SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mustafa Bozbey

Söz Bursa - Mustafa Bozbey haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mustafa Bozbey haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa'da konuşan Özgür Özel: Milletin iradesi yok sayıldı Haber

Bursa'da konuşan Özgür Özel: Milletin iradesi yok sayıldı

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "YENİ Parti'nin adını millet koydu. Milletin koyduğu ismi kimseye değiştirtmeyiz" dedi. Tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in CHP'den istifasıyla ilgili de Özel, "Bayın Bozbey'in de hem gönlü hem bütün desteği bizimle birlikte. Açıklandığında da büyük bir onurla yakasına YENİ Parti rozetini ben takacağım" diye konuştu. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa'da sabah saatlerinde tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'i cezaevinde ziyaret ettikten sonra Ulu Cami'de cuma namazını kıldı. Namaz sonrası caminin avlusunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, sabah saatlerinde Bursa H Tipi Cezaevi'ne giderek Mustafa Bozbey'i ziyaret ettiğini belirterek, Bozbey'in son yerel seçimlerde 160 binin üzerinde oy farkıyla Bursalıların oylarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'ndeki dağılıma da değinen Özel, partisinin belediye meclisi seçimlerinde aldığı oyların AK Parti'nin aldığı toplam oydan 60 binin üzerinde fazla olduğunu savundu. Bursa'nın ilçe yapısı nedeniyle nüfusu daha düşük bazı ilçelerde AK Parti'nin belediyeleri kazanmasının meclisteki üye dağılımını etkilediğini belirten Özel, bu durumun Bozbey'in görevden uzaklaştırılması sürecinde etkili olduğunu iddia etti. "BURSALILAR 160 BİN KİŞİ FAZLASIYLA BURSA'YI BOZBEY'E EMANET ETTİ" Bozbey'in geçmiş döneme ilişkin iddialar nedeniyle önce gözaltına alındığını, ardından tutuklandığını belirten Özel, "Bursalılar 160 bin kişi fazlasıyla Bursa'yı Bozbey'e emanet ettiği halde Bursa'yı siz değil biz yöneteceğiz dediler" ifadelerini kullandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde başkan vekilinin belirlenmesi sürecine de tepki gösteren Özel, Bursalıların tercihinin yok sayıldığını savundu. "HERKES BOZBEY'E SELAM YOLLUYOR" Ziyaretin ardından iş insanlarıyla ve vatandaşlarla bir araya geldiğini anlatan Özel, cuma namazı sonrasında vatandaşlardan Bozbey'e destek mesajları aldığını söyledi. Özel, "Kiminle konuşsam, bugün sabahki ziyaretten sonra iş adamlarıyla birlikteydim. Cuma namazımızı kıldık. Caminin bahçesinde, içeride cemaat, dışarıda herkes Bozbey'e selam yolluyor. ‘Büyük haksızlık yapıldı, Bozbey'e sahip çıkın, Bursa'ya sahip çıkın' diyorlar" dedi. Vatandaşların belediye hizmetlerine ilişkin de şikâyetlerini dile getirdiğini belirten Özel, "Bozbey gitti gideli işler durdu" şeklinde ifadelerle karşılaştığını söyledi. Bursa'da son yapılan zamlarla ilgili de vatandaşların kendisine tepki gösterdiğini aktaran Özel, "En son da dün yüzde 25 bir zam yapılmış. ‘Bozbey'in yapmadığı zamları AK Parti geri geldi, yine yapmaya başladı' diyorlar" ifadelerini kullandı. "ESNAFLARIN SORUNLARINI DİNLEYECEĞİZ" Bursa programının devamında esnaf ve vatandaşlarla bir araya geleceklerini belirten Özel, "Esnafların sorunlarını dinleyeceğiz. Bursalılarla temas edeceğiz ve bundan sonraki Bursa'daki saatlerimizde de milletin sesini duymaya, sesini duyurmaya, YENİ Parti olarak da bunların sorunlarını nasıl çözeceğimizi Bursalılara anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Bursa ile kişisel bir bağı olduğunu dile getiren Özel, kızının adının İpek olduğunu ve ismini Bursa ipeğinden aldığını belirterek, "Kızının adı İpek olan, adını da Bursa ipeğinden alan bir baba olarak bir kez daha Bursa'da olmaktan, sizlerle birlikte olmaktan, Bursa'nın hem bu manevi ruhundan hem de Türkiye'nin geleceği açısından umut veren kapasitesinden, çalışkan insanlarından, vatanını, milletini, bayrağını, atasını seven bu güzel insanlarla birlikte olmaktan çok memnunum, çok razıyım. Bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum" dedi. "YENİ PARTİ'NİN ADINI MİLLET KOYDU" Özel, YENİ Parti'nin kuruluş sürecine ilişkin soruları da yanıtladı. Özel, "Burada da bizim YENİ Partimize gelmemiş, görevde herhangi bir belediye başkanımız ya da vekilimiz yok. Sayın Bozbey'in de hem gönlü hem bütün desteği bizimle birlikte. Açıklandığında da büyük bir onurla yakasına YENİ Parti rozetini ben takacağım" ifadelerini kullandı. Partinin kuruluş başvurusuna ilişkin de konuşan Özel, iki partinin birlikte İçişleri Bakanlığı'na başvuru yaptığını ve başvurularının kabul edildiğini söyledi. Daha sonra parti ismine ilişkin başka bir başvuru yapıldığını aktaran Özel, "Bakan da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazdı. ‘Değiştirmeyi düşünür müsünüz, hiçbir ihtilaf çıkmasın' diye. Biz baktık, ne logoda benzerlik var ne isimde benzerlik var" dedi. Konuyla ilgili hukuki değerlendirme yaptıklarını belirten Özel, "Bir iltibas olmadığını söylediler. Yolumuza devam ediyoruz ama Anayasa Mahkemesi görecek. Bizde iltibas yok der, var derse küçük bir değişiklik yapabiliriz" diye konuştu. Parti isminin millet tarafından belirlendiğini vurgulayan Özel, "YENİ Parti'nin adını millet koydu. Milletin koyduğu ismi kimseye değiştirtmeyiz" dedi.

CHP Nilüfer İlçe Başkanı Baykal'dan Bozbey'e destek Haber

CHP Nilüfer İlçe Başkanı Baykal'dan Bozbey'e destek

CHP NİLÜFER İLÇE BAŞKANI DENİZ BAYKAL’DAN BOZBEY VE ERDEM AÇIKLAMASI: "ZOR GÜNLERDE YOL ARKADAŞLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYIZ" CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek’in, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve önceki dönem Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in devam eden yargı süreçleri nedeniyle parti üyeliklerinin askıya alınmasına ilişkin açıklamasına CHP Nilüfer İlçe Başkanı Av. Deniz Baykal’dan yanıt geldi. Yazılı bir açıklama yayımlayan İlçe Başkanı Baykal, yargı süreçleri tamamlanmadan ve kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olmadan kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğini ve siyaseten dışlanamayacağını vurguladı. "MASUMİYET KARİNESİ ZOR ZAMANLARDA SAHİP ÇIKILMASI GEREKEN BİR İLKEDİR" Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in Nilüfer ve Bursa için uzun yıllar mücadele ettiğini hatırlatan Baykal, şu ifadeleri kullandı: "Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem, yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını taşıyan, seçim meydanlarında örgütümüzle birlikte mücadele eden, Nilüfer’e ve Bursa’ya hizmet etmiş yol arkadaşlarımızdır. Haklarında yürütülen yargı süreçleri elbette hukuk içinde, özgür, adil ve şeffaf biçimde yürütülmelidir. İddialar araştırılmalı, varsa suçun karşılığı hukuk önünde verilmelidir. Ancak henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadan hiç kimsenin suçlu ilan edilmesini ve siyasi olarak dışlanmasını doğru bulmuyorum. Masumiyet karinesi, yalnızca iyi günlerde hatırlanacak bir hukuk ilkesi değildir; asıl zor zamanlarda sahip çıkılması gereken bir ilkedir." "ÜYELİKLERİN ASKIYA ALINMASINI YA DA İSTİFAYA YÖNLENDİRİLMESİNİ DOĞRU BULMUYORUM" Örgüt kültürünün vefanın ve dayanışmanın gereği olduğunu belirten Baykal, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yargı süreçleri sonuçlanmadan Mustafa Bozbey’in veya Turgay Erdem’in parti üyeliklerinin askıya alınmasını ya da istifaya yönlendirilmesini doğru bulmuyorum. Yıllarca bu parti için mücadele etmiş, seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin başarısı için emek vermiş insanları bugün zor günlerinde yalnız bırakmak örgüt kültürümüzle bağdaşmaz. Elbette parti içerisinde eleştirilerimiz ve fikir ayrılıklarımız olacaktır. Ancak birbirimizi dışlayarak değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin demokratik kültürü içerisinde kalarak mücadele edeceğiz." "GÖREVLER DEĞİŞİR AMA CHP KALIR" Parti içi dayanışmanın altını çizen Av. Deniz Baykal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Kişiler değişir, görevler ve makamlar değişir ama Cumhuriyet Halk Partisi kalır. Bizim görevimiz birbirimizi tüketmek değil, partimizi büyütmektir. Dün bu parti için mücadele edenleri bugün yalnız bırakmayacağız. Zor günlerde yol arkadaşlarımızın yanında duracağız. Partimizin hukukuna, değerlerine, örgüt kültürüne ve dayanışma ruhuna sahip çıkacağız. Çünkü CHP, sadece seçim kazandığımız günlerin değil, birlikte sınandığımız zor günlerin de partisidir."

Mustafa Bozbey CHP'den istifa ettiğini açıkladı! Haber

Mustafa Bozbey CHP'den istifa ettiğini açıkladı!

MUSTAFA BOZBEY CHP'DEN İSTİFA ETTİ: "SİYASİ TARTIŞMALARIN PARÇASI OLMAYACAĞIM" Mustafa Bozbey, sosyal medya hesapları üzerinden "Kamuoyuna ve Bursalı Hemşehrilerime" başlığıyla yayımladığı yazılı açıklama ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu. Bozbey, kararının siyasi bir hesap değil, vicdan ve sorumluluk duygusuyla alındığını belirterek, partisiyle arasındaki güven ilişkisinin kamuoyu önünde tartışılmasının hukuki sürecin selametine zarar verdiğini ifade etti. "HAKKIMDAKİ SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM" Yıllardır CHP çatısı altında siyaset yaptığını ve yol arkadaşlarıyla önemli mücadeleler verdiğini hatırlatan Bozbey, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum. Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor." "PARTİ YÖNETİCİLERİNİN KAMUOYU ÖNÜNDEKİ TARTIŞMALARI DOĞRU DEĞİL" Zor dönemlerde mensubu olunan siyasi yapıyla olan güven ilişkisinin tartışma konusu yapılmasını eleştiren Bozbey, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyorum. Yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmuyorum. Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldım." "BU BİR SİYASİ MANEVRA DEĞİL, SORUMLULUKTUR" İstifa kararının ardında hiçbir siyasi manevra bulunmadığının altını çizen Bozbey, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Hakkımdaki, iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum. Bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum. Bugün hangi siyasi kimlikle anıldığımın ötesinde, Bursa'ya ve Bursalı hemşehrilerime karşı taşıdığım sorumluluğun bilincindeyim. Başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Çünkü inanıyorum ki siyasetin gürültüsü bir gün diner; geriye gerçekler, belgeler ve adalet kalır." KAMUOYUNA VE BURSALI HEMŞEHRİLERİME pic.twitter.com/z07jCIY2p2— Mustafa Bozbey (@mustafabozbey) August 18, 2026

Bozbey’in tutukluluğuna devam kararı: 16 sanığa tahliye! Haber

Bozbey’in tutukluluğuna devam kararı: 16 sanığa tahliye!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, tutuklu 37 sanıktan 16'sının tahliyesine karar verirken, aralarında Bozbey'in de bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bursa'da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından haklarında dava açılan, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi konferans salonunda kapalı gerçekleştirilen duruşmada sanıklar ve avukatları savunmalarını yaptı. Sanık ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya yaklaşık 2 saat ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan İldam Aydın B., Mehmet Fatih Ç., Orhan Ç., Muttalip K., Ayşegül E., Murat Noyan R., Yusuf Berat R., Zafer R., Serkan Ç., Tarık T., Sertaç A., Tolga Ş., Ümit İ., Mehmet Ziya A., Nevzat G. ve İsmail D.'nin tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme heyeti, aralarında Mustafa Bozbey, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Hüseyin Gür, Muhkim Demirtaş, Naci Kale ve Şemsi Oğuz'un da bulunduğu tutuklu sanıkların mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin devam etmesi ve isnat edilen suçların niteliğini dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dava dosyasının Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasıyla birleştirilmesine yönelik talep de karara bağlandı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların ilk tutukluluk incelemesinin 24 Ağustos 2026 tarihinde, tahliye kararı verilmemesi halinde ikinci incelemenin ise 21 Eylül 2026 tarihinde dosya üzerinden yapılmasına karar verdi. Duruşma, 5 Ekim 2026 günü saat 09.00'a ertelendi.

Bozbey'den mahkemede gözyaşlarıyla savunma: Kaçmadım! Haber

Bozbey'den mahkemede gözyaşlarıyla savunma: Kaçmadım!

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde imar yolsuzluğu iddiası ve suç örgütü lideri olmak suçundan tutuklu yargılanan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, hayatını Bursa’ya hizmet için harcadığını söyledi. Zaman zaman gözyaşlarını tutamayarak konuşan Bozbey, "Benim suçum Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. Edinilen bilgiye göre, 31 Mart’ta düzenlenen operasyonla Bozbey, ailesi ve çok sayıda belediye çalışanı gözaltına alındı. 4 Nisan’da Bozbey’in de aralarında bulunduğu 23 kişi tutuklandı. İddianamede Bozbey için 402 yıla kadar hapis cezası, dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem için ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 402 gün hapis cezası ile tutuklu yargılanan CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de arasında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılanması bu sabah Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Sanıkların ve izleyicilerin çok olması sebebiyle yargılama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi'nin konferans salonunda yapıldı. Hakkında yöneltilen suçlamalara cevap veren Mustafa Bozbey savunmasının ilk 3 saatinde yaptığı duygusal savunmada zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı. 27 yıldırır siyaset yaptığını vurgulayan Bozbey, "36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey, "27 yıldır siyasetçiyim. Biz gökten zembille inmedik. Tesadüfen gelmedik. Ben helal lokmanın ne demek olduğunu çocukken öğrendim. Çalışmak benim için ibadettir. Ortaokuldan beri hep çalışırım. Bayramlarda ailemle aynı sofraya oturamadım. Üniversiteden mezun olduğumda ilk kez ailemle aynı bayram sofrasında oturdum. Aradan 41 yıl sonra yine bayram sofrasına ailemle oturamadım. Çünkü özgürlüğüm elimden alındı. Bursa’ya hizmet ettiğim için alındı. Gerçekten Bursa’mızın en büyük davası görülüyor. Hukukun üstünlüğü yolunu bulacak. Koğuşumuzda bizimle ilgilenen personele ve müdürlerine teşekkür ediyorum" dedi. "İTALYA'DAN KULE VİNÇ ALDIK BU SAYEDE GELİŞTİK" Kurduğu aile şirketleri ve bu şirketlerin geçmişi ile de ilgili bilgi veren Bozbey, belediye başkanı olmadan önce kurduğu şirketleri ve yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatarak, "Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik" dedi. Mustafa Bozbey, "Her zaman kendi şirketimi kurmak istedim. Bozbey İnşaat şirketini kurdum. Bozbey Turizm A.Ş.’yi kurdum. Kendi köyümde bazı yerler imara açıldı. Ailemin yerleri vardı. Saygınkent Projesi de buralarda başladı. O zamanlar İtalya’dan kule vinç aldık. Yaptığımız teknolojik yatırımlar sayesinde geliştik" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediye başkanlığı dönemine ait iddialara da cevap veren Bozbey bu dönemle ilgili olarak da Nilüfer’de eğitim, kültür ve sanat projeleriyle kenti geliştirdiklerini, halkın kendisini dört dönem üst üste seçmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Bozbey, "Nilüfer Belediye Başkanı seçildiğimde yoğun olduğum için aday olmak istemiyordum aslında. Doğup büyüdüğüm topraklara hizmet için yola çıktım. Nilüfer’in 99 bin nüfusu vardı. "Eğitim, kültür, bilim ve sanat kenti olacak" dedim. "Gülümseyin Bursa’dasınız" sloganıyla yol aldık. Nilüfer, Bursa’nın merkezi oldu. Bir çok belediye başkanı da şu an Nilüfer’de yaşamaktadır. Nilüfer Belediye Başkanlığı görevine başladığım dönemde şirketime ait hisseleri aileme devrettim. Şirketlerimizin faaliyetleri devam ediyordu. Bozbey İnşaat olarak 2008 yılında 180 milyon liraya TOKİ ile anlaştık. Ama maalesef 2008 yılının sonunda konkordato ilan ettik. 2009 yılında ise istifa ettik. Paramızı kaybettik ama onurumuzu kaybetmedik. Bu sıkıntılı süreçte yine aday oldum ve 2009 yılında yeniden belediye başkanı seçildim. Nilüfer halkının beni 4 dönem üst üste seçmesi tesadüf değildir. Çalışanların desteklenmesi ve ihtiyaç sahiplerine destek için NİLVAK’ı kurdum. Burada çalışanlara yönelik destekler uzun yıllar devam etti. Bizler Nilüfer’de birçok yeniliğe imza attık. Avrupa’ya örnek olacak projeler gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. SAVCIMIZ BENİ ÇAĞIRSAYDI GELİRDİM, KAÇMADIM... 2019 seçimlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığı hakkında da bilgi veren Bozbey, "2024 seçimleri için hiç durmadan çalıştım. Bursa'nın gündemini çok yakından takip ettim. İyi insanlarla yol yürüdüm, kötü insanlardan uzak durdum. Belediye başkanlığı görevinde kimseyi ötekileştirmedim. Ancak ben Bursa’ya hizmet ederken, Avrupa’da yapılan festivalleri Bursa’da gerçekleştirecekken aniden tutuklandım. Ben Nilüfer Belediyesinde makam aracı kullanmadım. Lojman kabul etmedim. Kamu zararına imza atacak bir şey yapmadım. 47 yıl sonra Bursa’yı aldığımızdan 2 yıl sonra eşim, kızım ve kardeşlerimle birlikte gözaltına alındım. Ailemden ve omuz omuza çalıştığım arkadaşlarımdan koparıldım. Özgürlüğüm elimden alındı. Savcımız beni çağırsaydı ben gelirdim. Kaçmadım. Sosyal medyada yalan haberler, dedikodular çıktı. Hepsini kınıyorum. Ben parayı düşünseydim konkordato ilan etmezdim. Parayı değil onurumu düşündüm. Paraya tamah etseydim bugün karşınızda olmazdım" dedi. SUÇUMUZ BURSA'YI TEK YÜREK HALİNE GETİRMEK Mİ? Savunmasında kendisine güvenen Bursalılara da teşekkür eden Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesine geldiğimde belediye sürdürülebilir olmaktan çıkmıştı. Borçların gerçek durumunu ortaya çıkarmamız aylarca sürdü. Bizler 2 yıl boyunca borçları azalttık. Bursa’nın 17 ilçesinde hizmet etmeye çalıştık. Mali disiplini sağlarken yatırımlardan vazgeçmedik. Bursa’nın altyapı sorunlarını çözmek için yoğun çalışma yürüttük. Bursa için faydalı olacak ulaşım projeleri yaptık. Mudanya-Bursa arasındaki metrobüs projesi ne yazık ki hayata geçirilemedi. 2 yılda 20 bin gence eğitim desteği sağladık. Göreve geldiğimizde kentte birlik ve beraberlik güçlendi. Bursaspor, göreve geldiğimizden sonra 2 kez şampiyon oldu. Bu sene de Süper Lig’e çıkacak. Suçumuz Bursa’yı tek yürek hâline getirmek mi?" dedi. "DEDİKODU YAPIYORLAR" Hakkında yöneltilen suç örgütü kurmak ve yönetmek suçlamalarını da kabul etmeyen Mustafa Bozbey, "Rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum." dedi. Bozbey savunmasını şu şekilde sürdürdü; "Müfettişlerin raporlarında da görüleceği üzere bu iftiraları ve yalanları söyleyenler kendileri suç işlemişlerdir. Bu kişiler organize suç şebekesi oluşturmuşlardır. Bizlerin bireysel haklarına saldırmışlardır. Hâlen çelişkili ifadelerle emniyetin ve savcının zamanını boşa harcamışlardır. 36 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı Bursa için harcadım. Eşime ve aileme vakit ayıramadım. Bu iftiraları asla kabul etmiyorum. Şirketlerle ilgili benim kurduğum şirketlere yer verilmiş. Nilüfer Belediye Başkanı oluncaya kadar ben bir iş insanıydım. Benim ve yakınlarımın birçok gayrimenkulü vardı. Üzerimde bulunan taşınmazları zaman içerisinde ihtiyaç durumuna göre sattım. Bu iddianamedeki rüşvet suçlamalarını kabul etmiyorum. Dedikodu yapıyorlar" dedi. İddianamede geçen NİLVAK Vakfı ile ilgili olarak da yöneltilen sorulara cevap veren tutuklu Belediye Başkanı Bozbey, "NİLVAK, gayrimenkullerimiz ile birlikte kurulmuştur. Bu yapı her yıl ortalama olarak Nilüferli vatandaşlara destek olmak için çalışıyordu. Ticari faaliyetler bu şirket üzerinden sürdürülmüştür. Bir iş yapmak için şirket kurmak gerekiyordu. NİLVAK’tan mezun olanlar devlet memuru oldu. Kreş, özel okul ve otopark işletmeciliği yaptık. Bankadan kredi çektik. SERA A.Ş.’ye krediyi aktardık. FİDA A.Ş. üzerine aldık. İnşaatı SERA A.Ş. üzerinden yaptık. Okul inşaatı yapılırken başka bankalardan da kredi aldık. Sorunlar oldu. Bankalardan blokeler geldi. Sonrasında cari hesaplar üzerinden ilerledi. Her şey ortadayken bu suçlamaların neden olduğunu anlayamıyorum. 2014 yılında boşanma süreci yaşadım. SENA A.Ş. benim aktardıklarımdan sorumludur. Bu şirketin belediye işleriyle ilgili hiçbir hukuksuzluğu yoktur. Belediye Başkanlığı döneminde Vildan Aydın Bozbey’in "şunu yapsın" dediği olmamıştır. Yalan beyan verenler ve iftira atanlar hukuk karşısında ceza alacaktır. Tarafıma yönelik suçlamaları kabul etmiyorum. Örgüt ifadesini asla kabul etmiyorum. Neyin örgütüyüz biz, anlam veremiyorum. 111 gündür bunu düşünüyorum. Yapılanları kabul etmiyorum, nefret ediyorum" dedi. "TURGAY ERDEM'E VERDİĞİM YETKİ YÜZÜNDEN 402 YILLA YARGILANIYORUM" Bozbey kendisine yöneltilen Turgay Erdem’e ya da herhangi bir belediye yetkilisine tek imzayla alakalı bir talimatınız ya da yönlendirmeniz oldu mu? sorusuna da "Kesinlikle olmadı. Olması da mümkün değil zaten" şeklinde cevap verdi. Bozbey, bu konu ile alakalı savunmasında "17 yıl önce, 02.04.2024 tarihinde Turgay Erdem’e vermiş olduğum yetki nedeniyle bugün 402 yıl hapis cezasıyla yargılanıyorum. Hizmetlerin sağlıklı yürütülmesi amacıyla 3 meclis üyesini belediye başkan yardımcısı yaptım. Bunlardan biri de Turgay Erdem’di. Turgay Erdem’e hizmetlerin denetlenmesi ve başkan yardımcıları arasında koordinasyonun sağlanması konusunda yetki verdim. Benim daha fazla hâkimiyet içinde olmam için verdiğim koordinatörlük görevi nedeniyle örgüt lideri olmayı kabul etmiyorum. Bu koordinasyon sayesinde işlerin daha doğru yapılması sağlandı. Bunu suç olarak kabul etmiyorum. Turgay Erdem’in attığı imzalarda art niyet yoktur. Kamu yararı için yapılmıştır. Nilüfer’de yapılaşmanın artması, yeşil Nilüfer için çok kötü olmuştur. Buradaki yapılaşmayı artıran Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarıdır. Büyükşehir Belediye Başkanının ve bakanlıklardan alınan izinlerle yapılaşma artırılmıştır. Ben bunlara karşı çıktım. Tek imza ile suçlanmamı asla kabul etmiyorum. Atılan imzalar, kentsel dönüşüm sebebiyle kiraya çıkan vatandaşlar için atılmıştır" dedi. "EMİN ADANUR BİZİ 150-200 MİLYON TL ZARARA SOKTUĞU İÇİN ARAMIZDA HUSUMET BAŞLAMIŞTIR" Emin Adanur’un hakkındaki iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Bozbey, "Emin Adanur'un yalan iddiaları vardır. 2024 sonuna kadar bana "abi" diyordu. 2019’da Fatih Ergün sözleşmeden ayrıldı. İş, Emin Adanur’un şirketine verildi. İnşaatlarda yapım kalitesinde problemler çıkınca kardeşleri beni aradı. Emin Adanur bizi 150-200 milyon TL zarara sokmuştur. Bu sebeple aramızda husumet başlamıştır. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olunca ziyaretime geldi. Bana "İş var" dedi. "İhaleye gir" dedim. İhalesiz iş istedi, asla kabul etmedim. 2025’in ilk aylarında tekrar iş istedi. Sesini yükselterek, "Verecek misin, vermeyecek misin?" dedi. Ben de "Hukuka aykırı iş yapmam" dedim. "Göreceksin sen" diyerek beni tehdit etti. Sosyal medyada iftira atmaya başladı. Dolandırıcılık suçlarından yurt dışına kaçmıştır. Bu kişinin beyanlarını kabul etmiyorum. Ben kardeşimle, akrabalarımla ve herkesle her an görüşebilirim. Ben belediye başkanıyım. ETS kayıtları suç oluşturmak için dosyaya konulmuş şeylerdir. Emin Adanur hakkında her gün ayrı ayrı suç duyurusunda bulunacağım. Eşim, kızım ve ailem bu olaylardan etkilenmiştir. Bunun da bir cezası olacaktır. 1381 ada 2 parselde bulunan Ataevler’deki ilk etap kentsel dönüşüm projesiydi. Depreme dayanıklı şekilde yapılması gerekiyordu. Burada 13 bin kişi yaşıyordu. Altyapının tamamen değişmesi gerekiyordu. Kentsel dönüşüme karşı çıkmadım. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinde 440 dairenin 950 daireye çıkarılacağı beyan edildi. Bu karar Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylandı. Bu olayla ilgili neden suçlandığımı anlamış değilim. Nilüfer Belediyesi olarak emsal artırımı uygulamasına itirazlarımız vardı. Bursa Büyükşehir Belediyesi bizi dikkate almadı. Kentsel dönüşümü engellemekle bizi halka şikâyet etti. Bu olaydaki suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hayatımda suç işlemedim. Nasıl olur da örgüt lideri olarak gösterilebilirim? İnsanların adalete olan güvenini yitirdiler" ifadelerini kullandı. BANA İTİBAR SUİKASTI YAPILDI HTS kayıtlarındaki görüşmeleri de suç olarak görmediğini ifade eden Bozbey, "Ben uzun yıllardır belediye başkanlığı yaptım. Bu yüzden binlerce insanda benim telefon numaram var. Sorunu olan, yerinin imar durumunu öğrenmek isteyen, hastane konusunda yardım isteyen vatandaş beni arar. HTS kayıtlarındaki aramalar suç olarak gösterilmiş. Normal olan görüşmeler bile bu dosyada suç gibi gösterilmiş. Bunu kabul etmem mümkün değil. Nasıl hesaplandığı belli olmayan bilgiler sosyal medyada yayınlandı. Hani dosyada gizlilik vardı? Bize itibar suikastı yapıldı. Basında çıkan yalan ve iftiralardan eşim, ailem ve dostlarım etkilendi. Bunların hepsini lanetliyorum. Bu kötü niyetli insanlar buradaki insanlara kötülük yapmaya devam ederse bunun sorumlusu kim olacak? Kişisel haklarımızı kim koruyacak? Suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. GÖZYAŞLARINI TUTAMADI Bozbey, savunmasında sık sık Bursa’ya hizmetlerini hatırlatarak, suçlamaların siyasi ve kişisel husumetlerden kaynaklandığını öne sürdü. "Bana güvenen Bursalı hemşerilerime teşekkür ediyorum" diyen Bozbey, kararın vicdanlı bir şekilde verilmesini beklediğini ifade etti. Savunma sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Bozbey, "Benim neden tutuklandığımı 3 milyon 500 bin Bursalı hemşerim çok iyi biliyor. Bursa’ya hizmet ettiğim için gururluyum. Bursa’nın borçlarını bitirdiğim, Bursa’yı Avrupa’ya tanıttığım ve Bursaspor’un Süper Lig’e çıkması yönünde destek verdiğim için gururluyum. Eğer bunlar suçsa ben bu suçları işlemeye devam edeceğim. Bunlar benim onurumdur. 111 gündür uzak kaldığım eşime, çocuklarıma ve Bursa’ma kavuşmayı bekliyorum. Karar verirken vicdanlı bir şekilde karar vereceğinize eminim" dedi.

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi

Bursa'da rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında tutuklu bulunan CHP'li Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi. Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G., kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 SAYFA İDDİANAME HAZIRLANDI Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi Seden Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da Seden Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veren iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi Seden Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. ÖRGÜT ARASI RÜŞVET PAYLAŞIMINI TURGAY ERDEM YAPMIŞ Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. MUSTAFA BOZBEY İÇİN 402 YIL HAPİS İSTENDİ İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

CHP’den Bursa’da "Sağlık Nöbeti": Memleket Hastanesi satılamaz! Haber

CHP’den Bursa’da "Sağlık Nöbeti": Memleket Hastanesi satılamaz!

Bursa’da sağlık tesislerine ait taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasına yönelik kararlar kentte büyük tepki çekerken, CHP Bursa İl Başkanlığı Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve Memleket Hastanesi önünde basın açıklaması düzenledi. Bursa’da sağlık alanlarının satışına yönelik tepki çekerken , CHP Bursa İl Başkanlığı konuyla ilgili Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Memleket Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Bursa Memleket Hastanesi’nde düzenlenen basın açıklamasına TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa’da kamuya ait sağlık alanlarının özelleştirme kapsamına alınmasına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Yeşiltaş, söz konusu sürecin yalnızca Bursa’yı değil, Türkiye genelinde sağlık sisteminin geleceğini doğrudan ilgilendirdiğini belirterek, kamu sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde tasfiye edildiğini vurguladı. Yeşiltaş açıklamasında, 16 Mart ve 24 Nisan tarihlerinde yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla başlayan sürecin kapsamının giderek genişletildiğine dikkat çekti. Nilüfer, Yıldırım ve Yenişehir’deki taşınmazlarla başlayan uygulamaların; bugün Memleket Hastanesi, Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi arazisi, Mustafakemalpaşa Tepecik Aile Sağlığı Merkezi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi gibi Bursa’nın sağlık omurgasını oluşturan kritik alanlara kadar uzandığını ifade etti. Bu gelişmelerin teknik bir planlama ya da masum bir dönüşüm olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yeşiltaş, “Bu, açık ve net bir şekilde kamu sağlık altyapısının tasfiye edilmesidir. Ve bu tasfiye süreci, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı politikaların doğrudan sonucudur” dedi. AKP’nin sağlık alanını bir kamu hizmeti olmaktan çıkararak kar odaklı bir sektöre dönüştürme hedefini hiçbir zaman gizlemediğini söyleyen Yeşiltaş, “Sağlıkta dönüşüm” adı altında yürütülen politikalarla önce kamu hastanelerinin sistemli biçimde zayıflatıldığını, nitelikli hizmet üretme kapasitesinin törpülendiğini ve sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşullarına mahkûm edildiğini ifade etti. Ardından ortaya çıkan sorunların gerekçe gösterilerek özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu belirten Yeşiltaş, “Bu süreç bilinçli olarak yürütülmüştür” dedi. Şehir hastaneleri modeline de değinen Yeşiltaş, bu modelin kamu kaynakları üzerindeki yüküne dikkat çekti. Milyarlarca liralık garanti ödemeleriyle kamu bütçesinin uzun yıllar boyunca yük altına sokulduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinin şirketlerin kar planlarının bir parçası haline getirildiğini ifade etti. Bugün alınan “özelleştirme kapsamına alma” kararlarının yarın hangi projelere ve hangi sermaye gruplarına hizmet edeceğinin belirsiz olduğunu vurgulayan Yeşiltaş, bu konuda kamuoyuna bugüne kadar tatmin edici hiçbir açıklama yapılmadığını dile getirdi. Bursa’nın ve Güney Marmara’nın en köklü sağlık kurumlarından biri olan Memleket Hastanesi’ne de özel olarak değinen Yeşiltaş, hastanenin yıllar önce kapatıldığını ve inşaatının uzun süredir tamamlanamadığını hatırlattı. Bursalıların bu alanın yeniden sağlık hizmetine kazandırılmasını beklediğini belirten Yeşiltaş, buna karşın söz konusu alanın özelleştirme kapsamına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Memleket Hastanesi’nin yalnızca bir sağlık kurumu olmadığını vurgulayan Yeşiltaş, buranın Bursa’nın ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Memleket Hastanesi; hayatın en gerçek anlarının yaşandığı, sevinçlerin ve hüzünlerin iz bıraktığı bir duraktı. Burada atılan ilk nefesler, verilen mücadeleler ve edilen vedalar, yıllar boyunca sayısız insanın hafızasında yer etti. Bu hastane, Bursalıların ortak duygularını taşıyan bir mekâna dönüştü. Bugün bu hafızanın yok sayılması, sadece bir yapının değil, bir kentin geçmişinin de yok sayılmasıdır.” Açıklamasında iktidara bir dizi soru yönelten Yeşiltaş, Bursa’nın en kıymetli sağlık alanlarının hangi gerekçeyle özelleştirme kapsamına alındığını, bu alanların geleceğinin kimlerle ve hangi kriterlere göre belirlendiğini sordu. Şehir hastanelerinin sürdürülebilirliği için yeni kamu alanlarının hedef alınıp alınmadığını da gündeme getirdi. "BU HALK SİZİ İLK SEÇİMDE GÖNDERECEK" Kamuya ait alanların satışından elde edilecek gelirlerin siyasi amaçlarla kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin kaygılarını da dile getiren Yeşiltaş, “Eğer kamu alanlarını satarak bir seçim bütçesi yaratmayı hedefliyorsanız, hiç uğraşmayın. Çünkü bu halk sizi ilk seçimde gönderecek” ifadelerini kullandı. Sağlık hizmetinin anayasal bir hak olduğunun altını çizen Yeşiltaş, mevcut sistemin eşitsizlik ürettiğini belirterek, “Parası olanın daha hızlı ve kaliteli hizmet aldığı, parası olmayanın ise sistemin dışına itildiği bir düzen kabul edilemez” dedi. Kamu hastanelerinin bilinçli olarak işlevsizleştirildiğini ve ardından “çalışmıyor” gerekçesiyle özelleştirme politikalarının devreye sokulduğunu ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı olarak bu sürecin karşısında durmaya devam edeceklerini belirten Yeşiltaş, Bursa’nın sağlık altyapısının talan edilmesine ve geleceğinin ipotek altına alınmasına sessiz kalmayacaklarını vurguladı. Söz konusu kararların iptali için her türlü demokratik ve hukuki mücadelenin sürdürüleceğini ifade etti. Yeşiltaş açıklamasının sonunda ise şu ifadelere yer verdi: “Hiç kimse şunu unutmasın: Bu ülkenin hastaneleri, sağlık merkezleri, arazileri bir avuç iktidar sahibinin tasarrufunda değildir. Bunlar 86 milyon yurttaşın ortak değeridir. Bursa’nın iradesine çöktünüz, Bursa’nın suyuna çöktünüz, Bursa’nın yeşiline çöktünüz; şimdi de Bursa’nın malına çökmeye çalışıyorsunuz. Artık yeter. Bursa’nın yakasından da halkın yakasından da düşün.” CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da özelleştirme kararına tepki gösterdi ve mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti. "TUTUKLU OLAN BURSA'NIN İRADESİDİR" Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da yaptığı açıklamada gündeme ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey üzerinden yürütülen sürece tepki göstererek, “Tutuklu olan yalnızca Mustafa Bozbey değil, Bursa’nın iradesidir” dedi. Günaydın, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin Bursa’da açık farkla kazandığını hatırlatarak, buna rağmen farklı yöntemlerle belediye yönetiminin etkisizleştirilmeye çalışıldığını ifade etti. Eski dosyalar üzerinden yürütülen süreçleri “kumpas” olarak nitelendiren Günaydın, halkın iradesinin gasp edilmek istendiğini söyledi. Yargı üzerinden siyasetin dizayn edilmek istendiğini ifade eden Günaydın, Türkiye genelinde belediyelerin büyük çoğunluğunun iktidar partilerinde olmasına rağmen tüm eleştirilerin CHP’li belediyelere yöneltildiğini dile getirdi. Günaydın, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Konuşmasında cezaevlerindeki doluluk oranlarına da değinen Günaydın, mevcut kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunduğunu, bunun sistemsel bir sorun olduğunu ifade etti. Günaydın, artan suç oranlarının nedenlerinin sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, özellikle uyuşturucu, sanal bahis ve kumar konularında iktidarı eleştirdi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Günaydın, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle milyonlarca vatandaşın açlık sınırının altında yaşadığını söyledi. Eğitim ve sağlık sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Günaydın, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadığını kaydetti. "HASTANELERİ SATMAK ÇÖZÜM DEĞİL" Sağlık alanındaki özelleştirmelere de değinen Günaydın, hastanelerin satışına karşı olduklarını belirterek, “Sağlık sistemi çözülemeyince hastaneleri satmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı. Erken seçim çağrısında da bulunan Günaydın, toplumun büyük bir kesiminin sandık istediğini dile getirerek, “Sandık geldiğinde halkın iradesi yeniden tecelli edecek” dedi.

Rakamlarla ifşa etti! "Gürsu'ya üvey evlat muamelesi" Haber

Rakamlarla ifşa etti! "Gürsu'ya üvey evlat muamelesi"

Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, CHP'li Mustafa Bozbey Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ait faaliyet raporundaki verileri masaya yatırarak ilçeye yönelik hizmet adaletsizliğine sert tepki gösterdi. Işık, faaliyet raporundaki rakamların, Gürsu halkına yönelik açık bir kaynak ayrımcılığını tescillediğini ifade etti. Asfalt yatırımlarında "üvey evlat" muamelesi CHP yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyet raporunda yer alan; ilçelere sunduğu asfalt hizmetlerini karşılaştıran Başkan Mustafa Işık, Gürsu’ya ayrılan payın diğer ilçelerin çok gerisinde kaldığını vurguladı. Bazı belediyelere 60 bin ton, hatta bir ilçeye 479 bin ton asfalt yatırımı yapıldığını hatırlatan Işık, "Gürsu’ya reva görülen miktar ise sadece 6 bin tonla sınırlı kalmıştır. Bu uçurumun izahı yoktur" dedi. Yol malzemesi dağıtımında uçurum: 110 bin tona karşı 5 bin ton Benzer bir tablonun yol yapımında kullanılan ocak malzemesinde de yaşandığını dile getiren Işık, ilçeler arasındaki dağılımı belirterek Mustafakemalpaşa: 110 bin ton, Mudanya: 42 bin ton, Gürsu: 5 bin ton hani 17 ilçeye adil ve eşit hizmet götürülecekti? Büyükşehir’in kendi resmi raporu, ‘eşitlik’ söylemlerinin sadece kağıt üzerinde kaldığını ve siyasi bir ayrımcılık yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır," dedi. "Hak ve adalet söylemleri Gürsu sınırında duruyor" Siyaset sahnesinde sürekli "Hak, hukuk ve adalet" vurgusu yapanların icraat noktasında Gürsu’yu görmezden geldiğini belirten Işık, eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: "Hak bunun neresinde, adalet bunun neresinde? Gürsu halkının hakkını savunduğumuz her an karalama kampanyalarıyla susturulmaya çalışıldık. Ancak su sorununda da yangın felaketinde de olduğu gibi, zaman bizi bir kez daha haklı çıkarmıştır. Önceliklerinin siyasi polemik değil, Gürsu halkının hizmet alması olduğunu belirten Belediye Başkanı Mustafa Işık, açıklamasını kararlılık mesajıyla noktaladı: "Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek; yani Gürsu’nun hakkını almaktır. Hemşehrilerimizin hukukunu ve alın terini her platformda sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.