SON DAKİKA
Hava Durumu

#Nilüfer Çayı

Söz Bursa - Nilüfer Çayı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nilüfer Çayı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir’den ulaşım hamlesi: Nilüfer, Osmangazi ve Mudanya’yı bağlayan köprü yükseliyor Haber

Bursa Büyükşehir’den ulaşım hamlesi: Nilüfer, Osmangazi ve Mudanya’yı bağlayan köprü yükseliyor

Bursa’da Osmangazi, Nilüfer ve Mudanya ilçelerinin kesiştiği ve Bademli ile Geçit’i kapsayan bölgedeki köprü inşaatını tüm hızıyla sürdüren Büyükşehir Belediyesi, bölgedeki ulaşım sorununa kalıcı çözüm getirmeyi hedefliyor. Bursa’nın ulaşım sorununu bilimsel veriler ışığında çözmek için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Mudanya Yolu üzerindeki dar boğazı ortadan kaldıracak Geçit Köprüsü Projesi’ni aralıksız sürdürüyor. Nilüfer Çayı üzerinde 42 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğinde yapılması planlanan Geçit Köprüsü’nde, şu ana kadar 58 adet fore kazık imalatı tamamlandı. Çalışmaların 5 gece sürmesi planlanırken, Ulaşım Dairesi Başkanlığı ekipleri yoğun mesai harcayarak işlemleri eksiksiz yürütüyor. 00.00-06.00 saatleri arasında Mudanya-şehir merkezi istikameti trafiğe kapatılırken, köprünün en önemli aşamalarından olan 20 adet öngerme kirişinin montajı ekipler tarafından büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor. Çalışmalar sırasında sürücüler alternatif güzergâhlara yönlendirilerek ulaşımın kontrollü şekilde devam etmesi sağlanıyor. Nilüfer-Osmangazi-Mudanya ilçelerinin kilit noktalarında bulunan ve Bademli ile Geçit’i kapsayan bölgede uzun süredir yaşanan trafik sorununun, köprü inşaatı ve yol genişletme çalışmalarıyla rahatlaması hedefleniyor. 5 şeritli olarak inşa edilen köprü, yol düzenlemeleriyle birlikte mevcut ağlara entegre edilecek. Mudanya’ya devam eden araçlar ile Bademli ve Nilüferköy yönüne dönecek araçlar için ayrı şeritler oluşturularak trafik akışı kesintisiz hale getirilecek. Böylece bölgedeki ulaşım sorunu önemli ölçüde hafifleyecek. Şeritlerden biri ise bisiklet yolu olarak tasarlanacak.

Başkan Bozbey’den Bursa için korkutan uyarı: "İnegöl ve Kestel’de maske dağıtabiliriz!" Haber

Başkan Bozbey’den Bursa için korkutan uyarı: "İnegöl ve Kestel’de maske dağıtabiliriz!"

Marmara Belediyeler Birliği (MBB) ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın hava kirliliği açısından büyük bir risk altında olduğunu belirterek, “Çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamalarını istiyoruz” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından hava kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaları artırmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve mevcut durumun bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesini sağlamak amacıyla ‘Hava Kirliliği ve Çevresel Etkileri Paneli’ düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in yanı sıra aynı zamanda Halk Sağlığı Uzmanı olan CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, akademisyenler, kamu kurumları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. “HEPİMİZ AYNI HAVAYI SOLUYORUZ” Programda konuşan MBB ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yeşilin, beyazın ve mavinin bir araya gelerek eşsiz bir doğa dokusu oluşturduğu Bursa'da hava kalitesinin düşük olduğunu vurguladı. Bunda kentin coğrafi konumunun, yeryüzü yapısının ve sanayi yoğunluğunun etkili olduğunu anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa hava kirliliği açısından bugün de çok büyük bir risk altındadır. Kentimizin hava kalitesi gelecek kuşaklar için de önem taşıyor. Göreve geldiğimiz günden itibaren havamız ve suyumuz için birçok çalışma yaptık ve bunları kamuoyuyla paylaştık. Önemli çağrılar yaptık. Havamızı ve suyumuzu kimlerin kirlettiğini açıkladık. Bu konuda herkesin sorumluluk sahibi olması gerektiğini her platformda dile getirdik. Hepimiz aynı havayı soluyoruz. Havamız ne kadar temizse, insan sağlığı açısından o kadar kaliteli bir yaşam sunarız” diye konuştu. “AMACIMIZ, TEMİZ, SAĞLIKLI VE YAŞANABİLİR BURSA” Bursa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerin İnegöl olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, hava kirliliği açısından Kestel ve Gürsu’nun da İnegöl’ü takip ettiğini söyledi. Kentin farklı noktalarına yerleştirilen hava kalitesi ölçüm cihazlarıyla canlı takip yapabildiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Bu tür çalışmalarımızı genişleteceğiz. Muhtemelen İnegöl'de ve Kestel'de maske dağıtacağız. Çünkü durum bunu gösteriyor. Hava kirliliği, insan sağlığını, yaşam kalitesini ve kentlerin geleceğini doğrudan etkileyen bir konudur. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Bursa’da özellikle kış aylarında partikül madde değerlerinde yaşanan artış, hepimizin yakından takip ettiği önemli bir sorundur. Bizler halk sağlığını önceleyen, temiz çevreyi merkeze alan bir anlayışa sahibiz. Amacımız, halkımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Bursa'da yaşamasını sağlamaktır” dedi. “GELECEK KUŞAKLARA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR” Yılların ihmali ve düşüncesizliği sonucu Nilüfer Çayı’nın kirlendiğini ve buna sebep olan kurumlardan birinin de BUSKİ olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, bunun yanında 155 kaçak deşarj da tespit ettiklerini hatırlattı. Bunlara yönelik işlemlerin sürdürüldüğünü anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bu süreci kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevreyi kirleten her unsurla mücadele edeceğiz. 2026 yılı içerisinde atık su ve altyapı projelerini büyük ölçüde tamamlayacağız. Eksikleri gidererek kentimizin havasını ve suyunu korumak için gereken adımları atacağız. Ovaakça bölgesindeki atıkların da Nilüfer Çayı’na karıştığını biliyoruz. Bu konuda proje hazırladık. İnşaat süreci başladı ve kısa sürede faaliyete başlatacağız. Yıllarca bu kentte görev yapan insanların duyarsızlığı bir Bursalı olarak beni son derece üzdü. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz var. Çocuklarımız ve torunlarımız bu kentte yaşayacak” diye konuştu. “KURUMLAR ARASI İŞ BİRLİĞİYLE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ” Hava kalitesi ölçümüyle ilgili Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Mustafa Bozbey, dünya genelinde yaşanan iklim krizine de dikkat çekerek gerekli tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. Sorunların ancak tüm kurumların iş birliğiyle çözülebileceğinin altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Kurumlar arası iş birliğiyle ve ortak akılla hareket etmek zorundayız. El ele verdiğimizde hava kirliliğine karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretebileceğimize inanıyorum. Düzenlenen panelin, Bursa için yol gösterici sonuçlar ortaya koyacağını inanıyorum” dedi. “BURSA’NIN TEMİZ HAVA EYLEM PLANINA İHTİYACI VAR” CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın uzun yıllardır hava kirliliğiyle mücadele ettiğini söyledi. Çarpık kentleşme, endüstri ve ulaşım gibi etkenlerden dolayı hava kirliliğinin Bursa’da ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Pala, “Bursa, yıllar boyunca Türkiye genelindeki ölçüm istasyonları arasında en kirli ilk 10 kent arasında olmuştur. Nilüfer ölçüm istasyonunda partikül madde (PM10) değeri 367 seviyesine ulaştı. Bu açık bir alarm durumudur. Hava kirliliği, sadece Bursa merkezde değil, 17 ilçede ciddi sorundur. Bursa’da her yıl 3 bine yakın insan hava kirliliği sebebiyle hayatını erken kaybediyor. Çok sayıda çocuk hava kirliliğine bağlı hastalıklara yakalanıyor. Bu hastalıkların bir bölümü ömür boyu sürüyor. Dünya Sağlık Örgütü, hava kirliliğini sigara kadar ciddi bir sağlık tehdidi olarak tanımlıyor. Bursa’nın çok ciddi temiz hava eylem planına ihtiyacı var. Umarım hep birlikte temiz hava soluduğumuz günleri yaşarız” diye konuştu. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Bursa genelinde kentsel hava kalitesini yakından takip ettiklerini, Bursalıların sağlıklı hava teneffüs etmelerini sağlamak amacıyla çalıştıklarını ifade etti. Hava kirliliğiyle mücadelede sunduğu yol gösterici destekler için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür eden Kahraman, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, konuşmaların ardından panel oturumlarıyla devam etti. ‘Farklı dinamikler perspektifinden hava kalitesi’ konulu birinci oturumda, Prof. Dr. Ülkü Alver Şahin ‘Kent havasının kirlilik dinamikleri ve kaynak dağılımları’, Doç. Dr. Aşkın Birgül ‘Bursa’da hava kalitesi ve emisyon kaynaklarının bilimsel değerlendirilmesi’, Derya Sarıoğlu ‘Hava emisyon yönetimi çalışmaları’, Prof. Dr. Burcu Onat ‘İç ortam hava kalitesi: Bina içi kirlilik kaynakları ve yönetimi’, Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ‘Temiz hava hakkı ve çevresel adalet perspektifi’, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan ‘Hava kirliliğinin halk sağlığı üzerine etkileri’ başlığında sunum yaptı. ‘Yerelde havayı yönetmek’ temalı ikinci oturumda ise, Bursa, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri tarafından ‘hava kalitesi ve izleme yönetimi’ hakkında bilgi verildi. Program, moderatörlüğünü Barış Can Üstündağ’ın yaptığı ‘Hava sohbetleri-Birlikte konuşalım: Çevre için paylaşılan sorumluluklar’ oturumuyla sona erdi.

Bursa Platformu’ndan Nilüfer Çayı için çözüm önerisi Haber

Bursa Platformu’ndan Nilüfer Çayı için çözüm önerisi

“Yaz aylarında çayın kaynağı neredeyse kuruyor, ama akmaya devam ediyor!” Nilüfer Çayı’nın, Bursa için hayati bir doğal kaynak olduğunu vurgulayan Başkan Kavurmacı, özellikle de yaz aylarında çayın kaynak noktasında debinin neredeyse sıfıra düşmesine rağmen çayın hâlâ akmaya devam ettiğini belirterek, “Bu akış doğal değil, Bursa’daki sanayi tesislerinin kontrolsüz olarak çaya bıraktığı atıklardan kaynaklanıyor” dedi. “Çayda sadece arıtılmış değil, arıtılmamış atıklar da var” Nilüfer Çayı’na yapılan deşarjların yalnızca arıtılmış sularla sınırlı kalmadığını ifade eden Başkan Kavurmacı, bazı tesislerin hiçbir arıtmaya tabi tutulmamış atık suları doğrudan çaya bıraktığını söyleyerek, “Bu durum hem ekosistemi hem halk sağlığını tehdit ediyor” dedi. “Tarım toprakları bu suyla sulanıyor” Nilüfer Çayı’ndan alınan suyun, Bursa’nın kuzeyindeki tarlalarda ve meyve bahçelerinde sulama amaçlı kullanıldığını belirten Başkan Kavurmacı, “Çay artık doğal bir su kaynağı değil, sanayi atıklarının taşıyıcısı haline geldi. Bu sularla yapılan tarımsal üretim, toplum sağlığı açısından büyük bir tehdit barındırıyor” dedi. “Marmara'daki müsilajın sebeplerinden biri de Nilüfer Çayı” Başkan Kavurmacı, Nilüfer Çayı’ndan Marmara Denizi’ne taşınan kirliliğin, deniz ekosistemine zarar verdiğini ve son yıllarda sıkça görülen müsilaj oluşumunun önemli nedenlerinden biri olduğunu da belirtti. “Üstünü kapatmak çözüm değil, felaket olur” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından önerilen “çayın üzerinin kapatılması” çözümüne de karşı çıkan Başkan Kavurmacı, bu yöntemin ciddi riskler taşıdığını söyledi. Kavurmacı, “Nilüfer Çayı bir taşkın yatağıdır. Bu tür derelerde 100 ila 200 yıllık periyotlarla çok yoğun yağışlar yaşanabilir. Eğer çayın üzeri kapatılırsa, taşma anında yön bulamaz ve çok büyük bir felakete yol açabilir” uyarısında bulundu. Bursa Platformu’ndan çözüm önerisi İsmail Hakkı Kavurmacı, Bursa Platformu Derneği olarak çayın üzerini kapatmak yerine, çayın paralelinde ayrı bir atık su kanalı açılması önerisinde bulunarak, “Bursa’dan geçen kısımda, çayın yanına mühendislik hesaplarıyla projelendirilmiş, üzeri kapalı bir atık su kanalı yapılmalı. Bu kanalın sonunda bir arıtma tesisi kurulmalı ve burada arıtılan su, denize derin deşarj yöntemiyle bırakılmalıdır” dedi. Bu yöntemin hem çevresel riskleri ortadan kaldıracağını hem de Nilüfer Çayı’nı yeniden kaynak suyu gibi temiz bir görünüme kavuşturacağını ifade eden Kavurmacı, bu çalışmanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde kolayca hayata geçirilebileceğini belirtti. “Sanayicilere de destek olunmalı” Açıklamasının sonunda sanayi tesislerine de seslenen Kavurmacı, çevre kurallarına mutlaka uyulması gerektiğini ama bu süreçte sanayicilere destek verilmesinin de önemli olduğunu vurguladı. Başkan Kavurmacı, “Sanayisiz kalkınma olmaz ama çevresiz üretim de ne bugünkü nesillere ne de gelecek kuşaklara bırakılabilecek bir miras değildir. Çevreyle barışık, sürdürülebilir üretim anlayışını birlikte inşa etmeliyiz” diye konuştu. “Bursa’yı seviyoruz, herkesin sevmesi gerektiğine inanıyoruz” Bursa Platformu Derneği’nin kente karşı sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini belirten Kavurmacı, “Biz Bursa’yı çok seviyoruz. Bu şehirde yaşayan herkesin bu şehri sevmesi, sahip çıkması gerektiğine inanıyoruz. Nilüfer Çayı bu şehrin aynasıdır, ne kadar temiz olursa o kadar onurlu bir gelecek inşa ederiz” ifadelerini kullandı.

Nilüfer Çayı kapalı sistem üzerinden Marmara Denizi'ne akacak Haber

Nilüfer Çayı kapalı sistem üzerinden Marmara Denizi'ne akacak

Gürkan, bir otelde düzenlenen "AK Parti Bursa Yatırımları" konulu basın toplantısında, Nilüfer Çayı Havzası'yla ilgili 2 yıla yakın bir süredir önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Havzaya ilişkin Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, Bursa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Sanayi ve Ticaret Odası olarak fizibilite çalışması yaptıklarını aktaran Gürkan, bunun sıradan bir çalışma olmadığını anlattı. Nilüfer Çayı Havzası'nın Bursa nüfusunun 2 milyon 300 binini etkisi altına aldığını dile getiren Gürkan, "Keles'ten başlayıp birçok ilçeyi geçip bir şekilde Mustafakemalpaşa'ya giden, 1979 kilometrekarelik 96 kilometrelik hattan bahsediyoruz. Çayı, kapalı sisteme alıp, kapalı sistem üzerinden Karacabey Boğazı'na kadar ulaştırmayı kapsıyor." dedi. Çaya deşarj yapan 22 arıtma tesisi bulunduğunu vurgulayan Gürkan, şöyle konuştu: "Hepsi Nilüfer'e veriyor. Arıtma tesisinden çıkan sular tartışmasız kullanılamaz durumda. Günlük 463 bin metreküp su debisi. Derin deşarj 35 metredir. Bizim planladığımız sistemde Karacabey Boğazı'na eksi 42 kodunda boşaltacak şekilde derin deşarj çalıştık. Mesele kolay değil ama özellikle de uzun mesafede de 7,5 kilometre doğu yönünde ileriye deşarj sağlanacak. Bu normalde dünyadaki sistemin çok daha üzerinde sistem olarak öngörülmüştü. 2,2 metrelik betonarme çaplı sistem olarak düşünüldü." Hidroelektrik santralinin de kurulacağını aktaran Gürken, şöyle devam etti: "Kendini 4 yılda amorti edecek sistem ortaya çıkmıştı. Şu andaki maliyeti 5 milyar lira civarında. Bakan'a arz ettik. Çevre Genel Müdürlüğü tarafından gelip incelemesini yapıp ona göre neticeye ulaştırmaya çalışıyoruz. Bütün OSB; ilçe belediyeleri, sanayi bölgelerinin çevre arıtmayla alakalı olan bünyelerin dahil olacağı ve elini taşın altına koyacağı bir sistem olması lazım. Tek başına bir ilçeye veya belediyeye, büyükşehire değil bütün katmanlarımızla bunun üzerinde ilerleyebilirsek sağlıklı netice alacağız. Son dönemlerde bu kaçak deşarjlarla ilgili Çevre Şehircilik Müdürlüğümüz sıkı takip yapıyor. Gerekli cezaları kesiyorlar."

Kayıhan Pala’dan, Nilüfer Çayı hakkında soru önergesi Haber

Kayıhan Pala’dan, Nilüfer Çayı hakkında soru önergesi

CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bursa’nın ana su damarlarından Nilüfer Çayı’nın “bir zamanlar balıkların yaşadığı canlı bir ekosistemken, bugün IV. Sınıf su kalitesine sahip bir atık kanalına dönüşmesinin” halk sağlığını ve Marmara Denizi’ni tehdit ettiğini belirterek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yazılı olarak yanıtlaması istemiyle konuyla ilgili kapsamlı bir soru önergesi sundu. Önergede, akademik çalışmalarda ortaya konan kirlilik ölçümlerine değinilerek Keles’teki temiz kaynak noktasıyla karşılaştırıldığında Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) konsantrasyonlarının Gümüştepe’de 2 kat, Hasanağa’da 51 kat, Geçit’te 94 kat ve Karacabey’de 100 kat arttığı vurgulandı; çayın kötü kentleşme, arıtmasız endüstriyel deşarj ve verimsiz arıtma tesisleri nedeniyle “Marmara’daki müsilajın başlıca kaynaklarından biri” hâline geldiği hatırlatıldı. Nilüfer Çayı’nda Kanser Akıyor Şubat ayında verilen soru önergesine, aradan geçen sürede halen yanıt verilmediğine dikkat çeken Kayıhan Pala, “Nilüfer Çayı sadece Bursa’nın değil, tüm Marmara Havzası’nın can damarlarından biridir. PAH ve PCB (Poli Klorlu Bifenil) gibi kanserojen kirleticilerin yüz kat artması, köprüden geçerken bile alınan ağır koku, halk sağlığı tehdidinin açık alarmıdır. Bakanlık yıllardır konuşulan bu felaketi raporladı mı, yoksa toplum sağlığını görmezden mi geliyor?” ifadelerini kullandı. Milletvekili Pala, önergede, Bakanlıktan ilk olarak Nilüfer Çayı kirliliğine dair resmî değerlendirme veya yayımlanmış rapor bulunup bulunmadığını sorgularken, varsa bunların kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Nilüfer Çayı hakkında bugüne kadar yapılmış çok sayıda bilimsel çalışmanın Bakanlıkça incelenip incelenmediğini soran Pala, “bilim insanları yıllardır verilerini ortaya koyuyor, Bakanlığın bu verileri dikkatle inceleyip gerekli eylemleri hayata geçirmesi gerekiyor” dedi. Pala, önergede ayrıca, kirlenmenin kaynak bazlı haritasını talep ederek “Atıksu arıtma tesisi olmayan veya arıtmasını çalıştırmayan sanayi tesisleri mi, evsel deşarjlar mı, yoksa kaçak dökümler mi ağır basıyor?” sorusunun yanıtlanmasını istedi. Son beş yılda alınan su numunelerinin kimyasal, biyolojik ve fiziksel analiz sonuçları ile aynı dönemdeki dış ortam hava kalitesi ölçümlerinin kamuoyuna açık biçimde yayımlanması gereğini vurgulayan CHP milletvekili, “Marmara’da yeniden kabaran müsilajın kaynaklarını bu verilerde de aramak gerekir” değerlendirmesinde bulundu. Önergedeki kritik maddelerden biri, Bakanlığın kendi ölçümlerine göre Nilüfer’in yüzey suyu ve sedimentindeki (suyun dibindeki tortu) PAH ve PCB yoğunluğunun güncel seviyelerinin açıklanması ihtiyacına yapılan vurgu. “Bu veriler şeffafça paylaşılmazsa kirliliğin kanserojen yükü halktan gizlenmiş olur” diyen Pala, Karacabey’e doğru 100 kat artan PAH seviyesinin zaten eşiğin çok üstünde olduğunun altını çizdi. Kayıhan Pala, çaya atık bırakan tüm sanayi tesislerinin tespit edilip edilmediğini, hangi tesislere hangi denetim ve yaptırımların uygulandığının da netleştirilmesini istedi. “Cezası arıtma maliyetinden düşükse bazı sanayiciler arıtmayı değil, suyu kirletmeyi seçiyor” uyarısında bulundu. Son olarak, Nilüfer Çayı’nın yeniden temiz akması için Bakanlığın elinde somut bir eylem planı olup olmadığını ve bu planın akademik odalar, bilim insanları, yerel yönetimler, STK’ler ve bölge halkının katılımıyla hazırlanan bir “Acil Eylem Planı”na dönüşüp dönüşmeyeceğini sorgulayan Pala,  “Toplumsal katılım olmadan hiçbir temizlik kampanyası sürdürülebilir olmaz.” ifadesini kullandı. “Marmara’yı Kurtarmanın Yolu Nilüfer’i Temizlemekten Geçer” “Bursa’nın endüstriyel atıkları sadece çayı değil, Marmara Denizi’ni de boğuyor. Marmara’yı kurtarmanın yolu Nilüfer’i temizlemekten geçer. Kalıcı organik kirleticiler, balıktan toprağa gıda zincirini zehirliyor. Bakanlık ya kirletenden hesap sorar ve kirlenmenin önüne geçecek eylemleri hayata geçirir ya da tarih önünde bu sağlık ve çevre katliamı suçunun ortağı olur.”

Büyükşehir kararlı, 'Nilüfer çayı temiz akacak!' Haber

Büyükşehir kararlı, 'Nilüfer çayı temiz akacak!'

Bozbey, geçen yıl 170 milyon metreküpün üzerinde su, 147 milyon metreküp atık su arıttıklarını belirterek, "İçmesuyu arıtma tesislerinin kapasitelerini artırırken, yeni atık su arıtma tesisleri de yaparak Marmara Denizi'ni koruma altına almaya çalışıyoruz. Nilüfer'e kaçak deşarj yapan 155 noktayı betonla kapattık. 20 yıldır suya karışan Hamitler Çöplüğü'nün çöp suyunu artık arıtıyoruz. Ayvalıdere için de ciddi çalışma başlattık. " dedi. Arıtma tesislerinin kapasitelerini artırdıklarını ve özellikle biyolojk arıtma tesislerine yönelik yatırımları hızlandırdıklarını dile getiren Bozbey, kapasite artışı sağlarken bir taraftan yenilerini yaparak Marmara Denizi'ni korumaya çalıştıklarını anlattı. Müsilajın her an daha çok görülebileceğini vurgulayan Bozbey, "Havalar serin gidiyor ama sıcaklık arttığında müsilaj etkisini hep beraber göreceğiz." ifadesini kullandı. 155 NOKTADAN ATIK KİRLİLİĞİ Bozbey, "Yeşil Bursa" anlayışını ortaya koyarak çalışmalar yürüttüklerine dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Daha önce kendilerini eleştirmiştim ama şimdi beraber çalışıyoruz, duyarlılıkları için teşekkür ediyorum. Valilik koordinasyonunda ekipler kuruldu. Büyükşehir, Valilik ve İl Müdürlüğünden ekiplerle Nilüfer Çayı'nın daha temiz akması için çalışıyoruz. Ekipler, Nilüfer Çayı'nı baştan başa gezdiler. Sadece Nilüfer Çayı'nda 155 noktada kaçak deşarja rastladılar. Biz diyoruz ki 'niye böyle akıyor?' Bundan böyle akıyor Nilüfer Çayı." 20 YILDIR AKAN ÇÖP SUYU Belediye ve Buski olarak kendi yanlışlarını da gördüklerini aktaran Bozbey, "Yıllardır yapılması gereken ama yapılmamış olan yanlışları gördük. Bunlardan birisi çöp süzüntü suyunun direkt olarak Nilüfer Çayı'na verilmesi. Hiç mi aklınıza gelmedi 20 yıl boyunca. Bir bağlantıyla arıtma tesisine vereceksiniz çok basit. Şimdi yapıyoruz çok basit ve yakında bitecek. Çöp suyu artık çayı kirletemeyecek" dedi. Bozbey, 4-5 mahallenin atık suyunun da olduğu gibi Nilüfer Çayı'na gittiğini belirterek, şöyle devam etti: "Onları da toparladık. 155 noktadaki kaçak deşarjlara yönelik ekip kurduk ve hepsinin ağzını betonladık. Yakında fabrikalarda geri tepmeler sonucu taşmalar başlayınca koştura koştura Buski'ye gelecekler. O zaman soracağız nereye ve nasıl atık bıraktıklarını. Derelere başlayacağız. Daha vahim tabloyla karşılaşacağımı tahmin ediyorum. Ayvalı Dere'de ne var çok merek ediyorum. Çalı ve Kayaapa'dan geliyor orada ne var çok merak ediyorum. Gürsu'den gelen dereler. Onlara da başlayacağız. Bütün derelerde çalışmalara başlayacağız. Temiz akmasını sağlayacağız." HAVALAN ISINIYOR Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ise Marmara Denizi'nde yüzey suyu sıcaklığının 14 dereceyi geçtiğini ve daha da yükseleceğini belirterek, "Bugünden itibaren Güney Marmara başta olmak üzere bütün kıyılarda müsilaj daha çok yüzeye çıkmaya başlayacak. Aylardır yok saydığımız müsilaj uzunca süre gündemimizi meşgul edecek. Çare? Aylardır söylüyoruz, işbirliği halinde kirliliği önce azaltmak sonra 1 litre bile arıtılmamış atık suyu Marmara'ya vermemek." ifadesini kullandı.

Başkan Bozbey Osmangazili muhtarlarla kentin geleceğini konuştu Haber

Başkan Bozbey Osmangazili muhtarlarla kentin geleceğini konuştu

Kentin ulaşım sorununu da iyi planlanmış kentsel dönüşüm çalışmalarıyla çözebileceklerini belirten Başkan Bozbey, Nilüfer Çayı'nın temiz akması için de yoğun çalışma yapıldığını dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, ‘Başkan Bozbey Burada' projesi kapsamında Osmangazi ilçesine bağlı mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. Emek Yakup Aktaş Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya, Başkan Mustafa Bozbey'in yanı sıra BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Mesut Boz, Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Ayhan Sarsıcı, Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı ve 50'den fazla muhtar katıldı. "Hızlı hareket ederek dönüşümü sağlamak istiyoruz" Yerel yönetimlerde muhtarların büyük önem taşıdığını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa'da ve mahallelerde sorunları en aza indirmek için hep birlikte sorumluluk aldıklarını belirtti. Sistemli bir şekilde vatandaşlardan gelen talep ve öneriler doğrultusunda hizmetleri bir bir gerçekleştirdiklerini anlatan Başkan Bozbey, en önemli konulardan birisinin kentsel dönüşüm olduğunu ifade etti. Bursa'nın stratejik olarak önemli ancak dirençlilik olarak da en sıkıntılı kentlerden birisi olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, "Herkes İstanbul ve Marmara'dan geçecek bir depremi konuşuyor ama Bursa'nın etkilenme durumunun ne kadar yüksek olduğunu çok konuşmuyoruz. Bizler hızlı hareket ederek dönüşümü sağlamak istiyoruz. Binalarımızı dirençli hale getirmeliyiz. Yaptığımız çalışmalar, Bursa'daki 122 bin binanın 7 üzeri depremde çok etkileneceğini gösterdi. Bu 122 bin binanın 28 bininin de yıkılacağı belirtildi. Bizler güvenli yapılara kavuşmak zorundayız. Kentsel dönüşüm konusunda yoğun biçimde çalışıyoruz" dedi. Kuzey'de 60 metre genişliğinde yol planlanıyor "Bursa'nın en önemli sorunlarından biri olan ulaşımı da kentsel dönüşüm çalışmalarıyla hafifletebiliriz" diyen Başkan Bozbey, iyi planlanmış kentsel dönüşüm çalışmalarıyla kentin kuzey ve güneyinde alternatif yolların oluşturulabileceğini söyledi. Kuzey'de 60 metre genişliğinde bir yol planladıklarını açıklayan Başkan Bozbey, "Bunu ancak kentsel dönüşümle birlikte elde edebiliriz. Ata Bulvarı'nın Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı'na bağlanmasını kentsel dönüşümle sağlayacağız. 1050 Konutlar'daki belediyemize ait dairelerle o bölgede takas uygulayacağız. Dönüşümü bu şekilde hızlandıracağız. Bu iki bulvarı birbirine bağladığımızda önemli bir güzergahı açmış olacağız ve trafiği önemli ölçüde rahatlatacağız. Yine Sırameşeler'den geçen ancak belirli bir noktada tıkanan 30 metrelik yolu açıp Yakın Çevre Yolu'na birleştirmeyi hedefliyoruz. Güney tarafında da bulvar çalışmamız olacak. Kentsel dönüşümle bunları elde etmenin yollarını arıyoruz. Bunları yapmakla kendimizi sorumlu hissediyoruz" dedi. "Nilüfer Çayı'nın suyu dördüncü derecede kirli" Kentin bir diğer önemli konusunun da hava kirliliği olduğunun altını çizen Başkan Bozbey, tüm Bursalıların temiz havayı soluma hakkı olduğunu belirtti. Derelerin de temiz akmasını istediklerini ve özellikle Nilüfer Çayı'nın kent için büyük önem taşıdığını ifade eden Başkan Bozbey, "Yaptığımız çalışmaya göre, Nilüfer Çayı'nın suyu dördüncü derecede kirli. Bu, Nilüfer Çayı'ndan asla bir tarlanın sulanmaması gerektiğini anlatıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve BUSKİ ekipleri tarafından yoğun çalışmalar yapılıyor. Bunun yanında birçok noktada kaçak deşarjlara rastlandı. Bizler de ekibi kurduk ve betonla kapattık. Yarın kaçak döken fabrikanın bir yerinden sular dola dola ortaya çıkacak. Sonra ‘BUSKİ yetiş, bizim fabrikayı atık su bastı' diyecekler. Bunları da görmüş olacağız. Bunlara müsaade etmemeliyiz. Kaçak deşarj veya kaçak su çekimleri görürseniz lütfen bize iletin" dedi. Toplantı, muhtarların talep ve önerilerini dile getirmesiyle devam etti.

Kavurmacı: "Bursalıların önceliği, Nilüfer Çayı olmalı" Haber

Kavurmacı: "Bursalıların önceliği, Nilüfer Çayı olmalı"

Sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette Bursa’nın çevre sorunlarına ilişkin çözüm önerileri üzerinde duruldu ve ortak projeler geliştirmesi konusunda görüş alışverişi yapıldı. Ziyarette konuşan Bursa Platformu Derneği Başkanı İsmail Hakkı Kavurmacı, Bursa'nın sanayileşmesi kadar çevresel sürdürülebilirliğinin de aynı ölçüde önemli olduğunu vurguladı. Kavurmacı, Bursa’daki çevre sorunları konusunda toplum bilincinin artırılması gerektiğini de belirtti. Nilüfer Çayının, Bursa’nın en önemli su kaynaklarından biri olmasına rağmen, son yıllarda ciddi çevre sorunlarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken İsmail Hakkı Kavurmacı, bu konunun tüm Bursa’nın öncelikli hedeflerinden biri olması gerektiğini söyledi. Kavurmacı çayın temizlenmesi için atılacak adımlar ve bu konuda yapılması gereken yaptırımların hep birlikte masaya yatırılması gerektiğine vurgu yaptı. Bursa'nın sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için çevre dostu projelerin artırılması gerektiğini de dile getiren Başkan Kavurmacı, yerel yönetimlerle ve kamu kurumlarıyla birlikte şehirdeki çevre kirliliğini önlemeye yönelik çeşitli projeler başlatmayı hedeflediklerini ifade etti. Başkan Kavurmacı, "Bursa’daki tüm paydaşlarla işbirliği yaparak, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir projeler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bursa’nın her bir köşesi bizim için değerli ve bu şehirde yaşayan her bir bireyin çevre bilinciyle hareket etmesi, şehrin geleceği için hayati önem taşıyor" dedi. Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir de yapılan ziyaretten memnun olduğunu söyledi. Sivil toplum kuruluşlarının kamuoyunda farkındalık artırma konusunda büyük öneme sahip olduğunu belirten Eldemir, Bursa'daki çevre projelerinin hızla devam ettiğini vurgulayıp, su ve hava kirliliğiyle mücadelede sivil toplum kuruluşlarının devlet kurumları ve yerel yönetimlerle iş birliğinin önemli olduğunu söyledi. Eldemir, Nilüfer Çayı’nın temizlenmesi, hava ve su kirliliğinin önlenmesi gibi önemli projelerde, Bursa Platformu gibi sorumlu kuruluşlarla her zaman ortak çalışmaya hazır olduklarını da kaydetti. Öte yandan, Bursa Platformu Derneği, önümüzdeki süreçte Bursa’daki çevre sorunlarına karşı yürütülecek çalışmalarla ilgili kapsamlı bir rapor hazırlayarak, ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyor. Bu rapor, şehrin çevre sorunlarına dair öneriler ve çözüm yolları sunacak, ayrıca Bursa’daki çevre bilincinin artırılması için yapılması gerekenler konusunda yol haritası oluşturulacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.