SON DAKİKA
Hava Durumu

#Normal Doğum

Söz Bursa - Normal Doğum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Normal Doğum haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Memişoğlu’ndan Hantavirüs açıklaması: "Salgın riski yok, müsterih olun" Haber

Bakan Memişoğlu’ndan Hantavirüs açıklaması: "Salgın riski yok, müsterih olun"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında sağlık gündemine dair açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır. Türkiye, COVID-19 pandemisinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya ispat etmiş bir ülke. Bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden bir tanesi olduk. Şu anda da sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü salgını önlemeye ve takip etmeye muktediriz. Bu tip risklere karşı paydaşlarımızla birlikte hazırlıklıyız" dedi. Hantavirüs testi yapılan 5 vatandaşın test sonuçlarının negatif olduğunu açıklayan Memişoğlu, "İki vatandaşımız gemiden daha önce ayrılmıştı, onları da karantinaya aldık. Üç vatandaşımızı kendi uçağımızla gemiden indikleri andan itibaren izole şekilde aldık. Bu beş kişinin Hantavirüs testleri negatif çıktı, 42 günlük karantina süreci devam ediyor" diye konuştu. "TÜRKİYE SAĞLIK SİSTEMİYLE DÜNYADA EN İYİ SAĞLIK HİZMETİ SUNAN ÜLKELERDEN BİRİ OLMUŞ DURUMDA" Türkiye’nin sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Memişoğlu, "Bizim atalarımız ve medeniyetimiz sağlık sistemini hep ön planda tutmuş. Şimdi biz 2002’den beri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sağlık alanında inanılmaz bir gelişim süreci yaşadık. Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda" şeklinde konuştu. "TÜSEB SON BİR SENEDE 2 BİN PROJEYİ DESTEKLEDİ" TÜSEB’in son bir senede 2 bin projeyi desteklediğini aktaran Bakan Memişoğlu, "Türkiye esasında sağlık alanında üretim yapma konusunda TÜSEB’in, USHAŞ’ın kurulmasıyla son 10-15 yıl içinde önemli adımlar attı. Bu çalışmalar, bir buçuk sene evvel Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modeliyle ortaya koymasıyla çok daha yoğunlaşmaya başladı. Biz ‘Üreten Sağlık’ modelinin merkezine Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını koyduk. TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi" ifadelerini kullandı. CAR-T hücre tedavisindeki uygulamaların aralık ayından beri yapıldığı vurgulayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti: "Üreten Sağlık Portalı’nı oluşturduk. Bu portal vasıtasıyla, Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığında fikri, finansı ve üreticiyi bir araya getiriyoruz. Yani esasında yaptığımız şu; bilim insanının, fikir insanının fikrini, bilgisini alıp bunu finansla ve üreticiyle buluşturmak ve onu ticari ürün hâline getirmek. Ticari ürün haline getirme aşamasından itibaren Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle de büyük bir sağlık üretim sistemi, ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Biz yaklaşık bir hafta evvel, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazının üretim ve geliştirme süreçleri için imzaları attık. Böylece Türkiye iki sene sonra kendi doppler ultrasonografi cihazını üretebilir hâle gelecek. Hematolojik kanser, kan kanseri tedavileriyle ilgili 4-5 yere TÜSEB vasıtasıyla destek verdik. Yerli CAR-T hücre tedavisinde ilk üretim ve uygulamamızı aralık ayında Ankara Etlik Şehir Hastanemizde gerçekleştirdik ve birçok hastamıza başarıyla uyguladık. Antalya, İstanbul, Kayseri gibi başka illerde de başlıyor" "TÜRKİYE’NİN YERLİ ÜRETİCİSİNE VE BİLİM İNSANINA ÇOK BÜYÜK KATKISI VAR" Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanlarına katkısının yüksek olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye’de 985 tane çok kapsamlı klinik çalışma var, bunların 10’u yerli fikirle üretilmiş. Biz istiyoruz ki bu sayıyı artıralım. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB olarak Türkiye’ye faydası olacak yerli bir fikrin klinik çalışmalarını birlikte yürütüyorsak bu klinik çalışmalardaki hastalarımızın maliyetini Sosyal Güvenlik Kurumunun karşılayacağı şekilde bir düzenleme yaptık. Bunun Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var" dedi. "YERLİ KALP-AKCİĞER MAKİNESİNİ ASELSAN’LA BERABER ÜRETTİK" TÜSEB aracılığıyla 8 aşı için "Yerli Aşı Çağrısı"na çıkıldığını ve Hepatit A aşısını yerli üretim olarak yapıldığını söyleyen Bakan Memişoğlu, Hepatit A aşısının hastanelere verildiğini söyledi. Yutulabilir tablet şeklindeki endoskopi cihazını, dünyada birkaç ülkenin yapabildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin preklinik çalışmasını yaptığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, "Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN’la beraber ürettik. İlk olarak Bilkent Hastanesine teslim ettik. Önümüzdeki günlerde ilk defa kullanacağız. Biz yerli üretilen, gerçekten millî değerleriyle yeni şeyler söyleyen her türlü girişimi ve teknolojik yatırımı destekliyoruz. Böylece Türkiye esasında sağlıkla ilgili yeni büyük bir yol kat etmeye başladı. Türkiye; sağlık turizmi dâhil, ilaç sanayisi dâhil, malzeme ve cihaz üreticisi dâhil, altyapısıyla sağlık sektörü olarak büyük bir potansiyele sahip. Bunu her zaman ifade ediyorum; bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmaktır" diye konuştu. "BİN 700 TANE KENDİ SAĞLIK ÜRETİCİMİZ VAR" Bakan Memişoğlu, "Bu ihracat hedefini başarabilecek bir altyapı ve insan gücüne, artı şu anda bunu yapabilecek kapasiteye sahip bir ülke Türkiye. Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var bizim. 800 tane ilaç fabrikamız, 200’ü kendi ilacını üreten fabrikamız var. Bunlara baktığınız zaman bilim insanlarıyla, şehir hastaneleriyle, TÜSEB’in desteğiyle biz bunu rahatlıkla başarabilecek bir kapasiteye sahibiz. Ama şu anda baktığınızda yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ilaç ihracatımız, 2-3 milyar dolar arasında bir sağlık turizmi kapasitemiz var ama bu bize artık yetmez. Biz bunun çok daha üstüne çıkabilecek altyapıya sahibiz" dedi. "SMA İLACIMIZI KENDİMİZ ÜRETİYORUZ ARTIK" SMA ilaçlarının Türkiye tarafından üretildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, "Bilim insanımız, mühendisimiz, sağlık üreticimiz üretsin. Biz Sağlık Bakanlığı olarak bunları sağlık sistemimizde kullanmaya hazırız. Yeter ki onlar üretsinler. Baktığınız zaman 2.000 tane proje destekliyoruz. SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık. Klinik çalışmalar başladı. SMA ilacının özel sektör ve onlarla beraber TÜSEB’in desteğiyle, TİTCK’nin ruhsatını verdiği preklinik çalışmasının son aşamasına gelerek insanlarımıza kullandırdığımız kendi SMA ilacımızı üretiyoruz. Ben bunu uluslararası alanda da söylüyorum; Türkiye artık sağlıkta sadece bir pazar gibi gözükmesin. Türkiye sağlıkta artık teknolojisinde, üretiminde bir ortaktır, bir rol ortaya koyucudur diyoruz" şeklinde konuştu. "SON BİR SENE İÇİNDE 7 MİLYON İNSANIMIZI TARADIK" ‘Koruyan Sağlık’ kapsamında yapılan çalışmalardan bahseden Memişoğlu, "‘Koruyan Sağlık’ kapsamında kanserle ilgili; biz ücretsiz olarak belli yaş grubundaki insanlara Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde kanser taraması yapıyoruz. Esasında tedaviden önce korunmayı ön plana tutmamız gerekiyor. Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık. Bunlardan 276 binini kanser şüphesiyle hastanemizden randevu alarak ikinci ve üçüncü basamaklarda takip ettik. Ve ileri tetkiklerle destekleyerek 28 bin kişiye erken kanser teşhisi koyduk. Böylece kanseri hem tedavi ettik hem de insanların yaşamını yeniden kazandırdık. ‘Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun’ diyoruz. Bu erken taramaları, ücretsiz taramaları Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde toplumumuzun özellikle gidip yaptırmasını istiyoruz" dedi. Sezaryen ameliyattan bahseden Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti: "Vatandaşımızın sağlıklı kalmak için de sağlık hizmetlerinden faydalanmasını istiyoruz. Sadece hastalık için bizden hizmet almasınlar. Sağlıklı kalmak, sağlıkla yaşamlarını sürdürmek için biz onları Sigara Bırakma Polikliniklerine, Sağlıklı Hayat Merkezlerine, Aile Sağlığı Merkezlerine bekliyoruz. Ben Sağlık Bakanıyım. İnsanlara sağlıklı olmayı ve nasıl sağlıklı kalınacağını da anlatmakla mükellefim. Nasıl sigara içmeyin diyorsam, sigara sağlığa zararlıdır diyorsam, sigara insanları öldürür, akciğer kanseri yapar, kalp krizi geçirme riskini artırır, damar hastalıklarına neden olur diyorsam; sezaryenin de bir ameliyat şekli olduğunu, zorunlu kalmadıkça sezaryen yapılmaması gerektiğini, fizyolojik olanın yani doğal olanın normal doğum olduğunu, vajinal doğum olduğunu, hem anne sağlığı açısından hem de çocuk sağlığı açısından normal olanın doğal doğum olduğunu söylüyorum." "TÜRKİYE’DE İLK DEFA GEÇEN SENE SEZARYEN ORANI DÜŞME MEYLİNE GİRDİ" Türkiye’de sezaryen oranının ilk defa geçen sene düşme meyline girdiğini ifaden Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bu ameliyat türü (sezaryen) ne zaman gerekli? 10 doğumdan en fazla bir buçuğunda; yani 1 ile 1,5 arasında. Ama biz şu anda Türkiye’de 10 doğumdan 6’sını, yarısından çoğunu sezaryen yapıyoruz. 59,7 şu anda sezaryen oranımız. İlk doğumda sezaryen oranımız yüzde 30,4; yani 3 doğumdan 1 tanesi. Halbuki Dünya Sağlık Örgütü tıbbi olarak 10 doğumdan 1 tanesinin sezaryen olması gerektiğini söylüyor. Şimdi eğer siz 10 doğumdan 6’sını sezaryen yapıyorsanız demek ki en az 4’ünü isteğe bağlı sezaryen yapıyorsunuz. Biz her hastanede koordinatör ebeler görevlendirdik. Ebelerin doğuma girmesini ve onu koordine etmesinin mevzuatının altyapısını oluşturduk. İlk kez anne olacak anne adaylarına gebeliğinin son üç ayında ebelerimiz eşlik edecek. ‘Annelik Yolculuğu’ diye bir telefon uygulaması yaptık. Hastanelerimizde, Aile Hekimliklerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde Gebe Okulları oluşturduk." "Ben anne adaylarımızla ve hekimlerimizle hep beraber sezaryen oranlarımızı sağlıklı hale getirmek istiyorum. Şu anda Türkiye’de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi yıllar sonra. Bunu biz hep beraber daha da düşüreceğiz."

Hayat Hastanesi’nden normal doğuma destek Haber

Hayat Hastanesi’nden normal doğuma destek

Sezaryen doğum oranlarının artış gösterdiği günümüzde, anne adaylarının daha doğal ve sağlıklı doğum seçeneklerine yönelimi de giderek artıyor. Hayat Hastanesi, bu doğrultuda sezaryenle doğum yapmış kadınlara, uygun koşulların sağlanması halinde sezaryen sonrası normal doğum (SSVD – VBAC) imkanını bilimsel kriterler ve modern tıbbi altyapı eşliğinde sunuyor. Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Işık, sezaryenle doğum yapan her annenin bir sonraki gebeliğinde yeniden sezaryen olmak zorunda olmadığını belirterek, toplumda yerleşmiş yanlış bir algıya dikkat çekti. Op. Dr. Işık, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Günümüzde ‘Bir kez sezaryen, her zaman sezaryen’ düşüncesi geçerliliğini yitirmiştir. Uygun hastalarda sezaryen sonrası normal doğum güvenle gerçekleştirilebilir. Doğru hasta seçimi ve yakından takip, bu sürecin en önemli unsurlarıdır” dedi. Bilimsel Değerlendirme ile Güvenli Doğum Hayat Hastanesi’nde sezaryen sonrası normal doğum kararı, detaylı bir tıbbi değerlendirme sonucunda veriliyor. Annenin genel sağlık durumu, önceki sezaryenin nedeni, rahimdeki kesi tipi, gebeliğin seyri ve bebeğin durumu gibi birçok faktör titizlikle ele alınıyor. Doğum süreci ise deneyimli sağlık ekibi eşliğinde ve 24 saat hazır tutulan ameliyathane koşullarında yakından izleniyor. SSVD’nin anne açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Op. Dr. Merve Işık, “Normal doğum, annenin daha hızlı toparlanmasını sağlar, enfeksiyon riskini azaltır ve günlük yaşama dönüş sürecini kısaltır. Ayrıca doğum sürecine aktif katılım, annenin psikolojik olarak kendini daha güçlü hissetmesine de katkı sağlar” şeklinde konuştu. Anne Adaylarına Özel Danışmanlık Hayat Hastanesi, sezaryen sonrası normal doğum planlayan anne adaylarına gebeliğin ilk döneminden itibaren bireysel danışmanlık hizmeti sunuyor. Bu sayede anne adaylarının bilinçli bir şekilde sürece hazırlanması ve kendileri için en doğru doğum yönteminin belirlenmesi amaçlanıyor. Op. Dr. Merve Işık açıklamasını, “Her gebelik kendine özgüdür. Bizim önceliğimiz, anne ve bebeğin sağlığını esas alarak en güvenli ve en doğru doğum yöntemini birlikte kararlaştırmaktır” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.