 50’nin üzerinde arttığı kaydedildi. STRATEJİK SEKTÖRDE YENİ BİR VERGİ MODELİ ŞART Yüksek enflasyon ortamı yalnızca inşaat maliyetlerini değil, aynı zamanda konut fiyatlarını ve kira bedellerini de ciddi ölçüde yukarı taşıdığını belirten Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Türkiye’de enflasyon oranı 2026 yılında yüzde 30’lu seviyelerde seyretmeye devam ederken, konut ve barınma kalemlerinde artış oranları birçok alanda genel enflasyonun üzerinde gerçekleşti. Bu gelişmeler sonucunda konut fiyatları ve kira bedelleri kısa sürede ciddi yükselişler gösterirken, gayrimenkul yatırımının vatandaşlar açısından en önemli tasarruf araçlarından biri haline gelmiştir" dedi. Mevcut vergi mevzuatına göre, bir gayrimenkulün satın alındıktan sonra 5 yıl içerisinde satılması durumunda elde edilen kazanç "değer artış kazancı" olarak vergilendirildiğini belirten Özkan Aydemir, "Ancak, son yıllarda yaşanan fiyat artışlarının önemli bir bölümünün enflasyon ve maliyet kaynaklı olduğunu, dolayısıyla her fiyat artışının gerçek bir kazanç anlamına gelmemektedir. Bu durum bazı vatandaşların gayrimenkul satışlarını ertelemesine, bazı durumlarda ise kayıt dışı fiyat beyanı gibi riskli uygulamaların gündeme gelmesine sebep olmaktadır. Gayrimenkul sektöründe son dönemde dile getirilen önerilerden biri de tek seferlik "değer barışı" benzeri bir düzenleme yapılması ve düzenleme ile birlikte, Gayrimenkul piyasasında işlem hacmini artmasına, tapu işlemlerinde gerçek değer beyanını teşvik edebilmesini, vergi sistemini daha adil hale gelmesini ve vatandaşlarımızın üzerindeki vergi baskısını azaltabilecektir" diye konuştu. ÖZKAN AYDEMİR: "ENFLASYON GERÇEĞİ KAZANÇLA KARIŞTIRILMAMALI" İnşaat ve gayrimenkul sektörü, Türkiye’de yüzlerce alt sektörü besleyen ve milyonlarca kişiye istihdam sağlayan stratejik alanlardan olduğunu belirten Aydemir, "İnşaat, gayrimenkul, yapı malzemeleri, mimarlık, mühendislik ve finans sektörleri doğrudan bu ekosistemin içinde yer alıyor. Bu sebeple son 5 yıl içerisindeki satışlar ve gayrimenkul alımlarındaki vergi düzenlemelerinin enflasyon gerçeği, maliyet artışları ve piyasa dinamikleri dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Yapılacak düzenlemelerde temel hedef; gayrimenkul yatırımcısını cezalandırmayan, piyasa hareketliliğini destekleyen ve gerçek kazanç ile enflasyon kaynaklı değer artışını ayırabilen bir vergi modelinin oluşturulması olmalıdır. Gayrimenkul sektöründe beklenti, hem yatırımcıyı hem de piyasayı destekleyen, ekonomik gerçeklerle uyumlu bir düzenlemenin hayata geçirilmesi yönündedir. Sonuç olarak, artan maliyetler, yüksek enflasyon ve gayrimenkul fiyatlarındaki hızlı yükseliş, mevcut vergi sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine yönelik tartışmaları güçlendiriyor. Yapılacak düzenlemelerin hem piyasa canlılığını artıracağına hem de vatandaşın üzerindeki vergi yükünü daha dengeli hale getireceğine inanmaktayız" dedi.

Türkiye’nin hız rekortmenine Bursa imzası: İç mekan Canray Ulaşım’dan! Haber

Türkiye’nin hız rekortmenine Bursa imzası: İç mekan Canray Ulaşım’dan!

Türkiye’nin demiryolu teknolojilerindeki önemli projelerinden biri olan 225 km/s hızındaki ilk yerli ve millî hızlı tren raylarla buluştu. Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayii A.Ş. tarafından geliştirilen ve TCDD Taşımacılık A.Ş. tarafından işletilecek olan METS 225 projesinde, trenin tüm iç mekân sistemlerinin tasarım, mühendislik, üretim ve montaj süreçleri Canray Ulaşım tarafından gerçekleştirildi. Proje kapsamında Canray Ulaşım, Tam Hizmet Tedarikçisi sorumluluğu ile trenin yolcu salonları, iç kaplamaları, tavan sistemleri, duvar panelleri ve tüm iç mekân bileşenlerinin geliştirilmesi ve üretimini üstlendi. Stil aşamasından başlayarak tasarım, mühendislik, üretim ve montaj süreçlerinin tamamı Canray’ın mühendislik kabiliyeti ve güçlü üretim altyapısı ile hayata geçirildi. “Türkiye’nin Raylı Sistem Teknolojilerine Katkı Sunmaktan Gurur Duyuyoruz” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Canray Ulaşım Genel Müdürü Tahsin Kip, projenin Türkiye’nin demiryolu teknolojilerindeki gelişimi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Kip açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin 225 km/s hızındaki ilk yerli ve millî hızlı tren projesinde yer almak bizim için büyük bir gurur. Canray Ulaşım olarak trenin tüm iç mekân sistemlerinde stil aşamasından başlayarak tasarım, mühendislik, üretim ve montaj süreçlerinin tamamını üstlendik. Yerli mühendislik gücümüz, güçlü üretim altyapımız ve değerli iş ortaklarımızla birlikte Türkiye’nin raylı sistemler alanındaki teknolojik yetkinliğine katkı sunmaya devam ediyoruz.” Yerli Mühendislik ve Güçlü Üretim Altyapısı METS 225 projesi, yerli mühendislik gücü ve gelişmiş üretim altyapısı ile Türkiye’nin yüksek hızlı demiryolu teknolojilerindeki ilerleyişinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor. Canray Ulaşım, raylı sistem araçlarının iç mekân çözümlerinde sahip olduğu tasarım, mühendislik ve üretim yetkinliği ile hem Türkiye’de hem de uluslararası projelerde yer almaya devam ediyor. Şirket, sürdürülebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda geleceğin raylı sistemleri için yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.

İMSİAD Başkanı Şeref Demir'den 6 Şubat mesajı: "Afet değil, ihmal öldürür" Haber

İMSİAD Başkanı Şeref Demir'den 6 Şubat mesajı: "Afet değil, ihmal öldürür"

6 Şubat 2023… Bu tarih, sadece bir felaketin değil; ihmallerin, eksiklerin ve ertelenmiş sorumlulukların da acı bir hatırlatıcısıdır. Kaybettiğimiz on binlerce canımıza Allah’tan rahmet, geride kalan vatandaşlarımıza sabır diliyorum. Ancak bugün yalnızca yas tutma günü değil; ders çıkarma ve gereğini yapma günüdür. Deprem bize bir kez daha göstermiştir ki; afet değil, ihmal öldürür. Güvensiz yapılar, plansız kentleşme ve denetimsizlik can almaktadır. Buradan açıkça ifade ediyoruz : Deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorundayız. Bu da ancak devlet, yerel yönetimler, sektör temsilcileri ve vatandaşın birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Bugün devletimizin deprem bölgesinde yürüttüğü çalışmalar kapsamında 450 bin deprem konutunun inşa edilmesi, yaraların sarılması adına önemli ve kıymetli bir adımdır. Bu büyük çabanın devamının kararlılıkla sürdürülmesi, aynı zamanda hızla birlikte kalite ve güvenliğin de en üst düzeyde korunması hayati önemdedir. İMSİAD olarak bizler; • Bilim ve mühendislik esaslı yapılaşmayı, • Kentsel dönüşümün ertelenmeden ve kararlılıkla hayata geçirilmesini, • Denetimin güçlendirilmesini, • Kaliteden ve güvenlikten asla taviz verilmemesini ısrarla savunuyoruz. Bugün atılmayan her adım, yarın telafisi olmayan acılara dönüşmektedir. Depremi konuşmak için yeni bir felaket beklemeye ne vicdanımız ne zamanımız vardır. Bu topraklarda bir daha aynı acıları yaşamamak için; sorumluluk almak, cesaret göstermek ve doğru adımları bugünden atmak zorundayız. Kaybettiklerimizi rahmetle anıyor, geleceğimizi güvenli şehirler üzerine inşa etme kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. İMSİFED & İMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir

Çağdaş Mühendisler ‘Mücadele’ dedi: Makina Mühendisleri Odası’nda adaylar tanıtıldı Haber

Çağdaş Mühendisler ‘Mücadele’ dedi: Makina Mühendisleri Odası’nda adaylar tanıtıldı

Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) Ortak Salon’da gerçekleştirilen adaylık açıklamasında, Çağdaş Mühendisler grubunun 20. Dönem Yönetim Kurulu adayları görücüye çıktı. Grubun en genç adaylarından Serhat Bulut tarafından okunan ortak açıklamada, seçimlerin sıradan bir aday tanıtımı değil, odanın gelecekteki duruşuna dair bir karar süreci olduğu ifade edildi. "MÜHENDİSLİĞİ PİYASAYA TESLİM ETMEYECEĞİZ" Açıklamada, mühendislik mesleğinin ve meslek örgütünün karşı karşıya olduğu zorluklara dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Bir yanda mühendisliği piyasaya teslim eden, odamızı sessizliğe mahkûm etmek isteyen bir zihniyet var; diğer yanda ise ön seçimle adaylarını belirleyen, toplumcu ve bağımsız mühendislik anlayışını savunan bizler varız. Mühendisler yoksullaşırken, gençler işsizliğe sürüklenirken susmayacağız. Biz uyum sağlamaya değil, mücadele etmeye geliyoruz." "BİZ TARAFIZ: EMEKTEN VE BİLİMDEN YANA" Makina Mühendisleri Odası’nın iktidarın arka bahçesi ya da sermayenin ofisi olamayacağının altını çizen Çağdaş Mühendisler, sanayi politikalarına yön veren ve kent talanının karşısında duran bir oda yönetimi vaat etti. Açıklamada, "Emekten tarafız, kamudan tarafız, bilimden ve aydınlanmadan tarafız" denilerek örgütlü mücadelenin önemi vurgulandı. İŞTE ÇAĞDAŞ MÜHENDİSLERİN ADAY LİSTESİ Ön seçim geleneğiyle belirlenen 7 asıl ve 7 yedek yönetim kurulu aday listesi şu isimlerden oluştu: Ercan Çarıkçı, Murat Korkut, Erkut Yavuz, Okay Güler, Semiha Öztan, Serpil Güzel, Serhat Bulut, İskender Güven, Burak Karlı, Esra İnhanlı, Yılmaz Adana, Kadir Kaymaz, Uğur Rahmi Demir ve Mithat Mollaoğlu. SEÇİM HEYECANI 7-8 ŞUBAT’TA Çağdaş Mühendisler, tüm meslektaşlarını mesleki onur ve kamucu mühendislik çizgisine güç vermeye davet etti. MMO Bursa Şubesi Genel Kurulu 7 Şubat tarihinde, seçimler ise 8 Şubat günü BAOB Oditoryum’da gerçekleştirilecek.

TÜMKAD, Yeni Yıl heyecanını paylaştı Haber

TÜMKAD, Yeni Yıl heyecanını paylaştı

Yaklaşan yeni yılı hep birlikte kutlayan TÜMKAD Yönetimi, yeni yıldaki hedefleri doğrultusunda bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. TÜMKAD Yönetimi, kadınların iş yaşamındaki yerini güçlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışmaların yanı sıra birlikteliklerini perçinleyen organizasyonlarını sürdürüyor. Son olarak Villa Verde’de düzenlenen organizasyon ile TÜMKAD Yöneticileri, yeni yılın heyecanını hep birlikte paylaştı. Yeni yıl yemeği, karaoke ve dj performansı gibi etkinliklerle geçen gecede TÜMKAD’lı kadınlar gönüllerince eğlendi. TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, programda yönetimine ve üyelerine bir konuşma gerçekleştirerek, derneklerinin kuruluşundan bugüne kadar yönetimde bulunan tüm yöneticilerine teşekkür etti. TÜMKAD’ın ülke genelinde ve yurtdışında gördüğü ilgi ile sürekli büyüyen bir aile haline geldiğini belirten Ülfet Öztürk, “Ülkemizdeki farklı illerinden ve Avrupa’nın farklı şehirlerinden gönüllülerimizin girişimleri ile temsilcilik ağımız gün geçtikçe büyüyor. İş dünyasında ve mühendislik alanında kadınların seslerini her geçen gün daha fazla gürleştiriyoruz” dedi. Türkiye’nin ilk F16 pilotu olan Berna Şen’in de Londra temsilcileri olarak TÜMKAD ailesine katıldığını sözlerine ekleyen Ülfet Öztürk, “Ayrıca birçok farklı Avrupa ülkesinin yanı sıra Hollanda, Norveç, İsveç gibi Kuzey Avrupa ülkeleri ile de temsilciliklerimiz için görüşmelerimiz sürüyor. Öztürk, TÜMKAD’ın çalışma ve projeleri ile ülke genelinde ses getiren bir dernek haline geldiğini ifade ederek, “Gün geçtikçe büyüyor ve güçleniyoruz. Bu yolda her zaman yanımızda olan siz değerli yönetim kurulumuza, komisyon başkanlarımıza, şehir temsilcilerimize, tüm üyelerimize ve bizlere destek olan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

İMSİAD Başkanı Demir, Prof Dr. Ercan'ı eleştirdi: "Kişisel değil bilimsel olmalı" Haber

İMSİAD Başkanı Demir, Prof Dr. Ercan'ı eleştirdi: "Kişisel değil bilimsel olmalı"

İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İMSİAD) ile İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (İMSİFED) Başkanı Şeref Demir, sosyal medya üzerinden "Uyarıyorum" başlığı altında Bursa’nın Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerini güvenli olmayan bölge ilan eden Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’a karşı yazılı bir cevap verdi. Prof. Ercan’ın açıklamalarını bilimsel temelden uzak ve şehir için gereksiz panik yaratma riski taşıyan söylemler olarak nitelendiren İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Şeref Demir'in görüşleri şu şekilde ifade edildi: “Bursa gibi milyonlarca insanın yaşadığı bir şehirde, bu tür belirsiz ve genişleyen açıklamaların etkisi açıkça ortadadır. Hele ki bu açıklamaların bir bilim insanı tarafından yapılmış olması, ortaya çıkan etkinin sorumluluğunu daha da önemli kılmaktadır. Bursa’nın deprem riski kesinlikle vardır; ancak bu durum korku yaratarak değil, bilimsel yöntemlerle ve farklı disiplinlerden gelen teknik analizlerle ele alınmalıdır. İlçeleri veya yaşam alanlarını genel bir tavırla 'sakıncalı' ilan etmek, şehir sosyolojisini, ekonomik dengeyi ve teknik gerçekleri tamamen göz ardı eden bir yaklaşımdır.” Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Başkanı Mehmet Yıldız’ın da belirttiği gibi, bu iddialar genelleyici, dayanıksız ve bilimsel temelsizdir. Deprem riski analizleri; Mikro-bölgeleme çalışmaları, Zemin değerlendirmeleri, Fay hatlarının hareketliliği, Yerel yapı stoğunun durumu, Yönetmeliklerle uyum ve mühendislik disiplininin ortak standartları gibi çok sayıda faktörün kapsamlı bir değerlendirmesi ile gerçekleştirilir. Bu faktörler yok sayılarak iddia edilenler bilimsel geçerliliğe sahip değildir. İMSİAD olarak şunu kesin ve net bir şekilde belirtmek isteriz: · Bursa, spekülatif ve yüzeysel açıklamalarla değil, mühendisliğin ortak aklı ile yönetilmelidir. · Deprem gibi kritik bir konuda, kişisel yorumlar veya sansasyonel açıklamalar yerine, bilimsel raporlar dikkate alınmalıdır. · Yatırımcıyı ve vatandaşı yanlış yönlendirecek genellemeler kabul edilemez ve sorumsuzluktur. · Bursa’nın geleceği, bilimsel temelli risk analizi, doğru planlama ve kentsel dönüşüm stratejileri ile sağlanabilir. · Bursa’da ihtiyaç duyulan; bilimsel geçerliliği olan veri, güvenli yapı stoğu, etkin yönetmelikler ve hızlı kentsel dönüşümdür. Bilim insanlarının görevi, toplumun doğru bilgilendirilmesini sağlamak, veriye dayalı görüşler sunmak ve toplumun güvenliğini öncelikli kılmaktır. Paniğe neden olan yüzeysel ve genelleyici açıklamaların ne bilimsel ne de etik bir temeli bulunmaktadır. İMSİAD olarak; · Şehrin geleceğini korumaya, · Bilimsel doğrular dışında kalan hiçbir görüşe prim vermemeye, · Teknik gerçekleri baz alarak kentsel dönüşümün hızlandırılması için çalışmaya, · Bursa’yı bilgi, akıl ve mühendislik ilkelerine uygun olarak savunmaya kararlıyız. Yanlış yönlendiren açıklamaları, kimden gelirse gelsin kabul etmiyoruz. Bursa’yı korkularla değil, bilim ve doğru planlama ile güçlendireceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.