SON DAKİKA
Hava Durumu

#Muhittin Böcek

Söz Bursa - Muhittin Böcek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muhittin Böcek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muhittin Böcek ve oğlundan şok itiraf: "1 Milyon Euro istendiği beyanı doğrudur" Haber

Muhittin Böcek ve oğlundan şok itiraf: "1 Milyon Euro istendiği beyanı doğrudur"

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmek için savcılığa başvurdu. Muhittin Böcek'in, ifadesinde, CHP Genel Merkezi'nin adaylık ve kampanya sürecindeki talepleri iddiasına ilişkin oğluna 'Parti genel merkezi birtakım maddi manevi taleplerde bulunabilir, sen bunları takip et ve yerine getir çünkü ben sahada olacağım' dediği öğrenildi. Gökhan Böcek'in 1 milyon Euro istendiğine yönelik beyanı için de "Oğlum Gökhan'ın 1 milyon Euro istendiğine yönelik bu yönde söylediği beyanı doğrudur" ifadelerini kullandığı öğrenildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025'te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek'in soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilmek amacıyla savcılığa başvuru yapan Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek, Antalya Adliyesi'ne getirildi. "ANTALYA'DA İKTİDARI VE MUHALEFETİ İŞ BİRLİĞİYLE HİZMET ETTİM" Muhittin Böcek, ifadesinde 5 Temmuz 2025 tarihine kadar Antalya'da görev yaptığını belirterek, "En son 05/07/2025 tarihine kadar Türkiye'nin dünyaya açılan yüzü Antalya'da başarı ile iktidarı muhalefeti iş birliği ile hizmet ettim" dedi. 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla İstanbul merkezli başlayan soruşturmanın yetkisizlikle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini belirten Böcek, yapılan soruşturma neticesinde açılan dava üzerine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamasının devam ettiğini söyledi. "GENEL MERKEZİN SİZLERDEN MADDİ VE MANEVİ TALEPLERİ OLABİLİR" Muhittin Böcek, 2024 yılı Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı sürecine ilişkin ifadesinde, adaylığı açıklanmadan önce CHP Genel Merkezi binasında yapılan bir toplantıya katıldığını anlattı. Böcek, "2024 yılı Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı süreci öncesindeki kampanya ve adaylığım öncesi, hatırladığım kadarıyla tam emin olmamakla birlikte 2024 yılı Ocak ayı içerisinde, henüz Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığım açıklanmadan önce, 2024 yılı yerel seçimlerinde adaylığı bulunan ben dahil mevcut belediye başkanları ve henüz belediye başkanı olmayan aday adaylarının bulunduğu bir toplantıya katılmıştım. Bu toplantı CHP Genel Merkezi binası içerisindeki büyük bir salonda gerçekleşmişti" dedi. Toplantıda CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in doğrudan şahsına yönelik olmamakla birlikte aday adaylarına yönelik bir konuşma yaptığını belirten Böcek, "Bu toplantı sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in doğrudan şahsıma olmamakla birlikte benimle birlikte başkan aday adaylığını ilan eden diğer mevcut belediye başkanlarına ve diğer şahıslara yönelik olarak, ‘Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun' şeklinde bir söylemi olmuştu" ifadelerini kullandı. "GÖKHAN'A ‘TAKİP ET VE YERİNE GETİR' DEDİM" Muhittin Böcek, söz konusu toplantıdan sonra Antalya'ya döndüğünü ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile görüştüğünü belirtti. Böcek, "Söz konusu seçim dönemi için maddi manevi taleplerine dair söylemleri, dediğim gibi orada bulunan ben dahil diğer aday adaylarına söylenmiş bir sözdü. Bu toplantı gerçekleştikten sonra Antalya'ya geldikten sonra Mustafa Gökhan Böcek ile yaptığım görüşmede kendisine, ‘Parti genel merkezi birtakım maddi manevi taleplerde bulunabilir, sen bunları takip et ve yerine getir çünkü ben sahada olacağım' şeklinde söylemlerle ilettim" dedi. ADAYLIĞININ GEÇ AÇIKLANMASINA İLİŞKİN KONUŞTU Muhittin Böcek, Özgür Özel ile birlikte katıldığını belirttiği toplantıdan kısa süre sonra belediye başkan adaylığı konusunun parti MKYK toplantısında kabul edildiğini, ardından nihai karar için konunun parti meclisine havale edildiğini öğrendiğini ifade etti. Böcek, adaylığının geç açıklanmasına ilişkin de konuşarak, "Bu sırada parti genel merkeziyle yaptığım görüşmelerde gerek benim adaylığım, gerekse DEM Parti'nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bir aday ismi açıklaması konusu nedeniyle CHP'nin yerel yönetimlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek bana bu konuyla ilgili CHP yönetiminin DEM Parti yönetimiyle bir görüşme gerçekleştireceğini ve bu görüşme sonrasında parti meclisinde adaylığımın açıklanacağını söylemişti. Zaten Ocak ayı sonunda hatırladığım kadarıyla Büyükşehir Belediye Başkan adaylığım parti yönetimi tarafından açıklanmıştı" dedi. Adaylığının diğer başkan adaylarına göre geç açıklandığını belirten Böcek, bunun parasal herhangi bir menfaat teminiyle ilgisi bulunmadığını savundu. Böcek, "Benim belediye başkanlığı adaylığım diğer başkan adaylarına göre geç açıklanmıştır ancak bunun parasal herhangi bir menfaat teminiyle ilgisi bulunmamaktadır. Dediğim gibi bu gecikme Gökhan Zeybek'in bana söylediği DEM Parti ile yapılacak olan görüşmeden ve o dönemde partinin içinde bulunduğu yoğunluktan kaynaklanmaktaydı. Adaylığımın geç açıklanmasının başkaca bir gerekçesi bulunmuyordu" ifadelerini kullandı. "OĞLUM, PARTİ GENEL MERKEZİNDEN PARASAL TALEPTE BULUNULDUĞUNU SÖYLEDİ" Muhittin Böcek, adaylık sürecinden sonra oğlunun kendisine parti genel merkezinden parasal talepte bulunulduğunu söylediğini belirtti. Böcek, "Bu süreç sonrasında oğlum, tarihini hatırlamamakla birlikte parti genel merkezinden parasal talepte bulunulduğunu bana söyledi. Parti genel merkezinden kastım Özgür Özel'in bu konudaki talimatıdır. Ben de ‘Oğlum sen de imkanlarımız dahilinde gereğini yap' şeklinde cevap vermiştim. İşte Gökhan'ın vermiş olduğu ifadesindeki konu bu şekilde gerçekleşmiştir" dedi. İL VE İLÇE SEÇİM ÇALIŞMALARINA DESTEK İDDİASI Muhittin Böcek, seçim kampanyası döneminde çevredeki bazı il ve ilçelerde seçim görevlilerine ve CHP Antalya İl Başkanlığı'nın çalışmalarına destek sağlandığını öğrendiğini ifade etti. Böcek, "Seçim kampanya döneminde çevremizdeki bazı il ve ilçelere Genel Merkezin tavsiyesiyle seçim görevlilerinin hem de CHP Antalya İl Başkanlığının katkıda bulunduğunu öğrenmiş oldum. Bu arada Genel Merkezden kastım Özgür Özel'in bu konudaki talimatıdır. Örneğin Burdur ili Bucak ilçesine seçim kampanyasında kullanılmak üzere otobüs yardımımız olmuştur. Yine kampanya sürecinde başta Konyaaltı Belediyesi adayı seçim çalışmalarında seçimde kullanılacak malzemeler sağlanmıştır. Yine hatırladığım kadarıyla birtakım eksik malzemeleri ve broşürlerini tedarik ettik. Bir kısmını bastırdık. Yine aynı şekilde Akseki, İbradı, Korkuteli ilçelerinde seçim çalışmalarında da eksikliklerin giderildiğini anlattılar. Bu bağlamda bir kısım harcamalar yapıldığını ifade ettiler. Hala da bu işlerin yapıldığı yerlere bir kısım borçlarımız olduğunu hatırlıyorum" diye konuştu. "ULAŞIM, AĞIRLAYAKIT VE REKLAM GİDERLERİ KARŞILANDI" Muhittin Böcek, seçim dönemindeki ihtiyaçların araç, gereç, yakıt ve reklam giderleri gibi kalemlerden oluştuğunu anlattı. Böcek, "Bu ihtiyaçlar aşağı yukarı araç, gereç, yakıt gideri, reklam gideri gibi eksik kalan kısımların tamamlanması şeklindedir. Başka bir kalem olarak da seçim kampanyası sürecinde Genel Merkezden gelen misafirlerin, belirlenmiş heyetin veya toplantı gibi kampanya yürütecek danışmanların ihtiyaçları, ulaşım, yemek giderleri gibi konular kampanya kapsamında Genel Merkezin öneri ve tavsiyesi üzerine karşılanmıştır" ifadelerini kullandı. "YUSUF YADOĞLU VE ALİ YILMAZ'DAN DESTEK ALINMIŞ OLABİLİR" Bu harcamalara ilişkin parasal karşılık konusunda Gökhan Böcek'in beyanlarının doğru olduğunu söyleyen Böcek, "Bu konudaki harcamalara esas parasal karşılık konusunda Gökhan Böcek'in ifadesindeki anlatımları doğrudur. Beyanında geçtiği şekliyle bu konuda sponsorluk ödemesi adı altında Gökhan'ın beyanında geçen Yusuf Yadoğlu ve Ali Yılmaz isimli iş adamlarından ve yine parti meclis üyelerinden bu konuda destek alınmış olabilir" dedi. "GÖNÜLLÜ ESNAF VEYA İŞ ADAMLARINDAN SAĞLANMIŞ OLABİLİR" Muhittin Böcek, söz konusu desteklerin, ilçe belediyelerinin seçim çalışmalarına destek amacıyla sağlanmış olabileceğini ifade etti. Böcek, "Kendisi bildiğim kadarıyla bahse konu ilçe belediyelerinin seçim çalışmalarına destek olmak amacıyla belediye başkanlığı adaylığım konusunda bize yardımcı olmak isteyen gönüllü esnaf veya iş adamlarından sağlanmış olabilir. İlçe belediyelerinin bu konudaki çalışmalarının tamamı partinin il teşkilatı bünyesindeki Seçim Koordinasyon Merkezi tarafından organize edilmişti. Gökhan'ın bu şekilde yapıldığını belirttiği yardımlar haricinde ilçe belediyeleri, kendilerinin irtibatlı olduğu gönüllü kişilerden de bu konuda yardım almış olabilirler"diye konuştu. "OĞLUM GÖKHAN'IN 1 MİLYON EURO İSTENDİĞİNE YÖNELİK BEYANI DOĞRUDUR" Muhittin Böcek'e, Mustafa Gökhan Böcek'in 2 Mayıs 2026 ve 10 Mayıs 2026 tarihlerinde alınan ifadelerinin adaylık süreciyle ilgili para verilmesine ilişkin bölümleri de okundu. Böcek, bu konuda verdiği ifadede, "02/05/2026 tarihli ifadesinin içeriğinde geçtiği şekliyle ve yukarıda ifade ettiğim haliyle CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in izah ettiğim toplantı sırasında söylediği sözler akabinde, Gökhan Böcek'e parti genel merkezinin adaylık ve kampanya çalışmaları için maddi ve manevi yardım talepleri konusunda gereğini yapması için söylemlerde bulunduğum doğrudur. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra Mustafa Gökhan Böcek benimle yaptığı bir görüşmede, oğlum bana adaylık sürecinden bir süre önce tarihini hatırlamadığım bir gün gelerek, Özgür Özel'in talebi üzerine Veli Ağbaba tarafından arandığını ve 1 milyon Euro istendiğini söylemesi üzerine ben oğluma ‘Sen gereğini yap' şeklinde söyledim. Oğlum Gökhan'ın 1 milyon Euro istendiğine yönelik bu yönde söylediği beyanı doğrudur" ifadelerini kullandı. "200 BİN DOLAR KONUSUNUN DETAYINI BİLMİYORUM" Muhittin Böcek'e, Mustafa Gökhan Böcek'in 10 Mayıs 2026 tarihli ifadesinde yer alan, Özgür Özel'in talebi üzerine Antalya'daki lansman sırasında 200 bin dolar verilmesine ilişkin beyanı da soruldu. Böcek, "Bu konunun detayını bilmiyorum. Fakat yukarıda da izah ettiğim gibi ben Genel Merkezin bu yönde bir talebi olacağından karşılanması hususunu kendisine bildirmiştim. Ben Gökhan'a daha önceden seçim çalışmaları sırasındaki talepleri karşılaması yönünde talimat vermiştim" diye konuştu.

Veli Ağbaba ve Özgür Özel iddiası: Gökhan Böcek’in ek ifadesi siyaseti karıştıracak Haber

Veli Ağbaba ve Özgür Özel iddiası: Gökhan Böcek’in ek ifadesi siyaseti karıştıracak

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek, dün gece verdiği 8 sayfalık ek ifadesiyle CHP Genel Merkezi'nde kurulan "Adaylık Borsası"nın işleyiş şemasını en ince ayrıntısına kadar deşifre etti. Veli Ağbaba'nın "Özgür Özel'in talimatıyla" kendisinden "30 milyon TL" istediğini belirten oğul Böcek, o günkü kurla 900 bin küsur Euroya denk geldiği, bunun üzerine Ağbaba'nın "1 milyon Euro'ya tamamla getir" dediğini söylediği ileri sürüldü. İfade; liyakatin yerini alan "Euro" tarifesini, X-Ray cihazlarından kaçırılan servetleri ve Genel Merkez'in 6. katındaki esrarengiz teslimatları gün yüzüne çıkardı. "30 MİLYON TL"DEN "1 MİLYON EURO"YA: KRİTİK PAZARLIK Gökhan Böcek'in mahkemeye sunduğu ek ifade, Muhittin Böcek'in CHP Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı ilan edilme sürecine dair yeni detayları ortaya çıkardı. Oğul Böcek, CHP'li Veli Ağbaba'nın kendisini internet tabanlı bir uygulama üzerinden aradığını, görüşmede "Özgür Özel'in talimatıyla" hareket edildiğinin söylendiğini ve babası Muhittin Böcek'in adaylığı için partiye 30 milyon TL verilmesinin istendiğini söyledi. İfadenin en çarpıcı noktası ise kur hesabı oldu. Böcek, Antalya'da esnaf ve iş insanlarından topladığı 30 milyon TL'nin o günkü kurla yaklaşık 900 bin küsur Euro ettiğini belirterek durumu Ağbaba'ya ilettiğini söyledi. İddiaya göre bu noktada pazarlık farklı bir boyuta taşındı ve Ağbaba tarafından "1 milyon Euro'ya tamamla getir" talebi ile karşılaşıldı. Bu görüşmenin Ocak 2024'ün ilk günlerinde gerçekleştiği belirtilirken, Böcek bu talebi babasına aktardığını ve "gereğini yap" yanıtını aldığını ifade etti. Para esnaftan toplandı, euroya çevrildi Böcek ifadesinde, seçim sürecinde Antalya'daki bazı iş insanları ve esnafların kendisine destek vermek istediklerini söylediğini, bu nedenle para toplama sürecine girdiğini anlattı. Paraların Euro ve Dolar cinsinden verildiğini, ancak taşınmasının daha kolay olması nedeniyle özellikle Euro talep ettiğini belirtti. Toplanan paraların bir süre evde muhafaza edildiğini, talep edilen miktarın TL karşılığına ulaşıldığında ise Ankara'ya götürülmek üzere hazırlandığını ifade etti. SİYAH ÇANTA, X-RAY VE ŞÜPHELİ TESLİM İfadenin en dikkat çeken bölümü paranın taşınması ve teslim süreci oldu. Böcek, 100, 200 ve 500 Euro'luk banknotlardan oluşan yaklaşık 1 milyon Euroyu siyah bir çantaya koyduğunu, bu çantayı özellikle ucuz ve dikkat çekmeyecek şekilde seçtiğini anlattı. Çantada yalnızca paralar ve bir iPad bulunduğunu belirten Böcek, havaalanında X-Ray kontrolünden geçtiğini, görevliye sadece iPad'i gösterdiğini ve paranın aynı çanta içinde taşındığını söyledi. Ankara'ya ulaştıktan sonra CHP Genel Merkezi'ne gittiğini anlatan Böcek, girişte arama yapılmadığını, kimlik sorulmadığını ve kayıt alınmadığını öne sürdü. Danışmadan "6. kata bekleniyorsun" denildiğini, burada takım elbiseli ve parti rozetli bir yetkili tarafından karşılandığını ifade etti. "1 MİLYON EUROYU GETİRDİM" TELEFONU Böcek'in ifadesine göre, parayı teslim etmeden önce teyit amacıyla Veli Ağbaba ile telefon görüşmesi yapıldı. Şahsın telefonu açarak Ağbaba ile görüştüğünü, ardından telefonu kendisine verdiğini söyleyen Böcek, ekranda ismi gördüğünü ve sesinden tanıdığını belirtti. Telefonda "1 milyon Euroyu getirdim, bu kişiye bırakacağım" dediğini, karşılığında "evet" cevabını aldığını söyledi. Bunun üzerine parayı kendisini yönlendirdikleri kişiye teslim ettiğini ifade etti. Böcek, bu kişiyi daha sonra hiç görmediğini, sadece eşkalini hatırladığını ve gerekirse teşhis edebileceğini de dile getirdi. İKİNCİ PARA TALEBİ: "7-8 MİLYON TL" İfade yalnızca bu olayla sınırlı kalmadı. Böcek, seçim süreci devam ederken ikinci bir para talebiyle daha karşılaştığını öne sürdü. İddiaya göre, yapılan bir görüşmede "seçim çalışmaları için nakit paraya ihtiyaç olduğu" belirtilerek kendisinden destek istendi. Böcek, ne kadar gerektiğini sorduğunda "7-8 milyon TL nakit olursa iyi olur" cevabını aldığını, bu durumu babasına ilettiğini ve yine "yardımcı ol" cevabını aldığını iddia etti.

"Belediyeyi zarara uğratmadım": Muhittin Böcek suçlamaları reddetti Haber

"Belediyeyi zarara uğratmadım": Muhittin Böcek suçlamaları reddetti

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 3'ü tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın dördüncü gününde tutuklu sanıklar savunma yaptı. Muhittin Böcek, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, "İddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. Özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine de tepki gösteren Muhittin Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ise "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullanırken, Fazlı Ateş de savcılığın ara mütalaasına katıldığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam ediliyor. Dava kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de bulunduğu 3'ü tutuklu toplam 41 sanık yargılanıyor. Duruşmanın dördüncü gününde, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve iş insanı Fazlı Ateş'in müdafileriyle birlikte savunmada bulundu. 41 SANIKLI DAVA ANTALYA 6'NCI AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NDE GÖRÜLÜYOR Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan 702 sayfalık iddianamenin kabul edilmesinin ardından açılan davada, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin iddialar yargılama konusu yapıldı. İddianamede, sanıklar hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme", "nüfuz ticareti", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması", "nitelikli dolandırıcılık" ve "iftira" suçlamalarına yer verildi. İddianamede bu aşamada tespit edilen 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İDDİANAMEDE 258 MİLYON 600 BİN TL'LİK MÜSADERE TALEBİ İddianamede, soruşturma kapsamında el konulan yaklaşık 170 milyon 83 bin TL tutarındaki nakit ve mevduatla birlikte, el koyma kararı verilen 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, 1 lüks marka saat ve 1 cep telefonunun müsaderesi talep edildi. El koyma kararı verilen taşınır ve taşınmazların toplam değerinin 258 milyon 600 bin TL olduğu belirtildi. Davanın ilk duruşmasında Mehmet Okan Kaya ve İlker Arslan adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. "HİÇBİR MÜŞTEKİ DOĞRUDAN BENİM TEHDİT YA DA ZORLAMA YAPTIĞIMA DAİR BEYANDA BULUNMAMIŞTIR" Tutuklu sanık Muhittin Böcek, duruşmada yaptığı savunmada hakkındaki suçlamaları değerlendirdi. Böcek, "Duruşmaların başladığı günden bugüne kadar şahsıma yöneltilen suçlamalara yönelik tüm ifadeleri dikkatlice dinledim ve önceki ifadelerini de dikkatlice okudum. Bu suçlamalarda hiçbir müşteki doğrudan benim tarafımdan kendilerine dönük bir tehdit ya da zorlama yapıldığına dair beyanda bulunmamıştır. Hatta bu müştekilerin büyük çoğunluğu, ne ihbar suretiyle kendilerinden talepte bulunduğuma dair ne de sonrasında benimle herhangi bir görüşme yaptıklarına dair beyanda bulunmamıştır" dedi. Bazı müştekilerin ilk ifadelerinde adını dahi anmadığını savunan Böcek, "Geriye kalan bazı müştekiler ise ilk ifadelerinde benim adımı dahi anmamışken, sonrasında ya tutuklanınca çıkmak için ya da tutuklanmak korkusuyla ispatı mümkün olmayacak şekilde hakkımda isnatta bulunmuşlardır. Özetle, iddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim" ifadelerini kullandı. "MAL BEYANIMI YASAL SÜRELERE UYGUN OLARAK VERDİM" Mal varlığına ilişkin iddialara da değinen Böcek, 18 Nisan 1999'dan bu yana yasal sürelere uygun şekilde mal beyanında bulunduğunu söyledi. Böcek, "18 Nisan 1999'dan bugüne kadar yasada yer alan sürelere uygun olarak mal beyanı verdim. Benim tüm mal varlığım, rahmetli babam Mustafa Böcek adına 1954 yılında 107 dönüm yeri olan, babamdan kalan yerlerdir. Antalyalı hemşehrilerimiz beni 6 defa seçerken, o insanlar benim hayırseverlikte ilk sırada olduğumu bilir. Bu süreçte kaynağı belirsiz ve fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastine uğruyorum ve çok üzülüyorum. Ben hayatım boyunca milletin parasını millete harcadığım için bu insanları kimseye aşağılatmadım. Bunlar son derece üzücü ve dava siyasidir" dedi. "GİZLİLİK KARARINA RAĞMEN KARALAMA YAPILDI" Savunmasında basına yansıyan iddialara da tepki gösteren Böcek, gizlilik kararına rağmen hakkında karalama yapıldığını öne sürdü. Böcek, "Günlerdir Antalya kamuoyunda, gizlilik kararı olmasına rağmen, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı olmasına rağmen, o gün sonrası benim avukatlarımda dahi olmayan bilgilerle, gizlilik kararına rağmen 2-3 kalemşörün yaptığı karalamalarla her türlü alçaklığı yaptılar. Onlarla ilgili davam da devam edecek" ifadelerini kullandı. Cep telefonunun şifresini devlete ve adliyeye güvendiği için tereddüt etmeden verdiğini söyleyen Böcek, özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. Bu nasıl oluyor? Bunu Sayın Bakanımıza da yazacağım. Akın Gürlek Bakanımız 86 milyonun bakanı olacağını söyledi. Ondan da bu konuda ricada bulunacağım. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" diye konuştu. "CEZAEVİNE GİRDİĞİMDE İLAÇ SAYIM 12 İKEN NEDEN 22 OLDU?" Sağlık durumuna ilişkin raporlara da değinen Böcek, hastalıklarının raporlarda yer aldığını ancak cezaevinde kalmasına engel bulunmadığı yönünde sonuç verildiğini söyledi. Böcek, "Sağlık raporuna gelecek olursak, hastalığımın gerçekliği satır satır yazılmışken, sonucunda cezaevinde yaşamaya devam edilebilir sonucu çıkmıştır. Heyet raporu çıkmadan kendini gazeteci sananlar, ‘Rapor olumsuz çıkacak' diye yazdı. 32 yıldır görev yapıyorum, bir kez rapor almadım. Cezaevine girdiğimde ilaç sayım 12 iken neden 22 oldu? Eğer iyiysem, cezaevine girdiğimden beri neden 15 kez hastaneye gittim? Bir diğer rahatsızlığım uyku apnesi. Apneye dair kullanmam gereken ekipmanlar, şartlar gereği mümkün olmamaktadır. Gelinen aşama itibarıyla tahliyemi talep ediyorum. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" dedi. "ALEYHTE OLAN HUSUSLARI KABUL ETMİYORUM" Tutuklu sanık Mustafa Gökhan Böcek de duruşmada savunma yaptı. Böcek, savunmasında hakkındaki aleyhe hususları kabul etmediğini belirterek, "Avukatım açıklamada bulunacak. Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. "SOMUT ZORLAMA YOKTUR" Mustafa Gökhan Böcek'in savunmasının ardından müdafisi söz aldı. Avukat, iddianamede müvekkili hakkında yer alan suçlamalara ve "suçu meslek edinen kişi" değerlendirmesine ilişkin beyanda bulundu. Avukat, dosyada müvekkili yönünden somut zorlama bulunmadığını savunarak, "Birinci olay üzerinde somut zorlama yoktur. İkinci olayda şahsın belediyede imza yetkisi yoktur. Savcılığa şunu sormak istiyoruz; fiili yetkisi olmayan kişi süreci nasıl etkilesin? Selahattin Artun açıkça belirtmiştir ki, hak edişlerin geciktirilmesi ya da öne alınması mümkün değildir. Öznel korku ile icbar aynı şey değildir" dedi. "ZEYNEP'E ALINAN EV BORÇ İLİŞKİSİDİR" Gökhan Böcek'in müdafisi, Zeynep Kerimoğlu'na alındığı belirtilen eve ilişkin olayın borç ilişkisi olduğunu savundu. Avukat, "Zeynep'e alınan evle ilgili olayın borç ilişkisi olduğu ortaya çıkmaktadır. Yusuf Yadoğlu, verdiği ifadesinde müvekkilin 30 milyonu borç olarak istediğini söylemiştir. Yadoğlu açıkça borç verdiğini söylemiştir. Anlatılan her şey kişisel kaygıdan ibarettir. Zeynep Kerimoğlu'na ödendiği öne sürülen 80 milyon TL'ye ilişkin ödeme, Bülent Ç. ile ticari ve sözleşmesel ilişki kapsamında yapılmıştır" dedi. "KAMU GÖREVLİSİ OLMAYAN KİŞİNİN İRTİKAP SUÇU İŞLEMESİ MÜMKÜN DEĞİL" Emin Kemal Hesapçıoğlu'nun beyanlarına da değinen Gökhan Böcek'in avukatı, Hesapçıoğlu'nun sıradan bir kişi olmadığını belirterek, "Emin Kemal Hesapçıoğlu sıradan bir insan değildir. ‘Kandırıldım, bilmiyordum' ifadeleri ticaret hukukunda bile kabul edilmez bir durumdur" diye konuştu. Müdafi, Yıldız Maktav'a alınan aracın bedelinin nakit olarak ödendiğini savunarak, "Yıldız Maktav'a alınan aracın bedeli nakit olarak ödenmiştir. Araç alındıktan 1 ay sonra ceza kesilmiştir, tarihler uyuşmamaktadır. Hesapçıoğlu, belediye ile ilgili her akışta Gökhan'a ulaşıp Muhittin Böcek'ten randevu talep etmiştir. Üstüne yapışmış gibi verdiği ifadeler doğru değildir" dedi. Avukat, Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, "Ekrem İmamoğlu ailesine yardım başlığı altında 300 bin TL yardım ise yapay ve komik durmaktadır. İşe yarar ifade verirsem tahliyesi olabilirim psikolojisinin bir ürünüdür. Muhittin Böcek'in hiçbir transferden ve görüşmeden haberi yoktu. Kamu görevlisi olmayan bir kişinin irtikap suçu işlemesi mümkün değildir. Müvekkilim 10 aydır tutuklu, yurt dışından kendisi gelip teslim oldu. Tahliyesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "SAVCININ MÜTALAASINA KATILIYORUM, TAHLİYEMİ İSTİYORUM" Tutuklu sanık Fazlı Ateş de duruşmada savunma yaptı. Ateş, savcılığın ara mütalaasına yönelik yaptığı savunmada, "Sayın savcımın mütalaasına katılıyorum, tahliyemi istiyorum" dedi. Duruşmada sanık ve müdafi savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

Muhittin Böcek hakkında yeni karar: "Zimmet"ten tutuklama! Haber

Muhittin Böcek hakkında yeni karar: "Zimmet"ten tutuklama!

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ALDAŞ şirketine ilişkin devam eden soruşturma kapsamında "zimmet" ve "zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak" suçlarından tutuklama kararı verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025'te tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin kamu altyapı hizmetleri alanlarında faaliyet gösteren Antalya Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.'ye (ALDAŞ) ilişkin soruşturmada da Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği'nin 1 Nisan tarihli kararıyla bilirkişi raporu çerçevesinde "zimmet" ve "zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak" suçlarından tutuklama kararı verildi. SEGBİS üzerinden ifadesi alınan Böcek'in yöneltilen suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden usulsüz harcamalar yapılarak yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında, 14 Ocak'ta aralarında Muhittin Böcek'in de bulunduğu 22 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 14 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4'ünün ifadelerinin alınması amacıyla davet edildiği, 2'sinin yurt dışında bulunduğu, 1'i hakkında ise yeni ameliyat olması nedeniyle gözaltı işlemi uygulanmadığı bildirilmişti. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı'nca görevlendirilen mülkiye başmüfettişi tarafından hazırlanan rapor ile savcılık talimatıyla düzenlenen bilirkişi raporunda, ALDAŞ şirketi üzerinden yapılan usulsüz harcamalara ilişkin toplam 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtilmişti.

Muhittin Böcek ve oğlu için "Tutukluluğa devam" kararı! Sağlık raporları istendi Haber

Muhittin Böcek ve oğlu için "Tutukluluğa devam" kararı! Sağlık raporları istendi

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın üçüncü duruşma gününde ara karar açıklandı. 3 tutuklu sanığın tahliyesine, Muhittin Böcek ve oğlunun tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık yargılandığı duruşmada tutuklu ve tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarının tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Savcısı, ara mütalaasını açıkladı. Mütalaada, hakkında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. adlı şahısların akıbetinin sorulması, tutuksuz sanık T.K. hakkında bu aşamaya kadar alınan beyanların niteliğine göre iftira ve yalan suçları yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması, tutuksuz sanık S.T. hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı ile adli kontrol kararının devamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı sürmesi ve yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.'nın tutuklanması talep edildi. SANIKLARDAN TAHLİYE TALEPLERİ GELDİ Mütalaanın ardından söz alan sanıklardan Fazlı Ateş, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi. Hakkında zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep edilen sanık İlker Arslan da, "Tutuksuz yargılanmak üzere tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu yargılanan sanık Mehmet Okan Kaya ise savunmasında, "Bana ailem tarafından ‘Devlet babadır' diye öğretildi, bugüne kadar hizmet ederek bir şey sahibi oldum, iki küçük oğlum var. Ben suç işlemedim, sağlık sorunlarımdan bahsetmiştim, bir şekilde üstesinden geliyorum. Sezonda yüzlerce kişi çalıştırıyorum, turizm sezonu başlıyor, işlerin başında olmam lazım, devletime de malıma sahip çıktığı için teşekkür ederim. 7 aydır çocuklarımı hiç öpmedim, hanımım da çocuklarım cezaevi şartlarımı görmesin diye getirmedi, önce tahliyemi sonra beraatimi istiyorum" dedi. Duruşma sırasında savunma yapan avukatlardan birinin mahkeme heyetine teşekkür etmesinin ardından, salonda bulunan kalabalık da mahkeme heyetini alkışlayarak teşekkür etti. MAHKEME HEYETİ ARA KARARINI AÇIKLADI Mahkeme heyeti, tutuksuz sanık T.K. hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinin reddine karar verdi. Heyet ayrıca, yardım eden sıfatıyla 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık K.A.'nın tutuklanması yönündeki talebi de kabul etmedi. Ara kararda, tutuklu sanıklar İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın tahliyesine hükmedildi. Mahkeme, adli kontrol hükümleri kapsamında uygulanan yurt dışına çıkış yasağının devamına da karar verdi. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, Muhittin Böcek'in son 1 yıl içerisindeki sağlık raporlarının mahkeme heyetine sunulmasını da istedi. Mahkeme, bir sonraki celsede suçtan zarar görenler ile tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

"Özgür Özel asrın yolsuzluğunu perdeliyor!" Bakan Gürlek’ten şok iddialar Haber

"Özgür Özel asrın yolsuzluğunu perdeliyor!" Bakan Gürlek’ten şok iddialar

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisinin üzerine kayıtlı taşınmazlar hakkındaki iddialarına ilişkin, "Belgeler kesinlikle sahte ve düzmece belgeler. Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Güya bir ID numaraları falan vermiş ama ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu? Yazmıyor. Yani Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluğu davasını perdelemek" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisinin üzerine kayıtlı taşınmazlara ilişkin iddialarına sert tepki göstererek, söz konusu belgelerin "sahte ve düzmece" olduğunu belirtti. İddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Gürlek, Özel’in açıklamalarının kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu kaydetti. Bakan Gürlek, "O belgeler kesinlikle sahte ve düzmece belgeler. Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Yani o diğerlerini bilmiyorum. Yalan. Güya bir ID numaraları falan vermiş ama ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu? Yazmıyor. Yani Özgür Özel'in amacı burada asrın yolsuzluğu davasını perdelemek. Birinci amacı bu. İkinci amacı ben de kendisine şunu söylüyorum. Biliyorsunuz Muhittin Böcek davasında bir yargılama var. Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa ilinde benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor? Burada tabii Muhittin Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Orada biliyorsunuz Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonları çalışmalarında ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'te kendisinin aday olması için Manisa Benzin İstasyonu'na gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını şey yapıyor" dedi. "ÖZGÜR ÖZEL'İN AMACI BELLİ, ASRIN YOLSUZLUĞU DAVASINI PERDELİYOR" Devlet memuru olmasından dolayı düzenli olarak mal beyanında bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Dört tane taşınmazın var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Bir tanesi Tuzla'da. Onun dediği gibi 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız. Özgür Özel'in amacı belli, iki noktayı perdeliyor. Birincisi asrın yolsuzluğu davasını perdeliyor. İkincisi de kendisinin Muhittin Böcek'in aday olması için 15 Ocak 2024 tarihindeki baz istasyonu kayıtlarıyla sabit. Bunu Muhittin Böcek de aslında anlatacak da, zamanı var. Özgür Özel seçime girmesi için kendisinden bir şeyler istiyor. Muhittin Böcek de bunu veriyor. Bu hususun ben dikkate alınmasını istiyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Bu konuda da zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi. "ÖZGÜR ÖZEL'İN TAMAMEN SON DAKİKA ÇIRPINIŞLARI" Özel’in açıklamalarının CHP'liler ve CHP'li milletvekilleri tarafından ilgi görmemesi hakkında da konuşan Bakan Gürlek, "Ben de baktım. İşte örnek belgeler sunuyor, tapu belgeleri. Ya bunların hepsi gerçekleşiyor. Sahte belgeler yani. Zaten sahte hemen ortaya çıkar. Zaten manevi tazminat davası işte burada da mahkeme tapuya yazacak. Bu kadar anlatmaya da gerek yok. Özgür Özel'in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Hakim, savcılıkta zaten düzenli olarak maaş, düzenli olarak mal bildiriminde bulunmanız gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim" ifadelerini kullandı.

Muhittin Böcek hakim karşısında: "Yaşamak istiyorum, tahliyemi istiyorum" Haber

Muhittin Böcek hakim karşısında: "Yaşamak istiyorum, tahliyemi istiyorum"

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 5'i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek savunmasında, "Ben yaşamak istiyorum. Uyku annesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Dosyanın ilk duruşması bugün görülmeye başlandı. Muhittin Böcek, İlker Arslan, Fazlı Ateş, Gökhan Böcek ve Mehmet Okan Kaya davaya duruşma salonunda katılırken, tutuklu ve tutuksuz sanık yakınları, CHP Genel Merkezi'nden yöneticiler, CHP Antalya Milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir duruşma salonunda yer aldı. Şüpheliler arasında ve haklarında yakalama kararı bulunan N.E. ve O.M. ile şüpheli U.K.Y. de duruşmaya katılmadı. İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek, mahkemede yaptığı savunmada babasını 13 yaşındayken kaybettiğini, dün babasını 51. yılında ilk kez mezarında ziyaret edemediğini dile getirerek, şu ifadelere yer verdi: "İlk defa babamın mezarına gidemedim,13 yaşında babamı kaybettim, dün 51. yılıydı. 1999'da Konyaaltı Belediye Başkanı oldum, benim hayalim Cumhuriyetin 100. Yılında belediye başkanı olmaktı. 2019 yılında göreve geldiğimizden 6 ay sonra Cumhurbaşkanı tüm büyükşehir belediye başkanlarını külliyeye davet etti. 6 milyar 180 bin borcumuz var dedik, kredi ile ilgili konuştuk, 200 milyon kredi verildi. Ardından pandemi dönemi geldi, rahatsızlığım nedeniyle 1 yıl görevimden uzaklaştım, ardından Manavgat yangınları sonra deprem, acı süreçlerden geçtik." "HİÇBİR YAKINIMI ZENGİN ETMEDİM, GÖREVE BİR AKRABAMI ZENGİN ETMEK İÇİN GELMEDİM" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde bin 129 ihale yapıldığını aktaran Böcek, ihalelere kendisinin girmediğini vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İhalelere belediyeden denetimden geçtikten sonra mülkiye başmüfettişi gelir, asla bir ihaleyle ilgili sorunumuz olmadı. 24 yıldır Antalya'da muhalefet partiden görevli olarak görevimi sürdürüyorum. Hiçbir yakınımı zengin etmedim, göreve bir akrabamı zengin etmek için gelmedim. Bu yılki bütçemiz 84 buçuk milyar, bu bütçeyi namusum gibi koruyarak devam edeceğim. 2024 yılında borçlu belediyelerin listesi asıldı, Antalya Büyükşehir'in hiçbir borcu yansımadı. Belediyede 19 bin 180 kişi çalışıyor, hepsinin emeğinin karşılığını veriyoruz, kimsenin emeğini peşkeş çekmedim. " "YAŞAMAK İSTİYORUM" "Rahmetli babam Çağlarca köyü ağası" diyen Böcek, maddi durumlarının iyi olduğuna dikkat çekti. Madden belediyeden gelecek hiçbir gelire ihtiyacı olmadığını belirten Böcek, "27 milyona ev sahipliği yapıyoruz, şantajlara kumpaslara fırsat vermedim, hiçbir şekilde çalışmalarımız süresince kamu zararına uğratmadım. 10 defa hastaneye kaldırıldım, hayatım boyunca hastalığı bahane edip hiçbir zaman rapor almadım, 5 Temmuz'da tutuklandığımda 12 ilaç kullanıyordum, şimdi 22 ilaç kullanıyorum. Türk hekimlerine emanetiz deniyor, üniversiteye tedavi olmak için gidemedim. Ben yaşamak istiyorum. Uyku apnesi, kalp, astım, prostat, böbreklerimle ilgili çeşitli rahatsızlıklarım var. 5 Temmuz'da alnım açık başım dik onurumla cezaevine girdim, 9. aya giriyorum. Tedavi olmak istiyorum. Tüm bu atılı suçlardan beraat edeceğimi biliyorum ve tahliyemi istiyorum" dedi. "KİMSENİN BİR KURUŞUNDA GÖZÜM YOKTUR" "2024 Yılı Yerel Seçim propaganda çalışmaları kapsamında Anadolu Reklam isimli firmanın yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve S.T. aracılığıyla Y.Y., A.Y. ve S.K.'den fatura ödeme talebinde bulunması yönünde savunma yapan Muhittin Böcek, "Doğrudan ya da dolaylı talimatım olmadı, gece gündüz demeden çalışmalarımı yapıyordum seçim döneminde, o yoğunlukta kimseyi görmedim. Tüm siyasi partilerde partiler komisyon kurar, kendi gönülleriyle yapmıştır, benim haberim ve dahilim olmamıştır. Haksız mal edinme konusunu reddediyorum, kimsenin bir kuruşunda gözüm yoktur, mal beyanım ortadadır, haksız mal edinme konusunu kabul etmiyorum" diye konuştu. "SUÇUN NEDEN BANA YÖNELTİLDİĞİNİ ANLAMIYORUM" Zeynep K'ye lüks dubleks daire alımı hakkında konuşan Böcek, "Emniyete verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Zeynep'e ev alımı konusunda Y.G.'ye borç vermiş, ikisi arasında alacak ilişkisi. Bu eylem nedeniyle neden suçlanıyorum, suçun neden bana yöneltildiğini anlamıyorum, kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Mustafa Gökhan Böcek ve Zuhal B. ortak çocukları M.A.B. üzerine dubleks villa alınması hususunda hakkında icbar suretiyle irtikap suçunu işlediği hususunda kamu davası açmaya yetecek yeterli şüphelinin oluştuğu, Mustafa Gökhan Böcek'in ise yardım eden sıfatıyla bahse konu suça iştirak ettiğine dair savunma yapan Böcek, "S.A. herhangi bir talimatım asla bulunmamaktadır, S.A'nın gönderdiği mesaj benimle ilişkilendirilmiştir. Kimsenin hakkı yenmemiştir, bir anlam çıkarılmasını anlamış değilim, irtikap suçunu işlediğimin sonucuna varılması mümkün değildir, mali hizmetler başkanının bana bilgi vermesinin nasıl bir garip yönü olabilir. Bütün daire başkanlarıyla çalışma şeklim bu yöndedir, hepsine destek olurum. Belediyenin parasını kuruşu kuruşuna gözüm gibi korudum. Oğlum Gökhan'la şahsi ticarete dayamalı ödemelerin benimle ilişkilendirilmesini kesinlikle kabul etmiyorum. B.Ç.'yi bugüne kadar 2-3 kez gördüm, M.Y.'yi hiç görmedim, talimatım ya da vaadim söz konusu değildir" dedi. M.K. adına araç, ikamet etmesi için kendi adına ev alması ve B.G. ve A.A. isimli şahıslardan M.K.'ye saat ile elden para alınması eylemine ilişkin değerlendirmede bulunan Böcek, "M.K. hanım adına 30 yılı aşkın dostluğum olan A.A.'dan araç alınmıştır. Makamımda görüşmesi yapılmıştır, aracın 1 milyon 800 bin TL ödemeye anlaşılmıştır. Kasamda bulunan altını oğluna teslim ettim, araç satış bedelinin gönderileceğini söylemiştim. Ortada gerçek bir alım satım ilişkisi vardır, herhangi bir suç işlenmemiştir. Bildiğiniz gibi Yörük çocuğuyum, hayat arkadaşına alacağın bir şeyi başkasına aldırtmak bizim adetimizde var mı, M. hanıma saatini hediye ederken faturasının alınmadığını şimdilik saati kullanmaması gerektiğini söylemiştim, evinde de o şekilde bulundu. M. hanıma hediye ettiğim saat ya da tadilat için herhangi bir talebim bulunmadı, iş insanlarına baskı kurmam, dolaylı bir menfaat talep etmem asla söz konusu değil, tüm suçlamaları reddediyorum" diye konuştu. H.A. tarafından şahsına Aksu ilçesi Altıntaş Mahallesi'nde daire satışı eylemine ilişkin konuşan Böcek, "1 milyon 650 bin TL'ye el sıkıştık, 650 bin için 25 bin dolar verdim, geri kalan 1 milyonu kendi aramızda halledeceğimiz konusunda el sıkıştık. Bu durum iki kişi arasında ticaretten ibarettir. Atadan kalma yerlerim, mal beyanlarım günü gününe görülecektir, böylesine mal varlığı olan birinin bunlarına ihtiyacı yoktur" ifadelerini kullandı. İ. E.'nin gerçekte şahsına ait olduğunu iddia ettiği bir sitedeki lüks daire ve Kemer ilçesi Kuzdere mevkiindeki tarla vasfındaki taşınmazı kendi üzerine alması eylemi hakkında savunma yapan Böcek, şu ifadelere yer verdi: "Üzerinden 10 yıl geçtiği için bu konuları hatırlamam, nasıl ruhsat alındığına dair bilgim yoktur, bu ev benim evim değildir, İ. E. tarafından nasıl temin edildiğini bilmiyorum." Başka bir siteden kendisine üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması konusuna yönelik Böcek, "2019 yılı yerel seçimlerini kazandıktan sonra Güneş Mahallesi'ne ziyaretimizde söz alan bir vatandaş, önceki başkanın dönüşüm sözü verdiğini, seçilemeyince iş makinelerini mahalleden topladığını belirtti. Geçmiş dönem başkanı vaatlerini yerine getirmeyince talimat verdim, bir an önce sürecin tamamlanmasını istedim. Belediye meclisimizden oy birliğiyle geçti, ihale süreci tamamlandı. S.K. 15 yıldır tanıdığım, oğlunun nikahını kıydığım kişi, işin yavaşlatılması iddiası tamamen asılsız. S.T.'ye birkaç daire iste gibi talimatım asla olmadı, 15 yılık dostumdan asla böyle bir şey istemedim. S.T.'yi tersleyip neden böyle bir talepte bulunuyorsun demeliydi, sonuç olarak bu taşınmazlarla hiçbir alakam bulunmamaktadır" diye konuştu. Büyükşehir belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin reklam ve organizasyon işi yapan Mehmet Okan Kaya isimli şahsa aktarılması eylemi hakkında Böcek, "Tüm organizasyonlarda herkese aynı eşit mesafede olan birisiyim, Türkiye'nin her yerinde gönüllülük aracılığıyla sponsor olunur. Ben bu konulara girmem, bilgim dahilinde olmaz, yardım istemem tamamen gerçek dışıdır. Seçim sürecinde insanlar destekledikleri adaya destek olmak isterler. Var olan bu gerçeği sanki bir iş insanına dayatıyor gibi yapmam düşünülemez" dedi. Polis memuru O.A. ile olan irtibatı hakkında da açıklamada bulunan Böcek, "O.A.'yı tanırım, eşi belediyede çalışır, belediye başkanı olarak iftiralar maruz kaldığım olmuştur. Kendisi bana destek vermek adına bilgi vermiş olabilir, başka bir ilişkim bulunmamıştır" ifadelerini kullandı. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında kendisine yöneltilen soruya da cevap veren Böcek, "İlker Arslan'a yönelik hiçbir talimatım olmadı" dedi. BÖCEK HAKKINDA ÜÇ AYRI SUÇLAMA Dosyada görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında "icbar suretiyle irtikap", "haksız mal edinme" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçlarından yargılama talep ediliyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek hakkında ise "nüfuz ticareti", "yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme" ve "yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap" suçlamaları yöneltiliyor. Eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan hakkında da zincirleme suç hükümleri kapsamında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" ve "haksız mal edinme" suçlarından cezalandırılması talep ediliyor. Soruşturma kapsamında tutuksuz yargılanan sanıklar Zuhal B. ve Zeynep K. hakkında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması" suçundan cezalandırılmaları isteniyor. DOSYADA 26 AYRI İDDİA İNCELENDİ Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi. "SUÇU MESLEK EDİNME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek'in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek'in Türk Ceza Kanunu'nun 58'inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi. MASAK VE HTS VERİLERİ DELİL OLARAK DOSYADA Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti. 258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.

Antalya’da 'Böcek' iddianamesi tamamlandı: 702 sayfalık dosyada 26 ayrı suç eylemi!" Haber

Antalya’da 'Böcek' iddianamesi tamamlandı: 702 sayfalık dosyada 26 ayrı suç eylemi!"

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturmasında, aralarında tutuklu Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in de bulunduğu 41 şüpheliye ilişkin dosyada, seçim harcamalarından iskan işlemlerine, lüks konut ve araç alımlarından bağış ve döviz trafiğine kadar uzanan 26 ayrı eylem yargılamaya konu edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, 5 Temmuz 2025'te tutuklanan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan, Fazlı Ateş ve Mehmet Okan Kaya'nın da aralarında bulunduğu toplam 41 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Başsavcılık tarafından, zincirleme suç hükümleri kapsamında çok sayıda ağır suç isnadıyla 702 sayfalık iddianame düzenlendi. İddianamede, icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından şüpheliler hakkında kamu davası açılması talep edilirken, bu aşamada 26 ayrı eylem yönünden hukuki değerlendirme yapıldığı belirtildi. Seçim propagandası ve reklam faturalarıyla başlayan süreç İddianamede yer alan ilk eylemde, 2024 yerel seçimleri sürecinde yürütülen propaganda çalışmaları kapsamında yapılan reklam harcamalarının, Anadolu Reklam isimli firma üzerinden bazı iş insanlarına fatura ettirilerek karşılandığı öne sürüldü. Bu süreçte Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek ile Serkan T. aracılığıyla iş insanları Yusuf Y., Ali Y. ve Sezgin K.'den ödeme talep edildiği, düzenlenen faturalar karşılığında milyonlarca liralık menfaat sağlandığı iddia edildi. Savcılık, bu ödemelerin bir kısmının icbar suretiyle irtikap, bir kısmının ise haksız mal edinme suçunu oluşturduğu kanaatine yer verdi. Boşanma süreci, lüks daire ve elden para iddiaları İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek'in eski eşi Zeynep Kerimoğlu ile yaşadığı boşanma sürecinde Casa Luna isimli siteden lüks dubleks bir daire alındığı, daire bedeli ve geçmişe dönük kira ödemelerinin elden teslim edildiği öne sürüldü. Tapuda düşük bedel gösterilmesine rağmen, toplamda 30 milyon liraya yakın ödemenin farklı tarihlerde elden verildiği, bu sürecin taraf beyanları ve iletişim kayıtlarıyla örtüştüğü belirtildi. Savcılık, söz konusu eylemin Muhittin Böcek'in bilgisi dahilinde gerçekleştiği, borç ilişkisi iddialarının gerçeği yansıtmadığı değerlendirmesinde bulundu. 80 milyon liralık boşanma tazminatı iddiası Dosyada, Mustafa Gökhan Böcek'in temin ettiği yüklü miktardaki dövizle Zeynep Kerimoğlu'na boşanma tazminatı ödediği, bir kısmının avukatlık ücretlerinde kullanıldığı, kalan tutarın ise ilerleyen süreçte Zuhal Böcek adına alınan lüks araçta değerlendirildiği iddialarına yer verildi. Çocuk üzerine villa, döviz ve altın trafiği Soruşturma kapsamında, Mustafa Gökhan Böcek ile Zuhal Böcek'in ortak çocukları Muhittin Aslan Böcek adına dubleks villa alındığı, bu alımın döviz bürosu üzerinden yürütülen ve altın alım-satımı süsü verilen para transferleriyle gerçekleştirildiği belirtildi. Yapılan incelemelerde, gönderilen paranın karşılığında fiili döviz işlemi yapılmadığı, fiziki teslim iddialarının bulunduğu kaydedildi. Lüks araçlar, saatler ve yakınlara yapılan alımlar Soruşturma kapsamında Zeynep Kerimoğlu adına Land Rover marka araç alındığı, Zuhal Böcek'in farklı tarihlerde lüks araç alım ve devirlerinde bulunduğu, yeğeni adına da araç temin edildiği iddiaları iddianamede yer aldı. Ayrıca, Melek K. adına Audi marka araç alındığı, bazı iş adamları tarafından Rolex marka saatler temin edilerek şüphelilere teslim edildiği öne sürüldü. Yapılan aramalarda ele geçirilen saatlerin fatura ve sertifikalarıyla birlikte dosyaya girdiği belirtildi. İskan ve ruhsat karşılığında daire, dükkan ve bağış iddiaları İddianamede, Aksu Altıntaş bölgesi başta olmak üzere çeşitli bölgelerde faaliyet gösteren müteahhitlerden, iskan ve ruhsat işlemlerinin hızlandırılması karşılığında daire ve iş yeri talep edildiği, bazı müteahhitlerin mağdur olmamak adına bu talepleri kabul etmek zorunda kaldıklarını beyan ettikleri aktarıldı. Bu kapsamda, daire ve dükkanların farklı kişiler adına devredildiği, bazı işlemlerde vakıflara bağış yapılmasının istendiği, Büyükşehir Belediyesine araç hibesi taleplerinin de dosyada yer aldığı kaydedildi. Emniyet ve belediye bağlantılı para trafiği iddiaları İddianamede, eski Antalya İl Emniyet Müdürü İlker Arslan ile Fazlı Ateş arasındaki finansal hareketler, iş çözme vaadiyle para alındığı iddiaları, bazı belediye görevlilerinin iskan işlemleri karşılığında elden para aldığı ve bu paralarla araç alındığı yönündeki beyanlara da yer verildi. Döviz büroları, kuyumcular ve şirketler üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen finansal ilişkiler ayrıntılı şekilde anlatıldı. Altıntaş bölgesi ve KONTEV bağışları dikkat çekti İddianamede son eylem olarak, Antalya'da özellikle Aksu ilçesi Altıntaş bölgesinde müteahhitlik yapan kişi ve firmalardan, iskan ruhsatı alınması aşamasında Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı'na (KONTEV) bağış yaptırıldığı ve Büyükşehir Belediyesine ayni araç hibesi istendiği iddialarına yer verildi. Soruşturma dosyası yargı aşamasına taşındı Başsavcılık, 702 sayfalık iddianamede yer verilen 26 eylem kapsamında, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını talep etti. Dosya, ağır ceza mahkemesine gönderilirken, mahkemenin iddianameyi kabul etmesi halinde sanıkların önümüzdeki süreçte yargı önüne çıkması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.