SON DAKİKA
Hava Durumu

#Müsavat Dervişoğlu

Söz Bursa - Müsavat Dervişoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müsavat Dervişoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Söz Bursa günün manşetleri Haber

Söz Bursa günün manşetleri

FLAŞ: KENT MEYDANI’NDA KAN DONDURAN ÖLÜM! Bursa’nın en kalabalık noktalarından Kent Meydanı AVM’de 22 yaşındaki Doğukan Dikbıyık, yemek katından düşerek hayatını kaybetti. Olay yerinde büyük panik yaşanırken, polis geniş çaplı soruşturma başlattı. BURSA YEREL: BOZBEY VE AYDIN’DAN HİZMET MESAJI Mustafa Bozbey: "Gülümseyen Bursa" vizyonuyla 17 ilçede sosyal belediyecilik atağını başlattı. "Her haneye adil hizmet götüreceğiz" dedi. Erkan Aydın: Osmangazi’de halkla kucaklaşan Aydın, "Bu ilçede kimse kendini yalnız hissetmeyecek" diyerek sosyal destek projelerini duyurdu. Şadi Özdemir: Nilüfer’de amatör kulüplerle buluştu, "Bütçemiz sporun ve gençlerin emrindedir" sözünü verdi. SİYASET: "İTTİFAK" KAVGASI VE EMEKLİ İSYANI Müsavat Dervişoğlu: Ümit Özdağ ile ittifak iddialarına noktayı koydu: "Görüşme dahi yok!" Gönül Boran Özüpak: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müjdesine sert çıktı: "Emekli sadaka değil, hak ettiği refahı bekliyor." Ahmet Davutoğlu: Konya’dan uyardı: "2026 İran, 2036 Türkiye; emperyalist planlar devrede!" MİLLİ GÜVENLİK VE DÜNYA: FÜZE KALKANI VE BOĞAZ TEHDİDİ Patriotlar Kürecik'te: Almanya'dan gelen savunma sistemleri füze tehdidine karşı Malatya'ya ulaştı. İran'dan Yeni Tehdit: "Yakında başka bir stratejik boğaz daha kapanacak!" Gözler Hürmüz'deki 15 Türk gemisinde. MUDANYA’DA KAHRAMANLIK HİKAYESİ Altıntaş açıklarında batan kayıktan 68 yaşındaki babasını yüzerek kıyıya çıkaran Semih Şen, günün kahramanı oldu. Baba-oğulun sağlık durumu iyi. SPOR: ATİNA’DA ŞANSSIZ VEDA TOFAŞ, AEK deplasmanında son saniye üçlükleriyle 96-88 kaybetti. Mavi-yeşilliler pazar günkü Bursaspor derbisine kilitlendi. YAŞAM: SELÇUKLU SARAYLARINDAN SOFRANIZA "Asla hamur olmaz" dedirten püf noktalarıyla Bursa Usulü Tel Kadayıf tarifimiz okuyucuların beğenisine sunuldu.

Dervişoğlu’ndan İttifak açıklaması: Görüşme dahi yok! Haber

Dervişoğlu’ndan İttifak açıklaması: Görüşme dahi yok!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "2023 seçimlerinden sonra İYİ Parti olarak bizim herhangi bir siyasi partiyle yaptığımız bir ittifak değil, bakın bir ittifak görüşmesi dahi yoktur" dedi. İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, ‘İftar Buluşmaları' programı kapsamında Ankara'da gazetecilerle iftar yaptı. Dervişoğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), NATO'nun en güçlü ordularından biri olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Ülke güvenliği teminat altındadır. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri güçlü bir ordudur. Türk milleti de basiretli bir millettir. Ülkenin güvenliğini tartışma konusu yapmak gibi bir düşüncenin asla sahibi olamam. Bir kere bunu, milli duygularım engeller. Türkiye'nin hem ordusunun hem de teknolojik yeterliliklerinin çok üst düzey olması gerektiğine inanıyorum. Türkiye'nin jeopolitik durumu da zaten buna emrediyor" ifadelerini kullandı. "CHP'NİN YARIN BİR ÖNERGE VERECEKLERİNE DAİR DUYUMLARIMIZ VAR" İBB davasının canlı yayınlanıp yayınlanmaması konusuna ilişkin soruları cevaplayan Dervişoğlu, "Hassasiyetle üzerinde durulması icap eden bir şey. Ayrıca benim doğrudan bir karşı duruşum da yok. Ayrıca desem ki bu duruşmalar canlı yayınlansın, onu sağlayacak gücüm de yok. Cumhuriyet Halk Partisi'nde de yok, İYİ Parti'de de yok. Dolayısıyla bu speküle edilmiş bir konu. Hem yargılananlar hem de Cumhuriyet Halk Partisi böyle bir şey istiyorsa kanun teklifini verdiler, meclisin gündemine gelirse biz İYİ Parti olarak ona evet oyu veririz ama o kaygıları ifade ederek. Yarın bir önerge vereceklerine dair duyumlarımız var" şeklinde konuştu. "2023 SEÇİMLERİNDEN SONRA İYİ PARTİ OLARAK HERHANGİ BİR SİYASİ PARTİYLE YAPTIĞIMIZ İTTİFAK GÖRÜŞMESİ DAHİ YOKTUR" İstanbul'da yaptığı konuşmayı hatırlatan ve iktidara talip olduğunu ifade eden Dervişoğlu, "Aksaray'da konuşurken de bayrağı İstanbul'da kaldırdım, iktidar yolculuğunu Aksaray'dan başlatıyorum diye dile getirdim. İttifak konusuna gelince zamanından önce herhangi bir değerlendirme yapmayacağım. Ayrıca buna tek başına karar verecek olan da ben değilim. Kiminle ittifak yapılacak ya da hiç kimseyle yapılmayacak türünden bir karar çıkacaksa bu benim tek başıma vereceğim bir karar değil. Ben şahsımla ilgili kararları tek başıma alırım. Partimle, ülkemle ilgili kararları, partinin en yetkili organlarında konuşarak ve tartışarak almaktan yanayım. 2023 seçimlerinden sonra İYİ Parti olarak bizim herhangi bir siyasi partiyle yaptığımız bir ittifak değil, bakın bir ittifak görüşmesi dahi yoktur. Ümit Özdağ ile bir görüşmemiz yok. Ümit Bey de böyle bir görüşmenin olmadığını biliyor. Ümit Bey'in ifadesi de şu, ittifak olmaya yakın görüyor İYİ Parti'yi. Ben de konuşmamız gereken şeyler var diyorum. Mesele o" diye konuştu. "İYİ PARTİ, ALTINDA TOPLANILABİLECEK BİR ŞEMSİYE PARTİ HALİNE GELMİŞTİR" Dervişoğlu, "Yüzde 9 oy bizim bir işimize yaramıyor, Türkiye'nin de işine yaramıyor. Bu sistemde çok daha yüksek oranda oy almak gerekiyor. İYİ Parti, altında toplanılabilecek bir şemsiye parti haline gelmiştir. Bizimle birlikte olmak isteyen partilerin taleplerine şahit oluyoruz, zamanı gelince konuşuruz. İki parti arasında sıkıştırılmış Türkiye'yi oradan çıkartıp alacağız. Buna 'üçüncü yol' demiyorum. Bizim yolumuz, Türkiye'nin kurtuluşunun yegane yolu olarak tanımlanacak hale gelecektir" dedi.

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması! Haber

MHP'li Büyükataman'dan İYİ Parti'ye 'İkiyüzlülük' suçlaması!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında partisi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye yönelik sözlerine yanıt verdi. Büyükataman yaptığı yazılı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" hedefinin ilk günden itibaren devletin yetkili organları tarafından titizlikle yürütüldüğünü belirterek, bunun devletin beka stratejisiyle uyumlu ve tavizsiz bir hedef olduğunu ifade etti. Bu kapsamda terör örgütünün kendisini feshettiğini ve Türkiye'den çekildiğini açıkladığını kaydeden Büyükataman, sürecin sahada devletin tam kontrolünde olduğunu vurgulayarak, "Terörsüz Türkiye süreci sahada devletimizin tam kontrolündedir. ‘27 Şubat İmralı çağrısı' süreç içerisinde önemli bir gelişmedir ve bu çağrı KCK açısından da bağlayıcıdır. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli bunu ifade etmiştir. Fakat siyasetteki son günlerini kontrolsüzce Milliyetçi Hareket Partisi'ne ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye saldırarak geçirmekten başka bir şey üretemeyen Müsavat Dervişoğlu ise yine çuvallamıştır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Terörsüz Türkiye raporu üzerinden partimizi hedef alan bu zat, belli ki gelişmeleri anlama kapasitesinden son derece uzaktır" ifadelerini kullandı. TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başladığını hatırlatan Büyükataman, komisyonun 6,5 ayda 20 toplantı gerçekleştirdiğini ve 137 kurum temsilcisi ile kişinin bilgi ve görüşüne başvurulduğunu bildirdi. "DERVİŞOĞLU'NUN ŞEHİT EDEBİYATINA SARILMASI BİR İSTİSMAR POLİTİKASIDIR" Komisyonun 17 Şubat 2026'da raporunu tamamladığını kaydeden Büyükataman, "Dervişoğlu'nun sefil iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Türk devleti hiçbir zaman terörle eşitlenmemiştir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesi tartışılmazdır. Şehit yakınlarına küfreden birinin hala partisinde milletvekili olduğunu unutan Müsavat Dervişoğlu'nun şehit edebiyatına sarılması bir istismar politikasıdır" dedi. Büyükataman, geçmişte gerçekleşen Millet İttifakı'nı hatırlatarak, "Daha düne kadar ‘Anayasanın ilk 4 maddesini değiştirebiliriz. Yerel yönetimlerde özerklik verebiliriz. Türk kimliğini tartışmaya açarız' diyenlerle kol kola yürüyen, ittifak kuran, hatta çok yakın zamanda tekrar ittifak kurabileceğinin sinyalini veren Müsavat Dervişoğlu'nun bugün TBMM'de yaptığı konuşma tam anlamıyla bir ikiyüzlülüktür. Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, milli iradenin gücüyle Terörsüz Türkiye hedefinde kararlıdır. Bu süreçte hiçbir pazarlık söz konusu olmamıştır. Karalama kampanyasından başka çaresi kalmayan zavallı ve çürük muhalefet anlayışının ortaya attığı iddiaların hiçbiri somut değildir. Son çırpınışlarını yapan ip'lilerin çirkef bir şekilde yaptığı istismar siyasetinin aziz milletimizde karşılık bulmadığı da son derece açıktır" dedi.

Dervişoğlu’ndan Mihalgazi’de net mesaj: "İnanç ve kıyafet üzerinden yapılan saldırıdan yaralandım" Haber

Dervişoğlu’ndan Mihalgazi’de net mesaj: "İnanç ve kıyafet üzerinden yapılan saldırıdan yaralandım"

Eskişehir'e gelen ve Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'i ziyaret eden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor. O izlerin yaşanmaması için, hafızamızda yer etmemesi için de üstlenilmesi icap eden mesuliyetler var" dedi. İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'e kılık ve kıyafeti üzerinden hakaret etmişti. Korkmaz'ın paylaşımının kamuoyunda geniş yankı uyandırması sonrası Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca konuyla ilgili resen soruşturma başlatılmıştı. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışma neticesinde yakalanan Korkmaz, sorgusu akabinde 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve partisinden ihraç edilmişti. Yaşananların ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mehmet Emin Korkmaz'ın ifadelerini reddettiklerini belirterek eleştirilerde bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde de Başkan Güneş'i ziyaret edeceğini açıklayan Dervişoğlu, bugün Mihalgazi İlçesi'ne geldi. Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti kapıda karşılayarak makamında ağırladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Paylaşımlar ve ifadeler toplumsal birliğimize zarar verdiği kadar geleceğimizde de olumsuz izler bırakıyor. O izlerin yaşanmaması için, hafızamızda yer etmemesi için de üstlenilmesi icap eden mesuliyetler var. Bugün bu ziyaretimizde hem sizi ziyaret etmiş olmamız hem de değerli İl Başkanımızın, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Gürhan Bey'in burada bulunması bizim açımızdan ziyadesiyle memnuniyet verici bir durum. Geçen hafta yaptığımız telefon görüşmesinde üzüntümüzü bildirdik, bu gibi şeylerin yaşanmaması gerektiğine de işaret ettik. Ayrıca daha da ötesinde örflerin, geleneklerin muhafaza edilmesi noktasında eğer bugün duyarlılık sergileyemezsek, yarınlara doğru bir miras bırakmayı da beceremeyiz. Bu yönüyle baktığımızda da bugünkü ziyaretimiz bir sorumluluğun yerine getirilmesidir" dedi "KADINIMIZ GERÇEKTEN KURTULUŞ SAVAŞI'NDA MÜCADELE ETMİŞ" AK Parti Eskişehir Başkanı Gürhan Albayrak ise "İYİ Parti olarak bu konuda üzerinize düşeni yaptınız. Bir meczubun bazı konuları ortaya atmış olması ister istemez bizleri üzdü. Tabii ki Mihalgazi ilçemiz gerçekten hani bir yerde Anadolu kültürünü, Anadolu irfanını çok iyi sergileyen bir yapıda olan bir ilçemiz. Seracılık noktasında Türkiye'nin belki en önemli noktalarında olan bir ilçemiz ve de tabii ki burada İlçe Başkanımız ve İlçe Belediye Başkanımıza yapılan hareket bizi tabii derinden üzdü, Türkiye'yi derinden üzdü ve Türkiye'nin gerçekten kadirşinas milleti, halkı ne yaptı? Sayın Başkanımıza ne yaptı, sahip çıktı, gönlüne bastı, yüreğine onu aldı koydu. Onun için de inşallah ülkemiz bir daha böyle bir sıkıntı yaşamaz ve bu noktada da tabii ki her zaman diyoruz, bu ülkenin bir tarihi var, bir geçmişi var, örfü var, adeti var. Ondan dolayı da bu konuda hani tabiri caizse Nene Hatun'ların olduğu bir ülke bu ülke. Onun için de bu ülkedeki insanımız, kadınımız gerçekten Kurtuluş Savaşı'nda mücadele etmiş. Neyle yapmış? Bu aynen bu halle yapmış, ak yazmasıyla yapmış, şalvarıyla yapmış. O kültürü her zaman için bu ilçemiz yönetti, yürüdü. Ve bu noktada da ben tabii ki inşallah ülkemiz bir daha böyle sıkıntılar yaşamaz diye düşünüyoruz" diye konuştu. "BU ARKADAŞ BİZİM PARTİMİZDEN DAHA ÖNCE İSTİFA ETMİŞ ZATEN" Mehmet Emin Korkmaz'ın daha önce partiden istifa ettiğine değinen İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, "Bunu bir sıkıntı olarak görmeyelim, siz de güzel ifade ettiniz; bir meczubun yaptığı diye. Bu arkadaş bizim partimizden daha önce istifa etmiş zaten. İstifa etmiş, 4 gün sonra da geri dönmüş. Aslında prosedür uygulanmış olsa istifa eden birinin yeniden üye olabilmesi İl Başkanlığı'nın kararına bağlı. O karar yok, biz Disiplin Kurulu'na sevk ettiğimizde gördük. Aslında yani üyemiz bile değildir diyebilirdik ama netice itibarıyla herhangi bir sıfat da taşımıyor yani düz bir üye fakat o internet ortamındaki paylaşımlarda herkes kendisine istediği, arzu ettiği unvanı yazıyor. Ben meselenin cinsiyet üzerinden, inançlar, kıyafetler üzerinden bu noktaya getirilmiş olmasından ötürü çok yaralandım. Dolayısıyla arkadaşlarımızla birlikte zaman geçirmeden vaziyet almamız gerektiği hususunda da bir ortak karar geliştirdik. Bu konuda ortak düşünüyoruz bir kere. Türkiye'de yüksek bir siyasi tansiyon var. Siyasi partiler birbirlerine rakip olabilirler. İktidar varsa demokrasinin demokrasi olabilmesi için muhalefetin de olması lazım. Ama müştereklerin korunmasına muvaffak olabilecek bir dil ve söylem geliştirmek de görevimiz olmalı. Vatandaşın siyasetçiye olan inancı ve güveni kamuoyu araştırmalarına bakıldığında her geçen gün aşağıya doğru geliyor. Dolayısıyla sistemden kaynaklanan handikap toplumun bütün alanlarına da nüfuz ediyor. Yani bir muhalefet partisinin genel başkanı bir AK Partili belediyeyi ziyarete geldiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin İl Başkanı'nın da orada olması aslına bakarsanız siyasi tansiyonun dengelenmesi açısından da benim açımdan ziyadesiyle önemli, bu da güzel bir mesaj olsun topluma" dedi. Albayrak ise Dervişoğlu'na, "Biz genel olarak bunu Eskişehir'de bir nebze yapıyoruz. Çünkü biz şunu diyoruz; burası Yunus'un diyarı diyoruz. Yunus Emre ne diyor? "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz" diye cevap verdi. "HİÇ HOŞ OLMADI" Son olarak konuşan Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Mehmet Emin Korkmaz için "İYİ Partilidir, değildir bilemem ama hiç hoş olmadı" ifadelerini kullandı.

Büyükataman’dan Dervişoğlu’na: "Dilinin İP’i çözüldü!" Haber

Büyükataman’dan Dervişoğlu’na: "Dilinin İP’i çözüldü!"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Müsavat Dervişoğlu'nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur" dedi. MHP Genel Sekreteri Büyükataman, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun MHP ve Genel Başkan Devlet Bahçeli'yi hedef alan açıklamalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Büyükataman, Dervişoğlu'nun partisinin grup toplantısında dile getirdiği ifadelerle "haddini aştığını" belirterek, söz konusu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Dervişoğlu'nun milliyetçilik ve dava arkadaşlığı kavramlarını hamasi söylemlerle istismar ettiğini öne süren Büyükataman, İYİ Parti'nin ve genel başkanının geçmiş siyasi tutumlarının kamuoyunun hafızasında olduğunu ifade etti. "ABLASININ ÇANTASINA TUTUNUP MİLLİYETÇİ-ÜLKÜCÜ HAREKETİ NASIL SATTIĞINI TÜRK MİLLİYETÇİLERİ HATIRLAMAKTADIR" Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurulan altılı masayı hatırlatan Büyükataman, "En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kurdukları altılı masa etrafında Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş değerlerini, anayasanın vazgeçilmez maddelerini, ülke menfaatlerini, Türk kimliğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü nasıl pazarlık konusu yaptıklarını aziz milletimiz gayet iyi hatırlamaktadır. Örneğin ablasının çantasına tutunup Milliyetçi-Ülkücü hareketi nasıl sattığını, koltuk uğruna davadan nasıl döndüğünü Türk milliyetçileri net bir şekilde hatırlamaktadır. Kariyeri satmakla, dönmekle, menfaat pazarlıklarıyla dolu olan Müsavat Dervişoğlu'nun güvenden bahsetmesi trajikomiktir" ifadelerini kullandı. "DERVİŞOĞLU TÜKENMİŞLİK SENDROMU YAŞADIĞI İÇİN ZEHİRLİ DİLİNİN ‘İP'İ DE ÇÖZÜLMÜŞTÜR" "Terörsüz Türkiye" hedefinin Türkiye'nin milli menfaatlerinin korunması ve toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi açısından hayati bir adım olduğu vurgulayan Büyükataman, şu ifadelere yer verdi: "Aziz milletimiz, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin en başından itibaren liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye olan güvenini tartışmasız bir şekilde göstermiştir. Müsavat Dervişoğlu'nun yakın zamanda 'Terörsüz Türkiye' hedefine karşı yapmaya kalkıştığı mitinglere milletimizin itibar etmemesi kendisine olan güvensizliğin en net örneklerinden bir tanesi olmuştur. Türk milleti, Milliyetçi Hareket Partisi ve onun mümtaz lideri Sayın Devlet Bahçeli'ye olan sarsılmaz güveniyle her türlü fitne tuzağını bertaraf etmiştir. Arka kapı pazarlıklarıyla siyasi varlığını sürdürmek için çırpınan, menfaatine göre her dönem farklı bir kılığa giren Müsavat Dervişoğlu tükenmişlik sendromu yaşadığı için idrak yolları tıkanmış, zehirli dilinin ‘ip'i de bu yüzden çözülmüştür. Dervişoğlu'nun Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkücü hareketin aziz hatıralarıyla ilgili tek bir kelime etmeye hakkı yoktur. Müsavat Dervişoğlu, Ülkücü hareketi satıp gittiği günden itibaren bir türlü kişiliğini ve duruşunu bir zemine oturtamamış, derin bir kişilik bunalımı yaşamaktadır. İp, siyasi çizgisi belli olmayan, ne olduğuna karar verememiş bir halde adeta boşlukta savrulmaktadır. Kendisine uyarımız haddini bilmesidir. Kendini buğday ambarında sanan Dervişoğlu'nun olmayan milliyetçiliğinin zekâtını kürsülerde dağıtmaya kalkışması tam bir akıl yoksunluğudur. Bu şahıs bu deli saçması sözlerinin hesabını büyük Türk milletine mutlaka verecektir. Dava arkadaşlığını yalnızca bir edebiyat sanan bu şahsın pilinin bittiği ve var olmak için Milliyetçi-Ülkücü harekete saldırmak dışında çaresi kalmadığı ortadadır. Anlaşılan o ki 'Terörsüz Türkiye' hedefinde elde edilen kazanımlar ve gelinen nokta Müsavat Dervişoğlu'nun uykularını kaçırmaktadır. Kim ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin gerçekler ortadadır. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli, kardeşliğimizin mimarı, ülkemizin bekasının yılmaz savunucusu olarak Türk milletinin ve Ülkücü hareketin gönlündeki yerinin ne kadar müstesna olduğunu bir defa daha göstermiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin tartışmasız liderliğinde ve kararlı bir şekilde şanlı yolculuğunu sürdürmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, Cumhur İttifakı'nın istikrarlı duruşu ile 'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge hedeflerinde başarıya ulaşacak, Türkiye Yüzyılı hedefleri mutlaka gerçekleştirilecektir. Bu kutlu yolculukta Türkiye'nin önüne suni engeller koymaya çalışan emperyalizmin aparatları ise tutundukları ‘ip'le birlikte Türk siyasi hayatında kara bir leke olarak anılacaklardır."

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada Haber

İYİ Parti ve CHP zirvesi: Emekliden gence, demokrasiden yargıya tüm sorunlar masada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti'nin 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı'nda yeniden genel başkanlığa seçilen Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. İYİ Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen görüşme yaklaşık 1 saat sürdü. İki genel başkan, görüşmenin ardından ortak basın açıklamasında bulundu. Müsavat Dervişoğlu, görüşmede ele alınması gereken bütün konuları değerlendirdiklerini ifade ederek, "Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. Bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim" diye konuştu. CHP Genel Başkanı Özel ise geçen hafta gerçekleştirilen kurultayda yeniden genel başkan seçilen Dervişoğlu'nu kutlayarak, "Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde, bir ağabey ve kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde, kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüğüme, sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemiz de o çerçevede gerçekleşti. Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve genel başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük" dedi. İki lider açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "SUÇ ÖRGÜTÜ LİDERİ OLARAK TANIMLANAN KİŞİNİN ETRAFINDA 15 TANE DEVLET KORUMASININ İŞİ NEDİR?" Özel, ‘Aziz İhsan Aktaş' davasının duruşmasında yaşananların sorulması üzerine ilk yargılamaların başladığına dikkati çekerek, "Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde birinci parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor. Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlar ile onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, DEVA Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizle aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastına karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da ‘Erdoğanların kapısından' girdi. Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler. Aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisinin genel başkanına devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar. Kimi kimden koruyorsunuz? Kimi hangi kapıdan sokuyorsunuz? 770 yılla yargılanan ve iddianamede ‘suç örgütü lideri' olarak tanımlanan kişinin etrafında 15 tane devlet korumasının işi nedir? Bu kişinin hakim-savcı kapısından girmesinin gerekçesi nedir? Gerekçe şu; biz Erdoğan'ın kendine hasım gördüğü tarafız. Onu iktidardan edeceğiz diye bizi düşman bildi, bize saldırıyor. Kendisine dost gördükleri o kapıdan giriyor" cevabını verdi. "DENGESİZLİĞİN GİDERİLMESİ LAZIM" Aynı soruya cevap veren Dervişoğlu ise 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş'ın devlet korumasında mahkeme salonuna getirilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek, "Burada bir dengesizlik vardır. Dolayısıyla o dengesizliğin giderilmesi gerekmektedir. Herkesi her şekilde itham etme geleneğinden gelen bir anlayışla da karşı karşıyayız. Silivri'de yapılan yargılamaların tamamını takip ediyoruz. Orada yapılan yargılamalar, soruşturmalar hukuk üzerinden bir değerlendirme yapma imkanı da sunuyor. En başından beri söylüyorum, bu soruşturmalar, kovuşturmalar ve yargılamalar, hukuki olmanın çok ötesinde siyasi bir iş hissiyatı oluşturuyor. Toplumun da genel kanaati bu. Ayrıca bu mahkemelerin, özel mahkemelermiş gibi bir yerden bir yere taşınması ya da yeni yapılacak yargılamalar için yeni salonların inşası sanki bir olağan dışı dönemde bütün bunların yapıldığına dair bir kanaat oluşturuyor. Hukuk devleti ve demokrasi açısından bunlar çok kabul edilebilir durum değildir" ifadelerini kullandı. "İSTANBUL SEÇİMİNİ YENİLEYELİM, İDDİA EDİYORUM 1,5 MİLYON FARKLA O SEÇİMİ KAZANACAĞIZ" Erken seçimin bir çare olup olmayacağının sorulması üzerine Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabul etmesi durumunda İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasını kabul edebileceğini kaydederek, "Cesareti varsa kararı İstanbullular versin. Eğer Erdoğan'a inanıyorlarsa, Ekrem Başkan'ın suçlu olduğuna inanıyorlarsa Erdoğan'ın göstereceği adaya oy verirler. Ben o gün siyaseti bırakacağım. Mart ayının 29'unda, pazar günü yapılacak bir İstanbul yerel seçiminde adayım Ekrem İmamoğlu'dur. İstanbullular iki sene öncesine göre farklı düşünüyorlarsa, Ekrem Başkan'ı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor. Buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum ki 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler, o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını. Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız" değerlendirmesinde bulundu. "HÜKÜMETİ, TBMM'DE YETERLİ ÇOĞUNLUK OLMAMASI MÜNASEBETİYLE ERKEN SEÇİM YAPMAYA ZORLAYAMIYORUZ" İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise aynı soruya şu cevabı verdi: "Siyaset bir iddia işidir. Hükümeti TBMM'de yeterli çoğunluk olmaması münasebetiyle erken seçim yapmaya zorlayamıyoruz. 360 kişilik bir nitelikli çoğunluğa ihtiyaç var. Bu çoğunluğun elimizde olmaması, iktidara erken seçim demeden seçim yapılmasını mümkün kılmıyor. O sebeple CHP'nin değerli genel başkanı bir iddia ortaya koyuyor. Hukuken de yapabileceği bir işe işaret ediyor ve belediye başkanlarını ve belediye meclis üyelerini eş zamanlı olarak istifa ettirelim. Madem ki erken genel seçim yapamıyoruz, üzerinde spekülasyon olan İstanbul meselesini çözelim diyor. 770 yıldan yargılanan bir adam devlet korumasıyla gelirken, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanları tutuklu yargılanmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu haksızlığın da giderilmesini temin edebilmeyi mümkün kılalım ve seçimin işaret fişeğini İstanbul'dan atalım diyorlar. Bu siyasi bir iddiadır, karşılık bulup bulmayacağı da tartışma konusudur ama netice itibarıyla bir yöntemdir."

Dervişoğlu’ndan stratejik atama: Selçuk Türkoğlu ile emek dünyasına yeni vizyon! Haber

Dervişoğlu’ndan stratejik atama: Selçuk Türkoğlu ile emek dünyasına yeni vizyon!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun takdir ve tensipleriyle, parti teşkilatlarında ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışkanlığıyla dikkat çeken Yüksel Selçuk Türkoğlu, Sendikalar ve Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Bu kritik görevlendirme, İYİ Parti’nin emek dünyası, örgütlü toplum ve demokratik kitle yapılarıyla ilişkilerinde yeni ve güçlü bir sayfanın açıldığını gösteren stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Siyasette yapıcı dili, uzlaştırıcı yaklaşımı ve sahaya dayalı mücadeleci kimliğiyle tanınan Türkoğlu’nun bu göreve getirilmesi, yalnızca parti içi bir atama olmanın ötesinde; sendikalar, meslek örgütleri, odalar ve sivil toplum yapılarıyla kurulacak ilişkilerde kapsayıcı ve sürdürülebilir bir vizyonun habercisi olarak görülüyor. GENEL BAŞKAN DERVİŞOĞLU’NDAN NET MESAJ: “TOPLUMUN ÖRGÜTLÜ GÜCÜ SİYASETİN DIŞINDA BIRAKILAMAZ” İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun bu görevlendirme ile verdiği mesaj açık ve nettir: Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik ve demokratik sorunlar, toplumun örgütlü yapılarıyla birlikte hareket edilmeden çözülemez. Sendikalar, dernekler, vakıflar ve platformlar; demokrasinin yükü değil, taşıyıcı kolonlarıdır. Bu noktada Dervişoğlu’nun liderliğinde yapılan atama, aynı zamanda bir uyarı niteliği de taşımaktadır. Emek dünyasının, sivil toplumun ve gönüllü örgütlenmelerin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmasının kabul edilemez olduğu; bu yapıların karar alma süreçlerine doğrudan ve sürekli şekilde dahil edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU: SAHADAN GELEN, MASADA ETKİLİ BİR İSİM Kamuoyunda “Atom Karınca” lakabıyla anılan Yüksel Selçuk Türkoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verdiği soru önergeleri, yaptığı araştırma talepleri ve denetim mekanizmasını işleten ısrarlı tutumuyla dikkat çeken isimlerin başında geliyor. Sosyal güvenlikten işçi haklarına, sendikal baskılardan sivil toplum üzerindeki idari kısıtlamalara kadar pek çok başlıkta verdiği soru önergeleriyle zirvede yer alan Türkoğlu, yasama faaliyetlerinde muhalefetin etkinliğini artıran bir profil çizdi. Türkoğlu’nun yeni görevinde de bu yüksek tempolu ve sonuç odaklı çalışma anlayışını sürdüreceği; sendikaların yapısal sorunlarını, STK’ların karşılaştığı hukuki ve idari engelleri yalnızca dinleyen değil, çözüm üreten bir siyaset diliyle ele alacağı ifade ediliyor. BİRLEŞTİRİCİ DİL, KUCAKLAYICI SİYASET Yeni dönemde Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun en önemli misyonlarından biri, farklı ideolojik çizgilere sahip sendikalar ve sivil toplum kuruluşları arasında diyalog kanallarını açık tutmak olacak. İYİ Parti kaynakları, Türkoğlu’nun bu alanda ayrıştırıcı değil birleştirici bir dil kullanacağına, emek ve hak mücadelesini ortak paydada buluşturacak kapsayıcı bir yaklaşım sergileyeceğine dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, aynı zamanda Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun siyaset anlayışıyla da örtüşüyor. Dervişoğlu’nun sıkça vurguladığı “devlet aklı, toplumsal vicdan ve ortak gelecek” perspektifi, sendikalar ve STK’larla kurulacak ilişkilerin temel eksenini oluşturuyor. UYARI NİTELİĞİNDE STRATEJİK BİR GÖREVLENDİRME Siyasi kulislerde bu atama, yalnızca bir görev değişimi olarak değil; iktidara ve bürokrasiye yönelik dolaylı ama güçlü bir uyarı olarak da okunuyor. Emekçilerin hak taleplerinin ötelenmesi, sendikal faaliyetlerin baskı altına alınması ve sivil toplumun etkisizleştirilmeye çalışılması karşısında İYİ Parti’nin bu alanı güçlü bir isimle tahkim ettiği belirtiliyor. Dervişoğlu’nun Türkoğlu’na verdiği bu yetki, “toplumun sesini kısmaya çalışan her anlayışın karşısında, örgütlü ve kararlı bir siyasi duruş sergileneceği” mesajını da beraberinde getiriyor. YENİ DÖNEMİN ŞİFRESİ: SAHA, ŞEFFAFLIK VE HESAP SORABİLİRLİK İYİ Parti’de sendikalar ve sivil toplumla ilişkilerde yeni dönemin temel şifreleri; sahaya inen siyaset, şeffaf iletişim ve hesap sorabilen bir muhalefet olarak özetleniyor. Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun hem Meclis’teki performansı hem de toplumsal karşılığı, bu alanlarda partinin etkinliğini artırması beklenen en önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Sonuç olarak, Yüksel Selçuk Türkoğlu’nun Sendikalar ve STK’lardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilmesi; İYİ Parti’nin emek, demokrasi ve sivil toplum eksenli siyasetinde iddialı, uyarıcı ve kapsayıcı bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

İYİ Parti üst yönetimi şekillendi: Bursa’dan Toktaş, Türkoğlu, Erozan ve Küçük listede Haber

İYİ Parti üst yönetimi şekillendi: Bursa’dan Toktaş, Türkoğlu, Erozan ve Küçük listede

İYİ Parti’nin 4. Olağan Büyük Kurultayı, Bursa teşkilatı açısından önemli bir siyasi başarıya sahne oldu. Kurultayda yapılan seçimler sonucunda, Bursa’dan 4 isim Genel Merkez Üst Yönetimi’nde görev alarak parti içindeki ağırlığı bir kez daha ortaya konuldu. Kurultayda belirlenen 60 kişilik Genel İdare Kurulu (GİK) listesine, İYİ Parti Bursa Milletvekilleri Hasan Toktaş ve Selçuk Türkoğlu girdi. Daha önce Bursa Milletvekilliği görevinde bulunan Ahmet Erozan da yine GİK üyeleri arasında yer alarak üst yönetime Bursa adına katkı sunacak isimlerden biri oldu. Öte yandan, İznik geçmiş dönem İlçe Başkanlarından Avukat Mustafa Küçük de, Merkez Disiplin Kurulu (MDK) yedek listesine seçilerek Bursa’yı Genel Merkez düzeyinde temsil eden bir diğer isim oldu. BAŞKAN KAYA: “BURSA, KURULTAYDAN GÜÇLENEREK ÇIKMIŞTIR” İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, kurultay sonuçlarının Bursa teşkilatı adına gurur verici olduğunu vurguladı. Kaya yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: “Bursa’mızın, Genel Merkez üst yönetiminde dört güçlü isimle temsil edilmesi bizler için büyük bir onur ve sorumluluktur. Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’na, il teşkilatımıza ve Bursa delegasyonumuza gösterdiği güven ve teveccüh için yürekten teşekkür ediyorum.” Kaya, Bursa teşkilatının kurultaya güçlü bir birliktelik ve yüksek motivasyonla katıldığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa olarak 4. Olağan Kurultayımızdan; başta iki milletvekilimiz olmak üzere GİK ve MDK’da görev alan 4 kıymetli yol arkadaşımız ve fedakâr delegasyonumuzla birlikte gurur duyarak ayrılıyoruz. Yeni çalışma döneminde, partimizin Genel Merkez nezdinde üstlendikleri görevlerde kendilerine üstün başarılar diliyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar.” Kurultay sonuçları, Bursa’nın İYİ Parti içindeki siyasal etkisinin ve örgütsel gücünün somut bir göstergesi olarak değerlendirilirken, yeni dönemde Bursa’nın parti politikalarının şekillenmesinde daha etkin bir rol üstleneceği yorumları yapıldı. Genel Merkez yönetiminde görev alan Bursa kökenli isimlerin, hem kentin sorunlarını hem de teşkilatın beklentilerini doğrudan karar alma mekanizmalarına taşıması bekleniyor. İYİ Parti’de başlayan yeni dönemin, Bursa teşkilatı açısından daha görünür, daha etkili ve daha belirleyici bir sürece kapı araladığı ifade ediliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.