SON DAKİKA
Hava Durumu

#Net Sıfır Emisyon

Söz Bursa - Net Sıfır Emisyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Net Sıfır Emisyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir!" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Çevre bilinci aynı zamanda bir vatan bilincidir!"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. 'Çöp, çukur, çamur'. Bunu biz hallettik. Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Cemre Vakfı Tanıtım Programı"na katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cemre Vakfı'nın 2021 yılında bir sivil toplum hareketi olarak başlayan ve geçtiğimiz sene kurumsal bir yapıya dönüştüğünü belirterek, "Son derece güncel, hayati önemde ve geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir mücadeleye gönül veriyor, omuz veriyorsunuz. Bir defa şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek isterim. Siz genç kardeşlerime bakınca sadece Türkiye'yi yeşertme ve yaşatma azmini değil; aynı zamanda kurdun kuşun, dağın taşın, havanın suyun hakkını gözeten bir medeniyetin mirasçılarını görüyorum. Sizlere bakınca tabiatla aynı dili konuşan bir hassasiyeti; özü hakka ve hakikate giden bir inceliği görüyorum. Sizlere bakınca 'Benim sadık yarim kara topraktır' diyerek kültürümüzün varlıkla bağını sanata dönüştüren Aşık Veysel'deki idrak derinliğini görüyorum. Sizlere bakınca sadece doğal afetlerde Hızır gibi yetişen gönül elçilerini değil, aynı zamanda kendini dünyanın geleceğinden mesul hisseden, darda kalana yetişmeyi hayat tarzı haline getiren yüksek bir sorumluluk bilinci görüyorum" dedi. "İKLİM VE ÇEVRE KRİZİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MÜMKÜN DEĞİL" Bugün tüm dünyanın çevre ve iklim meselesinde ciddi sınamaların eşiğinde bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayi atıkları, spreyler, dumanlar, petrol ve ilaç atıkları, plastik ürünler, suni gübreler, çöpler, kimyasal atıklar çevremizi çok hızlı biçimde kirletiyor. Hava, su ve toprak artık iyice ürkütücü boyutlara ulaşan bu hızlı kirlenmeden payını alıyor. 40-50 yıl önce insanlığın hiçbir surette gündeminde olmayan yeni sorunlar ortaya çıkarken, örneğin mikroplastikler deniz canlıları için en büyük tehditlerden biri haline geliyor. Sorumsuzca tabiata atılan bir plastik şişe yaklaşık 4 asır boyunca çevreyi kirletmeye devam ediyor. Çevre kirliliği, iklim krizi ve tabiatın bozulan dengesi sebebiyle yaşanan seller, fırtınalar, ani hava olayları; insanların yanı sıra tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Öyle bir noktadayız ki dünyanın neresinde olursak olalım. İklim ve çevre krizini görmezden gelmek mümkün değil. Açıkçası doğru da değil. Çevre konusunda çabalarımızı artırmamız, başta gençler olmak üzere daha fazla insanı harekete geçirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Bu hareket çevre duyarlılığını ideolojik çerçeveye hapsedenlerin refleksiyle değil; kendini kainatla kainatı da kendisiyle bir gören ulvi bir duruşun ve duyuşun sivil çatısıdır. Cemre gücünü ve ilhamını medeniyetimizin kurucu değerlerinden alan, kökü mazide, gözü atide bir bilinç hareketidir. Bunu son derece kıymetli bulduğumu hassaten vurgulamak istiyorum. Çünkü biz gerek kültürel kodlarımız, gerekse medeniyetimizin özellikle müktesebatımız bu açıdan oldukça zengin bir birikime sahibiz. 'Yarın kıyametin kopacağını bilsen dahi elindeki fidanı dik' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz" diye konuştu. "ÇEVRE BİLİNCİ BİR VATAN BİLİNCİDİR" Millet olarak savaş zamanlarında bile fethettiği ülkelerde sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hakkına riayet eden tabiata asla zarar vermeyen, karıncayı dahi incitmeyen bir medeniyetin mensupları olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabiatı tahrip etmenin kınandığı, israfın şiddetle yasaklandığı, temizliğin övüldüğü bir kültürden geliyoruz. Kültürümüzde kurdun kuşun, dağın taşın, börtü böceğin, çiçeğin ağacın, suyun havanın, toprağın tabiattaki her varlığın hakkı vardır, bu hakkı gözetmek bize emredilmiştir. Sadece bizde değil, dünyanın farklı yerlerinde ilhamını fıtrattan alan tüm kadim kültürlerde tabiat tasavvurunun birbiriyle örtüştüğünü görürsünüz. Biz de bugün diyoruz ki su kaynakları kirletildiğinde, canlılar nefes alamaz hale geldiğinde, ozon tabakası delik deşik olduğunda, dünyanın florası ve faunası zehirlenerek can çekiştiğinde, yeryüzü insan için artık yaşanmaz olduğunda agresif büyümenin, tüketim çılgınlığının sömürüye dayalı konforun, zenginliğin ve insanı büyüleyen teknolojik ilerlemenin hiçbir işe yaramadığını herkes idrak edecek. Bunun için çevre bilinci, aynı zamanda bir vatan bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir varolma bilincidir. Çevre bilinci, aynı zamanda bir gelecek inşa etme bilincidir. Çevre bilinci aynı zamanda kendimizin insan olduğumuzun farkına varma bilincidir. Çevre bilinci, kainattaki dengeyi idrak etme bilincidir" ifadelerini kullandı. "YENİLENEBİLİR ENERJİNİN TOPLAM KURULU GÜÇ İÇERİSİNDEKİ PAYINI YÜZDE 62'YE ÇIKARDIK" Gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakmak için çalıştıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın eseri ve emaneti olarak gördüğümüz tabiatı korumak, gelecek nesillere daha yaşanabilir, daha temiz bir Türkiye bırakmak için yoğun gayret gösteriyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri çevre konusunda çok önemli çalışmalar içinde olduk. Hatırlayın şu kavram fakire aittir. 'Çöp, çukur, çamur'. Bunu biz hallettik. Haliç'i tekrar Boğaz'ın incisi haline getirdik. Vahşi depolamadan dolayı çöp dağlarının patladığı İstanbul'u ülkemizin en temiz şehirlerinden biri haline getirdik. İstanbul'daki tecrübemizi daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye'ye teşmil ettik. Sadece 5 ilimizde kullanılan doğalgazı 81 vilayetimize yayarak şehirlerimizin hava kirliliği sorununu önemli ölçüde çözdük. Rüzgar ve güneş enerjisini yaygınlaştırarak yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içerisindeki payını yüzde 62'ye çıkardık. Ağaçlandırma noktasında ise adeta bir devrim yaptık. Son 23 yılda 7,5 milyarın üzerinde fidanı toprakla buluşturduk. Dünyada en fazla ağaçlandırma yapan Avrupa'da orman varlığını en çok artıran ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. 81 ilimize 82 milyon metrekareyi aşan millet bahçesi kazandırma hedefimizi adım adım gerçekleştiriyoruz. Şimdiye kadar toplam 38 milyon 700 bin metrekare büyüklüğünde 314 millet bahçesini tamamladık. Kalanların inşası hızla devam ediyor. Yerli otomobil markamız Togg'u elektrikli olarak üretirken yine çevre hassasiyetimizi ortaya koyduk. Çevre projelerinde asla bir siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Çevreyi koruyan, tabiatı güzelleştiren, bizim bu alandaki çabalarımıza katkı veren her adımı, her fikri samimiyetle destekliyoruz" ifadelerini kullandı. "ÇEVREYİ KORUMANIN PARTİSİ OLMAZ" Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nınkapılarının herkese açık olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı şekilde bizim kapımız; ülkesine, milletine ve şehrine hizmet etmek isteyenlere sonuna kadar açıktır. Çevreyi korumanın partisi olmaz. Afetlere karşı hazırlığın ideolojisi olmaz. Biz iş yapana, hizmet üretene, insanımıza faydası olana her zaman sahip çıkarız, destek veririz, önünü açarız. Çevre konusunda küresel düzeyde oluşturulan örgütlerin içinde yer alma, anlaşmalara taraf olma konusunda gelişmiş ülkelerin özellikle önündeyiz. Paris İklim Anlaşması'nı 2021 yılında Meclisimizde biz onayladık. Ardından yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan İklim Kanunu'nu kabul ettik. Nihai hedefimiz olan 2053 yılında net sıfır emisyona ulaşmak için gerekli tüm adımları atmayı sürdürüyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi, bugün gelinen noktada küresel bir çevre hareketine dönüştü. Çevre projelerimizin çatısını sıfır atık anlayışı oluşturuyor. Bu hareket bize şunu öğretiyor. Bir pet şişeyi geri dönüştürdüğümüzde sadece bir atığı bertaraf etmiyoruz; aynı zamanda bir canlının hayatını, bir sahilin güzelliğini, bir çocuğun umudunu da kurtarıyoruz. Bir ağacı kurtardığımızda yalnızca bir fidan yeşertmiyoruz; daha önemlisi, bir neslin nefesini de güvence altına alıyoruz. Şimdi tüm bu projeleri ve hizmetleri bir üst aşamaya taşımaya hazırlanıyoruz. Biliyorsunuz, oldukça çetin geçen diplomatik müzakereler neticesinde COP 31’in ev sahipliğini üstlendik. Bu sene Antalya’da 200’e yakın ülkeyi ağırlayacak. İnşallah artık 'söz değil eylem zamanı' diyeceğiz. Lafa gelince çevreci kesilen ama Milas’ta zeytin ağacı kıyımı yapanların, yönettikleri şehirleri çöpe, çamura ve çukura mahkum edenlerin kışın ortasında milletimize haftalarca susuzluk çektiren istismarcıların, kimi zaman beceriksizlikleri, kimi zaman aşırı rant hırsları sebebiyle cennet vatanımızı yaşanmaz hale getirmelerine fırsat vermeyeceğiz" diye konuştu.

Yarım asırlık yolculuk: Yeşilova Holding 50 yaşında Haber

Yarım asırlık yolculuk: Yeşilova Holding 50 yaşında

“Her şey ‘Gel Benimle’ sözüyle başladı” Toplantıda sözlerine, “Her şey ‘Gel Benimle’ sözüyle başladı” diyerek başlayan Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, babasının yönlendirmesiyle 1975’te Bursa Gazcılar Caddesi’nde açılan küçük bir alüminyum dükkanında temelleri atılan bu uzun yolculuğun hikayesini paylaştı: “Henüz 19 yaşında iş hayatına adım atmış bir gençken, babamın yönlendirmesiyle başlayan bu yolculukta, bugüne kadar Grubumuzun başarısına katkı sağlayan herkese teşekkür etmek istiyorum. İş hayatıma 1974 yılı Ocak ayında Bursa’da küçük bir alüminyum profil dükkanında başladım. Tezgahtarlık, çay servisi, satış dahil her işi yaptım ve yaklaşık bir yıl sonra o dükkanın sahibi oldum. İşte böyle başladı Yeşilova hikayesi. Yıllar içinde farklı endüstri kollarında büyüyen Yeşilova markasının, başarılı iş birlikleriyle bugün ülkemizi küresel ölçekte temsil etmesinden büyük bir gurur duyuyorum. Değerlerimizi ve ilkelerimizi yaşatan, itibarımızı yükselten tüm çalışma arkadaşlarıma, ayrıca geçmişten bugüne emek veren tüm çalışanlarımıza, destekleriyle bize güç veren paydaşlarımıza ve bu yolculukta her zaman yanımda olan aileme teşekkür ediyorum.” Kurucu şirket Can Alüminyum’un müşteri memnuniyetine odaklanan ilk adımının ardından, 1980’li yılların sonlarından itibaren grup bünyesinde sanayileşme süreci başladı. Yıllar içinde otomotivden yüksek basınçlı döküme, ekstrüzyondan raylı sistemlere uzanan geniş bir faaliyet portföyü oluşturuldu. Bugün Yeşilova Holding; 9 şirketi, 2.000’e ulaşan çalışanı, Bursa’daki üretim üsleri ve Almanya’daki ticari yapılanmasıyla Türkiye sanayisinin önemli gruplarından biri konumunda. Sürdürülebilirlik ve teknoloji ile geleceğe hazır Basın toplantısında konuşan İcra Kurulu Başkanı Yalçın Yeşilova, alüminyumun stratejik bir malzeme haline geldiği günümüzde şirketin konumunu ve vizyonunu şu sözlerle aktardı: “Yeşilova’nın geçmişi, yeniliğe ve sürdürülebilirliğe dayalı yarım asırlık bir dönüşüm hikayesidir. Yarım asırdır alüminyumu merkeze alarak büyüyoruz. Geçmişimizden güç alıyor, geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Alüminyumun geleceğine yatırım yapıyoruz. Bugün alüminyum yalnızca bir sanayi girdisi değil; geleceğin yaşam biçimini şekillendiren stratejik bir malzeme konumunda. Global ölçekte yıllık yaklaşık 72 milyon ton birincil alüminyum üretimi yapılırken, 2050’ye kadar bu rakamın 100 milyon tonun üzerine çıkması öngörülüyor. 42 milyon ton olan ikincil alüminyum üretiminin ise 90 milyon tonu aşması bekleniyor.” Yalçın Yeşilova, grubun ekstrüzyon kapasitesinin son 5 yılda 30 bin tondan 50 bin tona, otomotivde üretim hacminin iki, raylı sistemlerde ise üç katına çıktığını belirterek, “Sadece üretim değil; yenilik, sürdürülebilirlik ve insan kaynağında fark yaratmak üzerine kurulu bir vizyonla hareket ediyoruz. Mobilite sektörlerine odaklanan, uçtan uca çözüm tasarlayan ve üreten tek Türk alüminyum şirketiyiz. Avrupa’da ise bu yetkinliğe sahip sekiz firmadan biriyiz. Ekstrüzyon ve dökümde hassas toleranslı, özel alaşımlı ve nitelikli ürünler üretiyoruz. Alüminyum profil ve döküm parçalarını tek çatı altında üreten, bunları birleştirme teknolojisine sahip Avrupa’daki üç firmadan biriyiz. Raylı sistemlerde beş kıtaya ihracat yapan, dünyanın önde gelen tren üreticilerinin stratejik iş ortağı konumundayız. Ayrıca Türkiye’nin hızlı tren projesinde, tüm iç aksamların tasarımı, üretimi ve montajı Yeşilova tarafından yürütülmektedir” dedi. Yalçın Yeşilova, son iki yılda gerçekleştirilen GES yatırımları ile grubun enerji yoğunluğunu %31, emisyon yoğunluğunu %29 oranında düşürdüklerini, su kullanımında ise %45 verimlilik sağladıklarını ifade etti. Grubun, 2045 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda planlı ve programlı biçimde ilerlediğini sözlerine ekledi. Toplumsal Katkı ve Kurumsal Kültürde Öncü Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Yeşilova, toplantıda Yeşilova Holding’in toplumsal sorumluluk ve kurum kültürü alanındaki çalışmaları hakkında bilgiler verdi: “Çevrecilik, Eşitlik, Şeffaflık ve Yenilikçilik yalnızca kurumsal değerlerimiz değil; aynı zamanda hayat felsefemiz. Kadınların iş hayatında daha da güçlenmesi ve desteklenmesine yönelik önceliklerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz İş’te Denge projemiz ile toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli adımlar atıyoruz. Bu proje kapsamında 2022’den bu yana kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar uyguluyoruz. Son beş yılda kadın çalışan oranımız %34, yönetici ve üstü pozisyonlardaki kadın oranımız ise %127 artış gösterdi.” Yasemin Yeşilova, kadın çalışanlara yönelik geliştirilen ‘İhtiyaç İzni’ uygulaması, gençlere yönelik düzenlenen Yeşilova Zirveleri, ‘Alüminyum Çöp Değildir’ farkındalık kampanyası, geri dönüşüm projeleri ve BUİKAD, LÖSEV, Mor Salkım Derneği iş birlikleriyle de toplumsal katma değeri artırdıklarını belirtti. “Yaklaşık 2.000 çalışanımız ve onların aileleriyle birlikte 10.000’e yakın kişiye dokunuyoruz. Biz yalnızca üretim yapmakla kalmıyor, toplumsal sürdürülebilirlik için somut adımlar atıyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.