SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nato Zirvesi

Söz Bursa - Nato Zirvesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nato Zirvesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: Toplanan her 100 TL verginin 65'i ÖTV-KDV Haber

Özgür Özel: Toplanan her 100 TL verginin 65'i ÖTV-KDV

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, "NATO zirvesi olacak diye Meclis'i, kamu kurumlarını, sokakları kapatan olağanüstü hal var" dedi. Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün İzmir'de olduğunu hatırlatan Özel, "İzmir'de Küçük Menderes Havzası'ndaydık. Bir günde altı ilçemizi ziyaret ettik. Bayındır'da çiçek üreten kadınlarla sabah kahvaltı sofrasında buluştuk. Ödemiş'te rahmetli Ecevit ile aynı meydanda bir römork kasasının üzerindeydik. Kiraz'da aşure dağıtırken, Beydağ'da keşkek döverken, Tire'de sokaklara sığmazken binlerle, on binlerle birlikteydik. Son olarak Konak'a, Kordon'a gittik. Zira bir sokak arkasındaki babaevimize. On binlerle birlikte İzmir'de bir kez daha kucaklaştık. Bir yanda bir mahkeme kararıyla mutlak sultanın, mutlak butlandan partiyi bölme umutlarıyla ve onun teklif ettiği görevi kabul eden bir avucun yalnızlığı bir yerde, İzmir'de yüz binlerin kararlılığına yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "ÜMİT EDİYORUZ Kİ EN KISA ZAMANDA TÜRKİYE'YE TESLİM EDİLECEK" Gülistan Doku soruşturması hakkında konuşan Özel, "Annesi ilk gün nasılsa öyle. Gördünüz, ‘İlk günden beri yanımızdaydınız' diyor. Olmaya devam edeceğiz. İlk gün iki gözü iki çeşmeydi, yine iki gözü iki çeşme. Tabii büyük bir mücadele verdi. Cumhuriyet Halk Partisi kadın kollarımız, hukukçu milletvekillerimiz, tüm milletvekillerimizin yanında parlamentodaki muhalefet partileri sahip çıktılar. O dönemde hiç unutulmasın, şehrin bürokrasisi ve orada şüpheli sözler söylediğimizde ‘Devletin valisine diyorsun. Emniyet müdürüne diyorsun, polise mi bunu söylüyorsun?' diyen dönemin İçişleri Bakanı ve şimdi karşılaştığımız durum. Heyetimiz gidip rapor ettiğinde ilk tebrik edenlerden biriydim. Orada, Tunceli'de bir kadın cumhuriyet başsavcısı, adındaki o ‘cumhuriyet' unvanını bugünlerde en çok hak edenlerden biri. Her şeye rağmen 1,5 yıldır, öyle bir-iki aydır değil. Göreve atandığı günden beri kararlılıkla bu işin üstüne gidiyor. Bizim arkadaşlarımız basın toplantısında oradaki bürokrasiye laf söyleyince neredeyse vatan haini, devlet düşmanı ilan ediliyorduk. Dönemin İl Emniyet Müdürü tutuklu, dönemin valisi tutuklu, valinin oğlu tutuklu, işaret edilen kişi Amerika'da tutuklu. Ümit ediyoruz ki en kısa zamanda Türkiye'ye teslim edilecek" dedi. "NATO ZİRVESİ OLACAK DİYE MECLİS'İ, KAMU KURUMLARINI, SOKAKLARI KAPATAN OLAĞANÜSTÜ HAL VAR" Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Ankara'da binalardan çıkıp gidince gittiğimiz yerlerdeki heyecanı, desteği, enerjiyi görünce daha önce görmediğimiz bir öfkenin bir enerjiye, o enerjinin bir kararlılığa dönüştüğünü görünce zaman zaman diyoruz ki ‘Bir şeyler oluyor.' Bıraktığımız Ankara'da da bir şeyler oluyor. Öyle Ankara değil ama Erdoğan'a yakışan, bugünkü iktidarın yönetim anlayışına yakışan ama hepimizi utandıran bir şeyler oluyor. NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanlarına çile tasarlayan, güvenlik önlemlerini artık akıl almaz boyutlara taşıyan, Meclis'i kapatan, bakanlıkları kapatan, kamu kurumlarını kapatan, sokakları kapatan bir acayip olağanüstü hal var. Bu ayrı. Bir de NATO zirvesi sırasında protesto gösterileri olabilir şüphesiyle yapılan operasyonlar, gözaltına alınan 225 kişi ve bunların 178'inin tutuklanması var" ifadelerini kullandı. "İKTİDARA YAKIN KALEMLER HEDEF TAHTASINA GENCECİK BİR İNSANI ALDILAR" Komedyen Deniz Göktaş'a açılan soruşturmaya ilişkin Özel, "Ülkemizde uzun zaman sonra siyasi mizah yapan, buna cesaret eden genç bir kardeşimiz. Çıkmış bir gösteri yapmış. Ben de tavsiye edilince, daha doğrusu üzerine konuşulmaya başlayınca açtım tamamını izledim. İktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Saraçhane ile ilgili, bizim mitinglerle ilgili bir kısımda da dalga geçiyor. Ekrem Başkan'ı eleştiriyor. Okuduğu kitapları, dönüp gelip eleştiriyor, şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor, hepimiz de güldük. O sırada Erdoğan'ı da eleştiriyor ama ‘Ben onun terapistliğine talibim' diyor. ‘Ama beni tutmazlar' diyor. ‘Para içeride kalsın diye aileden tutarlar' falan diyor. Bu kadar Erdoğan'la ilgili dediği. Bu kadar. Diyor ki, ‘Ya 600'lü yıllarda dördüncü kitaba ‘son kitap' demişler, çok iddialı değil mi?' diyor. Ama sonra da dönüyor diyor ki, ‘Ben olsam korkarım daha sonra yenisi çıkar' diyor. Sonra da ‘Çıkmadı' diyor. Başka da bir şey yok. Efendim ‘Dini değerlerle alay bilmem ne' falan filan. Bunun üzerinden iktidara yakın kalemler hedef tahtasına gencecik bir insanı aldılar. Sonra gösteri videosunu bir gece içinde engelleyip hakkında soruşturma açtılar" dedi. "YÜZDE 32,6'LIK ENFLASYONLA AVRUPA'DA BİRİNCİYİZ" Gelir ve servet adaletsizliğinin çok önemli boyutlara ulaştığını dile getiren Özel, "Maalesef gelir ve servet adaletsizliği öyle bir boyuta ulaştı ki ülkenin yüzde 80'i Afrika standartlarında, yüzde 20'si ise Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Böyle bir ayrılık var. Artık ne orta direk kaldı, ne orta gelir seviyesi kaldı. Eskinin orta direği fakir, eskinin fakirleri derin yoksulluğun pençesindeler. Yüzde 32,6'lık enflasyonla Avrupa'da birinciyiz. Dünyada beşinci sıradayız. Avrupa Birliği'nin enflasyon ortalaması yüzde 3,3. Avrupa Birliği ortalaması yüzde 3,3, Türkiye'ninki yüzde 33. Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor. Şimdi gıda enflasyonunda yine Avrupa'da birinciyiz, dünyada beşinci sıradayız. Dünyayı düşünün, dünyadaki bütün ülkeleri düşünün. Dünyadaki ülkelerin tamamında enflasyonu ve gıda enflasyonu bizden kötü olan dört ülke var sadece. Gerisinde gıda enflasyonda çok daha yüksek durumdayız. Gıda enflasyonumuz yüzde 35. Dünya ortalaması yüzde 2. Türkiye'deki gıda enflasyonu, bütün dünyanın ortalamasının tam 17 katı. Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV" Türkiye'de vergi düzeninin olmadığını, vergi adı altında halkın soyulduğunu söyleyen Özel, "Toplanan her 100 liralık verginin yarıdan fazlası ÖTV ve KDV. Net söyleyelim, hep söyleyelim, anlatalım. Bir ülkede dolaylı verginin payı yüzde 65 ise o ülke yoksulu, emekliyi, emekçiyi sömüren, zengini kayıran bir vergi düzeni içindedir. Çünkü vergi kazanandan alınır. Çok kazanandan çok alınır, çok serveti olandan çok alınır. Az olandan daha az alınır, kazanmayandan vergi alınmaz. Vergi kazananın ödeyeceği bir şeydir. Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor; 65 lirası dolaylı, 24 lirası gelir vergisi yani maaşlardan ve diğer gelirlerden, 11 lirası kurumlar vergisi. Yani o çok konuşulan, hakkında çok konuşulan çok kazananlar verginin yüzde 11'ini, geri kalan sizler verginin yüzde 89'unu yani 10 liralık verginin dokuz lirasını ya hiç vergi vermemesi ya da çok azını vermesi gerekenler, 10 liralık verginin 1 lirasını gerçekte vermesi gerekenler ödüyor. Dolaylı vergi zengin ile fakir ayırmayan vergidir. Dolaylı vergi elektrikten, sudan, telefondan, her türlü tüketimden alınan vergidir" dedi.

Kayseri’de Ümit Özdağ’dan gündemi sarsacak sert açıklamalar Haber

Kayseri’de Ümit Özdağ’dan gündemi sarsacak sert açıklamalar

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 10 günlük Anadolu gezisinin son durağı olan Kayseri’de düzenlediği basın toplantısında hem bölge illerine dair gözlemlerini aktardı hem de Türkiye gündemine oturan gelişmeleri sert sözlerle eleştirdi. Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kayseri illerinde halkla, esnafla ve sanayicilerle bir araya geldiğini belirten Özdağ, Anadolu’nun taşıyıcı kolonları olan bu şehirlerde derin bir ekonomik buhranın ve nüfus göçünün yaşandığını söyledi. "ESNAF BAŞLADIĞI GÜNDEN BU YANA EN KÖTÜ YILI YAŞIYOR" Ziyaret ettiği şehirlerde esnafın durumunun içler acısı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ümit Özdağ, "Görüştüğümüz bütün esnafların ortak tespiti, işlerin geçen seneye oranla yüzde 50 azaldığı yönünde. Esnaflığa başladıkları günden bu yana en kötü yılı yaşadıklarını ve geleceğe dair bir umut ışığı görmediklerini söylüyorlar. Ticaret odaları ve organize sanayi bölgelerinde yaptığımız görüşmelerde de yüksek enflasyon, krediye erişimin zorluğu ve eleman temini sıkıntıları kurumsal yapılar tarafından dile getirildi" dedi. Kayseri’nin bütçeye büyük katkı sağlamasına rağmen hak ettiği desteği alamadığını vurgulayan Özdağ, kentte orta sınıfın ciddi bir konut ve kira kriziyle karşı karşıya olduğunu ekledi. KAYSERİ'DEKİ "SALON" KRİZİNE BAKANLI TELEFON: "BİZ BURADAYIZ!" Kayseri’de düzenleyecekleri "Atatürk’ün Kızları Buluşuyor: Kadın Güvenliği" başlıklı toplantı öncesinde yaşanan yer krizini anlatan Özdağ, koridor arkası baskılara şu sözlerle meydan okudu: "İl başkanlığımızın anlaştığı düğün salonunun yanındaki salonu, aynı gün ve saatte Ülkü Ocakları kiraladı. Yerimizi değiştirdik, bu kez yeni salonun altındaki salonu kiraladılar. Bunun üzerine İçişleri Bakanı’nı aradım; 'Biz buradan gitmiyoruz Sayın Bakan. Devletseniz gereğini yapın' dedim. Salon sahibine baskı yapıldı, sözleşme iptal edilmek istendi ama biz üçüncü bir salon kiraladık ve bu toplantıyı bugün orada ne olursa olsun gerçekleştireceğiz. Hukuksuzluktan cesaret alanlar, hukuk önünde bunun hesabını muhakkak verecekler." SIĞINMACI ÇELİŞKİSİ VE VATANDAŞLIK İDDİASI Suriye politikası ve sığınmacı sayıları üzerinden hükümete yüklenen Özdağ, kurumlardan farklı açıklamalar geldiğine dikkat çekti. 6 Haziran’da Şam Büyükelçisi'nin "700 bin Suriyeli döndü, artık entegrasyon konuşacağız" dediğini, İçişleri Bakanı’nın ise "1 milyon 450 bin kişi geri döndü" açıklaması yaptığını hatırlatan Özdağ, "Rakamları karıştırdınız Sayın Bakan. Türk milletine doğruyu söyleyin, gerçek sayı 700 bindir. Türkiye’de 5 milyonu kayıtlı, 2 milyonu kayıtsız olmak üzere 7 milyon Suriyeli vardı; sığınmacılar dönmüyor, aksine kalıcı hale getirilip vatandaşlık verilmeye hazırlanıyor" şeklinde konuştu. Özdağ ayrıca, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçimlerden önce 2,5 milyon Suriyeliye oy kullanabilmeleri için vatandaşlık verdiğine dair iddiaları yineleyerek meydan okudu. "ANKARA'DA NATO ZİRVESİ İÇİN DÜĞÜNLER BİLE İPTAL EDİLDİ" Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO toplantısı için alınan güvenlik önlemlerinin abartılı olduğunu ve hayatı durdurduğunu savunan Özdağ, "Ankara adeta yasak şehir ilan edildi. Devlet memurları çalışmayacak, nişanlar ve düğünler iptal edildi. Bir genç çiftin nişanı NATO zirvesine nasıl bir tehdit oluşturabilir? Şaka gibi. Türkiye ekonomik krizle boğuşurken 'itibardan tasarruf olmaz' mantığıyla halkın zenginlikleri havaya saçılıyor. Zirve için IŞİD üyeleri tutuklanıyor; madem biliyordunuz neden NATO zirvesini beklediniz? Bu örgütler sadece müttefikler için mi tehdit, Türk halkı için tehdit değil mi?" sorularını yöneltti. İTTİFAK AÇIKLAMASI: "TÜRK MİLLİYETÇİLERİ BİR ZEMİN OLUŞTURACAKTIR" Gelecek seçim dönemine ve olası ittifak senaryolarına da değinen Özdağ, muhalefetin tek bir çatı altında toplanmasının mümkün olmadığını söyledi. İktidara karşı oldukları kadar muhalefette yer alan bazı partilere de karşı olduklarını belirten Özdağ, "Henüz seçim sath-ı mailine girilmedi, bunları konuşmak için erken ancak muhakkak ittifaklar olacaktır. Bahçeli ile Öcalan’ın kol kola girdiği bir Türkiye konjonktüründe, elbette Türk milliyetçileri, Atatürkçüler ve vatanseverler bir zemin oluşturacak, birlikte hareket edeceklerdir" diyerek konuşmasını noktaladı.

Bakan Gürlek'ten Hollanda'ya terör muhtırası Haber

Bakan Gürlek'ten Hollanda'ya terör muhtırası

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile görüştü. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile Adalet Bakanlığında bir araya geldi. Bakan Gürlek, görüşmede ziyaretin, Türkiye ile Hollanda arasındaki mevcut iş birliğinin daha da geliştirilmesine katkılar sağlayacağına, özellikle görev alanına giren konularda karşılıklı olarak iş birliği ve diyaloğun güçlenmesine fayda sağlayacağına inandığını ifade etti. Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin çok uzun yıllara dayandığını belirten Bakan Gürlek, Hollanda'da yaklaşık 500 bin kişilik Hollanda Türk toplumunun ilişkilerinin güçlendirilmesinde ve geliştirilmesinde oldukça önemli bir görev gördüğünü söyledi. Hollanda'nın Türkiye'nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, "Küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir ortamda müttefikimiz olan Hollanda ile diyalog ve iş birliğinin geliştirmesine önem veriyoruz" dedi. Geçen sene Lahey'de olan NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Hollanda Başbakanı Dick Schoof'un bir araya geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Bu sene de NATO zirvesi Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecektir. Bu zirvede de NATO'ya yön veren önemli kararlar alınacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Adalet alanındaki iş birliği ve ikili ilişkilerin önemli bir boyut oluşturduğunu kaydeden Bakan Gürlek, "Özellikle örgütlü suçlar, örgütlü suçlarla mücadele, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması gibi konularda özellikle adli anlamda iki ülkenin karşılıklı iş birliğini önemsiyoruz. Adli makamlar arasındaki işbirliği aynı zamanda ülkeler arasındaki işbirliğini de güçlendirecek ve aynı zamanda uluslararası adaletin etkinliği açısından önemli bir görev üstlenecektir" değerlendirmesinde bulundu. "FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNE KARŞI ÜLKEMİZİN KARARLILIKLA MÜCADELESİ DEVAM ETMEKTEDİR" FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde 251 kişinin şehit olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Bu kapsamda yürütülen adli süreçler dolayısıyla Bakanlığımız tarafından sizin Bakanlığınıza, yetkili makamlarınıza adli yardımlaşma taleplerimiz iletildi. Ancak bu taleplerimizin yerine getirilmesi konusunda maalesef bazı sorunlar ortaya çıkmıştı. Özellikle anayasal düzeni hedef alan ve milli iradeyi gasp eden FETÖ terör örgütüne karşı ülkemizin kararlılıkla mücadelesi devam etmektedir. Bu kapsamda da dost ve müttefik ülke olarak gördüğümüz Hollanda makamlarının da özellikle adli yardım anlamında ve suçluların iadesi anlamında bize yardımcı olmasını ve iş birliği göstermesini temenni ediyoruz" dedi. "FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNDEN 217, PKK TERÖR ÖRGÜTÜNDEN İSE 8 İADE TALEBİMİZ MEVCUTTUR" Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini kaydeden Gürlek, PKK terör örgütünün, Avrupa Birliği tarafından da bir terör örgütü olarak kabul edildiğini hatırlattı. "Özellikle FETÖ kapsamında olduğu gibi PKK terör örgütü kapsamında da iade taleplerimizin maalesef olumlu sonuçlanmadığını görüyoruz" diyen Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Hali hazırda FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur. Hollanda'yı müttefik ülke olarak gördüğümüzden dolayı bu konuda adli iş birliği kapsamında bu suçluların iadesini talep ediyoruz. Ayrıca her iki terör örgütü mensuplarına da Hollanda'da mültecilik ya da oturma hakkı verilmemesi, verilmiş olanların da yeniden değerlendirilmesi konusunda bu hususun tekrar gözden geçirilmesini rica ediyoruz." Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın dün şehadet yıl dönümü olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Ben de biliyorsunuz savcılık görevi yaptıktan sonra Adalet Bakanı olarak atandım. Cumhuriyet Savcısı meslektaşımız, aynı zamanda çalışma arkadaşımız, DHKP-C terör örgütü mensubu tarafından önce esir alındı, daha sonra da hunharca katledildi" diye konuştu. "MUSA AŞOĞLU'NUN HOLLANDA'DAN ÜLKEMİZE İADESİNİ TALEP EDİYORUZ" Bu alçak saldırının talimatını veren DHKP-C terör örgütü elebaşı Musa Aşoğlu'nun İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamasının devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, "Bu terör örgütü yöneticisi Musa Aşoğlu'nun da yürütülen yargılama sonucunda aynı şekilde Hollanda'dan ülkemize iadesini talep ediyoruz. Maalesef bu konuda da şu ana kadar olumlu bir adım atılmadı. Söylediğimiz taleplerin ve önemli hassasiyetlerin Hollanda makamları nezdinde de karşılık bulacağına samimi olarak inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Terörle mücadelenin yanı sıra uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve insan ticareti başta olmak üzere diğer uluslararası suçlarla mücadele kapsamında birçok ülkeyle adli yardım kapsamında iade anlaşmalarının olduğunu anlatan Bakan Gürlek, "Geçen yıl Nisan ayında Hollanda ile Türkiye arasında düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucunda uyuşturucu ticaretinden ‘Bulut Operasyonu' sayesinde uyuşturucu tacirleri yakalandı ve suç gelirleriyle birlikte delillerine el konuldu. Bu kapsamda Hollanda'da bulundukları tespit edilen, uyuşturucu ticareti suçlarından haklarında yakalama kararı bulunanların aynı şekilde ülkemize iade taleplerinin yerine getirilmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Hollanda'da Türk toplumunun varlığı, vatandaşların güvenliği, huzurunun ayrı bir önem taşıdığını kaydeden Gürlek, bu kapsamda özellikle Batı Avrupa'da artış gösteren ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi eğilimlerini endişeyle takip ettiklerini söyledi. Son dönemlerde bu tür yaşanan tehditlerin giderek arttığını gözlemlediklerini söyleyen Bakan Gürlek, Ocak ayı sonlarında Hollanda'da iki Müslüman kadının polis şiddetine maruz kaldığını üzülerek öğrendiklerini söyledi. Bakan Gürlek, bu tür olaylara karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Görüşmenin, iş birliğini daha da ileri taşıyacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Müttefik ülke Hollanda ile aramızdaki samimiyetin ve kardeşlik hukukun daha da ileriye gitmesini temenni ediyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.