SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nihat Yeşiltaş

Söz Bursa - Nihat Yeşiltaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nihat Yeşiltaş haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!" Haber

CHP'den MESEM Çıkışı: "İktidarımızda çocuk işçiliğine son vereceğiz!"

“Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” başlıklı panel Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Panelde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş 2021 yılında hayata geçirilen MESEM uygulamalarının "mesleki eğitim" adı altında çocukları erken yaşta iş gücüne dahil ettiğini, onları okuldan, sosyal hayattan ve güvenli gelecekten uzaklaştıran bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş koordinasyonunda tarafından Bursa'da düzenlenen “Mesleki Eğitim: Bugün ve Gelecek” mesleki eğitimin tarihsel gelişimi, mevcut uygulamalar ve geleceğe yönelik modeller kapsamlı şekilde ele alındı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi Hüdavendigâr Salonu’nda gerçekleştirilen panele Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, Muğla Milletvekili Gizem Özcan, siyasetçiler, akademisyenler, eğitimciler, sendika ve sivil toplum temsilcileri büyük ilgi gösterdi. Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş MESEM uygulamasına dikkat çekerek, “Bu sistemin denetimsizliği sonucundaki çocuk işçi ölümleri ve yaralanmaları, hepimizin vicdanında derin yaralar açmıştır, açmaya da devam etmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'ne göre her yıl ortalama 70 çocuğumuz çalışırken hayatını kaybetmektedir. Yine ne acıdır ki bu çocuklarımızın önemli bir bölümü eğitim kurumlarında kayıtlı olarak MESEM projesi kapsamında çalıştırılan çocuklarımızdan oluşmaktadır. Bu çocuklarımızın çalıştırıldığı koşullar o kadar ağır ki MESEM’li bir çocuğumuz gün içinde 12 saate varan mesailerde koruyucu ekipman olmadan çalıştıklarını, yetişkinlerin bile yapmakta zorlanacağı işlere koşturulduklarını, iş kazalarının sık yaşandığını ama çoğu kez kayda bile alınmadığını dile getirmektedir. “Bunlar ülkemizin acı gerçeği” Belki söyleyeceklerimi duymak yüreğinizi acıtacak ama ne yazık ki bunlar ülkemizin acı gerçeğidir. Ocak 2024'te staj yaptığı işyerinde başı sac büküm makinesine 16 dakika boyunca sıkışan 14 yaşındaki Arda Tonbul yaşamını yitirdi. Aynı ay 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, üzerine devrilen sunta bloklar nedeniyle öldü. Kasım 2025'te Isparta Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi 15 yaşındaki Umut Eren Gökçen, hafta sonu çalışmaya gönderildiği bir inşaatta asansör boşluğuna düşerek ağır yaralandı; iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı inşaatta firma ve kamu görevlileri hakkında herhangi bir soruşturma açılmadı. Yine Kasım 2025'te, 16 yaşındaki Alperen Uygun, Mersin Anamur'da çalıştığı asansör firmasıyla gittiği inşaatta üçüncü kattan asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybetti. En son Bursa’da bir çocuğumuz eğitim gördüğü alan dışında çalıştırılırken üzerine transpaletin düşmesi sonucu az kalsın hayatını kaybediyordu. Kolunda ciddi kırık ve hasar ile hastaneye kaldırıldı. “Mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz” Cumhuriyet döneminde sanayileşmenin en önemli adımı olarak başlayan mesleki eğitimlerin ne yazık ki getirildiği acı durum budur… Buradan açıkça ifade ediyoruz, mesleki eğitim, çocuk emeğinin sömürü alanı olamaz. Eğitim çocuğun üstün yararını esas alır, onu korur ve geleceğe hazırlar. Hiçbir ideolojik gerekçe, bir çocuğun hayatından, güvenliğinden ve eğitim hakkından daha değerli değildir. Çocuklarımızın yeri üretim bandı değil; önce okul sırası, sonra güvenli ve nitelikli istihdamdır. “Eğitim kamusal bir haktır” CHP'nin yeni Parti Programı, bu konuda son derece net bir duruş ortaya koymaktadır. Eğitim kamusal bir haktır. Çocuk ve gencin üstün yararı esastır. Mesleki ve teknik eğitim çocuk işçiliğine, emek sömürüsüne ve güvencesizliğe asla izin vermeyecek şekilde yeniden yapılandırılacaktır. Bu, bizim için bir vaat değil, siyasi sorumluluktur. Bizim anlayışımızda mesleki eğitim sanayinin günü kurtaran ihtiyaçlarına göre değil, ülkenin uzun vadeli kalkınma hedeflerine göre planlanır. Okul–sanayi iş birlikleri pedagojik denetim altında, güvenli ortamlarda ve eğitimin asli amacını zedelemeyecek biçimde yürütülür. Çocuklar 'çalışan' değil, öğrenen bireyler olarak görülür; akademik ve mesleki gelişimleri birlikte desteklenir. İlk seçimde iktidara gelerek, mevcut Parti Programımız doğrultusunda Bursa’da dijitalleşmeyi, yeşil dönüşümü ve teknolojiyi merkeze alan, çağın mesleklerine hazırlayan güçlü meslek liselerini birlikte kuracağız. Emeği değersizleştiren değil, emeği yücelten bir sistemi hep birlikte inşa edeceğiz. Rehberlik sistemleriyle gençlerin yeteneklerine uygun alanlara yönlendirildiği, öğretmenlerin güçlendirildiği, okulların güvenli ve nitelikli yaşam alanları haline getirildiği bir mesleki eğitim modelini hayata geçireceğiz. Ve buradan, Bursa’dan, çok net bir irade ortaya koyuyoruz. Bu ülkenin geleceği ucuz iş gücünde değil, nitelikli eğitimde yatmaktadır. Bu ülkenin kalkınması; çocuk emeğinde değil, bilimde, akılda ve Cumhuriyet’in eğitim anlayışında mümkündür. CHP olarak çocuklarımızı koruyan, emeği onurlandıran ve eğitimi kamusal bir hak olarak savunan bu mücadeleden asla geri durmayacağız.” “Nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu ise Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelini hayata geçirdiklerini belirterek, şöyle konuştu: "Mesleki eğitim bir ülkenin kalkınma noktasında, bir kentin refah düzeyini ve gençlerimizin yarınlara dahil olduğunu doğrudan belirleyen en temel alanlardan birisidir. Biz Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak eğitimi yalnızca bir öğrenme süreci olarak değil, istihdama açılan güçlü bir kapı olarak görüyoruz. Bu anlayışımızın en somut örneklerinden biri hayata geçirdiğimiz Bursa Kent Akademisi ve Bursa İş Ofisi modelidir. Bu modelle gençlerimizi, kadınları ve iş arayan hemşerilerimizi meslek sahibi yapan, doğrudan istihdama katkı sunan eğitim kurallarını yaşama geçiriyoruz. Bursa Kent Akademisi'nde sektörlerin ihtiyaç duyduğu alanlarda eğitimler düzenleyerek nitelikli iş gücüne önemli ve güçlü katkılar sağlıyoruz. Bugün akademimiz 24, eğitim merkezi, 11 uzmanlık okulu, bini aşkın ücretsiz eğitim programı ve alanında uzman eğitimcilerle Bursamızın tamamına yayılan güçlü bir eğitim ekosistemi sunuyor. Bursa İş Ofisi ise iş dünyasında güçlü bir köprü kurarak eğitim alan bireylerin doğrudan çalışma hayatına katılmasını destekliyor. On binlerce hemşehrimizin yararlandığı bu sistem sayesinde işverenle iş arayanı aynı zeminde buluşturuyor, kariyer danışmanlığı sunuyor, istihdamı planlı ve sürdürebilir hale getiriyoruz. Bugün bu panelde mesleki eğitimin akademi ve sanayiyle ilişkisi, eğitim yaşamının dünden bugüne panoraması, MESEM uygulamasının sorunları ve dünyadaki iyi örnekler ele alınacak. İnanıyoruz ki bu panelden çıkacak ortak akıl, Bursa'mızın ve ülkemizin mesleki eğitim vizyonuna çok güzel katkılar sağlayacak.” “Mehmet Rüştü Uzel Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur” CHP Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş ise Mehmet Rüştü Uzel'in Türkiye’de mesleki ve milli eğitime bugünkü anlamıyla yön veren kişi olduğunu bildirerek, şunları kaydetti: "Yaptığımız işlerin kurucusudur, genel müdürdür, müsteşardır. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim sisteminin kurucusudur. Son derece değerli bir kişidir. Her şeyden önce bir eğitimcidir. Eğitimin üretim çerçevesinde yapılmasına inanmış; mesleki ve teknik eğitimin hem ‘üreterek eğitim’ hem de ‘eğitim için üretim’ boyutuyla gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Bir teorisyen olarak dünyadaki birçok örneği incelemiştir. İskoçya’da, Rusya’da, Almanya’da, İtalya’da; o dönemin sanayi hamlesi gelişmiş ülkelerinde hangi ilçe varsa gidip görmüştür. Kitaplar yazmış, eğitim programları oluşturmuş, çok ciddi bir akademisyendir. Aynı zamanda çok iyi bir idarecidir. 1927 yılında ilk görevini aldığında Türkiye’de toplam 17 mesleki ve teknik okul vardır. Bir yıldan biraz fazla sürede dokuz okul daha açar. Daha sonra görevden ayrılır, tekrar döner ve bu okulları Trakya’dan Türkiye’nin dört bir yanına yayar. İlk müsteşar olduğunda bütçenin yetersiz olduğunu görür ve bunun için mücadele eder; bütçeyi yüzde 7'ye çıkarır. Bunun yetmeyeceğini söyler, daha gözde bir alan hâline gelmesi ve daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgular. “Her şeyi kendimiz üreteceğiz” Bu amaçla Ankara’da bir teknik öğretim sergisi açar. Lokomotifler, çeşitli makineler, marangoz ürünleri, masalar, sandalyeler… Türkiye’de teknik okullarda üretilen her ne varsa Ankara’da sergiler. Böylece mesleki ve teknik eğitimin yerli üretime katkı sağladığını gösterir. Son derece iddialıdır. ‘Her şeyi kendimiz üreteceğiz’ der. Serginin girişindeki slogan da budur. Bugün sıkça duyduğumuz bu söylemi o, gerçekten hayata geçirmiştir. Yüzlerce okul açılır. Bursa, Kocaeli ve diğer sanayi şehirlerinin ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanlar bu okullarda yetiştirilir. Türkiye endüstrisine yönelik bir gelişme planını bilen insanlar, buna uygun okullar tasarlar. Yetmez; köylere kadar gidilir. Demircilik, tarım aletleri, su değirmenleri yapılır. Askerlik sırasında, savaş ortamında bile iletişim ihtiyacına çözüm üretir. Telefonu icat etmez belki ama cephede, eldeki imkânlarla iletişim kurmayı sağlar. Yetmez; İstanbul’daki bir liseden başka bir bölgeye müzik konserini radyo yayınıyla canlı olarak ulaştırır. Telgraf makinesini inceler. Bunların her biri, kısıtlı imkânlarla uygulamaya dökülen ilk örneklerdir. Çünkü eğitimi şöyle görür: Türkiye’nin sorunlarından biri, gelişmiş ülkelerin bir makineyi icat etmesini beklemek, hayranlıkla izlemek ve sonra onu satın almaya çalışmaktır. Oysa böyle olmamalıdır. Başta öğretmenler olmak üzere bu teknik aletleri biz geliştirmeliyiz. Belki ilk hâli prototip olur ama öğrenciler buradan ilham alır; bir sonraki kuşak gelişimi sürdürür. Tıpkı Bursa’da sanayinin sürekli kendini geliştirmesi gibi. 1950’lere gelindiğinde, ülkede mesleki ve teknik eğitimle ilgili bildiğiniz her şeyin temeli atılmıştır. Okul müdürleri, müdür yardımcıları yurt dışına gönderilir. Bugünkü gibi yandaşlara, tarikatlara teslim edilen programlar değildir bunlar. Sahadan gelen bilgiyle, öğretmenlerin ürettiği verilerle bilimsel temelli programlar oluşturulur. Türkiye bugünlere böyle gelmiştir. Bursa bugünlere böyle gelmiştir. Eğer Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim konuşulacaksa, bu Bursa’da konuşulmalıdır. Çünkü Mehmet Rüştü Uzel, belki de Bursa’nın en fazla anılması gereken yurttaşlarından biridir. Ruhu şad olsun. İyi ki Mehmet Rüştü vardı. Bu ülkeye çok büyük katkılar sundu. Cumhuriyet’in ilk dönem eğitimcilerini; Mustafa Necati, İsmail Hakkı Tonguç, Nafiye Akın, Tansu, Mehmet Rüştü Uzel gibi isimleri birer Cumhuriyet mimarı olarak görüyoruz. “Meslek liseleri üretimin merkezindeydi” Mesleki ve teknik eğitimi bugün maalesef olumsuz bir algıyla konuşuyoruz. Bir meslek lisesine giden öğrenci, sanki akademik olarak başarısız olmuş bir öğrenciymiş gibi görülüyor. Oysa geçmişte bu okullar sınavla girilen, mezunlarının mühendislerle yarıştığı, üretimin merkezinde yer alan kurumlardı. AKP döneminde bu okulların sayısı yüzde 26,4 azaldı. Öğrenci sayısı yüzde 5,5 düştü. Yetmedi; bu okullara öğretmen yetiştiren kurumlar kapatıldı. Bu büyük bir kötülüktür. Dört gün iş, bir gün okul modeliyle çocuklar ucuz iş gücü hâline getirildi. 18 yaşın altındaki çocukların hayatını kaybettiği örnekler yaşandı. Bursa’dan bir çocuğumuzu kaybettik. Böyle bir eğitim olamaz. Eğitim gençleri hayattan koparan değil, hayata hazırlayan bir sistem olmalıdır. “Mesleki eğitim yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur” CHP olarak sadece eleştirmekle yetinmiyoruz, bir yıldır 300’ün üzerinde uzmanla çalışıyoruz. Mesleki ve teknik eğitimi erken yaşta bir alana hapseden değil, seçenekleri çoğaltan, nitelikli insan yetiştiren bir sistem olarak yeniden kurmak istiyoruz. Bunu yapabiliriz. Çünkü bunu yüz yıl önce de başardık. Mesleki ve teknik eğitim, bir ülkenin kalkınma iddiasının en güçlü araçlarından biridir. Ancak yanlış kurgulanırsa eşitsizliğin ve sömürünün aracı olur. Biz buna izin vermeyeceğiz. “MESEM uygulamasına son vereceğiz” CHP olarak yepyeni bir ufku oluşturmak istiyoruz mesleki ve teknik eğitimde. Çocukları okuldan koparan değil, onları güçlendiren, akademik ve mesleki eğitimi birlikte sunan bir yapı oluşturmak istiyoruz. Çocukları iş gören değil, iş öğrenen haline getirmek istiyoruz. İktidara geldiğimizde bir haftada MESEM uygulamasına Türkiye’de son vereceğiz. Kimsenin çocuğunu öldürtmeyeceğiz. Sanayinin ihtiyaç duyduğu her şeyi planlayacağız. Nitelikli ara elemanlar, teknikerler yetiştireceğiz. O yolculuktan birileri mühendis olacaksa onlar da sanayinin içinden gelen mühendisler olacaklar. Dolayısıyla birbiriyle konuşan iki dünya yaratıyor olacağız. Bunu kamusal bir sorumlulukla yapacağız. Bilimsel ve pedagojik ilkelere bağlı olarak yapacağız. İktidarımızda çocuklara yepyeni bir dünya sunacağız. Çünkü biz eğitimin tüm yurttaşların eşit olarak faydalanması gereken anayasal bir hak olduğuna inanıyoruz. Bizi sosyal demokrat yapan şey budur. Biz herhangi bir parti değiliz. Biz bu cumhuriyetin kurucusuyuz. Bizim iktidarımızda 86 milyon yurttaş geleceğe umutla bakacak.”, Açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Adnan Gümüş, Prof. Dr. Kenan Özcan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Gazeteci Osman Çaklı ve CHP Muğla Milletvekili, Milli Eğitim Politika Kurulu Üyesi Gizem Özcan panelde konuşma gerçekleştirdi.

TÜED Uludağ Başkanı Pars’tan tepki: ‘Emekliye çay kaşığı ile verip kepçe ile alıyorlar Haber

TÜED Uludağ Başkanı Pars’tan tepki: ‘Emekliye çay kaşığı ile verip kepçe ile alıyorlar

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars ve yöneticileri, emeklilerin sorunlarının çözümü noktasında siyasi partileri sürece dahil etmek için düğmeye bastı. CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İYİ Parti İl Başkanı İsmail Kaya'yı ziyaret eden Pars ve yöneticileri, Zafer Partisi İl Yönetimini de dernekte ağırladı. Israrlı girişimlerine karşın AK Parti İl Merkezi Davut Gürkan'dan randevu alamadıklarını belirten Pars, ziyaretlerde paylaştığı 24 maddelik talep listesini AK Parti İletişim Merkezi Başkanı Süheyla Bülbül’e iletti. KÖK MAAŞA SEYYANEN ZAM ŞART Siyasi partilere ziyaretlerin süreceğini açıklayan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, emeklilerin adeta hayatta kalma savaşı verdiğini dile getirerek "16 bin 881 lira ile en düşük aylık ödenen emekli sayısı, 4 milyon 10 bin civarındaydı. 20 bin lira ile en düşük aylık ödenen emekli sayısı ise neredeyse 5 milyona ulaştı. Emekli maaşına zam, esasen vicdan meselesidir. Açlık sınırının 30 bin 143 lira ve yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir zamanda en düşük emekli maaşının 20 bin liraya yükseltilmesi kabul edilemez. Talebimiz, kök maaşlara seyyanen zam ve intibak düzenlemesinin hayata geçmesidir. Ayrıca ülkemizde 4,5 milyon kişi, dul ve yetim aylığı alıyor. Onlarda da en düşük aylığın, en düşük emekli maaşına denk getirilmesi şart.” diye konuştu. 'NİMET-KÜLFET DENGESİ GÖZETİLMELİ’ Son düzenleme ile emeklilerin adeta öz evlat-üvey evlat ayrımına tabi tutulduğunu da kaydeden Başkan Kenan Pars, "Sosyal güvenlik sisteminin, dünyanın hiçbir yerinde değişmeyen bir ilkesi var: Nimet-külfet dengesi… Yani çalışırken ne kadar uzun süre ve ne kadar yüksek prim ödemişseniz, emekli olduğunuzda da aynı oranda gelir elde etmelisiniz. Düşük prim ödeyen ile yüksek prim ödeyenler arasındaki gelir makasının daralması, kritik bir veri olarak okunmalıdır. Unutulmamalıdır ki sosyal güvenliğin özü, eşitlik ve adalettir." ifadelerini kullandı. ‘ÇAY KAŞIĞI İLE VERİP KEPÇE İLE ALIYORLAR’ Emeklinin çarşı-pazardan eli boş döndüğünü ifade eden Pars, “Emekliye adeta çay kaşığı ile verip aşçı kepçesiyle geri alıyorlar. Bu, asla kabul edilemez. Emekli zaten mutfağında tenceresini kaynatamıyor, aç dolaşıyor. Bu tabloya rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Çok şükür emeklilerin maaşını zor koşulda olsak da ödüyoruz” dedi. Devlet yetkililerinin, maaşları zamanında ödemek maharetmiş gibi söylemlerde bulunmaları çok yanlış. Milletvekili maaşları 273 bin 196 TL’ye yükseldi. Emekli vekil maaşı ise 177 bin 658 TL oldu. Hem milletvekili, hem de emekli olanların maaşı ise 450 bin TL’ye çıktı. Ama tasarruf tedbirleri denince ilk akla gelen, emeklinin ve asgari ücretlinin kemer sıkması oluyor. Yeter artık, bıçak kemiğe dayandı ve geçti bile!” şeklinde konuştu. İŞTE O 24 TALEP… TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars'ın siyasi partilere sunduğu 'Emeklilerin 2026 Yılından Talep ve Beklentileri' adlı dosyada şu 24 başlık sıralandı: 1-Emeklilerin intibak sorunu çözülmeli. 2-En düşük emekli aylığı, asgari ücretten az olmamalı. 3-Emekliye refahtan pay verilmeli. 4-Seyyanen 8 bin 77 TL'lik artış, bütün emeklilere yansıtılmalı. 5-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70 olmalı. 6-Emeklinin ek ödeme oranları yükseltilmeli. 7-Emekliye sağlıkta katkı payı muafiyeti getirilmeli. 8-Bayram ikramiyeleri, en düşük emekli aylığına endekslenmeli. 9-Emeklilerin banka promosyonları iyileştirilmeli. 10-Emeklilere sendika hakkı tanınmalı. 11-EYT düzenlemesinde kapsam genişletilmeli. 12-3.600 Ek Gösterge, tüm meslek gruplarını kapsamalı. 13-Sosyal Güvenlik Destek Primi Sistemi yeniden düzenlenmeli. 14-Emeklinin kredi borçlarına kolaylık sağlanmalı. 15-Emekliye aile yardımı yapılmalı. 16-Emekliye konut alım ve kira desteği sağlanmalı. 17-Ölüm aylıklarında farklılıklar giderilmeli. 18-Emekliye yakacak ve gıda yardımı yapılmalı. 19-Emekliye özel enflasyon sepeti yapılmalı. 20-Emeklilerin faturalarından vergi alınmamalı. 21-Yerel yönetimlerde emekli meclisleri oluşturulmalı. 22-Çeyiz yardımlarında eşitlik sağlanmalı. 23-Cenaze yardımları eşitlenmeli. 24-Yaşlı bakım modeli yürürlüğe konulmalı.

Nihat Yeşiltaş: Gerçeklerden korkanlar özgür basından korkar Haber

Nihat Yeşiltaş: Gerçeklerden korkanlar özgür basından korkar

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkiye’de basın özgürlüğünün ağır baskı altında olduğunu vurguladı. Yeşiltaş, "AKP iktidarında basın özgürlüğü sistematik biçimde aşındırıldı, medya büyük ölçüde tek sesli hale getirildi, eleştirel gazetecilik ise hedef tahtasına konuldu" dedi. Basının demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirten CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, gazetecilerin Türkiye’de bir 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, bir kutlama havasında değil; baskının, sansürün ve korku ikliminin hakim olduğu bir ortamda, gerçeği savunmanın bedelini ağır bir şekilde ödeyerek karşıladığını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu: "Gazetecilik; halkın haber alma hakkı için yapılan onurlu bir kamu görevidir. Ancak ülkemizde bu meslek, uzun yıllardır iktidarın baskıcı politikalarıyla kuşatılmış durumda. AKP iktidarında basın özgürlüğü sistematik biçimde aşındırıldı, medya büyük ölçüde tek sesli hale getirildi, eleştirel gazetecilik ise hedef tahtasına konuldu. Bugün ülkemiz, çeşitli kuruluşların yıllık değerlendirmelerine göre basın özgürlüğü endekslerinde her geçen yıl daha da geriye düşmektedir. 2025 yılında gazeteciler bir yıl içinde 610 kez hakim karşısına çıktı, 95 gazeteci gözaltına alındı, 39 gazeteci tutuklandı. Kayyum uygulamaları, RTÜK yaptırımları, erişim engelleri ve adli kontrol tedbirleriyle sistematik bir hale geldi. Sadece tutuklamalarla değil; RTÜK cezaları, ilan ambargoları, ekonomik baskılar, otosansür dayatmaları ve yandaş medya düzeni ile gazetecilik nefessiz bırakılıyor, kamu kaynaklarıyla beslenen bir avuç yandaş medya kuruluşu ve gazeteci korunup kollanıyor, halkın gerçekleri öğrenmesini sağlayan basın kuruluşları ekonomik olarak boğulmak isteniyor. Anadolu’da kentlerin nabzını tutan, yurttaşın sesi olan gazeteciler de; hem ekonomik zorluklarla hem de siyasal baskılarla baş etmeye çalışıyor. Düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları gazetecilerin mesleki motivasyonunu günden güne kırıyor. Gerçeklerden korkan iktidarlar, özgür basından korkar. Özgür basından korkanlar sandıktan da korkar. Basın özgürlüğünü demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak görüyoruz. Bu bağlamda gazetecilerin susturulmadığı, eleştirinin suç sayılmadığı bir Türkiye’yi mutlaka inşa etmek, basın özgürlüğünü evrensel demokratik normlara kavuşturmak, gazetecilerin can ve iş güvencesini sağlamak için gerekli adımları atmak bizim sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Hakikatin peşinden giden, baskıya boyun eğmeyen, kalemini halktan yana tutan tüm basın emekçilerinin yanındayız. Bu duygu ve düşüncelerle; Bursa’da ve ülkemizin dört bir yanında zorlu koşullar altında halkın doğru bilgiye ulaşması için gece gündüz demeden çalışan basın emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor; özgür, bağımsız ve demokratik bir basın düzeninin mutlaka kazanacağına olan inancımızı bir kez daha ifade diyorum."

Başkan Bozbey’e saldırı girişimine siyaset dünyasından sert tepki! Haber

Başkan Bozbey’e saldırı girişimine siyaset dünyasından sert tepki!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in Yıldırım ilçesinde gerçekleştirdiği program sırasında 2 şahsın saldırı girişimine maruz kalmasının ardından, Bursa'daki siyasetçilerden ve belediye başkanlarından art arda kınama ve destek mesajları geldi. Edinilen bilgiye göre, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Başkan Bozbey Burada" programı kapsamında Yıldırım ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldiği sırada konuşma yaptığı esnada sözlü ve fiziki saldırı girişimiyle karşılaştı. Olayın ardından Başkan Bozbey'e yönelik saldırı girişimi kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Bursalı belediye başkanları ve siyasetçilerden sert tepkiler geldi. CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu da saldırı girişiminin kabul edilemez olduğunu belirterek, "Halkla iç içe olmayı, sorunları yerinde dinlemeyi ve çözmeyi esas alan, halkçı ve katılımcı bir anlayışla görev yapan Başkanımıza yönelik bu saldırıyı en güçlü şekilde kınıyorum. Halktan, adaletten ve hukuktan yana yürüttüğümüz mücadele saldırılarla engellenemez. Bu karanlık anlayışa karşı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" dedi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, yaptığı açıklamada saldırı girişimini kınayarak, "Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'i hedef alan saldırı girişimini şiddetle kınıyorum. Bu tür olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, Başkanımıza ve çalışma arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise açıklamasında, "Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey'i hedef alan alçakça saldırı girişimini kınıyorum. Her hafta bir ilçede halk buluşmaları yapan Başkanımıza yönelik bu girişim, aynı zamanda sosyal ve halkçı belediyeciliğe yönelmiş bir saldırıdır. Hiçbir saldırı bizi yolumuzdan döndüremez. Başkanımıza ve ekibine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerine yer verdi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de saldırının Başkan Bozbey’in vatandaşlarla görüşmek üzere sahada bulunduğu sırada gerçekleştiğini vurgulayarak, "Bu tür olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, Başkanımıza ve ekibine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" açıklamasında bulundu. Başkan Bozbey'e yönelik saldırı girişimiyle ilgili gelişmelerin takip edildiği bildirildi.

Nihat Yeşiltaş İznik’ten seslendi: "Masa başında değil, sokakta siyaset yapıyoruz" Haber

Nihat Yeşiltaş İznik’ten seslendi: "Masa başında değil, sokakta siyaset yapıyoruz"

CHP Bursa İl Başkanlığı’nın saha çalışmaları kapsamında gerçekleştirdiği İznik programı, İlçe Başkanlığında gerçekleştirilen buluşmayla başladı. Programa, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, İznik İlçe Başkanı Sadullah Eşiyok, il ve ilçe yöneticileri ile partililer de katıldı. “MASA BAŞINDA DEĞİL, MAHALLEDE, KÖYDE, SOKAKTA SİYASET YAPAN BİR PARTİYİZ” Toplantıda, İznik özelinde sürdürülen çalışmalar, sahadaki örgütlenme süreci, mahalle bazlı yapılanmalar ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası kapsamlı biçimde ele alındı. Yeşiltaş burada yaptığı değerlendirmede, “Örgütümüzle birlikte önümüzdeki süreci birlikte planlıyor, ortak aklı büyütüyoruz. Bizler masa başında değil, mahallede, köyde, sokakta siyaset yapan bir partiyiz. Bursa’nın her ilçesinde olduğu gibi İznik’te de örgütümüzle yan yana, omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.” dedi. SORUNLAR YERİNDE TESPİT EDİLDİ Programın devamında Göllüce Mahallesi’nde esnaf ziyareti gerçekleştirildi. İl Başkanı Yeşiltaş ve beraberindeki heyet, mahalle esnafıyla tek tek görüşerek ekonomik koşullara, artan maliyetlere ve yerel sorunlara ilişkin değerlendirmeleri dinledi. Yapılan ziyaretlerde yurttaşların yaşadığı sorunlar yerinde tespit edildi, Göllüce’nin altyapıdan ulaşıma, sosyal alanlardan tarımsal sorunlara kadar uzanan ihtiyaçları ele alındı. Yeşiltaş sahadan gelen her görüşü dikkatle not ettiklerini ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediklerini ifade etti. “ÜRETİCİNİN EMEĞİNİ KORUYAN, KIRSALI GÜÇLENDİREN TARIM POLİTİKASINI HAYATA GEÇİRECEĞİZ” Göllüce ziyaretlerinin ardından Elbeyli Mahallesi’ne geçen Yeşiltaş ve beraberindeki heyet, köy kahvesinde mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Yurttaşlar yaşam koşullarına, geçim sıkıntısına, tarım ve hayvancılıktaki sorunlara dair görüşlerini paylaştı. Yeşiltaş burada yaptığı değerlendirmede, “Köylerimizde en çok konuşulan mesele geçimdir. Artan girdi maliyetleri, düşen alım fiyatları ve plansız tarım politikaları üreticimizi her geçen gün daha fazla zorluyor. Çiftçimiz tarlasını, hayvancılıkla uğraşan yurttaşlarımız ahırını ayakta tutmaya çalışıyor. Bu tablo kader değil; doğru politikalarla, üreticiden yana bir anlayışla mutlaka değiştirilebilir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak üreticinin emeğini koruyan, kırsalı güçlendiren bir tarım politikasını hayata geçirmek için mücadele ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Yeşiltaş, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de İznik’te tarımdan altyapıya, sosyal desteklerden kırsal kalkınmaya kadar hayata geçirdiği çalışmaların yerel yönetim anlayışının doğru yönde olduğunu, yurttaşların yaşamına doğrudan dokunduğunu, sosyal ve halkçı belediyecilik ilkesi doğrultusunda yatırımların daha da yoğunlaşacağını söyledi. İznik programının son bölümünde Müşküle Mahallesi ziyaret edildi. Müşküle Mahallesi Muhtarlığı’nda yapılan görüşmede mahallenin öncelikli sorunları ele alındı. “YURTTAŞLARIMIZI DİNLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyaset anlayışının merkezinde halkın olduğunu vurgulayarak, “İznik’te örgütümüzle, esnafımızla, köylümüzle, gençlerimizle bir araya geldik. Vatandaşlarımız, Bursa Büyükşehir Belediyemizin hizmetlerinden ve çalışmalarından duydukları memnuniyeti bizlere ifade etti. Sahada kurduğumuz bu doğrudan temaslar da bizim en büyük gücümüz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Bursa’nın her ilçesinde olduğu gibi İznik’te de yurttaşlarımızın sesini dinlemeye, sorunları yerinde tespit etmeye ve çözümü birlikte üretmeye devam edeceğiz” dedi.

Nihat Yeşiltaş 2025’i sert eleştirdi: "Adalet olmadan ekonomi düzelmez!" Haber

Nihat Yeşiltaş 2025’i sert eleştirdi: "Adalet olmadan ekonomi düzelmez!"

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’tan yeni yıl mesajı: Karanlık dönemi birlikte aşacağız Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 2026 yılına girerken yayımladığı mesajında, 2025 yılının Türkiye açısından adaletin, demokrasinin ve özgürlüklerin ciddi biçimde tahrip edildiği bir yıl olarak geride kaldığını söyleyerek 2026’da mücadelenin daha da yoğunlaşacağına dikkat çekti. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, yeni yıl mesajında, geride kalan yılın, halkın geleceğini karartmayı göze alan bir azınlık iktidarının yarattığı ağır bir tabloyla anıldığını belirterek zorlu bir yılı geride bıraktıklarını söyledi. Yeşiltaş, 2025’in, adaletin ayaklar altına alındığı, demokrasinin zayıflatıldığı ve ekonomik krizin derinleştiği bir yıl olduğunu ifade etti. Yeşiltaş’ın mesajı şu şekilde: “Sevgili Bursalılar, Değerli yol arkadaşlarım, Kıymetli örgütüm, hep birlikte zorlu bir yılı geride bırakıyoruz. 2025 yılı, kendi geleceğini kurtarmak için, halkın geleceğini karartmakta hiçbir sorun görmeyen bir azınlık iktidarı yüzünden; adaletin, demokrasinin ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığı, ekonomik krizin derinleştiği bir yıl oldu. Seçilmişlerin yargı yoluyla susturulmaya çalışıldığı, siyasi rekabetin adil zeminden uzaklaştırıldığı bir seneyi geride bırakıyoruz. Tek suçu bir sonraki seçimi kazanacak olmak olan Cumhurbaşkanı Adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, yol arkadaşlarımızın, milletvekillerinin, siyasetçilerin, bürokratların ve gazetecilerin içeride esir tutulduğu, partimize yönelik tehditlerin her geçen gün arttığı bir dönemden geçtik, geçmeye devam ediyoruz. Uygulanan yanlış ekonomi politikası yüzünden 2025 yılında eşi benzeri görülmemiş bir servet transferi gerçekleşti. Emekçi halkımız her geçen gün daha da yoksullaştı, bir avuç azınlık ise servetine servet kattı. Kadın cinayetleri durmadı, çocuklarımız MESEM’lerde can verdi, gençler umudunu yurtdışında aramaya devam etti... Sevgili Bursalılar, değerli mücadele arkadaşlarım, Ancak yeni yıla girerken sizlere tüm inancımla şunu söylüyorum: Bu tablo kaderimiz değil. Hiç merak etmeyin, 2026 yılı; ülkemizi her alanda ayağa kaldırma irademizin daha da güçlendiği bir yıl olacak. Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımız bugün zindanlarda esir olabilir. Ama temsil ettikleri halkçı, kamucu ve demokratik irade esir değildir. O irade Bursa’nın ve Türkiye’nin dört bir yanındadır. Bizler yeni yılda, örgütümüzle ve halkımızla birlikte işte bu iradeye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz: Adalet olmadan ekonomi düzelmez. Demokrasi olmadan refah gelmez. Üretmeyen, ürettiğini adil paylaşmayan bir sistem ayakta kalamaz. Bizim anlayışımızda, üreten kazanır, çalışan korunur, emekli ve işçi açlığa mahkûm edilmez, çiftçi toprağında, esnaf dükkânında ayakta kalır, vergide adalet olur, kamu kaynakları yandaşa değil halka harcanır, hiçbir kadın kendini tehlikede hissetmez, gençler geleceğini bu ülkede kurar, özgürce dolaşır, özgürce düşünür, özgürce konuşur. Ülkemizde ve Bursa’mızda verdiğimiz mücadele tam olarak bunun içindir. 2026 yılı işte bu mücadelenin daha da yoğunlaştığı bir yıl olacak. Bizler her kesimden insanımızın taleplerine kulak vererek; özgür, adil ve daha güçlü bir toplum kurma yolunda önemli adımlar atacağız. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Hep birlikte, bu karanlık dönemi aşıp demokrasiyi ve adaleti yeniden getirecek ve hak ettiğimiz o güzel geleceğe hep birlikte ulaşacağız. Bu inançla, başta Bursalı hemşerilerim ve yol arkadaşlarım olmak üzere, sesimin ulaştığı tüm yurttaşlarımın yeni yılını yürekten kutluyorum. Nice umut dolu yıllara…”

Nihat Yeşiltaş: "Bu Ücretle milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler" Haber

Nihat Yeşiltaş: "Bu Ücretle milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler"

1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak 28 bin 75 liralık asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş tepki gösterdi. Yeşiltaş, “24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izledik. Ülkeyi yönetenler halktan kaçıyorsa, o koltuklarda oturmalarının da anlamı yoktur. Geçim yoksa seçim vardır” dedi. CHP Bursa İl Başkanlığı, asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına karşı Bursa Kent Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, İlçe Başkanları, İl-İlçe Yöneticileri ve yurttaşlar katıldı. Açıklamasında asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına tepki gösteren Yeşiltaş, Kent Meydanı’ndaki basın açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye emekçi sınıfı; zenginle fakir ne zaman karşı karşıya gelse, her zaman zenginden yana taraf olmuş bir iktidarın ablukası altındadır. Bizler, 24 Aralık’ta sadece asgari ücretin açıklanışını değil, iktidarın bu ülkenin insanı için artık zerre kadar insafının kalmadığını izledik. İşçinin masada olmadığı göstermelik bir pazarlıkla milyonlarca işçiyi, milyonlarca emekçiyi ve milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Kimsenin güvenmediği TÜİK bile enflasyonu yüzde 31 olarak açıklarken, bu oranın altında zam yapıp hiç utanmadan, hiç sıkılmadan ‘emekçiyi enflasyona ezdirmedik’ dediler. Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede, bu onurlu halka 28 bin lirayı reva gördüler. Yere batsın böyle düzen!” GEÇİM YOKSA SEÇİM VARDIR Hükümetin yarattığı enflasyonun faturasını yoksullara kestiğini belirten Yeşiltaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyonun sebebini kendilerinde değil, iki göz odalı evinde yaşam mücadelesi veren garibanda arayanlar çıkıp ne dedi biliyor musunuz? ‘Muhalefetin popülizm tuzağına düşmedik’ dedi. Buradan açıkça söylüyorum: Önerdiğimiz 39 bin liraya bile popülizm diyenler, biraz olsun rahatlama sağlayacak bir ücrete bile laf edenler, tek bir işçinin yüzüne bakmaya cesaret edemeyenlerdir. Emeğin ve alın terinin şehri Bursa’dan bu düzenin sahiplerine ve işbirlikçilerine sesleniyorum: Gelin cesaretiniz varsa bu kentteki bir konfeksiyona gidip, evladının karnını doyurabilmek için 12 saat köle gibi çalışan bir annenin yüzüne bakın. Gelin bir fabrikaya gidip bir babanın yüzüne bakın. Bir ülkenin Çalışma Bakanı işçinin yüzüne bakmaya korkuyorsa, o koltukta oturmasının hiçbir anlamı yoktur. Ülkeyi yönetenler halktan kaçıyorsa, o koltuklarda oturmalarının da anlamı yoktur. Geçim yoksa seçim vardır!” KRİZ VARSA YÜKÜ İŞÇİ ÇEKİYOR Hükümetin asgari ücretin bir yoksullukla mücadele aracı olduğunu hatırlaması gerektiğini vurgulayan Yeşiltaş, şunları söyledi: “Normal bir düzende hükümet, halkın emeği sömürülmesin diye piyasaya müdahale eder, asgari bir ücret belirler ve halkının yanında olur. Asgari ücretin anlamı budur. Ancak bu ülkede halkın emeği, zengin daha zenginleşsin diye bizzat hükümet eliyle sömürülüyor. Bu ülkede kriz varsa yükü işçi çekiyor, büyüme varsa payı zengin alıyor. Vergiyi yoksul ödüyor, yoksulun vergisi zengine gidiyor. Bir avuç sermaye sahibi ve saray etrafında toplanmış bir azınlık şatafat içinde yaşasın diye milyonlarca insan açlığa mahkûm ediliyor. Bu hükümetin halkla olan bağı tamamen kopmuştur. Halkla bağı olsaydı bütçe görüşmeleri sırasında ‘asgari ücretli sayısı abartılıyor’ demezlerdi.” Ülkede çalışanların yarısının asgari ücretle, diğer yarısının ise asgari ücretin biraz üzerinde maaş aldığını ifade eden Yeşiltaş, asgari ücretin iki katından fazla kazananların oranının yalnızca yüzde 12 olduğunu, ülkedeki maaşların neredeyse tamamının asgari ücrete göre belirlendiğini söyledi. BU ÜLKENİN EMEKÇİ HALKI BU KARANLIĞI HAK ETMİYOR Bir yıl boyunca geçerli olacak ücretin durdurulamayacağını ve enflasyon karşısında hızla eriyeceğini belirten Yeşiltaş, sözlerini şöyle tamamladı: “Halkımız her ay daha büyük bir karanlığa sürüklenecek. İnanın bu ülkenin insanları, bu ülkenin emekçi halkı bu karanlığı hak etmiyor. Bir kez daha açıkça görülmüştür ki ülkedeki adalet krizi her geçen gün daha da büyümektedir. Eksik olan adalettir. Sorun bu adaletsiz düzenin sahipleridir. Bugün ülkenin her yanından adalet çığlıkları yükseliyor; sadece mahkeme salonlarında değil, evde, fabrikada, tarlada, okulda… Bütün ülke adil bir yaşamın, adil bir düzenin özlemini çekiyor. Kardeşlerim, bu düzeni yaratanlar değişmeden tek bir emekçi, tek bir yurttaş nefes alamayacak. Yemin olsun bu düzeni de, bu düzenin işbirlikçilerini de ilk seçimde göndereceğiz. Büyük usta Nâzım’ın düşlediği ‘gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan’ bir ülkeyi; ekmek, gül ve hürriyet günlerini hep birlikte kuracağız. Yemin olsun başaracağız!
Mutlaka kazanacağız!
Mutlaka kazanacağız!
Mutlaka kazanacağız! Aydınlık yarınlarımıza selam olsun. Sağ olun, var olun!”

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Mustafakemalpaşa’da sahada: “Çözüm sandık” Haber

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş Mustafakemalpaşa’da sahada: “Çözüm sandık”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, İl yöneticileri, İlçe Başkanı, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanlarıyla birlikte Mustafakemalpaşa ilçesinde kapsamlı bir saha çalışması gerçekleştirdi. İlçe örgütü ziyaretiyle başlayan program; çarşı-pazar, sanayi sitesi ve mahalle buluşmalarıyla gün boyu sürdü. Yeşiltaş, esnafın, emekçinin, üreticinin ve yurttaşların ortak derdinin derinleşen ekonomik kriz olduğunu vurgulayarak, “Çarşı pazar yangın yeri. Bu düzenin çözümü sandıktır” dedi. Saha çalışmasının ilk durağı CHP Mustafakemalpaşa İlçe Başkanlığı oldu. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş; İl Kadın Kolları Başkanı Nigar Bölüker, İl Gençlik Kolları Başkanı Berkcan Bora, il yöneticileri ve parti üyeleriyle birlikte İlçe Başkanı Gökhan Demir ve ilçe yöneticileriyle bir araya geldi. Ziyarette örgütlü mücadelenin önemine dikkat çeken Yeşiltaş, “CHP, örgütüyle güçlüdür. Baskılara, kumpaslara rağmen örgütümüzden ve milletimizden aldığımız güçle Bursa’da ve Türkiye’de değişimi büyüteceğiz. Hedefimiz ilk seçimde iktidar olmak” mesajını verdi. ÇARŞI-PAZARDA TABLO NET: DERT ORTAK, ÇÖZÜM SANDIK İlçe merkezinde bulunan Pazar yerinde esnaf ve yurttaşlarla buluşan Yeşiltaş, ekonomik krizin her kesimi derinden etkilediğini söyledi. Üreticinin zor durumda olduğuna dikkat çeken Yeşiltaş, düşen alım gücü ve borç yükünün yurttaşları ayakta duramaz hale getirdiğini ifade ederek, “Esnaf dertli, emekli dertli, memur dertli, üretici dertli. Bu tablo tesadüf değil; AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının sonucudur. Çözüm nettir: Seçim sandığı” diye konuştu. SANAYİ SİTESİNDE EMEK VURGUSU Mustafakemalpaşa Sanayi Sitesi’nde üretim yapan sanayi esnafıyla da bir araya gelen Yeşiltaş ve beraberindeki heyet, esnafın sorun ve taleplerini dinledi. Krediye erişimden artan girdi maliyetlerine kadar pek çok başlığın gündeme geldiği ziyarette Yeşiltaş, “İktidarımızda esnaf üretecek, kazanacak. Emeğin hakkını aldığı, adil paylaşımın olduğu bir Türkiye’yi kuracağız. O günler yakındır” ifadelerini kullandı. MAHALLE MAHALLE YURTTAŞ BULUŞMALARI Program kapsamında Çeltikçi, Koşuboğazı ve Yumurcaklı mahallelerini ziyaret eden Yeşiltaş, mahalle sakinleriyle samimi sohbetler gerçekleştirdi. Yurttaşların talep ve önerilerini not alan Yeşiltaş sorunların çözümünde ortak akıl vurgusu yaptı. Yeşiltaş, “Vatandaşlarımız hem Bursa Büyükşehir Belediyemiz hem de Mustafakemalpaşa Belediyemizin çalışmalarından ve hizmetlerinden duydukları memnuniyeti ifade etti. Bursa'mızda sosyal ve halkçı belediyecilik günden güne büyüyor. Kentimizde, birlikte üretmeye, kararlılıkla çalışmaya ve sorunları halkımızla birlikte çözmeye devam edeceğiz. Örgütümüzle, umutla ve inançla yol yürüyoruz” dedi. “CHP HALKIN İÇİNDE, HALKLA BİRLİKTE” Ziyaretlerin ardından değerlendirmede bulunan İl Başkanı Yeşiltaş, CHP’nin siyaset anlayışının merkezinde halkın olduğunu belirterek, “Bizim siyasetimiz masa başında değil; sokakta, pazarda, atölyede, mahallede yapılır. Mustafakemalpaşa’da gördüğümüz tablo değişim isteğinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu düzen değişecek, Türkiye rahat bir nefes alacak” diye konuştu. CHP Bursa İl Başkanlığı saha çalışmalarını kentin farklı noktalarında sürdürmeye devam edecek.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar Haber

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan Bursa'dan mesaj: Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar

CHP Bursa İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen toplantıya İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Bursa Milletvekilli ve Parti Meclisi Üyesi Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Parti Meclisi Üyesi Canan Taşer, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İl Kadın-Gençlik Kolları Başkanları, İlçe Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda partili katıldı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Türkiye’de demokrasinin ciddi tehdit altında olduğunu belirttiği konuşmasında, “Demokrasinin yok sayıldığı, halkın iradesinin hiçe sayıldığı bir dönemdeyiz. Milletin seçtiği belediye başkanlarını, cumhurbaşkanı adaylarını hapse atarak bu ülkede demokrasinin olmadığını gösteriyorlar. ‘Siz sandıkta kimi seçerseniz seçin, ben istediğimi görevden alırım’ anlayışı toplumun her kesimine yerleştirilmeye çalışılıyor” dedi. KONGREYE DAVET Yeşiltaş, CHP’nin hem ülkeye hem de kendi yapısına demokrasiyi getiren parti olduğunu vurgulayarak, “Cumhuriyet Halk Partisi, bu ülkeye demokrasiyi getiren ve parti içi demokrasiyi en iyi şekilde işleten partidir. Biz inadına demokrasiyi savunan, inadına demokrasiyi yaşatan bir geleneğin temsilcisiyiz. Mahallelerde sandık koyarak gerçekleştirdiğimiz ilçe kongrelerimizi tamamladık. Şimdi sıra büyük demokrasi şöleninde. 19 Ekim Pazar günü saat 13.00’te Atatürk Kültür Merkezi’nde tüm halkımızı ve örgütümüzü bu büyük buluşmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı. “ARTIK DEĞİŞİM ZAMANI” CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, kongre öncesi yaptığı konuşmada Türkiye’nin üretim gücünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. “Artık değişim zamanı, artık dur deme zamanı” diyen Günaydın, Bursa’nın tarihsel, kültürel ve ekonomik önemine dikkat çekti. Daha sonra Günaydın, “Bursa, sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Ancak bugün reel sektör büyük bir sıkıntı içinde. Türkiye’de iç talep daralıyor, dış rekabet gücümüz zayıflıyor. Otomotiv yan sanayi Fas’a taşınıyor, tekstil sektörü Mısır’a göç ediyor. Bu tablo, imalat sanayisinin elde tutulamadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. “İŞSİZLİK ARTIYOR” Günaydın, farklı siyasi görüşlere sahip iş dünyası temsilcilerinin bile aynı noktada birleştiğini vurguladı. Günaydın, “TÜSİAD’dan İstanbul Ticaret Odası’na kadar görüştüğümüz tüm iş insanları, iç talebin daraldığını, reel sektörün zorda olduğunu söylüyor. Türkiye’nin ortalama yaşı 34, ama 11 milyondan fazla işsiz var. Fabrikalar ülkeyi terk ediyorsa, büyüyen işsizlik sorununa karşı hangi çözüm planlanıyor?” diye sordu. “CHP BİRİNCİ PARTİ KONUMUNDA” Gökhan Günaydın, “Yüzde 22–23 bandından bugün yüzde 35–41 aralığına geldik. Cumhuriyet Halk Partisi açık ara Türkiye’nin birinci partisidir. Bizi engellemenin tek yolu var. Bizimle pazara geleceksiniz, vatandaşın rızasını kazanacaksınız. Çelme takarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni durduramazlar” ifadelerini kullandı. “CHP HERKESİN PARTİSİ” “Biz sadece yüzde 37’nin değil, bu memleketin tüm yurttaşlarının partisiyiz” diyen Günaydın, 102 yıllık geleneğe vurgu yaparak, “Memleketin yüzde 70’i erken seçim talep ediyor. O sandık gelecek ve siz gideceksiniz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.