SON DAKİKA
Hava Durumu

#Müteahhit

Söz Bursa - Müteahhit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müteahhit haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi Haber

Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi

Bursa'da rüşvet ve örgüt soruşturması kapsamında tutuklu bulunan CHP'li Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in 402 yıla kadar hapsi istendi. Edinilen bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Nilüfer ilçesinde dönemin belediye başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edilmesi üzerine 31 Mart'ta, Mustafa Bozbey'in yanı sıra eşi S. Bozbey, kızı S.G., kardeşleri R. Bozbey ve E. Bozbey ile bazı belediye çalışanları ve rüşvet verdiği öne sürülen çok sayıda iş insanının da aralarında yer aldığı 57 şüpheli gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden biri savcılık sorgusunun ardından salıverilirken daha sonra sulh ceza hakimliğine sevk edilen 56 şüpheliden Bozbey'in de aralarında bulunduğu 23 zanlı 4 Nisan'da tutuklandı. Bu kişilerin dışında "rüşvet, suç örgütü kurma, suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama" gibi suçlardan 14 Ekim 2025'te tutuklanan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 7 zanlının bu dosya kapsamında da tutuklanması kararlaştırıldı. Dosya kapsamında toplam tutuklu sayısı 37'ye yükselirken, yurt dışında bulunan şüphelilerden Ş.G. ve T.K.'nin de yakalama çalışmaları sürüyor. 862 SAYFA İDDİANAME HAZIRLANDI Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanık hakkında 862 sayfa iddianame hazırlandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem "liderliğinde" faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. İddianamede, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı, Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında imzaları bulunan örgüt üyelerinin kanunsuz emirleri uyguladıkları belirtilen iddianamede, söz konusu projelere ilişkin Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği tarafından düzenlenen uzmanlık raporlarında hem yapı ruhsatlarında hem de yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıkların olduğunun tespit edildiğine de yer verildi. İddianamede, Bozbey'in dönemin Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'e "tek imza" şeklinde tabir edilen usul ve esaslara aykırı yetki verdiği, bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek firma sahiplerinden elde edilen rüşvetler karşılığında usulsüz projelerin ruhsatlarının onaylandığı, Bozbey liderliğinde usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alınarak haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. İddianamede, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı bulunmamasına rağmen Erdem'e bu yetkinin verildiği ve proje ruhsatlarının "tek imza" ile onaylandığı bilgisi verildi. Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak örgüt yöneticilerine ve üyelerine yönetmeliklere aykırı talimatlar verdiği, yüklü meblağlarda haksız kazançlar elde ettiği, bununla birlikte örgüt içinde yer alan şahısların konumları itibarıyla lidere mutlak itaat halinde oldukları tespitlerine yer verilen iddianamede, Bozbey'in talimatları ve telkinleriyle örgüt hiyerarşisi içinde yer alan üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu belirtildi. İddianamede, bu firmalara kaynağı belli olmayacak şekilde "hayatın olağan akışına ters" taşınmaz geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek işlenen suçların gizlenmeye çalışıldığı, suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin paravan firmalar ve şahıslar vasıtasıyla önce gizlenmeye çalışıldığı akabinde yine paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirdiği ifade edildi. Para alışverişi olmadan yapılan tapu devirlerini MASAK ortaya çıkardı Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in, dönemin belediye başkanı Bozbey'in talimatlarıyla yapılacak usulsüz emsal artışları karşılığında müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği bildirilen iddianamede, müteahhit firma yetkilileri olan şüphelilerden paravan şirketlere gayrimenkul devirlerinin olduğu, her ne kadar bu devirler satış olarak gösterilmişse de MASAK raporunda tapu devirlerinde herhangi bir hesap hareketine rastlanılmadığına işaret edildi. İddianamede, söz konusu usule aykırı şekilde inşaat projelerinin mimari çiziminin "örgüt liderinin" talimat ve telkinleriyle "TİBA Mimarlık" işletmesine yaptırıldığı, söz konusu mimarlık firmasının sanık İldam Aydın Bozbey'e ait olduğu, burada çizilen inşaat ruhsat projelerine ilişkin rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlenmeye çalışıldığı ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. Ayrıca, iddianamede bu firmada örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in de daha önce ortaklığının bulunduğu, "Mustafa Bozbey suç örgütü"nün suç gelirlerinin aklanması yönündeki eylemlerinin 2019 yılından sonrada devam ettiğinin anlaşıldığı tespitine yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla suç örgütü kurduğu, dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Yardımcısı Erdem'i usul ve yasaya aykırı olarak görevlendirdiği, bu yetkilendirme ve kadro ihdasını, kendisini gizlemek ve yakalanmasını engellemek maksadıyla yaptığı vurgulandı. Bazı şirketlerin "paravan" olarak kullanıldığına yönelik tespitlerin yer aldığı iddianamede, Mustafa Bozbey'in 2021 yılında Seres Gayrimenkul Yatırım AŞ firmasında satış elemanı ve danışman olarak çalıştığının görüldüğü, Bozbey'in eşi Seden Bozbey ile SERES Gayrimenkul ünvanlı firma arasında "Fide AŞ Borç" adı altında yoğun para transferlerinin bulunduğu, Fide Eğitim Kurumları AŞ yönetim kurulu başkanının da Seden Bozbey olduğu belirtildi. Mustafa Bozbey'in 1999 yılında kurduğu ve aile bireylerinin de yönetimde yer aldığı NİLVAK adlı vakfa para gönderildiği tespitlerine yer veren iddianamede, para gönderilen tarih itibarıyla Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanı, eşi Seden Bozbey'in de NİLVAK yönetim kurulu başkanı olduğu kaydedildi. ÖRGÜT ARASI RÜŞVET PAYLAŞIMINI TURGAY ERDEM YAPMIŞ Turgay Erdem'in rüşveti elden teslim alarak örgüt üyeleri arasında paylaştırdığı tespiti İddianamede, Turgay Erdem tarafından da belli bir örgütsel yapı kurulduğu, bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı, bu vesileyle birliğin sağlandığı ve örgütsel yapıdan kopmaların önlendiği yer aldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri olan Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği belirtilen iddianamede, Erdem'in elden teslim aldığı rüşveti örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı. İddianamede, Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahibi olan sanıklardan usulsüz emsal artışı ve usulsüz yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı belirtildi. Sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve alınan bilirkişi raporunda da kamu zararının ve usulsüzlüğün tespit edildiğine yer verilen iddianamede, Bozbey'in bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde diğer örgüt üyesi olan şüphelileri emir ve talimatlarıyla yönlendirdiği ayrıca "imar kirliliğine neden olmak" suçunu işlediği kaydedildi. Bozbey'in ayrıca 2009 yılından itibaren mevzuata aykırı olarak "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı ihdas ederek İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yetkililerince bizzat kullanılması gereken ve devredilmesi mümkün olmayan yetkileri, yetki tecavüzü suretiyle dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Turgay Erdem'de toplayarak üzerine atılı "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçunu da işlediği aktarıldı. MUSTAFA BOZBEY İÇİN 402 YIL HAPİS İSTENDİ İddianamede Mustafa Bozbey'in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapsi istendi. Turgay Erdem'in ise 946 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer 61 sanığın farklı oranlarda hapisle cezalandırılması talep edildi.

Ev hayali kuranlar dikkat: ‘Helvacı Kağıdı’ tuzağı paranızı yakabilir! Haber

Ev hayali kuranlar dikkat: ‘Helvacı Kağıdı’ tuzağı paranızı yakabilir!

Yıllardır ev alma hayali kuran binlerce çift, topraktan (projeden) daire alırken ‘helvacı kağıdı’ misali yaptıkları hata sebebiyle mağdur olabiliyorlar. Hukukçular; en büyük hatanın noterde düzenleme şeklinde resmi satış sözleşmesi yapmak yerine müteahhitle ‘adi yazılı’ (kendi aranızda veya adi kağıda) sözleşme imzalamak olduğuna dikkat çekiyor. ‘Helvacı kağıdı’ diye adlandırılan bu tür belgenin hukuken geçerli olmadığına ve ödenen paranın yanmasına sebep olabileceğini hatırlatıyor., Müteahhitten ev almak, birçok kişi için önemli ve büyük bir yatırım; ancak yapılan basit hatalar ‘ev alalım’ derken yuvanın temelden sarsılmasına sebep olabiliyor. Temelden (topraktan) daire alırken yapılan en büyük hata, güvence ve hukuki altyapıyı göz ardı edilmesi olarak öne çıkıyor. Bursa Barosu avukatlarından Rıdvan Çelikler, müteahhidin geçmiş projelerini araştırmadan, detaylı bir teknik şartname imzalamadan ve tapu yerine sadece "senet" veya "helvacı kağıdı" sözleşmesine güvenerek peşinat vermek telafisi imkansız zararlar doğurduğunu dile getiriyor. Öncelikle arsanın tapusunu mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten Avukat Çelikler, "Arsa üzerinde ipotek, şerh veya haciz gibi hacizli borçlar olmamasına dikkat edin. Müteahhit ile yaptığınız sözleşmeyi mutlaka Noter huzurunda ‘Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi’ olarak yapın. Adi yazılı sözleşmelerin yasal bağlayıcılığı zayıftır. Müteahhidin bitirdiği projeleri inceleyin. Yalnızca kendi öz sermayesiyle mi yoksa banka kredileriyle mi inşaat yapıyor araştırın. Önceki projelerindeki alıcılarla görüşün. Zamanında teslimat yapılmış mı, iskan (yapı kullanım izni) alınmış mı sorun. Satın almayı planladığınız daireye karşılık gelen arsa payının tapu müdürlüğünde adınıza devredin. Bu temelden ev alımlarında en önemli hukuki güvencedir. Taahhüt edilen teslim tarihini net bir şekilde öğrenin ve sözleşmeye bu tarihi ekletin. Müteahhidin sunduğu garanti süresi hakkında bilgi alın. Yapılacak tamirat ve bakım işlerinin garanti kapsamında olup olmadığını öğrenin." dedi.

Şadi Özdemir açıkladı: Barış mahallesi’nde güvenli dönüşüm için imzalar atılıyor. Haber

Şadi Özdemir açıkladı: Barış mahallesi’nde güvenli dönüşüm için imzalar atılıyor.

Nilüfer Belediyesi, Barış Mahallesi’nde hayata geçireceği kentsel dönüşüm projesi için hak sahipleriyle bir araya geldi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yeni modelde vatandaşın yüklenici firmayla değil doğrudan belediyeyle muhatap olacağını açıkladı. Nilüfer Belediyesi, kentsel dönüşüm projelerinde sıkça yaşanan yarım kalmış inşaatlar ve yüklenici firma kaynaklı mağduriyetlerin önüne geçmek için yeni bir model geliştirdi. Hak sahiplerinin doğrudan belediye ile muhatap olacağı bu güvenli dönüşümün tanıtım toplantısı, dönüşümün ilk başlayacağı bölge olan Barış Mahallesi sakinlerine yapıldı. Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen bilgilendirme toplantısına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları ve dönüşüm alanında yaşayan hak sahipleri katıldı. Toplantıda, projenin teknik detayları ve sürecin işleyişi mahalle sakinleriyle paylaşıldı. Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, geçmişte yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarında vatandaşların ciddi sıkıntılar yaşadığına dikkat çekti. Yıkılan evlerine yıllardır dönemeyen ve yüklenici firmaların taahhütlerini tutmamasıyla zor durumda kalan aileler olduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, geliştirdikleri sistemin mantığını şu sözlerle anlattı; "Kentsel dönüşümde vatandaşın yüklenici firmayla olan birebir ilişkisini ortadan kaldırıyoruz. Vatandaşın muhatabı doğrudan belediye olacak. Belediye hak sahibinin hakkını koruyacak, işi yaptıracak ve süreci denetleyecek. Hak sahibi olarak sizler, yükleniciler karşısında bireysel mücadele verdiğinizde zayıf kalabiliyorsunuz. Biz diyoruz ki; aradaki köprü belediye olsun, sorumluluğu belediye alsın. Böylece müteahhit size karşı değil, belediyeye karşı sorumlu olacak." Bu projeyi ticari bir amaçla değil, tamamen "sosyal belediyecilik" anlayışıyla hayata geçirdiklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, hedeflerinin halkın güvenli konutlara kavuşması olduğunu belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Halkın çıkarlarını korumak gerektiğine inandığımız için bu sorumluluğu alıyoruz. Amacımız devasa, yüksek binalar dikmek değil; sağlıklı, yaşanabilir, güvenli konutlar üreterek bu modeli tüm Bursa’ya örnek hale gelmeli" dedi. Barış Mahallesi’ndeki kentsel dönüşümde, hak sahibi sayısının az olması ve uzlaşmanın daha hızlı sağlanabileceği öngörüsüyle pilot bölge seçildiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, sürece dair şu takvimi paylaştı; "Sizlerle hızlı bir şekilde uzlaşma sağlayıp, anlaşmaları tamamlarsak, 2027’nin Mayıs veya Haziran ayında temeli atmayı hedefliyoruz. 1,5 yıl, en fazla 2 yıl içinde de konutlarınızı teslim edecek bir model üzerinde çalışıyoruz. Barış Mahallesi’ndeki bu adımı, daha sonra Esentepe Mahallesi’ndeki planlarımız izleyecek." Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürü Mustafa Yılmaz, hak sahiplerine projenin teknik detaylarını içeren bir sunum yaptı. Toplantı, vatandaşların sorularının cevaplanmasıyla sona erdi.

Bozbey’den Hatay Ulu Cami tepkisi: "Haksız karar, yüzde 60'ı tamamlanmış işi elimizden aldılar!" Haber

Bozbey’den Hatay Ulu Cami tepkisi: "Haksız karar, yüzde 60'ı tamamlanmış işi elimizden aldılar!"

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 6 Şubat depreminde yıkılan Hatay Ulucami'nin restorasyon işini Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden aldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, inşaatın yüzde 60 seviyesine geldiğini, çalışmaların Haziran ayında bitmesini planladıklarını ifade ederek, "Bu haksız karardan Cumhurbaşkanı ve Kültür Bakanının haberinin olmadığını düşünüyorum" dedi. Hatay Antakya Ulu Cami'nin restorasyon projesini yürütürken, CHP Genel Başkanı Özgür Güzel ile Hatay ziyaretinde açılışta cuma namazı kılma sözünü verdiklerini hatırlatan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Hızlı biçimde programlarımızı yaptık, restorasyona devam ettik. Belgeler elimizde. Ben hiç kimseden ne saklıyorum ne gizliyorum ne de farklı söylüyorum. 7 Ekim'de Antakya'da o sözü verdikten iki gün sonra 9 ekimde bilim kurulu projeyi onayladı. Birileri konuşuyor. Yalan söylemeyin bari, yazık ya. 9 Ekim'de proje onaylandı Bilim Kurulu tarafından, onca çabamıza rağmen Nisan'da Bilim Kuruluna veriliyor, Bilim Kurulu onaylamıyor. Bir ara onaylanıyor, tekrar bizden ilave evraklar istedi. Arkadaşlarımız yoğun biçimde çalıştı. Neticede biz bu göreve gelirken de o projeyi ele aldık. Bursa'nın Ulu Cami'nin aynı ismini taşıyan, isimdaşı, buraya sahip çıkmak. Hele hele Antakya'da 2023'te 6 Şubat‘ta o depremden sonra yerle bir olmuş o bölgeye katkı sağlamak amacındaydık. 22 gün o bölgede kaldım. O dönemde yönetici de değildim. Ne olduğunu biliyorum, o camiyi yapmak. Yıllarca Bursa'da beni çok iyi bilirler, Nilüfer'de neyi ne yaptığımızı, ibadet alanlarımıza nasıl sahip çıktığımızı. Göstermelik değil, bizim göstermelikle işimiz yok. Biz yaparız, yürekten yaparız, ama canı gönülden yaparız. Birileri gibi göstere göstere, biz yapıyoruz demeyiz. Yaparız insanlar kullanır. O hizmeti üretiriz orada, gerçekleştiririz" dedi. 9 Ekim'de projeye başladıklarını vurgulayan Başkan Bozbey, "Deprem olmuş 6 Şubat'ta, proje onaylanmış 2024 9 Kasım'da. Ya da sizin döneminiz diyelim ki 2024 Mart sonu bitti. O güne kadar niye projeleri onaylatmadınız, niye yaptırmadınız. Ya kaybetme tehlikesini demek ki görmüşler, bundan o anlaşılıyor. Biz yapmayalım, oylayalım, geçsin bakarız sonrasında. Topluma yalan söylemeyin, toplum doğruları biliyor. Yoğun biçimde çalıştık arkadaşlar şu anda yüzde 60‘lara getirdik. Üstelikte en kötüsü, en uzun çalışma süresini alan temel seviyesidir. Onları tamamladık biz, bitirdik. Ancak bundan birkaç gün önce elimize bir yazı geldi. Vakıflar Genel Müdürlüğü diyor ki 13'üncü maddeye göre iptal ettim, bundan sonra biz yapacağız diyor. Müteahhide 1 TL borcumuz yok. Üstelik de müteahhide dedim ki ‘yap, al parayı'. Öyle çalıştık. Bakın özellikle cami için, Antakya Ulu Cami için, müteahhit hangi hak işi getirdiyse parasının tamamını aldı, onu da sözünü verdik çünkü bir an önce tamamlayalım, bitirelim diye. Sözleşmesi 2026 Haziran'a sarkıyor öyle imzalamışsınız. Şimdi kalkıp, ‘efendim işte şu tamamlandı', ‘bu tamamlandı', ‘burası bitmedi'. Allah aşkına yalan söylemeyin bu topluma, toplum bu kadar cahil değil. Belgeler var, siz sözleşmeyi imzalamışsınız, ben imzalamadım. Diyorsunuz ki ‘2026'nın Haziran'ıda bitireceğim', sözleşme imzalıyorsunuz, niye o zaman 2025'te şu tarihte bitireceğim diye imzalamadınız. Hakikaten ben öyle siyasi değilim, öyle yönetici değilim. Arkadaşlar yalanla işimiz yok. Yüzde 60'ını tamamladık arkadaşlar. 97 milyonluk ihale yapılmış, 54 milyonu bunun ihale, ödediğimiz 86 milyonun geri kalanının fiyat farkı, keşiflerini de hazırlayan yine vakıflar. Yani o keşif üzerinden ihaleye çıkılmış. Durumdan Sayın Cumhurbaşkanımız ve sayın Kültür Bakanının haberinin olmadığını düşünüyorum. Şu an orada kesintisiz 16 kişi çalışıyor aktif olarak. Bitirilmesi konusundaki hassasiyetlerini en üst seviyeye çekiyorlar. ‘Efendim şurası bitti', ‘yanındaki şu bitti' diyorlar, o bittiyse onun projesi demek ki daha önce alınmış, daha önce yapılmış. Yıkım Rölevesi Koruma Kurulu onayı tarihi 12.12.2023. Siz ne zaman yaptığınız bu sözleşmeyi dokuzunda yani eylülde yaptınız. 12.12'de sadece yıkımla ilgili kısmı onaylanmış. Kalıntı Rölevesi Koruma Kurulu tarihi 14.03.2024. Restitüsyon Projesi Koruma Kurulu onay tarihi 28.06.2024. Güçlendirme Projesi, ki bu buna göre yapılıyor binalar, onay tarihi 09.10.2024. Arkadaşlar yani ne zaman, Antakya'da biz Haziran 2026'da orada cuma namazını kılacağız, genel başkanımızla birlikte, genel başkanımıza da söyledi. Dediğimiz günden iki gün sonra onaylandı. Daha da ilginç bir şey söyleyeyim size Minare Projesinin Koruma Kurul onayı 22.10.2025. Arkadaşlar niyet televizyona çıkıp da yalan söylüyorsunuz. Belge burada, buna göre yapıyoruz zaten biz. Yazıktır, günahtır. Hele hele bu tür projeleri projesi yapmak mümkün değil, cezası bile var" ifadelerini kullandı.

8 yıldır evlerine kavuşamıyorlar! Haber

8 yıldır evlerine kavuşamıyorlar!

 Mahkeme kararıyla sözleşmesi fesih edilen müteahhit, iddiaya göre daireleri sahte sözleşmelerle başka kişilere sattığı için, asıl daire sahiplerini evlerini satmaya zorluyor. Adliye önünde toplanan mağdurlar hakları olan dairelerini istediler. Bursa'nın Nilüfer ilçesi Ataevler Mahallesinde bir müteahhit, 8 yıl önce kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde 192 tapu sahibiyle kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde anlaştı. Sözleşmeye göre, 2 yılda 9 kattan oluşan 10 blok 428 daire yapılması gerekirken, aradan geçen 8 yıl geçmesine rağmen sitenin yüzde 59'u tamamlandı. Evlerine 6 yıldır yerleşemeyen hak sahipleri firmadan şikayetçi oldu. Mahkeme kararıyla müteahhitin sözleşmesi fesih edildi. Mahkeme kararıyla çekilmesi gereken firma, iddiaya göre, başka kişilere daire satıp sözleşme yaptığı için, ev sahiplerini silahla tehdit edip, “Dairelerinizi bize satın” dedi. İddiaya göre, mağduriyet üzerine bir de tehdit edilen yüzlerce vatandaş, adliyenin yolunu tutup firmadan bir kez daha şikayetçi oldu. Bursa Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapan mağdurlar, “ 8 yıl önce 192 hak sahibi tapulu arazisini kentsel dönüşüm çerçevesinde bir müteahhide yerini veriyor. 8 yıldır aynı müteahhit bu siteyi bitirmemek için elinden geleni yapıyor. Çünkü burayı kendine göre ayarlamaya çalışıyor. Ne belediye ne de karakol buna bir şey yapamıyor. Dolasıyla bu kişi burada farklı sözleşmeler ile başka kişilere daire satıyor. 5 blokta yüzde 70 civarında oturanlar var. Onlar kendi dairelerine zaten zorla geçti. Yani burada müteahhit, daire sahiplerini caydırıp yerleri kendi alabilmesi için suç işliyor. 24 aylık bir sözleşme varken, 8 yıldır bu site tam olarak yapılmış değil. 428 kişi şu anda mağdur, çoğu kişi yıllardır kirada kalıyor” ifadelerini kullandı. “BİZE KİM SAHİP ÇIKACAK” Bir başka mağduriyet yaşayan vatandaş, “Biz kiralarda sürünüyoruz, bize kim sahip çıkacak? CİMER'e şikayet ettik, dava açtık, Çevre Müdürlüğüne şikayet ettik, Belediyeye şikayet ettik bizim daha ne yapmamız gerekiyor ? Biz nasıl derdimizi anlatalım, mağduruz. Lütfen artık bizi duyun” diyerek yetkililere seslendi. 8 yıl önce işi alan müteahhidin bırakıp gittiği, yeni bir müteahhidin de inşaatta çalışmalarına devam ettiği kaydedilirken, taraflar arasındaki ticari anlaşmazlık mahkeme yoluyla çözümlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.